Etiket: ermenistan

  • Çevrecilerden “Metzamor Nükleer Santrali’ni kapatın” çağrısı- VİDEO

    Çevrecilerden “Metzamor Nükleer Santrali’ni kapatın” çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Doğa ve Yaşam Savunucuları, Metzamor Nükleer Santrali’nin kapatılması çağrısıyla Ermenistan’a “Çernobil ve Fukuşima yaşanmadan Metzamor’u durdurun” mesajı verirken, Türkiye’deki yetkili kurumlara da acil önlem alma çağrısında bulundu.

    Doğa ve Yaşam Savunucuları, Ermenistan sınırına 16 kilometre, Iğdır’a ise yalnızca 30 kilometre uzaklıkta bulunan ve dünyanın en riskli nükleer santralleri arasında gösterilen Metzamor Nükleer Santrali’nin kapatılması talebiyle Iğdır’da basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı grup adına Sabahat Aslan okudu.

    Basın açıklamasında, Metzamor Nükleer Santrali’nin 1976 ve 1980 yıllarında faaliyete giren iki reaktöründen oluştuğu, santralin deprem riski yüksek bir bölgede yer alması nedeniyle büyük bir tehlike arz ettiği vurgulandı. Aslan, Sovyet bilim insanlarının dahi santralin yapım sürecinde projeye karşı çıktığını, özellikle fay hattı üzerindeki konumu ve su kaynaklarına sızma riskinin ciddi kaygılar yarattığını ifade etti.

    “NÜKLEER FACİAYA DAVETİYE”

    1988’de Ermenistan’da meydana gelen Spitak Depremi’nin ardından santralin kapatıldığını hatırlatan Aslan, 1995 yılında yeniden faaliyete geçirilen Metzamor’un 2005’te ömrünü tamamladığı halde, işletim süresinin defalarca uzatıldığını belirtti. Bugün hâlâ çalışan santralin, Ağrı Dağı ile Alagöz Dağları arasında bulunan Aras Havzası’nda, Doğu Anadolu fay hattı üzerinde yer aldığına dikkat çeken Aslan, “Bu santral, Çernobil’in yol açtığı felaketin bir benzerini bölgemize yaşatabilir” dedi.

    “ÇERNOBİL VE FUKUŞİMA’NIN ETKİLERİ HALA SÜRÜYOR”

    Çernobil ve Fukuşima örneklerinden yola çıkarak nükleer kazaların yarattığı yıkımın kuşaklar boyu süren etkilerine vurgu yapan Aslan, “Dünya tarihinin en büyük nükleer santral kazası olan Çernobil faciasının zararlarını dünya 39 yıldır hala çok ağır ödüyor. Bütün dünya ülkelerinde yaşayan, milyonlarca insan kazadan sonra yayılan radyasyondan çok olumsuz etkilendi. Çocuklar sakat ve lösemili doğdu. Kazanın ardından geçen 39 yıllık süre içinde bölgede yaşayan insanların vücutlarında bağışıklık sisteminde yetersizlikler ve genetik yapının bozulması ile kanser oluşumunun hızlandığı, ölümlerin arttığı ve o bölgede radyasyon kirliliği yüzünden tarımın, hayvancılığın çok olumsuz etkilendiği araştırma sonuçları olarak dünya kamuoyuna yansıdı. Fukuşima radyasyonundan öleceklerin sayısı henüz belli değil. Çernobil ve Fukişimanın yaratmış olduğu ekonomik ve sosyal kayıplar hesap bile edilemiyor. Bu kazaların sonuçları dünya kamuoyundan gizleniyor” diye konuştu.

    “BÖLGE ÜLKELERİ TEHDİT ALTINDA”

    Sabahat Aslan, Metzamor Nükleer Santrali’nin sadece Ermenistan’ı değil; Türkiye, Azerbaycan, Nahçıvan ve İran başta olmak üzere tüm bölge halklarını tehdit ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Bu santral, teknolojisi eski, ömrü dolmuş ve deprem kuşağında yer alıyor. En kısa sürede kapatılması insanlık ve doğa adına bir zorunluluktur. Özellikle Iğdır halkı büyük risk altındadır. Nükleerle ilgili bütün Uluslar arası kurumlara ve Ermenistan hükümetine sesleniyoruz. Ermenistan Çernobil ve Fukuşima olmadan Metzamor Nükleer Santralini kapatın. Bu santralin kapatılması için Ülkemizin ilgili kurumları acilen harekete geçmelidir.Metzamor Nükleer Santrali kapatılana kadar mücadelemiz devam edecektir.”

