PİRHA – İstanbul’da, sabah saatlerinde yapılan ev baskınları sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Ev aramaları esnasında birçok yurttaşın da şiddete maruz kaldığı belirtildi.
İstanbul güne ev baskınlarıyla başladı. Sosyalistlere dönük gözaltı operasyonları sonucu en az 92 kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.
Gözaltına alınanlar arasında BEKSAV Eşbaşkanı Ahmet Uçar, Ayşenur Demir, Polen Ekoloji Kolektifi’nden Cemil Aksu’nun da olduğu belirtildi.
Partizan, TÖP, Proleter Devrimci Duruş ve Kaldıraç üyesi çok sayıda yurttaşın da gözaltına alındığı öğrenildi.
GAZETECİLER DE GÖZALTINDA!
İstanbul’da yapılan operasyonlarda Etkin Haber Ajansı çalışanları ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi üyeleri de gözaltına alındı.
Ezilenlerin Hukuk Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre hakkında gözaltı kararı olan isimler şöyle
Grup Vardiya solisti Ruşa Sabur, Aydın Kılıçdere, Ali Haydar Saygılı, Hüseyin İldan, Cemre Nayır, Eylül Devrim Altepe, Sema Uçar, Veli Tek.
PİRHA- İstanbul ve Ankara’da yapılan ev baskınlarında aralarında gazeteciler Elif Bayburt ve Nisa Sude Demirel’in de olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
İstanbul ve Ankara’da bugün de birçok eve baskın düzenlendi. İstanbul’da yapılan ev baskınlarında Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Elif Bayburt ile Evrensel gazetesi muhabiri Nisa Sude Demirel de gözaltına alındı. Gazeteciler, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Gazeteciler Elif Bayburt ve Nisa Sude Demirel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturmaya karşı gerçekleşen protesto eylemlerini takip ediyordu.
Ankara’da birçok eve baskın düzenlendiği, aralarında öğrencilerin de olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.
Gözaltına ilişkin açıklama yapan DİSK Basın-İş, “Gazetecileri ev baskınlarıyla gözaltına almak, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yapılmış bir saldırıdır. Gazetecileri susturarak gerçeği gizleyemezsiniz! Gözaltına alınan gazeteciler derhal serbest bırakılsın!” çağrısında bulundu.
PİRHA – ETHA haber editörü Pınar Gayıp gözaltına alındı. “Basit cinsel saldırı” suçundan iki sene önce hapis cezası alan Avukat Sezgin Keleş, kendisiyle ilgili yapılan haberler nedeniyle sayısız kez Gayıp hakkında aynı gerekçelerle suç duyurusunda bulundu. İfadeye çağrılması üzerine sabah saatlerinde karakola giden Gayıp, hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.
ETHA’da yer alan habere göre, taciz suçlamasıyla yargılanan ve iki yıl önce “basit cinsel saldırı” suçundan hapis cezası alan Avukat Sezgin Keleş, bir kez daha Gayıp hakkında suç duyurusunda bulundu.
Aynı gerekçelerle yapılan suç duyurularını kabul eden savcıların talimatıyla karakola ifade vermeye çağrılan Gayıp, sabah saatlerinde gözaltına alındı. Kocamustafapaşa Şehit Sinan Acar Karakoluna gittiğinde hakkında yakalama kararı olduğu söylenen Gayıp, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Anadolu Adliyesi’ne götürülecek.
AYNI GEREKÇELERLE SAYISIZ SUÇ DUYURUSU
Sezgin Keleş, bugüne kadar Gayıp hakkında sayısız suç duyurusunda bulundu. “Kişilik haklarına saldırmak”, “örgüt üyesi olmak”, “Örgüte finans sağlamak için haber yapmak”, “devleti alenen aşağılamak” gibi sayısız gerekçe üreterek Gayıp hakkında suç duyurusunda bulunan Sezgin Keleş’in saldırıları, cinsel taciz suçu, mahkeme kararıyla sabit olmasına rağmen, taciz saldırısıyla ilgili yapılan haberlerin ardından başladı.
Keleş’in aynı gerekçelerle farklı savcılara başvurarak yaptığı suç duyurularının bir kısmı davaya dönüştürülürken, Gayıp aynı gerekçelerle sık sık ifadeye çağrılıyor.
PİRHA – Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp’a, polislere hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verildi.
Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp’a, İzmir’de 2015 yılında Kobane’de öldürülen Ivana Hoffmann için kurulan taziye çadırına müdahale eden polislere hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada karar açıklandı.
Pınar Gayıp’a “zincirleme ve aleni şekilde kamu görevlilerine hakaret” suçlamasıyla, 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verilerek, hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Pınar Gayıp’ın avukatı Özge Büşra Boyoğlu, karara itiraz edeceklerini belirtti.
İstanbul ve Eskişehir’de sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında aralarında SGDF Eş Başkanı Okan Danacı ve Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı’nın da olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) yönetici ve üyelerine yönelik İstanbul ve Eskişehir’de operasyon yapıldı.
Sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında aralarında SGDF Eş Başkanı Okan Danacı, SGDF MYK üyeleri Senem Pektaş, Hivda Selen, Berfin Polat, Adnan Özcan, Emrah Topaloğlu, Hüseyin İldan ile DİSK’e bağlı Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı gözaltına alında
Operasyonda Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul İl Yöneticisi Ömer Akgün de gözaltına alındı.
GAZETECİLERİN EVİ BASILDI
Etkin Haber Ajansı (ETHA) çalışanlarının kaldığı ev de kapısı kırılarak basıldı. İkameti evde bulunmayan bir kişi için yapılan ev baskınında gözaltına alınan olmadı.
LİMTER-İŞ GENEL BAŞKANI VE OĞLUNA İŞKENCE
Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı’nın evine yönelik basında ise hem Saygılı’ya hem de oğluna işkence yapıldığı belirtildi. Polislerin açmalarını beklemeden evlerinin kapısını kırmasına tepki gösteren Saygılı’nın oğlu Ekin Saygılı, saldırıları maruz kaldığı polislerce yere yatırarak darp edildi. Oğluna yönelik işkenceyi önlemek isteyen Saygılı, polisler tarafından yerde sürüklenerek mutfağa götürüldü.
ETHA’nın geçtiği habere göre, gördüğü işkence sonucu Saygılı’nın bacağı kırıldı.
PİRHA – ETHA Editörü Nadiye Gürbüz, hakkındaki suçlamalardan beraat etti.
Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Nadiye Gürbüz’ün “örgüt üyeliği” ve “örgüt propagandası” iddiasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Gürbüz’ün katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.
Kararını açıklayan mahkeme, Gürbüz’ün atılı suçlardan beraatine karar verdi.
PİRHA – Tutuklu DFG Eş Başkanı ve MA Editörü Dicle Müftüoğlu ile ETHA Editörü Nadiye Gürbüz’ün yargılandığı duruşmalara katılım çağrısı yapıldı. Bir açıklama yapan Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği, “Arkadaşlarımızın gazeteciliğinin tanığıyız. Tüm demokratik kamuoyuna, meslek örgütlerine ve gazetecilere, gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” dedi.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG); tutuklu Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı ve Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Dicle Müftüoğlu ile Etkin Haber Ajansı (ETHA) Editörü Nadiye Gürbüz’ün görülecek olan duruşmalarına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.
Toplantının yapıldığı salona Kürtçe ve Türkçe, “Özgür Basın Susturulamaz” pankartı asıldı. Toplantıya özgür basın emekçilerinin yanı sıra DFG üyeleri, Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Türkiye Basın, Yayın, Gazetecilik, Grafik-Tasarım, Baskı ve Ambalaj Sanayi İşçileri Sendikası (Basın-İş), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) İstanbul Şubesi ve çok sayıda emek, meslek örgütü temsilcisi katıldı.
“GAZETECİLER HEDEF ALINIYOR, KATLEDİLİYOR”
Basın metnini, Gazeteci Nezahat Doğan okudu. DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu ile ETHA Editörü Nadiye Gürbüz’ün mesleki faaliyetlerinden dolayı yargılandığını söyleyen Doğan, “Basını tekeli altına almak isteyen AKP-MHP iktidarı, hakikatin sesi olan özgür basına dönük baskılarını tutuklama, yasak ve engellemelerle sürdürüyor. Kendinden olmayanlara tahammülsüzlük ve ötekileştirmeyle yaklaşan iktidar, toplumu tek tipleştirmek, korku iklimini derinleştirmek, suçlarını gizlemek ve gerçeklerin topluma ulaşmasının önünü kesmek için gazetecilere dönük yargı tacizlerine her geçen gün bir yenisini ekliyor. Gazeteciler, hedef alınıyor ve katlediliyor, hukuka aykırı bir şekilde yargılanıyor, tutuklanıyor. Gazetecilere yönelik soruşturmalar, açılan davalar ve verilen cezalar sürerken, gazeteciler yalnızca mesleklerini yaptıkları için baskı ve yasaklarla karşı karşıya kalıyor” dedi.
“NADİYE GÜRBÜZ HAKKINDA 22,5 YILA KADAR CEZA İSTENİYOR”
İktidarın özgür basını susturma operasyonlarının odağında ise kadın gazetecilerin bulunduğunu belirten Doğan, şöyle devam etti:
“Devlet tüm politikalarıyla saldırırken, kadın gazeteciler mesleklerinin onurunu savunmaya, sahada her türlü şiddete karşın halkın haber alma hakkını korumaya devam ediyor. İktidarın antidemokratik uygulamalarının bir yansıması olarak kadın gazeteciler hedefe koyularak susturulmaya, davalar yoluyla bastırılmaya çalışılıyor. Bu politikaların en önemli kanıtı gazeteci arkadaşlarımızın davalarıdır” sözlerini kullandı. ETHA editörü Nadiye Gürbüz’ün yarın (27 Şubat)İstanbul Adliyesi 25’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmasının görüleceğini dile getiren Doğan, “Hakkında çalıştığı gazete ve yaptığı haberler gerekçe gösterilerek 22 buçuk yıla kadar ceza isteniyor. Savcılık Nadire’nin, arkadaş görüşçüsü olarak kabul edildiği tutsaklara para yatırmasını, Atılım gazetesinde çalışıyor olmasını, Suruç Katliamı ile ilgili yaptığı haberleri ‘örgüt üyeliğine’ gerekçe yaptı. İkinci duruşmaya günler kala hazırlanan mütalaa sonrası yarın görülecek duruşmada karar çıkması bekleniyor.”
“DİCLE’NİN GAZETECİLİĞİNİN TANIĞIYIZ!”
Bir diğer duruşmanın ise Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Dicle Müftüoğlu‘nun olduğunu ifade eden Doğan, “Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanan ve içi boş iddialar ile ‘örgütsel kılıfa’ büründürülerek tutsaklığı sürdürülen gazeteci Dicle Müftüoğlu’nun üçüncü duruşması. Tutuklu olarak yargılanan arkadaşımız Dicle, önceki iki duruşmasında hazır kararlarla mahkeme tarafından hapiste tutulmaya çalışılmış, yalnızca savcılık kanaatlerince cezalandırılmak istenmiştir. Adeta bir intikam iddianamesi hazırlanarak hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan arkadaşımız Dicle’nin gazeteciliğinin tanığıyız. 29 Şubat’ta Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada, kadın gazeteciler olarak adil bir yargılamanın yapılmasını, gazeteci arkadaşımız Dicle’nin yeniden özgürlüğüne kavuşmasını talep ediyoruz” dedi.
“MÜCADELEYI BÜYÜTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
Doğan, “Buradan yeniden ifade etmek istiyoruz, gazetecilik faaliyetleri tutuklama gerekçesi yapılamaz. Gazetecileri yaptığı haberleri gerekçe göstererek yargılayamazsınız. Bu köklü geleneğin devamcıları olarak sözümüzü söylemeye, görülmeyeni göstermeye, yazılmayanı yazmaya devam edeceğiz. İktidarın piyonu medya gruplarının hedef göstermelerine boyun eğmeyeceğiz. Özgürlüğü yaratmaya yönelik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, baskı altında mesleğini yapmaya çalışan özgür basın çalışanlarının yanında ve dayanışma içinde olduğumuzun altını çiziyoruz. İktidarın gazetecilere gözdağı vermek amacıyla özgürlüğünden alıkoyduğu arkadaşlarımızın serbest bırakılması talebimizi yineliyoruz. Gazetecilik dün de suç değildi bugün de suç değildir. Özgür basın emekçileri olarak gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla yıldırılamayacağını buradan yeniden ifade etmek istiyoruz. Tüm demokratik kamuoyuna, meslek örgütlerine ve gazetecilere, gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“GERÇEKLERİ YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
ETHA editörü Nadiye Gürbüz ise “Dicle ile ben Dünya Basın Özgürlüğü gününde tutuklandık. Haksız, hukuksuz tutukluluğum sona erdi ama Dicle hala tutsak ediliyor. İddianamelerimize baktığımızda gayet politik ve sınıfsal olduğunu söyleyebiliriz. Sistemin görünmez kılındığı kesimlerin sesini duyurmaya çalışan faaliyet elbette iktidarı rahatsız etti. Bizim gazeteci olduğumuzu dün de bugün de kabul etmediler. Ama gazeteciliği en hakiki biçimde bizler yapıyoruz. Halkın sesi olmaya, kadınların, emekçilerin, Kürt halkının, bu ülkede ezilen tüm kesimlerin sesi olmaya çalışıyoruz. İddianamemde de Atılım gazetesi ve ETHA’nın yasa dışı ilan edilmeye çalışıldığını söyleyebilirim. Atılım’da, ETHA’da çalışıyor olmak ile suç isnadıyla karşı karşıya bırakıldım. Sosyalist basına dönük tam bir saldırganlık olduğunu, çalışamaz hale getirmek, bu kurumları kapatmak ve tasfiye etmek üzerine bir iddianame. Bu saldırılar son değil, yarın da devam edecek. Biz dün olduğu gibi gazetecilik faaliyetlerimizi kendi bakış açımızla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugünkü açıklama da oldukça kıymetli, değerli” diye konuştu.
