Etiket: Erdal Erzincan

  • Garip Dede Dergahı’nda aşureler pay edildi: Barıştan vazgeçmeyeceğiz!-VİDEO

    Garip Dede Dergahı’nda aşureler pay edildi: Barıştan vazgeçmeyeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Garip Dede Dergahı Vakfı’nda aşureler pay edildi. GADEV Başkanı Celal Fırat, konuşmasında Suriye’de devam eden Alevi soykırımına değinerek “Bugün Yezit’in düzeni başka kılıflarla karşımıza çıkıyor. Eşitlik değil, sadaka veriliyor. Bastırma çabaları sürüyorsa, inancımız çarpıtılıyorsa susmayacağız, biat etmeyeceğiz. ‘Aç kal, alçalma’ bizim referansımızdır” dedi. Fırat, Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair de önemli mesajlar verdi.

    Muharrem Orucunun tutulması ardından aşureler pay ediliyor. Garip Dede Dergahı’nda da yüzlerce yurttaş, aşure programında bir araya geldi. Sabah saatlerinde pişirilmeye başlanan aşure lokması için akşam saatlerinde bir araya gelindi.

    Kurulan sahneye “Adalet, inancımızın ruhu, özgürlük nefesimizdir. Barış, yüreğimizin şiiridir” yazılı pankart asıldı.

    Programın sunuculuğunu Merve Demir yaptı.

    Kerbela’da katledilenler için Dede Hüseyin Doğan’ın okuduğu gülbeng ardından semah dönüldü.

    “KİMSEYE BİAT ETMEYİZ”

    Programın açılış konuşmasını GADEV Başkanı Celal Fırat yaptı. “Bizim aşure lokmalarımız sade bir tatlı değildir. Bizim lokmalarımız dertlere dermandır” diyen Fırat, şu konuşmayı yaptı:

    “Bin yıl geçse de adalet sağlanacaktır. Hepinizi Hz. Hüseyin direnciyle selamlıyorum.

    Alevilik kutsal bir inançtır. Nefesin terbiyesiyle başlar, insan kemaletiyle sona erir. Adalet olmadan yol yürümez. Biz de bu ülkede adaletin yerine gelmesi için mücadele ediyoruz. Kerbela’dan başlayarak Koçgiri’yi, Dersim’i, Gazi’yi unutmamak için bir aradayız.

    Adalet yalnızca bir kavram değildir. Eşit yurttaşlık uygulaması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kerbela’da Şah Hüseyin’in mücadelesi, toplumsal barışın vicdanı, temelidir. Bu çığlığı duymak gerekir. Yezit, zulmüyle hükmetti ama utançla anıldı. Biz Aleviler, bu haksızlığı bin yıldır sorguluyoruz, hak yerini bulana kadar da kimseye biat etmeyiz. Aleviler halen haksızlığa uğruyor. Bugün Yezit’in düzeni başka kılıflarla karşımıza çıkıyor. Eşitlik değil, sadakat veriliyor, bastırma çabaları sürüyorsa, inancımız çarpıtılıyorsa susmayacağız, biat etmeyeceğiz. ‘Aç kal, alçalma’ bizim referansımızdır. Bizlerin istediği adalet, Yezit’inki gibi değil, Şah Hüseyin’in adaletidir. İnsanlık güzel olana kadar adaletten vazgeçmeyeceğiz. Adaletin olmadığı yerde barış olmaz. Halen cemevlerimiz ibadethane olarak görülmüyor. Alevi yurttaşlar, devletin kademelerinde yer alamıyor. Buna karşı çıkıyoruz. Suriye’de Aleviler katlediliyor. Soykırıma karşı ses çıkarmayanlara sesleniyoruz; bu katliamlara karşı söz kurmanızı bekliyoruz.

    “BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ”

    Bu ülkeden ret ve inkardan dolayı, büyük acılar yaşandı, yeri doldurulamaz kayıplar yaşandı. Ancak, dün Süleymaniye’de silahların yakılmasına ve tarihi bir barış çağrısına şahitlik ettik. Geleceğimiz için büyük bir umut doğurmuştur. Savaşın kaybedeni çoktur ama barışın kaybedeni yoktur.

    Barıştan korkmayalım. Barış ve demokrasi en çokta Aleviler için vazgeçilmezdir. Kendi geleceğimiz için önemli fırsatlar ortaya çıkıyor. Bunun için barışı sahiplenmeli ve aktif bir savunucusu olmalıyız. Çünkü biz inanıyoruz ki: Adalet varsa barış vardır. Barış varsa insanlık vardır. Ve insanlık güzel olana kadar, biz susmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Şah Hüseyin’in doğruluğu ve onuruyla direnecek, insanlık güzel olana kadar adalet ve barış diyecek, vazgeçmeyeceğiz.”

    Programın devamında Sanatçı Erdal Erzincan, Yılmaz Çelik ve Tolga Sağ, müzikleriyle eşlik etti.

    Aşure lokmalarının pay edilmesi ardından program son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yılmaz Çelik’in 36. Sanat Yılı Dersim’de kutlandı-VİDEO

    Yılmaz Çelik’in 36. Sanat Yılı Dersim’de kutlandı-VİDEO

    PİRHA-Dersimli müzisyen Yılmaz Çelik’in 36. Sanat Yılı Dersim’de kutlandı. 7 yaşında bağlama çalmayı öğrendiğini belirten Çelik, “Müzisyen bir aileden geliyorum. En çok etkilendiğim sanatçılar Hüseyin Doğanay ve Hıdır Akgül’dür” dedi.

    Dersimli müzisyen Yılmaz Çelik’in 36. Sanat Yılı, Dersim’in Pülümür ilçesinde bulunan Cemal Süreyya Kültür ve Bellek Evi’nde yapılan etkinlikle kutlandı. Erdal Erzincan’ın Yılmaz Çelik ile birlikte sahneye çıktığı etkinlikte çok sayıda yurttaş katılırken, türküler ve şiirler okundu.

    “7 YAŞIMDA BAĞLAMA ÇALMAYI ÖĞRENDİM”

    Dedesinin hem keman hem de bağlama çaldığını belirten Yılmaz Çelik, “Ben 7 yaşımda bağlama öğrenmeye başladım. Müzisyen bir aileden geliyorum. Babam, dedem ve dayım müzikle uğraşıyordu. Benim en çok etkilendiğim isimlerin başında Hüseyin Doğanay geliyor. Kendisi Kırmancki’yi çok iyi konuşuyordu. Hıdır Akgül çok önemli bir isimdi benim için. Çünkü Hıdır Akgül olmasaydı bir sürü türkü yok olup gitmişti” dedi.

    ERDAL ERZİNCAN: YILMAZ ÇELİK İNANÇ VE DİL ARASINDAKİ DENGEYİ ÇOK GÜZEL KURDU

    Yılmaz Çelik ile arasındaki bağı uzun uzun düşündüğünü ifade eden Sanatçı Erdal Erzincan, “Çıkardığım sonuç şu: Yılmaz Çelik’in birçok sanatçıdan küçük bir farkı var, o da müziğinin sesine dağlardaki kokuyu sızdırıyor. Yılmaz Çelik Dersim’deki inanç ve dil arasındaki dengeyi çok güzel kurdu.

