Etiket: ev hapsi

  • Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere göreve iade edildi!

    Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere göreve iade edildi!

    PİRHA- “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü”ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra görevden alınan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, İçişleri Bakanlığı’nca göreve iade edildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü”ne yönelik yürüttüğü soruşturma kapsamında, gözaltına alınan ve ev hapsi kararıyla serbest bırakılan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevden uzaklaştırılmıştı.  Geçtiğimiz hafta ‘ev hapsi’ kararı kaldırılan Tutdere, İçişleri Bakanlığı tarafından görevine iade edildi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman TUTDERE, “İcbar Suretiyle İrtikap” suçundan tutuklanması ve ardından adli kontrol olarak “konutu terk etmeme” koşuluyla tahliye edilmesi üzerine 10.07.2025 tarihinde Anayasanın 127 nci maddesi ile 5393 sayılı kanunun 47 nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak görevinden uzaklaştırılmıştı.

    İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.07.2025 tarih ve 2025/8494 Değişik İş Kararıyla “konutu terk etmeme” adli kontrolünün kaldırılması üzerine İçişleri Bakanı tarafından Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman TUTDERE göreve iade edilmiştir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mahir Polat hakkında ev hapsi kararı verildi!

    Mahir Polat hakkında ev hapsi kararı verildi!

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik “kent uzlaşısı” soruşturması kapsamında tutuklanan Mahir Polat hakkında ev hapsi kararı verildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait sosyal medya hesabı da konuya ilişkin olarak paylaşım yaptı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’e tekrar ev hapsi kararı

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’e tekrar ev hapsi kararı

    PİRHA- Dün tahliye edilen BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’e bugün savcılığın itirazıyla tekrar ev hapsi verildi.

    Antep’teki Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde iş bırakan işçilerin eylemleri sırasında gözaltına alınan ve tutuklanan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen 36 gün sonra tahliye edilmişti. Tahliye kararı verilirken ev hapsi kararı da kalkmıştı.
    Bugün savcılığın itirazıyla tekrar ev hapsi verildi.

    “BU ÜLKEYİ KOCA BİR HAPİSHANE HALİNE GETİRMEK İSTİYORLAR”

    Mehmet Türkmen, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Eğer dışarıda olsaydım bu akşam Antep’teki eylemlere katılacaktım. Ama belli ki çok korkuyorlar. Bu ülkeyi koca bir hapishane haline getirmek istiyorlar. Madem öyle, bu ülkenin her yerini direniş alanına çevireceğiz! Susmayacağız, korkmayacağız! Bu baskı rejiminin zulmüne karşı bir milim bile eğilmeyeceğiz! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın ev hapsi kaldırıldı-VİDEO

    Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’ın ev hapsi kaldırıldı-VİDEO

    PİRHA-Yerine kayyım atanan ve 30 Kasım’dan itibaren ev hapsinde olan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, bugün Tunceli Adliyesi’nde ilk duruşması görüldü. Birsen Orhan’ın ev hapsi ve yurtdışı yasağı kaldırıldı, duruşma 7 Şubat’a ertelendi. 

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atanmıştı. Yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verilmişti.

    “Gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” ve “Polise mukavemet” iddialarıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında Birsen Orhan’ın ev hapsi ve yurtdışı yasağı kaldırıldı. Duruşma 7 Aralık’a ertelendi.

    “EV HAPSİ CEZASI KALDIRILDI”

    Birsen Orhan’a mütalaada ceza istendiğini söyleyen Avukat Kenan Çetin, “Ancak ifadesi alındığı için hem yurtdışı yasağı hem de ev hapsi cezası kaldırıldı. Duruşma 7 Şubat’a ertelendi” dedi.