“HEDEF SUSTURMAK!”
TGS İstanbul Şube yöneticisi ve TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu üyesi Evrim Kepenek de “Nadiye ve Dicle uzun zamandır çalışan gazeteciler. Biz onların gazeteciliğine tanığız. Ama emin olun ki onları yargılamak isteyenler de gazeteciliklerine tanıklar. Gazeteci arkadaşlarımızın gazeteciliğine en azından şu anda İHD’nin kapısında bulunan polislerin tanık olduğuna eminiz. Bu davaları açıp üzerlerine gidiyorlarsa hedef susturmak. Keşke kadın gazetecileri susturmayı hedef koymak yerine şiddet uygulayan erkekleri cezalandırıp susturmayı tercih etselerdi. Dicle Müftüoğlu serbest bırakılsın” sözleriyle seslendi.
“KADIN GAZETECİLER OLARAK HABERLERİMİZİ YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeniden söz alan Doğan, “Biz kadın gazeteciler hiçbir şekilde susturulamayız. Bunun için nasıl bir direnç olması gerekiyorsa burada olduğu gibi ortaklaşarak sürdürmeye devam edeceğiz. Sonuna kadar sesimizi duyurmaya, dayanışmaya ve bu mücadeleyi güçlendirmeyi, kadın gazeteciler olarak haberlerimizi yapmaya, sesi yükseltmeye devam edeceğiz. Gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın” dedi.
DURUŞMALARA ÇAĞRI
DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Diren Yurtsever de, gazetecilerin duruşmalarına katılma çağrısı yaparak “Yeri gelir arkadaşlarımızın sesi oluruz, yeri gelir arkadaşlarımızın kalemi oluruz. Ama zaten görüyoruz ki arkadaşlarımız cezaevinde de olsa yargı sopasıyla karşı karşıya da kalsa o kalemleri aslında hiçbir zaman yere bırakmadı, bırakmayacak”dedi.
PİRHA-Eskişehir merkezli 8 kentte düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Yeşil Sol Parti Eskişehir adayı Müslüm Koyun ve ETHA editörü Nadiye Gürbüz’ün de aralarında olduğu 7 kişi tutuklandı.
Eskişehir merkezli 8 kentte düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Nadiye Gürbüz, ile Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ESP PM üyesi Selvinaz Göçmez, ESP üyeleri Sinem Çelebi, Adnan Özcan, Kalender Polat ve Yeşil Sol Parti adayı Müslüm Koyun tutuklandı. 7 kişiye ev hapsi kararı verilirken, 9 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
PİRHA – Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik sabah saatlerinde Eskişehir merkezli operasyon yapıldı. Aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve ETHA Editörü Nadiye Gürbüz de olmak üzere çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Gazeteci, siyasetçi, avukat ve sanatçılara yönelik operasyonların son adresi Eskişehir oldu. Aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarının da olduğu çok sayıda kişi sabah saatlerinde gözaltına alındı.
8 ilde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınanlar arasında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, ETHA editörü Nadiye Gürbüz, ESP üyeleri Leyla Can, Uğur Ok, Serdal Işık, Meryem Yıldırım, Muhammed Bedran Çoğaltay, Selvinaz Göçmez, Sedrettin Polat, Hasan Polat, Sinem Çelebi, Kalender Polat ve Burcu Ayyıldız’ın olduğu öğrenildi.
Tutuklu yakınlarının Adalet Nöbeti eylemine müdahale eden polis, ETHA muhabiri Elif Bayburt’un da aralarında olduğu çok sayıda kişiyi gözaltına alırken, Mezopotamya Haber Ajansı muhabiri Doğan Kaynak’ı darp etti.
Hasta ve infazları yakılan tutukluların yakınları, Adalet Nöbeti’nin 24’üncü haftasında İstanbul Kartal Meydanı’nda toplandı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile çok sayıda kişi ailelerin eylemine destek verdi. Açıklamanın yapılacağı Kartal Meydan’ı polisler tarafından ablukaya alındı. Meydana doğru yürüyerek açıklama yapmak isteyen tutuklu yakınları, polisler tarafından çembere alındı.
Mezopotamya Haber Ajansı‘nın haberine göre, polisler, kaymakamlığın yasak kararını öne sürerek, hasta ve infazları yakılan tutukluların yakınlarının açıklama yapılmasına izin vermeyeceğini belirtti. Polisler, bu sırada haber takibi yapan gazetecilere şiddet uyguladı. Gazetecilerin görüntü almasını engelleyen polis, gazetecileri alandan uzaklaştırdı.
Bu sırada görüntü almaya çalışan Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Elif Bayburt darp edilerek, ters kelepçeli bir şekilde gözaltına alındı. Gözaltına alınan Bayburt, “Özgür basın susturulamaz” sloganı atarak duruma tepki gösterdi.
Polis, haberi takip yapan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Doğan Kaynak’ın kolunu arkaya doğru bükerek şiddet uyguladı. Kaynak, birden fazla polis tarafından darp edilerek ve itilerek alandan uzaklaştırıldı.
