Etiket: ergin doğru

  • Dersim’de ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi-VİDEO

    Dersim’de ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesinde ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi. Barışın insanlığın en büyük değer arayışı ve kavgası olduğunu vurgulayan Yazar Ergin Doğru, “Biz savaşın yıkıcılığını da edebiyat sanat üzerinde gördük. Barışın niteliğinin tartışıldığı bir noktada araya amalar girdiği noktada barışı gerçekleştirebilmek çok mümkün değildir. Barış amasız, fakatsız bir duruş ve mücadele gerçekliği ister” dedi.

    Dersim Araştırmaları Merkezi tarafından Dersim’in Hozat ilçesinde Hasan Saltık Kültür Merkezi’nde ‘Edebiyat ve Barış’ konulu panel düzenlendi. Panele Yazar Ergin Doğru, Şair Özgün Enver Bulut ve Şair Şenel Gökçe konuşmacı olarak katıldı. Panele DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Panelden önce Dersim Araştırmaları Merkezi Yöneticisi Selman Yeşilgöz, açılış konuşması yaptı.

    “BARIŞ, ÖTEKİLEŞTİRMEDEN BİR ARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜDÜR”

    İlk olarak söz alan Şair Şenel Gökçe, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Biz edebiyatçılar, savaşın vahşetini durdurmak için barışın, güzelliğin ve insanların bir arada yaşamasını besleyen o hikayeleri çoğaltmamız gerekiyor. Eğer biz insana dokunmazsak, onun hikayesini gelecek kuşaklara aktaramazsak maalesef savaşlar devam edecektir. Barış ötekileştirmeden bir arada yaşama kültürüdür. Onlar yerine biz demediğimiz sürece egemen güçlerin ekmeğine yağ sürmüş olacağız. Biz kavramına alışmak zorundayız ve öteki kavramını reddetmeliyiz. Eğer biz demesek öteki ve düşmanca tavırdan söz etmiş olacağız.”

    “ARKAMIZDA ONURSAL BİR ŞEY BIRAKMAK İÇİN SAVAŞA HAYIR DİYORUZ”

    Arkamızda vicdani ve onursal bir şey bırakmak için savaşa hayır dediklerini belirten Şair Özgün Enver Bulut, “Selahattin Hilav’ın ‘Entelektüeller ve eylem’ kitabında aydınların nasıl bir eylemsellik halinde olması gerektiğinden bahseder ve Bernard Russell ile Jean-Paul Sartre’yi örnek verir. Bernard Russell Vietnam Savaşına karşı çıktığı için savaşa hayır dediği için  ABD’li yöneticiler kendisini üniversiteden atarlar. Jean-Paul Sartre ise savaşa hayır dediği için kendisine verilen Nobel Edebiyat ödülünü reddeder. Yine Edward W. Said gidip İsrail-Filistin sınırında İsraillilere taş atacak kadar onurlu davranır. Ama bir başka entelektüel John Steinbeck ise Vietnam Savaşı’na bir gazeteci olarak katılır. Vietnam Savaşı’nda helikopterle gezdirilir ve ABD emperyalizmini masum olarak anlatır. John Steinbeck ile Bertrand Russell’ın tavrı birbirine tezat” dedi.

    “SAVAŞIN YIKICILIĞINI EDEBİYAT ÜZERİNDE GÖRDÜK”

    Barışın insanlığın en büyük değer arayışı ve kavgası olduğunu vurgulayan Yazar Ergin Doğru, “Bu coğrafya çok büyük acılar çekti. Çektiğimiz bu acıların karşılığında eşit, özgür bir geleceği yeniden inşa edebilme noktasında barış sihirli bir sözcük olarak her zaman gündemimizde, yüreğimizde ve dilimizdeydi. Bütün dünyada olduğu gibi bu coğrafyada da barış sonsuza kadar kalıcılaştırılacak bir kavram olarak var edilmeli, yaşatılmalıdır. Çünkü biz savaş gerçekliğini iliklerimize kadar yaşadık. Savaş yıkım, acı, yoksulluk ve sürgün demek. Şimdi bunların olmaması için karşısına koyacağımız şeyse elbette barış oluyor. Ama savaş barış diyalekliği tarih boyunca akan bir gerçeklik olarak yaşamına karşısında yer edinirken edebiyatın da sanatın da en temel konusu olarak hep var ola gelmiştir. Biz savaşın yıkıcılığını da edebiyat sanat üzerinde gördük. En güzel barış şiirlerini, en güzel barış şarkılarını da yine sanatın gücüyle yüreklerimizde hissettik. Elbette bu ülkede barışın bir ihtiyaç olduğunu ve bir gereklilik olduğu noktasında hepimiz hemfikiriz. Barışın niteliğinin tartışıldığı bir noktada araya amalar girdiği noktada barışı gerçekleştirebilmek çok mümkün değildir. Barış amasız, fakatsız bir duruş ve mücadele gerçekliği ister. Barışı gerçekleştirebilmek kesintisiz bir mücadelenin sürdürülebilmesiyle mümkündür” diye konuştu.

