Etiket: erdoğan sevin

  • Mersin Cemevi İnanç Kurulu: 2026, eşitlikçi ve barışçıl bir toplumun inşa yılı olmalı-VİDEO

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu: 2026, eşitlikçi ve barışçıl bir toplumun inşa yılı olmalı-VİDEO

    PİRHA – Mersin Cemevi İnanç Kurulu üyeleri, 2026 yılında Alevi toplumu ve genel olarak Türkiye’nin geleceği için daha eşitlikçi ve barışçıl bir toplum inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Mersin Cemevi İnanç Kurulu üyeleri, PİRHA’ya yaptıkları değerlendirmede 2025 yılını savaşlar, derinleşen ekonomik kriz, adalet sorunu ve Alevi toplumuna yönelik hak ihlalleriyle anarken; 2026 için barış, toplumsal adalet ve Alevi kurumlarının güçlenmesi çağrısında bulundu.

    “BARIŞ SAVAŞLARDAN DAHA ÖNCELİKLİ OLMALI”

    Hıdır Demir, 2025 yılının dünya genelinde savaşlar ve insani krizlerle geçtiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Dün iyiydik, bugün kötüyüz, yarın daha da kötü olacağından endişeliyim. Özellikle Suriye, Ukrayna gibi bölgelerdeki savaşlar, tüm dünyayı olumsuz etkiledi. Barışa olan ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Keşke insanlar önce barışı konuşup savaşı en son çözüm olarak görseler.”

    Alevi inancına dönük asimilasyon politikalarına da değinen Demir, devletin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na dikkat çekerek şöyle devam etti:

    “Devletin kurmuş olduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile ‘devletin Alevisi’ kavramı karşımıza çıktı. Ama biz tabii ki el ele verirsek, kamil insanlarımıza, pirlerimize, mürşidlerimize daha çok olanak tanırsak, onların duruşlarından faydalanırsak daha iyi ortamlar oluşur. İnancımız, gençlerimize doğru bir şekilde uzanır. 2026 yılının hepimiz açısından güzel geçmesini diliyorum.”

    “SİSTEM FIRSATÇILIKLA DURUMU DAHA DA KÖTÜLEŞTİRİYOR”

    Hüseyin Soysüren ise 2025’in önceki yıllara kıyasla daha da ağır geçtiğini vurguladı. Mevcut düzenin toplumsal huzuru zedelediğini belirten Soysüren, şunları dile getirdi:

    “Sistem bazı fırsatlardan faydalanmaya çalışıyor ama her şey kötüye gidiyor. Mevcut düzen toplumsal huzuru daha da zorlaştırıyor. Günümüzde sıkıntılar giderek artıyor. Ama her şeye rağmen tüm güzellikler bizim olsun diyorum. İyiye, güzele, çağdaşlaşmaya yönelik uğraşlarımızda başarılar diler, tüm yoldaşlarımızı gönlümüzce bir dünya yolunda kucaklarım.”

    “ZENGİN İLE FAKİR ARASINDAKİ UÇURUM DERİNLEŞTİ”

    Ekonomik eşitsizliğin toplumda ciddi bir adaletsizlik yarattığını belirten Hıdır Beyaz, 2025 yılının bu anlamda daha da ağırlaştığını ifade etti:

    “Zenginler zenginleşiyor, fakirler ise daha da yoksullaşıyor. Mevcut bir ekonomik dengesizlik var. Çöp kutularındaki ekmekleri toplayan insanlar var, zenginler ise hala bolluk içinde.”

    2026 yılına dair kaygılarını da paylaşan Beyaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Durum hiç iyi değil, bu gidişat devam ederse, 2026 da 2025’ten farklı olmayacak.”

    “İNSANLIK SAVAŞLARIN VE AYRIMCILIĞIN PENÇESİNDE”

    Ali Halisçelik, Türkiye’nin yakın coğrafyasında süren savaşların ağır insani sonuçlar doğurduğunu belirterek özellikle kadın ve çocukların yaşadığı acılara dikkat çekti:

    “Suriye ve Filistin’de kadınlar ve çocuklar katlediliyor. Bizlere ötekileştirici davranılmasın, elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz.”

    Halisçelik, 2026 yılı için barış ve karşılıklı saygının egemen olduğu bir dünya temennisinde bulundu.

