Etiket: erzincan çayırlı

  • Kemal Gün: Dersim’e döneceğim ve orada öleceğim-VİDEO

    Kemal Gün: Dersim’e döneceğim ve orada öleceğim-VİDEO

    PİRHA – Oğlunun kemiklerini almak için 92 gün açlık grevi yapan Kemal Gün, Dersim’den taşınıp Erzincan Çayırlı’ya gidişini ve yaşadığı gözaltı sürecini PİRHA’ya anlattı. 

    Dersim’in Seyit Rıza Meydanı’nda çatışmada yaşamını yitiren oğlunun kemiklerini almak için 92 gün açlık grevi yapan Kemal Gün, 5 ay önce Dersim’den taşınmak zorunda kalmış ve Erzincan Çayırlı’daki evine yerleşmişti.

    23 Mart günü Çayırlı’daki evinden gözaltına alınan Gün, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    “ÇAYIRLI’DAN DA GÖÇECEĞİM” 

    Dersim’den gidişini ve gözaltına alınma sürecini PİRHA’ya anlatan Gün, insanların kendisine bir selam bile vermediğini söylüyor:

    “Dersim’den gittiğimde epey bir süre hastanede tedavi gördüm ondan sonra da eşimi kaybettim. Göz tedavisi bitti. Kaslarda şişmeler devam ediyor. Onun tedavisi sürüyor. Tedaviye gidemiyorum, Erzincan’da gitmek zorunda kalıyorum, hastaneler tam teşekküllü olamadığı için düzenli olmuyor. Erzincan Çayırlı’da oturuyorum şu an. Oradaki insanlar yozlaşmış durumda. Herkes suç işlemişim gibi benimle irtibat kurmuyor. Benim köylülerim bile benimle hiç ilişki kurmuyorlar. Selam bile vermezler. Hepsine bir insanlığım dokunmuştur. Şimdi de bana selam vermezler. İnsanlar insanca yaşamak istiyorsa elini vicdanına koyup düşünsünler, diktatörlüğün ne olduğunu biliyorlar. Toplumda Kemal Gün ile görüşmeyin, ilişki kurmayın diye söyleniyor. Çayırlı’da merhaba bile denmiyor. Yakında bulunan kahvelere gidemiyorum. O durumda da, şimdi kendi yerlerimi yok fiyatına satılığa çıkarmışım, oradan göçüyorum.”

    “MEZAR HAKKINI KİMSE İNKAR EDEMEZ”

    Kemal Gün, 23 Mart günü Erzincan Çayırlı’daki evinden gözaltına alınmasına ilişkin şunları aktardı:

    “Bundan 25 gün önce gözaltına alındım ifadem alındı. ‘Dersim’de, gittin oturdun, Seyit Rıza Meydanı’nda eylem yaptın. Bu kadar  yanına gelen insan oldu, bunlar kim? Bu insanlar senin tanıdığın mı, örgüt müdür? Grup Yorum seni yönetiyor, seni örgüt mü yönetiyor?’ denildi. Hayır hiçbirini tanımıyorum. Kendi çocuğumun cenazesi için geldim yasal olarak oturup hakkımı istedim. Çocuğumun cenazesini istedim, bu yasal bir şeydir, hukukça cenaze istemek benim hakkımdır. Dünyada mezar hakkını kimse inkar edemez. Hiçbir devlet bunu inkar edemez. Ben oturdum diye sanki suç işlemişim.”

    “EVDEKİ POŞULARA ÖRGÜT SİMGESİ DEDİLER”

    Gözaltına alınırken evinde arama yapılan Gün, olay anına ilişkin şunları paylaştı:

    “Türkiye’nin her yerinden ve dünyadan her yerden mektuplar geldi. İnsanlar medya üzerinden bir sempati duymuş ve bana mektup göndermişler. Ben de onları saklıyorum. Benim için bir tarihtir, benim için önemlidir. Her şeyi yazmışım, neslimi yazmışım. Bunları evimi basıp arama yaptıklarında buldular. Evde poşu, gelinin ya da damadın üstüne attığımız poşu, kadınlarımız eskiden kofi bağlıyordu, üstüne poşu bağlıyordu. Bu poşuları örgüt simgeliyor dediler, halbuki öyle bir şey yok.

    HAFTADA İKİ GÜN ADLİ KONTROL İÇİN İMZA

    Gün, adli kontrolün hayatını olumsuz etkilediğini belirterek, “Şimdi de adli kontrol var; haftada iki gün imza atıyorum karakolda. Bir iş tutamıyorum, işe gidemiyorum. Ben bir işe gittiğim zaman, devletten gözaltın var sen suçlusun, deyip kimse kabul etmiyor. Yarın ben aç kaldığımda devlet mi getirip bana verecek, yönetim mi bana veriyor, hayır” diye konuştu.

