Etiket: erdoğan çakar

  • Dersimli yurttaşlar: Tunceli Cemevi yönetiminin değişmesini istiyoruz -VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: Tunceli Cemevi yönetiminin değişmesini istiyoruz -VİDEO

    PİRHA- Alevi inancına uymayan faaliyetleriyle uzun zamandır tepkilerin odağında yer alan Tunceli Cemevi’nde 28 Ocak’ta yönetim seçimleri var. PİRHA’ya konuşan yurttaşların çoğunluğu Ali Ekber Yurt yönetiminin değişmesini ve Dersim inancına uygun yeni bir yönetim seçilmesini istiyorlar.

    Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği’ne bağlı Tunceli Cemevi yönetiminin, Alevi inancına uymayan faaliyetleri uzun zamandır tepki çekiyordu. Dersim toplumunu dışlayan ve buradaki Alevi inancına uymayan keyfi tutumlarıyla tepkilerin odağında yer alan Cemevi Başkanı Ali Ekber Yurt’un AKP’den belediye başkanlığı için aday adayı olmasının ardından Cemevinde başlayan tartışmalar da sürüyor.

    Hacı Bektaş-ı Veli Kültürünü Yayma ve Yardımlaşma Derneği-Tunceli Cemevi yönetim kurulu üyesi ve Kureyşan Ocağı pirlerinden Ali Önal, 28 Ocak’ta yapılacak genel kurulda yönetime aday olacağını açıklamıştı.

    Cemevi yönetiminin halkın ihtiyaç ve taleplerine göre değil, kendilerine göre kural ve uygulamalar geliştirmesini Dersimli yurttaşlara sorduk. PİRHA’ya konuşan yurttaşların görüşleri şöyle:

    “CEMEVİNE MEVKİ-MAKAM İÇİN GİDİLMEZ”

    Avukat Kenan Çetin:

    Cemeviyle ilgili genel anlamda halkta bir şikayet var. Sebebi şu; orası neticede bir inanç merkezi ve daha çok ocakzadelerin temsilen bulunması gereken bir yer ama oranın şu anda daha çok bir cenaze evine döndüğü söyleniyor. Yani birincisi sosyal, kültürel anlamda saz kursu ve diğer anlamda faaliyetlerin olmadığını duyuyoruz. Pir dediğimizde Zazaca ‘pır’, yani ‘dolu’ anlamında, dolu olan insan anlamındadır. Ama bu noktada şunu görebiliyoruz. Gerçekten inanç noktasında çok dolu olmayan insanların orayı bir sıçrama tahtası olarak kullanması hele hele sonradan da siyasete atılması eleştirilen bir konu.

    Tunceli Cemevi o kadar eleştirildi ki insanlar kendi üç günlüklerini, kırk yemeklerini lokantalarda vermeye başladı. Neredeyse cenazesini götürmemeye başladı.

    Çözüm noktasının da şöyle olması gerekiyor. Dersim, ocakzadelerin coğrafyasıdır. Felsefesi eşitlik, cevheri mertlik üzerine kurulu, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi olan bir toplumdan bahsediyoruz. Bu saydığımız dört unsurun da orada yaşatılması gerekiyor. Burayı Alevi Kızılbaş inancının öğrenilmesi gereken bir merkez olarak da görmek gerekiyor. Eşitlik makamıdır orası. Oraya mevki makam için gidilmez. Mevki makamı olanlar da oraya üniformayla gidemez, mevkisiyle de gidemez.

    “DAHA DÜRÜST, DAHA ŞEFFAF BİR YÖNETİM LAZIM”

    Muzaffer Arslan:

    Bölgenin değerlerine, kültürüne uygun bir yönetimin gelmesi gerekiyordu. Şimdiye kadar böyle bir Cemevine yakışır bir yönetim olmadığını herkes söylüyor. Ben de aynı kanıdayım. Mutlaka yönetimin değişmesi lazım diye düşünüyorum. Daha dürüst, daha açık, daha şeffaf çalışacak bir yönetimin gelmesini öneriyorum. Halka güven verecek bir yönetimin olmasını istiyorum.

    Alişan Tütenk:

    Cemevine insanlar eskisi gibi gitmiyor pek. Cem tutmuyorlar. Şu anda bu cemevi var. Ayın 28’inde seçim olacak, yönetim değişecek. Değişmesi iyi olur. Herkes memnun değil. Gitmiyorlar. Orada yönetimde bir eksiklik var. Halkın seviyesine inmiyorlar. Yönetimde eksiklik olduğu için insanların çoğu gitmiyor.

