Etiket: erkek

  • Zeynep Şenpınar, katledilmeden 2 hafta önce şikayetçi olmuş

    Zeynep Şenpınar, katledilmeden 2 hafta önce şikayetçi olmuş

    Muğla’da milli boksör olduğu öğrenilen Selim Ahmet Kemaloğlu tarafından katledilen Zeynep Şenpınar’ı daha önce de ciddi şekilde şiddet gördüğü ve şikayetçi olduğu öğrenildi.

    Cinayete ilişkin elde edilen son bilgilere göre, Zeynep Şenpınar’ın daha önce de Ahmet Kemaloğlu’ndan şiddet gördüğü anlaşıldı.

    Şenpınar’ın cinayetten 2 hafta önce polis merkezine giderek Kemaloğlu tarafından şiddet gördüğü için şikayetçi olduğu, daha sonra şikayetini geri çekmek zorunda kaldığı belirtildi.

    Bununla birlikte, Zeynep Şenpınar’ın bir arkadaşının bir öğretim üyesine attığı mesajda, şiddet olayının doğrulandığı görüldü.

    Mesajda şu ifadeler yer alıyor:

    “Hocam şu an Muğla’da değilim. 2 hafta önce dayak yediğini, polise gidip uzaklaştırma verdirttiğini ama ertesi gün gidip kaldırttığını anlatmıştı. Bu kız ile çocuk uzun süredir beraber. Çocuk bu kızı arkadaşından ayırıp bodrum katta ev tutuyor. Sonra bu kız hep orada yasamaya başlıyor. Kirasına filan da yardımcı olmamış. Hep kavga ediyorlarmış. Zaten 2 hafta önce kız dayak yiyor yüzü gözü tanınmaz hale geliyor. Bayılıp hastaneye gidiyor ama dayak yediği gün imdat diye bağırmasına rağmen ev sahibi filan olaya karışmıyor. Bize de bu olayı suratı iyileştikten sonra anlatıyor.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Karantinada kadına ve çocuğa şiddet arttı’

    ‘Karantinada kadına ve çocuğa şiddet arttı’

    Türkiye koronavirüs salgını etkisi altındayken, salgın döneminde evde kalan kadınların cevapları şiddetin arttığını gözler önüne serdi. Yapılan araştırmaya göre kadınlar ve çocuklar ev içinde erkekler tarafından şiddete maruz bırakıldı. Sosyo Politika Saha Araştırmaları Merkezi’nin araştırmasına göre karantina sürecinde kadına yönelik şiddet yüzde 27.8 oranında arttı. 

    Sosyo Politika Saha Araştırmaları Merkezi, 3-8 Nisan tarihleri arasında 28 ilde koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle uygulanan karantina sürecinde kadın ve çocukların şiddete maruz kalıp kalmadığına ilişkin saha araştırması yaptı. Araştırma sonuçlarına göre, kadına yönelik şiddet yüzde 27.8 oranında arttı. Çocuklara yönelik şiddetin yüzde 19 olduğu araştırmada, çocuklara şiddet uygulamada baba ve annelerin oranı bir birine yakın çıktı.

    İstanbul, Diyarbakır, İzmir, Ankara, Antalya, Van, Batman, Adana, Mersin, Şırnak, Ağrı, Mardin, Kars, Urfa, Samsun, Muş, Aydın, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Muğla, Bursa, Dersim, Antep, Iğdır, Malatya ve Hakkari ilerini kapsayan ve toplamda bin 873 kadının katılımıyla gerçekleşen araştırmada, katılımcıların yüzde 55.1’i evli, yüzde 36.8’i bekâr, yüzde 7.1’i boşananlardan oluştu. Katılımcıların yüzde 58.2’si üniversitesi, yüzde 12.3’ü lisansüstü, yüzde 20.9’u lise, yüzde 12’si ortaokul, yüzde 3.7’si ilkokul mezunu, yüzde 0.6’sı okur yazar, yüzde 0.5’i okur-yazar olmadığı ve yüzde 40.2’si gelir getiren herhangi bir işte çalışmadığı vurgulanan araştırmada, katılımcıların yüzde 38’inin hane gelirlerinin 5 bin TL’nin üzerinde, yüzde 15.5’i 4 bin ile 5 bin TL, yüzde 12’si 3 bin ile 4 bin TL, yüzde 34.5’i sıfır ile 3 bin TL arası olduğunu beyanında bulundu.

    İŞSİZ KALAN ORANI YÜZDE 40.7

    Katılımcıların yüzde 89.2’si 1 ile 6 kişilik, yüzde 10.8’si 7 ve üzeri kişinin yaşadığı hanelere sahip olduğunu belirttiği araştırmada, karantina sürecinde hanede işsiz kalanın olup olmadığı sorusuna yüzde 59.3 “Hayır”, yüzde 40.7’si “Evet” yanıtını verdi. Araştırmada, hane aylık geliri yükseldikçe, işsiz kalanların azaldığı, lisans ve yüksek lisans mezunlarında işsiz kalmak en düşük düzeydeyken, okur-yazar olmayan grupta bu oranın yüzde 88.9 olduğu kaydedildi.

