Etiket: eşit başkanı

  • Baba Süleyman Demir: Hızır darda kalanın umududur!-VİDEO

    Baba Süleyman Demir: Hızır darda kalanın umududur!-VİDEO

    PİRHA – Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı ve Yol Yürütücüsü Baba Süleyman Demir, Hızır inancına dair değerlendirmelerde bulunarak, “Hızır denince zorda olanların zoruna, darda olanların darına, hastaların haline şifa olmak gelir. Hızır bir eren, bir pir, bir mürşit, bir rehber ve bir candır” dedi.

    “HER CAN BİR HIZIRDIR”

    Şubat ayının Hızır ayı olduğuna dikkat çeken Demir, Hızır inancının Alevi yolunda taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade etti:

    “Hızır denince zorda olanların zoruna, darda olanların darına yetişen; hastalara şifa olandır. Hızır bir erendir, bir pirdir, bir mürşittir, bir rehberdir. En önemlisi her can bir Hızır’dır.”

    “ZOR ZAMANLARDA BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLMALIYIZ”

    Çocukluğunda köyde yaşadığı Hızır geleneklerini de paylaşan Demir, dayanışma kültürünün altını çizdi:

    “Çocukluğumuzda Hızır oruçlarından sonra kömbeler, çörekler pişirilirdi. Bu lokmalar özellikle ihtiyacı olan ailelere götürülürdü. Hızır’ın özü paylaşmaktır, dayanışmadır.”

    Pir Sultan Abdal’ın Hızır’a dair dizelerini hatırlatan Demir, Hızır olmanın gündelik yaşamda somutlaştığını vurguladı:

    “Pir Sultan’ın dediği gibi; sağımızda, solumuzda, çevremizde ihtiyacı olanlara Hızır olmak çok kıymetlidir. Bir hastaya ilaç parasını yetiştiren kişi, o hastanın Hızır’ıdır. El ele, el Hakk’a diyerek zor zamanlarda birbirimizin Hızır’ı olmalıyız.”

    ANTALYA’DA HIZIR CEMİNE ÇAĞRI

    Antalya’daki Alevi canlarına da çağrıda bulunan Demir, Hızır Cemi’nde birlik ve beraberliğin güçleneceğini belirtti:

    “Hızır cemimizi yapacağız. Cemevimizde Hızır coşkusunu hep birlikte yaşayacağız. Lokmalarımızı paylaşacak, semahlarımızı aşk ile dönecek, sevgi ve muhabbetle gönüllerimizi birleştireceğiz.”

    “DİLİ, IRKI, MEZHEBİ NE OLURSA OLSUN HER İNSAN HAKK’TIR”

    Türkiye’nin ve bölgenin zor bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Demir, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

    “Sadece ülkemizde değil, çevremizdeki coğrafyalarda özellikle İslam ülkeleri tarumar edilmeye çalışılıyor. Bu nedenle birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Dili, dini, ırkı, mezhebi, rengi, cinsiyeti ne olursa olsun her insan Hakk’tır.”

    Demir, “Her ayı Hızır ayı bilerek sevgi, muhabbet ve aşkla yaşamayı diliyor, bütün dünyaya barış temenni ediyorum. Hızır Bayramımız kutlu olsun. Aşk ile eyvallah” diyerek sözlerini tamamladı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Süleyman Demir: Bir canı katletmek Hakk’ı katletmektir-VİDEO

    Süleyman Demir: Bir canı katletmek Hakk’ı katletmektir-VİDEO

    PİRHA – Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı ve Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, Suriye’de Alevilere yönelik saldırı ve katliamlara ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Demir, yaşananların açık bir soykırım olduğunu vurgulayarak, Alevi kurumlarının ve demokratik kamuoyunun pasifliğini eleştirdi; tüm kurumlara acil ve ortak mücadele çağrısı yaptı.

    “ÖLDÜRÜLEN HER CAN HAKK’IN ZUHURUDUR”

    Suriye’de Alevilere dönük saldırıların insanlık suçu olduğunu belirten Demir, inanç merkezli bir perspektifle konuştu. “Düşüncesi, dili, dini, mezhebi, rengi ne olursa olsun öldürülen her can Hakk’ın zuhurudur” diyen Demir, bir cana kıymanın insanlığa ve inanca aykırı olduğunu söyledi.