    PİRHA/DERSİM

  • Antalya’da Abdal Musa Anmasında deyişler söylendi, semahlar dönüldü-VİDEO

    Antalya’da Abdal Musa Anmasında deyişler söylendi, semahlar dönüldü-VİDEO

    PİRHA-19. Uluslararası 40. Ulusal Abdal Musa Anma Etkinlikleri bu sabah saatlerinde gülbeng okunarak başladı. 3 gün sürecek etkinlikler kapsamında bugün Abdal Musa Türbesi ziyaret edildi, aşıklar yarışması yapıldı, semah dönüldü.

    19. Uluslararası 40. Ulusal Abdal Musa Anma Etkinlikleri, bugün Elmalı Tekke Mahallesi’nde saat 12.00’de türbe ziyareti ile başladı.

    Alevi-Bektaşi toplumunun önemli inanç önderlerinden Abdal Musa, Antalya’nın Elmalı ilçesi Tekke köyünde anılıyor. Tekke Köyü’nde 40’uncu ulusal Musa Abdal etkinlikleri bugün sabah saatlerinde gülbeng okunarak başladı. Binlerce yurttaşın katıldığı etkinlikte Abdal Musa Türbesi ziyaret edildi.

    Abdal Musa, Tekke köyünde yaşamış ve burada dergahını kurarak inanç ve kültür yaşamına iz bırakmasından dolayı her yıl düzenlenen etkinliklerle anılıyor.

    Anma kapsamında sabah erken saatlerde köylüler, hediyelik eşyadan, yiyecek ve içeceğe kadar birçok stant açtı. Abdal Musa Türbesini ziyaret eden yurttaşlar ise lokmalarını pay ederek ziyarete niyaz ettiler.

    Anmaya Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk dışında birçok Alevi Ocağı Pirleri katıldı.

    Grup Yarenler, Cemil Per-Doğukan Karasu, Özde Semahçıları, İbrahim Pala-Orhan Gürsoy, Nurtepe Cemevi Semahçıları, Konyaltı Cemevi Korosu anmada hazır bulundu. Deyişler okundu, semahlar dönüldü.

    Erdal Erzincan sahneye çıkarak türküler seslendirdi.

    PİRHA/ANTALYA

  • Madımak’ta katledilen 33 can Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde anılacak

    Madımak’ta katledilen 33 can Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi’nde anılacak

    PİRHA- Dinci/faşist kalabalıkların gerçekleştirdiği Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler ‘Sivas’ın ışığı sönmeyecek’ şiarıyla İstanbul’da anılacak.

    Sivas Katliamı’nın 31. yıldönümünde, katliamda yaşamını yitiren 33 kişi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi, Karayolları Cemevi, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi ve Habibler Cemevi’nin ortak programıyla anılacaklar. Anmada Erdal Erzincan, Mercan Erzincan ve Deniz Türkan deyişler okuyacak.

    30 Haziran Pazar günü saat 17.00’de başlayacak olan anma, Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi bahçesinde yapılacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Silifke Cemevi’nden, depremlerde ailesini kaybetmiş öğrenciler için dayanışma konseri

    Silifke Cemevi’nden, depremlerde ailesini kaybetmiş öğrenciler için dayanışma konseri

    PİRHA- Silifke Cemevi, 6 Şubat depremlerinde ailesini kaybetmiş öğrenciler için dayanışma konseri organize etti. 30 Mayıs saat 20.00’de Erdal Erzincan sahneye çıkacak. 

    Mersin Silifke Cemevi, depremde ailesini kaybetmiş, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs imkanı sağlamak amacıyla dayanışma konseri organize etti.

    Bu yıl içerisinde aynı amaçla düzenledikleri 3’üncü konser olduğunu belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkan Yardımcısı ve Silifke Cemevi Başkanı Ümit Boyraz, “6 Şubat depremlerinin acısı hala kalbimizde ilk günkü tazeliğini koruyor. Bu sebeple mağdur olmuş birçok canımızın maddi manevi desteğe ihtiyaçları sürüyor. Bu konserlerle hem olanları unutmadığımızı, onların yanında olduğumuzu göstermek hem de ihtiyaç sahibi, ailelerini kaybetmiş çocuklara bir destek olsun istedik. Bu gibi konserlerle dayanışma kültürünü sürdürmeye devam edeceğiz. Dayanışmak isteyen tüm canlarımızı konserimize bekliyoruz” dedi.

    Erdal Erzincan’ın vereceği konser, yarın (30 Mayıs) saat 20.00’de Silifke bulunan Doğan Cüceloğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

    PİRHA/MERSİN

  • Erdal Erzincan ve Özgür Polat’tan depremzede çocuklara destek-VİDEO

    Erdal Erzincan ve Özgür Polat’tan depremzede çocuklara destek-VİDEO

    PİRHA- Sanatçılar Erdal Erzincan ve Özgür Polat Elbistan’ta kurulan ‘Rıza Şehri’ çadırlarında çocuklara kırtasiye malzemesi dağıttı ve müzik dinletisi verdi.

    Sanatçı Erdal Erzincan, Elbistan’da depremden etkilenmişyurttaşlara destek olmak için geldiklerini ifade ederek, “Depremin ilk gününden itibaren, maddi ihtiyaçları oldu. Bir zaman sonra bu ihtiyaçlar kısmen azalıyor ancak ruhen bir çöküntü devam ediyor. Ruhsal enkazın altından sanatla kalkacağımızı düşünüyorum. Sanat iyileştiriyor. Tiyatrocular, müzisyenler destek olmaya çalışıyor. Bende buna katkıda bulunmaya çlışıyorum. Özellikle çocuklar için bu tür etkinlikler çok etikili oluyor. Koşulları uygun olanların mutlaka deprem bölgesine daha fazlasının gelmesini istiyorum” dedi.

    Sanatçı Özgür Polat da, deprem bölgesine daha önce psikolojik danışman olarak geldiğini belirterek, yurttaşlarla dayanışmanın önemine vurgu yaptı.

    Elif TABAK-Diren KESER/MARAŞ

  • Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu toprağa sırlandı-VİDEO

    Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- Sanatçı Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu Mersin’in Mut ilçesinde toprağa sırlandı.

    Halk müziği sanatçısı Musa Eroğlu’nun eşi Fatma Eroğlu, İstanbul’da, yaşlılığa bağlı hastalıkları nedeniyle bir süredir tedavi gördüğü hastanede dün Hakk’a yürüdü.

    72 yaşındaki Fatma Eroğlu’nun Hakk’a uğurlama erkanı, Mersin’in Mut ilçesinde yürütüldü. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz ve Erdoğan Sevin dede tarafından yürütülen Hakk’a uğurlama erkanında Musa Eroğlu’yu sanatçı Erdal Erzincan ve sevenleri yalnız bırakmadı.

