Etiket: eren odabaş

  • PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın tahliyesine karar verildi-VİDEO

    PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın tahliyesine karar verildi-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş’ın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında Odabaş’ın tahliyesine karar verildi.

    Marmara 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş’ın duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya, Eren Odabaş’ın eşi ve ailesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş katıldı.

    “BEN TEDAVİ OLMAK İSTİYORUM, ÖLMEK İSTEMİYORUM”

    Hasta tutuklu Eren Odabaş mahkeme savunmasında şunları söyledi:

    “Ben herhangi bir örgütün üyesi değilim. Ben kanser hastasıyım, sigortalı çalışıyorum ama kendimi anlatamadım. 3 buçuk 4 aydır buradayım. 6 Şubat 2024 tarihinde Çağlayan Adliyesi önünde bir olay yaşanmış ve tutuklandım. Savcı tutuklandıktan sonra hukuki ve fiili bir bağlantım olmadığını söyledi. Benim tahliye olmam gerekiyordu ama tahliye olmadım. 6 yıl boyunca dışarda gezdiğim bir dosyada tutuklu olduğum bir dosyaya dönüştü. Ben tutuklanmadan 15 gün önce aynı savcılık tarafından ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verilmiş. 15 gün içerisinde ne değişti de ben örgüt üyesi oldum? Ben 2018 yılından beri kanser tedavisi görüyorum. Ben tedavi olmak istiyorum ölmek istemiyorum. Ben sakat kalmak istemiyorum. Uzvumun kesilme ihtimali var. 107 gün olmuş ben hala tedavi olamadım.

    “MEKTUBU BENİM YAZMIŞ OLMA İHTİMALİM VAR AMA HATIRLAMIYORUM”

    Mektubu benim yazmış olma ihtimalim var hatırlamıyorum ama video ve ‘Halk Okulu’ denen belge ile benim bir alakam yok. Rojda’yı 2016 yılında sürekli mahkemeye git gel yaptığım için o sıralardan tanıyorum. Öncesinde bir tanışıklığımız yok.

    “4 AYDIR KIZIMI FOTOĞRAFINDAN SEVİYORUM”

    Ben fiilen PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisiyim ve mahallede de tanınan biriyim birileri benim ismimi kullanmış. Benim örgütle bir bağlantım yok, benim yaşama sebebim her şeyim kızım. Ben gece gündüz kızıma iyi bir hayat, gelecek verebilmek için çalışıyorum. Ben hem tedavi hem kızımın durumu 16 aylık bebek 4 aydır baba sevgisinden yoksun. Ben 4 aydır kızımı fotoğrafından seviyorum. Ben tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Üzerime atılan suçların hiçbirini kabul etmiyorum.”

    AVUKAT DANACI: MÜVEKKİLİN BERAATİNİ VE TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUM

    Avukat Görgün Danacı ise mahkeme savunmasında şunları dile getirdi:

    “Müvekkil hakkında hiçbir makul şüphe olmamasına rağmen şüpheli sıfatıyla dosyada yer almıştır. Evde yapılan arama işlemi tamamen hukuka aykırı bir arama. Yapılan tüm işlemler hukuka aykırıdır. TEM tarafından hazırlanan rapor açıkça hukuka aykırıdır. Şüphe uyandıracak durumda olmamasına rağmen müvekkil Çağlayan’da gerçekleşen olay üzerine tutuklanıyor. Fiili bir gizlilik hali devam ediyor diye düşünmeye başladık bu dosya ile ilgili. Eren Odabaş ile ilgili suç isnat edilecek bir şey yok dosyada. Tamamen masumiyet karinesi ayaklar altına alınmış. Soruşturmayı yürüten savcı Eren Odabaş’ın tutuklanmadan 15 gün önce ‘kovuşturmaya yer yok kararı’ vermiştir. Bu karar tıpkı Berk Ercan ve İrem Kıvrak ile yapılan soruşturmada da verilmesi gerekiyordu. Müvekkil yumuşak doku kanseridir ve bu sebeple tahliye edilmelidir. Hayati risk olmasından kaynaklı ameliyat olamayışı, tamamen sağlık hakkına erişiminin engellenmesi bu hukuksuzlukların yanında müvekkile ağır bir işkenceyi de getirmiştir. Müvekkilin tutuklu yargılanması hukuksuzdur. Kaçma şüphesi, hakkında yakalama, gözaltı olmamasına rağmen müvekkil evinden gözaltına alınmıştır. Ceza Muhakemesi ilkeleri ve Ceza Muhakemesi kanunu bu dosyada tamamen ihlal edilmiştir. Müvekkilin beraatini ve tahliyesini talep ediyorum.”