    “HAKLI VE MEŞRU PROTESTOLAR ŞUÇ SAYILDI”

    Haksız ve hukuksuz bir süreç yaşadığını söyleyen yerine kayyım atanan Dersim belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, “Bu süreçte yanımda olan tüm dostlarıma teşekkür etmek istiyorum. Kayyıma karşı yapmış olduğumuz haklı ve meşru protestolar suç sayılarak birçok soruşturma açıldı. Bizim işlediğimiz bir suç yok, haklı ve meşru bir tepkidir. Bizler belediye başkanları olarak bu kentin seçilmişleri olarak belediyelerimizi korumak gibi sorumluluğumuz var” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, tutuklandı
    -Ev hapsi verilen Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan: Suç unsuru sayılan konuşmam bir hakikattir-VİDEO

  • 11 aydır ev hapsinde olan gazeteci Tolga Güney: Bir gazetecinin yeri sokaklardır-VİDEO

    11 aydır ev hapsinde olan gazeteci Tolga Güney: Bir gazetecinin yeri sokaklardır-VİDEO

    PİRHA- Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Tolga Güney, hakkında verilen ev hapsi kararına rağmen yaklaşık 1 yıldır gazeteciliğe devam ediyor. Güney, gazetecilik mesleğinin engellemek istendiğini ve toplumun gerçeklerden haberdar olmasına karşı ev hapsinde tutulduğunu belirterek, “Aynı haberleri ulusal ve yerel birçok basın yaptığı halde Mezopotamya Ajansı’nın yapıyor olması sanki bir tehlike arz ediyormuş gibi gösterilmeye çalışılıyor” dedi.

     İzmir’de 13 Şubat’ta ev baskında gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabirleri Semra Turan, Delal Akyüz ve Tolga Güney, JINNEWS muhabiri Melike Aydın, Gazete Duvar Muhabiri Cihan Başakçıoğlu ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) basın çalışanı Fatma Funda Akbulut, emniyetteki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilmişti.

    İfadelerini ardından Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği Cihan Başakçıoğlu ve Semra Turan’ın adli kontrol şartıyla Delal Akyüz, Melike Aydın, Tolga Güney ve Funda Akbulut’un ev hapsiyle serbest bırakılmasına karar vermişti. Ev hapsi devam eden Mezopotamya Ajansı muhabiri Tolga Güney, 11 aydır ev hapsinde tutulduğunu, gazetecilik mesleki çalışmalarını yeterli düzeyde yerine getiremediğini ifade ederek en kısa sürede görevini yapmak istediğini söyledi.

    31 Mart seçimlerine 1 ay kala gözaltına alınan Mezopotamya Ajansı muhabiri Tolga Güney tutuklanmış ve ev hapsine mahkum edilmişti. 11 aydır ev hapsinde tutulan Güney, mesleki çalışmalarının engellemek ve seçimlere az bir zaman kala gözaltına alınmasının nedenini toplumun gerçek bilgilerden uzak tutmak olduğunu belirtti.

    “SEÇİME 1 AY KALA GÖZALTINA ALINMAMIZ SEÇİMLERİ SEKTEYE UĞRATMAKTI”

    31 Mart seçimlerine 1 ay kala gözaltına alınmasını ‘seçimleri sekteye uğratma’ olarak değerlendiren Güney, “Polislerin bize yönelttiği soruları gördüğümüzde hepsinin mesleki faaliyetlerimizden dolayı olduğunu anlamıştık. Arkadaşımdan tripot istedim diye; bu tripot nedir? Bu tripotla ne yapacaktın? Kiminle görüşecektin? gibi sorular soruldu. Avukatla yaptığım telefon görüşmeleri delil olarak önümüze sunuldu. Yaptığımız haberlerin çoğunluğu ekolojiye dair haberlerdi. Bunları kriminalize eden bir noktadan gözaltına alınan bir operasyona dönüştü. Amaç gazeteciliği engellemekti” dedi.