    Hakk’a uğurlama erkanı sonrası Fatma Eroğlu Yaz Alanı Mezarlığı’nda toprağa sırlandı.

    PİRHA/MERSİN 

  • Karataş ve Erzincan’dan tehditlere yanıt: Nefeslerimiz Hakk’ın nefesidir, kutsalımızdır!

    Karataş ve Erzincan’dan tehditlere yanıt: Nefeslerimiz Hakk’ın nefesidir, kutsalımızdır!

    PİRHA- Halk müziği sanatçısı Metin Karataş’ın, Erdal Erzincan ve Tolga Sağ ile birlikte Engin Nurşani’nin Hakk’a uğurlanmasında bağlama çalıp nefes okumalarına sosyal medyadan saldırılar sürüyor. “Yarın olsa yine sazımı alır giderim” diyen Metin Karataş, “Pir Sultan’ın izinden giden sanatçılar bu yoldan geri adım atarlarsa çaldıkları saza da söyledikleri deyişe de ihanet ederler” dedi. Erdal Erzincan ise “Ozanların söylediği nefesleri Hakk’ın nefesi olarak görüyor, söyledikçe içimizi yıkıyoruz. İbadet de zaten bu değil midir?” diyerek saldırıları kınadı.

    Sanatçılar Metin Karataş, Erdal Erzincan ve Tolga Sağ, Engin Nurşani’nin İstanbul Sancaktepe Cemevinde yapılan cenaze töreninde bağlama eşliğinde nefes okumalarının ardından kimi gerici gruplar tarafından hedef alındılar.

    Sosyal medya hesaplarından ağır hakaretlerle karşılaşan Metin Karataş, “Nefes okumamıza karşı linç girişiminde bulunanlara en çok karşı duranlardan birisi olduğum için en çok saldırıya uğrayan da ben oldum” diyerek yaşadıklarını PİRHA‘ya anlattı.

    Facebook ve Twitter hesapları üzerinden tehdit ve küfürlere maruz kalan Metin Karataş, “Ağır küfürler aldım. Hatta özür diletmek dahi istediler. Ben de böyle bir özür dilemenin atalarımdan Pir Sultan’ı bir daha astırmak anlamına geleceğini, başımı eğmeyeceğimi söyledim” dedi. Karataş, toplum olarak bu tür saldırılara karşı dik durmak gerektiğini söyleyerek bir grup tarafından, asimilasyon amaçlı faaliyet yürütüldüğünü belirtti.

    “SALDIRGAN GRUPLAR, HZ. ALİ, HZ. HÜSEYİN VE ZÜLFİKAR RESİMLERİ KULLANIYOR”

    Karataş, saldırgan grubun özellikle sosyal medya profillerinde Hz. Ali, Hz. Hüseyin ve Zülfikar resimleri kullandıklarını belirterek, “Bu hesapların çok büyük bir asimilasyona hizmet ettiğini gördüm. Şahsıma yönelik tehditlerin birçoğu da bu sayfalardan geldi. Bu süreçte Pir Sultan Abdal Genel Merkezinin açıklama yapması çok önemli. Kurumsal açıklamalar önemli yer tutuyor. Bizler bir yere kadar karşı durabiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “KİŞİNİN VASİYETİ OLURSA BAĞLAMAMIZI KİMSEDEN KORKMADAN ÇALARIZ”

    Metin Karataş, Alevi toplumunda, bağlamanın birçok erkanda çalındığını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Cemlerimizde olan bağlamanın Hakk’a yürüme erkanlarında da çalınabileceğini söyleyebilirim. Bunu bir şart olarak değil, kişinin vasiyeti olursa eğer o erkanda bağlamamızı hiç kimseden korkmadan çalarız. Yarın böyle bir durum olsa ben Metin Karataş olarak sazımı alır yine giderim. Hiçbir korku bizi yıldıramaz. Pir Sultan’ın izinden giden, özellikle kendisini ‘Alevi sanatçı’ olarak Aleviliğin temsilcisi olan saçılardan görenler böyle bir yolda geri adım atıyorlarsa o çaldıkları saza da söyledikleri deyişe de ihanet ettiklerini düşünürüm.”

    “KUTSAL SAYDIĞIMIZ BAĞLAMA SON GÖREVDE NEDEN REDDEDİLİYOR?”

    Hakk’a yürüme erkanında bağlama eşliğinde nefes okuyan bir diğer isim Erdal Erzincan ise tepki gösterenlerin ‘Yol’u bilmeyenler’ olduğunu söyledi.

    Sanatçı Erdal Erzincan, “Alevileri asimile etmeye çalışan bir zihniyet tarafından provoke ediliyor” diyerek yaşananlara karşı şu yorumda bulundu:

    “Ölene kadar kutsal saydığım, ibadet ettiğim bir enstrüman orada, son görevde neden reddediliyor? Halbuki bütün ibadetini onunla gerçekleştirmişsin. Son anda mı bunun yanlış olduğunu söylüyorsun? Bu anlamsız bir tepki. O zaman cemevlerini de camiye çevirelim olsun bitsin! Yani inkarcı düşünce çok yanlış. Ayrıca Yol’umuzun gereği olarak bu ölüm nefesleri bazı bölgelerde de ‘dil verme’ adı altında yapılagelen bir ritüeldir. Bir zaman sonra mahalle baskısından dolayı o gelenek terkedilmiş. Biz yeniden bunu gündeme getirmeye çalışıyoruz. Toplum tarafından da oldukça olumlu karşılandı.”

    “NEFESLERİMİZLE GÖNÜL BİRLİĞİ OLUŞTURDUK”

    Erdal Erzincan, Nurşani’nin uğurlandığı törende nefeslerle ‘gönül birliği’ oluşturulduğunu söyleyerek şöyle devam etti:

    “Oradaki toplumla, ibadet eder gibi o ruh haliyle bir dem yaşadık. Eğer yanlış bir şey yapsak toplum da tepki gösterebilir. Bir cem de insanlar nasıl ki ruh ve gönül birliğine gelebiliyorsa o gün de aynen Engin Nurşani’nin işaret ettiği gibi insanlar o ruh haline geldi. Amaç da zaten bu değil miydi? Cemlerimizin bu zamana kadar yarattığı duygu, insanları o gönül birliğine getirmek ve birlikte Hakk ve Hakk olmak değil mi? O gün de herkes buna hizmet etti. Uğurlama erkanında orada bulunan dostlarla Hakk ve Hakk olduğumuzu düşünüyorum.”

