Etiket: erikli baba dergahı

  • Ocakzadeler, Erikli Baba Dergahı’nda yapılan dedeler toplantısını değerlendirdi-VİDEO

    Ocakzadeler, Erikli Baba Dergahı’nda yapılan dedeler toplantısını değerlendirdi-VİDEO

    PİRHA- Çok sayıda Dede/Pir, Alevi toplumunu ilgilendiren konuları değerlendirmek üzere İstanbul’da buluştu. Bir araya gelmenin kendileri açısından kıymetli olduğunu belirten Dedeler, “Alevilik değiştirilmekte, Alevilik Alevilerin kendini ifade edebileceği tarzda yaşanmamakta” vurgusunu yaptı.

    Birçok ocak mensubu dede, 20 Kasım’da Erikli Baba Dergahı’nda toplantı yaparak Alevi toplumunun sorunlarını ele aldı. Benzer buluşmaların son yıllarda yapılamadığına vurgu yapan dedeler, Yol’un eksiksiz yürütülmesi için inanç önderlerinin daha çok ön planda olması gerektiğini vurguladı.

    “DEVLET, ALEVİLERİ BÖLECEK GİRİŞİMLER YAPMAYA BAŞLADI”

    “Alevilik nereye gidiyor?” başlıklı toplantıya dair Kureyşan Ocağı’ndan Ali Önal Dede ile konuştuk. Toplumun birçok soruna karşı mücadele yürüttüğünü söyleyen Ali Önal, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Sorun sadece dedelerin sorunu değil. Dedelerin sadece dillendirebileceği bir sorun. Aleviler şu anda çok büyük bir sorunla karşı karşıya. ‘Bu sorun nedir?’ diye sorduğunuzda, tamamen Alevilik. Bizlerin gündeme alacağı, fikir beyan edip, tartışacağımız temel konu, Alevilik olacak. Çünkü Alevilik yok edilmekte, Alevilik asimile edilmekte, Alevilik değiştirilmekte, Alevilik Alevilerin kendini ifade edebileceği tarzda yaşanmamakta. Bundan dolayı da şu anda İstanbul’da çeşitli kurumlarda görev yapan ya da yapmayan bütün ocakzade, seyit dedelerin, Alevilerin Türkiye’deki durumunu, statüsünü, yaşamını, Aleviliğe biçilen gömleğin ne olduğunu değerlendirmek üzere Erikli Baba Dergahı’nda bir araya geldik.

    Hükümetler genelde kendi inançları, siyasi düşünceleri, ideolojileri çerçevesinde Milli Eğitim gibi, Diyanet gibi kurumları şekillendirir, bunu da toplumun geneline yayar. Ama biz Aleviler, kendi özgün düşüncemizle, yaşam biçimimizle bu ülkede var olmak istiyoruz. Çocuklarımıza okullarda Sünni inancına ait düşüncelerin dayatılmasını kabul etmiyoruz. Eğer bir Alevi çocuk, okulda bir inanç öğrenecekse kesinlikle belirli tarikatlara ya da belirli dinlere ait inancı öğrenmemeli. Okulda insani duyguları, insan olmayı öğrenmeli. Çünkü kişi kendi inancını evinde, kendi inanç merkezinde öğrenebilir. Okullarımızın bu yüzden biraz da bilimden, ilimden uzaklaştırılarak tamamen bir medrese statüsüne getirilip din eğitimi vermesini dedeler kabul etmiyor. Özellikle son dönemde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile birlikte devlet biraz daha bu işi derinleştirdi ve Alevileri bölecek girişimler yapmaya başladı. Bu girişimlerin önüne geçmek için biz dedeler de büyük bir topluluk oluşturup baskın bir sesle ‘hayır, Aleviler budur’ diye insanlara beyan etmek için bir aradayız. Çünkü biz tanımlanmak istemiyoruz. Yüzyıllardan beri, sadece bizi tanımlamaya çalışıyorlar. Bizi tanıyın. Bizi tanırsanız eğer seversiniz. Bizi tanımlarsanız yok edersiniz. Biz yok olmak istemiyoruz.”

    “İNANÇ ÜZERİNE BIRAKIN DEDE KONUŞSUN”

    Sarısaltuk Ocağı’ndan Nihat Saltuk Dede ise inanç önderlerinin, Alevi kurumlarının gerisinde kaldığını söyledi. Sorunların çözümü konusunda dedelerin daha çok görünür olması gerektiğini ifade eden Nihat Saltuk, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Dedelerin önü biraz kesildi diyebilirim. Dedeler olarak neredeyse başkanların yardımcısı, hatta çantasını taşır duruma geldik. Bu bizim için çok kötü bir şey. Yoksa dedeler de hiçbir zaman bir ayrılık olacağını sanmıyorum. Dedelerin konuşma hakkı hiçbir zaman olmadı. Biz konuşmadık, konuşanlar federasyon, vakıf, dernek başkanları oldu. Bu Yol’u sürenler dedeler ise dedelerin konuşması lazım. Dedeler özgür bırakılmalı. Bugün devletin yaptığı da dedeleri emir altına almaktır. Biz bunun için de mücadele edeceğiz ama kendi kurumlarımızda da mücadele yürüteceğiz. Sokağa çıktığımızda ‘laiklik’ diye bağırıyoruz ama laikliği önce kendi içimizde, cemevlerimizde sağlamalıyız. Cemevlerinin eksiğini, etkinliklerini yönetim yapsın ama inanç üzerine bırakın dede konuşsun. Dedenin o kadar becerisi yoksa o zaman o cemevine getirmeyin. Dedeler gönülde birdir ama biraz da ‘bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ haline geldik. Bu Yol’u sürmek için alttan genç dedeleri yetiştirmemiz lazım. Alevi erkanını yürüteceklerin hepsinin bizim erkanımızda yetişmesi lazım. Biz bunlara hiç önem vermedik. Camiden hoca getirseler bile önemli görmedik. Camiden hoca gelecekse cemevlerini niye açtık? Cemevlerinin ayrı bir özelliği var. Cemevlerinde Alevi erkanını yapacak dedeler yetişmesi lazım.”

