PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası kapsamında Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Burhaniye Şubesi Cemevini ve PSAKD Ayvalık Şubesi’ni ziyaret etti.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Alevi Masası tarafından hazırlanan ‘Alevilere eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasının içeriği topluma anlatılmaya devam ediliyor.
Başlatılan kampanya kapsamında yurttaşlarla bir araya gelen partililer Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Balıkesir Burhaniye Şubesi ve PSAKD Ayvalık Şubesi’ni ziyaret etti.
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve PM üyeleri Songül Tunçdemir, Fikret Çolakoğlu ile HDP il ve ilçe yöneticilerinden oluşan heyet, Balıkesir’e bağlı Burhaniye’de bulunan AKD Cemevini ziyaret etti. Ziyarette HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu-Alevi Masası öncülüğünde yürütülen ‘Eşit yurttaşlık hakkı’ kampanyasını anlatıldı.
“YEZİD İLE AKP AYNI ZİHNİYETTEDİR”
Bülbül, cemevi ziyareti sırasında yaptığı kısa konuşmada şunları dile getirdi:
“Kerbela adalet ile faşizmin karşı karşıya geldiği yerdir. Kerbela sadece birilerinin iddia ettiği gibi basit bir iktidar savaşı değildir. Kerbela sadece erkeklerin mücadele ettiği bir yer de değildir. Kerbelanın insanlık tarihinde bilinmesini, anlatılmasını sağlayan destansı bir kadın vardır. O kadının adı Zeynep’tir. Biz Aleviler ona Zeynep Ana deriz. O ana ki birçok katliama tanık olmuş ve Yezid’e karşı büyük bir direniş sergilemiştir. İlginçtir ki Suriye’de Zeynep Ana adına yapılmış bir makam IŞİD’lilerin hedefi olmuştur. Neden? Çünkü IŞİD ile Yezid, Yezid ile AKP aynı zihniyettedir. Bu zihniyet bugün Ankara’da cemevlerimizi hedef almıştır. Bizler bu zihniyete karşı mücadele ediyoruz.”
HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ve beraberindeki partililer, 5 gün boyunca Balıkesir’de ziyaretlerine devam edecek.
PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası kapsamında Sivas’ın Divriği ilçesinde çeşitli ziyaretlerde bulundu. Kenanoğlu, yurttaşların sorunlarını dinleyerek ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası hakkında bilgi verdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası, ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası kapsamında ziyaretler gerçekleştirmeye devam ediyor.
HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sivas’ın Divriği ilçesinde yaptığı ziyaretlerde ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyasını anlattı. Kenanoğlu, yurttaşlarla sohbet ederek sorunlarını dinledi.
İlk olarak Sivas’taki Divriği Cemevi’ne giden Kenanoğlu, ardından Divriği Kültür Derneği’ni, Divriği Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi’ni ve Divriği Belediye Başkanı Hakan Gök’ü ziyaret etti. Yaptıkları ziyaretleri sosyal medya hesabından paylaşan Kenanoğlu, “Memleketimizin dört bir tarafından gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerle yurttaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, ‘Alevilere eşit yurttaşlık kampanyası’ kapsamında Çorum’da ziyaretler gerçekleştirdi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, ‘Alevilere eşit yurttaşlık kampanyası’ kapsamında Çorum’da ziyaretler gerçekleştirdi.
Kenanoğlu, HDP Karadeniz Bölge Eş Sözcüsü ve Parti Meclisi Üyesi Nuray Bedirkurum, HDP Çorum İl Eş Başkanı Şeref Karataş ve HDP Çorum il örgütünden yöneticilerle birlikte gerçekleştirdiği ziyaretlerde HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu-Alevi Masası öncülüğünde yürütülen eşit yurttaşlık hakkı kampanyasını anlattı.
Kenanoğlu, yurttaşlarla yaptığı görüşmelerde güncel gelişmelere, seçim sürecine ve yerel sorunlara dair de değerlendirmelerde bulundu.
