Etiket: erenler cemevi

  • Katliamın 39. yılında Alevi kurumları Maraş’ta yaşamını yitirenleri anacak

    Katliamın 39. yılında Alevi kurumları Maraş’ta yaşamını yitirenleri anacak

    PİRHA-Alevi kurumları, Maraş Katliamı’nın 39. yılında yaşamını yitirenleri anmak için Maraş’a gidiyor. Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde gerçekleşecek anma panel ve söyleşilerle devam edecek. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu öncülüğünde katliamın 39. yılında Maraş’a giden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Demokratik Alevi Dernekleri, Alevi Dernekleri Federasyonu ve Alevi Vakıflar Federasyonu’nun bulunduğu Alevi kurumları yaşımını yitirenleri anacak.

    21 Aralık’tan itibaren Maraş’ta olacak kurumlar, Elbistan, Nurhak, Pazarcık ve Narlı’ya gidecek. Alevi kurumları panel ve söyleşilerin gerçekleşeceği anmada 23 Aralık günü Erenler Cemevi’nde bir araya gelecekler.

    Yapılan açıklamada, “39 yıl önce Maraş’ta Alevilerin oturduğu mahallerde yapılan katliam sonucu yüzden fazla canımız katledildi. Binlerce insan yaralandı. Üzerinden 39 yıl geçmesine rağmen katiller bulunmadı. Bulunması için bugüne kadar asla caba sarf edilmedi. Biz aleviler üzerinden 39 yıl geçmesine rağmen talebimiz ve taleplerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Taleplerimiz dile getirmek katliamı lanetlemek canlarımızı anmak için biz Alevi örgütleri olarak 23 Aralık’ta saat 11.00 de Maraş’ta Erenler Cemevi’nde olacağız” denildi.

    Anma için İstanbul’da araç kaldırılacağı bildirildi. (HABER MERKEZİ)

  • Erenler Cemevi kütüphanesine ilgi büyük-VİDEO

    Erenler Cemevi kütüphanesine ilgi büyük-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi, 2010 yılından beri zengin kütüphanesiyle halka hizmet vermeye devam ediyor. 

    Haberin Videosu

    Erenler Cemevi kütüphanesi 2010 yılında yazar Ümit Kaftancıoğlu’nun oğlu  Dr. Ali Naki Kaftancıoğlu’nun desteğiyle biraz da yapılan bağışlarla kurulmuş. Kurulduğu günden beri aktif olan kütüphaneye ziyaretçiler de oluyor.

    Lise öğrencilerinin ders çalışmak için geldiği kütüphaneye çevreden kitap okumak isteyenler, araştırma yapmak isteyenler de gidebiliyor.

    İmece usulüyle kurulan kütüphaneye kitaplar gelmeye de devam ediyor. Kitaplar kayıt yapılarak dışarıya da verilebiliyor. Ayrıca cemevinin genel sekreteri olan Yavuz Selçuk kitap bağışı için de çağrıda bulundu. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Veliler de öğretmenlerle birlikte bu eğitim sistemine karşı mücadele etmeli’-VİDEO

    ‘Veliler de öğretmenlerle birlikte bu eğitim sistemine karşı mücadele etmeli’-VİDEO

    PİRHA-Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nda “Eğitim sistemi nereye gidiyor?” adıyla panel düzenlendi. Panele konuşmacı olarak katılan Eğitim-Sen 7 Nolu Şube Başkanı Özlem Tolu ve Avukat Efkan Bolaç, gerici eğitim sistemine karşı öğretmenlerin ve velilerin hep birlikte mücadele etmeleri gerektiğini vurguladılar.

    Haberin Videosu

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı konferans salonunda “Eğitim sistemi nereye gidiyor?” konulu panel düzenlendi.

    Moderatörlüğünü Eğitim-Sen İstanbul 7 Nolu Şube Örgütlenme Sekreteri Eren Ertin’in yaptığı panele konuşmacı olarak Eğitim-Sen 7 Nolu Şube Başkanı Özlem Tolu ve Avukat Efkan Bolaç katıldı.

    Katılımın yoğun olduğu panelde açılış konuşmasını Erenler Cemevi gençliğinden Sevtap Amagur yaptı. Eğitimciler ve eğitim şehitleri adına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.

    Ardından kısa bir konuşma yapan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, geç kalmış olan bu panelin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu kaydetti.

    Ardından söz alan moderatör Eren Ertin, tablonun he zamankinden daha karanlık bir tablo olduğunu belirterek OHAL ve KHK’lere karşı çıkarak içinde bulunulan karanlığın dağıtılması gerektiğine vurgu yaptı.

    EĞİTİMDEKİ 5 TEMEL SORUN

    Ertin’in ardından söz alan Eğitim-Sen 7 Nolu Şube Başkanı Özlem Tolu, eğitimle ilgili beş temel sorunu belirlediklerini söyleyerek bu sorunları şöyle sıraladı:

    -Eğitim emekçilerinin iş ve yaşam koşulları
    -Eğitim yatırımlarına bütçe
    -Müfredat
    -Sınav sistemi
    -Okul öncesi eğitim

    “EĞİTİM SİSTEMİ HİÇBİR ZAMAN LAİK OLMADI”

    Hükümetin eğitim politikalarındaki tercihi ve bunları tüm itirazlara rağmen dayatmalarının toplumun geleceğini tehdit ettiğini ifade eden Tolu, hükümetin eğitim sisteminde sürekli yapmaya çalıştığı şeyin eğitimdeki laikliği bozmak olmadığını, zaten eğitim sisteminin hiçbir zaman laik olmadığını kaydetti.

    “ÇOCUKLAR BİAT KÜLTÜRÜYLE YETİŞTİRİLİYOR”

    Eğitim sisteminde birden bire yapılan değişikliklerin aslında planlı ve programlı bir şekilde yapıldığına dikkat çeken Tolu, TEOG’un ardından getirilen yeni sisteme de değindi.

    Yeni sistemde sadece bir grubun sınava girerek düzeyi iyi okullara gönderileceğini, geri kalanların ise adrese dayalı sisteme göre evine en yakın okula gönderileceğini ve evlere en yakın okulların da İmam Hatipler ve Meslek liseleri olduğunu kaydeden Tolu, çocuklarını İmam Hatiplere göndermek istemeyenlerinse özel okullara mecbur bırakıldıklarını ve şuanki eğitim sisteminde çocukların biat kültürüyle yetiştirildiğini belirtti.