    “Karantina sürecinde erkekler dahil diğer aile bireyleriyle ev içi iş bölümü yapıldı mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 34.8 “Evet”, yüzde 33.1’i “Kısmen”, yüzde 32.1 “Hayır” cevabını verdiği araştırmada, iş bölümü konusu, “Yaş grubu ilerledikçe, eğitim durumu yükseldikçe, gelir durumu arttıkça ev içi işbölümü yaptığını söyleyenlerin oranında artış olduğu gözlenmiştir” sözleriyle değerlendirildi.

    EV İÇİ TARTIŞMALAR VE ÇATIŞMALAR ARTTI

    Karantina sürecinde ev içi tartışma ve çatışmaların yaşanıp yaşanmadığına yönelik soruya, görüşmecilerin yüzde 69.4 yaşandığını, yüzde 30.6’sı yaşanmadığını yönünde bilgi verdiği araştırmada, eğitim seviyesi ve gelir durumu yükseldikçe tartışma yaşayanların oranında azalma olduğuna işret edildi. Bu tartışmaların karantina öncesi mi yoksa karantina sonrası mı yoğunlaştığı yönündeki soruya, katılımcıların yüzde 52.6’sı “öncesi ile şimdi aynı”, yüzde 39.5’i “şimdi daha yoğun”, yüzde 7.9’u “öncesi daha yoğundu” cevabını verdi.

    TARTIŞMANIN NEDENLERİ ÇEŞİTLİ

    Ev içi tartışma ve çatışmalarının yüzde 32.4’ünün eşler, yüzde 16.3’ünün kardeşler, yüzde 15.7’sinin çocuklarla yaşandığının belirtildiği araştırmada, bu soruyu katılımcıların yüzde 13.2’sinin ise yanıtsız bırakıldığına dikkat çekildi. Tartışma yaratan konuların da sorulduğu araştırmada, anlaşmazlığın yüzde 14.6 temizlik, yüzde 10.6 maddi ihtiyaç, yüzde 8.8 kişisel kaprisler, yüzde 7.6 aile içi müdahale, yüzde 7.2 ev işi konularından kaynaklandığı belirtildi.

    Katılımcıların yüzde sadece yüzde 17.2’sinin karantina sürecinin kadın ve çocuğa şiddeti tetiklemediğini düşündüğü araştırmada, katılımcıların yüzde 82.8 gibi ezici çoğunluğu karantina sürecinin kadın ve çocuklara yönelik şiddeti tetiklediğini düşündüğünü kaydettiği belirtildi.

    EŞ ŞİDDETİ BİRİNCİ SIRADA

    Araştırmada, katılımcıların yüzde 23.7’si karantina sürecinde psikolojik, yüzde 10.3’ü ekonomik, yüzde 4.3’i dijital, yüzde 1.7’si fiziksel, yüzde 1.4’ü cinsel, yüzde 1.1’i ısrarlı takip şiddetine maruz kaldığını beyan ederken, yüzde 57’si de belirtilen şiddet biçimlerinin hiçbirine maruz kalmadığını belirtti. Bu soruya “Evet” yanıtını verenlerin yüzde 32’si eş, yüzde 15.4’ü baba, yüzde 14.8’i erkek kardeş, yüzde 11.6’sı anne, yüzde 7.5’i kız kardeş/abla, yüzde 7.1’i erkek arkadaş, yüzde 7.1’i akraba/tanıdık, yüzde 4.5’i oğul şiddetine maruz kaldığını dile getirdi.

    ŞİDDET YÜZDE 27.8 ORANINDA ARTTI

    “Karantina süreci öncesinde hane içerisinde herhangi bir şiddete maruz kaldınız mı?” katılımcıların yüzde 84.8’i “Hayır”, yüzde 15.2 “Evet” yanıtını verdi. Araştırmada, “Karantina sürecinde şiddete maruz kaldığını belirtenlerin oranın yüzde 57 olduğu, “Karantina süreci öncesinde hane içerisinde herhangi bir şiddete maruz kaldınız mı?” katılımcıların yüzde 84.8’nin “Hayır” yanıtı verdiğine işaret edilerek, karantina sürecinde şiddet oranın yüzde 27.8 oranında artış gösterdiği tespiti yapıldı. Araştırmada, karşılaştırma sonucu elde edilen orana ilişkin “Kadına şiddette, pandemi sürecinde yüzde 27.8’lik bir artış söz konusudur.  Ayrıca çalışmaya göre; daha önce şiddete maruz kalanların oranı yaş ilerledikçe azalırken, 65 yaş ve üstünün istisna olarak daha önce şiddete en çok maruz kalan yaş olduğu görülmüştür.” değerlendirmesi yapıldı.