    PİRHA/ IĞDIR

  • DEM Parti: İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmek önemli bir adımdır

    DEM Parti: İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmek önemli bir adımdır

    PİRHA – DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, 24 Nisan 1915’te yapılan Ermeni Katliamı’nın yıldönümünde açıklama yaptı. İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmek gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Yaşanmış olan büyük felaketi, bu insanlık trajedisini yüreğimizin derinliklerinde duyuyor, o süreçte yaşamını yitirenleri bir kez daha hüzün ve saygıyla anıyoruz” denildi.

    DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, 24 Nisan 1915’te iki yüzü aşkın Ermeni aydınının, evlerinden zorla alınarak ölüme gönderilmesinin yıldönümünde açıklama yaptı.

    Büyük Felaket (Metz Yeğern) olarak adlandırılan katliamın yıldönümünde yazılı yapılan açıklamada “109 yıllık acıları ve yası paylaşıyoruz” denildi.

    “SUÇLARLA YÜZLEŞMEK ÖNEMLİ BİR ADIMDIR”

    DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, yüz binlerce Ermeni’nin sürgünü ve ölümüne neden olan sürece dair şu açıklamayı paylaştı:

    Tarihsel hakikatlerle yüzleşmek, mağdur halklar ve inançlardan özür dilemek ve onarıcı adalet yollarına başvurmak, hem birbirini ve geçmişi anlamak hem de tarihsel yaraları samimi bir yaklaşımla sarmak ve ortak bir geleceği inşa etmek için vazgeçilmez adımlardır. Bu aynı zamanda bir toplumda ve coğrafyada vicdan ve adalet duygularını geliştirmenin, acıları karşılıklı paylaşmanın ve demokratik, barışçı ve eşit bir geleceği birlikte kurabilmenin de yoludur.

    24 Nisan 1915’te iki yüzü aşkın Ermeni aydının evlerinden alınarak ölüme yollanması ile başlayan bir etnik kimlik ve inanç kırımı olan Büyük Felaket’in (Metz Yeğern) üzerinden 109 yıl geçti. Bu süreç, yüz binlerce Ermeni’nin sürgünü ve katli ile devam etti. Bu toprakların diğer Hıristiyan halkları da bu politika ve uygulamalar sonucunda çok ağır insani bedeller ödediler ve katledildiler.

    Şu çok açık ki Ortadoğu ve Kafkasya coğrafyasını, üzerinde yaşadığımız toprakları çoraklaştıran gerçeklerle ve utançlarla yüzleşmeyi ertelemek veya yapmamak toplumsal barışa ve hakikatlerin konuşulmasına hizmet etmemektedir. İnsanlığa karşı işlenen suçlarla yüzleşmek ortak ve eşit bir geleceği ve toplumsal barışı kurmanın da önemli bir adımıdır.

    Bu topraklarda var olan farklı halkların ve inançların, kimliklerin ve kültürlerin yaşadıklarını unutturmak; başka bir deyişle farklılıkları silmek, yok saymak ve homojen bir toplum yaratmak, tek ırk-tek din-tek dil anlayışını egemen kılmak hedefi 20. yüzyılın başlarından bugüne dek süregeldi.

    Ne yazık ki, bugün bile bu topraklar üzerindeki farklı etnik kimlik, dil, kültür ya da inancın bir diğerinden üstün olmadığı gerçeği toplumsal ve siyasal genel kabul görmemektedir. Toplumsal çoğulculuğa denk düşen yasal ve anayasal düzenlemeler ve gereklilikler yerine getirilmemektedir. Farklı siyasal aidiyetten de olsa tekçilik anlayışında birleşenlerin ve uzlaşanların hakimiyeti sürmektedir.

    “YÜREĞİMİZİN DERİNLİKLERİNDE HİSSEDİYORUZ”

    Bu toprakların ve coğrafyanın kadim halklarından olan Ermeni halkıyla ve Ermeni yurttaşlarımızla birlikte huzur içinde ve eşit koşullarda yaşamak son derece önemlidir. Aynı zamanda bölgemizin bir parçası olan Ermenistan devletiyle diplomatik, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkileri geliştirmek hem halkların ihtiyacı ve çıkarıdır hem de Kafkasya bölgesinde barışın inşa edilmesinin yoludur.