    “EĞİTİM TEK BAŞINA ÖĞRETMENLERİN İŞİ DEĞİL”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın çeşitli vakıflarla imzaladığı protokollere de değinen Tolu, devlet okullarında sınıflara İHH’ya yardım toplamak amacıyla kumbaralar koyduklarını, zaten okula 2 lirayla gelen öğrencilerden bunun 1 lirasını o kumbaralara atmalarını istediklerini ve buna karşı çıkan öğretmenlere de soruşturma açtıklarını vurguladı.

    Bu İHH projesinde “Vicdanlı insanların vicdanına seslenerek kendi gemilerini yürütüyorlar” diyen Tolu, eğitimin tek başına öğretmenlerin işi olmadığını, velilerin de öğretmenlerle birlikte bu sisteme karşı mücadele etmeleri gerektiğini ifade etti.

    “EĞİTİM SİSTEMİ YAPBOZA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ”

    Tolu’nun ardından söz alan Avukat Efkan Bolaç, OHAL rejiminde kırmızı çizgi denilen tüm çizgilerin üstüne defalarca basarak geçtiklerini belirtti. Hükümetin kendi istediği yasaları geçirmek için meclisi baypas ettiğini ifade eden Bolaç, eğitim sisteminin tam anlamıyla yapboza dönüştürüldüğünü ve cahilin ferasetine güvenerek bir sistem oluşturulmaya çalışıldığını kaydetti.

    “OHAL REJİMİ OLAĞAN HALE GETİRİLDİ”

    Bu sistemde hukuki olarak hiçbir şey yapılamayacağını söyleyen Bolaç, gerici eğitim sistemine karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini, OHAL rejiminin olağan hale getirildiğini ekledi.

    Panelin ardından sanatçı Vedat Baran’ın katıldığı bir müzik dinletisi gerçekleştirildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • BEDAŞ Erenler Cemevi’ni taciz etmeye devam ediyor-VİDEO

    BEDAŞ Erenler Cemevi’ni taciz etmeye devam ediyor-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi’nin elektrik sözleşmesinin abonman hanesinde cemevi yazıyor ancak ibadethane olarak değil ticarethane olarak geçiyor kayıtlarda. PİRHA’ya konuşan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, BEDAŞ’ın hala mahkeme kararlarını tanımadığını söyledi. Kesme olayının ardından BEDAŞ’ın 2 kez yazılı ihtarda bulunduğunu söyleyen Selçuk, haftada iki kere icradan arayarak tacizde bulunduklarını kaydetti.    

    Haberin Videosu

    İstanbul/Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi 2015 yılından beri BEDAŞ ile davalı. Cemevinin elektrik faturaları ödenmediğinden dolayı BEDAŞ cemevini icraya vermiş, cemevi yönetimi ise karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetimi en son cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle dava açmıştı. Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti. Ancak mahkeme kararlarına rağmen BEDAŞ cemevine ihtar göndermeye devam ediyor. Konuya ilişkin bilgi veren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, BEDAŞ’ın mahkeme kararlarını tanımadığını kaydetti.

    “TACİZDEN VAZGEÇMİŞ DEĞİLLER”

    Mahkemenin verdiği tedbir kararına göre mahkeme sonuçlanıncaya kadar BEDAŞ’ın cemevinin elektrikleriyle ilgili hiçbir işlem yapamayacağını belirten Selçuk, BEDAŞ’ın bu kararı tanımayarak sık sık mesaj yoluyla taciz ettiklerini ve kesmeye geldiklerini ifade etti. Selçuk, BEDAŞ’ın en son cemevinin elektriklerini kesmeye geldiği günü şöyle anlattı: O gün ben burada değildim ama gelmişler kesmeye. Arkadaşımız mahkeme kararını getirmek için gitmiş, o gelene kadar elektriği kesmişler. Yani kararı görmeden elektriği kesmişler. Arkadaşımız da hem başkanımızı aramış, hem diğer insanlara haber vermiş. görüşmeler falan yapıldı, buraya gelen insanlar tarafından sert bir tepki gösterildi. Yarım saat kadar sonra elektriği geri bağladılar. Bağladılar ama hala tacizden vazgeçmiş değiller.

    “HAFTADA 2 KERE İCRADAN ARIYORLAR”

    Kesme olayının ardından BEDAŞ’ın 2 kez yazılı ihtarda bulunduğunu söyleyen Selçuk, haftada iki kere icradan aradıklarını, ‘Durumunuz ne oldu, borcu ne yapacaksınız?’ şeklinde tacizde bulunduklarını kaydetti.

    “BÜTÜN CEMEVLERİNİN BU DAVAYA SAHİP ÇIKMALARI LAZIM”

    Bu dava sonuçlanınca sadece Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi’ne değil Türkiye’deki bütün cemevlerine emsal teşkil edeceğini ifade den Selçuk, “Karar verilirken sadece bizim cemevimiz yönünden karar verilmiş değil, bütün cemevleri yönünden karar verilmiş. Bütün cemevlerinin bu davaya sahip çıkması lazım” dedi.

    “İŞYERİ OLARAK YAZILMIŞ”

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Erenler Cemevi’nin elektrik sözleşmesinin abonman hanesinde cemevi yazdığını belirten Selçuk, aynı zamanda iş yeri olarak yazıldığını da ekledi.

    “BEDAŞ’IN BİR DAVRANIŞI DİĞERİNİ TUTMUYOR”

    BEDAŞ’ın bir davranışının diğerini tutmadığını da ifade eden Selçuk, kendilerine gelen mesajlarda BEDAŞ’ın aydınlatma ile diğer elektrik giderlerini ayırma gibi bir çalışmaları olduğunu, elektrik faturalarının aydınlatma kısmının bundan sonra alınmayacağı anlamı çıktığını da kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • BEDAŞ hukuk tanımıyor; bir kez daha Erenler Cemevi’nin elektriğini kesmek istedi

    BEDAŞ hukuk tanımıyor; bir kez daha Erenler Cemevi’nin elektriğini kesmek istedi

    PİRHA- BEDAŞ’ın hukuk tanımazlığı devam ediyor. Mahkemenin “Dava sonuçlanıncaya kadar BEDAŞ hiç bir işlem yapamaz” tedbir kararına rağmen BEDAŞ, İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Cemevi’nin elektriklerini kesme girişimini sürdürüyor. BEDAŞ, cemevine ihtarname gönderdi. 