    ÇOCUĞA ŞİDDET YÜZDE 19.3 ORANINDA

    Katılımcılara “Bu süreçte içerisinde hanedeki çocuk herhangi bir şiddete maruz kaldı mı?” sorusu da yöneltilen araştırmada, bu soruya görüşmecilerin yüzde 19.3’ü “Evet”, yüzde 80.7’si “Hayır” dedi. “Evet” yanıtını verenlere çocuğun hangi tür şiddete maruz kaldığı sorusuna, yüzde 53’ü psikolojik, yüzde 24.8’i ekonomik, yüzde 12’si dijital, yüzde 7.5’i fiziksel, yüzde 2.7’si cinsel şiddete maruz kaldığını beyan etti. “Çocukların, kim/kimler tarafından şiddete maruz kaldığı sorusuna; katılımcıların yüzde 36.2’si “baba”, yüzde 32.1’i “anne”, yüzde 19.7’si “kardeş”, yüzde 7.3’ü “akraba/tanıdık”, yüzde 4.7’si “arkadaşı” yanıtını verdi.

  • Gazi Mahallesi’nde bir erkek tehdit ettiği kadını vurarak ağır yaraladı

    Gazi Mahallesi’nde bir erkek tehdit ettiği kadını vurarak ağır yaraladı

    PİRHA –  İstanbul Gazi Mahallesi’nde yaşayan Buse Güler, iş çıkışı Cemal Albayrak adlı erkek tarafından vuruldu. Hastaneye kaldırılan Güler, yoğun bakıma alındı. 

    İstanbul’un Gaziosmanpaşa İlçesi Küçükköy Hekim suyu Caddesinde bulunan iş yerinden çıkan Buse Güler, dün akşam iş çıkışı daha önce arkadaş oldukları ancak ayrıldıktan sonra kendini uzun süredir rahatsız eden Cemal Albayrak tarafından vuruldu. Buse Güler’e 8 el ateş eden Albayrak daha sonra kaçtı.

    Saldırıya ilişkin PİRHA‘ya bilgi veren Buse Güler’in dayısı Hüseyin Güler, daha öncede Cemal Albayrak’ın yeğeni Güler’i rahatsız edip tehditlerde bulunduğunu söyledi.

    Hüseyin Güler, “Liseden beri tanıyorlar. Arkadaş olmak istiyor yeğenimle. Ancak yeğenim kabul etmiyor. Bunun üzerine tehditlerde bulunuyor. Daha önce Buse’yi kaçırmaya çalışmış. Saplantılı biri. En son ise akşam 22.00’de dükkanı kapatırken saldırıda bulunmuş. Yeğenim şu anda Bakırköy Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakımda. Koronavirüs nedeniyle hastaneler de dolu olduğu için yeterince bilgi alamıyoruz” dedi.

    Hüseyin Güler, kızın ailesinin perişan olduğunu belirterek, saldırgan Cemal Albayrak’ın ise hala bulunmadığını söyledi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Ocak ayında 27 kadın erkekler tarafından katledildi

    Ocak ayında 27 kadın erkekler tarafından katledildi

    PİRHA – Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Ocak ayında en az 27 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü açıkladı.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Ocak ayı raporunu açıkladı. Platform tarafından yapılan açıklamaya göre, Ocak ayında 27 kadın cinayeti işlendi, 7 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu, 22 kadının neden öldürüldüğü tespit edilemedi, 5’i boşanmak istemesi, barışma isteğini reddetmesi, arkadaşlık isteğini reddetmesi gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü.

    KCDP açıklamasında, “Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor” ifadelerine yer verildi.

    Raporda şu veriler paylaşıldı:

    “Ocak ayında öldürülen 27 kadının 3’ünün kim tarafından öldürüldüğü tespit edilemedi, 7’si birlikte oldukları erkek, 5’i evli oldukları erkek, 5’i oğlu, 3’ü babası, 2’si eskiden evli olduğu erkek, 1’i akrabası ve 1’i de eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürülmüştür. Kadınların 15’i ateşli silahlarla, 8’i kesici aletle, 1’i boğularak, 2’si darp edilerek, 1’i de yakılarak öldürüldü.”

