PİRHA- Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük operasyonu sırasında “Savaşa hayır” paylaşımı yaptığı için tutuklanan sağlık emekçisi Esin Kavruk’a, örgüt propagandası yaptığı gerekçesiyle 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verildi. Kavruk, Çağlayan’daki İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında ise tahliye edilmişti.
Türkiye’nin Kuzey-Doğu Suriye’ye dönük operasyonuna ilişkin sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 11 Ekim 2019’da tutuklanan ve Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Esin Kavruk’un ikinci duruşması Çağlayan’daki İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Esin Kavruk ve avukatları duruşmada hazır bulundu.
“SAVAŞA KARŞI OLMAK SUÇ SAYILAMAZ” DEMİŞTİ
Kavruk, 23 Ocak günü görülen ilk duruşmasındaki savunmasında savaşa karşı olmanın suç sayılamayacağını belirtirken, kimsenin iktidarı sevmek veya düşüncelerini onaylamak zorunda olmadığını söylemişti.
Sosyal medya paylaşımlarının dünya görüşünü yansıttığını söyleyen Kavruk, “Ben Alevi ve sosyalist bir ailede doğdum. Sosyalist dünya görüşüne mensubum. İktidar tarafından oluşturulan korku ortamıyla muhalif tüm kesimler baskılanmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda çeşitli dernekler ve sendika mensuplarıyla ilgili olarak sayısız davalar açılmaktadır. Hukuk, muhalefeti bastırma aracı olarak kullanılmaktadır. Hukuki değil siyasi kararlar verilmektedir. Savaşa karşı çıktım. Savaşa birçok ülke ve milyonlarca insan karşı çıkmaktadır. Yine Türkiye halkının büyük bir kısmı savaşa karşı çıkmaktadır. Herkes siyasi iktidarı sevmek veya desteklemek zorunda değildir. Fosfor bombalarını desteklemek zorunda değilim. İzin verilen mitingler suç unsuru olarak gösterilmektedir. DİSK’e bağlı Der-Sağlık İş üyesiyim. HDK kongre üyesiyim. Suçlamaları kabul etmiyorum” şeklinde savunma yapmıştı.
Kavruk’un avukatı Gülizar Tuncer de savaş tezkerelerinin meclise sunulması sonrası her şeyin suç sayıldığını vurgulayarak, hiç kimsenin iktidarın savaş politikalarını desteklemek zorunda olmadığını kaydetmişti.
Çağlayan’daki İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dün görülen ikinci görülen duruşmada ise mahkeme, Esin Kavruk’a sosyal medya paylaşımlarında örgüt propagandası yaptığı gerekçesiyle 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verdi. Mahkeme iyi hal indirimi uygulamadı.
PİRHA- Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde B/6 Koğuşu’na baskın düzenleyen polis, kadın mahkumlara şiddet uyguladı. Mahpuslardan 4’ü ağır yaralanırken, Esin Kavruk’un koğuştan zorla götürüldüğü belirtildi. Esin Kavruk’un Avukatı Gülizar Tuncer, insan hakları örgütlerine ve kadın kurumlarına konuyla ilgilenmeleri için çağrıda bulundu.
Haberin videosu
İstanbul’da Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde polis kadın mahpusların kaldığı B/6 Koğuşu’na baskın düzenledi. Baskında kadın mahpuslar darp edilirken, 4’ü ağır yaralandı. Esin Kavruk adlı mahkumun ise koğuştan zorla götürüldüğü belirtildi.
“SAVAŞA HAYIR” YAZDIĞI İÇİN TUTUKLANMIŞTI
Esin Kavruk, Türkiye’nin Kuzey ve Doğru Suriye’ye dönük başlattığı operasyona ilişkin sosyal medya paylaşımlarında “Savaşa hayır” ifadelerini kullandığı için 11 Ekim’de “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklanarak, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’ne konulmuştu.
İstanbul 5’inci Sulh Ceza Mahkemesi Kavruk’un DNA örneğinin alınması için karar çıkardı. Kavruk’un rızası olmadan 11 Kasım günü mahkemenin bu kararı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu’na (ATK) götürülüp kan ve tükürük örnekleri alınmak istendi. Kavruk’un uygulamayı reddetmesi üzerine hastane doktoru tutanak tutup Kavruk’u tekrar cezaevine gönderdi.
“SALDIRIDAN ÖNCE IŞİD’LİLERİN VE ADLİ MAHPUSLARIN HÜCRELERİ BOŞALTILDI”
Esin Kavruk’un Avukatı Gülizar Tuncer konuya ilişkin PİRHA‘ya konuştu.
Tuncer, müvekkilinin kendilerine saldıranların yalnızca infaz koruma memurlarının olmadığını, robokoplar ve hapishane müdürlerinin de saldırıya dahil olduklarını söylediğini belirtti. Bu saldırıların önceden planlandığını ve saldırıdan sonra kendileri için hücrelerin boşaltıldığını ifade eden Tuncer, “Kadın mahpuslara saldırıdan önce Adli mahpusların ve IŞİD davası sanıklarının hücreleri boşaltıldı” dedi.
KADIN MAHPUSA CİNSEL SALDIRI
Kadınların hemen hepsinin şiddete maruz kaldığını söyleyen Tuncer, 4 kişinin ağır yaralandığını ifade ederek aynı koğuştan Züleyha Geçgin’e yönelik cinsel saldırı olduğunu belirtti. Geçgin’in özellikle vajinasının hedef alındığını ve bu saldırı sonucunda vajina çökmesi olduğunu ve belinden ağır yaralandığını söyledi. Tuncer, saldırı akşamından kadın mahpusların önceden boşaltılan hücrelere konulduğunu ekledi.
KADIN MAHPUSLARA TERS KELEPÇE TEHDİDİ
Av. Gülizar Tuncer, mahpus kadınların saldırıları protesto etmek için kapılara vurup slogan attıkları için hapishane birinci müdürünün ters kelepçe tehditlerine maruz bırakıldığını söyledi ve müdürün kadınlara “Bu şekilde davranmaya devam ederseniz ters kelepçe takarız” dediğini söyledi.
Baş gardiyan ve robokopların Esin Kavruk’u yerde sürükleyerek maltaya çıkardıktan sonra Kavruk’un Haseki Hastanesi’ne götürüldüğünü ve orada terörle mücadele polislerine teslim edildiğini söyleyen Tuncer, Kavruk’un kendisinden DNA örneği alınmasını reddettiği için polislerin önce bacaklarını hedef alarak etkisiz hale getirmek istediğini ifade etti. Tuncer, Kavruk yere düştükten sonra çenesi ve boynu zorlanarak tükürük örneği alındığını söyledi.
Tuncer, “Bu konunun ciddiyetle ele alınması gerekiyor” diyerek insan hakları örgütlerine ve kadın kurumlarına çağrıda bulundu.