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı “Aleviliğin ibadethane yeri olan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması” istemiyle dava açmıştı.

    Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti.

    Ancak BEDAŞ bu kararı tanımayarak cemevine sürekli “Elektrikleriniz kesilecektir, borcunuzu ödeyin” şeklinde ihtarlar göndermeye devam ediyor. Ağustos ayında BEDAŞ cemevinin elektriklerini kesmeye gelmiş, önce kesmiş ardından oradaki halkın tepkileri sonucu tekrar açmıştı.

     

    Bugün ise BEDAŞ yine mahkemenin “Dava sonuçlanıncaya kadar BEDAŞ hiç bir işlem yapamaz” tedbir kararına rağmen  İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Cemevi’nin elektriklerini kesme girişimini sürdürdü. BEDAŞ, cemevine ihtarname gönderdi.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı BEDAŞ’a tepki göstererek, “Yeter artık BEDAŞ hukuk tanımazlıktan vazgeç! Tacizden vazgeç” ifadesini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erenler Cemevi yönetimi BEDAŞ hakkında suç duyurusunda bulunacak

    Erenler Cemevi yönetimi BEDAŞ hakkında suç duyurusunda bulunacak

    PİRHA-Mahkeme kararına rağmen BEDAŞ’ın Erenler Cemevi’nin elektriklerini kesmeye gelmesine karşı Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı yönetimi tarafından BEDAŞ hakkında suç duyurusunda bulunulmaya karar verildi. 

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı “Aleviliğin ibadethane yeri olan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması” istemiyle dava açmıştı.

    Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti.

    Ancak BEDAŞ bu kararı tanımayarak cemevine sürekli “Elektrikleriniz kesilecektir, borcunuzu ödeyin” şeklinde ihtarlar göndermeye devam etmişti. Geçtiğimiz Çarşamba günü BEDAŞ cemevinin elektriklerini kesmeye gelmiş, önce kesmiş ardından oradaki halkın tepkileri sonucu tekrar açmıştı.

    Geçtiğimiz gün haftalık olağan yönetim kurulu toplantısını yapan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı, hukuk tanımaz tutumundan dolayı BEDAŞ hakkında suç duyurusunda bulunmaya ve buna ilişkin yoğun katılımlı bir basın açıklaması yapmaya karar verdi.

    “MAHKEMENİN KARARINI YOK SAYARAK SUÇ İŞLEMİŞLERDİR”

    Konuya ilişkin ajansımıza bilgi veren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Emin Yılmaz avukatlarının BEDAŞ ile görüşmelerinin devam ettiğini belirtirken BEDAŞ’ın tutumunu da eleştirdi. Yılmaz “Mahkemenin tebliğ kararına rağmen BEDAŞ’ın elektriği kesmeye gelmesi hukuksuzluktur. Kararı yok saymaktır. Dolayısıyla suç işlemişlerdir” dedi. (HABER MERKEZİ)

    emin yılmaz
    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Başkanı
  • Tepki ve direnme sonucu Erenler Cemevi’nin elektrikleri geri açıldı

    Tepki ve direnme sonucu Erenler Cemevi’nin elektrikleri geri açıldı

    PİRHA-Danıştay’ın verdiği karara rağmen BEDAŞ’ın Erenler Cemevi’nin elektiriklerini kesmeye gelmesi halkın tepkisi ve direnmesi sonucu engellendi.

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın “Aleviliğin ibadethane yeri olan  cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması” istemiyle dava açılmıştı.

    Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak Cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti.

    Ancak BEDAŞ bu kararı tanımayarak cemevine sürekli “elektrikleriniz kesilecektir, borcunuzu ödeyin” şeklinde ihtarlar göndermeye devam etmişti.

    Bugün ise Danıştay’ın Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması yönünde verdiği kararı tanımayarak cemevinin elektriklerini kesmeye gelen BEDAŞ tepki ve direnme sonucu elektrikleri geri açmak zorunda kaldı. Konuya ilişkin Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Emin Yılmaz sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.

    Yılmaz, Facebook hesabından yaptığı açıklamada “Elektriklerimiz hukuk tanımaz bir biçimde kesildi. Gerekli görüşmeler, tepki ve direnmeler neticesinde elektriklerimiz tekrar bağlandı.”

    BEDAŞ’ın hukuk tanımaz tutumuna karşı mücadelelerinin devam edeceğini belirten Yılmaz, ayrıca BEDAŞ hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını da kaydetti. (HABER MERKEZİ)

  • BEDAŞ’ın Erenler Cemevi’nin elektriğini kesmesi engellendi

    BEDAŞ’ın Erenler Cemevi’nin elektriğini kesmesi engellendi

    PİRHA- Danıştay’ın, İstanbul’da Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet tarafından ödenmesine ilişkin kararı yok sayılarak bugün cemevinin elektrikleri kesilmek istendi. BEDAŞ, elektriği kesmek için cemevine polis eşliğinde geldi. 

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın “Aleviliğin ibadethane yeri olan  cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması” istemiyle dava açılmıştı.

    Açılan davada İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın talebini yerinde bularak Cemevlerinde ibadet yapıldığını belirterek elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanmasına karar vermişti.

    Ancak BEDAŞ bu kararı tanımayarak cemevine sürekli “elektrikleriniz kesilecektir, borcunuzu ödeyin” şeklinde ihtarlar göndermeye devam etmişti.

    Bugün ise BEDAŞ cemevinin elektriklerini kesmek için cemevine polis eşliğinde geldi. Gelen bilgilere göre cemevindeki yetkililerin verdikleri tepki ve mahkeme kararını hatırlatmaları sonucu cemevinin elektrikleri henüz kesilmedi.  (HABER MERKEZİ)

  • Erenler Cemevi Genel Sekreteri Selçuk: Hükümet Danıştay’ın cemevi kararını tanımalı-VİDEO

    Erenler Cemevi Genel Sekreteri Selçuk: Hükümet Danıştay’ın cemevi kararını tanımalı-VİDEO

    PİRHA – Danıştay’ın Erenler Cemevinin elektrik giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması kararını değerlendiren Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk her şeyden önce böyle bir kararın Aleviler için bir kazanım olduğunu vurguladı.

    Haberin Videosu

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, Danıştay’ın Erenler Cemevinin elektrik giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması kararını PİRHA’ya değerlendirdi.