Ablukaya alınan tutuklu yakınlarından Fince Akman, Cemile Çiftçi, Cemile Karakaş, Kumri Akgül ile HDP Kartal Eşbaşkanı Aygül Sincar’n da aralarında olduğu 20’ye yakın kişinin darp edilerek gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltına alınanlar Kartal Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Çevredeki yurttaşlar, gözaltılara tepki gösterdi. Polisler, tepki gösteren yurttaşları gözaltına almakla tehdit etti.
KENANOĞLU’NDAN TEPKİ
Gözaltılara tepki gösteren HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Kartal Meydanı’nda annelerin basın açıklaması engellendi, gözaltı yapıldı. Bu tutumu kınıyoruz, anneler cezaevlerinde yaşanan bu tutumu dile getirecekler ve boyun eğmeyecekler. Yılmayacağız. Bütün bu süreçlere karşı dimdik ayakta duracağız. Cezaevleri işkence evlerine dönüştü, cezaevleri ölüm evlerine dönüştü” ifadelerini kullandı.
(HABER MERKEZİ)
İLGİLİ LİNKLER
Tutsak ailelerinin her hafta yapmak istedikleri adalet nöbetinin 24. haftasında polis açıklamaya izin verilmedi. Polis aileleri gözaltına aldı Haber takibi yapan ETHA muhabiri Elif Bayburt'u gözaltna alan polis, gazetecileri darp etti pic.twitter.com/iTPWh4bqcm
PİRHA-ESP Genel Merkezi, partililerine yönelik 12 farklı kentte gözaltı operasyonuna ilişkin açıklama yaptı. ESP, “‘Bu gözaltılar hukuksuzdur’ demiyoruz, çünkü sarayın hukukunun tam olarak bu olduğunu biliyoruz ve tam da bu yüzden meşruiyetimizi hukuktan değil, işçi sınıfı ve ezilenlerin çıkarlarından ve öfkesinden alıyoruz” ifadelerini kullandı.
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), 12 farklı şehirde yürütülen gözaltı operasyonlarına dair genel merkez binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya birçok siyasi partinin temsilcileri de destek verdi.
ESP İl Örgütü adına açıklamayı okuyan Sedat Polat, “Devrimciler ve sosyalistler yeni bir siyasi kırım operasyonuyla daha karşı karşıya” diyerek partilerine dönük yapılan operasyona dair şu detayları paylaştı:
“KURUMLAR KELİMENİN TAM ANLAMIYLA TALAN EDİLDİ”
“ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, İstanbul İl Başkanı Ezgi Bahçeci ve HDP PM üyesi Sıtkı Güngör başta olmak üzere, aralarında ESP üyelerinin, Kaldıraç Dergisi okurlarının, avukatların, gazetecilerin ve tiyatrocuların da olduğu çok sayıda kişi ev baskınlarıyla gözaltına alındı. 12 kentte yapılan saldırı kapsamında ESP’nin Ankara’daki Genel Merkezi, İstanbul’daki Eş Genel Başkanlık İrtibat bürosu, İzmir İl binası ve Yamanlar ilçe bürosu, Etkin Haber Ajansı (ETHA), Bilim Eğitim Estetik Kültür ve Sanat Vakfı (BEKSAV) ve Yenikapı Tiyatrosu da polis tarafından basıldı. Parti tabelaları parçalandı, bilgisayarlar ve albüm kayıtları çalındı, kurumlar kelimenin tam anlamıyla talan edildi.
Müptezel bir itirafçının önüne konan listeye imza atması ile belki de aynı eylemde bile yan yana gelmemiş onlarca sosyalist, avukat, gazeteci, tiyatrocu, öğrenci aynı ‘suç’ torbasına atıldı.
Önceki operasyonlarda olduğu gibi, bu operasyonda da amaç aynıdır. Saray rejiminin sömürdüğü ve ezdiği kitlelerin ayaklanmasından, hesap sormasından korkmaktadır ve halkın örgütlü güçlerine saldırarak bu ihtimali elinden geldiğince boğmaya çalışmaktadır.
‘Bu gözaltılar hukuksuzdur’ demiyoruz, çünkü sarayın hukukunun tam olarak bu olduğunu biliyoruz ve tam da bu yüzden meşruiyetimizi hukuktan değil, işçi sınıfı ve ezilenlerin çıkarlarından ve öfkesinden alıyoruz.
Devrimciler faşizmle nasıl mücadele edileceğini bilir. Tarihten bilir, kendi pratiklerinden bilir, eşyanın tabiatından bilir. Bu yüzden faşizmin vurduğu yer, aslında çaremiz olacak yerdir. Madem burjuva-faşist devlet halkın devrimci güçlerine devamlı saldırma ihtiyacı hissetmektedir, o halde devrimci safları hızla doldurmak ve faşizme karşı mücadeleyi yükseltmek de hepimizin sorumluluğu haline gelmektedir.”
“YÜREKLERİNDE İNSANLIK NAMINA BİR ŞEY YOK”
Kaldıraç gazetesi adına konuşan Besim Can ise “Bu vahşetin sebebi yüreklerinde insanlık namına bir şeyin olmamasıdır” diyerek şöyle devam etti:
“Yalnızca ve yalnızca ceplerini ve içinde oturdukları sarayları düşündüklerinden sarayın dışındaki her şeyden korkmaktalar. Yönetemedikleri için çatlak sesleri her gün artarak boylarını aşmasından kaynaklı hapishaneler dolup taştığı için yenilerine ihtiyaç duymaktalar.”
HDP Ankara İl Eş Başkanı Pakize Sinemillioğlu ise AKP-MHP iktidarının güç kaybettiğine vurgu yaparak, “Artık frene basamayacak bir durumda oldukları için bütün halklar ve emekçilere her şey reva görülüyor. Yan yana daha çok birlikte olmalıyız. Bunlar gidecek illaki direnen halklar, biz kalacağız” dedi.
PİRHA- Kayyım protestosuna katılanlara yönelik yapılan operasyonlar kapsamında Özgür Gelecek çalışanı gazeteci Taylan Özgür Öztaş ile ETHA çalışanı gazeteci Tunahan Turhan gözaltına alındı.
İstanbul’da kayyımlara karşı giderek yaygınlaşan protestolara karşı gözaltılar devam ediyor. Dün gece yarısı ev baskınlarıyla devam eden gözaltılar kapsamında 8 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Özgür Gelecek çalışanı gazeteci Taylan Özgür Öztaş, ETHA muhabiri Tunahan Turhan ve Halkın Günlüğü çalışanları Ali Kadir Güler ile Orhan Öztürker de bulunuyor.
Gözaltına alınanların Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.