    “SAZ İLE NEFESLERİ SÖYLEDİKÇE İÇİMİZİ YIKADIĞIMIZI ANLIYORUZ”

    Bağlama ve Nefes’in Alevi inancında önemli bir yer edindiğini ifade eden Erdal Erzincan sözlerine şöyle devam etti:

    “O erkanda elimize saz alıp seslendirmişsek içimizdeki bir ihtiyaçla yapmışız demektir. Biz bu sazla ve bu sazın gövdesinde taşınan o ulu ozanların söylediği şiirleri, nefesleri Hakk’ın nefesi olarak görüyoruz. O nefesleri söyledikçe içimizi yıkadığımızı anlıyoruz. İbadet de zaten bu değil midir? Bir Hristiyan, İncil’e nasıl bakıyor ise ben de nefeslerime böyle bakıyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Sanatçı dostlarından Yılmaz Çelik’e destek mesajı: Serbest bırakılsın-VİDEO

    Sanatçı dostlarından Yılmaz Çelik’e destek mesajı: Serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA – Geçtiğimiz 10 Aralık tarihinde tutuklanan Dersimli sanatçı Yılmaz Çelik için sanatçı dostları hazırladıkları video ile serbest bırakılması çağrısında bulundu. 

    Haberin Videosu

    8 Aralık akşamı Dersim’de verdiği konser sonrası gözaltına alınarak tutuklanan Sanatçı Yılmaz Çelik için sanatçı dostları hazırladıkları video ile serbest bırakılmasını istedi.

    Aralarında Arif Sağ, Tolga Sağ, Erdal Erzincan, Mercan Erzincan, Belkıs Akkale, Metin Kahraman, Hüseyin Turan, Erkan Oğur,İsmail Hakkı Demircioğlu, Muharrem Temiz, Ahmet Aslan, Onur Akın, Edip Akbayram, Selçuk Balcı, Feryal Önel, Apolas Lermi, Zeynep Bakşi Karatağ, Ahmet İhvani, Grup Abdal, Mehmet Akbaş, Burhan Şeşen, Mehmet Gümüş ve Haluk Çetin bulundğu sanatçıların çağrısı sosyal medyada büyük ilgi topladı.

    Yılmaz Çelik’in bu ülkenin gerçek bir hafızası olduğunu belirten dostları, Çelik’in yargılanmasını doğru bulmadıkları ifade etti. Sanatçıların yerinin hapishaneler değil sahneler olduğunu vurgulayan Çelik’in dostları, bir an önce serbest bırakılmasını talep ettiler.

    Dayanış mesajlarından başlıklar şöyle:

    “YILMAZ ÇELİK HALKIN SANATÇISIDIR, SERBEST BIRAKILSIN”

    Belkıs Akkale: Yılmaz Çelik halk müziğine katkıları olan bir kardeşimdir.

    Erdal Erzincan: Yılmaz Çelik bu ülkenin gerçek bir hafızasıdır. Yalansız ve hilesiz.

    Mercan Erzincan: Yılmaz Çelik halkın sanatçısıdır. Sanatçıların yeri sahnelerdir.

    Sabahat Akkiraz: Daim Baba’nın sözünde olduğu gibi, ‘Nede olsa kışın sonu bahardır, buda gelir buda geçer’. Türküler söyleriz yakında.

    Arif Sağ: Yılmaz Çelik o bölgenin müziğini çok iyi yapan biridir.

    Tolga Sağ: Bugüne kadar Yılmaz’ın şahit olduğum tek suçu; dostluğu, insan sevgisi ve ülkesinin kültürel değerlerine aşık olmak.

    Onur Akın: Yılmaz Çelik’e özgürlük diyorum. Yılmaz Çelik’e ve sanata uzanan eller artık uzanmasın, yeter.

    Metin Kahraman: Bu haksız tutuklamaları protesto ediyoruz, kınıyoruz.Arkadaşımızın en kısa zamanda serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

    Erkan Oğur: Yılmaz Çelik arkadaşımızın çok güzel çalıp söyleyen, yöresinin dilini güzelce sunan önemli bir sanatçı. İçerilerde ne işi var.

    Mehmet Aktaş: Değerli ozanımız Yılmaz Çelik’in bu haksız tutsaklığına bir an önce son verilmesini talep ediyoruz.

    Feryal Öney: Değerli arkadaşımız Yılmaz Çelik’in yargılanmasını doğru bulmuyoruz. Bir an önce adalet yerini bulmalı.

    Apolas Lermi: Munzur’un sesi, Dersim’in ozanı Yılmaz Çelik’in özgürlüğüne kavuşması umuduyla.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi canlar, Hacı Bektaş’ta deyişler eşliğinde semah döndü-VİDEO

    Alevi canlar, Hacı Bektaş’ta deyişler eşliğinde semah döndü-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaşı Veli Anma Etkinliği’nde deyişler okunup semahlar dönüldü. 

    Haberin Videosu

    56. Ulusal, 30. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği her gün yoğun katılım eşliğinde sürüyor.

    Ankara Pir Sultan Abdal Semah Ekibi, Sırhane bölgesindeki Kemal Kılıçdaroğlu Spor Salonu’nda yapılan etkinlikte deyişler eşliğinde semah döndü. Program dahilinde sanatçı Efkan Çakmakçı, Gülşen Öztürk, Hüseyin Aslan, Metin Karataş, Dertli Divani, Edip Bülbül, Gani Pekşen, Müslüm Eke, Mustafa Eke ve Sabahat Akkiraz da deyişler seslendirdi.

    Etkinlik kapsamındaki bir diğer program da Hacı Bektaş ilçe merkezindeki 60. Yıl Kapalı Spor Salonu’nda yapıldı. Yoğun katılımın görüldüğü anmada Sanatçı Özlem Taner, Kutsal Evcimen, Muzaffer Özdemir, Kazım Kalaycı Mustafa Özarslan ve grubu, Tolga Sağ, Erdal Erzincan ve Arif Sağ deyiş ve ezgiler seslendirirken Adıyaman’dan gelen canlar da semah döndü.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • ‘Üç Usta Bir Muhabbet’ konseri Antalya’da dinleyicileri ile buluşuyor

    ‘Üç Usta Bir Muhabbet’ konseri Antalya’da dinleyicileri ile buluşuyor

    PİRHA-  Antalya’daki ‘Üç Usta Bir Muhabbet’ konserinde, halk müziğinin ünlü isimleri Arif Sağ, Sabahat Akkiraz ve Erdal Erzincan hayranlarıyla bir araya gelecek.

    Konserler dizisinde Arif Sağ, Sebahat Akkiraz ve Erdal Erzincan aynı sahnede yeni bir repertuarı dinleyenlerine sunacak. 24 Temmuz Çarşamba günü Konyaaltı Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek konser saat 21.00’de başlayacak.

    Türkülerin, deyişlerin ve bağlamanın 3 ustası tekrarlanamayacak konserler dizisinde dinleyicileri ile buluşacak. 24 Temmuz’da Antalya Konyaaltı Açıkhava tiyatrosunda başlayacak turne, 25 Temmuz’da Denizli Açıkhava, 30 Temmuz’da İzmir Kültürpark Açıkhava ve 31 Temmuz’da Altınoluk Amfi Tiyatroda son bulacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erdal Erzincan’ın ‘Gezici Bağlama Atölyesi’ Dersim’de

    Erdal Erzincan’ın ‘Gezici Bağlama Atölyesi’ Dersim’de

    Erdal Erzincan Bağlama Kursu’nun düzenlediği ‘Gezici Bağlama Atölyesi’ Dersim’de bağlamacılarla buluştu. Seçmelere kalan öğrenciler, Pülümür ilçesine bağlı Dağyolu Köyün’de bağlama ustası Erdal Erzincan tarafından ders almanın keyfini yaşadı.