Kenanoğlu ve HDP’li heyet, Çorum’un Alaca ilçesine bağlı Büyükkeşlik/Nesimi Keşlik Köyü’ndeki Büyük Nesimi Dede Cemevi başta olmak üzere Acıpınar, Kazıklıkaya, Palabıyık, Soğucak, Mazıbaşı, Büyükdivan, Mislerocağı, Düdüklü (Berkaroğlu), Eşençay, Seydimçakallı, Fındıklı köy lokallerine ziyaretler gerçekleştirdi.
Çorum Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleriyle kahvaltıda buluşan Kenanoğlu ve beraberindeki heyet, Türkmen Köyü Derneği’nde, Çorum Emekliler Kahvesi’nde ve çeşitli işçi kahvelerinde de halkla buluştu.
PİRHA- HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası, “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyası kapsamında Adıyaman’daki Alevi kurumlarla bir araya geldi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası, “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyası kapsamında Adıyaman’da Alevi kurum temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda konuşan HDP Antalya milletvekili Kemal Bülbül, “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasının çalışmaları kapsamında kentte olduklarını vurgulayarak, “Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının tanınması için mücadele hattı oluşturmaya çalışıyoruz. Bu hakkın elde edilmesi için Alevi toplumunun da siyaset yapması lazım” dedi.
Bülbül, 1982’de darbeciler tarafından yapılan yasa ile Aleviler ve toplumun diğer kesimlerinin eşit yurttaş olamadığını ifade etti.
Devlet nezdinde statüsü olmayan cemevlerinin devlet erkanı tarafından ziyaret edilmesinin altında efendi-köle ilişkisi yaratılmak istendiğini kaydeden Bülbül şöyle konuştu:
“Yurttaşlık kavramından anlaşılan şey devlete saygı duymak, biat etmek ve itiraz etmemek olarak süregitmektedir. Böyle bir yurttaşlık olmaz. Buna yurttaşlık değil kölelik diyoruz. Türkiye’de aslında hakları hukuken düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir yurttaşlık yoktur. Eşit yurttaşlık ise Aleviler, Kürtler, Sünniler ve kadınlar içinde yoktur. Eşit yurttaşlık hakkını anayasada düzenleriz. Kenan Evren’in yaptığı yasada eşitlik olmaz ve o anayasa yırtılmalıdır.
Hristiyanlar Lozan Antlaşması ile ne kadarda inanç özgürlüğünü ve anadili hakkını elde etmiş olsa da burada fiili bir hak ihlali söz konusudur. Alevilerin büyük bir bölümü anadilinde eğitimden yoksundur. Hatta Alevi topluluklar içerisinde kimi kesimler Arapça dua edilmesini ötelemekte. Kendi içerimizde Kürt, Arap ve Romanların da bir eşitlik sorunu vardır. Kürtten Alevi olamayacağını, Romanların hiç Alevi sayılamayacağını ve Arapların Aleviliğinin mevcut Alevilik ile alakası olmadığını iddia eden kurum, yapı ve Alevi kanaat önderleri var. Alevi inancının yürütülüş biçimi cemdir, yürütüldüğü yerde cemevidir. Cemevi devletin yasalarında yasaktır. Peki bugün var olan cemevlerinin statüsü nedir? Fiili olarak vardır ama statüsü yoktur. Vali, kaymakam gibi devlet yetkilileri buraya Aleviler ile efendi köle ilişkisi sürdürmek, ağızlarına bir parmak bal çalmak için gelmektedir. Alevilerin bir inancı olduğunu, ibadetlerinin meşru olduğunu kabul eden bir akış açısı ile gelmemektedirler.”
Bülbül‘ün konuşmasının ardından kurum temsilcileri, “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyası hakkında düşüncülerini ifade etti.