    Savcı tutukluğa devam edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti ise Eren Odabaş’ın tahliyesine karar verdi. Duruşma 10 Kasım’a ertelendi. Mahkeme ayrıca Odabaş’ın yurt dışına çıkışını yasakladı ve adli kontrol kararı verdi.

    “BU TÜR YARGILAMALAR HUKUK DEVLETİ OLMA İLKELERİNİ ZEDELEYEN BİR ŞEYDİR”

    Duruşma sonrası yapılan açıklamada konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Bizi en iyi tanıyan yaptığımız işleri en iyi bilen emniyet teşkilatıdır. Bizim bütün çalışmalarımız göz önündedir. Dolayısıyla bu konularda bir suç isnat edilirken çok daha dikkat edilmesinde yarar var. Herhangi bir olayla başka bir olayı birbirine karıştırmamak gerekir. Bu tür yargılamalar hukuk devleti olma ilkelerini zedeleyen bir şeydir. Biz her şeye herkese rağmen devletimizin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın duruşması yarın; eşinden dayanışma çağrısı-VİDEO

    Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın duruşması yarın; eşinden dayanışma çağrısı-VİDEO

    PİRHA – Marmara 1 No’lu Cezaevi’nde bulunan Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş’ın eşi Özge Kar, eşinin tahliye edilmesi gerektiğini belirterek, 23 Mayıs Perşembe günü görülecek duruşmaya duyarlı herkesi davet etti. Avukat Görgün Danacı da, “Davanın 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmasıyla birlikte, usule uygun hiçbir işlemin yapılmadığını söyledi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Marmara 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş için Beyoğlu’nda bulunan dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya tutuklu yakınları ve İHD yönetimi destek verdi. Toplantı’nın gerçekleştiği salona “Eren Odabaş serbest bırakılsın” dövizi asıldı.

    Toplantıda ilk olarak söz alan Avukat Görgün Danacı, 6 Şubat 2024 tarihinde Çağlayan Adliyesi’nde yapılan saldırı sonuncunda Eren Odabaş’ın gözaltına alındığını ve sonrasında tutuklandığını hatırlattı. Odabaşı’nın gözaltına alınmasının herhangi bir delilin olmadığını ifade eden Avukat Danacı, kararın hukuksuz olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “İkamet ettiği adreste arama yapıldı ve çeşitli eşyalarına el konuldu. Ancak, davanın 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılmasıyla birlikte, usule uygun hiçbir işlemin yapılmadığını ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirtilen ilkelerin hiçbirine uyulmadığını tespit ettik. Dosyada ileri sürülen her şey hukuka aykırı olarak elde edilmiştir.”

    “EŞİM OTURAMIYOR”

    Ardından söz alan Eren Odabaş’ın eşi Özge Kar, eşinin cezaevinde yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekti. Eşi ile gün içinde yaptığı görüşmede eşinin oturamadığını aktaran Kar, “Aynı zamanda koltuk altında da lenflerinde büyüme var. Bu belirtileri doktorlara ilettiğimde, hastalığın ilerlediğini ve yayıldığını söylediler. Eşim 2018’den beri bu tümörle mücadele ediyor ve 2020’de nüksetti. Bu nedenle ilaç tedavisi aldı, ancak yan etkiler nedeniyle tedavisi kesildi. Şu anda yeniden tedaviye başvurmak zorunda kaldı, ancak tutuklandı” dedi.