    Erdal Erzincan Bağlama Kursu’nun düzenlediği “Gezici Bağlama Atölyesi” Dersim’de öğrencilerle buluştu. Üç yıllık bir eğitim programını içeren Gezici Bağlama Atölyesi’ndeki dersler Erdal Erzincan Müzik Kursu’nda uygulanan sisteme göre gerçekleşecek. Erzurum, Erzincan ve Dersim merkezli olarak düşünülen bu çalışma şehir merkezlerinde ve önceden belirlenmiş uygun çalışma ortamı olan köylerde yapılacak. Ücretsiz olarak gerçekleşecek atölye son ayağı Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı Dağyolu Köyü’nde bir okulda gerçekleşti.

    Köy sakinleri, usta bağlamacı Erdal Erzincan’nın köylerinde böyle bir kurs açarak bağlama dersi vermesinin kendilerini mutlu ettiğini söylüyor.

    Gezici Bağlama Atölyesi fikrinin doğu ile batı arasındaki fırsat eşitsizliğine tepki amaçlı ortaya çıktığını belirten Erdal Erzincan, 25 yıllık bir eğitmen olarak bunu uzun zamandır kendisine dert edindiğini bu kurs ile birlikte bu sorunun giderileceğini ifade ediyor.

    Atölyeye katılmak isteyen öğrenciler 7-8 Eylül’de seçmelere katıldı. Erdal Erzincan, ilk seçmeleri doğduğu yer alan Erzurum’un Aşkale ilçesine bağlı Dallı Köyü’nde gerçekleştirdi.

    “DOĞU İLE BATI ARASINDAKİ FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ ORTADAN KALKAR”

    Yaş aralığı 8-12 arasında olan öğrencilerle sınavlardan sonra oluşturulacak sınıfla 3 yıl ders yapılacak.

    “Gezici Bağlama Atölyesi” ile ilgili konuşan Erdal Erzincan, “Erzurum, Erzincan ve  Dersim coğrafyasında böyle bir proje başlattık. Projenin adı “Gezici Bağlama Atölyesi”  köy köy gezeceğiz. Her köy bizim için bir derslik olacak ve aynı zamanda onların hocaları sadece ben olmayacağım o köylerdeki kaynak kişiler olacak. O kaynak kişileri çocuklarla tanıştıracağım ve asıl hocanın onlar olduğunu anlatmaya çalışacağım. Çünkü geleneksel müzik onlarla taşınmış. Bunun için adını Gezici Bağlama atölyesi koyduk. 3 yıl sürecek bir çalışma, sınavlarımızı yaptık. Kendi köyümden başlayarak. 25 öğrenci seçtik 25 öğrenci ile 3 yıllık bir eğitim düşünüyoruz. Bu üç yıllık eğitim sonunda daha sonraki projelerde burada yetişmiş çocukların gelecek kuşaklara ders vermesini hayal ediyorum. Burada kendi kendine kaynayan bir şey olmasını istiyorum. Proje ile doğu ile batı arasındaki fırsat eşitsizliği ortadan kalkar, projenin bir amacı da tiyatrocu ve sinemacılara örnek olmak. Umarım herkes kendi uzmanlık alanını buraya taşır ”diye konuştu.

    “ERDAL ERZİNCAN’DAN DERS ALMAK ÇOK KEYİFLİ”

    Kursa katılan Ali Umut, “Köy yerinde Erdal Erzincan gibi Türkiye’nin en büyük  bağlama ustasından ders almak gerçekten çok keyifli bir şey. Umarım ben de Erdal Erzincan gibi büyük bir bağlama ustası olurum” dedi.

    Selin Alan, “Bu kursa Dersim’den katılıyorum. Erdal Erzincan’dan bağlama dersi aldığım için çok mutluyum, daha iyi olmak için elimden geleni yapacağım ”şeklinde konuştu.

    “ALEVİ KÜLTÜRÜNÜN ÖZÜ BAĞLAMADIR”

    Erdal Erzincan’nın köylerinde böyle bir kurs vermesinin kendileri için anlamlı olduğunu belirten Hakkı Şanlı, “Bağlama bizim kültürümüzün özünde var. Önceden herkes bağlama çalardı, bugün Erdal Erzincan gelmiş köyümüze ve çocuklara bağlama dersi veriyor. Allah kendisinden razı olsun. İyi ki köyümüzde ders veriyor. Herkese kapımız açıktır.”dedi.

    Bağlamanın Aleviler için önemli olduğunu söyleyen Haşim Yıldız ise, “Cem bağlandığı zaman ibadet edildiği vakit, bağlama çalınırdı ve deyişler söylenirdi. İnşallah bu kurs böyle devam eder, çocuklarımız bağlamayı öğrenir. Bağlama çok iyidir, çocuklar sokaklarda gezmesin Erdal Erzincan’ın yanında bağlama öğrensinler ”şeklinde konuştu.

    (Haber: Ali Haydar Gözlü)

     

  • Erdal Erzincan: Hepimiz yan yana geldiğimiz zaman bir Aşık Veysel ederiz-VİDEO

    Erdal Erzincan: Hepimiz yan yana geldiğimiz zaman bir Aşık Veysel ederiz-VİDEO

    PİRHA- “Bağlamayla nefes alıyorum” diyor Sanatçı Erdal Erzincan.  “Ben bir aşığım. Siz de bir Aşıksınız. Ben sazımı çalıyorum, sen haberini yapıyorsun ama bizim aramızda bir dirsek teması yok. Hepimiz yan yana geldiğimiz zaman bir Aşık Veysel ederiz. Bilinçlenmemiz, bir araya gelmemiz lazım” vurgusunu yapıyor. 

    Erdal Erzincan, adı bağlamayla anılan ender sanatçılardan… Bağlamaya olan gönül bağı ile onu bir enstrüman olarak tüm zenginliğiyle sanatının doruğuna çıkarmasıyla bu özdeşleşmeyi yeterince hak ediyor. Adeta bağlamayla nefes aldığını söyleyen Erzincan, kendini bağlamayla bulduğunu, hayatını onunla kurduğunu ifade ediyor. ‘Alevi olmasaydım bağlamayla böyle bir tanışıklığım, ilişkim olmazdı’ diyen Erzincan, ‘bağlamasız Alevilik tarif edilemez’ de diyor. Önümüzdeki sene yayınlanacak bir albüm ve  ‘Bağlama İçin Besteler’ adlı bir kitap çalışması içinde olduğunu söyleyen Erzincan, hayata ve sanata karşı olan bu dönemden de, ancak tüm insanların ve sanatçıların birbiriyle temas ederek, bir arada durarak çıkabileceğini ifade ediyor.