PİRHA –AABK Kurucu Genel BaşkanıTurgut Öker, HDP’nin başlattığı “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı” kampanyası hakkında konuştu. Öker, “Türkiye’nin Siyasal tarihinde şimdiye kadar böyle bir çalışma hiç gerçekleşmedi. Öncelikle bir yıllık yol haritamızı çıkaracağız. Alevi toplumunun sanatçılarını, pirlerini, akademisyenlerini, gençlerini, kadınlarını dahil edeceğiz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) 5 Mayıs itibari ile “Aleviler için eşit yurttaşlık” kampanyasını başlattı. Söz konusu çalışmayla birlikte Alevilerin taleplerinin yer aldığı bir de kitapçık hazırlayan HDP, şimdi halka giderek birlikte mücadelenin yollarını arayacak.
HDP bünyesindeki Halklar ve İnançlar Komisyonu’na bağlı Alevi Masası’nda görev yapan Turgut Öker, kampanya hakkında bilgi verdi.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Genel Başkanı Turgut Öker, öncelikle Türkiye siyasi tarihinde böyle bir çalışmanın şimdiye kadar hiç gerçekleşmediğinin altını çizdi.
“Hiçbir siyasi partide bizler bugüne kadar Alevilerin temel sorunlarının saptandığını ve bu sorunlara dair çözüm önerilerinin ileri sürüldüğünü görmedik” diyen Turgut Öker, “İlk defa, son yüzyıl içerisinde diyelim, hem siyasi partiler nezdinde hem de Alevi toplumunun yoğunlukla içerisinde yer aldığı devrimci hareketler içerisinde böyle bir çalışma bugüne kadar gerçekleşmedi. O anlamda bir bütün olarak Alevilerin tarihinde buna bir tür ilk çalışması diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
25. Dönem HDP İstanbul Milletvekili de olan Turgut Öker, “Alevilere eşit yurttaşlık hakkı” fikriyatının nasıl ortaya çıktığını da anlattı. Öker, 2015’ten beri Alevi kurumlarının HDP içerisinde yer aldığına işaret ederek şunları söyledi:
“Alevilerin Avrupa’nın genel başkanı olarak ben, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin, Hubyarların ve Demokratik Alevi hareketinin başkanı olarak biz, HDP içerisinde Alevi kimliğimizle milletvekili seçildik. Bu da Türkiye’nin siyasal tarihinde bir ilktir. Alevi kökenli çok sayıda insan, milletvekili olmuştur ama Alevi hareketindeki kurumsal temsiliyet üzerinden ve Alevi kimliği ile kurumların kontenjanından seçim ilk defa gerçekleşmiştir. Bu yoğunlaşma ile birlikte bizi parlamentoya seçen Alevi toplumuna yönelik, ‘Milletvekili olduk ama ne yapacağız? Alevilerin sorunlarını hangi çerçevede gündeme getireceğiz? Partimiz Alevi sorunsalına nasıl yaklaşıyor? Sorunlar hakkında çözüm önerileri nedir?’ bunun elde tutulur olması gerekir. O anlamıyla son 6 aydır bu kitapçık üzerine HDP bünyesinde var olan Alevi masasındaki arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya yöneldik. Böyle bir ihtiyacın olduğunu saptadık.
Bu çalışma ülkemizde bir ilk olabilir ancak dünyada çok sıradan bir durum. 35 yıl Avrupa’da yaşadım ve bütün siyasi partilerin bırakın uzun süreli programları üzerine görüşlerini kamuoyuyla paylaşmayı yılda en az 2 defa program kurultayı yaparlar. Gündemlerinde yer alan sorunlar nelerse sorunlara dair düşünsel açılım sunarlar. Buradan yola çıkarak Haklar ve İnançlar bünyesindeki Alevi masamızın, toplumun temel sorunlarına dair bir derleme yapıp partiyi bağlayan bir çerçevede elimizde program olsun istedik. Bunun pratik mücadelede zorunluluğunu ortaya çıkaran gelişmeler de yaşandı. Örneğin Mecliste Diyanetin bütçesi tartışılıyordu. O noktada partimiz içerisindeki milletvekillerinden farklı yorumlar da olabiliyordu. En son Diyanet bünyesindeki Alevi Akademisinin oylanmasındaki kanun teklifinde çekimser oyunun kullanılmasında ne kadar böyle bir çalışmaya ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Yani bunun tek başına Alevilerin temel sorunlarının partinin bütününü bağlayan ve bütün milletvekillerimizin Alevi sorununa aynı ilkeler doğrultusunda yaklaşmalarının ne kadar gerekli olduğu ortaya çıktı.”