    “SAVAŞ SÜRECİNDE SANATÇILAR EN FAZLA BEDELİ ÖDEYENLER OLMUŞTUR”

    Panelistlerin ardından söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu da konuşmasında şunları ifade etti:

    “Savaş sürecinin topraklarımızda yarattığı çok ciddi tahribatlar var. Coğrafyamızda pek çok yazar ve şair var. Bu çok önemli ama halen sanatımız tamamlanmamış. Çünkü bu inkârcı zihniyetin, faşizmin bizim dilimize de ket vurduğu, edebiyatta daha cesaretli davranmamızın da önüne geçtiği bir şeyi yaşattı bize. Savaş süreçlerinde sanatçılar belki de en fazla bedeli ödeyenler olmuştur. Topraklarımızda barış inşa edilmeye çalışılıyor ancak barış mücadelesi gerçekten zorlu bir mücadeledir. Onun için barış ancak şiddeti doğuran sebeplerin ortadan kalkmasıyla gerçekleşebilecek bir şeydir.”

    Konuşmaların ardından sanatçılar Hüseyin Hışım ve Ali İhsan Doğan’ın müzik dinletisiyle sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Barış ve Kürt meselesinin çözümünde birleşik mücadele vurgusu- VİDEO

    Barış ve Kürt meselesinin çözümünde birleşik mücadele vurgusu- VİDEO

    PİRHA- 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında CAN TV programcısı Ergin Doğru moderatörlüğünde ‘Ortadoğu’daki Gelişmeler, Kürt Sorunu, Barış ve Demokratik Çözümü’ konulu panel düzenlendi. Panelde, barışın ve Kürt meselesinin birleşik mücadele odağında inşa edilmesi gerekliliğine vurgu yapıldı.

    23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yapılan ‘Ortadoğu’daki gelişmeler, Kürt sorunu, barış ve demokratik çözümü’ konulu panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü CAN TV programcısı Ergin Doğru’nun yaptığı panelde DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Siyasetçi Kazım Tosun, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüsü Mahir Gürüz, Milletvekili Sevda Karaca ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar konuşmacı olarak yer aldı.

    Panelin açılış konuşmasını yapan CAN TV programcısı Ergin Doğru, “Ortadoğu’da Türkiye’de önemli gelişmeler yaşanıyor. Değişimin hızını yakalayamadığımız bir süreçte nedenlerini tartışacağız” dedi.

    “DEVLET, KÜRT HAREKETİ İLE UZLAŞMAK ZORUNDA KALDI”

    ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Sezin Uçar, devleti Abdullah Öcalan ile uzlaşıya mecbur bırakan birkaç sebep olduğunu söyleyerek, “İsrail’in yayılmacı politikası izlemesi, İran’ın da karşı pozisyon geliştirmesi, Arap Baharı sonrasında Rojava devrimiyle benzer gelişmelerin Türkiye’de olabileceğine dair korku oluştu. Devlet, Ankara Gar, Suruç gibi katliamlarıyla çöktürme planlarını devreye sokamadı, Kürt halkının direncini kıramadı, Rojavada’ki ilerleyişin durdurulamaması devlette kaygı yarattı. Dolayısıyla tüm bu sebepler devleti bir uzlaşı arayışına itmiş oldu” dedi.

    Uçar, “Faşizmin yenilmesinin en temel halkalarından biri Kürt sorunun adil ve demokratik bir zeminde çözülmesidir. Ancak Alevilerin üzerindeki baskı sonlanmazsa Kürt meselesinin de çözülmesi eksik kalır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci, yalnızca İmralı’da yapılan görüşmelerle Meclis’te kurulacak komisyonla olabilecek bir iş değil. Halkın tüm kesimiyle birlikte sürece dahil olması gerekiyor. Türkiye halklarının kendini muhatap olarak görmesi açısından pratik içerisinde olmalıyız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    “DEVLET KÜRT SORUNUNU ÇÖZECEK NİTELİKTE DEĞİL”

    Partizan temsilcisi Kazım Tosun, devletin Kürt sorununu çözecek yetkinlikte olmadığını belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana ekonomik, askeri olarak emperyalizmin güdümünde olduğu için bu sorunları çözme kapasitesinde değildir. Çok baskıcı, hakları gasp eden ve zayıf burjuvazisi nedeniyle baskı politikalarını azaltmadan devam ettikleri için bu sorunu çözemezler. Dış etkenlerden kaynaklı bir gelişme olarak değerlendiriyoruz bu süreci. Ortadoğu’daki gelişmeler Kürt demokratik hareketi ile uzlaşıya zorladı egemen devletleri. Bizlere düşen görev; ezilen ulusun haklarını, eşitliğini savunmak, ulusların kendi kaderini tayin etme hakkını desteklemek. Mücadelenin bu bağlamda ilerletilmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “KÜRT HALK HAREKETİ İLE BİRLEŞİK MÜCADELE YÜRÜTÜLMELİ”

    Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Sevda Karaca, “Kürt halkı, 40 yıla dayanan hak mücadelesini bütün baskı ve zora rağmen bırakmadı. AKP’nin çözümü seçmesinin nedeni, her ne yapılırsa yapılsın Kürt hareketinin hak mücadelesinden vazgeçmemesi ve dirençle ilerlemesidir. Burada en temel mesele, egemenlerin çözümünün karşısında ezilenlerin kendi çözümlerini ortaya koymasıdır. Birleşik mücadelenin dayanaklarını geliştirmenin yol ve yöntemleri geliştirilmeli. Kürt halk hareketi ile açık bir yoldaşlık ilişkisi kurarak, egemenlerin planına karşı ortak akıl yürütüp bunun karşısında hep birlikte mücadele etmektir” sözlerini kullandı.