    “ALEVİ KURUMLARI AÇISINDAN UMUT VERİCİ GELİŞMELER VAR”

    Erdoğan Sevin, 2025 yılına dair en olumlu gelişmenin Türkiye’de bir barış komisyonunun kurulması olduğunu söyledi. Bu sürecin başarıyla sonuçlanmasını dilediğini belirten Sevin, şunları ifade etti:

    “Ülkemiz açısından en büyük artının bir barış masasının, bir barış komisyonunun kurulmasıdır. Ben bu komisyonun başarılı olarak iyi sonuçlar almasını, ülkemizde barışın, huzurun yeniden tesis edilmesini özellikle Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.”

    Alevi kurumları açısından da önemli gelişmeler yaşandığını belirten Sevin, Alevi Bektaşi Temsilciler Meclisi çalışmalarına dikkat çekti:

    “Umarım bugüne kadar merkezi otoritesi olmayan Aleviliğin bununla bir merkezi otoritesi kurulup, Türkiye’deki Alevi kurumları ve Aleviler arasında bir birliğin bir dayanışmanın sağlanmasıdır.”

    “DEVLETİN DİNİ ADALET OLMALI”

    2025’in adalet, ekonomi ve eğitim açısından ciddi sorunlarla geçtiğini belirten Sevin, özellikle yargıya olan güvenin zedelendiğini ifade ederek şöyle konuştu:

    “Adaletin vesayet altında tutulmaması gerektiğine inanıyorum. Vatandaşın neredeyse bugün adalete karşı olan güveni azalmaya başladı. Oysa ki adalet her şeyin üstündedir. Devletin dini adalet olmalı.”

    Emekliler, asgari ücretliler ve eğitim sistemiyle ilgili sorunlara da değinen Sevin, ÇEDES uygulamasına ve cemevlerinin yasal statü talebine dikkat çekti.

    Konuşmasının sonunda Sevin, şu temennilerle sözlerini tamamladı:

    “Savaşsız, sömürüsüz, insanların birbirini sevdiği, insanlarımızın katledilmediği, kadın cinayetlerinin yaşanmadığı, herkesin kendi inancını, kimliğini, kültürünü özgürce ifade ettiği bir Türkiye özlemiyle bütün vatandaşlarımızın yeni yıllarını sevgiyle, muhabbetle kutluyorum.”

     

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

     

     

  • Erdoğan Sevin Dede: Barış, Alevilerin olmazsa olmazıdır- VİDEO

    Erdoğan Sevin Dede: Barış, Alevilerin olmazsa olmazıdır- VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, barışın Aleviler için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, “Aleviler olarak her zaman barışı savunduk ancak kalıcı barış, demokratikleşme adımlarıyla mümkündür” dedi.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı ve Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin Dede, barış ve demokratik toplum sürecine dair PİRHA’ya değerlendirmede bulundu. Sevin, barışın yalnızca çatışmanın sona ermesiyle sağlanamayacağını, demokratikleşmenin bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

    “ALEVİLER OLARAK HEP BARIŞI SAVUNDUK”

    Son dönemlerde atılan adımlardan memnuniyet duyduklarını belirten Erdoğan Sevin, “Barış kelimesi bile başlı başına mutluluk veriyor. Aleviler olarak barışı her daim savunduk, dualarımızda, gülbenglerimizde hep barışa yer verdik” dedi.

    Barışa yönelik atılan adımların arka planında neler olduğunu kamuoyunun bilmediğini belirten Erdoğan Sevin Dede, “Muhtemelen bir devlet iradesi söz konusu ama şeffaflık yok. Gelecekte bunlar açıklanır mı bilemiyoruz” diye konuştu.

    “SADECE ÇATIŞMAYI BİTİRMEK BARIŞ DEĞİLDİR”

    Barışın, sadece çatışmasız bir ortam yaratmakla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Sevin, “Arkasından demokratik adımlar gelmezse bu süreç sonuç vermez. Sadece çatışmalı ortamı bitirmek, yeni adımlar atmamak barışın sonuca ulaşmasını engeller. Türkiye’deki Aleviler, Anadolu Alevileri olarak barış olmazsa olmazımızdır” diye kaydetti.

    Geçmişte yaşananların acısını halen taşıdıklarını dile getiren Dede, “Aleviler yakıldı, kesildi, sürüldü. Bugün hala çeşitli şekillerde mobbinge maruz kalıyoruz. Ancak biz geçmişin bataklıkları üzerinde yeni bir gelecek inşa etmek istemiyoruz. Yeni bir sayfa açmak istiyoruz” sözlerini kullandı.