    “ÖNCELİKLİ SORUN BİRLİK”

    Babamansur Ocağı pirlerinden Ali Kaplan da Erikli Baba Dergahı’nda yapılan toplantıya katılan isimler arasındaydı. Pir Kaplan, çok sayıda dedenin bir araya gelmesini “kıymetli” görerek “çünkü birbirimizi çok az görüyoruz” dedi. Pir Ali Kaplan’ın, dedeler toplantısına dair yorumu şu şekilde oldu:

    “Zaman zaman bir araya geldiğimizde hem sorunlarımızı tartışıp hem eksiklerimizi görüyoruz. Günümüzdeki yaşam, bizi hem zor durumda bırakıyor hem de birleşmemizi engelliyor. Düzen, onu bize dayatıyor. Alevi toplumunun öncelikli sorunu birlik. Eskiden bir Alevilik vardı şimdi kaç tane Alevilik çıkardılar! Pirlerin, gençlere yol açması lazım. Çünkü geleceğimiz gençlerimize bağlı. Gençlerin yolunu açarsak biz bu birliği kurarız.”

    Eren GÜVEN-Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Erikli Baba Dergahı Vakfı Müdürü Nurgül Seyfi: Alevi kadınlar olarak mücadeleye destek verelim-VİDEO

    Erikli Baba Dergahı Vakfı Müdürü Nurgül Seyfi: Alevi kadınlar olarak mücadeleye destek verelim-VİDEO

    PİRHA – Erikli Baba Dergahı Vakfı Müdürü Nurgül Seyfi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ne sayılı günler kala tüm kadınlara alanlarda olma çağrısında bulundu. 

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ne sayılı günler kaldı. 25 Kasım yaklaşıyor ancak her geçen gün en az bir kadın ya katlediliyor ya da şiddete maruz kalıyor. Kadınlar bu şiddet ortamını yok etmek ve katliamların önüne geçmek için her alanda etkin bir mücadele veriyor.

    PİRHA’ya konuşan Erikli Baba Dergahı Vakfı Müdürü Nurgül Seyfi, 25 Kasım’da şiddete karşı gelmek ve dayanışmak için tüm kadınları alanlara davet etti.

    “YAPTIRIMI OLMASI LAZIM”

    Nurgül Seyfi, iktidar eliyle şiddetin yaygınlaştırıldığını ve faillerinse bundan güç aldıklarını kaydederek şunları söyledi:
    “Özellikle bu iktidarın zamanında hemen hemen her gün kadın cinayetlerini duyuyoruz. Son 10 yılda yaşanan cinayetlerin ekonomik, psikolojik, cinsel boyutu var. Dolayısıyla bu cinayetleri işleyenler de çok rahatlar. Kadın cinayetleri işlendiği zaman, şiddete uğrayan bir kadın şikayet etmeye gittiği zaman bunun bir devamlılığı olmuyor. Bunun bir yaptırımı olması lazım. Karşılığında bir ceza almadığı için de kolaylıkla şiddete başvuruyorlar.”

    “ALEVİ İNANCINDA KADINA DAHA ÇOK DEĞER VERİLİYOR”

    Seyfi, Alevi inancında kadının yerine ve önemine dikkat çekerek, “Bizler biraz daha şanslıyız. Ama genel anlamda bu ülkede yaşamanın kadınlar açısından çok zorlukları var. Kimseye güvenemiyoruz, sokakta rahat yürüyemiyoruz. Eskiden çocuklarımızı okullara gönderdiğimiz zaman arkamıza bakmadan rahatlıkla bırakıp çıkabiliyorduk ama şimdi okullarda da güven yok. Çocuklarımızı nasıl yetiştireceğiz, kime güveneceğiz? Açıkçası bilmiyorum. Her kadın gibi bende endişeliyim” diye konuştu.

    “ALEVİ KADINLAR OLARAK 25 KASIM’DA ALANLARDA OLALIM”

    Seyfi, Alevi kadınların şiddete karşı verdikleri mücadelenin eksikliğine işaret ederek, şöyle konuştu:
    “Biz daha önce de Erikli Baba Kadın Kolları olarak toplantılara başlamıştık. Diğer dergahlardaki kadın kolları ve temsilcileriyle biraraya geldik. Biz kadın cinayetleriyle ilgili nasıl bir yapılanma oluşturabiliriz, biz ne yapabiliriz diye konuşmuştuk. Ama bunun devamı gelmedi. Belki biraz da kadınlarımızda cesaret yok. Ailelerden destek gelmiyor. Evet biz şanslıyız. Alevi kültüründe kadınlara daha çok değer veriliyor ama içinde bulunduğumuz toplumda da kadınlar sindirildi, korkutuldu. Yani bir oluşumun içinde olmaya çekiniyorlar, korkuyorlar açıkçası. Bunun geri dönüşü nasıl olur diye endişelendiklerini düşünüyorum açıkçası.

    Ben özellikle Alevi bir kadın olarak tüm kurumlarımızdaki kadınlarla kadın mücadelesine destek verelim istiyorum. Diliyorum ki tüm kadınlar da 25 Kasım günü alanlarda olur.”

    Devrim FINDIK – Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • 50’den fazla Alevi Dedesi İstanbul’da bir araya gelecek

    50’den fazla Alevi Dedesi İstanbul’da bir araya gelecek

    PİRHA- Çok sayıda Dede/Pir Alevi toplumunu ilgilendiren konuları, sorunları değerlendirmek üzere İstanbul’da bir araya gelecek. Binali Doğan Dede, 20 Kasım’da Erikli Baba Dergahı’nda yapılacak toplantıda “Alevilik nereye gidiyor?” konusunun da ele alınacağını söyledi. 