    “YAPTIĞIM HABERLER KRİMİNİLAZE EDİLDİ”

    Aynı haberi birçok farklı basın yapmasına karşın kendilerinin özellikle hedef haline gelmesinin mesleki çalışmalarını yıpratmak olduğuna vurgu yapan Güney, “Yaklaşık 11 aydır ev hapsindeyiz. Amaç sahadan uzak tutup, engellemek. Özellikle de bu haberlerin Mezopotamya Ajansı’nın yapıyor olması da özellikle dikkat çekiyor. Aynı haberleri ulusal ve yerel birçok basın yaptığı halde Mezopotamya Ajansı’nın yapıyor olması sanki bir tehlike arz ediyormuş gibi gösteriliyor. Belen ormanlık alanında yaptığımız haberlerin başka yerlerde de izleniyor olması ve seçim dönemine yakın bir dönemde alınıyor olmamız bilinçli yapılmıştı. Seçim 1 aya kala gözaltına alınmamızın nedeni farklı kesimden insanların taleplerini medyada çıkarmamız engellemekti” diye konuştu.

    “BİR GAZETECİNİN ALANI SOKAKTIR”

    Evde bulunduğu süreçte gazeteciliğe devam ettiğini söyleyen Güney, evden çalışmalarını bir şekilde sürdürdüğü ifade etti. Güney, şöyle devam etti:

    “Bir gazetecinin alanı sokaktır, madenin açıldığı bölgedir, ağacın kesildiği yerdir. İnsanları bire bir görerek, hissederek haber yapmak gerekiyor. Her ne kadar sahadan uzak dursam da ülkenin neresinde ekolojik bir talan varsa yörenin insanlarının seslerini bir şekilde duyurmaya, insanların itirazlarını sorunlarını yükseltebileceği bir mecra olmaya devam ediyorum. Fotoğraf makinasıyla çalışıyor olamamak haberle olan duygusallığı veremiyor. Dışarıda haber yapma özlemimi evin içerisinde fotoğraf çekerek gidermeye çalışıyorum. Ev hapsi boyunca birçok haberi takip etme isteğim oldu. Özellikle Artvin Hopa’da mesire adı altında taş ocağı yapılmak istenen ormanlık alana karşı koymak isterken öldürülen Reşit Kibar’ın yanında olmak isterdim. 3 saatlik bir mesafe olmasına rağmen oraya gidememek beni çok etkilemişti. İkincisi de Kazdağı eylemlerinde bulunmak isterdim.”

    “GAZETECİLERE YAPILAN BASKI TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİNE YAPILIYOR”

    Kuzey Doğu Suriye’de katledilen gazetecilere sahip çıkmak isteyen meslektaşlarının gözaltına alındığını hatırlatan Güney,  “Nazım ve Cihan arkadaşlar yandaş medyada yazılanların gerçeği yansıtmadığını, bölgede hala bir çatışmanın ve savaşın devam ettiğini haberleriyle dışarıya yansıtıyorlardı. Bindikleri aracın önünde büyük harfle basın yazmasına rağmen hedef alındılar. Gazetecilere sahip çıkmayan isteyen arkadaşlarımız da katledilen arkadaşlarına karşı eylem yapmak isterken saldırıya uğrayıp gözaltına alındılar. Sonrasında Cihan Bilgin ve Nazım Daştan’ın sosyal medyada fotoğraflarını paylaştıkları için 10 kişi gözaltına alındı. Bununla hakikatin sesini kısmak ve kısmakla beraber onlara dair hiçbir tepkiye yer verilmek istenmesinin nedeni toplumun gerçeklerden haberdar olmasını önüne geçmek. Bu saldırı sadece gazetecilere değil toplumun bütün kesimlerine yapılan baskı olarak ele almak gerekiyor”

     “İNSANLARIN İTİRAZLARINI ELİMDEN GELDİĞİNCE ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIM”

    Ev hapsi sona erdiği zaman gazeteciliğe kaldığı yerden devam edeceğini söyleyen Güney, şöyle konuştu: “Bundan sonraki süreçle beraber evden yaptığım gazeteciliği dışardan yapmak ve direnişin olduğu yerlerde bulunup, insanların itirazlarını, istemedikleri olayları elimden geldiğince anlatmaya, haberlerde yer vermeye çalışacağım.”