    Bu duygu ve düşüncelerle, Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim halkları olarak 109 yıllık acıları ve yası bir kez daha paylaşıyor; yaşanmış olan büyük felaketi, bu insanlık trajedisini yüreğimizin derinliklerinde duyuyor, o süreçte yaşamını yitirenleri bir kez daha hüzün ve saygıyla anıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Ermenistan Ordusu hükümetin istifasını istedi

    Ermenistan Ordusu hükümetin istifasını istedi

    Ermenistan ordusundan istifa çağrısı. Silahlı Kuvvetler, Başbakan Nikol Paşinyan ve hükûmetinin istifasını istedi.

    Ermenistan’da Dağlık Karabağ savaşı sonrası sular durulmuyor. Ermenistan ordusu, hükûmetin istifasını istedi.

    Başbakan Paşinyan ise, ordunun istifası için yaptığı çağrıyı bir “darbe girişimi” olarak nitelendirdi.

    Paşinyan, açıklamanın ardından Genelkurmay Başkanı Onik Gasparyan’ı görevden alırken, polisten de olası bir darbe girişimine karşı tüm devlet binalarını koruma altına almalarını istedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ekoloji Birliği: Yaşamı ve barışı ısrarla savunuyoruz

    Ekoloji Birliği: Yaşamı ve barışı ısrarla savunuyoruz

    PİRHA- Ekoloji Birliği yaptığı açıklamada, “Emperyalistlerce geçtiğimiz yüzyıldan bugünkü kuşaklara miras diye bırakılabilen barış değil, estirilen savaş rüzgarları”na vurgu yaparak, “Başlı başına bir yıkım olan savaşların aynı zamanda ekolojik bir yıkım da olduğunun farkında olarak, tüm dünyada, Orta Doğu’da ve yanı başımızda Azerbaycan ve Ermenistan’da savaşa karşı çıkıyoruz. Ekoloji Birliği olarak, yaşamı ve barışı ısrarla savunuyoruz” denildi.  

    Ekoloji Birliği Eşsözcüleri Süheyla Doğan ve Coşkun Özbucak imzasıyla devam eden Azerbaycan-Ermenistan savaşına dair açıklama yayınladı.

    “EMPERYALİSTLERİN BUGÜNKÜ KUŞAKLARA MİRAS DİYE BIRAKTIKLARI SAVAŞTIR”

    Açıklama metninde Orta Doğu’dan Afrika’ya yayılan savaşlara Ermenistan-Azerbaycan savaşının da eklendiği ifade edilerek, şunlar aktarıldı:

    “Ermenistan ve Azerbaycan halklarının birbiriyle kardeşçe yaşama hakları, emperyalistlerin ve işbirlikçi iktidarların paylaşım ve egemenlik politikaları nedeniyle ellerinden alınmak isteniyor. Halklar savaş değil, birlikte barış içinde bir arada yaşamak istiyor. Halklara rağmen egemenlerce uygulanan savaş politikaları, Ermeni ve Azeri halklarını birbirine kırdırmaya çalışıyor. Savaş tarihinin en korkunçlarından birisi, insanlık adına bir utanç belgeseli sayılması gereken 2. Dünya Paylaşım Savaşı idi. İnsanlık geçtiğimiz yüzyılın daha başında bu savaş ile karşı karşıya geldi. Bu paylaşım savaşının yarattığı yıkım, öylesine korkunç ve büyüktü ki yeryüzü adeta bir kan deryasına dönüştü. Sonra tam da ‘artık devletler bu vahşetten gerekli dersleri almıştır, o kara günler bir daha yaşanmaz’ derken, bu kez de bölgesel savaşlar dünya savaşlarını aratmaz oldu. Bugün ise yeni bir yüzyıla daha adım atarken, ne yazık ki kin ve nefret söylemli diplomasi dilinin ve savaş tahrikçisi politikaların varlığını görüyoruz. Emperyalistlerce geçtiğimiz yüzyıldan bugünkü kuşaklara miras diye bırakılabilen barış değil, estirilen savaş rüzgarları.”