    Alevi toplumunun gündeminde olan konuları masaya yatırmak üzere yaklaşık 50 dede, İstanbul’da bir araya gelecek.

    Erikli Baba Dergahı’nda yapılacak toplantının çağrısını Binali Doğan Dede yaptı. 20 Kasım’da başlayacak toplantı hakkında PİRHA’ya konuşan Binali Doğan, geçmiş yıllarda yüzlerce dedeyle bir araya gelip Aleviliği ilgilendiren konular üzerinde tartışmalar yürüttüklerini, ancak son yıllarda benzer buluşmaların yapılamadığını söyledi.

    Dede Binali Doğan, “Ülke genelinde 800 civarında cemevi var ama hiçbir dede, diğerini tanımıyor” diyerek toplantıya dair şu bilgileri paylaştı:

    “Geçmişte dedeler arasında Aleviliğin sorunları tartışılabiliyordu. Mesela dedelerin yetiştirilmesi, cemevlerine tayin edilmesi gibi konular o yaptığımız toplantılar aracılığıyla oluyordu. Uzun süredir benzer toplantılar yapılamıyor. Bugün bütün dedeler birbirinden habersiz. Alevilik içerisinde gelişen olaylar var. Örneğin eksiklerimiz, yapmak istediklerimiz neler, bunları konuşacağız. Mesela köylerimizde cemevleri var ama dede yok. Cenaze erkanlarını yürütecek kimse yok. Bu konularda nasıl yardımcı olabiliriz gibi birçok konu mevcut.”

    “ALEVİLER OLARAK DÜNYAYA AÇILDIK AMA ESKİSİ GİBİ TALİP İLİŞKİSİ YOK!”

    50’den fazla dedenin 20 Kasım’da yapılacak toplantıya katılacağını belirten Binali Doğan, “Alevilik nereye gidiyor?” konusunun da ele alınacağını aktardı.

    Binali Doğan, şöyle devam etti:

    “Şehirleşen Alevilikle birlikte dünden bugüne gelişen olayları ele alacağız. İyi yönde olan gelişmeler de var ama unuttuğumuz gelenekler de var. Mesela Aleviler bundan 50 yıl önce köylerinde, kendi iç dünyalarında kapalı bir toplum olarak inançlarını yaşayan pir, talip, mürşit, müsahip cemi, ibadeti işleyen bir toplumdu ama şimdi şehirlere geldik ve dünyaya açıldık. Dünya milletleri içerisinde tanındık ve ilgi odağı da olduk. Mesela Japonya’dan tutun İrlanda’ya kadar birçok yerde Alevilik üzerine araştırmalar yapanlar var. Cemevlerimiz kilisenin, havranın, caminin, sinagogun yanında yerini aldı. Bunlar güzel gelişmeler ama geride bıraktığımız bir ‘Ocak sistemi’ de var. Dedeler, geri planda kaldı. Şehirleşmeyle birlikte pir, talibi ile buluşamadı. Eskideki gibi bir talip ilişkisi yok. Dedenin önderliği olması gerekirken bunlar zayıf kaldı.”

    “OCAK SİSTEMİNİN YENİDEN İŞLER HALE GELMESİNİ KONUŞACAĞIZ”

    Binali Doğan, yapılacak toplantıda, ocak sisteminin yeniden inşasını da değerlendireceklerini söyledi. Dede Doğan, 20 Kasım’da yapılacak toplantının ileri tarihlerde devamının da olacağını belirterek, “Ocak sisteminin yeniden işler hale gelmesi, bir kurumsal yapı olması gerektiğini konuşacağız. Mesela bugün birçok cemevinde dede yok. Dedeleri yetiştirecek bir kuruma, bir enstitüye, ocak sistemi içerisinde ihtiyaçlarımızı nasıl gidereceğiz, geleceğe yönelik ne gibi görevlerimiz var, bunları dedelerle görüşeceğiz” diye belirtti.

    Eren GÜVEN – Devrim FINDIK/İSTANBUL

     

  • PSAKD Kadıköy Şubesi elektrik faturalarıyla ilgili olarak yeniden dava açacak

    PSAKD Kadıköy Şubesi elektrik faturalarıyla ilgili olarak yeniden dava açacak

    PİRHA-2014 yılından itibaren faturaları ödemeyen ve bu konuda mahkemelik olan PSAKD Kadıköy Şubesi, 15 Şubat günü yeni dava açacaklarını duyurdu. Hali hazırda devam eden yargılamada ise mahkemenin istediği bilirkişi raporunda “Cemevi bünyesinde hiçbir şekilde ve hiçbir sahada ticari bir faaliyet yürütülmediği, cemevi kompleksinin bütünü ile halkın ücretsiz olarak faydalandığı bir inanç ve kültür merkezi olduğu” ifadelerine yer verildi. 

    Kış aylarında gelen yüksek elektrik faturalarına ülke genelinde halkın tepkisi yükseliyor. Alevilerin devlet tarafından tanınmayan ibadethanelerine de “ticarethane” denilerek gelen yüklü elektrik faturaları dikkat çekiyor.

    Bazı cemevlerinin, “eşit yurttaşlık hakkı” nedeniyle faturaları ödememe kararından dolayı açtıkları davalar ise sürüyor. Bugün Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) da cemevlerine gelen faturaları ödememe kararı aldığını açıklayarak, durumu yargıya taşıdı.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergâhı’na 30 bin TL, Kadıköy’de yer alan Şahkulu Sultan Dergâhı’na ise 54 bin 316 TL elektrik faturası gelmişti. İstanbul Zeytinburnu’ndaki Erikli Baba Dergâhı’na da gelen elektrik faturası belli oldu. 2021 yılının son ayında (Aralık) Erikli Baba Dergâhı’na 6 bin 275 TL elektrik faturası gelirken; yeni yılın ilk faturası ise 12 bin TL oldu.