    “DERSİM’E GERİ GELECEĞİM”

    “Avukatlarımızın hepsi tutuklandı. Bir avukat içeriye alınmışsa, o ülkede özgürlük yok, demokrasi yok, hukuk yok demektir” diyen Gün, şunları kaydetti:

    “Dersim benim abucettimin yeridir. Devamlı gidip geliyorum. Akrabalarım da var. Buraya gelmeyi arzuluyorum. Bugün yerim satılsa Dersim’e gelip yerimi yapacağım. Artık ölsem de yerimde öleceğim. Ben daha başka Türkiye’nin neresine gideyim. Bir şeyim yoktur. Çayırlı’daki yerimi de çobanlık yaparak aldım.”

    “DİRENENLERE SELAM OLSUN”  

    Nuriye Gülmen, Semih Özakça, Mahir Kılıç, Engin Karataş nezdinde bütün direnişçilere değinen Gün, “Nuriye’ye, Semih’e, İzmir’de direnen, Bodrum’da olan direnişçilerin her zaman yanındayız.  Direnişçilere selam yolluyorum, bütün direnenlere selam olsun” dedi.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Kurban satıcıları dertli: Yem, yer ve araba parası pahalı, adamı olana devlet yardımı var-VİDEO

    Kurban satıcıları dertli: Yem, yer ve araba parası pahalı, adamı olana devlet yardımı var-VİDEO

    PİRHA – Kurban Bayramı’na günler kala yüzlerce kilometre uzaklardan gelen kurban satıcıları PİRHA mikrofonuna sorunlarını anlattı. Kurban satanlardan kimi saman, yem ve yer fiyatlarının yüksek olmasından şikayet ederken, kimi de hayvanlarına ucuz fiyat verilmesinden rahatsızlığını dile getirdi.

    HABERİN VİDEOSU

    Erzincan ve Sivas’tan İstanbul Çekmeköy kurban satış pazarına bin bir zahmetle baktıkları kurbanlıkları getiren kurban satıcılarına PİRHA mikrofonunu uzattık.

    Yaklaşık 10 gün önce geldikleri pazarda sabahın erken saatlerinde başlayan işler gece yarısına kadar devam ediyor. Bir yıl boyunca özenle besledikleri hayvanlara yem ve su vermek, altını temizlemek için üç kişi nöbetleşe çalışıyor. Gecesini gündüzüne katıp çalışanlar her şeyin pahalı olduğundan dem vuruyorlar.

    Ezincan Çayırlı İlçesi’nin Alevi köyü olan Başköy’den gelen Ali Kırmızıtaş, hayvanlarını yaylada otlattığını söylüyor. Kırmızıtaş, “Hayvanlarımız besi hayvanı değil, yaylada otlamış hayvan. Ama insanlar anlamıyor. Ucuz istiyorlar” dedi.

    Yer, araba parası ve yemin çok pahalı olduğunu vurgulayan Kırmızıtaş, “ Verdiğimiz emekleri görüyorsunuz. Akşama kadar burada başında beklemek zorundayız, bir sürü masrafı oluyor. Verdiğimiz emekleri görüyorsunuz. Bedenen çok yoruluyorsunuz” diye konuştu. Kırmızıtaş ekliyor “Hayvanlar satılmayınca, emeklerimizin karşılığını da alamıyoruz.”

    “ADAMI OLANA DEVLET YARDIM EDİYOR”

    Devletten herhangi bir yardım almadığını söyleyen Kırmızıtaş, “Adamı olana devlet yardım ediyor bizim olmadığı için yardım alamıyoruz” dedi. Kırmızıtaş, Erzincan’ın bazı yerlerinde yayla yasaklarının olduğunu vurgulayıp, kendi köylerinde tapuları olduğu için bir şey yapamadıklarını da söyledi. Ali Kırmızıtaş, “Bu ülke şartlarında neredeyse her sene kurbanlık getirip bir şeyler kazanmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    “YEM, YER VE ARABA PARASI PAHALI”

    Halis Keleşler ise Sivas’ın Suşehir’inden geliyor. Keleşler, dert yakınıyor. Herkes ‘hayvanlar pahalı’ diyor. Ama saman, yem, yer ve araba parası bizi kurtarmıyor “diye konuşuyor.

    “Derdimizi anlatmaya çalışıyoruz” diyen Keleşler, insanların onları anlamadıklarını, ucuz mal istediklerini belirtiyor.

    400-500 kiloluk bir hayvana on bin lira verdiklerini ifade eden Keleşler, “Verilen fiyatlar bizi kurtarmıyor. Çünkü mahsulümüzü ucuza alıyorlar ama eti pahalı satıyorlar” dedi. Keleşler, “Emeğimizin karşılığını alamıyoruz” diyerek dert yanıyor.

    Son olarak kurban satıcıları Ali Kırmızıtaş ve Halis Keleşler herkesi kurban alımı için beklediklerini belirtiyor.

    Ali ŞEKER/İSTANBUL