    ÇOĞUNLUKLA EVLERİNDE VURULDULAR

    Kadınların 18’inin evinde, 6’sının sokak ortasında, birinin arabada, birisinin ıssız yerde öldürüldüğü, birinin ise nerede öldürüldüğünün tespit edilemediği kaydedilen raporda, “Kadınların çalışma durumlarını tespit etmek ise çok zor. Önemli olan bu verinin de basın mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Sendikal faaliyet yürüttükleri için işten çıkartılan VIP Tekstil işçisi kadınlar sendika hakları için mücadelelerine devam ediyor. Sendikalaşma bir haktır, bunu bahane göstererek işten çıkarmak ise suçtur. TÜİK verilerine göre, son bir yılda iş aramaktan vazgeçip ‘ev işleriyle meşgul’ kadınların sayısı 632 bin daha arttı. Böylece TÜİK’e göre işgücü dahi sayılmayan kadınların sayısı Ekim 2019’da 11 milyon 549 bine yükseldi. TÜİK’in verileri bu şekilde açıklaması, kadın işsizliğinin gerçek boyutunun üzerini örtmeye çalışmaktır. Ancak biz biliyoruz ki, çalışma hayatına alınmayan ya da istihdamdan uzaklaştırılan kadınlar toplumda oluşan toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve kadın cinayetleri tehlikelerine karşı daha korunmasız hale gelmektedir. Ulaşılabilen veriye göre Ocak ayında öldürülen kadınların 5’i bir işyerinde çalışıyor, birisi çalışmıyor ve 21 kadının çalışma durumu bilinememektedir” denildi.

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • Haziran’da 34 kadın öldürüldü

    Haziran’da 34 kadın öldürüldü

    Erkekler, Haziran’da en az 34 kadını öldürdü. En az dört kadına tecavüz eden erkekler, 43 kadını da seks işçiliğine zorladı. En az 35 çocuğa cinsel istismarda bulunan erkekler, 34 kadını da taciz etti.

    bianet‘in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler, Haziran’da en az 34 kadını öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri transtı.

    Erkekler, Haziran’da 72 kadına şiddet uyguladı. Erkeklerin şiddet uyguladığı kadınlardan ikisi transtı.

    Erkekler, 2019’un ilk altı ayında en az 160 kadını öldürdü. Erkekler 2018’in altı ayında en az 120 kadın ve yedi çocuk öldürmüştü; 32 kadına tecavüz etmişti; 102 kadını taciz etmişti; 325 kadına zorla seks işçiliği yaptırmıştı; 189 kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmuştu; 212 kadını yaralamıştı.

    Haziran’da en az 12 kadın (Hakkari 2, Antep, Sivas, Tekirdağ, Erzincan, Çorum, Kütahya, Malatya, Burdur, Manisa 2) şüpheli bir şekilde yaşamını kaybetti.

    En azdört kadının intiharı da (İstanbul 2, Urfa, İzmir) basına “şüpheli” olarak yansıdı.

    İki kadın cinayeti de basına “şüpheli cinayet” (Tekirdağ) olarak yansıdı.

    CİNAYET

    Erkekler, en az dört kadını, boşanmak/ayrılmak istediği,birinikıskançlıkbiriniablası ilişki teklifini kabul etmediği, biriniannesinin yerini söylemediği, birinierkeğin sevgili olma teklifini kabul etmediği, birinide para vermediği bahanesiyle öldürdü. Erkeklerin 25 kadını ( en az beşi basına “çıkan tartışma” diye yansıdı) öldürme bahanesi basına yansımadı.

    KADINLARIN YÜZDE 53’ÜNÜ KOCASI, SEVGİLİSİ, ESKİ SEVGİLİSİ ÖLDÜRDÜ

    En az 14 kadını kocası/eski kocası, dördünü sevgilisi, eski sevgilisi, nişanlısı, iki kadını arkadaşı, iki kadını oğlu, bir kadını babası, bir kadını ablasının arkadaşı, bir kadını eniştesi, bir kadını gelinin eski kocası, bir kadını damadı, bir kadını komşusu, bir kadını akrabası öldürdü. En az dört kadını öldüren erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. Ayrıca, bir kadını öldüren 10 erkeğin de yakınlık derecesi basına yansımadı.

    Erkekler, 18 kadını ev önünde, üç kadını kamusal alanda (İki sokak, bir boş arazi) öldürdü. Erkeklerin, 13 kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

    Erkekler, 16 kadını ateşli silahlarla, 11 kadını bıçakla öldürdü. Erkekler, bir kadını iple boğdu, bir kadının kafasını taşla ezdi, bir kadının evini yaktı, bir kadını hem silah hem de bıçakla öldürdü. Erkeklerin üç kadını öldürme şekli basına yansımadı.

    ÇOCUK CİNAYETİ – ÇOCUĞA ŞİDDET

    Erkekler, Haziran’da en az bir çocuğu öldürdü. İzmir’de de bir babaiki kız çocuğunu yaraladı. Mardin’de bir baba 11 aylık bebeğini kaçırdı.

    Adana’da bir ağabey, kız kardeşini “evlenmek istemediği” bahanesiyle, öldürdü.

    TECAVÜZ

    Haziran’da erkekler en az dört kadına tecavüz etti. Bu sayı, geçen yıl aynı ay, iki idi. Erkekler bir kadına da (İstanbul) tecavüz girişiminde bulundu.

    Üç tecavüz vakasında kadınlar kendilerine tecavüz eden dört erkeği tanımıyordu (İki tecavüzde bir kadına birden fazla erkek tecavüz etti). Bir kadına da evine giren hırsız tecavüz etti.