    Kamber YILDIZ/İZMİR

  • Hasan Karapınar: Hapishanede tedavim engellendiği için kanser bütün vücuduma yayıldı-VİDEO

    Hasan Karapınar: Hapishanede tedavim engellendiği için kanser bütün vücuduma yayıldı-VİDEO

    PİRHA-Kanser hastası Hasan Karapınar, 27 Aralık’ta ev hapsiyle serbest bırakıldı. Kanser tedavisi devam ederken haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Karapınar, “Hapishanede sürgün edilerek, doktorların yaklaşımlarıyla, sevk taleplerimin iptal olmasıyla, kelepçeli muayene dayatmasıyla tedavim engellendi. Şu anda da ev hapsiyle tedavim engelleniyor” dedi.

    Son dönemde Türkiye hapishanelerinde bulunan birçok hasta mahpustan ölüm haberleri geliyor. İnsan Hakları Derneği’nin açıkladığı son verilere göre, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus bulunuyor. Dernek, ağır hasta mahpusların, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) ‘cezaevinde kalamaz’ raporlarına rağmen hapishanelerde tutulmaya devam ettiğine işaret ediyor.

    Kanser hastası hasta tutuklu Hasan Karapınar, 27 Aralık tarihinde Adli Tıp Kurumu’nun verdiği raporla Adana Kürkçüler Hapishanesi’nden ev hapsiyle serbest bırakıldı. Karapınar, yaşadığı süreci PİRHA’ya anlattı.

    “TEDAVİM ENGELLENDİĞİ İÇİN KANSER BÜTÜN VÜCUDUMA YAYILDI”

    Adli Tıp Kurumu’nun verdiği raporla 27 Aralık tarihinde tahliye olduğunu söyleyen Hasan Karapınar, “10 Şubat 2024 tarihinde komplo ile tutuklanıp bugüne kadar gelen sürede hapishanede tedavimin engellenmesi nedeniyle kanser hastalığına yakalandım ve önce dalağıma, daha sonra karaciğerime son olarak da boynumda kitlelerin çıkmasıyla bütün vücuduma yayılan bir durum ortaya çıktı. Ben ikinci defa kansere yakalanıyorum 2021 yılında kansere yakalandığımda da hapishanedeydim. O zaman kamuoyunun baskısıyla, ailelerimizin ve milletvekillerinin açıklamalarıyla tedaviye başlamıştım ve 4. evreye gelen kanser hastalığını yenmiştim” diye belirtti.

    “BAŞKA HAPİSHANEYE SÜRGÜN EDİLEREK TEDAVİM EN BAŞINDAN BAŞLANDIĞI İÇİN KANSER YAYILDI”

    Kanser tedavisi devam ederken haksız ve hukuksuz bir şekilde gözaltına alınıp tutuklandığını belirten Karapınar, “Tutuklanmadan önce durumumu savcılığa ve Sulh Hakimliği’ne de anlattım durumumu ve bu süreci denetimli serbestlikle yapılabileceğini söyledim ama beni tutukladılar. Silivri Hapishanesi’ne gönderildim, tedavimin hemen yapılması için başvuruda bulundum ama 10 gün sonra hiçbir sebep gösterilmeden Kocaeli Kandıra 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edildim. Ailemden ve arkadaşlarımdan uzak tutmanın yanında aynı zamanda tedavimin yapıldığı hastaneden de uzaklaştırıldım. Başka bir hastane olduğu için tedavime en başından başlanacaktı bu durumda sürecin uzayıp kanserin yayılması anlamına geliyordu” dedi.