    “BU SÜREÇTEN KENDİMİZİ MUAF TUTMAMALIYIZ”

    SMF Dönem Sözcüsü Mahir Gürüz, bu sürecin eksikliklerini tek başına Kürt hareketine yüklememek gerektiğinin altını çizerek,Emperyalizm dünyayı bir uçuruma sürüklemektedir. Ortadoğu’da yeni bir emperyalist hegemonya savaşı var. AKP-MHP iktidarı da çıkarları doğrultusunda bu hegemonya savaşında rol almak istiyor. Rojava’nın statüsünü garantiye almak istiyor. Zorunlu bir tarihsel eşikten geçiyoruz. Kürt ulusal hareketinin kazanacağı en ufak hakkın dahi çok tarihsel olduğunu bilerek, devrimci sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz. Bu sürecin eksikliklerini tek başına Kürt hareketinin üzerine yıkılmasını yanlış buluyoruz. Dolayısıyla kendimizi bu süreçten muaf tutarak eleştiri yapmamızı doğru bulmuyoruz” dedi.

    “ÖCALAN’IN FİZİKİ ÖZGÜRLÜĞÜ SAĞLANMALI”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Kürt sorunun bölgesel bir mesele olduğuna dikkat çekerek şunları dile getirdi:

    “Sayın Öcalan, bu meseleyi sadece kendi özgün sorunun çözümü olarak ele almıyor; emek, kadın, doğa ve bir bütün olarak tüm sorunların çözümüne dayalı bir çözüm modeli oluşturuyor. Kürt meselesinin kapitalizmle bağını kurmasaydı bu sorun çoktan çözülmüştü. 4 parça Kürdistan olduğu için bölgesel sorundur demiyoruz. Kürt özgürlük hareketi kendisini büyük bir harekete çevirdiği için bölgesel bir sorundur. Sayın Öcalan bu ülkenin ezilenlerine politik alan açmak istiyor. Türk ulus inşası son 50 yılda Kürt karşıtlığı üzerinden inşa edildi. Devrimcilerin de politik alanları daraltıldı. Kürt hareketi, bu politik alanı açarken gücümüzü büyüterek devleti siyasal ve hukuki olarak tanınmamıza mecbur bırakmak önemli.

    Bu yolu büyüttüğümüz oranda barış yolu inşa edilebilecektir. Bu dönem bizler için bir sınav dönemi. Yerleşik birçok meseleyi tartışabiliriz ama yeniyi bulmak adına bir arada durmalıyız. Bu bağlamda  Öcalan’ın fiziki çalışma ortamlarının sağlanması gerekiyor. İmralı’daki tecrit devam ettiği sürece fazlasıyla kırılan birçok tartışmanın öznesi oluruz.”

    Panel, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ DERSİM

  • Siyasetçi Ergin Doğru’ya 11 yıl 10 ay hapis cezası verildi

    Siyasetçi Ergin Doğru’ya 11 yıl 10 ay hapis cezası verildi

    PİRHA-11 Kasım 2024 tarihinde tahliye edilen DBP Dersim eski İl Başkanı Ergin Doğru’nun 11 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yeniden yargılanması Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, Ergin Doğru’nun adli kontrol tedbirini kaldırılmasına, yurt dışı yasağının ise devam etmesine karar verdi. 

    2016 yılından itibaren Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 11 Kasım 2024 tarihinde tutukluluğunun gözden geçirilmesi kararıyla mahkeme tarafından tahliye edilen DBP Dersim eski İl Başkanı Ergin Doğru, “örgüt üyeliğinden 10 yıl, “örgüt propagandası yapmak” suçundan da 1 yıl 10 ay hapis cezası Yargıtay tarafından bozulmasının ardından yargılama yeniden başladı.

    Tunceli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Ergin Doğru katılmazken, Doğru’nun avukatları Kenan Çetin, Fatma Kalsen ve Erdal Enver Şimşek hazır bulundu.

    “ADİL YARGILANMA İLKESİ İHLAL EDİLDİ”

    Delillerin hukuka uygun bir şekilde toplanmadığını ifade eden Avukat Fatma Kalsen, “Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğini düşünüyoruz. Örgüt üyeliğine dair dosyada somut bir delil yok. Müvekkilimizin eylemleri örgütün talimatları doğrultusunda yaptığının ortaya koyulması hukuka aykırı bir durum. Gizli tanığın müvekkilimiz hakkında verdiği ifadelerin dava öncesi ve dava süresince tutarsız olduğunu ve mahkeme tarafından bu beyanların esas alınması hukuka uygun olmayacaktır. Biz müvekkilimizin beraatını ve kontrol şartlarının kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz” diye belirtti.

