Etiket: eşrefiye

  • DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü: Halep’te sıkılan her kurşun tüm Kürtlere sıkılmıştır- VİDEO

    DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü: Halep’te sıkılan her kurşun tüm Kürtlere sıkılmıştır- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü, Suriye’nin Halep kentinde yaşayan Kürtlere yönelik yapılan saldırıları kınamak için basın açıklaması gerçekleştirdi.

    DEM Parti Karakoçan İlçe Örgütü, Suriye Geçici Hükümetine bağlı paramiliter grupların Halep ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları düzenlediği basın açıklaması ile protesto etti. DEM Parti İlçe Binası önünde yapılan açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada sık sık “ Biji berxwedana Rojava”, “ Rojava onurumuzdur, onuruna sahip çık” sloganları atılırken “Rojava vicdandır, özgürlüktür , direniştir teslim alınamaz” pankartı açıldı. Basın metnini DEM Parti Karakoçan İlçe Eşbaşkanı Sema Atalan, okudu.

    “KÜRT HALKINA YÖNELİK YOK ETME POLİTİKASI YÜRÜTÜLÜYOR”

    Sema Atalan, 2013 yılından bu yana El-Kaide çizgisinin devamı olan ve farklı adlar altında Ortadoğu’da faaliyet yürüten silahlı çetelerin gelinen aşamada geçici Suriye yönetimiyle birlikte, başta Türkiye olmak üzere bölgedeki güçlerin desteğini alarak Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan halklara yönelik ağır silahlarla saldırılar gerçekleştirdiğini söyledi. Asayiş güçlerinin bulunduğu yerleşim alanlarının tank, top ve SİHA’larla hedef alınmasının Kürt, Alevi ve Arap halklarına karşı açık bir yok etme girişimi olduğunu vurgulayan Sema Atalan,”Bu saldırıların münferit olmadığı, aksine halen devam eden yeni saldırı hazırlıklarının bulunduğu bilinmektedir. Kürtlerin kazanımlarını hedef alan bu saldırılara ağır silah, istihbarat ve lojistik destek sunan siyasi ve askeri mekanizmalar açıktır” dedi.

    “ŞİDDET POLİTİKASINDAN VAZGEÇİLMELİDİR”

    “Bir yandan ‘bin yıllık kardeşlik’, ‘iç barış’, ‘ortak kader’ söylemleri dile getirilirken, diğer yandan Suriye’de Kürt halkının nasıl tasfiye edileceğine dair hesaplar yapılmaktadır. Bu çelişki kabul edilemezdir” diyen Sema Atalan, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Rojava’da Kürt halkına sıkılan her kurşun, tüm Kürtlere yönelmiştir. Bu saldırılar yalnızca bölge halklarını değil, Türkiye’nin barışını, birlikte yaşam umudunu ve ortak geleceğini de hedef almaktadır.
    Madem kaderimiz ve kederimiz ortaktır, madem bin yıllık kardeşlikten söz edilmektedir; o halde Kürt halkının uzattığı barış elini tutun. Ortadoğu’da ve ülkemizde barışı, eşitliği ve birlikte yaşamı hep birlikte inşa edelim.”

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Kadınlar Halep’teki katliama karşı sesini yükseltiyor- VİDEO

    Kadınlar Halep’teki katliama karşı sesini yükseltiyor- VİDEO

    PİRHA- Kadınlar, Halep kentinde bulunan ve yoğunlukta Kürtlerin yaşadığı Eşrefiye ve Şex Maksud mahallelerine yönelik katliama ses yükseltti.

    Birçok kurum ve kuruluşta yer alan kadın aktivistler, yayınladıkları görüntülü mesajla Halep’te yaşanan katliama sessiz kalmayacaklarını belirttiler. Demokratik Alevi Dernekleri, Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu, Partiya İnsan û Azadi gibi kurumlarda çalışma yürüten kadın aktivistler, yürütülen saldırıların soykırım niteliğinde olduğunu ve Kürt halkının kazanımlarını yok etmeye yönelik gerçekleştirildiğini savundu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersimli yurttaşlar: Halep’te yaşananlar halklara karşı soykırımdır!- VİDEO

    Dersimli yurttaşlar: Halep’te yaşananlar halklara karşı soykırımdır!- VİDEO

    PİRHA- Suriye’nin Halep kentinde bulunan ve ağırlıklı olarak Kürtler’in yaşadığı Eşrefiye ile Şex Maqsud mahallelerine yönelik katliam saldırılılarına Dersimli yurttaşlardan tepki yükseldi. Yurttaşlar, artık sözün ve kınamaların işe yaramadığını, bu barbarlığa karşı topyekûn bir mücadele gerektiğini ifade ettiler.