    KAYMAKAMLIK VE MÜFTÜLÜK MAHKEMENİN KARARINI TANIMADI”

    2015 yılında cemevine icra geldiğini belirten Selçuk, itiraz ederek icrayı durdurduklarını, sonrasında BEDAŞ’ın elektrikleri kesmek istediklerini buna karşı kendilerinin de karşı dava açtıklarını ve mahkemenin bir ara kararla ilk dava sonuçlanana kadar BEDAŞ’ın hiçbir işlem yapmaması kararını verdiğini belirtti.

    Mahkemenin verdiği tedbir kararına istinaden kaymakamlıktan ve müftülükten ödemelerin devletçe yapılması yönünde talepte bulunduklarını kaydeden Selçuk, kaymakamlığın ve müftülüğün cemevleri ibadethane olmadığı gerekçesiyle reddettiklerini ve kendilerinin idareye karşı ‘Cemevleri ibadethanedir’ diye dava açtıklarını ve bir yıl süren dava sonucunda 6. İdare Mahkemesi’nin verdiği kararla cemevlerinin ibadethane olduğuna hükmettiğini ifade etti. 6. İdare Mehkemesi’nin kararının da bütün inanç merkezleri için emsal bir karar olduğunu dile getiren Selçuk, idarenin bu karara da itiraz ederek davayı Danıştay’a götürdüğünü dile getirdi.

    “CEMEVLERİ BU KARARA SAHİP ÇIKMALI”

    Selçuk, Danıştay 13. Dairesi’nin sadece Ereneler Cemevi’nin değil bütün cemevlerinin ibadethane olduğunu onadığını belirtti. Bundan sonrasında cemevlerinin bu karara sıkıca sahip çıkmaları gerektiğinin altını çizen Yavuz Selçuk, hükumetin de bu kararı tanımasını istedi.

    “BEDAŞ SÜREKLİ TACİZ ETTİ”

    Dava sürecinde BEDAŞ ile çok sıkıntı yaşadıklarını, BEDAŞ’ın sık sık cemevinin elektriklerini kesmeye geldiğini söyleyen Selçuk “2015’ten bu yana 70, 75 tane mesaj yoluyla bizi taciz etti ‘Keseceğiz elektriklerinizi, icra getireceğiz, ödemezseniz şöyle olacak böyle olacak’ şeklinde. Her gün telefonla aradılar ‘Elektirik borcunuzu ödeyin’ diye. Her seferinde bunlara yargı kararına göre bir işlem yapamayacaklarını söylediğimiz halde bizi taciz ettiler” dedi.

    “YAPILANLAR UTANÇ VERİCİ” 

    Şu an toplanmış 161 bin küsur elektrik borcu gözüktüğünü ifade eden Selçuk, BEDAŞ’ın elektriklerini kaçak durumuna sokarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiklerini ve cezalı olarak faturaya yansıttıklarını kaydetti. “Her yönüyle hem bizi tanımadılar hem de yaptıkları her işte hile yoluna başvurdular” diyen Selçuk, bu yapılanların utanç verici bir şey olduğunu söyledi.

    “HAKLARDAN YARARLANMADA İNKAR EDİLİYORUZ”

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi Genel Sekreteri Yavuz Selçuk, Danıştay’ın verdiği emsal karara göre cemevlerinin artık elektrik faturası ödemesini durdurması gerektiğini, ödemiyorsa da dava açarak cemevlerinin ibadethane olduğu yönündeki emsal kararı göstererek haklarını aramaları gerektiğini belirtti. Aslında aranacak bir hak olmadığını var olan hakkın korunması gerektiğini vurgulayan Selçuk, “Biz eşit yurttaşlık çerçevesinde vergimizi ödüyoruz. Bütün vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getiriyoruz. Ama inanç konusunda ya da diğer haklardan yararlanma konusunda biz inkar ediliyoruz, ayrımcılığa uğruyoruz” dedi.

    “BU KARAR EMSALDİR”

    Sadece cami, cemevi ya da herhangi bir inanç merkezinin böyle bir hak için dava açması gerekiyorsa o ülkenin çok kötü bir durumda olduğunu söyleyen Selçuk, bunun çok kötü bir şey olduğunu ve Alevilerin bu kötülüğü en iyi bilen ve yaşayan topluluklardan olduğunu belirtti. Son olarak Selçuk şunları ifade etti:

    “Birlikten kuvvet doğar. Bu karar emsaldir. Her şeye rağmen bu karara sahip çıkmak lazım. Ayrıca bunu korumak, güçlendirmek için bütün cemevlerinin biraraya gelerek yeni yöntemler geliştirmesi lazım, yeni mücadele şekilleri geliştirmesi lazım. Bunu ileriye taşımak lazım. Bizim elimiz bir kere daha güçlenmiş durumda.” (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Vekil Tüm: Mahkeme kararı uygulansın ve cemevlerinin giderleri karşılansın!

    CHP’li Vekil Tüm: Mahkeme kararı uygulansın ve cemevlerinin giderleri karşılansın!

    CHP Balıkesir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, Danıştay’ın cemevlerinin elektrik giderleri devlet tarafından karşılansın” kararı sonrası, TBMM Başkanlığına kanun teklifi verdi.

    Danıştay 13. Dairesi, geçtiğimiz hafta AİHM içtihatlarına vurgu yaparak Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik giderinin devlet tarafından karşılanması istemiyle açtığı ve kazandığı dava kararını onadığını belirtmişti. CHP Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi vererek hükûmete konuya ilişkin acilen gereğini yapması yönünde çağrıda bulundu.

    “CEMEVLERİNİN FATURALARI DEVLET TARAFINDAN KARŞILANSIN” 

    Cemevlerinin elektrik ve su faturalarının devlet tarafından karşılanması amacıyla hazırladığı kanun teklifinin gerekçesinde Alevilerin Anayasanın ve uluslararası sözleşmelerin çeşitli hükümlerine rağmen, inanç özgürlüğü ve inanç temsiliyeti haklarından mahrum bırakıldığını ve kamu kaynaklarından eşit şekilde yararlanamadığını belirten CHP’li Tüm, hükûmetin Alevilerin inançlarını eşit ve özgürce yaşayabilmesini engellediğini ifade etti.