    “ÖRGÜT ÜYELİĞİNE İLİŞKİN SUÇUN OLUŞMADIĞINI DOSYADA GÖRMEKTEYİZ”

    Mütalaadaki suçlamalara katılmadıklarını söyleyen Avukat Kenan Çetin, “Dosyada Gürbüz Topçu’nun beyanları hukuka aykırıdır. Gürbüz Topçu’nun ifade işleminin 2 gün sürmesi insan haklarına aykırı bir ifade işlemi yapıldığını gösteriyor. Kendi avukatı olmasına rağmen başka bir avukat tarafından ifadesi imzalanmıştır. Örgüt üyeliğine ilişkin suçun oluşmadığını dosyada görmekteyiz. Kendisi il başkanı olduğu için birçok eyleme katılmış, birçok dosyada kendisiyle ilgili kovuşturmaya yer yok kararı alınmış” dedi.

    “ERGİN DOĞRU’YA LEGAL SİYASET YAPTIĞI İÇİN 10 YIL CEZA VERİLDİ”

    Örgüt üyeliğinin olmazsa olmaz ilkesinin illegalite olduğunu vurgulayan Avukat Erdal Enver Şimşek, “Şuanda legal olarak yapılan anmalar, basın açıklamaları, cenazeye gitmek örgüt üyeliği olarak değerlendiriliyor. Akla mantığa uymayan tanık beyanları esas alınarak Ergin Doğru’ya legal siyaset yaptığı için 10 yıl ceza verildi. Ergin Doğru’nun illegal anlamda hiçbir eylemi yok. Müvekkilimizin beraatına karar verilmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Mahkeme heyeti, Yargıtay yolunun açık olmasıyla beraber Ergin Doğru’ya örgüt üyeliğinden 10 yıl, örgüt propagandasından ise da 1 yıl 10 ay ceza verdi. Ergin Doğru’nun adli kontrol tedbiri kaldırılırken, yurt dışı yasağı devam etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Ergin Doğru: Ağır bedeller ödendi ancak bıraktığımız yerden devam edeceğiz-VİDEO

    Ergin Doğru: Ağır bedeller ödendi ancak bıraktığımız yerden devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan BDP Dersim eski il Eş Başkanı Ergin Doğru, dün tahliye edildi. Tahliye olduktan sonra PİRHA’ya konuşan Doğru, “Uzun yıllar sonra hem memleketimle hem de arkadaşlarımla bir araya gelmek güzel bir duygu. Zindanda olduğum 8 yılda ilgilerini esirgemeyen tüm halkımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    “Örgüt Üyeliği” ve “Örgüt Propagandası” suçlamasıyla tutuklanan ve 2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Dersim eski İl Eş Başkanı Ergin Doğru, tutukluluğun gözden geçirilmesi değerlendirilmesiyle mahkemece dün tahliye edildi.

    Ergin Doğru, tahliye olduktan sonra duygularını PİRHA’ya anlattı.

    “HERKES AÇISINDAN ZORLU BİR SÜREÇ YAŞANDI, ZİNDANLARDA BUNUN BİR PARÇASIYDI”

    Uzun yıllar sonra hem memleketiyle hem de arkadaşlarıyla bir araya gelmenin güzel bir duygu olduğunu söyleyen Ergin Doğru, “Ancak her güzelliğin buruk olan bir yanı da var. Mücadelenin bir alanından başka bir alanına geçmek yeni başlangıçlar olsa da geride bırakılanların bıraktığı bir hüzün de söz konusu. Herkes açısından zorlu bir süreç yaşandı, zindanlarda bunun bir parçasıydı. Kendi siyasal kimliğimizi, onurumuzu ve değerlerimizi korumak için çok zorlu dönemler geçirdim. Bu süreçte ağır bedeller de ödendi ve bunun sonucunda halen kendimizi var edebiliyoruz. Bundan sonraki süreçte çok önem verdiğimiz kendi ikrarımızı yaşayabilmek ve o ikrarı var edebilmek noktasında çabamız elbette devam edecek” dedi.

    “DEĞİŞİMİN OLUMLU MU YOKSA OLUMSUZ MU OLDUĞUNA DAİR İYİ TESPİT YAPILMASI GEREKİYOR”

    Bıraktıkları yerden devam edeceklerini ifade eden Doğru, “Dersim’de henüz gezebilme imkânım olmasa da birçok şeyin değiştiğini söylemek mümkün ancak değişimin olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğunu iyi tespit edebilmek gerekiyor. Değişimden korkmamak gerekiyor ama değişmek adına da her türlü değerden de kopmamak gerektiğine inanıyorum. Zindanda olduğum 8 yılda ilgilerini esirgemeyen ve bu noktada gerek mektuplarla gerekse de gönderdikleri selamlarla tüm halkımıza teşekkür ediyorum. Dersim ikrarımızın sembolü olan bir yer o yüzden Dersim’de tekrardan ikrarımızı yaşamak mutluluk veriyor. Bu yolu devam ettirmek ve kendi erkanımızı sürdürebilme bu noktada bunu daha da yücelterek var olan saldırılar karşısında durabilmek önemlidir” diye konuştu.

    Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Ergin Doğru, tahliye edildi-VİDEO

  • Ergin Doğru, tahliye edildi-VİDEO

    Ergin Doğru, tahliye edildi-VİDEO

    PİRHA-BDP Dersim eski il Eş Başkanı Ergin Doğru, tahliye edildi.

    2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan BDP Dersim eski il Eş Başkanı  Ergin Doğru, tahliye edildi.

    ERGİN DOĞRU KİMDİR?

    Elazığ 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Ergin Doğru, daha önce Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Başkanlığı görevinde bulundu. Demokratik Alevi Derneği’nin (DAD) ilk kurucu başkanlığını yaptı. Newedê Dersim, Dersim Gazetesi ve Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) kuruluşunda yer aldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Fırat, tutuklu bulunan Alevi yurttaşların ‘Alevi Dedesi’ talebinin karşılanmasını istedi

    Fırat, tutuklu bulunan Alevi yurttaşların ‘Alevi Dedesi’ talebinin karşılanmasını istedi

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, cezaevlerinde tutuklu bulunan Alevilerin dede ile görüşme talebinin karşılanması için Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulundu. 

    Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski BDP Dersim İl Eş Başkanı ve Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulundu.

    Fırat, 2011 yılında çıkarılan yasa ile birlikte Sünni yurttaşların cezaevinde imamlarla görüşmesinin önünün açıldığını belirterek, bu bağlamda cezaevinde tutuklu bulunan Alevi yurttaşların taleplerinin karşılanması gerektiğini vurguladı.

    Gazeteci Diren Keser’in Tarsus Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada Alevi Dedesi talebinin karşılandığına dikkat çeken Fırat, “Elazığ Cezaevinde tutuklu bulunan Alevi inancına mensup Ergin Doğru’nun inancını yaşayabilmesi için haftada bir kez Dede ile görüşme talebinin karşılanması ve tarafıma bilgi verilmesini talep ediyorum” dedi.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    >Bir ilk; tutuklu Diren Keser’in Dede talebi kabul edildi
    >Tutuklu Ergin Doğru’nun dede ile görüşme talebi reddedildi; Av. Koluman’dan tepki

     

  • Ergin Doğru’nun cezaevinden yazdığı son kitabı ‘Bize Ölüm Yok’ yayınlandı

    Ergin Doğru’nun cezaevinden yazdığı son kitabı ‘Bize Ölüm Yok’ yayınlandı

    PİRHA- Ergin Doğru, ‘Bize Ölüm Yok’ başlığı altında topladığı hikayelerinde okuyucuyu, yıkım anında bile azalmayan zarafeti ve direngenliğiyle Alevi toplumunun, asırlar boyu tekrar eden ve bitmek bilmeyen büyük insanlık dramına tanıklık etmeye çağırıyor.

    Daha önce Sözcüklerin Lal Mevsimi, Sevdası Dağlar Olan ve Ateşten Yaşamlar isimli kitapları yayımlanan, yazar, aktivist, siyasetçi Ergin Doğru’nun, hikayelerden oluşan dördüncü kitabı Bize Ölüm Yok, Aram Yayınevi üzerinden okuyucusuyla buluştu.

    “EDEBİYATI SİYASETTEN BAĞIMSIZ GÖRMEDİM”

    Ergin Doğru, inancına, diline, tarihine, kültürüne düşkün ve tüm bunları politik mücadele içinde harmanlayan çok yönlü bir kişilik. Üreten ve bildiği yoldan giden, doğru bildiğini dile getirmekten çekinmeyen, hassas bir insan.

    Yazmak onun için aynı zamanda bir siyaset aracı. Fadıl Öztürk’ün Artı Gerçek’teki köşe yazısına verdiği bir demeçte, “Ben edebiyatı siyasetten ve toplum gerçeklerinden bağımsız ve kopuk olarak görmedim. Dilim döndükçe anlatmaya çalıştım. Toplumsal değişimin ve dönüşümün estetik şekillenmesinde edebiyatın rolünü önemsediğimden yazmayı siyasal yaşamımın bir parçası olarak gördüm ve sürdürüyorum. Dışarıda daha çok makale yazıyorken, içeride edebiyat daha öne çıktı hayatımda. Bu durum daha çok mekânsal zorunluluk olarak kendini hissettiriyor. Cezaevi koşulları günceli yakalamaktan uzak bir ortam olduğu içindir bu durum. 2016 yılından itibaren 3. Cezaevi sürecim bu anlamda çok yoğun geçti.” diyor.

    “KÜLLERİNDEN YENİDEN”

    İçinde bulunduğu olumsuz koşullara rağmen üretmeye devam eden Ergin 2016’dan beri Elazığ 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde, 11 yıl 8 aylık cezasını yatıyor. Daha önce Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Başkanlığı görevinde bulundu. Demokratik Alevi Derneği’nin (DAD) ilk kurucu başkanlığını yaptı. Newedê Dersim, Dersim Gazetesi ve Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) kuruluşunda yer aldı.