    HTŞ ve ona bağlı çete gruplarının gerçekleştirdiği katliamlara tepkiler dinmiyor. Çeteler, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana, Suriye’deki Alevi, Dürzi, Süryani ve Kürt halklarına yönelik soykırım saldırıları gerçekleştiriyor. Bu yönüyle dünya kamuoyunun tepkisine neden olan katliam saldırılarına bir tepki de Dersimli yurttaşlardan geldi.

    “SURİYE’DE ŞU AN TÜM HALKLARA KARŞI SOYKIRIM YAPILIYOR”

    Egemen sistemin halkların bir arada yaşama iradesini tanımadığını belirten Emir Ali Genç, “Suriye’de şu anda bütün halklara yönelik bir katliam söz konusudur. Egemen sistem halkların bir arada yaşamasına müsaade etmiyor. Çünkü bu yaşam her anlamıyla onların yaşamına ters düşen bir yaşamdır. Çünkü bireyselliği içermiyor. Egemen sistem ise bunun tam tersi olarak, ortak yaşamı benimsemiyor. Oradaki halklar da ortak yaşamı savundukları için mücadele veriyorlar” dedi. Konuşmasının devamında ise şunları dile getirdi:

    “Egemen sistem kendi varlığını kabul ettirebilmek için her türlü şiddetle insanların üzerine gidiyor. Biz bu şiddeti doğru bulmuyoruz, kınıyorum. Bütün halkların özgür ve eşit yaşam hakları tanınmalıdır. Egemen sistem de baskı ve şiddetinden vazgeçmesi gerekir. Suriye’de yaşayan sadece Kürtler ve Aleviler değildir. Araplar var, Süryaniler var, Dürziler var. Bu halklara yönelik şiddetin son bulmasını ve bir an önce onların kendini rahat ifade edebilecek şartlar ve koşulların sağlanmasını istiyorum.”

    “YAŞANAN KATLİAMLARIN YABANCISI DEĞİLİZ”

    Yaşanan katliamlara yabancı olmadıklarını ifade eden Kibar Köse, “Bugün Rojava ve Suriye’de meydana gelen katliamların çok da yabancısı değiliz. Daha önce bu katliamlar, Maraş’ta, Sivas’ta, Dersim’de Olan katliamlar da çok yabancısı değiliz. Rojava’da Kürtlere ve Alevilere yönelik yapılan zulmün hiçbirini kabul etmiyoruz ve karşısındayız” dedi. Bu katliamlara karşı sürekli mücadele içerisinde olacaklarına dikkat çeken Köse, “Biz bunlardan korkmuyoruz. Biz zaten korkumuzu Kerbela’da bıraktık. Bu katliamlara karşı sürekli direneceğiz, bunların karşısında olacağız” diyerek lanetlediklerini ifade etti.

    Köse, konuşmasının devamında ise Suriye’de Kürtlere, Alevilere, Süryanilere ve Dürzilere yapılan saldırılar soykırım niteliğinde olduğunu vurguladı, “Kadınlara yapılan işkenceler, işkence sonuçları balkonlardan aşağı atmalar, keza çocuklara aynı zulümler uygulanıyor. Bu görüntüleri gördüğümüzde tahammülümüz kalmıyor” dedi ve bu katliamların karşısında olmaya devam edeceklerini söyledi.

    “HALEP’TE HALKLARA YÖNELİK SOYKIRIM YÜRÜTÜLÜYOR”

    Baba Mansur Ocağı evlatlarından Sakine Cevahir, Halep’te yaşanılanların bir iç savaş olduğunu söyledi ve devamında, “Bu iç savaşta Alevi, Süryani, Kürt, Dürzi halkları katlediliyor. Bu saldılar, halklar topluluğuna yapılan bir zulümdür. Bir soykırımıdır aslında. Bu soykırımı insanlık adına lanetliyorum ve en başta bir insan olarak, bir anne olarak bu acıları içten duyuyorum. Bu acıların bir an önce sonlanmasını temenni ediyorum” dedi. Bu karanlığa karşı umutlarının tükenmediğini kaydeden Cevahir, “Ama umutlarımız tükenmiyor. Mücadele devam ettikçe umutta olacaktır. İnsanlığın bir gün huzura, umuda, yaşama kavuşacaklarını umut ediyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    “HALKLARIN BİRBİRİNİN HIZIRI OLMASI GEREKİYOR”