“ALEVİ KURUMLARININ SORUNLARA DAİR SAPTAMALARINI ESAS ALDIK”
Turgut Öker, başlattıkları çalışmada, Alevi örgütlerinin “kampanyanın öznesi” olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti:
“HDP Haklar ve İnançlar Komisyonu’nda bulunanlar olarak, büyük bir çoğunluğumuz yaklaşık 30 yıldır Alevi hareketi içerisindeyiz. Alevi hareketinin içerisindeki konumumuzdan yola çıkarak Alevilerin temel taleplerine dair saptamalarımızı, mevcut bütün Alevi kurumlarının temel sorunlarına dair saptamalarını esas aldık. Evet, biz bu belirlemelerin arkasındayız. Saptanan sorunların çözümüne dair mücadelede kendimizi yükümlü hissediyoruz.”
“SADECE ALEVİ CEPHESİNİN DUYARLI OLMASI YETMİYOR”
Turgut Öker, kampanyayı Dersim’den başlatma nedenlerini ise “Çünkü Dersim Aleviler ve Kızılbaşlar ile özdeşleşmiş bir şehir. Sonuçta bir Alevi şehri Dersim” sözleriyle açıkladı. Öker, kampanyayı bir yıl içerisinde bütün Türkiye’ye yayacaklarının altını çizerek şu detayları aktardı:
“Bugüne kadar gidemediğimiz yerler ağırlıkta olmak üzere doğrudan bu kampanyayı halkla buluşturacağız. İşe Trakya’dan başlamayı düşünüyoruz. Ne kadar Alevi Bektaşi dergahı, kanaat önderi, baba, pir varsa ziyaret edeceğiz. Onların bu saptamalara dair görüşlerini alacağız. Biz Aleviler adına Alevi kurumlarının görüşlerini bir kitapçıkta topladık. Bunun hayata geçirilmesine dair ‘Nasıl bir yol izleyelim? Neler yapalım?’ bunu da birlikte saptayacağız.
Parlamentoda temsil edilen bir siyasi parti son yıllarda başarılı bir şekilde yaptığı gibi gündelik olarak Alevi toplumuna yönelik ayrımcı, eşitsiz uygulamaları gündeme getirmesi gerekir. Alevilerin temel sorunlarının meclis kürsüsünde ifade edilmesi ve soru önergeleri verilmesi gerekir. Çünkü bütün sorunlar siyaset ile çözülecek sorunlar. Bunun da adresi meclistir. Bu nedenle mevcut milletvekillerimiz üzerinden bu sorunların çözülmesinde bugüne kadar birçok önerge verildi. Bunlara devam edeceğiz. Bu sorunların çözümüne dair AKP-MHP zihniyeti ile o sorunlar çözülmez.