    Demir, “Hakk; Allah, Rab ya da başka adlarla ifade edilebilir. Ona cemalinden cemal, nefesinden nefes katılmıştır. ‘Şah damarından yakınım’ diyen Hakk’ın katledilmesi insanlık dışıdır. Bir canı katletmek, aslında Hakk’ı katletmektir” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ KURUMLARI PASİF, ÖLÜ TOPRAĞINI ATMALIYIZ”

    Suriye’de süren katliamlar karşısında Alevi kurumlarının bütünlüklü bir tutum alamadığını belirten Demir, “Sanki ‘bize sıra ne zaman gelecek’ diye bekler durumdayız. Bu kabul edilemez. Ölü toprağını bir an önce üzerimizden atmamız gerekiyor” dedi.
    Demir, çözümün birlikte hareket etmekten geçtiğini vurgulayarak, Avrupa’daki Alevi kurumlarının insan hakları örgütleri nezdinde girişimlerde bulunduğunu, Türkiye’deki kurumların da benzer biçimde Dışişleri Bakanlığı, hükümet ve ilgili tüm merciler nezdinde sesini yükseltmesi gerektiğini söyledi.

    BİRLİKTE HAREKET ETMEDEN BU KATLİAM DURDURULAMAZ”

    Katliamların durdurulabilmesi için güçlü bir örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu ifade eden Demir, “Ne yapmamız gerekiyorsa yapmalıyız. Sessiz kalmak, bu suça ortak olmaktır. Sesimizi her platformda duyurmak zorundayız” dedi.

    Türkiye’nin rolüne de dikkat çeken Demir, AKP-MHP iktidarının bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini belirtti. “1978-1980 döneminde Türkiye’de yaşananlar bugün Suriye’de yaşanıyor. Aleviler kırdırılmaya devam ediliyor. Cana kıymaktan vazgeçin; çünkü can Hakk’ın kendisidir” diyen Demir, iktidara açık çağrıda bulundu.

    “AKP-MHP iktidarı isterse bu katliamı hemen durdurabilir. Suriye’de yaşananlara artık ‘yeter’ demeleri gerekiyor” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Süleyman Demir: Tekke ve dergâhlarımızın yanına cami yapmaktan vazgeçmiyorlar-VİDEO

    Süleyman Demir: Tekke ve dergâhlarımızın yanına cami yapmaktan vazgeçmiyorlar-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Hakis (Büyükyurt) köyünde İlçe Müftülüğü tarafından cami yapılmak istenmesine yönelik tepkiler sürüyor. Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı ve Yol Yürütücüsü  Süleyman Demir, söz konusu girişimin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının bir parçası olduğunu belirtti.

    Hakis’te planlanan cami yapımına ilişkin PİRHA’ya konuşan Demir, geçmişten bugüne Alevilere yönelik sistematik bir asimilasyon politikası yürütüldüğünü ifade etti. Demir, “Daha öncesinde dergâhların yanına camiler yapılarak başlayan asimilasyon politikası bugün de devam ediyor. Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın, Veli Baba Türbesi’nin, tekkelerimizin ve türbelerimizin hemen dibine yapılan camiler bunun örnekleridir” dedi.

    “ALEVİLERİ ÖLDÜRE ÖLDÜRE BİTİREMEDİLER”

    Yüzyıllardır devletin Alevileri asimile etmeye çalıştığını vurgulayan Demir, “Alevileri öldüre öldüre bitiremedikleri için şimdi Aleviliği bitirmek amacıyla asimilasyon politikalarını devreye soktular. Bunun asıl sebebi; Alevilerin ikrarını, sorgusunu, görgüsünü yerine getiren, cemini yapan, eşit paylaşımdan yana olan bu inancın ve kültürün özünü bozmak istemeleridir” diye konuştu.

    “Aleviler asimilasyon politikalarıyla Sünnileştirilmek isteniyor” diyen Demir, Selçuklu’dan Cumhuriyet dönemine kadar süren baskılara dikkat çekerek, “Kestiler, astılar, yaktılar ama bitiremediler. Şimdi Aleviliği bitirmek için asimilasyon politikasını devreye soktular” ifadelerini kullandı.

    Özellikle 12 Eylül askeri darbesinden sonra cami yapma girişimlerinin Dersim’den başlatıldığını belirten Demir, “Dersim’deki köylere yol, su, elektrik getireceğiz ama bunun için cami yapacağız denilerek altı köyden başlayan cami projesi hâlâ devam ediyor” dedi.

    Devletin, tekkelerin ve dergâhların yanına cami yapma anlayışından vazgeçmediğini vurgulayan Demir, “Hacı Bektaş Dergâhı’nın hemen dibinde yapılan camiden sonra Veli Baba Türbesi’nde de aynı anlayış sürdürüldü. Tekkelerimizin, dergâhlarımızın, türbelerimizin yanı başına camiler yapıldı” diyerek tepki gösterdi.

    “KENDİ TOPLUMUNU 3 KURUŞA SATANLARIN KİMSEYE HAYRI OLMAZ”

    Devletin Alevileri asimile etmek için her yolu denediğini söyleyen Demir, “Her köye bir cami, her köye bir hoca, her köye bir imam, her köye bir müezzin anlayışı yetmedi. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle, içimizden çıkan çürük elmaları da yanlarına alarak her yerde cemevi ya da dernek açtırdılar. Bu derneklere Erenlerimizin ve Evliyalarımızın isimlerini vererek bir yapı oluşturdular” dedi.