    PSKAD KADIKÖY ŞUBESİ’NİN AÇTIĞI DAVA SÜRÜYOR

    Gelen elektrik faturalarını ödemeyen kurumlardan bir tanesi ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi. İbadethanelerinin ‘ticarethane’ statüsünde faturalandırılmasına tepki göstererek, eşit yurttaşlık hakkı talebiyle 2014 yılından itibaren faturaları ödememe kararı alan PSAKD İçerenköy Cemevi’ne, elektrik şirketi tarafından o dönem icra işlemi başlatıldı. Cemevi de buna karşı dava açtı. Yargı süreci devam ederken, 2014’ten beri faturaları ödememe kararının arkasında duruluyor.

    CEMEVLERİNE, SANAYİ ELEKTRİK TARİFESİ

    Enerji şirketinin 04.12.2014 tarihinde başlattığı icra takibine karşı mahkemeye başvuran PSAKD Kadıköy Şubesi, cemevine sanayi kuruluşuymuş gibi elektrik tarifesi uygulanmasına tepki gösterdi. Dava başvurusunda, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda yer alan “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” maddesi hatırlatıldı.

    Ayrıca cemevine uygulanan elektrik tarifesinin, sanayi-ticarethanelere uygulanan tarife olduğu, hiçbir borcu olmayan cemevi hakkında borçluymuş gibi icra takibinin başlatıldığı, elektriğinin kesildiği belirtildi. Durumun ise cemevinin, davalı şirket tarafından hala ibadethane kategorisinde sayılmayarak, ayrımcılık yapıldığını gösterdiği vurgulandı.

    BİLİRKİŞİ: CEMEVİ, ÜCRETSİZ BİR İNANÇ VE KÜLTÜR MERKEZİDİR

    İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi ise 02.02.2021 tarihinde görülen celsede bilirkişiden ek rapor alınmasına hükmetti. Elektrik mühendisi tarafından mahkemeye sunulmak üzere hazırlanan bilirkişi raporunda, “15.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadıköy Cemevi’nin, bütün hizmet birimleri ile birlikte, ücretsiz olarak Alevi inancına hizmet eden, entegre bir kompleks olduğu, bünyesinde hiçbir şekilde ve hiçbir saha da ticari bir faaliyet yürütülmediği, cemevi kompleksinin bütünü ile halkın ücretsiz olarak faydalandığı bir inanç ve kültür merkezi olduğu” bildirildi.

    BİLİRKİŞİ, ‘FATURA, DİYANET BÜTÇESİNDEN KARŞILANMALI’ DEDİ

    Halkın ücretsiz faydalandığı bütün ibadethane komplekslerinin enerji giderleri her ne kadar alt grup adı “Genel Aydınlatma” başlığı altında isimlendirilmiş olsa da bu komplekslerin hizmet ile ilgili bütün birimlerinin elektrik giderlerini kapsadığı belirtilen raporun sonuç bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

    “Bu nedenle dava konusu elektrik faturasının tamamının dini hizmet birimleri ile ilgili enerji gideri olduğu, kök raporumda da belirtilmiş olan bu hizmet birimleri dışında, başkaca hiçbir kullanım alanı mevcut olmadığı sebebi ile Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne kesilen elektrik fatura tutarlarının tamamı, aynen diğer ibadethanelere uygulanan, tarife grubu adı olan “Genel Aydınlatma” başlığı altında toplanmış, tarife grubu kapsamında değerlendirilmelidir.

    Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi’ne ait hizmet birimlerinin enerji giderlerinin de, ihtiyaca göre değişen hizmetlerinde ayrıştırma yapılamayacağından, ilgili mevzuata göre, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanan bu tarife grubunun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim.”

    KARAKAYA: 15 ŞUBAT’TA YENİ DAVA AÇACAĞIZ

    PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, 15 Şubat Salı günü PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ın da katılımıyla İstanbul Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’ne giderek,  devam eden davayı güncelleyip, yeniden dava açacaklarını kaydetti. Karakaya, “Bugüne kadar görülen davaların yok sayılması, icra işlemlerinin durdurulması talebiyle yeni dava açacağız” dedi. Kaçak elektrik kullanmakla suçlandıklarını söyleyen Karakaya, cemevine kesilen borçlar nedeniyle PSAKD Genel Merkezi’ne ait bütün banka hesaplarına tedbir konulduğunu da ifade etti.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    > Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    > Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi
    > 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi
    > Didim Cemevine 7 bin 186 TL’lik elektrik faturası geldi; 9 Şubat’ta alanlara çıkılıyor

  • İstanbul’da bulunan Erikli Baba Dergâhı’na 13 bin 943 TL elektrik faturası geldi

    İstanbul’da bulunan Erikli Baba Dergâhı’na 13 bin 943 TL elektrik faturası geldi

    PİRHA-Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergâhı’nın güncel elektrik faturası 13 bin 943 TL oldu. Faturanın ödenip ödenmemesi kararı ise yönetim kurulu toplantısında tartışılacak. 