Yani işin iki boyutu var. Birincisi; Alevilerin temel sorununu, Türkiye halklarına en azından benimsetme gibi bir sorumluluğumuz var. Alevilerin bu noktada kendi taleplerinin arkasında daha duyarlı olmalarını sağlama gibi bir görevimiz var. Halka doğrudan temas etmek, yani ağırlığı daha çok halka vermek istiyoruz. Doğrudan halkla buluşmayı gerçekleştirmek istiyoruz. Bu noktada, gerçekten herhangi bir toplumsal baskı olmadan bir değişim olmayacak. Pir Sultan’ın dediği gibi ‘Bozuk düzende sağlam çark olmaz’. Bu ülkede zihniyet değişimi olmadan da Alevilerin temel sorunları kabul edilmez. Zihniyet değişimi için de ciddi bir halk desteği gerekir. Yani aşağıdan yukarıya, halkın taraf olduğu Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı dahil olmak üzere bütün coğrafyadan destek almamız gerekir ki bu sorunlar çözülebilsin.”
“TOPLUMSAL DAYANIŞMAYA İHTİYAÇ VAR”
Çalışmalara önümüzdeki aydan itibaren başlayacaklarını belirten Öker, “Bir araya gelip öncelikle bir yıllık yol haritamızı çıkaracağız. Sadece biz komisyon üyeleri olarak değil Alevi toplumunun sanatçılarını, pirlerini, akademisyenlerini, gençlerini, kadınlarını dahil edeceğiz. Kitlesel kampanyalar yürütüp gittiğimiz yerlerde de o bölgenin kanaat önderlerini, dergahlarını, kurumlarını da işin içerisine katacağız. Alevilerin yüzyıllık kanayan yaralarını bir parti programı ile çözemezsiniz. Bunun için ciddi bir toplumsal dayanışmaya ihtiyaç var. Sadece Alevi cephesinin duyarlı olması yetmiyor” diye konuştu.
PİRHA – HDP, Aleviler için eşit yurttaşlık kampanyasını Dersim’de başlattı. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar yaptığı konuşmada “Alevilerin haklarını savunmak, eşit yurttaşlık statüsünü yasal ve anayasal güvenceye bağlayacak mücadeleyi yükseltmek için bu kampanyayı hazırladık” dedi.
Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Dersim’de Halklar ve İnançlar Komisyonu Alevi Masası tarafından düzenlenen “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasının tanıtım toplantısında konuştu.
Yapılan açıklamaya, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP Milletvekilleri Alican Önlü, Zeynel Özen, Tülay Hatimoğulları, Ali Kenanoğlu, Kemal Bülbül, HDP MYK Üyesi Turgut Öker ve HDP PM Üyesi Nesimi Aday katıldı.
“SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜN ANAHTARI EŞİT YURTTAŞLIKTIR”
HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Alevi sorununun Kürt sorunu gibi ülkenin en büyük sorunları arasında olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:
“Alevi toplumunun yaşadığı sorunların sayısını buradan listelemeye kalksak, bu toplantıyı sadece bu konuyla sınırlı yürütmek zorunda kalırız. Her alanda ayrımcılık ve inkar yoğun biçimde uygulanıyor. Bunun kökleri Cumhuriyetin başından, Osmanlı’dan beri süregelen uygulamalarla yerleşik bir hal aldı. Bu sorunu çözmeden Demokratik Cumhuriyeti ve toplumsal barışı inşa etmek mümkün değildir. Sorunun çözümünün anahtarı eşit yurttaşlıktır. Alevilerin on yıllardır yürüttükleri mücadeleden süzülen bilinci ve birikimi biz esas aldık. Onların mücadele birikiminin üzerine şiarımızı ve programımızı inşa ettik.
HDP, hiçbir toplumsal kesim adına ahkam kesen ve onların yerine geçerek söz kuran bir parti değildir. HDP, toplumsal kesimlerle birlikte vardır ve onların ortak mücadelesinin yarattığı güçlü bir fikriyattır, teşkilattır. Burada Alevi meselesinde de aynı yolu izledik. Bizler burada Aleviler adına konuşmuyoruz, Alevilerle birlikte konuşuyoruz. Tıpkı Kürt sorununda Kürtler adına değil Kürtlerle birlikte konuştuğumuz gibi.