    Eski HDP Milletvekili Alican Önlü, “Bugün Ortadoğu’nun ortasında olan Suriye ve Suriye’nin de kalbi olan Rojava’da bir Kerbela yaşanıyor. Hem bir Kerbela yaşanıyor, hem de buna karşı bir direniş var” dedi. Önlü, konuşmasına Halep’te yaşanan savaşın sadece iki gücün çatışması olmadığını, bunun tam tersi iki zihniyetin bir çatışması olduğunu vurguladı: “Yani orada insanlığın başına bela olmuş bir zihniyet var. Bu bugünkü ismiyle İŞİD’dir. Tarih boyunca değişik isimlerle sahneye çıktı ama bugünkü bela olan zihniyet İŞİD’dir. Bir de ona karşı direnenler, sadece kendisi için değil, kendi kimliği, inancı için değil, tüm insanlığın onurunu savunanlar var. Bir bütün olarak dünyadaki tüm insanlığın onurunu kurtarmaya çalışan bir mücadeledir.”

    “Bu IŞİD zihniyeti sadece bir inanca, bir kimliğe de karşı değil. O coğrafyadaki yaşayan tüm inanç ve kimliklere karşı. Yani oradaki Dürzilerin, Alevilerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Ezidilerin hepsinin bir aradaki ortak bir yaşamına, onurlu yaşamına karşıdır” diyen Önlü, konuşmasına halkların birbirinin Hızırı olması gerektiğini kaydetti; “Dürzi Alevi’nin Hızırı olması gerekiyor. Alevi Kürd’ün Hızırı olması gerekiyor. Kürd’ün Asuri’nin Hızırı olması gerekiyor. Ermeni’nin de Ezidi’nin Hızırı olması gerekiyor. Yani Hızır denen şey öyle soyut bir yerde değil. Tam tersine bu zulme karşı birbirine verilen destektir. Bu zulme karşı ayağa kalkmaktır.”

    Son olarak, ‘sözün bittiği yerdeyiz’ diyen Önlü, “Tabii Türkiye’deki bütün demokrasi güçlerinin, emek güçlerinin, sosyalist güçlerinin sadece bir açıklamayla, lanetlemeyle, kınamayla bu zulmün üstesinden gelinemez. Çünkü karşı taraf sadece lanet okuyarak yapmıyor. Bütün insanlık dışı vahşetini sergileyerek yapıyor. Özellikle de oradaki halklara karşı, oradaki direnen insanlara karşı bu zulmü yapıyorlar. O zaman buna karşı, buradan da sadece açıklamalarla olacak iş değil. Kınamayla olacak işler değildi. Başta tüm demokrasi güçleri, emek güçleri, sol-sosyalist güçler, insanım diyen herkesin, öncelikle Türkiye’nin bu cihatçı ittifak politikasına karşı durmak zorundadır” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    PİRHA/DERSİM

  • DAD’dan Halep’teki katliama tepki: Gola Çetu’da çerağ uyandırıldı!- VİDEO

    DAD’dan Halep’teki katliama tepki: Gola Çetu’da çerağ uyandırıldı!- VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Halep’in Şex Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde Kürtlere yönelik süren saldırılara karşı Dersim’de Gola Çetu ziyaretinde basın açıklaması yaptı. Açıklamanın ardından çerağlar uyandırıldı, gulbanglar verildi ve lokmalar paylaşıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Suriye’nin Halep kentinde Şex Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik sürdürülen saldırılara karşı Dersim’de Gola Çetu ziyaretinde basın açıklaması yaptı. “Katledilen canlarımızı anıyor, karanlığa karşı çerağ uyandırıyoruz” çağrısıyla yapılan açıklamada, Suriye’de yaşananların açık bir soykırım ve tehcir politikası olduğu vurgulandı.

    Basın açıklaması, DAD Genel Merkez yöneticisi Hülya Bozkurt tarafından okundu. Açıklamanın ardından çerağlar uyandırıldı, gulbanglar verildi ve lokmalar dağıtıldı.