    “ALEVİLERİN TALEPLERİ DİKKATE ALINMALI”

    Barış ve demokratikleşme sürecinde Alevilerin taleplerinin görmezden gelinmemesi gerektiğinin altını çizen Sevin, “Türkiye’de barışın ve demokrasinin en önemli parçalarından biri Alevilerdir. Meclis’e gelecek yasal düzenlemelerde Alevilerin taleplerinin de dikkate alınmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

    Son olarak ülkenin daha huzurlu, mutlu ve hoşgörülü bir geleceğe kavuşmasını temenni eden Sevin Dede, “Birbirimizi dışlamadan, gönül köprüleri kurarak bu süreci birlikte inşa etmeliyiz. Barış hepimiz için vazgeçilmezdir” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersin’de farklı inanç önderleri barış ve hoşgörü için bir araya geldi- VİDEO

    Mersin’de farklı inanç önderleri barış ve hoşgörü için bir araya geldi- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de bu yıl 27. yapılan ‘Dinler Buluşması’ etkinliğinde barış ve kardeşlik vurgusu yapıldı.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 27. yapılan ‘Dinler Buluşması’ etkinliği Akbelen Şehir Mezarlığı’nda gerçekleştirildi. Programa; Alevi, Müslüman, Hristiyan dünyası temsilcileri ile birlikte çok sayıda yurttaş katıldı.

    Kilise müziği ve ney dinletilerinin yer aldığı programda, Büyükşehir Belediyesi Türk Sanat Müziği Topluluğu ile birlikte Mevlana Kültür ve Sanat Derneği üyeleri ilahi söyledi. Etkinlikte; Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Dedesi Erdoğan Sevin, Katolik Kilisesi Pederi Jawahar Jerry Cutinho, Mersin Rum Ortodoks Kilisesi Pederi İspir Coşkun Teymur, İl Müftülüğü Din Görevlisi İl Vaizi Bayram Genç günün anlam ve önemine dair konuşmalar yaptı.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, yaptığı konuşmada Alevilerin taleplerini dile getirdikten sonra barış ve kardeşlik vurgusu yaptı. Suriye’de Alevilere dönük katliamlara, İsrail’in Filistin saldırılarına ve Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşlara da değinen Sevin, tüm dünyada barışın ve kardeşliğin hakim olmasını diledi. Son olarak Türkiye gündemindeki barışa yönelik atılan adımlara da değinerek, “Biz Aleviler onurlu, kalıcı, samimi ve kapsamlı bir barış sürecinin yanındayız” dedi.

    Sevin, konuşmasının ardından ise gülbeng okudu.

    Hoşgörü ve birlik içerisinde yaşamanın önemine vurgu yapılan etkinlik, barış ve kardeşlik duasının okunmasıyla son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin Cemevi’nde aşureler pay edildi: Kerbela bugün Gazze’de yaşanıyor- VİDEO

    Mersin Cemevi’nde aşureler pay edildi: Kerbela bugün Gazze’de yaşanıyor- VİDEO

    PİRHA- Muharrem orucunun bitmesinin ardından Mersin Cemevi’nde aşureler pay edildi. Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, yaptığı konuşmada “Aylardır Gazze’de insanlar katlediliyor. O insanlar orada aylardır Kerbela yaşıyor. Bu zulme bir an önce son verilmeli” dedi.

    Muharrem Orucu’nun bitmesiyle birlikte birçok cemevi, aşurelerini pay etmeye devam ediyor. Tutulan 12 günlük orucun ardından Mersin Cemevi’nde de aşure kazanları kaynatıldı. Aşure etkinliğine Alevi kurumları, belediye başkanları, milletvekilleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Program, İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbeng ile başladı. Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyişlerle semah dönüldü.

    “KERBELA GÜNÜMÜZDE DE DEVAM EDİYOR”

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, konuşmasında Muharrem Ayı ve aşurenin önemini anlattı. Kerbela’da yaşananlara değinen Kılavuz, Muharrem ayının yas ve matem ayı, tutulan oruçların da yas orucu olduğunu ifade etti.