    “EV HAPSİ KARARININ BİR AN ÖNCE KALDIRILMASINI İSTİYORUM”

    Ev hapsi kararıyla serbest bırakılmasının tedavi sürecini zorlaştıran bir durum olduğunu vurgulayan Karapınar, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Benim tedavim için her gün hastaneye gitmem gerekirken beni ev hapsiyle serbest bıraktılar. Biz seni hapishanede öldüremedik dışarıda kendi kendini öldürmüş olacaksın diyorlar. Hapishane şartlarında tedavi sağlıklı bir şekilde olmaz ama insanın yaşamını sınırlayarak, her gün izin almaya mecbur bırakılarak ev hapsiyle de tedavi sağlıklı bir şekilde olmaz. İlk günden bu yana sürgün edilerek, doktorların yaklaşımlarıyla, sevk taleplerimin iptal olmasıyla, kelepçeli muayene dayatmasıyla tedavim engellendi. Şu anda da ev hapsiyle tedavim engelleniyor. Ev hapsi kararının bir an önce kaldırılmasını ve tedavi hakkımın bana verilmesini istiyorum.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan: Beni halktan koparmak için ev hapsi verdiler-VİDEO

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan: Beni halktan koparmak için ev hapsi verdiler-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, kendisini halktan koparmak için ev hapsi cezası verildiğini söyledi. Orhan, “Özellikle gece saatlerinde sinyal gelmiyor denilerek arayarak rahatsızlık vermek istiyorlar. Kelepçenin bileğinizde olması ve yaşamınızın her anının takibi insanlık onurunu zedeleyen bir durum. Dersim halkı kendi iradelerinin kim olduğunu çok iyi biliyorlar. Dersim direniş kentidir, bu mücadele geleneği de asla yere düşmeyecek” dedi.

    İçişleri Bakanlığı kararıyla 22 Kasım’da DEM Partili Dersim ve CHP’li Ovacık belediyelerine kayyım atandı. Dersim’de kayyıma karşı başlatılan eylemler sürüyor. Şimdiye kadar kayyım protestolarına katıldığı için 9 kişi tutuklandı. Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a ise 24 Kasım’da ev hapsi ve yurtdışı yasağı verildi.

    Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan ile belediyeye kayyım atanmasını ve kendisine verilen ev hapsi cezasını konuştuk.

    “BENİ KİTLELERDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN EV HAPSİ CEZASI VERDİLER”

    Kayyımın irade gaspı olduğunu vurgulayan Birsen Orhan, “Belediyemize kayyım atandıktan sonra kullandığım sözlerden dolayı 24 Kasım’da hakkımda bir gözaltı kararı çıktı ve daha sonra ev hapsi ve yurtdışı yasağıyla devam eden bir süreç oldu. Troller tarafından oluşturulan algıyla ifadem alındı” dedi.

    “Söylediklerim gözaltına alınmamı gerektirecek bir söz değildi, söylediğim Dersim tarihinin hakikatiydi” diyen Orhan şöyle devam etti:

    “Dersim tarihinde yaşanan travmaların 2016 ve 2024 yılındaki kayyımlarla birlikte bu süreci tamamlayan bir süreç olduğunu söyledim ve bu sözlerim çarpıtılarak bir yerlere servis edildi ve hakaretlere maruz kaldım. Artık yargıya birileri yön vermeye çalışıyor ve Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a verilen ceza ne ise bana verilen ceza da aynı şekilde hak ve hukuktan uzak bir cezaydı. Aldığım ceza aynı gün gece saatlerinde vekalet verdiğim avukatlarıma tebliğ edildi ve apar topar ikametgâh adresime gelmek zorunda kaldım. Amaçları beni kitlelerden uzaklaştırmaktı, bir seçilmiş belediye başkanını halktan koparmak için kendilerince verebilecekleri en iyi cezayı verdiler. Ev hapsi süreci normalde 5-10 günü bulan bir süreçtir ancak ayak bileğime bir kelepçe takılarak şu anda gözetim altındayım. Evimin sınırları içerisinde yaşamımı devam ettiriyorum, destek olmak için gelen misafirlerim oluyor. Ancak özellikle gece saatlerinde uyurken sinyal gelmiyor denilerek rahatsızlık verilmek isteniyor. Kelepçenin bileğinizde olması ve yaşamınızın her anının takibi insanlık onurunu zedeleyen bir durum.”