    Aram Yayınevi’nden çıkan son kitabı Bize Ölüm Yok’un arka kapağında, kitap şöyle anlatılıyor:

    “Ergin Doğru, “Bize Ölüm Yok” başlığı altında topladığı hikayelerinde, okurları; geçmişten bugüne devreden kesintisiz bir acıya, kendi küllerinden yeniden ve yeniden doğmak zorunda bırakılan, yıkım anında bile azalmayan zarafeti ve direngenliğiyle Alevi toplumunun derin ızdırabına, asırlar boyu tekrar eden ve bitmek bilmeyen bu büyük insanlık dramına tanıklık etmeye çağırıyor”

    Eyüp HANOĞLU / PİRHA

    İLGİLİ HABERLER

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/tutuklu-ergin-dogrunun-dede-ile-gorusme-talebi-reddedildi-av-kolumandan-tepki-video-329018.html/20/06/2022/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/tutuklu-alevi-yurttasin-dede-pir-ile-gorusme-talebi-reddedilince-aymye-gitti-video-346860.html/27/10/2022/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/tutuklu-ergin-dogru-yolumuzda-boyun-egmek-ve-zalimle-bir-olmak-yoktur-348145.html/04/11/2022/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/dersim-gazetesi-kurucularindan-ergin-dogru-orgut-uyeliginden-10-yil-ceza-aldi-107596.html/19/02/2018/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/gazeteci-yazar-ergun-dogru-serbest-birakilsin-47336.html/21/03/2017/

  • Tutuklu Alevi yurttaşın Dede/Pir ile görüşme talebi reddedilince AYM’ye gitti-VİDEO

    Tutuklu Alevi yurttaşın Dede/Pir ile görüşme talebi reddedilince AYM’ye gitti-VİDEO

    PİRHA- BDP Dersim eski il eş başkanı, Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru’nun Dede/Pir ile görüşme talebinin Elazığ Cezaevi yönetimi tarafından reddedilmesi Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Avukat Cafer Koluman, “Ergin Doğru’nun maruz kaldığı muamele esasında devletin Alevi inancına bakış açısından farklı değil. Aleviler hak ihlaline maruz kalan bir toplumdur. Ergin Doğru’nun bugün yaşamış olduğu olay da bunun bir parçasıdır” dedi.

    BDP Dersim eski il eş başkanı ve Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru, 2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, cezaevinde bulunan Ergin Doğru‘nun Dede/Pir ile görüşme talebinin reddedilmesini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.

    Koluman, Engin Doğru’nun talebinin cezaevi yönetimi tarafından Alevi inancını yok sayan gerekçelerle reddedildiğini hatırlatarak, bunun devletin Alevi inancını yok sayan bakış açısıyla aynı yerde olduğunu söyledi.

    CEZAEVİ İDARESİ ALEVİ İNANCINI YOK SAYDI

    Alevi hareketi içerisinde de ayrıca emek vermiş olan Engin Doğru’nun Dede/Pir ile görüşmesi talebinin Alevi inancını yok sayan yaklaşımlarla reddedildiğini söyleyen Koluman, “Yaklaşık 2 yıldır talep etmesine rağmen maalesef ayrımcılık yasağı, cezaevi koşullarında da uygulamaktadır. Haklı olarak inancı gereği bir Alevi piriyle görüşmek istediğini defalarca kez cezaevi idaresinden talep etmesine rağmen bu talebi her seferinde reddedildi. Yine meclisteki birtakım milletvekilleri bu konuyu gündeme taşıyan soru önergesi vermişlerdi. İnancı gereği bir Alevi ile görüşmek istemesine rağmen neden bu görüşmenin sağlanamadığı yönünde soru önergesi verilmesine rağmen maalesef bu konuda Adalet Bakanlığı tarafından bir dönüş olmadı. En son tekrar Ergin Doğru Ağustos ayında başvurusunu cezaevi idaresine yazmış, cezaevi idaresi ‘Böyle bir inanç yok. Aleviler, siz Müslüman değil misiniz?’ gibi ayrımcı bir yaklaşımla, Aleviliği tanımlayan ifadelerle karşı karşıya gelmiştir” dedi.

    ANAYASA MAHKEMESİ’NE TAŞINDI

    Koluman, Elazığ İnfaz Hakimliği ve 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptıkları başvurunun aynı yaklaşımla karşılanması sonrasına konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdıklarını kaydederek şöyle konuştu:

    “Bu başvurusu reddedilince Elazığ İnfaz Hakimliği’ne başvurusu yapıyor. Elazığ İnfaz Hakimliği de bizim görevimiz değil dercesine bu itirazı reddediyor. Usul gereği İnfaz Hakimliği’nin bu kararına karşı yetkili olan Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapıyor. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi de bu başvuruyu reddederek Ergin Doğru’ya tebliğ ettiriyorlar, cezaevi idaresine tebliğ ediyorlar. Bu karar elimize ulaştı, ulaştığı gibi biz tabii ki usul gereği Anayasa Mahkemesi’ne, burada ciddi bir hak ihlali olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne geçen hafta itibariyle 19 Ekim 2022 tarihinde başvuru yaptık. Yine uluslararası bir sözleşme olan ve Türkiye’nin de imza koyduğu Anayasanın 90. maddesi gereği aynı zamanda iç hukuk hükümleri sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. ve 14.  maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle bu başvurumuzu yaptık. Bu maddeler din, vicdan, düşünce ve kanaat açıklama özgürlüğünü içermektedir. Ayrımcılığa maruz kalma maddesi içermektedir. Böyle bir yasal düzenleme ve uluslararası sözleşmeye yönelik düzenleme olmasına rağmen halen pratik yaşamda, yaşadığımız ülkede bu tür hak ihlalini çok yoğun bir şekilde maruz kalanlara tanıklık ediyoruz.”