Gözaltına alınan isimler şöyle: Ali Kadir Güler, Orhan Öztürker, Çetin Aslanboğa, Nedim Genç, Aydın Kılıçdere, Furkan Akıncı, Birkan Polat, Taylan Özgür Öztaş.
Öte yandan dün Kadıköy’de yapılmak istenen kayyım protestosunda haber takibi yapan Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Tunahan Turhan GBT kontrolü sırasında “ifade vermesi gerektiği” gerekçesiyle gözaltına alınırken HDP Kadıköy eski yöneticisi Ercan Demir de eylem sırasında gözaltına alındı.
Önce Rıhtım Polis Karakolu’na götürülen Turan ve Demir ardından atan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. (HABER MERKEZİ)
Dört gün önce gözaltına alınan ve aralarında ETHA editör ve muhabirlerinin de bulunduğu 14 kişi ‘adli kontrol’le serbest bırakıldı.
Atılım gazetesinin ücretsiz eki İstanbul Sokakta gazetesi soruşturması kapsamında, 15 Haziran’da Etkin Haber Ajansı’na (ETHA) yapılan baskında gözaltına alınan ajansın editör ve muhabirlerinin de aralarında bulunduğu 14 kişi, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne getirildi.
“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suçlamasıyla gözaltına alınan 14 kişi savcılığa çıkarıldı.
İfadesi alınan tüm isimler, ‘adli kontrol’ tedbiriyle serbest bırakılmak üzere nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Sulh Ceza Hakimliği, ETHA editörlerinden İsminaz Temel, Deniz Bakır ve Serdal Işık, muhabirler Havva Cuştan ve Ozancan Sarı, Ceylan Yayınları çalışanı Gülçin Aykul ile birlikte ajans çalışanı Mehmet Acettin’i yurt dışı yasağı şartıyla serbest bıraktı.
Mahkemeye çıkarılan diğer yedi kişi de yurt dışı yasağı ile birlikte 15 günde bir karakola giderek imza atma yükümlülüğü kararı verilerek serbest bırakıldı.
PİRHA- ETHA’ya yapılan polis baskınını ve gözaltılara ilişkin yapılan basın açıklamasında “ETHA Sokağın sesidir, susturamazsınız” denildi.
İstanbul’da Etkin Haber Ajansı’na (ETHA) yapılan polis baskınına dair ajans çalışanları İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkanvekili Özlem Gümüştaş, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Deniz Aktaş katıldı.
“ETHA Sokağın Sesidir” pankartının açıldığı açıklamada ilk sözü ETHA editörü Ebru Yiğit aldı. Yiğit, İstanbul seçimlerine sayılı günler kala ajanslarına yönelik operasyon yapılmasının iktidarın kaybetme korkusundan kaynaklandığını söyledi. İktidarın gerçeklerin üzerini kapatarak, halka ulaşmasını engelleyerek kendi varlığını sürdürdüğüne dikkat çeken Yiğit, “15 Haziran günü güvenlik şube ekipleri tarafından ajansımız basılarak, editörlerimizden İsminaz Temel, Serdal Işık, muhabirlerimiz Havva Cuştan, çalışanlarımız Mehmet Acettin, Ozancan Sarı ve Atılım gazetesi ve ESP Genel Merkez çalışanı Deniz Bakır gözaltına alınmıştır. Tüm teknik malzemelerimize hukuksuzca el konuldu. Daha öncede birçok kez ajansımız kapatılmış, çalışanlarımız tutuklandı. Ama her seferinde küllerimizden yeniden doğmayı başardık” diye konuştu.
“TEMEL HAKLARIN NASIL RAFA KALKTIĞI BİR KEZ DAHA GÖSTERİLDİ”
Gözaltı gerekçesi olarak İstanbul Sokakta Gönüllüleri tarafından çıkarılan bültenin olduğunu kaydeden Yiğit, “Geçtiğimiz haftalarda açıklanan yeni yargı reformunda ifade özgürlüğü kavramına onca vurgu yapan siyasi iktidar, söz konusu gerçekler kendi çıkarına ters olunca değil hakları genişletmek, her türlü temel hakkı rafa kaldıracağını birkez daha gösterdi. Türkiye’de gerçeği yazmak ve gerçeğin peşinde olmak her zaman iktidarların hedefinde olmak için yeterlidir” diye belirtti.
“SUSMADIK, SUSMAYACAĞIZ”
ETHA gibi Özgür Gündem, Mezopotamya Ajansı ve daha birçok muhalif medyanın iktidarın hedefinde olduğunu da dikkat çeken Yiğit, ekledi: “Gazetecileri tutuklayarak, gerçeklerin üzerini örtemezsiniz. Ajansımız her koşulda ve şartta gerçekleri yazmaya, gerçeklerin peşinde koşmaya devam edecektir. Tüm bu yaşananlar çerçevesinde asla boyun eğmedik, eğmeyeceğiz, susmadık, susmayacağız. Özgür basın üzerinden ellerinizi çekin. ETHA Sokağın sesidir, susturamazsınız.”
Gözaltına alınan tüm arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyen Yiğit, el konulan teknik ekipmanların da biran önce verilmesini istedi.
“GERÇEĞİN SESİNİ DUYURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Ardından söz alan Özgür Gelecek İstanbul muhabiri Taylan Öztaş ise, Bursa şubelerinin basılması ardından bu sabah İstanbul şubelerine de polis geldiğini söyledi. Hukuksuz bir şekilde polis baskısına maruz kaldıklarını söyleyen Öztaş, “Gerçeğin sesini duyurmaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Gerçekleri yazdığımız sürece bu baskılardan payımızı alacağız ama bu bizi gerçeklerin peşinden koşmaktan alıkoyamaz” dedi.
“MUHALİF MEDYA ÇALIŞTIRILAMAZ HALE GETİRİLMEK İSTENİYOR”
İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ise, gözaltına alınan Mehmet Acettin’in Merkez Yürütme Kurulu üyesi olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, halkın haber alma özgürlüğünün bu şekilde engellenmesi aslında iktidarın politikasına bakıldığında bize çok yabancı gelmiyor. Son yapılan pek çok açıklama ve tespit medyanın yüzde 96’sının iktidar tarafından kontrol edildiği bir ortamda yüzde 4 sadece özgür basın dediğimiz gerçekleri yazmaya çalışan medya. İktidarın tek amacı yüzde 4’lük kısmı da kendi tekeline alma, alamıyorsa susturma, çalışamaz hale getirme tüm icraatleriyle ortada. Hem teknik malzemelere el konuluyor, hem de dağıtımı yapan gazeteciler gözaltına alındı. Bu operasyonun amacı her iki kurumunda çalışamaz hale getirilmesi çabasında oldukları ortada. Hukuk dışı bir uygulamadır.”