Eşit yurttaşlık Alevilerin temel talebidir. Bunun birçok somut unsuru vardır. Bu talepler çeşitli başlıklar altına sınıflandırılarak bir programa dönüştürülmüştür. İlk defa bu kapsamda bir siyasi parti olarak bunu HDP gerçekleştirmektedir.
Eşit yurttaşlık esasen bu sistemin temelinde var olan anlayışa da bir cevaptır. Bu sistem makbul vatandaşlar yaratma ideolojisi üzerine kurulmuştur. Sistemin temel taşı olarak belirledikleri ideolojik unsurları, toplum kesimlerine kabul ettirmek için bir dayanak olarak almaya çalışmışlardır. Sistemin kurucuları ve sürdürücüleri açısından makbul vatandaş tam da bu anlayışı ifade etmektedir. Makbul vatandaş, bu sistemin ideolojisini toplum kesimlerine dayatmak için seçtiği sinsi bir yöntemdir. Biz makbul değil eşit yurttaşlık şiarıyla hareket ediyoruz.”
“AYRIMCILIK AYM VE AİHM TARAFINDAN DA KABUL EDİLMİŞTİR”
HDP Eş Genel Başkanı Sancar, eşit yurttaşlık talebini “Demokratik Cumhuriyet hedefinin bir parçası” olarak yorumlarken sözlerine şu şekilde devam etti:
“Eşit yurttaşlık derken en alt düzeyde herkesi eşitlemek gibi anlayış taşımıyoruz. Eşit yurttaşlık hakkı derken mevcut baskıcı ve inkarcı sistemin tanıdığı hakların herkes için geçerli olması gibi bir anlaşımız yok. Eşit yurttaşlığı tam olarak Demokratik Cumhuriyet hedefinin bir parçası olarak kabul ediyoruz. Özgürlükleri genişleterek ileri düzeye taşımak ve eşitliği yaşamın her alanında gerçek anlamda var etmek hedefimizdir. Demokratik Cumhuriyetin temel ürünleri bu olacaktır. Tam özgürlük ve gerçek eşitlik üzerine kurulu bir yurttaşlık anlayışını savunduğumuz için Alevilerin bu talebinin bizlere yeni yaşam ve başlangıç için yol gösterici olduğunu söylüyoruz.
“ASİMİLASYONCU, İNKARCI UYGULAMALAR TERK EDİLMELİDİR”
Alevilerin ibadethaneleri tanınmıyor. Eğitim asimilasyona göre düzenlenmiştir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinde hangi içeriklerin verildiği ve bunun nasıl bir ayrımcı anlayışa dayandığı sadece bizlerin sözleriyle değil AİHM’in ve AYM’nin kararları ile de sabittir. Burada ibadethane ve eğitimde saygı esasına dayalı bir müfredat temel talepler arasındadır. Sadece bundan ibaret değildir taleplerimiz. Bu program eşit yurttaşlık hakkının hayata geçirilmesi için var olan asimilasyoncu ve inkarcı bütün uygulamaların terk edilmesi gerektirmektedir. Önce bunları ortadan kaldırmalı, sonraki adım olarak da bu inkarcı, asimilasyoncu, imhacı anlaşın bir daha bu topraklarda vücut bulamayacağı toplumsal yaşam ve siyasal düzeni inşa etmeliyiz. Temel hedefimiz budur.
Bu kampanyayı Dersim’de Pir Seyit Rıza’nın memleketinde açıklamamızın elbette nedenleri var. Bu programı sadece bir çevre ve bölgede yaşayan Alevilere değil, Türkiye’nin dört bir yanından hangi etnik kimliğe ve dile sahip olursa olsun tüm Alevilerin hakların savunmak, eşit yurttaşlık statüsünü yasal ve anayasal güvenceye bağlayacak mücadeleyi yükseltmek için hazırladık.