    Erkekleri iki kadına evde, iki kadına da sokakta tecavüz etti.

    SEKS İŞÇİLİĞİNE ZORLAMA

    Haziran’da erkekler, 43 kadını seks işçiliğine zorladı. Geçen yıl bu sayı, 45 idi. Kadınlardan, 30’u Türkiye vatandaşı değildi.

    HUKUKİ SÜREÇ

    34 fail vardı. 22 fail gözaltına alındı, yedi fail tutuklandı, dört fail adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.  Bir fail basına “kaçtı” diye yansıdı.

    TACİZ

    bianet‘in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler, Haziran’da en az 34 kadını taciz etti. Bu sayı geçen yıl aynı ay 13 idi.

    Haziran’da 31 kadını tanımadığı erkekler, bir kadını bakımını yaptığı hasta, bir kadını taksici, bir kadını da kurs hocası taciz etti.

    Erkekler kadınların en az 26’ını sözlü/fiziki taciz etti. Erkekler, dört kadının izinsiz videosunu-fotoğrafını çekerek taciz etti. İki kadına sosyal medyadan cinsel içerikli mesajlar göndererek taciz eden erkekler, iki kadını da cinsel organını göstererek taciz etti.

    Erkekler, en az 31 kadını, üniversite bahçesi, hastane, sokak, taksi, otobüs gibi kamusal alanlarda, bir kadını evde, iki kadını da sosyal medyada taciz etti. En az iki vakada erkekler kadınları sistematik olarak taciz etmişti.

    ÇOCUK İSTİSMARI

    Erkekler, Haziran’da aralarında erkek çocukların da olduğu en az 35 çocuğa cinsel istismarda bulundu. Geçen yıl, aynı ay bu sayı 84 idi.

    Çocukların dördünü tanımadığı erkekler, üçünü akraba/kuzenleri, birini muavin, birini kurs öğretmeni, birini öğretmeni istismar etti. 25 çocuğu istismar edenlerin yakınlık derecesi basına yansımadı.

    İstismarlardan biri çocuğun hamile kalması, bir istismar da çocuğun kendisini istismar edenle zorla evlendirilmek istenmesiyle ortaya çıktı.

    ŞİDDET – YARALAMA

    Erkekler, Haziran’da en az 72 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl aynı ay bu sayı, 27 idi. Kadınlardan ikisi transtı.

    Kadınlardan 41’ine eski kocası, dini nikâhlı kocası, altı kadına da sevgili, eski sevgilisi şiddet uyguladı. En az beş kadına akrabaları, üç kadına oğulları, üç kadına otel sahibi şiddet uyguladı. Bir kadına tedavi ettiği hastası, bir kadına bindiği aracın şoförü, bir kadına ablasının sevgilisi şidet uyguladı. En az 11 kadına şiddet uygulayan failin durumu da basına “tanımadığı erkek” ya da “bir erkek” olarak yansıdı.

    bianet‘in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, erkekler, dört kadına barışma teklifini reddettiği/ayrılmak istediği, üç kadına para vermediği eski kocasından kalan parayı vermediği, bir kadına yeniden evlendiği, bir kadına kıskançlık, iki annesini, kardeşini görmek istediği bahanesiyle şiddet uyguladı. Bir erkek bir kadına sokakta sigara içtiği, bir erkek bir kadına “ablası ayrılmak istediği” bahanesiyle şiddet uyguladı. Erkeklerin 61 vakada kadınlara şiddet uygulaması bahanesi basına yansımadı.

    Erkekler, en az 48 kadına darp ederek şiddet uyguladı. Bu darplardan en az üçünde erkekler, kadınları sistematik olarak şiddete maruz bırakmıştı. Erkekler, dört kadını bıçakla,üç kadını da silahla yaraladı. En az 17 şiddet vakasında erkeklerin, kadınlara uyguladığı şiddetin yöntemi basına yansımadı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA’dan kadın grevine destek-VİDEO

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA’dan kadın grevine destek-VİDEO

    PİRHA – Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ve ETHA bugün “Kadın durursa hayat durur” başlığıyla yaptıkları açıklamada kadınların yarın yapacakları eyleme destek vereceklerini açıkladı. 

    Dünyada yarın (8 Mart) 50’den fazla ülkede kadınlar, “Kadın durursa hayat durur” diyerek 8 Mart kadın grevi yapacak. Erkek egemen iktidarlara karşı evde, işte, sokakta, okulda kadının yaşam hakkına ve emeğine sahip çıkacak. Kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze ve kadın emeğinin yok sayılmasına “Dur” diyecek.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA bugün yaptığı basın açıklamasıyla yarınki eyleme destek vereceklerini açıkladı.

    Basın metnini Mezopotamya Kadın Gazeteciler Üyesi Kesire Önel okudu.