    “DURUŞMAYA ÇAĞRI”

    Eşinin duruşmasının 23 Mayıs’ta olduğunu belirten Kar, herkesi davet ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Her hafta adliyeye gidip dilekçe veriyorum. Eşimin sağlık durumunun ciddiyetini ve bu koşullarda tedavi olamayacağını belirtiyorum. 105 gündür tutuklu ve sonunda, 90. gün civarında hastaneye sevk edilmesine karar verildi. Bu sevkin, yapılan hak ihlallerinin kapatılması için aceleyle yapıldığını düşünüyorum. İstanbul yerine Ankara Şehir Hastanesi’ne gönderileceği söylendi, ancak bu da gerçekleşmedi. Lenflerinden biyopsi alınması gerektiği söylendi, ancak üç aydır hala yapılmadı. Eşimin tedavi hakkı açıkça engelleniyor ve tahliye edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hem hayati hem de hukuki açıdan bu gereklidir. Ayrıca, dışarıda kalan çocuklarımız da bu durumdan olumsuz etkileniyor. Çocuklarımız pedagoga gitmek zorunda kalıyor. Eşimin tahliye edilmesini ve bir an önce sağlığına kavuşmasını istiyorum. Son olarak, yarın 23 Mayıs Perşembe günü saat 14.45’te İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmamıza dayanışma için herkesi davet ediyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi: Eren Odabaş’ın bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz-VİDEO

    PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi: Eren Odabaş’ın bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yönetim Kurulu, 10 Şubat’ta tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Eren Odabaş’ın bulunduğu hapishane koşullarından kaynaklı tedavisi yapılamadığı için sağlığı zarar görmektedir. Cemevi yöneticimiz Eren Odabaş’ın bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz” denildi.

    10 Şubat’ta tutuklanmadan önce agresif fibromatozis (yumuşak doku tümörleri) tedavisi gören ve tedavi hakkının sağlanması için tahliyesini talep eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş, Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden Silivri Hapishanesi’ne sevk edildi. Hasta tutuklu Eren Odabaş’ın duruşması 23 Mayıs’ta saat 14.45’te İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yönetim Kurulu ve Eren Odabaş’ın eşi Özge Kar, PSKAD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı. Açıklamayı PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş okudu.

    “EREN ODABAŞ, HUKUKİ OLMAYAN GEREKÇELERLE TUTUKLU”

    Eren Odabaş’ın hukuki olmayan gerekçelerle şubat ayından beri tutuklu olduğunu belirten Ferhat Aktaş, “Kanser hastası olan Eren Odabaş’ın bacağında oluşan tümör ve kalp rahatsızlıklarından dolayı hayati riski bulunmaktadır. Eren Odabaş, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nin teşhisi sonrasında tedavisine başlaması gerekirken tutuklama ve sürgün sevklerden dolayı ilaçlarına bir türlü başlayamamıştır. Eren Odabaş’ın bulunduğu hapishane koşullarından kaynaklı tedavisi yapılamadığı için sağlığı zarar görmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak cemevi yöneticimiz Eren Odabaş’ın tahliye edilmesini istiyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hasta tutuklu cemevi yöneticisi Eren Odabaş, Silivri Hapishanesi’ne sevk edildi

    Hasta tutuklu cemevi yöneticisi Eren Odabaş, Silivri Hapishanesi’ne sevk edildi

    PİRHA-10 Şubat’ta tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş, Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden Silivri Hapishanesi’ne sevk edildi. Odabaş, tutuklanmadan önce agresif yumuşak doku tümörleri tedavisi görüyordu. 

    10 Şubat’ta tutuklanmadan önce agresif fibromatozis (yumuşak doku tümörleri) tedavisi gören ve tedavi hakkının sağlanması için tahliyesini talep eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş, Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden Silivri Hapishanesi’ne sevk edildi.