    Dünün Kerbelası’nın bugün de var olduğunu söyleyen Kılavuz, “Bugün dünyada 42 ülkede savaş, kavga ve acı var. Bakın bütün dünyanın gözü önünde aylardır Gazze’de 10 binlerce yoksul, yetim ve kimsesiz insan katlediliyor. Bütün dünya gözü açık seyrediyor, ‘Dur’ diyen yok. O insanlar orada aylardır Kerbela yaşıyorlar. Bu zulme bir son vermeli. Bu zulmü yapanları bu mübarek ayda, aşure gününde şiddetle kınıyoruz” dedi ve bu konuda inanç önderlerine büyük görev düştüğünü kaydetti.
    Alevi yurttaşların taleplerine değinerek eşit yurttaş olmak istediklerini sözlerine ekleyen Kılavuz, “Kutsal mübarek Muharrem ayı, aşure lokmaları, siz cümle canlara helali hoş olsun. Bu kutsal mübarek aşure günümüzün ülkemizde; barışa, birlikteliğe, kardeşliğe vesile olmasını yürekten diliyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından aşure dağıtımı ile devam eden program, müzisyen Zeynep Karababa’nın konseriyle sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Pir Hasan Kılavuz: 12 gün içinde inancımızı, sadakati, değerlerimizi öğrendik- VİDEO

    Pir Hasan Kılavuz: 12 gün içinde inancımızı, sadakati, değerlerimizi öğrendik- VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi’nde Yas-ı Muharrem Orucu Muhabbetinin son gününde Pir Hasan Kılavuz, Bu 12 gün içinde inancımızı, sadakati, birbirimizi, değerlerimizi öğrendik” dedi. Pazar günü paylaşılacak aşure lokmasına herkesi davet etti.

    Kerbela’da Hz. Hüseyin ile birlikte susuz bırakılarak katledilen 72 insan için tutulan Muharrem Orucu (Yas-ı Kerbela) Orucu sona erdi. 12 gün boyunca Mersin Cemevi’nde oruçlar birlikte açıldı, muhabbetlerde Alevi inancı konuşuldu.

    Orucun son akşamında da Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dedenin okuduğu gülbeng ile oruçlar açıldı, semah dönüldü.

    Burada yapılan Muharrem Orucu muhabbetinde konuşan Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, “Bu 12 gün içinde inancımızı, sadakati, birbirimizi, değerlerimizi öğrendik” dedi.

    Öte yandan kentleşmeyle birlikte Alevilerin giderek inançtan ve toplumdan uzaklaştığını belirten Kılavuz, Muharrem Orucu gibi ibadet süreçlerinde bir aradalığın sağlanmasıyla bu uzaklaşmanın toparlanabileceğine işaret etti.

    Kılavuz, pazar günü saat 19.00’da Mersin Cemevi’nde yapılacak aşure lokmasına herkesi davet ederek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/ MERSİN

  • ‘ÇEDES ile çocuklar mobbinge maruz kalıyor, öğretmenler baskı altında’-VİDEO

    ‘ÇEDES ile çocuklar mobbinge maruz kalıyor, öğretmenler baskı altında’-VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, eğitimde dinselleşmenin artış göstermesini ve ÇEDES kapsamında çocukların camiye götürülmesini eleştirerek, “Çocuklar ÇEDES kapsamında camiye götürülüyor, gitmek istemeyen çocuklar ayrımcılığa maruz kalma endişesi yaşıyor. Bu gibi projeler kültürler, inançlar ve kimlikler arasındaki eşitlik mesafesini derinleştiriyor, kesinlikle karşıyız” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesi, eğitimin daha da dinselleştirilmesi tartışmalarını alevlendirdi. Öğrencilerin adeta Diyanet’e tesliminin önünü açan proje kapsamında çocuklar camilere götürülerek, dini  bilgiler veriliyor.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı ve Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin Dede, dinselleşen eğitime ve bunun Alevileri nasıl etkileyeceğine dair PİRHA’ya konuştu.

    “ÇOCUKLAR ZORLA CAMİLERE GÖTÜRÜLÜYOR”

    Erdoğan Sevin, ÇEDES kapsamında hiçbir pedagojik eğitimi, bilgisi olmayan vaizler veya imamlar tarafından çocuklara değerler adı altında bir takım dini bilgiler verildiğine dikkat çekti.
    Çocukların okullardan alınıp camilere götürüldüğünü, gitmek istemeyen çocukların mobbinge maruz kaldığını belirten Sevin, “Oraya gitmek istemeyen çocuklar var, adeta bir mobbing uygulanıyor notları kırılır veya ayrımcılığa uğrar diye. Öğretmenler de baskı altında. Çocukları göndermiyorum diyemiyor, dediklerinde haklarında soruşturma başlatılıyor. Bu uygulama ülkeye bir yarar getirmez. Oraya giden imam ne öğretebilecek çocuklara? Mezar maketini koyuyorlar, cenaze duasını öğretiyorlar. Bırakın bunu aileler öğretsin. Kesinlikle karşıyız” dedi.

    ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRI

    ÇEDES ve benzeri asimilasyon aygıtlarıyla Sünni fikriyatın dayatılmak istendiğini, bunun da insanlar arasında ayrışmaya neden olacağına işaret eden Sevin, Alevi kurumlarına çağrıda bulunarak şunları söyledi:

    “ÇEDES gibi projeler kültürler, inançlar ve kimlikler arasındaki mesafeyi genişletir. Aleviler olarak ülkenin huzuruna katkı sağlayacak her türlü işin yanındayız ama ÇEDES gibi programlarla öğrencilerimizi bölmek, inançlarımızı, kimliklerimizi bölmek gibi bir yolla ülkenin birliği sağlanamaz.

    Aleviler ülkenin laiklik çimentosudur. Bugün Cumhuriyet değerlerini, laiklik ilkesini en iyi benimseyen kesim Alevilerdir. Birbirimizi ayrıştırmak yerine birbirimizle gönül köprüsü kurmak zorundayız. Bu konuda Alevi kurum ve örgütlerinin daha duyarlı olması, bu projeye karşı kendisini göstermesi gerekir.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO
    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO
    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO
    > ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO
    > ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevilere yönelik asimilasyon ve inkar politikasıdır’- VİDEO
    >‘ÇEDES, Türk ve Sünni Müslüman çocuk tipini yaratma projesi; insan haklarına aykırı’– VİDEO
    >‘AKP, ÇEDES projesiyle toplumsal cehaleti, biatı okullarda aşılamak istiyor’-VİDEO 
    > ‘ÇEDES’le toplum kandırılıyor, Siyasal İslamcılar tarihin en büyük ayıbını yapıyor’ -VİDEO 
    > ‘ÇEDES gibi projeler ile bir nesil mahvediliyor’-VİDEO 
    >‘ÇEDES ile amaç bütün okulları imam hatipleştirmek’ -VİDEO
    >‘Hükümet, okullara imam atayarak süreci dönüştürüyor, kadrolaşma yapıyor’-VİDEO
    > ‘İmamlar, laik eğitimi ortadan kaldırmak için okullarımıza gönderiliyor’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması tamamen Alevileri asimile etme politikasıdır’-VİDEO

  • Erdoğan Sevin Dede: Birbirimizin Xızır’ı olalım-VİDEO

    Erdoğan Sevin Dede: Birbirimizin Xızır’ı olalım-VİDEO

    PİRHA-Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı ve Baba Mansur Ocağı’ndan Erdoğan Sevin Dede, Xızır Ayı’na dair PİRHA’ya konuştu. 6 Şubat depremlerinde Alevi toplumunun depremzedelerin Xızır’ı olduğunu vurgulayarak, yaraların sarılması için dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

    Xızır ayı Aleviler için kutsaldır; kurtarıcıyı, bolluğu, bereketi, barışı, sevgiyi ve baharı müjdeler. Xızır günlerinde pirler talipleriyle buluşur, cem erkânları kurulur.

    Xızır orucu tarihleri Anadolu ve Mezopotamya’nın çeşitli bölgelerinde değişiklikler gösterse de ocak ayının sonlarından itibaren başlayarak Şubat ayı ortalarına kadar devam eder. Oruçlar bazı yörelerde 7 gün tutulur. Dersim yöresinde köy ve ocaklara göre değişkenlik göstererek 4 farklı haftaya yayılır. Bu tamamen coğrafi şartlar ve pirlerin talipleriyle buluşabilmesiyle ilgili bir durumdur.

    Xızır orucu gece yarısından itibaren başlar ve akşam gün batımına kadar devam eder. Xızır oruçlarıyla beraber sadece bir yıl geride kalmaz, aynı zamanda bütün canlılar açısından oldukça zorlu geçen kış şartları da yavaş yavaş sona ermeye başlar.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, Xızır’ın anlam ve önemine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Sevin, Xızır ayının Alevi inancının en önemli kutsal günlerinden biri olduğunu belirterek, “15 Ocak, 15 Şubat tarihleri arası bir ay süreyle Xızır ayıdır. Bu ayda Alevi coğrafyasında yaşayan Aleviler geçmişten günümüze gelen o gelenekleriyle dört hafta süresince 3 ya da 5 gün oruç tutarlar. Oruçlarını bitirdikten sonra da perşembeyi cumaya bağlayan akşam da cem yapılır. Geçmişten geleceğe daima bizim sığındığımız o yüce dağlar gibi bir mekandır. Tıpkı yine geçmişten günümüze akan Munzur suyu gibi bir kutsal ırmaktır. Bizim her zara, zora, dara düşürdüğümüzde çağırdığımız bir değerdir Xızır” dedi.