    Önel, açıklamada yarın yapılacak olan eylemde tüm kadın basın çalışanlarını kadın grevine ses vermeye çağırdı.

    “TÜM ERKEK EGEMEN SİSTEME İNAT KADINLAR ‘BİZ DE VARIZ’ DİYOR”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Kadın düşmanı politikalar ile cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, erkek yargı aracılığı ile taciz, tecavüz ve kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, kadının ev içi emeğini yok sayan ve cinsiyetçi medya aracılığı ile kadın düşmanlığını her gün yeniden örgütleyen erkek egemen sisteme inat tüm dünyada kadınlar ‘Biz de varız’ diyor.

    Kadınlar işe gitmeyerek, ev işi yapmayarak, iş yerine geç giderek, sosyal medyadan destek açıklamaları yaparak, tüketmeyerek kadın grevine ses verecek. Kadın grevi ile yaşamın yarısı olan kadınların emeğinin de görünür olmasını sağlayacak.

    “KADIN GAZETECİLER MOBİNGE VE TACİZE MARUZ KALIYOR”

    Türkiye’de ise kadınlar, çocuk istismarını affedecek yasa tasarısı, politik kadınların tutuklama ve gözaltı saldırıları ile sindirilmeye çalışılması gibi politikalarla karşı karşıya. Medyanın erkek tekelinde oluşu, kadın düşmanlığını artırıyor, kadın gazeteciler alanda mobinge ve tacize maruz kalıyor, basının yayın kuruluşlarının eril dili ve haber anlayışı ile kadınlar ancak 3. sayfa haberlerinde yer buluyor.

    Bizler bir taraftan görünmek istemeyen emeğimize sahip çıkarken, diğer taraftan da muhalif basını sindirme politikalarının hedefi oluyoruz. Batman’da çocuk istismarını haber yapan Gazete Şujin muhabirlerinin tehdit edilmesi, Êzidî kadınların yaşadığı insanlık dışı muameleyi gündeme taşıyan Zehra Doğan’ın tutuklanması ve son olarak Ankara’da polisin tacizine uğrayan Merve Demirel’in yaşadıklarını kamuoyuna duyuran Derya Okatan’ın gözaltına alınması tesadüf değildir. Kadın gazeteciler ve kadından yana haber anlayışını ortaya koyanlar, erkek egemen iktidarın tekerine çomak sokuyor.

    “KADINI SUÇLU GÖSTEREN ANLAYIŞA KARŞI ÇIKIYORUZ”

    Emekçilerden, kadınlardan saklanan gerçekleri kamuoyuna duyurmayı sorumluluk kabul eden onlarca arkadaşımız tutuklu. Bizler medyanın erkek egemenliğine, kadını suçlu gösteren veya magazinsel haberlere konu edinen bu anlayışa karşı çıkıyoruz. Eylem alanlarında erkek muhabirler tarafından tacize uğramanın, taciz ve tecavüzü aklamaya çalışan habercilik dilinin, kadın cinayetlerini 3. sayfalarda kısacık bir haber olarak yer almasının basın özgürlüğü olmadığını çok iyi biliyoruz.

    Bu nedenle yarın dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yapılacak olan 8 Mart kadın grevini destekliyoruz. Biliyoruz ki “Kadın durursa dünya durur” diyor ve tüm kadın basın çalışanlarını kadın grevine ses vermeye çağırıyoruz.

    PİRHA\İSTANBUL

  • Ana Kızılkan : Alevilikte kadın da erkek de ‘Can’dır

    Ana Kızılkan : Alevilikte kadın da erkek de ‘Can’dır

    PİRHA – Dersim’deki Kureyşan Ocağı’na mensup Ana Raime Kızılkan, Alevilikte özelikle inanç bazında ayrımcılık olmadığını, kadına ve erkeğe ‘Can’ denildiğini, çocukların da yine bu felsefe ile büyütüldüğünü söyledi. Kızılkan, “Alevi inancında da bugün kadınlar sanıldığı kadar özgür ve eşit değil. Her toplumda olduğu gibi Alevi inancında da kadınlar arka plana atılmaya çalışılıyor” ifadesini de kullandı. 

    Dersim’deki Kureyşan Ocağına mensup Ana Raime Kızılkan, Alevi inancında kadınların önemine ilişkin konuştu.

    Kadın-erkek eşitliğini esas alan Alevi inancında, sistem eliyle giderek eril zihniyetin hakim kılınmak istendiğini söyleyen Kureyşan Ocağına mensup Ana Kızılkan, Alevi kadınlardan bunun farkına vararak kendilerine biçilen rolleri kırmalarını istedi.