    “SANATIMIZIN KALBİ AŞIKLIK GELENEĞİ”

    Sizi tanıyalım biraz?

    1971’de Erzurum Tekman’da doğdum. 1981’e kadar da orada kaldım. O tarihten beri İstanbul’da yaşıyorum. 5-6 yaşlarında saza dokunmaya başladım. İstanbul’a geldikten sonra bir müddet usta-çırak olarak devam etti. Sonra Arif Sağ Kültür Merkezi ASM’de eğitime başladım. Bir yandan bağlama eğitmenliği bir yandan albüm çalışmaları yaptım. Onun yanı sıra birçok sanatçı arkadaşın albümüne iştirak ettim. Kendimi geliştirmek ve beslemek için daha çok kaynak kişilerle çalışma fırsatı yakalamaya çalıştım. Anadolu’nun farklı yörelerinde kaynak kişilerden derleme çalışmaları yaptım hem de onlardan yöresel teknikleri öğrenmeye çalıştım. Hala onu devam ettiriyorum. O bir okul. Çünkü bizim yaptığımız müzik, köy geleneği içinde şekillenmiş bir gelenek. Kalbi de aşıklık geleneği. Önemli temsilcileri ile aynı ortamlarda bulunmaya çalıştım. Alaylı mısın mektepli misin derseniz. Benim alaylı yönüm daha önde.

    “BAĞLAMAYLA NEFES ALIYORUM”

    Erdal Erzincan denilince ilk akla gelen şey bağlama. Bağlama ile olan ilişkiniz nasıl? Nasıl bir anlam yüklüyorsunuz bağlamaya?

    Çok fazla anlam yüklüyorum. Onunla nefes alıyorum. Yani bir gün bağlama çalamayacak durumda olsam herhalde nefes almam durur diye düşünüyorum. Hayatımda her yere bağlamayla girmişim. Herkesle bağlama aracılığıyla tanışmışım. O anahtar. Birçok kapıyı o açmış. Onun vesilesiyle dünyanın yarıdan fazlasını dolaşmışımdır. Hayatta hiç tahmin etmeyeceğim kapıları açtı. Her şeyimi onunla tanıdım. Kişiliğim de onunla şekillendi. Zaman içerisinde bağlamayı iyi, onurluca taşıyan ozanların söylediği sözler benim için bir rehber oldu. Onun dediğinden çıkmamaya başlıyorsunuz bir süre sonra. Bir şekilde sazın size çizdiği bir yol yöntem oluyor. Bağlamayı iyi çalan, söyleyen, onun felsefesini iyi taşıyan insanların söylediği her şeyi kulağıma küpe ettim. Yaşantıma uygulamaya çalıştım. Başım öne eğilmiyor öyle durunca. Sazla giderek derinleşen bir bağım oluyor.

    “ALEVİLİK BAĞLAMASIZ TARİF EDİLEMEZ”

    Bağlamanın Alevi kültüründe neredeyse başrol diyebileceğimiz bir yeri var. Aleviliğinizin sizin müziğiniz üzerindeki etkisi nedir?

    Bağlamanın elimde olma sebebi Alevi oluşum. Alevi kültürünü benimsemem. Aleviliğin kalbi bağlama. Alevilikten bağlamayı çektiğiniz zaman onu tarif etmeniz mümkün değil. Bir cemi düşünün. Bağlamayı çektiğiniz zaman cemin yüzde 20’si kalır. Bütün özgünlüğünü dinamizmini o veriyor. Bugünlerde Aleviliği bağlamasız tarif etmeye çalışanlar oluyor. Aleviliğe gerek kalmaz o zaman. Benim bağlama sevgimde oradan geliyor. Sadece nefes, duaz-ı imam okurken değil herhangi bir türküyü okurken de o hissiyatla söylüyorum. Orada da şunu anladım. Aleviliğin diğer inançlardan farkı, yaşamla dini inancı bağdaştıran bir dinamizmi var. Yani yaşayan bir şey, yaşamdan kopuk değil.  Mistik yanıyla sosyal yanı birleştiren bir özelliği var. Onun en önemli köprüsünü de bağlama oluşturuyor. O yüzden bağlamayı çektiğin zaman özgünlüğü gider.

    Bağlamadaki şelpe tekniğini iyi kullananlardan biri de sizsiniz. Bu çalma tekniğinden bahsedebilir misiniz bize?

    1986’da ilk şelpe tekniğinin çalınışını Arif Sağ’dan duydum. Hasret Gültekin de kullananlardan biriydi. Bu çalma tekniği tezeneden daha eski. Kökleri bağlamanın tarihi kadar eski. Bütün enstrümanlar vasıtasız başlamış. Önce elle, telin tene dokunmasıyla. Sonra bu kent yaşantısı içerisinde aracıyla tanışmış. Pena, tesene, yay gibi… Bağlamanın da gelişimi öyle. Hala tezene ile tanışmayan bölgeler var. Alevi geleneğinin çok kapalı olarak yaşandığı yerlerde tezene hiç bilmezler. Ama bazı bölgelerde de yalnızca TRT’nin olduğu zamanlarda, oradan izlenerek mızrapla bağlama çalma geleneği başlamış. Doğup büyüdüğüm Alevi köyünde de ben doğmadan önce elle çalınıyormuş. Ama daha sonra dediğim gibi mızrapla çalma geleneği başlamış. Dolayısıyla köylere de sirayet etmiş. Ama bugünkü teknikle şelpe ilk Arif Hoca ile başladı. Hasret Gültekin, Erol Parlak, Nesimi Çimen, Ramazan Güngör gibi isimler şelpenin önemli geleneksel icracılardır.

    Onlarla da bağ kurup bu teknik farklı bir noktaya geldi. Şu an geldiği nokta çok önemli. Bağlamanın bu sayede armonik sınırlarını fark ettik. Bağlama orkestrası diye bir şey oluşturduk. Orada yüzde 70’ini şelpe tekniği belirleyici olmuş.

    “KENT, ZAYIF OLANI YOK EDİP GÜÇLÜYÜ PARLATMIŞ”

    Kentleşmenin müziğe etkisi ne sizce?

    Bence kentin şöyle bir acımasızlığı var: Zayıf olanı yok eder güçlü olanı parlatır. Güçlüysen kalırsın. Müzik aletleri için de şunu söyleyebilirim. Geleneksel çalgılardan çoğu kentleşmeyle birlikte yok olmuş. Yani birçok nefesli enstrüman var köylerde yaşayan. Ama kente bunlardan sadece kaval, ney, mey, duduk, zurna gelmiş. Bunlar gibi belki 100 tane enstrüman yok olup gitmiş. Bağlama çok köklü bir çalgı. Çünkü üç kıtada yaygınlığı olan bir çalgı. Bağlamaya benzer çalgıları düşündüğünde Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da yaygınlığı olan bir çalgı.