    6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçtiğini vurgulayan Sevin, şunları söyledi:

    “O depremlerde aileler birçok varlıklarını kaybettiler. Bu depremden sonra gerek Türkiye’de gerekse Avrupa’daki Alevi kurumlarımız gerçekten çok büyük bir gayret gösterirler. Büyük kampanyalar açtılar. Gıda, kıyafet topladılar. Ayrıca parasal yardımda bulundular. Düzenlenen etkinliklerle katkıda bulundular. Ve bütün bunların büyük bir bölümü cemevleri üzerinden yürüdü.

    “DEPREM BÖLGESİNDEKİLERE EN BÜYÜK DESTEK ONLARIN XIZIRI OLMAKTIR”

    Xızır’dan bahsederken Xızır dar günün dostudur, dara, zora düşenin yardımına koşandır. Deprem bölgesinden diğer illerimize taşınan ve buralara gelen insanlara bizim yapacağımız en büyük destek onların Xızırı olmaktır. Bütün bunların üstesinden gelmek birlik ve beraberlik içerisinde bunların derdine derman olmaktır. Onlara yardımcı olmaktır. Sağ olsunlar birçok insan bunu başarıyla yerine getirdi ve özellikle cemevlerimiz üzerinde de bu destekler iyi sağlandı.”

    Anadolu topraklarında yaşayan bütün kimliklerin, inançların kültürlerin hatta siyasi anlayışların, barış, huzur ve dostluk içerisinde birlikte yaşamalarını Xızır ayında Hak’tan niyaz eden Erdoğan Sevin Dede, “Biz bu topraklarda hep beraber yaşamak zorundayız. Biz bu topraklarda acılar yaşadık. Aleviler olarak acı günler yaşadık, yakıldık, kesildik, bir sürü sıkıntı gördük. Bizim yaşadığımız bu sıkıntılara rağmen bundan sonra bizim çocuklarımızın, torunlarımızın bunları yaşamaması lazım. Bunu yaşamamaları için de daima hoşgörü kültürünü aşılamaları lazım. Çünkü gelecekte de Aleviler, Sünnilerle, Sünniler, Alevilerle, Türkler, Kürtlerle, Lazlar, Çerkezlerle yani bu coğrafyada yaşayan her kimlik ve inanç beraber yaşamak zorundadır” diye konuştu.

    Tüm toplumun insan olma paydasında buluşması çağrısında bulunan Erdoğan Sevin Dede, “Birbirimize karşı hakkımızı hukukumuzu doğru kullanmaktır. Sen inanıyorsan ben de inanıyorum. Senin siyasi anlayışın varsa benim de siyasi anlayışım var. Senin kimliğin varsa benim de kimliğim var. O zaman biz bunları birbirimize karşı silah olarak değil, barışın güvencesi olarak iletmemiz lazım ki bundan sonra bu coğrafyada acılar olmasın. Bozatlı Hızır cümlesinin yar ve yardımcısı olsun” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin Cemevi aşurelerini paylaştı- VİDEO

    Mersin Cemevi aşurelerini paylaştı- VİDEO

    PİRHA- Muharrem orucunun bitmesinin ardından Mersin Cemevi’nde aşure paylaştırıldı. Lokma paylaşımında konuşan Pir Hasan Kılavuz, dünyadaki açlık, susuzluk ve savaşlara değinerek bunların da Kerbela olduğunu belirtti.

    Muharrem Orucu’nun bitmesiyle birlikte birçok cemevi aşurelerini pay etmeye devam ediyor. Mersin Cemevi’nde İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbeng ile aşureler paylaştırıldı. Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyişlerle semah dönüldü.