Yoleri, gözaltına alınan gazetecilerin ve gazete çalışanların biran önce serbest bırakılması gerektiği çağrısında bulunarak, demokratik kesimleri de gözaltına alınan gazetecilerle dayanışmaya çağırdı.
Gözaltına alınan gazetecilerin ifade işlemlerinin ise yarın yapılacağı bilgisi de paylaşıldı.
PİRHA- ETHA’ya yapılan baskın ve çalışanlarının gözaltına alınmasına tepki gösteren Özgür Gazeteciler İnisiyatifi, “İktidara biat etmeyen, boyun eğmeyen ve her türlü baskıya rağmen halktan aldığı güçle ayakta duran özgür basın asla susmadı ve susmayacak. Gözaltına alınan tüm gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.
Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ), İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından Etkin Haber Ajansı (ETHA) bürosuna yapılan baskın ve sonrasında çalışanların gözaltına alınmasını protesto etti.
Yazılı bir açıklamayla gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösteren ÖGİ, şunları kaydetti:
“GAZETECİLER KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMİYOR”
“İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler tarafından dün Etkin Haber Ajansı (ETHA) bürosuna baskın yapılmış ve aramalar sonrasında 6’sı gazeteci 7 kişi gözaltına alındı. Baskın sırasında ETHA editörlerinden İsminaz Temel, Deniz Bakır ve Serdal Işık, muhabirler Havva Cuştan, Ozancan Sarı, Ceylan Yayınları çalışanı Gülçin Aykul ile birlikte ETHA çalışanı Mehmet Acettin gözaltına alınarak TEM Şubesi’ne götürüldü. Arama sırasında hukuksuzca ajans bilgisayarlarına, telefonlara, gazetelere el konuldu, aynı saatlerde ajansın internet sitesi için yayın yasağı çıkarıldı. Yine 13 Haziran günü Özgür Gelecek Gazetesi Bursa irtibat bürolarına polislerce baskın düzenlenerek gazetenin 3 muhabiri gözaltına alındığı ve büroda bulunan bütün materyallere de el konulduğu duyuruldu. Türkiye, dünyada en fazla gazetecinin cezaevinde olduğu ülke konumuna geldi. Gazeteciler artık bu ülkede kendilerini güvende hissetmiyor.
“GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”
Türkiye’de gazeteciler gazetecilik yaptığı için gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve cezalandırılıyor. Birçok gazeteci iltica etmek zorunda kaldı. Hedef haline getirilen gazeteciler saldırıya uğradı. OHAL bitti, ancak gazete, ajanslara yönelik baskı ve gazetecilere yönelik şiddet, gözaltı ve tutuklama hiç bitmedi. Birçok haber kuruluşu ve haber ajansı sürekli devletin baskısına uğruyor. Ona rağmen habercilik yapmaya çalışıyorlar. Özgür basın üzerindeki baskıların son bulmasını istiyoruz. İktidara biat etmeyen, boyun eğmeyen ve her türlü baskıya rağmen halktan aldığı güçle ayakta duran özgür basın asla susmadı ve susmayacak. Özgür Gazeteciler İnisiyatifi olarak gözaltına alınan tüm gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını istiyoruz. Gazetecilik suç değildir.”
PİRHA – Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ve ETHA bugün “Kadın durursa hayat durur” başlığıyla yaptıkları açıklamada kadınların yarın yapacakları eyleme destek vereceklerini açıkladı.
Dünyada yarın (8 Mart) 50’den fazla ülkede kadınlar, “Kadın durursa hayat durur” diyerek 8 Mart kadın grevi yapacak. Erkek egemen iktidarlara karşı evde, işte, sokakta, okulda kadının yaşam hakkına ve emeğine sahip çıkacak. Kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze ve kadın emeğinin yok sayılmasına “Dur” diyecek.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA bugün yaptığı basın açıklamasıyla yarınki eyleme destek vereceklerini açıkladı.
Basın metnini Mezopotamya Kadın Gazeteciler Üyesi Kesire Önel okudu.
Önel, açıklamada yarın yapılacak olan eylemde tüm kadın basın çalışanlarını kadın grevine ses vermeye çağırdı.
“TÜM ERKEK EGEMEN SİSTEME İNAT KADINLAR ‘BİZ DE VARIZ’ DİYOR”
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kadın düşmanı politikalar ile cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, erkek yargı aracılığı ile taciz, tecavüz ve kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, kadının ev içi emeğini yok sayan ve cinsiyetçi medya aracılığı ile kadın düşmanlığını her gün yeniden örgütleyen erkek egemen sisteme inat tüm dünyada kadınlar ‘Biz de varız’ diyor.
Kadınlar işe gitmeyerek, ev işi yapmayarak, iş yerine geç giderek, sosyal medyadan destek açıklamaları yaparak, tüketmeyerek kadın grevine ses verecek. Kadın grevi ile yaşamın yarısı olan kadınların emeğinin de görünür olmasını sağlayacak.
“KADIN GAZETECİLER MOBİNGE VE TACİZE MARUZ KALIYOR”
Türkiye’de ise kadınlar, çocuk istismarını affedecek yasa tasarısı, politik kadınların tutuklama ve gözaltı saldırıları ile sindirilmeye çalışılması gibi politikalarla karşı karşıya. Medyanın erkek tekelinde oluşu, kadın düşmanlığını artırıyor, kadın gazeteciler alanda mobinge ve tacize maruz kalıyor, basının yayın kuruluşlarının eril dili ve haber anlayışı ile kadınlar ancak 3. sayfa haberlerinde yer buluyor.
Bizler bir taraftan görünmek istemeyen emeğimize sahip çıkarken, diğer taraftan da muhalif basını sindirme politikalarının hedefi oluyoruz. Batman’da çocuk istismarını haber yapan Gazete Şujin muhabirlerinin tehdit edilmesi, Êzidî kadınların yaşadığı insanlık dışı muameleyi gündeme taşıyan Zehra Doğan’ın tutuklanması ve son olarak Ankara’da polisin tacizine uğrayan Merve Demirel’in yaşadıklarını kamuoyuna duyuran Derya Okatan’ın gözaltına alınması tesadüf değildir. Kadın gazeteciler ve kadından yana haber anlayışını ortaya koyanlar, erkek egemen iktidarın tekerine çomak sokuyor.