    “ACI KAN VE GÖZYAŞINA NEDEN OLACAK SAVAŞIN ÇIĞIRTKANLIĞINI YAPMAK, BU YÜZYILIN EN BÜYÜK ÇILGINLIĞI DEMEK OLACAKTIR”

    “Savaşlar yalnız insanları yok etmiyor, ekolojik bir kırıma da yol açıyor” denilen açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

    “Bombalanan, yakılan yıkılan şehirler, ormanlar, tarlalar, su kaynakları… Bu süreçte yok olan yaban hayat ve biyoçeşitlilik. Yaşanılan iklim değişikliği nedeniyle iklim krizi geri dönülmez noktalara gelmişken bir de bu kırıma savaşın neden olduğu ekolojik krizin de eklenmesi ile kriz katmerlenerek büyüyor.  Her geçen gün etkisini daha da hissettiren iklim krizinin, tüm dünyayı etkisi altında tutan Kovid-19 pandemisine yol açtığı bilimsel araştırmalarla ortaya konuldu. Kovid-19 pandemisi bizlere tarihi bir uyarıdır. Pandemi bir milyondan fazla insanı aramızdan almışken, daha fazla ölüm yaratacak, acı kan ve gözyaşına neden olacak savaşın çığırtkanlığını yapmak, bu yüzyılın en büyük çılgınlığı demek olacaktır.”

    Açıklamada, iklim krizi ve pandemi günlerinde doğanın insanlığa verdiği mesajın iyi okunması halinde dünyaya hakim olan savaş çığırtkanlığına karşı barışı cesaretle savunmak gerektiğinin altı çizilerek, “Başlı başına bir yıkım olan savaşların aynı zamanda ekolojik bir yıkım da olduğunun farkında olarak, tüm dünyada, Orta Doğu’da ve yanı başımızda Azerbeycan ve Ermenistan’da savaşa karşı çıkıyoruz. Ekoloji Birliği olarak, yaşamı ve barışı ısrarla savunuyoruz” denildi.

  • ASAM’ın hedef gösterdiği Garo Paylan suç duyurusunda bulunacak

    ASAM’ın hedef gösterdiği Garo Paylan suç duyurusunda bulunacak

    Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) yayınladığı bildiri ve bazı gazetelere verdiği ilanda HDP’lileri ve Garo Paylan’ı ihanetle suçladı.

    Bildiri ve ilanda şu ifadeler kullanıldı:

    “Ermenistan’ın işgalci ve saldırgan tutumunu kınayan TBMM bildirisine imza koymaktan kaçınan PKK terör örgütünün siyasi partisi HDP’nin bu ihanetçi tavrı Türk milleti tarafından not edilmiştir. HDP’li Garo Paylan’ın Azerbaycan ve Türkiye’yi hayasızca suçlayan ve Ermenistan’a açıkça arka çıkan sözleri asla kabul edilemez bir ihanetin belgesidir. Bağımsız yargıyı ve TBMM’yi bahsi geçen şahıs hakkında gereğini yapmaya çağırıyoruz.”

    Paylan ilanların ve bildirinin yayınlanmasından sonra yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Türkiye’nin savaş politikalarına karşı her zaman barışın yanında durdum. Ege meselesinde de Kürt meselesinde de Karabağ meselesinde de barışçı çözümün yanında durdum. Çatışmalar başladığı andan itibaren Azeri ve Ermeni halklarının büyük yıkım yaşayacağı savaşı durdurmak için ve bu savaşa dünyada tek destek veren ülke olan Türkiye’nin pozisyonunu değiştirmek için çaba harcadım. Yaptığım açıklamalarda barışı savundum. Bugün ben ve partim hakkında yayınlanan ilanlarda hedef haline getirildim. Ülkemizi karanlığa doğru sürükleyen ceberrut zihniyet hepimizi esir alıyor. Savaş tamtamlarını çalanlar barışın sesini yükseltmeye çalışanların sesini kesmeye çalışmaktadır. Ne yaparlarsa yapsınlar ben ve arkadaşlarım barış demeye devam edeceğiz. Bu açıklamayı yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Barışa inanan tüm kişi ve kurumları savaş politikalarına karşı seslerini yükseltmeye çağırıyorum.”

    (HABER MERKEZİ) 

     

  • Azerbaycan’da kısmi seferberlik ilan edildi

    Azerbaycan’da kısmi seferberlik ilan edildi

    PİRHA- Azerbaycan yönetimi, Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmalar nedeniyle ülkede kısmi seferberlik ilan etti.