     

    “HÜKÜMET MEZHEPÇİ YAKLAŞIYOR” 

    CHP’li Tüm’ün kanun teklifinde şu gerekçeler yer aldı:

    “Bir din veya inanç grubunun ibadet yeri olarak gördüğü mekân hiçbir tartışma olmaksızın bir ibadethanedir ve Aleviler, cemevlerinde cem, cenaze hizmetleri, kırk yemekleri, lokma paylaşımı yaparak ibadet etmekte ve çeşitli kültürel faaliyetlerde bulunmaktadır. Cemevlerinin ‘ibadethane’ statüsü birçok ülkede resmen tanınmış olmasına rağmen, ülkemizde bu konuya ilişkin mahkeme kararlarına uyulmaması ve mezhepçi bir yaklaşımın benimsenmesi nedeniyle Aleviler en temel inanç özgürlüğü haklarından mahrum kalmaktadırlar. Öte yandan cemevlerinin yasal statüsü tanınmadığı için, yasal statünün getireceği mali istisnalardan da faydalanamamaktadırlar.

    En son Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın cemevlerinin elektrik giderinin devlet tarafından karşılanması için açtığı ve kazandığı davaya Esenyurt Kaymakamlığı itiraz etmiş ve Danıştay 13. Dairesi, AİHM içtihatlarına da vurgu yaparak oy çokluğuyla yerel mahkemenin kararını onadığını belirtmiştir. Yine AİHM bir süre önce Türkiye’yi, ‘cemevlerine ayrımcılık yaparak inanç özgürlüğünü ihlal etmekten’ mahkûm ettiği davada, Cem Vakfı’na toplam 54 bin 400 Euro tazminat ödenmesine karar vermiştir.”

    “DEVLET HER İNANCA EŞİT MESAFEDE DURMALI”

    Alevilerin asli ve nihai hedefinin sadece maddi taleplerin gerçekleştirilmesi olmadığını belirten CHP’li Tüm, kanun teklifinde şunları belirtti:

    “İşbu kanun teklifiyle, Danıştay’ın en son aldığı karar doğrultusunda, cemevlerinden alınan fatura ve vergilerin kaldırılması hedeflenmiş ve Alevilerin yaşadığı eşitsizliğin bir nebze de olsa giderilmesi amaçlanmıştır. Elbette Alevilerin inanç özgürlüğü açısından asli ve nihai hedef bu ve buna benzer mali taleplerin gerçekleştirilmesi değildir. Asıl hedeflenmesi gereken, devletin kısa vadede Anayasamızın gereği olarak her inanç grubuna eşit mesafede durması ve en nihayetinde bütün dinlerden, inançlardan, ibadethanelerden elini eteğini çekmesidir.”

    CHP’li Tüm, 2464 Sayılı Belediye Giderleri Kanunununda değişiklik yapan kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Ali Kenanoğlu: Erenler Cemevi kararı sevindirici ancak gerekçesi devletin makul gördüğü Aleviliktir

    Ali Kenanoğlu: Erenler Cemevi kararı sevindirici ancak gerekçesi devletin makul gördüğü Aleviliktir

    PİRHA – Esenyurt’da bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı İncirtepe’deki cemevinin elektrik giderlerinin diğer ibadethaneler gibi devletçe (Diyanet) karşılanması talebiyle açmış olduğu davayı kazandı ve dava Danıştayın onaylamasının ardından kesinleşti. Kararın gerekçesini oluşturan bölümde yer alan maddeler üzerine bir yazı kaleme alan HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, “Bu hususlar bizim başından beri itiraz ettiğimiz “’devletin Aleviliği’ ni teşkil eden hususlardır” dedi. 

    Esenyurt’da bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı İncirtepe’deki çemevinin elektrik giderlerinin diğer ibadethaneler gibi devlet tarafından karşılanması talebiyle açmış olduğu davayı kazandı ve karar Danıştay tarafından onaylanarak kesinleşti.

    “DEVLET BÜTÜN İNANÇLARDAN ELİNİ ÇEKMELİ”

    Bu kararı olumlu bulduğunu ve Cemevlerinin, Cami, Kilise, Havra ve Sinagog gibi giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını desteklediklerini söyleyen Kenanoğlu, “Laiklik ilkesi yürürlüğe girene kadar eşitliğin tesisi için bunu destekliyoruz, Laikliği ilke edinen bir toplum olarak nihai talebimiz, devletin bütün dinlerden inançlardan elini eteğini çekmesi ve ibadet ile ibadethaneleri sivil hayata terk etmesidir” dedi.

    Cemevlerinin bu kararla birlikte sonuçları itibariyle diğer ibadethanelere eşit statüde bir ibadethane kapsamında değerlendirilmesi yıllardır taleplerin arasında olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, “Ancak mahkeme kararında böyle mi diyor, yani Cemevleri, Camilerle, Kiliselerle, Havralarla ve Sinogoglarla aynı statüde mi değerlendiriliyor?” diyerek kararın gerekçesini oluşturan ve “Türk Milleti Adına” diye başlayan bölümde yazanları şöyle özetliyor:

    “Cemevinin ibadethane olarak nitelendirilmesi gerektiği, zira Cemevinde İslam dinin tasavvufi bir yorumu olan Alevi inancına mensup kişilerce, dini inançları çerçevesinde, kutsal amaçları doğrultusunda (diğer ibadethanelere altarnatif ve öncelik olmamak kaydıyla) maddi boyutu olmayan ve sadece manevi boyutu olan birçok ibadet yapıldığı, her hafta düzenli olarak, bazen dönemli ve dönemsiz olmak üzere her zaman cemaat şeklinde cem ibadeti yapıldığı, dualar edildiği, Allah ve bütün peygamberler ile peygamber soyu ve ev halkı anıldığı, salavat getirildiği, islami tevhide dayalı “deyiş” diye tanımlanan ilahiler söylendiği, kutsal amaçla semah dönüldüğü, Allah rızası gözetilerek kıyama, rükua varılarak secde edildiği, Kuran-ı Kerim okunduğu, Allah rızası için lokma ve aşure pişirilerek dağıtıldığı, kurbanlar kesilip yenildiği, hayır yemekleri verildiği, yoksulların doyurulduğu, oruç sonrası iftar yapıldığı, inançsal ve ahlaki eğitim verildiği, cenazelerin yıkandığı, cenaze namazı kıldırılarak kaldırıldığı, ve benzeri ibadetler yapıldığı.. “

    CEMEVİ ALEVİLERİN BİRİNCİL İBADETHANESİ OLARAK GÖRÜLMÜYOR

    Ali Kenanoğlu, bu mahkeme kararında dikkat çekici hususları ise şöyle vurguluyor:

    “Aleviliğin tanımı yapılmış ve Alevilik İslam dininin tasavvufi bir yorumu olarak kabul edilmiştir. Cemevlerinin Cami gibi diğer ibadethanelere alternatif olmadığı, Cemevinin diğer ibadethaneler karşısında öncelikli olmadığı; yani Alevilerin birincil ibadethanesi olmadığı söylenmiş. Cemevlerinde İslami ibadet tarzı olan; ilahiler okumak, kıyama, rükuya varmak, Secde etmek, Kuran-ı Kerim okumak, Cenazeleri yıkamak ve Cenazeleri namaz kıldırarak kaldırmak şeklinde ibadetler olduğu sıralanmıştır.”