    Birçok inançta kadınlar ikinci plandayken, Alevi inancında kadın ve erkek eşitliğinin esas alındığına dikkat çeken Kızılkan şunları ifade etti:

    “Eşitlikten de öte “kadın ve erkek yoktur, insan vardır” söyleminin ön plana çıktığı Alevilikte, yine anne ve babanın çocukları arasındaki kız-erkek ayrımı yapması da kabul edilmez. Kadın, doğurgan özelliği sebebi ile “rahman ve rahim” olarak kabul edilir ve saygı duyulur. Buna nazaran başta İslam olmak üzere birçok dinde kadına örtünme, erkeklerden daha geri planda durması emredilmişken, Alevilikte ahlak kuralları dâhilinde olmak üzere kadının giyimine, toplum içindeki hareketlerine sınırlama getirilmez. Ancak bugün kadınların ön planda olduğu Alevi inancında da sistem eliyle eril anlayış hakim kılınmak isteniyor.”

    “BU COĞRAFYADA ÇOK ZULÜMLER VE ACILAR GÖRDÜK”

    Diğer inançlarda kadınlara değer verilmediğini, Alevi inancında ise kadının yerinin farklı ve ayrı olduğunu dile getiren Kızılkan, Alevi kadınlar çalışkan, üretken, fedakar ve mücadeleci kişilikleri ile güçlü bir yapıya sahip. Bu coğrafyada çok zulümler gördük, acılar yaşadık. Eğer bugünlere kadar geldiysek güçlü irademiz sayesindedir” diye konuştu.

    “ALEVİLİKTE KADIN VE ERKEK YOKTUR, CAN VARDIR”

    Alevilikte özelikle inanç bazında ayrımcılık olmadığını, kadına ve erkeğe ‘Can’ denildiğini, çocukların da yine bu felsefe ile büyütüldüğünü söyleyen Kızılkan şöyle devam etti:

    “Alevi inancında da bugün kadınlar sanıldığı kadar özgür ve eşit değil. Her toplumda olduğu gibi Alevi inancında da kadınlar arka plana atılmaya çalışılıyor. Ama yine de özümüzü sürdürmeye çalışıyoruz. Buna rağmen hala Alevilikte kadınlar daha iyi bir noktada diyebiliriz. Alevi inancında tarihte kadın-erkek eşitliğinin olduğuna inanıyorum. Ama şu anda inanmıyorum. Çünkü 1937-38 Dersim Katliamı’ndan sonra sistem özellikle Alevi kadınlarını baskı altına alarak sindirmeye çalıştı. Özgür ve özgün yapılarını ele geçirmek istedi.”

    “SİSTEM ALEVİ İNANCINI YOK ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Kadın ve erkeklerin bir suç işlemeleri halinde eşit şekilde dara çekildiğini kaydeden Kızılkan, “Ritüeller eskiye oranla yoğun bir şekilde asimilasyona maruz kalıyor. Ve sistem Alevi inancını yok etmeye çalışıyor. Bu nedenle gelenekler kaybolma noktasına geldi” diye konuştu.

    “ÖZÜMÜZE DÖNELİM” ÇAĞRISI

    Bu duruma karşı ise özellikle “Alevi kadınlarının özlerine dönmesi gerektiğinin altını çizen Kızılkan, “Kadınlar isterse kendilerine biçilen rolleri kırar, sistemi de değiştirir. Bu nedenle öncelikle kadınların özüne dönmesi gerekir. İnancımızda kadın-erkek eşittir. Kadınlar olarak bunun farkına varalım. Kendi yerimizi ve konumumuzu bilelim. Kadın da erkek de Can’dır. Kimse kimseden üstün değil” dedi. 

    (Mezopotamya Ajansı)

  • Kendisini taciz eden erkeği kovaladı, gaz sıktı, yakaladı

    Kendisini taciz eden erkeği kovaladı, gaz sıktı, yakaladı

    İzmir Konak’ta otobüse binen kadın kendisini taciz eden erkeğe karşı öz savunma hakkını kullandı. Kadın göz yaşartıcı gaz sıktığı ve kovaladığı erkeği yakalayıp polise teslim etti.

    İzmir’in Konak ilçesinde meydanındaki otobüs durağında kadının kıyafetini bahane eden erkek kadını taciz etti.

    Tacize karşı öz savunmada bulunan kadın göz yaşartıcı gaz sıktığı ve kovaladığı erkeği yakaladı. Çevredekilerin linç girişiminde bulunduğu erkek polis tarafından emniyete götürülürken “Hastayım, ilaç kullanıyorum” şeklinde iddiada bulundu.

    KADIN DAVA AÇACAK

    Cinsel taciz uğrayan kadın, dava açacağını, şikayetinde ısrarcı olacağını ifade etti. Çevredeki yurttaşlar da sokakların bu tür erkekler nedeniyle güvensizleştiğini belirtirken, kadınların öz savunma yapmalarını gerektiğini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

    Kaynak: JİNNEWS

  • İzlanda erkeklere kadınlardan daha fazla maaş ödenmesini yasakladı

    İzlanda erkeklere kadınlardan daha fazla maaş ödenmesini yasakladı

    İzlanda’da kabul edilen yasa ile işyerlerinin erkeklere kadınlardan daha fazla maaş vermesi yasaklandı ve ücret eşitsizliği tamamen ortadan kaldırıldı.