    “KERBELA HER ÇAĞDA SÜRÜYOR”

    Basın açıklamasında, Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olmadığı, her çağda mazlum ile zalimin karşı karşıya geldiği bir hakikat olduğu belirtilerek, bugün bu meydanın Suriye’de yeniden kurulduğu ifade edildi.

    Halep’teki Şex Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan saldırıların, emperyalist çıkarlar ve tek tipçi faşist politikalar doğrultusunda gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada; Kürtlerin, Alevilerin, demokratik Suriye’den yana tutum alan Sünni Arapların, Êzidîlerin, Hristiyanların ve ötekileştirilen tüm halkların hedef alındığı vurgulandı.

    “SELEFİ BARBARLIK DEVLETLEŞTİRİLDİ”

    DAD açıklamasında, BAAS rejiminin yıkılmasının ardından selefi ve siyasal İslamcı yapıların küresel ve bölgesel güçlerin desteğiyle iktidara taşındığına dikkat çekildi. Bu süreçte Alevi, Dürzi ve Hristiyan halklara yönelik katliamların gerçekleştirildiği, bugün ise Kürt halkının soykırım tehdidiyle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.

    HTŞ’nin Suriye’de iktidara geldiği günden bu yana etnik ve inançsal gruplara yönelik saldırıların durdurulamadığına işaret edilerek, Halep’te yüzlerce sivilin ve çocuğun katledildiği belirtildi.

    “MUTABAKAT SONRASI SALDIRILAR DİKKAT ÇEKİCİ”

    Açıklamada, Eşrefiye ve Şex Maqsûd mahallelerine dönük saldırıların, Suriye Geçici Hükümeti ile Rojava yönetimi arasında yapılan mutabakatın hemen ardından gerçekleştiğine dikkat çekildi. Mutabakat kapsamında QSD’ye ait mahallelerde bulunan ağır silah ve savaşçıların çekildiği hatırlatılarak, saldırıların bu süreçten sonra yoğunlaşmasının manidar olduğu vurgulandı.

    “ROJAVA HALKLARIN UMUDUDUR”

    Rojava’da inşa edilen rızalaşma temelli yaşam modelinin yalnızca Suriye halkları için değil, tüm bölge halkları için karanlığa karşı yakılmış bir umut olduğu belirtilerek, bu umudun kirli pazarlıkların konusu yapılamayacağı ifade edildi.

    Türkiye’de barış ve rızalaşma söylemleri dillendirilirken, aynı anda Suriye sahasında tek tipçi politikaların desteklenmesinin büyük bir çelişki olduğu vurgulandı. Merkez medyanın kullandığı nefret dilinin de bu politikaların tamamlayıcısı olduğu kaydedildi.

    Alevi halkların Rıza Yolunun talipleri olduğu hatırlatılan açıklamada, yaşanan zulmün reddedildiği ve kınandığı ifade edildi. Bölgesel devletlerin desteği olmaksızın bu saldırıların gerçekleşemeyeceği belirtilerek, halkların ortak yararının çatışmada değil; demokratik birlik, dayanışma ve eşit yaşamda olduğu vurgulandı.

    GULBANGLAR VERİLDİ, LOKMALAR PAYLAŞILDI

    Basın açıklamasının ardından Fetiye Yıldırım Ana, Baba Mansur Ocağı’ndan Sakine Cevahir ve Ergün Haydaroğlu tarafından gulbanglar verildi. Ardından lokmalar paylaşıldı.

    Açıklama, Gaxan ayının ardından girilen Xızır ayının; Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyada halkların ve inançların eşitliği temelinde barışa vesile olması temennisiyle sona erdi. “Birbirinin Xızırı olma” bilinciyle dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti Malatya İl Örgütü: Çete saldırıları karşısında Kürt halkı yalnız ve çaresiz değildir!- VİDEO

    DEM Parti Malatya İl Örgütü: Çete saldırıları karşısında Kürt halkı yalnız ve çaresiz değildir!- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Malatya İl Örgütü, gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik yapılan çete saldırılarını kınadı. Açıklamada, “Suriye genelinde Kürtler, Aleviler, Dürziler için demokratik bir Suriye hükümetinin kurulmasını talep ediyoruz” denildi.