    “BİZİM KAPIMIZ HALKIMIZA AÇIKTI AMA KAYYIM HALKIN ÖNÜNE BARİKATLAR KOYDU”

    Dersim Belediyesi’nin 2016 yılında kayyım sürecini yaşadığını ifade eden Birsen Orhan, “Dersim İttifakı ile birlikte yürüttüğümüz 7 aylık çalışmada kentin her noktasındaki soruna hakimdik ve halkın arasındaydık. Halkımızla beraberdik ve bize verilen sorumlulukla hareket ediyorduk. Biz iktidarın tasarruf tedbirleri adı altında belediyelerin alanlarını kısıtlayarak belirli alanlarda çalışma yürütmesine olanak vermesine rağmen şimdiye kadar birçok çalışma yaptık ve birçok çalışmamız da yarım kaldı. Bizim belediyemizde kapılarımız herkese açıktı ama şu anda kayyımla birlikte barikatları halkın önüne koyarak ve beton yığınlarıyla belediyenin etrafını kuşatarak bırakın belediyenin kapısından girmeyi belediyenin olduğu sokaktan geçmesine bile müsaade edilmedi. Böyle bir anlayış halka nasıl hizmet verebilir?” diye sordu.

    Halkın kendi iradesine sahip çıktığını vurgulayan Birsen Orhan, “Kayyıma karşı refleksi sadece belediye eş başkanları olarak biz göstermedik, bizim divanemiz General Zeng’in tepkisini herkes gördü. Bizim divanemiz böyleyse düşünün diğer toplumsal refleksleri. Birisi geliyor ve sizi evinizden yaka paça çıkartıyor siz ne yaparsınız tabi ki bir refleks gösterirsiniz. Dersim halkı da demokratik hakkını kullanarak belediyeye kayyım atanmasını protesto etti. Ancak geldiğimiz noktada 9 kişi tutuklandı. İktidarın bir sindirme politikasını gösteriyor. Dersim Belediye Eş Başkanına ev hapsi cezası verilmesi ve protesto hakkını kullanan kişilere de uyduruk gerekçelerle tutuklayarak mesaj verilmek isteniyor ama Dersim halkı hiçbir zaman bu baskılara boyun eğmemiştir, bu yüzden baskılar bizi yıldıramaz sözü boşuna söylenmiş bir söz değildir” diye belirtti.

    “DERSİM HALKI KENDİ İRADELERİNİN KİM OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYOR”

    Kendisinin eve hapsedildiğini ancak Dersim halkıyla birlikte verdikleri mücadelenin dünyaya ulaştığını belirten Birsen Orhan, şunları kaydetti:

    “Bizler eve hapsedildik ama sesimizin çıkmayacağı anlamı gelmesin, biz yine halkımızla buluşacağız. Dersim halkının o günkü direnişi muazzamdı, birçok insan o süreçte Dersim’de olamamanın burukluğunu yaşadılar. Ben inanıyorum ki gözü kulağı burada olan tüm Dersimliler bu süreci sahiplenecektir, belediye eş başkanlarına verilen cezayı kabul etmeyecektir. Dersim halkı kendi iradelerinin kim olduğunu çok iyi biliyorlar. Dersim halkının direniş ruhunu yeniden yeşerttiği için hepsini saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Dersim direniş kentidir, bu mücadele geleneği de asla yere düşmeyecek.”

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/DERSİM

  • Ayten Öztürk: Ev hapsindeyken üzerime suç yüklendi, herkesi dayanışmaya çağırıyorum

    Ayten Öztürk: Ev hapsindeyken üzerime suç yüklendi, herkesi dayanışmaya çağırıyorum

    PİRHA- 2,5 yıldır ev hapsinde tutulan ve 10 Şubat’ta tutuklanan Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden gönderdiği mesajda, “Ev hapsi koşullarındayken bir komplo sonucu tutuklanmam hak, adalet mücadeleme engel olma çabasıdır. Herkesi bu adaletsizliğe karşı sesime ses katmaya çağırıyorum” dedi.