    Yıllardır çözüm bekleyen Dağlık Karabağ’da gerilim devam ediyor. Azerbaycan yönetimi, Dağlık Karabağ’da yaşanan çatışmalar nedeniyle ülkede kısmi seferberlik ilan etti. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Aliyev’in ülkede kısmi seferberlik ilan edilmesine yönelik kararname imzaladığı belirtildi. Dün Ermenistan ve Dağlık Karabağ’daki fiili yönetim de seferberlik ve sıkıyönetim ilan etmişti.

    Azerbaycan Meclisi de dün, belirli bölgelerde ‘savaş hali’ ilan ederken Ermenistan’da uygulanan sıkıyönetim çerçevesinde 55 yaş ve altındaki yedek subay, erbaş ve er kadroları için seferberlik çağrısı yapılmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Nor Zartonk ve Arjantin Ermeni Kültür Derneği: Yüzleşme istiyoruz

    Nor Zartonk ve Arjantin Ermeni Kültür Derneği: Yüzleşme istiyoruz

    PİRHA -Nor Zartonk ve Arjantin Ermenileri Derneği, Ermeni Soykırımı’nın 105. yılında bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Ermeni halkı için ve aynı yıllarda soykırıma uğrayan Süryani ve Pontus halkları için adalet ve yüzleşme talep etmeye devam ediyoruz” denildi.

    Nor Zartonk ve Arjantin Ermenileri Derneği, Ermeni Soykırımı’nın 105. yılında bir açıklama yayımladı. 

    Açıklamada “Bugüne kadar verilen mücadeleler sonucunda Türkiye Cumhuriyeti tümden inkar siyasetini terk etmiş, Erdoğan taziye açıklaması yapmak durumunda kalmıştır. Bu taziyeler ile gerçekleştirilmek istenen yeni tip inkar siyasetinin de başarısızlığa uğrayacağı açıktır. Ancak süregelen inkar ve yalan siyaseti Ermenilere karşı nefreti, ırkçılığı her gün yeniden üretmekte; Ermeniler halen sözlü ve fiziksel saldırılarla karşılaşmaktadır” denildi. 

    Nor Zartonk ve Arjantin Ermenileri Derneği’nin “İnkar bir gün daha sürmesin, soykırım son bulsun!” başlıklı açıklamasında şunlar ifade edildi:

    “24 Nisan 1915’de İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından haklarında sürgün kararı çıkartılan 200’ü aşkın Ermeni aydın ve düşünür, yine İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin desteklediği milis güçlerce sürgün yollarında katledildi. Bu katliam sadece bunlarla kalmayarak Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ikametgah eden on binlerce Ermeni’nin can güvenliği kalmamış, Osmanlı hükümeti Ermenileri açık açık hedef gösteriyor, Ermenilere karşı işlenen suçların üstünü örtüyordu. Nitekim malı mülkü yağmalanan Ermeniler’de sonra hükümet tarafından sürgün edildiler. Sürgün yollarında Cemiyet’in desteklediği milis güçler yine ortaya çıkmış ve milyonlarca Ermeni’den sadece yüzlercesi sürgün edildikleri yerlerine sağ sağlim ulaşabilmiştir.

    “YÜZLEŞME TALEP EDİYORUZ”

    1915’de yaşanan bu katliamdan sonra Osmanlı Devleti’nin mirasçısı olarak kurulan Türkiye Cumhuriyeti tarafından bu katliam tanınmamış, Katledilen Ermeniler, bölgede yaşayan Müslüman halkın köylerini yağma talan etti. Katliam değil bu bir savaştı denilerek Osmanlı’nın işlediği katliam red edilmeye devam ediliyor. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurduğu ve Harbiye Nezaretine bağlı Teşkilatı-ı Mahsusa tarafından planlı bir şekilde katledilen Ermenileri ve sonrasında Ermeni halkının bilincine, aklına, sesine ve vicdanına vurulan bu hançeri 2 milyonu aşkın Ermenilerin evlerinden ve yurtlarından zorla sökülmesi takip etti. Pek çoğu benzer bir kaderi paylaştı. Kurtulanların adalet arayışı sürüyor. Bizler de, Ermeni Soykırımı’nın 105. yılında Ermeni halkı için ve aynı yıllarda soykırıma uğrayan Süryani ve Pontus halkları için adalet ve yüzleşme talep etmeye devam ediyoruz.