    Kış günü gelen yüksek elektrik faturaları ülke genelinde insanların tepkisini çekmeye devam ediyor. Alevilerin devlet tarafından tanınmayan ibadethanelerine de “ticarethane” statüsünde gelen yüklü elektrik faturaları dikkat çekiyor. Bazı cemevlerinin, “eşit yurttaşlık hakkı” nedeniyle faturaları ödememe kararından dolayı açtıkları davalar ise sürüyor. Son olarak Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) da cemevlerine gelen faturaları ödememe kararı aldığını açıklarken; durumu bugün yargıya taşıdı.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergâhı’na 30 bin TL, Kadıköy’de yer alan Şahkulu Sultan Dergâhı’na ise 54 bin 316 TL elektrik faturası gelmişti. İstanbul Zeytinburnu’ndaki Erikli Baba Dergâhı’na da gelen elektrik faturası belli oldu.

    ERİKLİ BABA DERGÂHI’NIN GÜNCEL ELEKTRİK FATURASI: 13 BİN 943 TL 

    2021 yılının son ayında (Aralık) Erikli Baba Dergâhı’na 6 bin 275 TL elektrik faturası gelirken; yeni yılın ilk faturası ise 13 bin 943 TL oldu. 2022 öncesinde 4 bin 586 TL kadar da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne kira ödeyen dergâhın ödediği son doğalgaz faturası da 1309 TL idi. Dergâh yönetiminde yer alan bir yetkili doğalgaz faturasının ise henüz gelmediğini kaydetti.

    “Faturaları ödeyip ödememe konusunda bir karar alındı mı?” sorumuza ise dergah yetkilisi, “Biz de konuyu ele alıp değerlendiriyoruz. Yönetim kurulu toplantımız var. Bu konuyu da tartışacağız” şeklinde yanıt verdi.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    > Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    > Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi
    > 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi
    > Didim Cemevine 7 bin 186 TL’lik elektrik faturası geldi; 9 Şubat’ta alanlara çıkılıyor

  • 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

    700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi

    PİRHA-Alevilerin ibadethanelerine gelen yüksek faturalar ile aylık kiralar tepki çekmeye devam ediyor. Garip Dede Cemevi’nin 30 bin liralık elektrik faturasının ardından İstanbul Kadıköy’deki 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı’na da 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi. 

    2002’de yayımlanan bir Bakanlar Kurulu kararı uyarınca ibadethaneler elektrik parası ödemekten muaf tutuluyor. Elektrik paraları Diyanet’e bağlı bir fondan ödeniyor. Kararda, ibadethane olarak cami, mescit, kilise ve sinagog sayılıyor. Ancak cemevi listede yer bulmuyor.

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi‘ne gelen 30 bin liralık elektrik ve 11 bin 847 liralık doğalgaz faturasına tepkiler devam ederken; Alevilerin ibadethanelerine gelen yüksek fatura ve aylık kira ücretleri de dikkat çekiyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı da (HBVAKV) yaptığı bir paylaşım ile 11 bin 615 TL elektrik faturası geldiğini duyurdu. HBVAKV faturaya tepki gösterirken, “Cemevlerinin elektrik faturalarının ticarethane statüsünde gelmesi bu ülkenin ayıbıdır” ifadelerini kullandı.

    ŞAHKULU SULTAN DERGÂHI’NA 54 BİN 316 TL ELEKTRİK FATURASI GELDİ

    İstanbul Kadıköy’de bulunan 700 yıllık Şahkulu Sultan Dergâhı‘na ise bu ay 54 bin 316 TL elektrik faturası geldi.

    Şahkulu Sultan Dergâhı’nın, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği aylık kira ise 2 bin lira zamlanarak 15 bin 600 TL olmuştu. Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı Genel Sekreteri ve Müdürü Kanber Yıldırım, dergâhta süren inşaat çalışmalarını yerinde incelemek için 5 Şubat Cumartesi günü dergâha gelecek olan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’ya da durumu aktaracaklarını söyledi.

    “AYLIK 80-90 BİN FATURA GİDERİMİZ VAR”

    Kanber Yıldırım şöyle konuştu:

    “Yaklaşık 17 bin lira aylık kiramız var. 54 bin lira da elektrik faturası geldi. Telefon, doğalgaz faturaları da var. Su faturası alınmıyor. Önceden su faturası da ödüyorduk. Ama şu an İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) almıyor. Aylık olarak baktığımızda yaklaşık 80-90 bin civarında fatura giderimiz var. Fatura giderlerini karşılayacak gelirimiz yok. İnşaat ile ilgili olarak 5 Şubat’ta İstanbul Valisi buraya gelecek. Açılış gününü belirlemek için inşaatı kontrol edecekler. Kendisine de bu durumu aktaracağız.”

    ERİKLİ BABA DERGÂHI’NA HENÜZ YENİ FATURALAR GELMEDİ

    İstanbul Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergâhı‘na ise henüz güncel faturaların gelmediği belirtildi. Dergâhtan bir yetkili 2021 yılının son ayına (Aralık) ait fatura tutarlarını PİRHA ile paylaştı. Buna göre yeni yapılan zamlar öncesi Erikli Baba Dergâhı, 2021’in Aralık ayında 1309 TL doğalgaz, 6 bin 275 TL elektrik faturası ödedi. Dergâhın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği zamsız aylık kirası ise 4 bin 586 TL olarak ifade edildi.

    KARACAAHMET DERGÂHI: FATURALARIN YÜZDE 10’UNU ÖDÜYORUZ

    İstanbul’un Üsküdar ilçesinde yer alan Karacaahmet Sultan Dergâhı‘na da yüksek faturaların geldiğini kaydeden bir yetkili, ayrıca hali hazırda görünen borçların da fazla olduğunu belirtti. “Bir karar var. Ona göre gelen faturaların yüzde 10’unu ödüyoruz. Fakat yarın ne olur onu bilmiyoruz” diyen yetkili, dergâha bu ay 12 bin TL’lik elektrik faturasının geldiğini, bunun da 1200 liralık kısmını ödediklerini aktardı.