    Hasta tutuklu Eren Odabaş’ın duruşması 23 Mayıs’ta saat 14.45’te İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Özge Kar, eşi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “YAŞADIĞI HAK İHLALLERİNİN ÜSTÜNÜ KAPATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Eren Odabaş’ın İstanbul’da tedavisinin sağlanması için yaptıkları başvurunun cezaevi yönetimi tarafından kabul edilmediğini belirten Özge Kar, “Cezaevi yönetimi bize Ankara Şehir Hastanesi’nin imkanları yeterli dedi. Şimdi de duruşmasına yakın bir zamanda Silivri’ye sevk edildi. Eren’in görüşüne gittiğimde bana ’14 kez hastaneye sevkim vardı ama beni 7 kez hastaneye götürdüler. Bu sevk ile birlikte yaşadığım hak ihlallerinin üstünü kapatmaya çalışıyorlar’ dedi. Eren’in Silivri’ye sevk edilmesiyle birlikte hasta tutukluların cezaevinde tedavi edilemeyeceği görülmüş oldu” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 632. F Oturması eyleminde, cemevi yöneticisi Odabaş’ın tahliyesi istendi-VİDEO

    632. F Oturması eyleminde, cemevi yöneticisi Odabaş’ın tahliyesi istendi-VİDEO

    PİRHA-İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, F oturması eyleminde bu hafta PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi yöneticisi hasta mahpus Eren Odabaş’ın sağlık durumuna dikkat çekerek, serbest bırakılmasını istedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla 632. hafta F Oturma eylemini yaptı.

    Bu hafta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş’ın sağlık durumu kamuoyu ile paylaşıldı. Komisyon adına açıklamayı İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin okudu. Keskin’in okuduğu açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bu hafta; halen Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde (YGC) tutulan hasta mahpus, Eren Odabaş’ın durumunu paylaşıyoruz. Hasta mahpus Eren Odabaş; bacağında oluşan Desmoid Tümör ve kalp sinyal bozukluğu ya da kalp iletim bozukluğu da denen ve kalbin her an durma riski taşıması anlamına gelen Uzun QT Sendromu (LQTS) hastası olup, tedavisi devam ederken 10 Şubat 2024 tarihinde tutuklanmıştır. Bu süreçte rutin kontrol ve tedavileri kesilmiş, bu durum hastalıklarının hızla ilerlemesine ve hayati riske neden olmuştur.

    “ODABAŞ’IN YAŞAMI RİSK ALTINDA!”

    Hakkında somut bir delil olmadığı ve sadece bir gizli tanık ifadesine dayanılarak tutuklandığı belirtilen Eren Odabaş; 2016 yılından bu yana bacağındaki tümör nedeni ile tedavi görmekte olup, son BT raporunda; lenflerinde (koltukaltı ve kasıklarda) nodül büyümesi, tümörde büyüme ve aynı bölgede kemik büyümesi görüldüğü ve hayati riskinin olduğu belirtilmiştir. Tedavisi Çapa Onkoloji Ana Bilim Dalı’nda yürütülen Odabaş, tutuklandıktan sonra Sincan’a gönderilmiş, İstanbul dışında bir hapishaneye sevk edilmiş olması ve hastane değişikliği, tedavi sürecinin kesilmesine neden olmuştur.

    “YETKİLİLERİ GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ”

    Ankara Şehir Hastanesi Onkoloji hekimleri ile Ankara Tabip Odası hekimlerinin değerlendirmesine göre Eren Odabaş’ın, ilk teşhisi koyan merkezde tedavi görmesi gerekiyor. Ancak İstanbul’a getirilmesi talebi halen kabul edilmedi. Sağlık durumundan dolayı; Eren Odabaş’ın adli kontrol uygulanarak tutuksuz yargılanması veya İstanbul’da bir hapishaneye getirilmesi yönündeki taleplerinin acilen değerlendirilerek kabul edilmesi, sağlık ve yaşam hakkının korunabilmesi bakımından hayati önemdedir. 632. F Oturması kapsamında bu hafta; Hasta mahpus Eren Odabaş ve bütün hasta mahpusların serbest bırakılarak sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz.