    “MAHKEME KARARININ GEREKÇELERİNDE ALEVİLİK TANIMI YAPILMIŞ”

    Bu maddelerin “Devletin Aleviliği”ni teşkil eden hususlar olduğunu kaydeden Kenanoğlu, “Devletin makul gördüğü, olmasını istediği Aleviliktir. Devlet bize hep “Siz Müslümansınız ve birincil ibadethaneniz Camidir, Cemevi sizin tarikat haneniz, zikir hanenizdir demiştir. Alevilik islamın bir tasavvufi yorumudur tanımı ise Diyanet İşleri Başkanlığının Aleviliği bir mezhep dahi görmeyen yaklaşımının tezahürüdür” ifadelerini kullandı.

    “Bu mahkeme kararlarına sevindiklerini ancak mahkeme kararının gerekçesinin Alevilere asimilasyoncu Devlet zihniyetinin biçtiği dondur” diyen Ali Kenanoğlu, Alevi toplumunun da bunu böyle değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

  • Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı: Cemevlerinin giderleri bütçeden karşılanmalı – VİDEO

    Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı: Cemevlerinin giderleri bütçeden karşılanmalı – VİDEO

    PİRHA- İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı”nda geçtiğimiz günlerde 14. Danıştay kararıyla elektrik ve su giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması kararı üzerine birçok Alevi kurum temsilcisinin katılımı ile basın açıklaması gerçekleşti. Açıklamada cemevlerinin ve diğer inanç yerlerinin de giderlerinin bütçeden karşılanması gerektiği vurgulanarak zorunlu din derslerinin kaldırılması talep edildi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Danıştay 13. Dairesi’nin cemevlerinin ibadethane olarak resmen tanıması ve elektrik, su ve doğal gaz giderlerinin devlet tarafından karşılanmasına dair tarihi kararıyla ilgili Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Toplantıya, Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut, Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, DAD Avcılar Şubesi Yöneticisi Özgür Bulan, HDP Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman, HDP MYK Üyesi Ali Kenanoğlu, Cem Vakfı Başkanı Erdoğan Döner, Nurtepe Cemevi Başkanı Zeynel Şahan, Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz çok sayıda cemevi ve Alevi kurum yöneticisi katılarak destek verdi.

    Erenler Eğitim Ve Kültür Vakfı Başkanı Emin Yılmaz basın açıklamasını okudu. Cemevine CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle vakfın konuyu yargıya taşıması sonucu gelinen durum ve yargı kararlarına ilişki gerçekleştirilen açıklamada Erenler Vakfı’nın 1998 yılında kurulduğuna ve ibadet hizmetlerinin yanı sıra kültürel ve eğitim alanlarında da faaliyet yürüttüğü belirtildi.

    “HUKUKA AYKIRI BİÇİMDE CEMEVİNE İCRA GETİRİLDİ”

    BEDAŞ’ın Mart 2015 yılında borç ödenmediği gerekçesi ile hiçbir ihtar yapmaksızın ve hukuka aykırı olarak cemevine icra getirdiğini, ardından aboneliği iptal ettiğini belirten Ereneler Vakfı Başkanı Emin Yılmaz, “Bu iptale dayanarak fiilen enerji kesmeksizin elektrik kesme bildiriminde bulunulması akabinde kanuna karşı hile yolu kullanılarak kaçak elektrik kullanılmış gibi gösterip, kaçak kullanım işlemi yapmıştır. Faturalandırmalarını cezalı olarak yapmıştır. 16.04 2015 tarihinde Cemevimiz hakkın da icra takibi başlatmıştır. Kaçak kullanımdan dolayı suç duyurusunda bulunulacağı iletilmiştir” dedi.

    Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanununda “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” ibaresi yer almakta ibadethaneler de “toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme” dışın da herhangi bir şart belirtilmemektedir” diye konuşan Yılmaz, cemevleri, Alevi inancına mensup kişilerin dini inançları çerçevesinde ve kutsal amaçla ibadet ettiği yerlerdir” dedi.

    “CENAZELERİMİZİ HAZIRLAYACAĞIMIZ YER BULAMADIK”

    Alevilerin tarih boyu sayısız baskıya zulme ve kıyıma maruz kaldıklarının altını çizen Emin Yılmaz, yaşadıkları zorlukları şöyle sıraladı:

    “Gün oldu cenazelerimizi hazırlayacak mekan bulamadık. En temel hakkımız olan ibadetlerimizi bir suç gibi gizlice yapmak zorunda kaldık. Ötekileştirildik, asıldık, yakıldık. Ancak bunca baskı ve zulme karşın hiçbir zaman kıymadık ve kıyanlardan olmadık. Acılarımızı da ibadetlerimiz gibi sessiz yaşadık ve öfkemizin sağduyumuzu yenmesine izin vermedik.”

    İçinde bulundukları sistemin Alevileri görmezden geldiğini, buna karşı baskı ve zulme karşı susmayıp yollarından taviz vermediklerini belirten Yılmaz, “Canı pahasına “Dönen Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan” diyen Pirsultanlar, “İncinsen de incitme” diyen Hacı Bektaş-ı Veli’ler yetiştirdik” dedi.

    “CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANELERİDİR”

    “Günümüz Türkiyesin’de hala cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak, bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için bir hukuk mücadelesi vermek zorun da kalmak ülkemiz açısından çok acı” diyen Yılmaz, “Cami’ye, Mescid’e, Kilise’ye, Havra’ya, Sinegog’a tanınan hakkın; Cemevlerine tanınmaması mümkün değildir. Cemleri Alevilerin ibadethaneleridir” dedi.