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz konuşma yaptı. Kılavuz, Kerbela’nın günümüzde de yaşadığını vurgulayarak şunları söyledi; “Günümüzün gerçeklerine de Aleviler gözlerine açmalıdır. UNİCEF raporlarına göre günde 800 çocuk susuzluktan ölüyor. Dünyadaki susuzluk, açlık ve yoksulluğa dikkat çeken Pir Hasan Kılavuz, bunların da birer Kerbela olduğunu ifade etti. Dünyada savaşlar, kavgalar var ve insanlar Kerbela’yı yaşıyorlar. Bunlara da dur demek lazım ve gözlerimizi kapatmamamız lazım”

    Kılavuz’un ardından Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan birer konuşma yaptı.
    Konuşmaların ardından aşureler paylaşılırken, Gani Pekşen ve Mercan Erzincan tarafından deyişler seslendirildi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de aşureler pay edildi- VİDEO

    Mersin’de aşureler pay edildi- VİDEO

    PİRHA- Haçova Kültür Derneği Muharrem orucunun sona ermesiyle vesilesiyle hazırladığı aşureleri paylaştı.

    Aleviler’in 12 gün boyunca tuttuğu Muharrem (Yas-ı Kerbela) Orucu’nu tamamlanmasının ardından aşure kazanları kaynamaya başladı. Haçova Kültür Derneği tarafından pay edilen aşure lokmasına Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, HDP İl Yönetimi, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Haçova Kültür Derneği Başkanı Hasan Aşkın, aşureleri depremde hayatını kaybeden insanlara adadıklarını söyledi.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbengin ardından aşureler pay edildi.

    MERSİN/ PİRHA

  • Cumartesi Anneleri Ermeni aydınları sordu: 24 Nisan Ermeni halkının Galatasaray’ıdır-VİDEO

    Cumartesi Anneleri Ermeni aydınları sordu: 24 Nisan Ermeni halkının Galatasaray’ıdır-VİDEO

    106. yılında Ermeni Soykırımı’nda kaybedilenleri anan kayıp yakınları, 24 Nisan’ın Türkiye’de gözaltında kaybetmelerin başlangıcı olduğunun altını çizdi. Geçmişin insan hakkı ihlallerindeki inkar ve cezasızlığın bugünün adalet krizine neden olduğunu vurgulayan Cumartesi Anneleri, yüzleşme ve hesaplaşma çağrısı yaptı. 

    Cumartesi Anneleri 839. hafta eylemlerini, 106. yılında Ermeni Soykırımında kaybedilenleri andı. Türkiye’de gözaltında kaybetmelerin tarihinin 24 Nisan olduğunu vurgulayan kayıp yakınları, geçmişin ağır insan hakkı ihlallerinin bugüne etki ettiğini kaydetti.

    Kayıp yakınları Covid-19 salgını nedeniyle online açıklama yaptı. İlk olarak söz alan Rober Koptaş, 1915’te kaybedilenlerin Türkiyeli, Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı Ermenilerin aydın sınıfı olduğunu belirtti. Başlayan tehcir ve katliamların aydınlardan sonra tüm hızıyla devam ettiğini belirten Koptaş “Gözaltında öldürülenlerin hiçbirinin mezarları bulunmadı, mezar taşı olmadı ve bu katliamın, bu soykırımın emrini verenlerin cezasız kaldığı bir siyasi iklim Türkiye’de gelişti” dedi.

    Ermeni aydınların İstanbul’da gözaltına alınma tarihi olan 24 Nisan’ın Cumartesi’ye denk geldiğine dikkat çeken Koptaş, “24 Nisan, Ermeni halkının Galatasaray’ı” vurgusu yaptı.

    “SAĞLIKLI BİR YÜZLEŞME VE HESAPLAŞMA YAŞANMADI”

    Gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Aysel Ocak ise, “Kaybedilen Ermeni aydınar gerçeğiyle sağlıklı bir yüzleşme ve hesaplaşma yaşanmadığından bu topraklarda gözaltında kaybetmeler devam etti. 24 Nisan, bu topraklarda gözaltında kaybetmelerin başlangıcıdır” dedi ve kaybedilen Ermeni aydınları andı.

    “NAZİLERİN 7 HAZİRAN, TÜRKİYE’NİN İSE 24 NİSAN KAYBETME TARİHİDİR”

    839. haftanın basın metnini Sevinç Koçak okudu. 106 yıl önce evlerinden gözaltına alınıp bir daha geri dönemeyen İstanbullu Ermeni aydınları anan Koçak, “24 Nisan vesilesi ile bir kez daha hatırlatıyoruz; uluslararası literatürde toplu kaybetmelerin başlangıcı olarak Nazilerin 7 Nisan 1941 tarihli ‘Gece ve Sis’ isimli operasyonu kapsamında yapılan kaybetmelere işaret edilir. Aslında 24 Nisan 1915 tarihinde İstanbul’da Ermeni aydınların gözaltına alınarak kaybedilmesi toplu kaybetmelerin başıdır, başlangıcıdır” dedi.