    “EŞİM KEYFİ NEDENLERLE TUTUKLU”

    Açıklamanın ardından konuşan Eren Odabaş’ın eşi Özge Odabaş, “Eren beraat ettiği iddialarla tekrardan tutuklandı. Aynı iddiaları tekrar tekrar daha ne kadar önümüze getirecekler bunu merak ediyorum.” diyerek duruma tepki gösterdi. Odabaş, devamında şunları dile getirdi:

    “Eşimin sağlık durumu kötüye gidiyor. Ağrıları başladı, oturamıyor, yatamıyor. Tümörün üstüne oturamadığı için ortopedi doktoru ‘cezaevinde kalamayacağı uygundur’ görüşü belirtti. Bunun peşine heyete çıkılmasına karar verildi. Fakat tam iki haftadır heyet raporu bekliyoruz. Cezaevinde kalamayacağına dair  Çapa onkolojinin Mart’ta verdiği bir rapor var. Bu tümör nadir bir tümördür ve ilk merkezde tedavisi devam etmelidir. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak eşimin tahliye edilmesi acil ihtiyaçtır. Zaten hukuki olarak da ihtiyacımız olan budur. Hukuki olarak baktığımızda eşimin şu anda hiç gözaltına alınmamış, 88 gündür hiç içeride kalmıyor olması gerekirdi. Fakat ne yazık ki hukuk bu şekilde işlemiyor. Tamamen keyfi kararlarla şu anda tutuklu. Bu nedenle acilen tahliyesini talep ediyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Koçyiğit, kanser hastası cemevi yöneticisi Eren Odabaş’ın durumunu Meclis gündemine taşıdı

    Koçyiğit, kanser hastası cemevi yöneticisi Eren Odabaş’ın durumunu Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA-DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 9 Şubat’ta tutuklanan kanser hastası olan PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin Adalet Bakanlığı’na soru önergesi verdi. Koçyiğit, “Eren Odabaş, sağlık durumunun ciddiyetine rağmen neden tutuklu yargılanmaktadır?” diye sordu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi yöneticisi aynı zamanda kanser hastası olan Eren Odabaş, 6 Şubat’ta gözaltına alınıp, 9 Şubat’ta tutuklandı.

    DEM Parti Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kanser hastası olan PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin Adalet Bakanlığı’na soru önergesi verdi.

    “EREN ODABAŞ DERHAL TAHLİYE EDİLMELİDİR”

    Koçyiğit, soru önergesinin gerekçesini şöyle açıkladı:

    “Hasta tutuklu Eren Odabaş, burada da sağlık hizmetlerine erişiminde sorunlar yaşanmaktadır. Cezaevinden hastaneye sevklerinde de sıkıntılar yaşanmış olup, Eren Odabaş gözaltına alındığı tarihinden itibaren tedavi alamamıştır. Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Hekimi ve İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü hekimlerinin sırasıyla 12 ve 14 Mart tarihlerinde vermiş oldukları raporlarda, hasta tutuklu Eren’in hayati risk altında olduğu belirtilmiştir. Onkoloji ve Kardiyoloji alanlarında uzmanların yakın takibi gerekmekte olup, nadir bir tümör cinsi nedeniyle tedavisine İstanbul Üniversitesi’nde devam edilmesi önem arz etmektedir.

    Eren Odabaş’ın avukatı, hasta tutuklunun güneş dahi görmeyen hücrede tutulduğunu belirtmiştir. Bu durum, Eren Odabaş’ın başta sağlık hakkı olmak üzere ulusal ve uluslararası sözleşme ve yasalarla garanti altına alınmış insan haklarının ve tutuklu haklarının açık bir şekilde ihlal edildiğini göstermektedir. Sağlık hakkı, insan onuruna yakışır bir şekilde korunmalı ve hiçbir koşul altında ihlal edilmemelidir. Eren Odabaş’ın sağlık durumu, cezaevi koşulları ve talepleri göz önüne alındığında, derhal tahliye edilmesi ve gerekli tıbbi tedavinin sağlanması gerekmektedir.”