    “MÜSLÜMAN DEĞİL MİSİN? İMAMLA GÖRÜŞTÜRELİM”

    Ergin’in Dede/Pir ile görüşme talebinin Manevi Hizmetler adlı birime sevk edildiğini söyleyen Koluman, bu talebin, ‘Alevi piri nedir? Alevilik nasıl bir inançtır? Siz Müslüman değil misiniz? İstersen sizi bir imamla görüştürebilir’ cevabıyla ayrımcılığa tabi tutulduğuna vurguda bulundu.

    Koluman, “Daha önceki süreçte de yine inancı gereği, cezaevi idaresinde Manevi Hizmetler Birimi diye bir birimi oluşturulmuştur. Bu birimde kim görevlidir? İslam inancına sahip olanlar adına imanlar görevidir. Ergin Doğru da böyle bir talep talepte bulunduğu zaman da dalga geçercesine ötekileştirircesine ve bu inancı yok sayarcasına bir muameleye maruz kalmıştık. O da nedir? Pirle görüşmek istiyoruz. Alevi piri nedir? Alevilik nasıl bir inançtır? Siz Müslüman değil misiniz? İstersen sizi bir imamla görüştürebiliriz diye tavır sergileyerek ayrımcı bir muameleye maruz kalmıştır. Bu ayrımcı muameleden kaynaklı ciddi bir hak ihlali olduğu düşüncesi hareketle Anayasanın 10. maddesi ‘Kanun önünde herkes eşittir. Kimse dilinden, dininden, renginden, ırkından, inancından dolayı ayrı bir muameleye tabi tutulamaz’ der. Yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesine bakıyorsun, ‘Herkes düşünce, vicdan, tek özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din ve inanç değiştirme özgürlüğüyle tek başına ve topluca açıkça ve özel tarzda ibadet, yönetim, uygulama, ayin yapmak suretiyle dinini ve inancını açıklama özgürlüğü içerir’ diyor. Böylesi bir amir hüküm olmasına rağmen maalesef pratik yaşamda hem sivil yaşamda, sosyal yaşamda, siyasal yaşamda hem de cezaevinde aynı inancı paylaştığımız birçok vatandaşımız, arkadaşlarımız, dostlarımız da bu tür ayrımcılık muamelesine maruz kalmaktadır” diye konuştu.

    “KARAR, DEVLETİN ALEVİLİĞE BALIŞ AÇISINDAN BAĞIMSIZ DEĞİL”

    Av. Cafer Koluman, Engin Doğru’nun talebine yönelik hem cezaevi yönetimi hem de idari mahkemenin yaklaşımının devletin Alevi inancını yok sayan bakış açısıyla aynı yerde olduğunu dile getirerek, “Bugün Ergin Doğru’nun maruz kaldığı muamele esasında devletin Alevi inancına bakış açısından farklı değildir. Bunun bir parçasıdır. Çünkü devlet nazarında Alevi inancı ve Alevi toplumu yok sayılan, hakkı görmezden gelinen, yıllardır birçok hak ihlaline maruz kalan bir toplumdur. Ergin Doğru’nun bugün yaşamış olduğu olay da bunun bir parçasıdır. Ergin Doğru’nun yaşamış olduğu sorun Alevi sorununa biz bağımsız düşünemeyiz. Bir inanç sorunu vardır, ibadet sorunu vardır. Alevice yaşama, eşit yurttaşlık sorunu vardır. Ergin Doğru’nun bu haksızlığının giderilmesi ve bir an önce Alevi piriyle görüşmesini sağlama, bundan sonraki süreçte ise emsal karar olması açısından bu tür muameleye maruz kalacak olanların önünün açılması adına bir emsal karar, hakkaniyete uygun bir karar beklemekteyiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DİYARBAKIR

    İLGİLİ HABERLER
    Tutuklu Ergin Doğru’nun dede ile görüşme talebi reddedildi; Av. Koluman’dan tepki-VİDEO

  • Tutuklu Ergin Doğru’nun dede ile görüşme talebi reddedildi; Av. Koluman’dan tepki-VİDEO

    Tutuklu Ergin Doğru’nun dede ile görüşme talebi reddedildi; Av. Koluman’dan tepki-VİDEO

    PİRHA-BDP Dersim eski il eşbaşkanı Ergin Doğru’nun Alevi dedesiyle görüşme talebi Elazığ Cezaevi yönetimi tarafından reddedildi. PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, “Bu talebin reddedilmesi esasında devletin Alevi kimliğini, Alevi inancını tanımadığını Alevileri yok saydığını, haklarının tanınmadığını gösteriyor” dedi. 