    “ADALET MÜCADELESİNİ YAN YANA BÜYÜTÜYORUZ”

    Osmanlı Devleti’nin gerçekleştirdiği bu büyük katliam sonrasında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’de bu katliamı kabullenmeyip tarih boyunca hep inkar etti. Ermenilerin hak mücadelesi dünyanın çeşitli ülkelerinde yankılanmış, birçok ülke katliamı kabul etmişti. Bugün hala imha, inkar ve asimilasyon politikaları Türkiye hükümetleri tarafından sürdürülse de her geçen gün daha fazla insan bu hakikati dile getirmekte, gerek Türkiye’de gerekse dünyanın dört bir yanında inkara karşı çıkmakta, adalat ve yüzleşme talebini sahiplenmektedir. Ermeni soykırımı hakikati konuşulmaya ve hatırlanmaya devam etmektedir. Devletin soykırım ve asimilasyon cenderesinden geçen halklar bugün yan yana adalet mücadelesini büyütmektedir.

    “ERDOĞAN TAZİYE AÇIKLAMASI YAPMIŞTI”

    Verilen mücadele ve oluşan uluslararası kamuoyunun baskısı sonucu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 2019’da 24 Nisan 1915’de yaşanan katliam ile ile ilgili Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Ateşyan’a gönderdiği taziye mesajı vermişti. Bugüne kadar verilen mücadeleler sonucunda Türkiye Cumhuriyeti tümden inkar siyasetini terk etmiş, Erdoğan taziye açıklaması yapmak durumunda kalmıştır. Bu taziyeler ile gerçekleştirilmek istenen yeni tip inkar siyasetinin de başarısızlığa uğrayacağı açıktır. Ancak süregelen inkar ve yalan siyaseti Ermenilere karşı nefreti, ırkçılığı her gün yeniden üretmekte; Ermeniler halen sözlü ve fiziksel saldırılarla karşılaşmaktadır.

    “İNKARIN BELİRSİZ İFADELERLE VE BAHANELERLE GEÇİŞTİRİLMESİNİ KABUL ETMEYECEĞİZ”

    Hükümet yetkililerin ve tarihçilerin soykırım yerine kullandığı “hadiseler”, “olaylar”, “kötü koşullar” gibi sözcükler anlamsız. 105 yıl önce Osmanlı coğrafyasında yaşayan Ermenilerin sistematik ve planlı bir şekilde katledilmesinin, sürgün edilmesinin, mülklerinin gaspedilmesinin, kültürel birikimlerinin ortadan kaldırılmasının, mezarlıkları üzerine tuvaletler inşa edilmesinin, kiliselerinin talan edilmesinin, hayatta kalanların anayurtlarına dönüşlerinin engellenmesinin “hadiseler”, “olaylar”, “kötü koşullar” gibi muğlak ve belirsiz ifadelerle ve bahanelerle geçiştirilmesini hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz.”

    “ADALETİN TESİSİ VE MÜŞTEREK BİR GELECEĞİN KURULMASI İÇİN TALEPLERİMİZ”

    Nor Zartonk ve Arjantin Ermeni Kültür Derneği yaptığı yazılı açıklamayı geçmişle yüzleşilmesi, adaletin tesisi ve müşterek bir geleceğin kurulması yolunda öncelikle yapılması gerekenleri sıraladı: 

    • Türkiye tarafından tek taraflı kapatılan Ermenistan sınırının koşulsuz şartsız açılmasını
    • Kökleri bu topraklarda olan Diasora Ermenileri’ne yurttaşlık verilmesini
    • Yaşananların bir soykırım olduğunun tanınmasını ve özür dilenmesini
    • Soykırım faillerinin basında ve ders kitaplarında ifşa edilmesini
    • Hala okul ve sokak isimlerinde yer alan soykırım faillerinin adlarının, soykırımdan kurtaranların adları ile değiştirilmesini
    • İnkarcılığı sürdüren ve destekleyen her türlü kişi ve kurumun ifşa edilmesini ve bunlarla işbirliğinin sona erdirilmesini
    • İnkar propagandası için kurulmuş bütün kurumların lağvedilmesini ve bunlara ayrılan bütçenin toplumsal bir yüzleşmenin sağlanması için kullanılmasını talep ediyoruz. 

     Nor Zartonk ve Arjantin Ermeni Kültür Derneği, “Bir yüz yıl geçti, bir gün daha geçmesin” diyerek açıklamasını sonlandırdı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Fransa Milli marşının ıslıklanmasına tepki yağdı

    Fransa Milli marşının ıslıklanmasına tepki yağdı

    PİRHA – 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçında karşı karşıya gelen Türkiye ile Fransa maçı sonrası tepkiler de yükseldi. Fransız marşının tribünlerde ıslıklanması sert eleştirilere sebep oldu.

    Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın Fransa’yı 2-0 yendiği 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası eleme maçında Fransız marşının tribünlerde ıslıklanması tepkilere sebep oldu.

    Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Bertrand Buchwalter, Fransız milli marşının protesto edilmesine üzüldüğünü ifade ederken, Fransa’nın aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi’nin lideri Marine Le Pen de Türkiye’ye ceza verilmesini istedi.

    “UTANÇ VERİCİ DAVRANIŞ”

    Twitter hesabından açıklama yapan Le Pen, “Ulusal bir marşı ıslıklamak utanç verici. Bu bir hakaret ve adil oyunun değerlerine ters” diyerek FIFA’nın Türkiye Futbol Federasyonu’na ceza vermesini istedi.

    FRANSIZ OYUNCULAR BİRBİRİNİ DUYMADI

    Milli marşın ıslıklanmasının yanı sıra, Fransız oyuncuların topa sahip olduğu anlarda yoğun şekilde ıslıklanması da çok tartışıldı. Maç esnasında, Türkiyeli taraftarın rakip oyuncuları ıslıklamasıyla, Fransız orta sağa oyuncusu Paul Pogba birkaç kez takım arkadaşlarını yeterince duymadığını dillendirdi.

    “TÜRKİYE’NİN AVRUPA’DA NE İŞİ VAR?”

    Sosyal medyada dikkat çeken tepkilerden biri de Türkiye’nin Euro 2020 turnuvasında yer almasıydı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 1962’den beri UEFA üyesi olmasına rağmen Avrupa’da birçok kişi halen Türkiye’nin Avrupa turnuvalarına katılmasını şaşkınlıkla karşılıyor.

    Ayrıca tamamen Asya kıtasında bulunan Ermenistan, İsrail, Gürcistan, Azerbaycan ve Kazakistan da UEFA organizasyonda yer alıyor. (HABER MERKEZİ)

  • Kürtçe belgesele Ermenistan’dan ödül

    Kürtçe belgesele Ermenistan’dan ödül

    Ermenistan’da, Kürt yönetmen Keremo’nun (Kerem Tekoğlu) yazıp yönettiği “Qulingê Birîndar” belgeseline özel ödül verildi.

    2017’de yapımı tamamlanan ve Keremo’nun yazıp – yönettiği “Qulingê Birîndar” belgeseline, Ermenistan Kültür Bakanlığı ve Ermenistan Sinemacılar Birliği tarafından özel ödül verildi.

    Ödülü, Erivan Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali Kurucusu ve Onursal Başkanı Harutyan Xaçhaturyan verdi.

    K24’e konuşan belgeselin yönetmeni Keremo, “Kürt dili, kültürü, sineması ve tiyatrosuna verdikleri değerden dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunarım” dedi.

    Bu ödülün Ermeni halkının Kürt dili ve kültürüne verdiği bir değer olduğunu söyleyen Keremo, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Umarım bu ödül Kürt ve Ermeni sineması arasında bir köprü olur. Bu ödül Ermeni halkının Kürt dili ve kültürüne verdiği değerdir. Ben de bu ödülü Kürt dili edebiyatı, sanatı ve kültürü için emek harcayan herkese armağan ediyorum.”

    10 Ekim’de Ermenistan’da gösterilen belgesel, Erivan Radyosu’nun ünlü dengbêjlerinden Seyadê Şamê’nin öyküsünü anlatıyor. (HABER MERKEZİ)

    KEREM TEKOĞLU’NA İLİŞKİN HABERLER

    Donmaktan kurtulduğu şehirde şehirde donarak can veren Asaf Koçak’ın belgeseli ‘Dino’

     Kesişen sürgün hayatlar

  • Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Koçaryan tutuklandı

    Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Koçaryan tutuklandı

    Ermenistan’da “Kanlı 1 Mart” olarak da bilinen 1 Mart 2008 tarihinde yaşananlar nedeniyle “anayasal düzeni ihlal etmek”le suçlanan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan için tutuklama kararı verildi.

    Ermenistan’da 2008 yılında yapılan ve Serj Sarkisyan’ın kazandığı seçimlerden sonra seçimde usulsüzlükler yapıldığı gerekçesiyle düzenlenen gösterilere polis ve asker müdahale etmiş, 10 kişi hayatını kaybetmişti.