    İzlanda’da ücret eşitsizliğini ortadan kaldırması planlanan yasa parlamentonun yarısını oluşturan kadın meclis üyelerinin çabasıyla uygulamaya konuldu.

    1 Ocak itibariyle hayata geçirilen yasaya göre işverenlerin erkek çalışanlarına kadın çalışanlarından daha fazla maaş ödemesi yasaklandı.

    Bu kapsamda sunulan önergeye göre hem devlet hem de özel işyerleri, kadın ve erkeklere eşit ücret ödediklerine ilişkin bir sertifika almak zorunda olacak. Sertifikayı alamayan işyerleri ise yasalar çerçevesinde cezalandırılacak.

    ABD’nin Minesota eyaletinde ve İsviçre’de de benzer uygulamalar mevcut fakat İzlanda bunu zorunlu hale getirerek bir ilke imza attı.

    Ülkedeki bütün siyasi partilerin bu yasayı desteklediği belirtildi.

    “EŞİTLİK HAKLARI İNSAN HAKLARIDIR”

    Ücret eşitsizliğini tamamen ortadan kaldırma amacını Mart 2017’de ilk kez açıklayan İzlanda Eşitlik ve Sosyal İşler Bakanı Thorsteinn Viglundsson yaptığı konuşmada, “Eşitlik hakları insan haklarıdır. İş yerinde erkek ve kadınlara eşit şekilde davranılması gereklidir. Bu hedefi gerçekleştirmek için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” demişti.

    Öte yandan Dünya Ekonomik Forumu’nun (WFE) 2017 yılında yayınladığı Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda, son dokuz yılda olduğu gibi, İzlanda cinsiyet eşitliğini en çok barındıran ülke olarak raporda yer aldı.

  • 2017’nin ilk 10 ayında en az 240 kadın öldürüldü, 286 kız çocuğu cinsel istismara uğradı

    2017’nin ilk 10 ayında en az 240 kadın öldürüldü, 286 kız çocuğu cinsel istismara uğradı

    2017 yılının ilk 10 ayında, en az 240 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü raporlaştırıldı. Öldürülen kadınların yüzde 23’ü boşanmak ya da ayrılmak istedikleri gerekçesiyle öldürüldü.

    2017 yılının ilk 10 ayına ilişkin erkek şiddeti raporu açıklandı.

    Bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre, 2017’nin ilk 10 ayında erkekler en az 240 kadın ve kız çocuğunu öldürdü, 77 kadına tecavüz etti, 207 kadını taciz etti, 286 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu, 338 kadına şiddet uyguladı.

    EN AZ 11 KADIN KORUMA TEDBİR KARARINA RAĞMEN ÖLDÜRÜLDÜ

    240 kadından en az 11’i çıkarttıkları koruma tedbir kararlarına rağmen öldürüldü.

    Kadınların yüzde 23’ü (56 kadın) boşanmak/ayrılmak istedikleri ya da evlilik teklifini reddettikleri erkekler tarafından öldürüldü. Yüzde 6’sı ise (9 kadın) kızının/kız kardeşinin ya da annesinin boşanmak istediği erkekler tarafından öldürüldü.

    Cinayetlerin yüzde 18’i sokak ortası, alışveriş merkezi, otel lobisi, okul, işyeri, adliye önü, otobüs durağı, pazar gibi kamusal alanlarda, herkesin gözü önünde gerçekleşti.

    EN AZ 286 KIZ ÇOCUĞUNA CİNSEL İSTİSMAR

    Medyaya en az 286 kız çocuğuna yönelik cinsel istismar olayları yansıdı. İstismara maruz kalan kız çocuklarının yüzde 4’ü engelliydi.

    Kız çocuklarının yüzde 14’ü öğretmenleri ve eğitmenleri tarafından istismar edildi. Yüzde 5,6’sı erkek akrabaları, yüzde 4,5’, ise imam veya özel din öğretmenlerince tacize uğradı. Diğer çocuk istismarı failleri arasında yakın akrabaların arkadaşları, esnaf, mahalleden tanıdıklar, komşular, çocukların gittiği kurumların (okul ya da çocuk esirgeme kurumu gibi) çalışanları, sosyal medyadan tanıştıkları erkekler yer aldı.

    Çocuk istismarı vakalarının yüzde 14’ü çocukların yaşananları aileleriyle paylaşması (41 kız çocuğu), yüzde 9’u ise öğretmenleriyle paylaşmaları ya da öğretmenlerin durumu fark etmesi sonucu ortaya çıktı. Yüzde 5’i ise tecavüze uğrayan kız çocuklarının hamile olduğunun fark edilmesiyle ortaya çıktı.