    BDP Dersim eski il eşbaşkanı ve Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru, Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

    PSAKD Genel Merkezi Hukuk Sekreteri Avukat Cafer Koluman, cezaevinde bulunan BDP Dersim eski il başkanı ve Dersim Gazetesi kurucularından Ergin Doğru‘nun Alevi dedesiyle görüşme talebinin reddedilmesini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “ALEVİ AKTİVİSTİ ERGİN DOĞRU’NUN DOSYASI HALA YARGITAY’DA”

    Ergin Doğru‘nun daha önce Alevi hareketi içerisinde çalışan biri olduğunu hatırlatan Koluman, “Alevi aktivisti bir arkadaşımız. Aynı zamanda BDP Dersim eski il eş başkanlığını da yapan bir arkadaşımız. Sonuçta Alevi kimliğiyle verilen bir mücadelesi var. Bu mücadeleyi yürütürken hukuksuz bir şekilde tutuklandı, yargılandı ve Dersim Ağır Ceza Mahkemesi’nin vermiş olduğu karar sonucu 10 yıl üzerinde bir cezaya mahkum edildi. Bu dosyası halen Yargıtay’da temyiz aşamasında. Onun sonucunu beklemekteyiz” dedi.

    “ALEVİ DEDESİYLE GÖRÜŞME TALEBİ ALAYCI ÜSLUPLA REDDEDİLMİŞ”

    Koluman, Doğru’nun Elazığ’da yüksek güvenlikli kapalı cezaevinde bulunduğunu belirtirken, cezaevi yönetimine Alevi dedesiyle görüşme talebinde bulunduğunu söyledi. Koluman şöyle konuştu:

    “Tek kişilik hücrede infazı gerçekleştiriliyor. Zaman zaman yapmış olduğumuz görüşmelerde kendisinin Alevi olmasıyla kaynaklı Alevi piriyle, dedesiyle görüşmesi de hayatın olağan akışına uygun bir şey. En son yapmış olduğumuz görüşmede tabii ki prosedürü kendisine izah ettim. Cezaevi bünyesinde sonradan oluşturulan manevi hizmetler birimi denen bir birim var. Bu kapsamda kendisi cezaevi idaresine başvuru yapıyor.

    Alevi kimliğini taşıdığından, Alevi inancına mensup olmaktan kaynaklı “Benim bir Alevi piriyle, dedesiyle görüşmeye ihtiyacım var” diyerek, sohbet etme adına bir görüşme talebinde bulunmuş. Tabii ki oradaki memurlar haddini aşarak böyle bir inancın olmadığını, böyle bir dinin olmadığını, bir imamla görüştürebilecekleri konusunda alaycı bir üslupla talebini reddetmişler.

    Buna istinaden Ergin Doğru adlı arkadaş infaz hakimliğine başvuruyor. Yani sonuçta bu tür talepleri değerlendirecek merci bağlı bulunduğu cezaevinin infaz hakimliğidir. Dolayısıyla bu ret kalemine ilişkin itirazda bulunuyor. Elazığ İnfaz Hakimliği vermiş olduğu kararda bu talebini reddediyor.”

    “ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURACAĞIZ”

    Konuya ilişkin Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne de itirazda bulunulduğunu belirten Koluman, “Elazığ 1.Ağır Ceza Mahkemesi talebi incelemek için doğrudan reddediyor. Evrakların bize geç ulaşır olmasından kaynaklı Anayasa Mahkemesi’ne başvuramadık. Sonradan yapmış olduğumuz görüşmede bu süreci yeniden başlatması gerekiyor. Yeniden bir başvuru yapması gerekiyor. Böyle bir talebinin olduğunu ve bu talebin de gerçekten de hukuka, Anayasaya uygun, Anayasanın el verdiği çerçevede bir başvuru yapması gerektiğini ilettik. Bu talep de muhtemelen reddedilecek. Bu reddin üzerine bizim yapmamız gereken tek yol Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaktır” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET NAZARINDA ALEVİ İNANCININ YOK SAYILDIĞINI GÖSTERMEKTEDİR”

    Av. Cafer Koluman, talebin reddedilmesini “Devlet nazarında Alevi kimliğinin tanınmadığını ortaya çıkarmaktadır” şeklinde yorumlarken, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bu talebin reddedilmesi esasında hala devlet nazarında Alevi kimliğinin, Alevi inancının tanımadığı ve dolayısıyla Alevilerin yok sayıldığı, haklarının tanınmadığı, haklarının görmezlikten gelindiği, ötekileştirildiği konusunda bir durum ortaya çıkmaktadır. Bu da şunu gösteriyor: Hala devletin her alanında asimilasyon politikasının olabildiğince devam ediyor. Bu doğal, hayatın olağan akışına uygun bir taleptir ve oldukça da masumane bir taleptir. Dolayısıyla burada yapılması gereken şey bir an önce Ergin Doğru adlı arkadaşımızın bu talebinin karşılanmasıdır. Bu ihtiyacının inanca uygun bir şekilde giderilmesi bizim talebimiz olacaktır. Dolayısıyla yapmamız gereken husus Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapmaktır. Anayasa Mahkemesi’nde bu talebe yönelik olumsuz bir karar verilmesi halinde takip eden süreçte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmayı düşünüyoruz.”

    PİRHA/DİYARBAKIR