    İstanbul Küçük Armutlu’da 970 gündür ev hapsinde tutulan, Mart 2018 yılında gözaltında gördüğü işkenceler sonrası vücudunda 898 yara oluşan Ayten Öztürk, Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına yönelik eylemle ilgili soruşturmada 10 Şubat’ta tutuklandı. Marmara (Silivri) Hapishanesi’nde tutulan Ayten Öztürk 22 Şubat’ta Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edilmişti.

    Ayten Öztürk, tutukluluğunun 83. gününde Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden mesaj gönderdi.

    “HUKUKSUZCA BİR KOMPLO SONUCU TUTUKLANDIM”

    “Ev hapsi sürerken hukuksuzca bir komplo sonucu tutuklandığını söyleyen Ayten Öztürk, gönderdiği mesajda şunları dile getirdi:

    “Ben 6 yıldır adalet mücadelesi veren bir insanım. Ev hapsi koşullarındayken bir komplo sonucu tutuklanmam hak, adalet mücadeleme engel olma çabasıdır. Benim adalet talebime hiçbir cevap verilmeden hakkımda sürekli suç üretilmeye çalışılıyor. Sırf işkence altında 6 ay boyunca direndiğim için şu ana kadar iki dosyadan hakkımda 4 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Son 2,5 yıldır ev hapsindeydim. 24 saat boyunca İstanbul Denetimli Serbestlik Merkezi, Ankara İzleme Merkezi, evime 100 metre uzaklıktaki karakol ve emniyet mensupları tarafından gözetlendiğim, mahkeme hastane izni vermeden hastaneye bile gitmediğim koşullarda üzerime yüklenen suçlamaların boş ve dayanıksız olduğu açıktır. Herkesi bu adaletsizliğe karşı sesime ses katmaya çağırıyorum. Daha önce 6 ay boyunca gizli bir işkence merkezinden halkımın, siz değerli dostlarımın ve sevdiklerimin sahiplenmesiyle nasıl çıktıysam şimdi de bu hukuksuzluğu destek ve dayanışmanızla, adalet mücadeleme katkınızla ortadan kaldıracağıma inanıyorum.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • SES eski Eş Genel Başkanı Gönül Erden’in ev hapsi kaldırıldı

    SES eski Eş Genel Başkanı Gönül Erden’in ev hapsi kaldırıldı

    PİRHA-SES eski Eş Genel Başkanı Gönül Erden hakkında verilen ev hapsi kararının kaldırılmasına ve adli kontrol tedbirinin il dışına çıkış yasağı şeklinde sürmesine karar verildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) önceki dönem eş genel başkanları ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin yargılandığı davanın 8. duruşması 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak, KESK ve bağlı sendikaların MYK üyeleri, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Vedat Bulut ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı.

    “MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Duruşma öncesi SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın, Koçak ve Bulut Ankara Adliyesi önünde değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda, “Yargılanan tüm arkadaşlarımız beraat edene kadar taleplerimizden vazgeçmeyecek, mücadeleye devam edeceğiz” vurgusu öne çıktı.

    EV HAPSİ KALDIRILDI

    Kimlik tespitinin ardından dosyaya eklenen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada, SES eski Eş Genel Başkanı Gönül Erden hakkında verilen ev hapsi kararının kaldırılmasına ve adli kontrol tedbirinin il dışına çıkış yasağı şeklinde değiştirilmesine karar verildi.

    Bir sonraki duruşma ise 19 Eylül’e ertelendi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ev hapsindeki Ayten Öztürk’ü yeniden tutukladılar; avukatıyla mesaj gönderdi

    Ev hapsindeki Ayten Öztürk’ü yeniden tutukladılar; avukatıyla mesaj gönderdi

    PİRHA- Ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına yönelik eylemle ilgili soruşturmada 10 Şubat’ta tutuklanarak cezaevine konuldu. Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden gönderdiği mesajda, “Beni hapsederek susturmak istiyorlar. İşkence ve adaletsizliğe karşı mücadeleme ve direnişime devam edeceğim” dedi.