    YENİBOSNA CEMEVİ: DAVA AÇTIĞIMIZDAN BERİ ELEKTRİK FATURASI ÖDEMİYORUZ

    İstanbul Bahçelievler’de bulunan Yenibosna Cemevi ise elektrik faturasını ödemiyor. CEM Vakfı, 2006’da Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurarak, aynı çatı altında vakfın merkezinin ve diğer birimlerinin yanı sıra bir de cemevi barındıran Yenibosna’daki kültür merkezinin elektrik faturalarından muaf tutulması talebiyle dava açmıştı. İç hukuk yollarının olumsuz sonuçlanması üzerine de durum Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşınmıştı. Ödenmemiş elektrik fatura tutarı 668 bin 12 lira düzeyinde olduğu belirtilmişti.

    Yenibosna Cemevi‘nden bir yetkili de dava açıldığından itibaren hiçbir şekilde fatura ödemediklerini söylerken; “Bizi bazen sıkıştırıyorlar ama dava sürecimizin devam ettiğini belirtiyoruz. Kıraç ve Haramidere Cemevi’nde elektriği kesebiliyorlardı ama burada yapamıyorlar çünkü muhatap, vakıf olarak biziz. Morgda yatan canlarımız var. AİHM’de dava açtığımızdan beri fatura ödemiyoruz. Diğer cemevleri ödemek zorunda kalıyor” dedi.

    AİHM’DEN NASIL BİR SONUÇ ÇIKMIŞTI?

    AİHM, Yenibosna Cemevi’nin bir ibadethane olup olmadığı, dolayısıyla elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenip ödenmeyeceği davasını, Aralık 2014’te karara bağlamıştı. Kararda oybirliği ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ayrımcılığa ilişkin 14. maddesi ile din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin 9. maddesinin ihlal edildiğine karar verilmiş, karar Nisan 2015’te kesinleşmişti.

    Yargıtay da Mayıs 2015’te elektrik faturalarını ödemediği gerekçesiyle Cem Vakfı hakkında başlatılan icranın devamına karar veren yerel mahkeme kararını bozmuş ve fiilen “cemevlerinin ibadethane olduğuna” hükmetmişti. Böylece, AİHM’in kararlarının bağlayıcı olduğu da göz önünde bulundurularak, cemevlerinin ibadethane sayılıp sayılmayacağı tartışmasının hukuken son bulduğu savunulmuştu.

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Garip Dede Cemevi’ne 30.000 TL elektrik faturası gelmesi tepki çekti
    >Çamur: Dergahımızın kirası 15 bin 600 TL oldu; neden Alevilerden kira alınmaktadır?
    >Celal Fırat: Faturalar ile Alevi toplumu cezalandırılıyor
    >Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na 11 bin 615 TL elektrik faturası geldi

     

     

  • Aleviler hükümete seslendi: Kum, çimento değil, haklarımızı istiyoruz-VİDEO

    Aleviler hükümete seslendi: Kum, çimento değil, haklarımızı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da birçok cemevi ve dergâhın, İçişleri ve Kültür Bakanlığı yetkililerince ziyaret edilerek, ihtiyaçlarının olup olmadığının sorulmasına dair Alevi kurumları ortak açıklama yaptı. “Öncelikle eşit yurttaşlık talebimizin kabul görmesi gerekiyor” denilen açıklamada, yıllardır kabul edilmeyen talepler bir kez daha sıralandı.

    AKP hükümetinin İçişleri ve Kültür Bakanlığı yetkilileri tarafından cemevlerinin ziyaret edilerek; ihtiyaçların olup olmadığının sorulmasına ilişkin İstanbul Anadolu yakası Alevi vakıfları, cemevleri ve ocaklarından oluşan 43 Alevi kurumu yöneticisi, Kadıköy’deki Şahkulu Sultan Dergâhı‘nda ortak bir açıklama yaparak Cemevlerinin ibadethane sayılmasını ve eşit yurttaşlık temelinde maddi manevi haklarının karşılanmasını istedi.

    Sarıgazi Cemevi Başkanı Erdal Sağır tarafından okunan ortak açıklamada, “Yıllar önce devlet, uzun süren çalıştaylarla Alevilerin hak taleplerini dinledi. Bütün kurumlarımız ortak taleplerini devlete ve hükümete ilettiler. Bu çalıştay sonrasında geçen uzun süre içerisinde en ufak bir talebimiz yerine gelmediği gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Yargıtay kararları varken; bunları uygulamadı, iletişimler yarıda kaldı” ifadelerine yer verildi.

    “Türkiye genelinde aylardır cemevlerimiz ve kurumlarımız İçişleri ve Kültür Bakanlığı yetkilileri tarafından ziyaret edilmektedir” diyen Sağır, “Bir ihtiyacımızın olup olmadığı soruluyor. Son iki günde de Marmara bölgesinde İstanbul’da toplantılara devam ediyorlar. Umarız, bu çalışma da diğeri gibi yarıda kalmaz. Demokratik, laik, hukuk devleti olarak halkımızın beklediği eşit yurttaşlık taleplerimiz gerçekleşmiş olur. Temennimiz çok hızlı karar alabilen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin taleplerimizi kabul etmesi” diye konuştu.

    Sağır, Alevi kurumlarının taleplerini ise şöyle sıraladı:

    “1- Cemevlerimiz ibadethanemizdir. Bu konuda yasal düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

    2- AİHM kararları uygulanmalıdır.

    3- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi kararları uygulanmalıdır.

    4- Eşit yurttaşlık temelinde maddi, manevi hak ve taleplerimiz karşılanmalı.

    5- Devlet zorunlu din dersleri adı altında verdiği eğitimle asimilasyon politikalarından ve Alevi köylerine cami yapma politikasından vazgeçmelidir.

    6- Kamuda personel alımlarında ayrımcılık yapılmamalı; liyakate göre işlem yapılmalıdır.