    “AŞIKLIK BİR RUHTUR, BİÇİM DEĞİŞTİREREK DEVAM EDER”

    Aşıklık geleneğinden beslendiğinizi söylüyorsunuz. Ancak bu gelenek köylerde hayat bulmuş ve sürmüş bir gelenek. Kent dünyasında yeri var mı sizce? Ne dersiniz?

    Evet o geleneği sürdüren çok az kişi var. Bence bu geleneksel biçimiyle çok devam edemez zaten. Ama aşıklık ruhu bitmez. Ben bir aşığım. Biçim değiştiriyor aslında. Önemli bir tarafını devam ettiriyorum. Ama aşığın diğer kolu tiyatrocular, edebiyatçılar, gazeteciler… Siz de bir Aşıksınız. Aşık sizin yaptığınız işi yapıyordu. Köy köy dolaşıp haber getiriyordu. Halkı bilinçlendiriyordu. Halk entelektüelleri bunlar. Ben sazımı çalıyorum, sen haberini yapıyorsun ama bizim aramızda bir dirsek teması yok. Aşıklık ruhu öyle gider. Hepimiz yan yana geldiğimiz zaman bir Aşık Veysel ederiz.

    Peki tüm bu saydığınız Aşıklar sanatlarını, mesleklerini özgürce yapabiliyorlar mı?

    Yapamıyor çünkü bu dirsek teması yok. Size sistem bunu dayatıyor. Branşlaşmayı dayatıyor. Herkes kendi işinde uzmanlaşsın. Fakat bağlantısı yok. Sistem dağınıklık istiyor. Burada ağacın kuruduğuna bakmak lazım. Bu birlikteliği, örgütlülüğü sağlamadığımız zaman çürümeye başlarız. Birbirimizden haberdar olmamız lazım.

    Sizce sanatçıların toplumsal hayattaki rolü ne olmalı? Yani sanatlarını icra etmenin dışında, nasıl bir sorumlulukları var?

    Herkesin oturduğu bir sandalye var. Ve her sandalyenin bir sorumluluğu var. Elinde saz olan birine yüklemek de doğru değil. Bir simitçinin de sorumluluğu var. Bu memleketin bu hale gelmesinde holding sahibinin de sanatçının da seyircinin de. Herkes kendi görevini doğru yapmadığı zaman bir boşluk bir karmaşa oluşuyor. O karambolün içinde her şekilde müdahale, olumsuz siyaset olabilir. İzlediğimiz kanalı seçme hakkımız var fakat seçemiyoruz. Verilen gazete, önümüze gelen kitaplar. Eskiden kitap daha çıkmadan onun ne zaman çıkacağını bilirdik. Reklam yok nasıl biliyorduk? Seçiyorduk çünkü. Şimdi bir şey dayatılıyor ve seçme şansımız yok. Sanki bir tuzağa düşmüş gibi o seçme hakkını kullanamıyoruz. Kabadayı laflar etmeyi sevmiyorum. Herkes kapısının önünü temizlediğinde her şey kendiliğinden düzelir.

    “HEPİMİZ BU DERDİ BÖLÜŞMELİYİZ”

    Türkiye bir yılı aşkın bir süredir OHAL ile yönetiliyor. Akademisyenler, gazeteciler, seçilmiş vekiller tutuklandı, gözaltına alındı, kamu çalışanı binlerce kişi işinden ihraç edildi. Türkiye’deki bu atmosferi nasıl okuyorsunuz?

    Geldiğimiz nokta bu.  Bu çıkmazdan kurtulmanın yolu çok büyük şeyler değil. Eskiden gelen alışkanlıklarımız bir kahraman yaratalım o kahraman çıksın bizi alsın sürüklesin sonra onu vursunlar, öldürsünler. Biz onu kahraman edelim. Evlerimize posterlerini asalım. Bu yol yol değil. Acımasızca bir yol. Sanatçıya, aydına değil, hepimiz bu derdi bölüşmeliyiz. Bir araya gelmemiz lazım. Bir kişiye yüklediğimiz için bunlar oldu.

    ‘Ben böyle bir şey görmedim’ gibi bir şeye geldi. Ama bu sırayla geldi. Eskiden de aynıydı. Deniz Gezmiş asıldığında farklı bir şey mi vardı. Bugün yaşananlar da benzeri şeyler. Çoğalıyor belki ama şekil olarak bir şey değiştiği yok. Haksızlıklardan işkenceden bahsediyoruz. Pir Sultan’da da Kerbela’da da yakın tarihe geldiğimizde Sivas, Çorum, Maraş’ta da bu vardı. Şimdi de devam ediyor. Artık bunun önüne geçmeyi konuşmalıyız.

    Daha önce hiç böyle bir dönem yaşandı mı sizce?

    Ben bu kadarını yaşamadım ama o yaşadıklarımız bunların habercisiydi.

    Ne yapılmalı?

    Bilinçlenmemiz, bir araya gelmemiz lazım. Yoksa ‘Adalet Yürüyüşü’ yapıldı. Güzel. Gezi oldu gücümüzü anladık. Bir güç var ama o olumlu bir şeye dönüşmüyor. Bizim bunun için çok büyük değil çok küçük bilinçlenmek adına yol izlememiz gerekiyor. Çok büyük siyasi manevrayla bir şeyin değişeceğine inanmıyorum. Böyle bir gücümüz yok. Var olan cumhuriyet değerleri yeniden sahiplenmemiz için bile belki 30 seneye ihtiyacımız var.

    ALBÜM VE KİTAP ÇALIŞMALARI

    Son olarak yakın zamanda çıkaracağınız albüm ve kitap çalışmanız var. Nedir bunlar biraz anlatabilir misiniz?

    Repertuarını tamamladığım bir albümüm Mart ayında çıkacak. Stüdyo çalışması devam ediyor. Bir ay içerisinde toparlamış olurum. Ayrıca  ‘Bağlama İçin Besteler’ diye bir de kitap çalışmam var. Uzun zamandır üzerinde çalıştığım, bağlama tekniğine katkı amaçlı bir kitap olacak. Bağlamanın enstrümantal repertuarı çok fazla yok. Bağlamanın teknik kapasitesi yüksek bir enstrüman olduğunu bize kent yaşamı için de gösterenler yine önceki ustalar oldu. Bu enstrüman ile konçerto kıymetinde eserler yazabilirsiniz, çalabilirsiniz bunun ipuçlarını verdi. Ve onu değerlendirmeye çalıştım. Bağlama tekniği geliştirmeye yönelik besteler yapmaya çalıştım. Bu besteleri metodik bir dille yazıyorum. Onu da yazdan önce Mayıs gibi çıkarmayı düşünüyorum.