    Söz konusu seçimle Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan görevi Sarkisyan’a devretmişti. Bu vaka ile ilgili başlatılan soruşturmada Koçaryan uzun süre önce ifadeye çağrılmıştı.

    Agos’un haberine göre Koçaryan, önceki gün Özel Güvenlik Servisi’nde ifade verdi ve binadan ayrıldı.

    Robert Koçaryan’a “Kanlı 1 Mart” olarak da bilinen 1 Mart 2008 tarihinde yaşananlar nedeniyle “anayasal düzeni yıkma” suçlaması yöneltildiği öğrenildi.

    Koçaryan ise yaptığı açıklamada suçlamaların uydurma olduğunu ve gerçeklikle ilgisi olmadığını söyledi.

    Dün akşam saatlerinde Yerevan kenti Şengavit Genel Hukuk I. Derece Mahkemesi, tutuklanmasına karar verildi.

    Öte yandan eski Genelkurmay Başkanı Yuri Khacahdurov da aynı suçlamayla tutuklandı.

  • Ermenistan’da başbakan seçilemedi

    Ermenistan’da başbakan seçilemedi

    Ermenistan parlamentosunda yapılan başbakanlık seçiminde tek aday olan eski Cumhurbaşkanı Sarkisyan’ın başbakanlık görevinden istifasıyla sonuçlanan süreçteki protestoların lideri olan Nikol Paşinyan yeterli oyu alamadı.

    Ermenistan’da eski Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın protestolar sonucu başbakanlık görevinden istifa etmesinin ardından parlamentoda yeni başbakan seçmek için oylama yapıldı.

    Başbakanlık için tek aday olan muhalif lider Nikol Paşinyan, başbakanlık için yeterli oyu alamadı.

    Başbakan olarak seçilmesi için 53 oya ihtiyacı olan Paşinyan, 45 oy alabildi.

    İktidardaki Cumhuriyetçi Partili vekillerin tümü ‘hayır’ oyu kullandı.

    Ermenistan Anayasası gereğince yeni oylamanın 7 gün sonra yapılması bekleniyor.

    Eğer ikinci oylamadan da sonuç çıkmazsa parlamento otomatik olarak feshedilmiş olacak.

     

  • Ermenistan Başbakanı Sarkisyan istifa etti

    Ermenistan Başbakanı Sarkisyan istifa etti

    Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan’ın 11 gün süren protestoların ardından bugün istifa ettiği açıklandı.

    Ermenistan Başbakanı Serj Sarkisyan’ın, günlerdir süren protestolar üzerine istifa ettiği bildirildi. Sarkisyan’ın iki dönemlik cumhurbaşkanlığı süresi sona erince başbakanlığa getirilmesi tepki çekmişti.

    Ülkedeki protestolara bugün silahsız askerler katıldı. Savunma Bakanlığı, eylemlere katılan askerlerin sertçe cezalandırılacağı açıklaması yaptı.

    Muhalif lider Nikol Paşinyan, dün Sarkisyan’la görüşmesinin ardından gözaltına alınıp bırakılmıştı.

    Ülkede protestolar 11 gündür devam ediyordu.

    Ermenistan’da muhalifler, anayasa değişikliğiyle iki dönemlik cumhurbaşkanlığı süresi sona erince geçen hafta parlamentoda başbakanlığa getirilen Sarkisyan’ın istifa etmesini istiyordu. 

  • Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Heyeti Erivan’da

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Heyeti Erivan’da

    PİRHA- Ermenistan Parlamentosu’nda görüşme gerçekleştiren Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu (AABK) heyeti  Erivan’daki Ermeni soykırımı anıtını ziyaret edip çelenk bıraktı.

    Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyon (AABK) heyeti Erivan’a giderek Ermenistan Parlamentosu’nda meclis başkan yardımcısı ve milletvekilleri ile görüştü.

    Mecliste yapılan toplantı sonrası Alevi heyet, Erivan’daki Ermeni soykırımı anıtını ziyaret ederek çelenk bıraktı.

    Alevilerin mazlumun yanında durmaya devam ettiğini belirten AABK heyeti, Alevilerin, Ermenilerin, Kürtlerin, Rumların, Süryanilerin asimilasyon ve katliamlara maruz kaldığını ifade etti.

    (HABER MERKEZİ)