“YÜZLEŞME ÖNCE HAKİKATIN ORTAYA ÇIKARILMASINI GEREKTİRİR”
Mithat Sancar, Dersim Katliamı’nın 85. yıldönümü sebebiyle “Katliamlarla yüzleşme politikaları hayata geçirilmelidir” ifadesini de kullandı Sancar, Dersim’in “kıyımcı zihniyetin merkezi” olarak seçildiğini söyleyerek şöyle devam etti:
“Bu sistemin, asimilasyonu her daim canlı tuttuğunu biliyoruz. Bazen baskı ve kıyım, bazen ise sinsi politikalar ile yapılıyor bu. Açık kıyım politikalarının en ağır örneği Dersim Tertelesidir. Dün bu tertelenin yıl dönümünde anmalar yapıldı. Programımızın startını bu anmanın yıl dönümüne denk getirmemizin nedeni Alevi canların yaşadığı sorunların temelinde yatan kıyımcı zihniyetin en kara örneğinin yaşandığı tarih olmasıdır. Dersim de işte bu kara tarihin, bu kanlı politikaların, kıyımcı zihniyetin merkezi olarak seçilmiştir.
Yüzleşme önce hakikatin ortaya çıkarılmasını gerektirir. Hakikati ortaya çıkarmadan geçmişe adalet, bugüne adalet, geleceğe adalet sağlanamaz. Adalet önce hakikatin üzerine kurulacaktır. Burada kefen ve mezarsız yatan on binlerce canın hakikatini ortaya çıkarmak zorundayız. Nerede kaç insanımız kefensiz ve mezarsız yatıyorsa bunları tespit etmek için gerekli yöntemlerin mutlaka kurulması gerekir. Eğer hakikati ortaya çıkarabilirsek bunun üzerine adaleti inşa etmek de mümkün olacaktır.
İktidarların sinsi yöntemleri arasında sadaka politikası da vardır. Sadaka dağıtarak Alevi toplumunu ayrımcı, inkarcı, zalim sistemin bir parçası, uysal bir unsuru haline getirmek istiyorlar. Şiarımız ‘sadaka değil hak’tır; biz sadaka değil hak istiyoruz. Bütün yurttaşlar için olduğu gibi Kürtler ve Alevi canlarımız için de istiyoruz.
Bu sömürüyü, yoksulluğu, talanı, soygunu örtmenin de en sık başvurulan yöntemi inançlar ve kimlikler arası çatışmaları sürekli gerilim kaynağı olarak kullanmaktır. Emekçiler. Kürtler, Aleviler ve bütün toplum için bu oyunları fark ederek ortak mücadele etmek gerektiğine bütün kalbimizle inanıyoruz.”
“ASİMİLASYON ÇOK KAPSAMLI ŞEKİLDE YÜRÜTÜLÜYOR”
Sancar’ın konuşmasının ardından Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları söz aldı. “Partimizİn kuruluş felsefesinde bütün inançların, halkların özgür yaşaması çok önemlidir” diyen Hatimoğulları, şunları kaydetti:
“Bu toprakların özgür, eşit yaşama fazlasıyla ihtiyacı var. Bu anlayıştan yola çıkarak bütün toplumsal kesimlerle buluştuk ve o çalışmalar sonucunda bizler üzerimize düşen ne varsa o anlamda yol aldık. Bu ülkede Alevi sorunu olduğunun farkına vararak çalışmalarımıza devam etmek, bu topraklarda katledilen, asimilasyona uğramamak için Alevilerin taleplerini dile getirmeye çalıştık.
Asimilasyon çok kapsamlı şekilde yürütülüyor. Bunlardan biri de hafıza mekanlarına saldırı… Örneğin madenler, HES’ler, barajlar adı altında çalışmalar yürütülüyor. Hafızasını yitirmiş toplumun geleceğe taşıyacağı bir şey yoktur. Bir siyasi parti olarak bu taleplerin yaşam bulması için sonuna kadar gücümüzü kullanacağız. Bizler bu coğrafyada çok acılar çektik, bunlara son verebiliriz. Bizler akan kanları durdurabiliriz.”