    “EREN ODABAŞ’IN NEDEN GEREKLİ TIBBİ TEDAVİYE ULAŞMASI SAĞLANMAMAKTADIR?”

    Önergede, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a cevaplaması üzere şu sorular yöneltildi:

    -Eren Odabaş, sağlık durumunun ciddiyetine rağmen neden tutuklu yargılanmaktadır?

    -Eren Odabaş’ın neden gerekli tıbbi tedaviye ulaşması sağlanmamaktadır?

    -Eren Odabaş’ın avukatının belirttiği gibi, cezaevi koşullarında güneş dahi görmeyen hücrede tutulmasının ulusal ve uluslararası mevzuat ve insan hakları açısından meşruiyeti nedir?

    -Eren Odabaş’ın tıbbi raporları, hayati risk altında olduğunu açıkça belirtmektedir. Bu durumda, neden acil tıbbi tedavi sağlanmıyor ve hastanın tahliye edilmesi için neden adımlar atılmıyor?

    -Adalet Bakanlığı, Eren Odabaş’ın durumuyla ilgili olarak ne tür önlemler almayı planlıyor ve hasta tutukluların haklarına saygı gösterilmesi için ne gibi adımlar atılacaktır?

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kanser hastası cemevi yöneticisi Eren Odabaş, hapishanede kötü koşullarda tutuluyor
    -Avukat Görgün Danacı: Eren Odabaş kanser hastası, tahliye edilmesi gerekiyor – VİDEO

  • Avukat Görgün Danacı: Eren Odabaş kanser hastası, tahliye edilmesi gerekiyor – VİDEO

    Avukat Görgün Danacı: Eren Odabaş kanser hastası, tahliye edilmesi gerekiyor – VİDEO

    PİRHA – İstanbul’daki evinden gözaltına alınıp 10 Şubat’ta tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın avukatı Görgün Danacı, Odabaş’ın kanser hastalığı dolayısıyla güneş dahi görmeyen hücrede tutulmasının ağır insan hakları ihlali olduğunu belirtti. Av. Danacı, Odabaş’ın tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi yöneticisi aynı zamanda kanser hastası olan Eren Odabaş, 6 Şubat’ta gözaltına alınıp, 9 Şubat’ta tutuklandı.

    Tutuklanmadan önce agresif fibromatozis (yumuşak doku tümörleri) tedavisi gören Odabaş, tedavi hakkının sağlanması için tahliyesini talep ediyor. Odabaş şu anda Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.

    Eren Odabaş’ın avukatı Görgün Danacı, Odabaş’ın sağlık durumu, cezaevi koşulları ve taleplerini PİRHA’ya anlattı.

    “EREN ODABAŞ’IN SAĞLIK HAKKINA ERİŞİMİ TAMAMEN ELİNDEN ALINDI”

    Avukat Görgün Danacı, Eren Odabaş’ın tutuklanmasına yaptıkları itirazların sonuçsuz kaldığını söyleyerek, yasaların belirttiği şartlara aykırı bir karar olduğunu dile getirdi. Danacı, Eren Odabaş’ın sağlık durumuna değinerek şunları dile getirdi:

    “Müvekkilim 2018’den beri kanser tedavisi görüyor, vücuduna çok kolay yayılan yumuşak doku diye tanımlanan bir kanser hastalığı var. Ve bununla ilgili tedavisinin devam etmesi gerekiyor ama ne yazık ki müvekkilimin hem bu hukuksuz tutuklama kararının yanında sağlık hakkına erişimi de tamamen elinden alındı.