    7- Devlet tüm inançlara eşit mesafede durmalı; inançlara ve inanç merkezlerini tarif etmemeli.

    8- Birçoğu devletin elinde veya başka kimselerce işgal altında bulunan başta Hacı Bektaş Veli Dergâhı olmak üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün elindeki tüm Alevi inanç merkezleri olan Şahkulu Sultan Dergâhı, Karaca Ahmet, Erikli Baba, Garip Dede vb. Alevi Bektaşi Dergâhları, Alevi kurumlarına verilmelidir.

    9- Devlet televizyonlarında Alevi inançlarına yer verilmelidir.

    10- Alevilere yönelik her türlü ayrımcı tutumlar, ortadan kaldırılmalı; ayrımcılık yapanlara karşı caydırıcı yaptırımlar oluşturulmalıdır. Ötekileştirilen tüm diğer gruplarla birlikte Alevileri de hedef alan nefret söylemleri, nefret suçları kapsamına alınmalıdır.

    11- Alevilerin kutsal mekanlarına yönelik yağmaya son verilmelidir. Munzur Baba, Abdal Musa, Keçeci Baba ve Alevilerce kutsal sayılan ziyaretgahların bulunduğu mekanlarda, maden, taş ocağı veya termik santral yapılmasına müsaade eden yapım ruhsatı iptal edilmelidir.”

    Barış KOP -Rıza ŞEKER / İSTANBUL

  • Erikli Baba Dergahı’nda aşure kazanları kuruldu- VİDEO

    Erikli Baba Dergahı’nda aşure kazanları kuruldu- VİDEO

    PİRHA- İstanbul Kazlıçeşme’de bulunan Erikli Baba Dergahı’nda, Muharrem Orucunun (Yası Kerbela) sona ermesiyle birlikte aşure lokması paylaşıldı.

    İstanbul Kazlıçeşme’de bulunan Erikli Baba Dergahı’nda da aşure kazanları kuruldu. Erikli Baba Dergahı Dedelerinden Ali İsmail Akbaba, aşurenin önemini ve niyetini anlattı.

    Akbaba, aşurenin sevgi ve dostluk aşı olduğunun altını çizerek, Hünkâr Hacıbektaş Veli’nin “Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda, Bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda. Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda, Arslanlarla ceylanlar, dosttur kucağımızda” sözlerini hatırlattı.

    Akbaba, lokma duası verdikten sonra aşureler paylaşıldı.

    BARIŞ KOP/ İSTANBUL

  • Erikli Baba Dergahı’nda Aşık Mahzuni Şerif anması yapıldı

    Erikli Baba Dergahı’nda Aşık Mahzuni Şerif anması yapıldı

    PİRHA- Aşık Mahzuni Şerif hakka yürümesinin 17’inci yıl dönümününde Erikli Baba Kültür ve Eğitim Vakfı Cemevi’nde yapılan etkinlikle anıldı.

    Erikli Baba Kültür ve Eğitim Vakfı Cemevi Aşık Mahzuni Şerif’i anma etkinliği düzenlendi. Konuşmaların yapıldığı etkinlikte Mahzuni’nin eserleri seslendirildi.

    Araştırmacı-Yazar Süleyman Zaman ve Araştırmacı- Yazar Ayhan Aydın’ın konuşmacı oldukları anmada Mahzuni Şerif’in yaşamı, ozanlık kimliği ve Alevilik yönünden görüş, düşünce ve duyguları anlatıldı.

    Anmada Cemevi dedeleri Binali Doğan, İsmail Akbaba ile Cemevi’nde müzik dersleri veren Mürsel Sinan ve genç seslerden Onur Berk Demir, Mahzuni Şerif’ten türküler ve nefesler okudular.

    Çok sayıda yurttaşın katıldığı anmada Mahzuni Şerif’in türkülerine kadınlar eşlik etti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Erikli Baba Dergahı’nda Hakk’a yürüme erkanı toplantısı: Ortaklaşmalıyız-VİDEO

    Erikli Baba Dergahı’nda Hakk’a yürüme erkanı toplantısı: Ortaklaşmalıyız-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Erikli Baba Dergahı’nda Hakk’a yürüme erkanıyla ilgili yapılan toplantıda iki yıllık bir çalışma sonucu hazırlanan Hakk’a yürüme erkanı kitapçığı dağıtıldı. 

    İstanbul’da bulunan Alevi kurum temsilcileri ve dedeler, Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın çağrısıyla Zeytinburnu’nda bulunan Erikli Baba Dergahı’nda bir araya gelerek hakka yürüme erkanıyla ilgili toplantı yaptı.

    Divanda AVF Genel Başkanı Remzi Akbulut, ADFE Genel Başkanı Zeynel Şahan, Erikli Baba Dergahı Başkanı Erdoğan Metin, Erikli Baba Dergahı dedesi Binali Doğan ve Okmeydanı Cemevi Dedesi Eren Yıldırım yer aldı.

    “HER TOPLUM KENDİ ANLADIĞI DİLDE İBADET YAPMALI”

    İlk olarak söz alan Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Şahan, Alevi toplumunun şehirleşmeyle birlikte başka toplumlarla entegre olmak zorunda kaldığını ve inancını yaşama noktasında büyük sıkıntılar yaşadığını kaydetti. Şahan, derneklerin 90’lı yıllardaki kurulumlarının ardından mekan sahibi olma yolunda cemevlerinin yapılmaya başladığını ifade etti. Her toplumun kendi anladığı dilde ibadetlerini yapmasının yaradılışın bir emri olduğunu vurgulayan Şahan, “Bizim de kendi anladığımız şekilde ibadet yapmamız kadar doğal bir şey olamaz. Biz bunu her türlü baskıya rağmen asırlar boyunca kendi yörelerimizde yaşatmışız. Cemevinde her inançta olduğu gibi kendi ekolümüzü, ritüelimizi oluşturmuşuz. Bunu cenazelerimizde çok uygulayamayabiliriz. Ama artık ortaklaşmak zorundayız.