    “BEDAŞ İLE YAŞADIĞIMIZ BU SORUN BASİT ELEKTİRİK SORUNU DEĞİLDİ”

    CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin yapmış olduğu keyfi  uygulamanın, Anayasaya, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve AİHM’nin kararına yürürlükte olan 6446 sayılı enerji piyasası kanununa açıkça aykırı olduğunu belirten Emin Yılmaz, “Vakfımızın CLK-BEDAŞ ile yaşadığı bu sorun basit bir elektrik sorunu olmadığını içinde bulunduğumuz 21. Yüzyılda kendi topraklarında ısrarla yok sayılmaya çalışılması ve bu sorunun yalnızca Vakfın değil tüm cemevlerini ve Alevi kurumlarını, insanlığı ilgilendirdiğini ifade etti.

    “CEMEVLERİNİN VE TÜM İNANÇ YERLERİNİN GİDERLERİ BÜTÇEDEN KARŞILANMALI”

    2015 tarihinde elektrik giderlerinin karşılanması için Esenyurt Kaymakamlığına başvuru yapıldığı ve yapılan başvurunun kabul edilmesinden sonra İstanbul 6.idare Mahkemesine 18.05.2015 tarih ve 2015/331 sayılı dosya ile dava açtıklarını söyleyen Yılmaz, dava sonucunu ise şöyle anlattı:

    “Yerel mahkemeye açtığımız dava 29.04.2016 tarih ve 2016/982 sayılı kararla cemevimizin elektrik giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nca ödenmesi yönünde karar vermiştir. İdare itiraz için Danıştay’a başvurmuştur. Danıştay 13. Hukuk Dairesi Yerel Mahkemenin kararını yerin de görerek onanmıştır. Danıştay’ın vermiş olduğu kararı memnuniyetle karşıladık” dedi.

    “ZORUNLU DİN DERSİ KALDIRILMALI”

    Alevi toplumunun ibadet yeri olan cemevlerinin resmiyet kazanmasını, cemevlerinin ve tüm inanç yerlerinin giderlerinin bütçeden karşılanması kararı doğrultusunda diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:

    “Zorunlu din derslerinin müfredattan kaldırılması, bütün inanç önderlerini yetiştirmesi için yasal düzenleme yapılmasını, eşit yurttaşlık ilkesi çerçevesin de toplumun her kesiminin barış, huzur, kardeşlik ve adalet ilkesi doğrultusun da kucaklanacağı, hakkın hukukun egemen olduğu bir Türkiye isteriz.”

    “HAKLARIMIZ İHLAL EDİLİYOR”

    Basın açıklamasında konuşan Alevi Vakıflar Federasyonu Başkanı Remzi Akbulut da, Danıştay’ın verdiği kararın sevindirici olduğunu belirtti. Akbulut, Ancak zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi birçok sorunun da hükümetin masasında beklediğini, bu sorunları hükümetin görmesi gerektiğini vurguladı.

    Nurtepe Cemevi Başkanı Zeynel Şahan ise 21.y yy’da yaşadığımız ülkede aydınlık beklerken, hakların ihlal edilmesinin üzücü olduğunu belirtti.

    Devletin asimilasyon politikalarının devam ettiğini vurgulayan Şahan, bütün cemevlerinin elektirik, su sorunlarının devam ettiğini belirtti.

    Danıştay’ın vermiş olduğu kararın sevindirici olduğunu söyleyen Zeynel Şahin, “Danıştay’ın verdiği kararlara sevinirken yeni açıklanan eğitim müfredatıyla yine Alevilere baskı devam etmektedir. Laik bir eğitim sistemi için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

    “MAHKEMELER VİCDANLARI RAHATLATACAK KARARLAR ALMIYOR”

    Türkiye’de adalet ekseninde bir sorun olduğunu söyleyen Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat da, “Bizi farklı bir eksene çekmeye çalışıyorlar. Açıklanan yeni eğitim müfredatıyla asimilasyonu hızlandırıyorlar” dedi.

    “Eşit yurttaşlık taleplerimiz devam edecek” diyen Fırat, “Mahkeme kararlarına uymak gerekiyor ancak bugünkü mahkemeler vicdanları rahatlatacak kararlar alamıyorlar. Tüm demokratik güçler bu yapılan zulme karşı tutum almak zorundadır” ifadesini kullandı.

    Celal Fırat, “Türkiye’deki Kızılbaş Alevilere hükümet bizim gibi yaşayacaksınız ve davranacaksınız mantığıyla yaklaşıyor. Ancak bizler tarihten bugüne kadar hiç bir iktidara boyun eğmedik bundan sonrada boyun eğmeyeceğiz. Mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

    (S.A-İS)-İSTANBUL

     

     

  • Tiyatro Bathonea’nın hazırladığı ‘Pir Sultan Abdal’ oyunu Esenyurt’ta izleyiciyle buluştu-VİDEO

    Tiyatro Bathonea’nın hazırladığı ‘Pir Sultan Abdal’ oyunu Esenyurt’ta izleyiciyle buluştu-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi, “Pir Sultan Abdal” adlı tiyatro oyununa ev sahipliği yaptı. Oyunun yönetmeni, oyuncuları ve çocuk izleyicileri oyuna dair görüşlerini PİRHA’ya anlattılar.

    Haberin Videosu

    İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Cemevi, Tiyatro Bathonea adlı tiyatro grubunun Pir Sultan Abdal isimli oyununa ev sahipliği yaptı. İlgiyle izlenen oyun adından da anlaşılacağı üzere Alevi yol önderlerinden Pir Sultan Abdal’ın hayatını anlatıyor.

    “TİYATRO ARACILIĞIYLA TEPKİ GÖSTERMEK İSTEDİK”

    Tiyatro Bathonea’nın hocası olan Deniz Tokur son dönemde yaşanan haksızlıklar ve adaletsizliklere karşı tiyatro aracılığıyla tepki göstermek istediklerini söyledi. Pir Sultan Abdal’ın yaşadığı dönemden günümüze hiçbir şeyin değişmediğini belirten Tokur, sahneledikleri oyunun halkın sürekli ezildiğini, yıpratıldığını, emeğin sömürüldüğünü gözler önüne seren bir oyun olduğunu vurguladı.