    “DERSİM KÜLTÜRÜNE GÖRE YÖNETECEK BİR BAŞKAN İSTİYORUZ”

    Veli Akyol:

    Yıllardır Tunceli Cemevi’nden halkımız gerçekten şikayetçi, hepimiz şikayetçiyiz. Ali Ekber Yurt orada bizim kültürümüze yakışacak uygulamalar gerçekleştirmiyor. Buradaki halkın fikirlerini, sözlerini, düşüncelerini hiçbir şey yapmadan yani tamamen kendi düşüncelerini, tamamen devletçi bir politika sergiliyor. Bunu da halk olarak biz istemiyoruz. Gerçekten artık oranın başkanının değişmesini istiyoruz. Biz kaç sefer gittik, oraya başvurduk, üye olmak istedik. Kesinlikle bizim üyeliğimizi kabul etmiyorlar. Orada belli birkaç kişiyle beraber, mevcut üyelerle orayı yürütmeye çalışıyorlar. İnsanlar oraya gitmek istiyor ama maalesef ki oradaki yönetimden dolayı gitmek istemiyorlar. Biz artık oranın değişmesini istiyoruz. Dersim’in kültürüne uygun yönetecek, halkla iç içe olacak bir başkan istiyoruz. Bunun için oranın değişmesi gerekiyor.

    İlyas Tunç:

    İnsanları bu şekilde karalamak doğru değil. Biraz da çok abartıyorlar. El alemin de Cemevleri var. El alemin de camileri var ve kimsede bu tarz şeyler yok ama ne hikmetse bizim Tunceli’de ufak bir şeyler yapıldı mı dünyayı ayağa kaldırıyorlar. Hoş şeyler değil bence. Halk niye gitmiyor? Halk eskiden de gitmiyordu. Çoğu zaman da gitmiyordu.

    “BU YÖNETİM DERSİM’İ TEMSİL ETMİYOR”

     Bülent Yüksel:

    Tunceli Cemevi uygulamalarını hiç beğenmiyorum. Dersim dediğin zaman dik onurlu, onurlu bir şekilde ayakta duran kişiler demektir. Bunlar Dersim’i temsil etmiyor ki. Ben 40 yaşındayım, engelliyim ve o kadar bilgili olmama rağmen hiç kimseden bir kuruş menfaat beklemiyorum, kimseye de eyvallah etmiyorum. Sokaklarda seyyar satıcılık yapıyorum. Onlar onurlu insanlar olmuş olsalardı beş kuruşa kendilerini satmazlardı. Bu kadar.

    Pir Sultan Abdal, Hınzır Paşa’yla demiş ki benim köpeklerim haram yemez. Hınzır paşanın valileri çalınmış tavukları yemişler. Pir Sultan Abdal’ın köpekleri ise çalınmış tavukları yememişler, kuru ekmek yemişler. Dersim halkı öyledir.

    İsmini açıklamayan bir yurttaş:

    Mazlum Arslan’ın belediye başkanlığı sırasında kendi aramızda para toplayıp Cemevini yaptırdık. Oraya gitmiyorlar bazıları. Cenazesini cemevine götürüyorlar ama yemeklerini gidip içkili yerde veriyorlar.

    “DERSİM’İN OCAK KÜLTÜRÜNE YAKIN DURMASINI İSTİYORUZ”

    Erdoğan Çakar:

    Cemevi bazı kurumlara peşkeş çekiliyor. Dolayısıyla Dersim halkının buna karşı çok yoğun bir tepkisi vardı. Yakın zamanda Cemevi içerisinde belli bir kesimin de bundan rahatsız olduğu görüldü ve kamuoyuna bununla ilgili bir açıklama yapıldı. Biz de bundan dolayı Dersim’de yaşayan Raya Haq Alevi inancına yakın duran insanlar olarak Cemevinin tekrar bu yola girmesini, Dersim halkına gerçek anlamda hizmet etmesini, Raya Haq Alevi inancına, Desim’in ocak kültürüne, ocak inancına yakın durmasını bekliyoruz. Umarım bu gelişmeler olumlu olur ve biz de bundan memnuniyet duyarız. Sahip çıkarız cemevine ve elimizden geldiğince destek oluruz.