    2 YILLIK BİR ÇALIŞMA VE 26 TOPLANTI

    Hakk’a yürüme erkanı kitapçığı hazırlamak için iki yıl boyunca İstanbul genelinde 26 toplantı yaptıklarını belirten Şahan, bu toplantılar sonucu bir komisyon oluşturulduğunu ve iki yıllık bir çalışma sonucu bir Hakk’a yürüme erkanı kitapçığı oluşturduklarını da ekledi.

    “FİZİK, KİMYA VE MATEMATİKTE BİLE DİNİ METOD UYGULANIYOR”

    Alevileri asimile etmek için siyasi yapının Diyanet üzerinden dayatmalarına devam ettiğini ifade eden Şahan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “Aleviler de camiye gelsin. Müslümanlarsa camiye gelmek zorundadırlar. Onların da namazı bizim gibi” sözleriyle Alevileri rencide ettiğini vurguladı. Zorunlu din dersleriyle Alevi çocuklarının asimilasyonun son hızıyla devam ettiğini belirten Şahan, sadece din derslerinin değil fizik, kimya ve matematik gibi derslerin de bile dini metod kullanılarak eğitim verildiğini de belirtti.

    Şahan ayrıca Alevilerin kendi gelecekleri için birlikte hareket etmek zorunda olduklarına da işaret etti.

    “ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR”

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut da konuşmasında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Alevilerin camiye gelmesi konusundaki sözlerine değindi. Alevi toplumunun bir şekilde sindirilerek gizli gizli ibadetlerini yaptıklarını ifade eden Akbulut şunları kaydetti:

    “Artık mızrak çuvala sığmıyor. Ortada AİHM kararları var bu bizim en büyük şansımız ama uygulanmıyor. AİHM diyor ki eğer Diyanet’ten camilere özel bir ödenek tahsis ediliyorsa cemevlerine de bunun yapılması lazım, zorunlu din derslerinin kaldırılması lazım, cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesi lazım.”

    Akbulut, Hakk’a yürüme erkanı kitapçığıyla birlikte Alevilerin özüne uygun hareket etmiş olacaklarını da ekledi.

    “ÖNEMLİ OLAN BU ERKANNAMELERE UYULMASI”

    Komisyonda yer alan Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım ise önemli olanın hazırlanan bu erkannamelerin uygulanması olduğunu kaydetti. Yıldırım komisyonda yer alan dedelerin isimlerini okudu. Komisyonda yer alan dedelerim isimleri şöyle:

    Zeynel Şahan
    Celal Fırat
    Binali Doğan
    Eren Yıldırım
    Hıdır Doğan
    Ethem Uğurlu
    Ali Yolaçan
    Yücel Alptekin

    Ara ara toplantılara katılanlar:
    Hüseyin Güzelgül
    Can Yeşilyurt
    Ozan Uluçam
    Mustafa Düzgün

    Karşılıklı görüş alışverişi ve tartışmalar sonucu Türkçe Hakk’a uğurlama erkanı yapıldı.

    Hakka uğurlama erkanının ardından devam eden toplantıda görüşler ve öneriler sunuldu. Ardından kitapçığın cemevlerine dağıtılması konusunda oylama yapıldı ve kitapçığın dağıtılması kabul edildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dört dergahta dört saz ile “Hüseyin Aşkına” adlı proje hazır-VİDEO

    Dört dergahta dört saz ile “Hüseyin Aşkına” adlı proje hazır-VİDEO

    PİRHA – Sanatçı Onur Gügercinoğlu ve gazeteci İsmail Yıldırım, Muharrem ayına özel “Hüseyin Aşkına” adlı bir proje hazırladılar. Hazırladıkları projeye ilişkin PİRHA’ya konuşan Onur Gügercinoğlu, Alevi gençleri olarak yıllar önce Yezid’e biat etmemek için serini veren İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri aşkına bu projeyi izleyicilere ulaştırdıklarını ifade etti. 

    Sanatçı Onur Gügercinoğlu ve gazeteci İsmail Yıldırım, Muharrem ayına özel bir proje hazırladılar. İstanbul’da “Dört dergahta dört saz” ile görüntü ve sesi canlı olarak kaydedilen projenin adı Hüseyin Aşkına. Proje İstanbul’da Garipdede Dergahı, Karacaahmet Dergahı, Şahkulu Dergahı ve Erikli Baba Dergahı’nda hazırlandı.

    Şah Hatayi’ye ait olan Hüseyin Aşkına adlı deyişi sanatçı Onur Gügercinoğlu seslendiriyor. Neden böyle bir proje hazırladıklarını PİRHA’ya anlatan Onur Gügercinoğlu, Kerbela’da İmam Hüseyin’in katledilişinin üzerinden yüzlerce yıl geçmesine rağmen Aleviler olarak ehlibeyt soyuna yapılan bu zulmü unutmadıklarını belirtti.

    Yine bir Muharrem ayında İmam Hüseyin aşkına oruçlarını tutacaklarını söyleyen Onur Gügercinoğlu, şunları ifade etti:

    “Biz Alevi gençleri olarak yıllar önce Yezid’e biat etmemek için serini veren İmam Hüseyin ve Kerbela şehitleri aşkına bu projeyi izleyicilere ulaştırdık. Projeyi gerçekleştirirken İstanbul’da olan 4 dergahı seçerek dört dergahta dört sazı İmam Hüseyin Aşkına çaldık.” (HABER MERKEZİ)

    İşte dört dergahta dört saz ile hazırlanan “Hüseyin Aşkına” adlı proje.