    “ZULMÜN DİLİ DE VATANI DA YOK”

    Uygulanan baskılara karşı sanat aracılığıyla bir direnç göstermek istediklerine dikkat çeken Tokur, zulmün dilinin de vatanının da olmadığını, her yerde devam ettiğini, kendilerinin de bugüne kadar oynadıkları oyunlarda bunu işlediklerini belirtti. Oyuna altı ay boyunca hazırlandıklarını ve tamamen kendi çabalarıyla bir şeyler yapmaya çalıştıklarını dile getiren Tokur, “Büyük bir oyunu küçük bir fiyata mal etmek bundan da geçiyorum, büyük bir emeğe mal etmek çok güzel. Sevinçliyiz bu yüzden” dedi.

    Oyunun ilk gösterimini İstanbul Avcılar’da bulunan Barış Manço Kültür Merkezi’inde yaptıklarını söyleyen Tokur, oyunun 12 Ağustos’ta Alkınoluk’da sahneleneceğini, bunun dışında Tokat, Yalova ve Sivas’a gitmeyi düşündüklerini de ekledi.

    “MADDİ VE MANEVİ HER TÜRLÜ DESTEĞE İHTİYAÇ VAR, ÖZELLİKLE MANEVİ DESTEK”

    Tiyatro Bathonea’nın sahne amiri olan Doğan Yılmaz aynı zamanda Pir Sultan Abdal oyununda Pir Sultan’ın asılmasında fermanı yazarak etkili olan ‘Sarı Kadı’ rolünde. “Rolün iyisi kötüsü olmaz” diyen Yılmaz, ne kadar kötü bir karakteri oynuyor olsa da o zamanlarda insanların verdiği mücadele, bu mücadeleyi ateşleyen bir kişinin olması ve o kişinin de, faşist sistemde olması gerektiği gibi her zaman ezildiğini ifade etti.

    Tiyatro Bathonea adı altında iki yıldır gösterilere çıktıklarını belirten Yılmaz, maddi ve manevi her türlü desteğe ihtiyaçları olduğunu, özellikle de manevi olarak insanların arkalarında olduklarını hissetmek istediklerini dile getirdi. Oyunun kendisine çok şey kattığını ifade eden Yılmaz, bu oyun için sürekli diksiyon çalıştığını, Pir Sultan hakkında çok dramaturjü yaptıkları için genel kültürünün de geliştiğini belirtti.

    Üniversite öğrencisi olan Kazım Dinler ise 6- 7 sendir tiyatronun içinde olduğunu, arkadaşı Doğan Yılmaz ile beraber dersten kaçmak için küçük bir proje oyunu çıkardıklarını söyledi. Hocaları Deniz Tokur ile bu oyundan sonra tanıştıklarını ve birlikte çalışmaya başladıklarını belirten Dinler, tiyatroya bir süre ara verdikten sonra Firuzköy Gençliği adı altında hocaları Deniz Tokur öncülüğünde toplandıklarını ve ardından da Tiyatro Bathonea’yı kurduklarını kaydetti.

    “DAHA ÇOCUKSUNUZ, YAPAMAZSINIZ DEDİLER”

    Dinler, Pir Sultan Abdal oyununu oynamaya nasıl karar verdiklerini şu sözlerle anlattı:

    “Deniz ağabey geldi bir gün. ‘Pir Sultan Abdal oynayacağız. İki perdelik bir oyun’ dedi. Biz daha önce iki perdelik bir oyun çıkarmamıştık.”

    Doğan Yılmaz da arkadaşı Kazım Dinler’in kaldığı yerden şöyle devam etti:

    “Olayın aslı, bize ‘Yapamazsınız. Siz yeni ekipsiniz. Daha çocuksunuz’ dediler. Biz de gaza geldik. Bizi ateşleyen, harlayan buydu. Biz de ‘Asıl olan bizim çocuk olmamız, acemi olmamız değil. Biz de yaparız’ dedik ve şimdi yapıyoruz.”

    “PİR SULTAN’I OYNAMAK GERÇEKTEN ÇOK ZOR”

    Oyunda Pir Sultan Abdal rolünde oynayan Umut Yıldırım, Pir Sultan’ı oynamanın zorluklarını şöyle anlattı: “Yolumuzun ulu ozanlarından biri olan Pir Sultanı yaşamak, anlamak ve oynamak gerçekten çok zordu. Umarım üstesinden gelebilmişizdir. Elimden geldiğince Pir Sultan’ı yaşatmaya çalıştım. Pir Sultan’ın o zamanda yaşadıklarını şu an aktarmayı biz beceremeyiz o kadar ki büyük bir şahsiyet. Hayatını okuduğumuz zaman bunu görebiliyoruz zaten.”

    “BOYNUMDA BİR HALAT VAR VE O HALATLA KENDİMİ AŞAĞI BIRAKIYORUM”

    Oyunda taşlanma sahnesinin çok can alıcı bir nokta olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Özellikle bağlama ve neyin vermiş olduğu ses drama olarak çok etkiliyor hem bizi hem de seyirciyi” Asılma sahnesinden çok etkilendiğini söyleyen Yıldırım, “Ekip arkadaşlarımın ağlaması arkamdan, düşüşüm sırasındaki yaşadığım korku olsun çünkü boynumda bir halat var. O halatla kendimi aşağı bırakıyorum. Ne olacağı belli değil. Onun korkusu ve ağlama seslerini duyduğum zaman ki yaşadığım etki direk tüyleri diken diken ediyor bende” dedi.

    EN ÇOK ETKİLENDİKLERİ SAHNE PİR SULTAN ABDAL’IN ÖLÜM SAHNESİ

    Çok sayıda izleyici tarafından beğeniyle izlenen oyunun çocuk seyircileri oyunda en çok etkilendikleri sahneleri aktardı.

    Ferda Gül Edemir, oyunun bazı yerlerinin duygusal bazı yerlerinin de komik olduğu düşündüğünü söyledi. Ferda Gül Edemir oyunda an çok etkilendiği sahnelerin Pir Sultan’ın kadılara karşı direnmesi, kadınların kadılara karşı direnmesi ve Pir Sultan’ın ölüm sahnesi olduğunu dile getirdi.

    Hüseyin Demirel de oyunun biraz duygusal olduğunu, oyunda en çok etkilendiği sahnenin Pir Sultan Abdal’ın asılması olduğunu söyledi.

    Kardelen Demirel ise oyunda en çok etkilendiği sahnenin Pir Sultan Abdal’ın asılma sahnesi olduğunu belirtti.

    Yine çocuk izleyicilerden olan Özgür Toprak da oyunda en çok etkilendiği sahnenin Pir Sultan Abdal’ın ölüm sahnesi olduğunu söyledi.

    Suay Abak/İSTANBUL