“KADINI SUÇLU GÖSTEREN ANLAYIŞA KARŞI ÇIKIYORUZ”
Emekçilerden, kadınlardan saklanan gerçekleri kamuoyuna duyurmayı sorumluluk kabul eden onlarca arkadaşımız tutuklu. Bizler medyanın erkek egemenliğine, kadını suçlu gösteren veya magazinsel haberlere konu edinen bu anlayışa karşı çıkıyoruz. Eylem alanlarında erkek muhabirler tarafından tacize uğramanın, taciz ve tecavüzü aklamaya çalışan habercilik dilinin, kadın cinayetlerini 3. sayfalarda kısacık bir haber olarak yer almasının basın özgürlüğü olmadığını çok iyi biliyoruz.
Bu nedenle yarın dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yapılacak olan 8 Mart kadın grevini destekliyoruz. Biliyoruz ki “Kadın durursa dünya durur” diyor ve tüm kadın basın çalışanlarını kadın grevine ses vermeye çağırıyoruz.
PİRHA-Yaklaşık 10 aydır Bakırköy Kapalı Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ile muhabir Pınar Gayıp yine tahliye edilmedi.
Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp ile birlikte toplamda 4 kişinin ‘örgüt üyeliği’ ve ‘terör propagandası’ suçlamalarıyla tutuklu olarak yargılandığı davanın 3’üncü duruşması İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Gazete Tamam’da yer alan habere göre savcı, esas hakkındaki mütalaasında Semiha Şahin ve Pınar Gayıp hakkında terör örgütü propagandası iddiasıyla tutukluluk hallerinin devamını istedi. Bir önceki duruşmada tahliye edilen Gülsen İmre ve Ferhat Harun Pehlivan hakkında da örgüt propagandası, örgüt üyeliği ve 2911 Nolu kanuna muhalefetten ceza istedi.
“GAZETECİLİK YAPMAK SUÇ DEĞİLDİR”
Semiha Şahin savunmasına basın emekçilerini selamlayarak başladı. İddianamede yer alan tüm belgelerin hukuksuz olduğunu, bahsi geçen eylemlere gazeteci olarak gittiğini, propaganda iddia edilen paylaşımların ise kendi yaptığı haberler olduğunu dile getiren Şahin, “Gazetecilik yapmak suç değildir. Biz sosyalist gazetecileriz” diyerek tahliyesini talep etti.
“GAZETECİLERİN GÖREVİ GERÇEKLERİ HALKA ANLATMAKTIR”
Pınar Gayıp ise 9 aylık tutukluluğun cezalandırmaya dönüştüğünü belirtti. Sosyal medya paylaşımlarının propaganda olarak lanse edilmeye çalışıldığını dile getiren Gayıp, ETHA’nın kendileri için yaptığı gözaltı haberinin ise suç teşkil ettiği iddiasıyla dosyaya konulduğunun altını çizdi. Tahliyesini talep eden Gayıp, savunmasını şöyle sürdürdü:
“Biz sosyalist gazetecileriz. Bugün burada gazetecilik yargılanıyor. Yapmış olduğum haberleri elbette sosyal medyada paylaşacağım. Bir diğer ironik olan durum ise ETHA’nın gözaltına alınmamıza dair yaptığı haber örgüt propagandası olarak dosyaya konulmuş. Polis fezlekesi olduğu gibi davaya konulmuş. Yüzden fazla meslektaşımız bugün tutuklu durumda. Gazetecilerin görevi gerçekleri halka anlatmaktır. Ben bu ülkenin en kanlı katliamlarından biri olan Suruç katliamının tanığıyım. Tutuklu iken görülen duruşmalarda da yerimi alamadım.”
Av. Özcan Karakoç, dosyadaki delillerin hukuka aykırı olduğunun altını çizerek, savcının mütalaası ile hukuka aykırılığın devam ettiğini dile getirdi. Bütün delillerin eksiksiz toplanması gerektiğini savunan Karakoç, suçun oluşup oluşmadığının da araştırılmadığını belirtti. Ara kararların ironileştiğini savunan Karakoç, daha önce adli kontrol şartıyla tahliye edilen müvekkilleri hakkında savcının ceza istemesine atıfta bulunarak ara kararların ‘kopyala-yapıştır’ yöntemiyle verildiğini dile getirdi. Heyetin vicdanına seslenen Karakoç, müvekkillerinin adli kontrol şartı ile tahliye edilmelerini talep etti.
KAPALI BİR SOSYAL MEDYA HESABINDAKİ PAYLAŞIMLAR NASIL DOSYAYA EKLENDİ?
Av. Kader Tonç, mütalaada istenen cezaların gerekçelerini göremedikleri için esasa ilişkin savunmalarını şimdi yapamayacaklarını, zaman isteyeceklerini dile getirerek müvekkillerinin tahliyelerini talep etti. Pınar Gayıp’ın kilitli, yani kapalı olan Instagram profilindeki paylaşımların hukuka aykırı şekilde dosyaya eklendiğini kaydeden Tonç, açık kaynak tutanağında imzası olan polislerin mahkeme huzurunda dinlenilmesi gerektiğini beyan etti.
Av. Gülhan Kaya, bir önceki duruşmada tahliye edilen müvekkili Gülsen İmre hakkındaki adli kontrol uygulamasının kaldırılmasını talep eti. Av. Gül Günaydın da müvekkili Ferhat Harun Pehlivan hakkında adli kontrolün kaldırılmasını talep etti.
YİNE TAHLİYE YOK
Taleplerin değerlendirilmesi nedeniyle verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Gayıp ve Şahin hakkında tutukluluğun devamına karar vererek bir sonraki duruşmayı 27 Mart tarihine erteledi.
PİRHA – Tutuklu ETHA çalışanları Semiha Şahin ile Pınar Gayıp, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada 8 aydır tutuklu bulunan Şahin ile Gayıp’ın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabiri Pınar Gayıp ile birlikte toplamda 4 kişinin ‘örgüt üyeliği’ ve ‘terör propagandası’ suçlamalarıyla tutuklu olarak yargılandığı davanın ikinci duruşması Çağlayan’daki İstanbul adliyesinde 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Pınar Gayıp’ın avukatı Kader Tonç, sosyal medya paylaşımları olarak dosyaya konulan sözde delillerin suç unsuru olmadığını ve kendi çalıştığı ajansın haberleri olduğunu, hiçbir şekilde terör örgütü propagandası sayılamayacağının altını çizdi. 8 aylık tutukluluğun cezalandırmaya dönüştürüldüğünü belirterek tahliyesini istedi.