    Sevim KAHRAMAN/İsmet SEFER

  • İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Muharrem muhabbeti: Kerbela hala sürüyor-VİDEO

    İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Muharrem muhabbeti: Kerbela hala sürüyor-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Muharrem orucunun 8. gününde yüzlerce yurttaşın katılımıyla lokmalar dağıtıldı, oruçlar açıldı. Oruç açıldıktan sonra Muharrem muhabbeti yapıldı. Pir Eren Yıldırım, Kerbela’nın hala devam ettiğini belirterek Alevilere yönelik asimilasyon politikaları uygulandığını vurguladı. 

    Haberin videosu

    İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Muharrem orucunun 8. gününde yüzlerce insanın katılımıyla lokma verildi. Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım’ın duasıyla lokmalar dağıtıldı ve oruçlar açıldı. Oruç açımından sonra Muharrem muhabbeti yapıldı. Muhabbet ceminde çerağ uyandırıldı ve Pir Eren Yıldırım Kerbela olayını anlattı. Halk Müziği sanatçısı Erdal Erzincan da mersiyeler okudu. Oruç açımına Eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de katıldı.

    “HAK VE ADALET MÜCADELEMİZ SÜRECEK” 

    Kısa bir konuşma yapan Pir Eren Yıldırım, Kerbela’nın hala devam ettiğini belirterek Alevilere yönelik asimilasyon yapıldığını vurguladı.

    “Kerbela hala devam ediyor. Bu ülkede vergilerimizi ödüyoruz, askerlik yapıyoruz. Anayasaya uygun hareket ediyoruz ama hala merkeze insanı koyan biz Alevileri yok sayıyorlar. Temennimiz ülkede birlik, beraberlik içerisinde bütün toplum katmanlarının haklarına kavuşmasıdır. Hak ve adalet yerini buluncaya kadar mücadelemize devam edeceğiz.”

    “ALEVİLERİN SAVAŞI SEVGİYLE OLUR”

    Sanatçı Erdal Erzincan da kısa bir konuşma yaptı. “Bizler savaşımızı vermeye devam edeceğiz” diyen Erzincan, “Savaş topla, tüfekle olmaz. Alevi inancının bir güzelliği var, o savaş sevgi ile olur. Biz iyi olmaya, güzellik yapmaya devam edeceğiz. Kerbela’dan alacağımız ders bu olmalı.” diyerek sözlerini söyle sürdürdü:

    “Kerbela için yaş döken 80 milyona ihtiyacımız var. Eğer onun için yaş döken 80 milyon olursa bütün dünyaya barış ve huzur gelir. Bizler Kerbela’yı anlatırken, 73 kişiden ve karşısında binlerce ordudan bahsediyoruz. Bu iyi ile kötünün dengesi hep böyle devam etmiş. Bugün de böyle devam ediyor. Buna bakarak umudumuzu yitirmememiz lazım. Bizden önceki ozanlarda dönemlerinden şikayetçiydi, demek ki kötüler hep daha falaydı iyiler azdı. Ama o iyilerin yüreği vardı kötülerin yüreği yoktu.  Kerbela bugün de yaşıyor yarın da yaşayacak ama biz bunu azaltmaya çalışacağız.”

  • Sivas’ta Ozanlar Müzesi açıldı

    Sivas’ta Ozanlar Müzesi açıldı

    Sivas’ta kendi atölyesinde bağlama imalatı yapan yıllardan bu yana hayalini kurduğu, aralarında Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal, Neşet Ertaş gibi birçok ozanın büstünün bulunduğu “Ozanlar Müzesi” kuruldu.

    Sivas’ta kendi atölyesinde bağlama imalatı yapan Şentürk İyidoğan, yıllardan bu yana hayalini kurduğu “Ozanlar Müzesi”ni ziyarete açtı.

    Cumhuriyet’in haberine göre, Sivas’ın Zara ilçesinde doğan ve ilkokul yıllarından itibaren saz imalatı yapan 48 yaşındaki İyidoğan, uzun yıllardır hayalini kurduğu “Ozanlar Müzesi”ni 4 Eylül Sanayi Sitesi’ndeki atölyesinin önünde bulunduğu alanda tamamlayarak ziyarete açtı.

    Kendisi de halk ozanı olan İyidoğan’ın ziyarete açtığı müzede Pir Sultan Abdal’dan Aşık Veysel’e, Neşet Ertaş’tan Muzaffer Sarısözen’e kadar birçok ünlü ozanın mini heykeli ve kendi kullandığı sazı bulunuyor.

    Ziyarete gelenler aynı zamanda ozanların kendi seslerinden türküleri de dinleme fırsatı bulabilecek. Müzenin yapımına piyanist Fazıl Say, Arif – Tolga Sağ, Cengiz Özkan, Erdal Erzincan gibi birçok isim katkı sağladı.

     

  • Adalet Yürüyüşü’nde 9. gün: TV10 için de adalet istendi-VİDEO

    Adalet Yürüyüşü’nde 9. gün: TV10 için de adalet istendi-VİDEO

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde, partinin İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası başlatılan ‘Adalet Yürüyüşünde 9. gün tamamlandı. Yürüyüşe Erdal Erzincan ile Tolga Sağ da katıldı. İkili, mola yerinde kortejdekiler için “mini konser” verdi.  Yürüyüşte KHK ile kapatılan TV10 içinde  ‘Adalet’ istendi. Ayrıca  Türk Tabipleri Birliği (TTB) üyeleri de eşlik etti.

    Haberin videosu

     

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına tepki için başlattığı yürüyüşün bugünkü kısmını tamamladı.

    BUGÜN 19 KİLOMETRE YÜRÜNDÜ

    Yeniçağa ilçesi sınırlarındaki Şahnalar Köyünde parkta sabahlayan ‘Adalet’ yürüyüşçüleri yaklaşık 19 kilometre yol kat ettikten sonra geceyi geçireceği Bolu’ya yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Köroğlu mevkisine ulaştı.

    KHK İLE KAPATILAN TV10 İZLEYİCİLERİ DE YÜRÜYÜŞTEYDİ

    PİRHA’nın da takip ettiği yürüyüşte KHK ile kapatılan TV10 için de “adalet” istendi. Yürüyüşe katılanlar, “basın yayın özgürlüğü için de adalet istiyoruz. OHAL’in kaldırılmasını istiyoruz. En çok etkilenen demokratlar en çok da Alevilerdir. Kendimiz için yürüyoruz” dediler.

    Bugünkü yürüyüşte ayrıca Alevi Gazeteci Recai Aksu, Yazar Kemal Derin de vardı.

    Pek çok yurttaş da açlık grevi eylemini cezaevinde sürdüren eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için yürüdü.

    Çok sayıda sanatçı, aydın, sivil toplum örgütü, CHP milletvekilleri de yürüyüşteydi.

    ALEVİ SANATÇILAR DA YÜRÜYÜŞTE

    Bir çok sendika, sivil toplum örgütleri ve partililerin destek verdiği yürüyüşe bugün de bazı milletvekillerinin yanı sıra halk müziği sanatçıları Erdal Erzincan, Tolga Sağ ve bazı Türk Tabipleri Birliği (TTB) üyeleri de eşlik etti.

    (HABER MERKEZİ)