    HTŞ ve ona bağlı çete gruplarının, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde saldırıları gerçekeleşirken, Kürt halkı ve dostlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. DEM Parti Malatya İl Örgütü, gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla çetelerin gerçekleştirdiği saldırıları kınarken, “Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına çevrildiğini açıkça ortaya koymaktadır” denildi.

    Malatya Paşa Köşkü Çeşme durağında yapılan açıklamayı, DEM Parti Malatya İl Eş Başkanı Musa Gürz okudu.

    “ŞÊXMEQSÛD VE EŞREFİYÊ MAHALLELERİNDE İNSANLIK SUÇU YAŞANMAKTADIR”

    Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırıların açık ve tartışmasız bir insanlık suçu olduğuna dikkat çeken Musa Gürz, “Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir” diyerek saldırıların manidar olduğunun altı çizildi.

    Saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceğini aktaran Gürz, “Rojava’ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG’nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir” dedi.

    Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırıların, daha önce Süveyda’daki Dürzilere ve Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğinde olduğuna dikkat çeken Gürz,  “Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür. IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır” denildi.

    “KÜRT HALKI SALDIRILAR KARŞISINDA YALNIZ, SAVUNMASIZ VE ÇARESİZ DEĞİLDİR”

    Rojava’ya sahip çıkmanın insanlığa sahip çıkmak olduğunu söyleyen Gürz, “Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız. Özerk Yönetim’in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır” dedi.

    Son olarak uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan Musa Gürz, şu cümlelerle açıklamayı sonlandırdı:

    “Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır.”

    PİRHA/MALATYA

     

  • DEM Parti Erzincan İl Örgütü’nden HTŞ saldırılarına tepki: Siviller hedef alınıyor!- VİDEO

    DEM Parti Erzincan İl Örgütü’nden HTŞ saldırılarına tepki: Siviller hedef alınıyor!- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Erzincan İl Örgütü, HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin basın açıklaması yaptı. İl binasında gerçekleştirilen açıklamada, saldırıların açık bir insanlık suçu olduğu vurgulanarak, dünya kamuoyuna saldırıların durdurulması çağrısında bulunuldu.

    Basın açıklamasına DEM Parti Erzincan İl Örgütü’nün yanı sıra Emek Partisi (EMEP) Erzincan İl Başkanı Haydar Polat ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği temsilcisi Fikri Demirel de katılarak destek verdi.

    Açıklamayı DEM Parti Erzincan İl Eş Başkanı Müslüm Özkan okudu.

    “SALDIRILARDA SİVİL HALK HEDEF ALINMAKTADIR”

    Özkan, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırıların tartışmasız bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Çeteler doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, Kürt mahallelerinin kasıtlı olarak savaş alanına çevrildiğini açıkça göstermektedir” dedi.

    Saldırıların, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonu ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleştiğine dikkat çeken Özkan, bunun tesadüf olmadığını ifade etti. Özkan, “Bu saldırılar, çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtılmaktadır. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir” diye konuştu.

    “ROJAVA’YA SAHİP ÇIKMAK İNSANLIĞA SAHİP ÇIKMAKTIR”

    Türkiye’nin HTŞ ve lideriyle kurduğu ilişkilerin bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğunun açık olduğunu söyleyen Müslüm Özkan, “Bu ilişki ve diyalog, Suriye halklarına hiçbir gelecek sunmamaktadır. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçleri’nin diplomasi ve diyalog girişimlerinin tehdit olarak lanse edilmesi, savaş ve tekçilikte ısrar anlamına gelmektedir” dedi.

    Özkan, Kürt halkının saldırılar karşısında yalnız olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Kürt halkı bu saldırılar karşısında savunmasız değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel iradeyle, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının ortak yaşam iradesini savunmaya devam edeceğiz. Kürt halkı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla meşru direniş hakkını kullanacaktır. Hiçbir güç halkımızı teslim alamamıştır, alamayacaktır.”

    “SESSİZLİK BU SUÇA ORTAK OLMAKTIR”

    Açıklamanın sonunda dünya kamuoyuna çağrıda bulunan Müslüm Özkan, Birleşmiş Milletler ve ilgili tüm uluslararası aktörlerin artık izleyici konumundan çıkması gerektiğini belirtti. Özkan, “Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır” diyerek Kürt halkının yalnız bırakılmaması çağrısında bulundu.

    PIRHA/ERZİNCAN