    “KULLANDIĞI KANSER İLAÇLARI CİDDİ BİR NABIZ DÜŞÜKLÜĞÜ OLUŞTURUYORDU”

    Eren Odabaş’ın hayati sorunları vardı. Çünkü kullandığı ilaçlar, özellikle kanser ilaçları ciddi bir nabız düşüklüğü oluşturuyordu. Bu ölüm tehlikesi de yaratıyordu. Buna rağmen tedavisi engelleniyor. Neyse ki şimdi yanına iki kişi daha getirdiler. En azından ağırlaştığı durumda haber alabileceğimiz birileri var. Ama onun dışındaki İstanbul’a nakil talebi hala karşılanamadı. Bizler de defalarca sağlık raporlarını mahkemeye sunduğumuz halde müvekkilin tahliyesi bu aşamaya kadar gerçekleşmedi.”

    “ÖNCELİKLİ OLARAK TAHLİYE EDİLMESİ GEREKİYOR”

    Eren Odabaş’ın ve ailesinin taleplerine değinen Danacı, “Öncelik olarak sağlık hakkına kavuşabilmesi için tahliye edilmesi gerekmekte. Ortada zaten müvekkilin suçlu olduğuna dair bir delil bulunmamaktadır. Müvekkil ailesiyle birlikte yaşamakta, eşine, çocuğuna bakmakla yükümlü, bir buçuk yaşında bir bebeği var. Ve ayrıca böyle bir sağlık problemiyle uğraşmaktadır. Bu yüzden öncelikli olarak tahliye edilmesi gerekiyor” dedi.

    “ODABAŞ’IN GÜNEŞ DAHİ GÖRMEYEN HÜCREDE TUTULMASI AĞIR İNSAN HAKLARI İHLALİDİR”

    Danacı, Odabaş’ın kaldığı cezaevi koşullarının sağlık durumuna tehdit oluşturduğunu da belirterek şöyle devam etti:

    “Ayrıca bir kanser hastasının da böyle bir cezaevinde neredeyse havalandırma hakkının tamamen elinden alındığı, güneş dahi göremediği bir hücrede, cezaevi koşullarında kalmasının çok daha ağır bir insan hakları ihlali olduğunu düşünüyoruz. Bu tip cezaevlerinin de en kısa zamanda ortadan kaldırılmasını, insan haklarına uygun bir yapıya ulaşması gerektiğini düşünüyoruz.”

    NE OLMUŞTU?

    Eren Odabaş, İstanbul Adliyesi’ne 6 Şubat’ta düzenlenen saldırının ardından açılan soruşturma kapsamında İstanbul’daki evinden gözaltına alındı.
    Odabaş, hakimlikteki ifadesinde, failleri tanımadığını, hem kendisinin hem babasının kanser tedavisi gördüğünü, ayrıca çok yoğun çalıştığını ve bahsi geçen kişilerle görüşmediğini söyledi. Kullandığı şirket aracının güzergahlarına bakılmasını talep etti.
    Odabaş 9 Şubat’ta tutuklandı. Önce Marmara (Silivri) Cezaevine götürüldü. Kısa süre sonra da Ankara’daki Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevine sevk edildi. Tutuklanmasının ardından işten çıkarıldı.
    Eren Odabaş, bağımsız hekime muayene olmak talebiyle avukatı aracılığıyla Ankara Tabip Odası’na ve Türk Tabipleri Birliği’ne başvurdu.
    Tedavi hakkının sağlanması için yaptığı tahliye başvurularının yanı sıra hem eşi ve 1 yaşındaki kızının yaşadığı hem de tedavisinin sürdüğü İstanbul Tıp Fakültesine erişim açısından İstanbul yakınındaki bir cezaevine sevk edilmek üzere de dilekçe verdi.

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Kanser hastası cemevi yöneticisi Eren Odabaş, hapishanede kötü koşullarda tutuluyor

    Kanser hastası cemevi yöneticisi Eren Odabaş, hapishanede kötü koşullarda tutuluyor

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş, 10 Şubat’ta tutuklandı. Eşinin hapishanede insanlık dışı şartlarda kaldığını dile getiren Özge Kar, “Kanser hastası ve kalbinde nabız düşüklüğü, aort kökünde genişleme olmasına rağmen eşim tutuklandı. Eşim Silivri’de kalıyordu bir anda dosyanın kalabalık olduğu bahanesiyle Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sürgün edildi” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş, tedavi hakkının sağlanması için tahliyesini talep ediyor.