    Gülseren Gündüz:

    Çok uzun süre olmuyor burada yaşayalı. Bildiğim tek şey var, burada yönetimsel çeşitli problemler olduğu. Bu toplumun kendi emekleriyle oluşturduğu bir kuruma müdahale etmek, kendi iradeleriyle müdahale etmek ne için bu kadar zorlayıcı bir noktada? Halkın iradesi dediğimiz bir durum var ve orası da ibadethane. Duruma müdahale edilebilecekken şu anda sadece dillendirmekle sınırlı kalan bir tepki var. Bu da ayrıca bir eleştiri noktası diye düşünüyorum.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:

    “Tunceli Cemevi, Hakk’a ve halka hizmet vasfını yitirmiştir”

    Pirlerden açıklama: Tunceli Cemevini özüne döndürmek zorundayız

    Tunceli Cemevi’nin, Alevi inancına aykırı davranması tepki çekiyor

  • DAD kurucusu Erdoğan Çakar: Yeniden barış süreci için HDP diyoruz-VİDEO

    DAD kurucusu Erdoğan Çakar: Yeniden barış süreci için HDP diyoruz-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği kurucu üyelerinden Erdoğan Çakar, 24 Haziran seçimlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Çakar, “Şu anda cumhurbaşkanı adayı olan Demirtaş’ın, seçilmiş olan milletvekilleri ve belediye başkanlarının cezaevinde olması Türkiye’nin normal koşullarda bir seçime gitmediğini gösteriyor” dedi.

    24 Haziran seçimlerine ilişkin PİRHA’ya konuşan DAD kurucu üyelerinden Erdoğan Çakar, baskın bir seçim yapıldığını ve bu seçimin demokratik şartlarda yapılmadığını vurguladı.

    Çakar, “Özellikle 6.5 milyon oy almış bir partinin eş genel başkanlığını yapmış, şu anda cumhurbaşkanı adayı olan Demirtaş’ın cezaevinde olması, seçilmiş olan milletvekilleri ve belediye başkanlarının cezaevinde olması Türkiye’nin normal koşullarda bir seçime gitmediğini gösteriyor. Dolayısıyla baskın bir seçim ve anti demokratik koşullar şu an mevcut” dedi.

    “CUMHUR VE MİLLET İTTİFAKI VAR; DİĞER TARAFTA İSE HALKIN SESİ HDP”

    “Anti demokratik koşullara rağmen, tabi ki toplum bütün bunları görüyor” diye konuşan Çakar, şöyle devam etti:

    “Türkiye şu anda ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşıyor, doların zirve yaptığı bir süreci yaşıyoruz. Esnafın kepenk kapattığı, işsizliğin giderek arttığı ve hayat şartlarının giderek zorlaştığı bir seçim yaşıyoruz. Umarım bu seçim Türkiye halklarının geleceği için bir umut olur. Umut, sistem partilerinde değil, demokrasi mücadelesi yürüten ve demokratik bir toplum bir Türkiye isteyen, bunun için bir umut olan HDP’de diyorum. HDP’nin bunu başaracağını biliyorum.

    Bir tarafta cumhur bir tarafta millet ittifakı var ama halkın sesi olan HDP de var. Biz HDP’nin kazanacağını ve Türkiye’nin demokratik, normal bir sürece geleceğini, çatışmaların sona ereceğini, yeniden barış sürecinin başlayabileceğine olan inancımızla HDP’yi destekliyoruz.”

    “HALKLARIN ÖZLEMİ, HERKESİN İNSANCA YAŞADIĞI BİR TÜRKİYE ÖZLEMİDİR”

    Çakar, Dersim’de belediyeye kayyum atanmasına ilişkin ise şunları belirtti:

    “Sonuçta HDP burada 7500 oyla belediye başkanlığını kazanmış. 7500 insanın iradesi var orada. Bu iradeyi ipotek altına almak doğru bir yöntem, doğru bir yaklaşım değil. Anti demokratik bir şekilde belediyelere el konuldu. Dersim halkı bunu unutmaz diye düşünüyorum. Gerekeni yapacaktır.”

    24 Haziran’dan sonra Türkiye’nin normal bir sürece girmesini istediklerini belirten Çakar, “OHAL’in kalkmasını istiyoruz. KHK’yle ihraç edilenlerin görevine iade edilmesini istiyoruz. Cumhurbaşkanlığını tek yetkide olmasından ziyade parlamenter demokrasiyi savunuyoruz. Bu ülkede yaşayan tüm etnik ve inançların kendisini rahatça ifade edebileceği bir anayasa istiyoruz. İşsizliğin azalmasını istiyoruz. Ülkenin tekrar normal koşullarla yönetilmesini istiyoruz. Kimsenin renginden, inancından, kimliğinden dolayı hor görülmediği, ötekileştirilmediği, herkesin haklarına, inançlarına, kimliklerine saygılı olduğu bir ülke istiyoruz. Böyle bir ülkede herkes mutlu olur, kardeş olur. Dünyanın en demokratik ülkelerinde kimse kalkıp ülkeye karşı bir tavır içine girmemiştir. Kimse bu ülkeyi bölmemiştir. Bölünme korkusunun ortadan kalktığı ama herkesin insanca yaşadığı bir Türkiye özlemi, bir demokratik Türkiye özlemi; ülkede yaşayan tüm halkların özlemidir.”

    H.Yaşar SEZGİN-İsmet SEFER/DERSİM