    Geçmişin suçlarını örten inkar ve cezasızlık döngüsünün bugün yaşanan ağır adalet krizinin de temelini oluşturduğunun altını çizen Koçak, “Kaç yıl geçerse geçsin tüm kayıplarımız gibi Ermeni aydınları da hakikat ve adalet mücadelemizde yaşatacağız. Unutturmaya karşı hatırlamayı, inkara karşı hakikati, cezasızlığa karşı adaleti savunmayı sürdüreceğiz. Kayıplarımızdan ve 140 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekanımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    NE OLMUŞTU?

    24 Nisan 1915 gecesi İttihat ve Terakki hükümetinin İçişleri Bakanı Talat Bey’in emriyle İstanbul Emniyeti tarafından bir operasyon başlatıldı. Operasyonu İstanbul Emniyet Müdürü Bedri Bey yönetti. Siyasi Şube Müdürü Mustafa Reşat Bey839. hafta, kayıyönetiminde önceden hazırlanan “Tutuklanacak Ermeni’ler Listesi”ne göre polisler gece yarısından sonra insanları evlerinden “ifadeniz var bir saat içinde geri döneceksiniz” diyerek götürdü.

    24 Nisan 1915’de başlatılan bu operasyon kapsamında İstanbul’un çeşitli semtlerinde gözaltına alınan ve içlerinde milletvekili, yazar, şair, avukat, doktor, gazeteci, eczacı, müzikolog, yayıncı, siyasetçi olan bu aydınlar Ermeni toplumunun en saygın isimleri, kanaat önderleriydi. Gözaltına alınanlar önce semt karakollarına oradan da Sultanahmet’teki Merkez Cezaevi’ne nakledildiler. 25 Nisan 1915 tarihinde Cezaevi Müdürü İbrahim Bey nezaretinde ve güvenlik güçleri eşliğinde özel bir trenle yola çıkarıldılar.

    Tutuklular önce tren sonra at arabalarıyla Ayaş ve Çankırı’ya sevk edildiler. Daha sonraki günlerde İstanbul’da devam eden tutuklamalarla Çankırı’ya getirilenlerin sayısı 158 kişiye, Ayaş’a getirilenlerin sayısı 92 kişiye çıktı.

    Gözaltına alındıkları andan itibaren başlarına geleceklerden hükümetin sorumlu olduğu bu insanlardan 174’ü bir mezar taşları bile olmadan yok edildiler. Devletin gözetimi altındayken yok olan bu insanların akıbetleri kayıtlara firar ettikleri ya da serbest bırakıldıkları şeklinde geçti. Onların hakikati resmi tarihten düşürüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Mersin’deki Dersimliler Derneği’nden aşure lokması

    Mersin’deki Dersimliler Derneği’nden aşure lokması

    PİRHA- Mersin’deki Dersimliler Derneği aşure lokmasını pay etti. 

    Yas-ı Muharrem orucunun tamamlanması sonrası Aleviler, Aşure lokmasını paylaşmaya devam ediyor. Mersin’de yaşayan  Dersimliler dernek binasında aşure  lokması  pay etti.

    Dernek  binasında  gerçekleşen lokmaya, Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede, İnanç Kurulu Yönetim Kurulu üyesi  Kazım Açıktepe, İnanç Kurulu Yönetim Kurulu üyesi Baki Erdoğan MESİAD Başkanı Hasan Engin, İşadamı Mustafa Güler ve Dersim Derneği  üyeleri ve çok sayıda can katıldı.

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Dede Erdoğan Sevin’in gülbang okumasının ardından Mersin Cemevi İnanç Kurulu’ndan Dede Kazım Baran’ın seslendirdiği deyişlerle Mersin Cemevi’nden kadın canlar semah döndü.

    Dersimliler Dernek Başkanı Hasan Tanrıkut, “Her yıl geleneksel olarak  aşure lokmamızı pay ediyoruz. Kerbela’dan bugüne  kadar Aleviler baskı ve zulümle  karşı karşıyadır. Lokma paylaşımına katılan tüm canlarımıza teşekkür ediyoruz. Hızır yardımcınız  olsun. Lokmanız  kabul  olsun” diye  konuştu.

    PİRHA/MERSİN