    Tutuklanmadan önce agresif fibromatozis (yumuşak doku tümörleri) tedavisi gören Odabaş, şu anda Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.

    Eren Odabaş’ın eşi Özge Kar, PİRHA‘ya konuştu.

    “KANSER HASTASI OLDUĞUNU BİLMELERİNE RAĞMEN TUTUKLANDI”

    Eşinin 6 Şubat tarihinde gözaltına alınıp 10 Şubat’ta tutuklandığını söyleyen Özge Kar, “Emniyette ve savcılıkta sordukları tek şey Çağlayan’a saldırı yapanları tanıyor musunuz ve saldırıyı nereden duydunuz sorularıydı. Saldırı yapanları tanımadığını ve olayı haberlerden duyduğunu söylemesine, bakmakla yükümlü bir ailesi olduğunu bilmelerine ve kanser hastası ve kalbinde nabız düşüklüğü, aort kökünde genişleme olmasına rağmen eşim tutuklandı. Eşim Silivri’de kalıyordu bir anda dosyanın kalabalık olduğu bahanesiyle Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sürgün edildi” dedi.

    “İNSANLIK DIŞI ŞARTLARDA KALIYOR” 

    Eşinin hapishanede insanlık dışı şartlarda kaldığını dile getiren Özge Kar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Tek başına kalırken banyoda nabzı düşüyor ve gardiyanlar tarafından bulunuyor. Ardından 3 kişilik yere alınıyor ama 3 kişilik yerde de şikayetleri geçmeyip artmış. Üstelik tümörün bulunduğu bölgedeki yoğun ağrısından dolayı uyuyamıyor ve hareket alanı dar olduğundan dolayı da bacağı çok ağrımakta. Hastaneye sevki ise görüşe denk geldiği için kendisiyle görüşemedim. Sabah hastanede işi bitmesine rağmen akşama kadar beklendi ve görüşümüz yaptırılmadı. 5 Mart Salı günü hastane randevusu vardı ancak götürülmedi. Daha sonra açık görüş gününün sabahı gardiyanlar gelip hastaneye gideceksin demiş ancak eşim gitmiyorum deyince başka bir gün kalmamış gibi görüş günü olan haftaya cuma götüreceğiz demişler.”

    NE OLMUŞTU?

    Eren Odabaş, İstanbul Adliyesi’ne 6 Şubat’ta düzenlenen saldırının ardından açılan soruşturma kapsamında İstanbul’daki evinden gözaltına alındı.

    Odabaş, hakimlikteki ifadesinde, failleri tanımadığını, hem kendisinin hem babasının kanser tedavisi gördüğünü, ayrıca çok yoğun çalıştığını ve bahsi geçen kişilerle görüşmediğini söyledi. Kullandığı şirket aracının güzergahlarına bakılmasını talep etti.

    Odabaş 9 Şubat’ta tutuklandı. Önce Marmara (Silivri) Cezaevine götürüldü. Kısa süre sonra da Ankara’daki Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevine sevk edildi. Tutuklanmasının ardından işten çıkarıldı.

    Eren Odabaş, bağımsız hekime muayene olmak talebiyle avukatı aracılığıyla Ankara Tabip Odası’na ve Türk Tabipleri Birliği’ne başvurdu.

    Tedavi hakkının sağlanması için yaptığı tahliye başvurularının yanı sıra hem eşi ve 1 yaşındaki kızının yaşadığı hem de tedavisinin sürdüğü İstanbul Tıp Fakültesine erişim açısından İstanbul yakınındaki bir cezaevine sevk edilmek üzere de dilekçe verdi.

    Cihan BERK/İSTANBUL