    Pir Sultan Abdal’ın idam edilirken Ali Baba’ya söylediği “Dostun bir tek gülü yâreler beni” sözünü hatırlatan Demir, “Yola ve bu kültüre hizmeti olmayan, sadece siyasi ve maddi çıkar uğruna bu yapılar içinde yer alanlar bizim için birer düşkün, birer Hızır Paşa’dır” ifadelerini kullandı.

    Son dönemde Antalya başta olmak üzere çeşitli kentlerde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı girişimiyle “düşkün Alevilere” farklı isimler altında dernekler açtırıldığını belirten Demir, “Kendi toplumunu üç kuruşluk çıkar için satanın düşmana da hayrı olmaz. Tarih, bu tür kişiliksizlerin ilk fırsatta nasıl harcandığını defalarca göstermiştir” dedi.

    “BİZ KORKUYU KERBALA’DA BIRAKTIK”

    Her koşulda yollarını yaşatmaya devam edeceklerini vurgulayan Demir, “Alevi köylerine cami yapma projesini şiddetle kınıyoruz. Hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaklar. Çünkü bizim günlük yaşamın içinde var olan bir kültürümüz ve yüzyıllardır pirlerimizden aldığımız yol düsturuyla şekillenen bir yaşam biçimimiz var” diye konuştu.

    Deniz Gezmiş’in idam sehpasına giderken Hüseyin İnan’ın ‘Korkuyor musun?’ sorusuna verdiği “Biz korkuyu Kerbela’da bıraktık” yanıtını hatırlatan Demir, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Asimilasyona karşı durmak için elimizden geleni yapacağız ve mücadelemizi sürdüreceğiz. TBMM’de bulunan Alevi ve sol-sosyalist kimliğe sahip milletvekilleriyle ve Alevi kurum temsilcileriyle ilişkilenerek, iktidarın yürüttüğü bu politikalara karşı ne yapılması gerektiğini konuşmalıyız. ABF ve genel merkezlerin bu konuda daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. Çünkü onlar bizim sözcülerimiz. Bu ülkeyi şeriat gericiliğinden kurtarmak için hep birlikte taşın altına elimizi koymalıyız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • PSAKD Alanya’da aşure paylaştırdı; ‘Yolumuz bizim yaşam kanunumuzdur’-VİDEO

    PSAKD Alanya’da aşure paylaştırdı; ‘Yolumuz bizim yaşam kanunumuzdur’-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi, Kadıpaşa’da aşure lokmalarını paylaştı. PSAKD Alanya Şube Sekreteri Filiz Şaroplu, “Artık gelinen noktada toplumsal birliği güçlendirmek, kardeşlik ve barış duygularını pekiştirmek, zulme ve haksızlığa karşı çıkmak gerekir” dedi.

     

    Muharrem orucunun ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi aşure lokmasını paylaştı.

    “YEZİT’İN VAHŞETİNİ LANETLERİZ”

    Aşure paylaşımından önce Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Sekreteri Filiz Şaroğlu yaptığı konuşmada, “Alevi toplumu olarak bugün burada Kerbela Katliamı’nı ve İmam Hüseyin’i anmak için Aşure ile varlığımızı, birliğimizi simgelemek amacı ile siz değerli dostlar ve canlarımızla lokmamızı paylaşmak istedik. Alevilere göre oruç denildiğinde öncelikle 12 İmamlar akla gelir. Muharrem ayı dendiğinde ise katliam aklımıza gelir ve imam Hüseyin’in Kerbela’daki direncini anarız, Yezid’in İmam Hüseyin’e ve ailesine yaptığı vahşeti ise lanetleriz” dedi.

    “ALEVİ YOLUNA, İNANCINA SAHİP ÇIKMALIYIZ

    Şaroğlu, şöyle devam etti:

    “Bizler Alevi inancına, yoluna, kimliğine sahip çakan bireyler olarak Zeynep Ana kadar cesur olmamız gereken zamanlardan geçiyoruz .Hala Muaviye’nin bıraktığı kötülük ateşi semalarda kol geziyor. İşte tam bugünlerde fikirlerimiz, duruşumuz net olmalı. Bu konuda şüpheye düşmeden, korkmadan, bu Yolun talibi olmak dışında bir şansımız yok. Bu Yol varoluştan beri bizim yaşam kanunumuzdur. Elimizin, belimizin, dilimizin, içtiğimiz suyun gözesi, paylaştığımız lokmamızın zerresidir.