“GECE BASKINI TAMAMEN HUKUKSUZ”
Semiha Şahin’in avukatı Özcan Karakoç ise tutuklamadaki usulsüzlüğe dikkat çekti. Müvekkilinin Emniyette susma hakkını kullanarak savcılıkta ifade vereceğini söylediğini hatırlatarak “Savcı nezaketen bile olsa ifadelerini almadan, onları görmeden sulh ceza hakimliğine sevk etti” dedi. Müvekkilinin her gün neredeyse adliyeye geldiğini dile getiren avukat, gece baskınının da tamamen hukuksuz olduğuna işaret ederek “Her insanın lekelenmeme hakkı vardır. Bu insanların neden lekelenmeme hakları ihlal edildi?” diye sordu. “Bizler siyasetçi değiliz, hukukçuyuz. 8 ay dışarıda bizler için çabuk geçer ama onlar için aynı durum söz konusu değil. Vermek istedikleri haberleri veremiyorlar” diyen avukat, tutukluluğun sonlandırılmasını istedi.
Savcı adli kontrol tedbirin yetersiz kalacağını belirterek Şahin ve Gayıp’ın tutukluluk hallerinin devamını talep etti.
Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme, Gayıp ve Şahin’in tutukluluğunun devamına, diğer sanıklar Ferhat Harun Pehlivan ile Gülsen İmre’nin ise adli kontrol talebiyle tahliyesine karar vererek bir sonraki duruşmayı 30 Ocak 2018’e erteledi.
PİRHA- İsminaz Temel, Pınar Gayıp, Semiha Şahin, Hicran Ürün, Reyhan Hacıoğlu… Liste uzayıp gidiyor. Tutuklu gazeteci sayısı her geçen gün artarken dışarıdaki gazeteciler de meslektaşları ile dayanışmaya devam ediyor. Tutuklu meslektaşlarının duruşmalarına katılım çağrısı yapan gazeteciler, “İktidarın tek sesli politikalarına boyun eğmeyeceğiz” dedi.
ETHA muhabirleri İsminaz Temel, Pınar Gayıp, Semiha Şahin, Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanları Hicran Ürün, Reyhan Hacıoğlu, İhsan Yaşar, İshak Yasul ve Mehmet Ali Çelebi ile birlikte toplam 14 gazeteci bu hafta ikinci kez hakim karşısına çıkacak.
İlki 29 Kasım Perşembe günü İsminaz Temel’in, 5 Aralık günü Pınar Gayıp ve Semiha Şahin’in ve 6 Aralık Perşembe günü Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarının duruşması görülecek. Duruşma öncesi Bakırköy Cezaevi önünde basın açıklaması yapan gazeteciler duruşmalara katılım çağrısı yaptı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyesi Gülfem Karataş, yıllardır TGS olarak ‘Gazetecilik suç değildir’ dediklerini ve gazetecilerin serbest bırakılmasını istediklerini ifade ederek tutuklu gazetecilerin duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.
“GAZETECİLER ARTIK YARGILANMASIN”
Meslek örgütlerinin verilerine göre Türkiye’de 170’in üzerinde gazetecinin cezaevinde olduğunu hatırlatan gazeteci Evrim Kepenek de tutuklu bulunanların arasında çok sayıda kadın gazetecinin olduğunu belirtti. Bu haftadan itibaren görülmeye başlanacak olan gazetecilerin davalarına destek çağrısında bulunan Kepenek, “Gazeteciler artık yargılanmasın, hakim karşısına çıkmasın. Çünkü ‘gazetecilik suç değildir’ demek için bir kez daha Bakırköy Cezaevi önündeyiz” dedi.
Tutuklu gazetecilerin görülecek olan duruşmalarına dikkat çekmek istediklerini söyleyen Gazete TAMAM muhabiri Emre Orman da tüm duyarlı kamuoyunu gazetecilerin duruşmalarına katılmaya davet etti.
“ÇIKANA KADAR ONLARIN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Tutuklu bulunan meslektaşlarına özgürlük talep ettiklerini belirten TGS üyesi Eda Narin ise eylem yaptıkları Bakırköy Cezaevi önündeki polis yığınağına ve ablukaya dikkat çekti. Özgür basının sesinin kısılamayacağına işaret eden Narin, arkadaşlarının özgürlüklerine kavuşacaklarına olan inancını dile getirerek arkadaşları çıkana kadar onların sesi olmaya devam etmek istediklerini söyledi.
“İKTİDARIN TEK SESLİ POLİTİKALARINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”
İktidarın tek sesli politikasına karşı çok sesliliği ve halkın haber alma hakkını savunduklarını ifade eden ETHA muhabiri Havva Cuştan da içeride ve dışarıda iktidarın baskı ve zulüm politikalarının gazeteciler üzerindeki yansımalarını gördüklerini kaydetti. İktidarın gazetecileri sadece birbirlerinin haberlerini takip eder hale getirmek istediğine dikkat çeken Cuştan, halkın gerçeklere ulaşmasının engellenmek istendiğini belirterek iktidarın tek sesli politikalarına boyun eğmeyeceklerini ekledi.
9 aydır tutuklu bulunan gazeteci Ali Sönmez Kayar’ın da aralarında bulunduğu ve “örgüt üyeliği” ile suçlanan beş kişi tahliye edildi.
Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Ali Sönmez Kayar, 1 Şubat’ta İstanbul’da gözaltına alınmış, 6 Şubat’ta çıkarıldığı mahkemece ise tutuklanmıştı.
Gazeteci Kayar dahil 5’i tutuklu 9 kişinin ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması İstanbul 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmada savunma yapan Kayar, “Gazeteciler, akademisyenler ve öğretmenler her gün tutuklanıyor. Ben de onlardan biriyim. Demokratik eylemlere katıldığım için 9 aydır tutukluyum” dedi ve tahliyesini talep etti.
Mahkeme heyeti, gazeteci Kayar dahil tutuklu sanıkların tamamının ‘adli kontrol’ ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmelerine karar verdi.
Tahliye edilen isimler şöyle: Gazeteci Ali Sönmez Kayar, ESP Genel Başkan Vekili Sıtkı Güngör, SGDF Merkez Yürütme Kurulu üyesi Ali Deniz Esen, SES Bakırköy Şube üyesi Narin Duru ve Eren Bulut.