    “GEÇMİŞİN VE BUGÜNÜN KATLİAMCI ZİHNİYETİNİ TEŞHİR EDELİM

    Yaşadığımız katliamları hatırlayarak ve canlarımıza anlatarak, dünün ve bugünün Yezid’inin katliamcı zihniyetini teşhir ederek birlikteliğimizi büyütüp güçlendirerek, bu zalimlerin sevgisizliğine, katliamcılığına karşı onurlu insan sevgisini rıza şehrine çevirerek cevap olabilmeliyiz. Tuttuğumuz oruçlar, verdiğimiz lokmaları, şehitlerimize adayarak büyük bir sahiplenme duygusu geliştirmeyiz.”

    Abdal Musa Kültür Tanıtma Derneği Eşit Başkanı/ Yol Yürütücüsü Süleyman Demir’in söylediği deyişlerle semah dönüldü, okuduğu lokma gülbenginin  adından lokmalar paylaşıldı.

    Cebrail ARSLAN/ALANYA

     

     

  • ‘Okullara imam atanmasına ve mescit açılmasına karşı herkes mitinge katılmalı’-VİDEO

    ‘Okullara imam atanmasına ve mescit açılmasına karşı herkes mitinge katılmalı’-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, 10 Aralık Pazar günü İstanbul Kadıköy’de yapılacak mitingin önemli olduğunu belirterek, “Okullara imam atanmasına karşı herkes ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ mitingine katılmalı” dedi. 

    AKP hükümetinin eğitim müfredatını tamamen dinselleştirmesi toplumda büyük tepkilere yol açtı. Alevi kurumları öncülüğünde 10 Aralık Pazar günü saat 14.00’te İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Mitinge herkesin katılması için çağrılar sürüyor.

    “İKTİDAR ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR”

    Siyasal İslamcı iktidarın kendisi ve dinci grupların çıkarları için elinden geleni yaptığını belirten Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Zakir Süleyman Demir, “Hükümet, en son ÇEDES projesi ile okullara imam atayarak bu da yetmedi mescit açarak kendi iradesi yürüsün diye asimilasyonla devam ediyor” dedi.

    Tanrı kendi iradesini kullanmak için yeryüzündeki iyi insanları, yeryüzündeki kötü insanların da kendi iradesini kullanmak için tanrıyı kullandıklarını vurgulayan Demir, “Şu andaki siyasal İslam kendi iradesini yürütmek için hem tanrıyı kullanıyor hem de dini kullanıp özellikle çağdaş, demokrat Alevi kesimin çocuklarını kendi istediği gibi yetiştirmek istiyor” diye ifade etti.

    “OKULLARA İMAMLARIN ATANMASI, MESCİT AÇILMASI SADECE ALEVİLERİN SORUNU DEĞİL”

    Bu projeye karşı sadece Alevi toplumu değil, demokratik kitle örgütlerinin ortak mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Demir, şunalrı kaydetti:

    ” Sosyal demokrat kurumların, kadın eşitliğinin savunan kadınların da büyük bir mücadele vermesi gerekiyor. İslam devletlerine baktığınız zaman Türkiye, demokratik devlet olarak görünüyor ama bunu adım adım siyasal iktidar kendi kuracağı İslam Cumhuriyeti’ne doğru götürmeye çalışıyor. Bunun için sahip çıkacağımız bir miting 10 Aralık mitingi. Bütün demokratik kitle örgütleriyle, Alevi kurumlarıyla beraber 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de buluşacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • AABK Eşit Başkanı Mat’tan çağrı: Cemevlerimiz elektrik faturasını ödemesin

    AABK Eşit Başkanı Mat’tan çağrı: Cemevlerimiz elektrik faturasını ödemesin

    PİRHA- AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla cemevlerine gelen çok yüksek elektrik faturalarına tepki göstererek, “Cemevlerimizi ticarethane olarak gören zihniyete karşı tam da eylem zamanıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda kararı var. Cemevlerimiz elektrik faturasını ödemesin. Tüm cemevlerimiz dava açsın” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla cemevlerine gelen çok yüksek elektrik faturalarına tepki gösterdi. Faturalar konusunda verilen mahkeme kararlarını hatırlatan Mat, durumu protesto etmek için elektrik faturalarının ödenmemesi çağrısı yaptı.

    “CEMEVLERİMİZİ TİCARETHANE OLARAK GÖREN ZİHNİYETE KARŞI EYLEM ZAMANI”

    Mat, yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

    “Eylem (protesto)

    Cemevlerimiz elektrik faturasını ödemesin. Cemevlerimizi ticarethane olarak gören zihniyete karşı tam da eylem (Protesto) zamanıdır.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu konuda kararı var. Türkiye’de yaklaşık 3 bin cemevimiz var. Hiçbiri elektrik faturasını ödemesin. Tüm cemevlerimiz dava açsın.

    Gelsin 3 bin cemevinin elektriğini kesinler.”

    PİRHA/ALMANYA