    İstanbul Küçük Armutlu’da 970 gündür ev hapsinde tutulan, Mart 2018 yılında gözaltında gördüğü işkenceler sonrası vücudunda 898 yara oluşan Ayten Öztürk, Çağlayan Adliyesi önündeki polis noktasına yönelik eylemle ilgili soruşturmada 10 Şubat’ta tutuklandı. Marmara (Silivri) Hapishanesi’nde tutulan Ayten Öztürk 22 Şubat’ta Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün edildi.

    “BENİ HAPSEDEREK SUSTURMAK İSTİYORLAR”

    Ayten Öztürk, Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Hapishanesi’nden avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajda şunları dile getirdi:

    “Yaklaşık 1000 gündür ev hapsindeydim. Şu anda Kandıra F Tipi Hapishanesi’nden sesimi ulaştırmaya çalışıyorum. Bir komplo sonucu bir kez daha 2 ağırlaştırılmış müebbet ile yargılanmam isteniyor. Bana yöneltilen suçlamaların fiili hiçbir olanağının olmadığı halde beni hapsederek susturmak istiyorlar. Hepiniz biliyorsunuz, bugüne kadar ev hapsindeyken evim 6 kez basıldı ve hiçbir suç unsuruna rastlanılmadı. Yaklaşık 20 kez elektronik kelepçe değişimi için geldiler. Günün ve gecenin her saatinde telefonla izleme merkezi, denetimli serbestlik ve polis tarafından arandım. Polis ve denetimli serbestlik görevlileri evime defalarca kez geldi, beni yerimde gördü. Karakol evime 5 dakikalık uzaklıkta ve MOBESE kameraları evimi görebiliyor. Ben zırhlı araç ile günün her saati taciz edildim. En son hastane izni için İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurmuştum, hastaneye gitmem dahi reddedildi ve şimdi tutuklanarak hapishaneye götürüldüm. Tüm bunlar benim işkenceye ve adaletsizliğe karşı mücadelemi engellemek içindir. Ancak 6 aylık işkence sürecinden nasıl çıktıysam, bu tutsaklığımdan da sizin sayenizde özgürlüğe kavuşacağıma inanıyorum. İşkence ve adaletsizliğe karşı mücadeleme ve direnişime devam edeceğim.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • 2.5 yıldır ev hapsindeki Ayten Öztürk’ün doktora gitmesine mahkeme engeli

    2.5 yıldır ev hapsindeki Ayten Öztürk’ün doktora gitmesine mahkeme engeli

    PİRHA-963 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’ün hastaneye gitme talebi mahkeme tarafından reddedildi. Karara tepki gösteren Öztürk, “Hakkımda verilen bu karar, 6 ay boyunca işkencede direnmemin intikamıdır” dedi.

    İstanbul Küçük Armutlu’da 963 gündür ev hapsinde tutulan, Mart 2018 yılında gözaltında gördüğü işkenceler sonrası vücudunda 898 yara oluşan Ayten Öztürk’ün hastaneye gitme talebi mahkeme tarafından reddedildi. Öztürk, verilen karara sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    “TEDAVİ OLMA HAKKIM, MAHKEME TARAFINDAN ENGELLENDİ”

    Hastaneye gitme talebinin mahkeme tarafından reddedildiğini ifade eden Ayten Öztürk, “Benim düzenli kontrol edilmesi gereken en az üç kronik rahatsızlığım olduğu halde, bu hafta mahkemenin verdiği bu karar diğer rahatsızlıklarımın da tedavisinin mümkün olmadığını gösteriyor. Ben 2,5 yıldır ev hapsindeyim. 6 ay boyunca yaşadığım işkencelerden dolayı bedenimde oluşan kalıcı rahatsızlıklar nedeniyle defalarca doktora gittim. O zaman da hakkımda istenen cezanın oranı aynıydı. Bugün değişen nedir? Ev hapsindeki bir insanın tedavi olup olmayacağına İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi neye göre karar veriyor” diye sordu.

    “VERİLEN KARAR, İŞKENCEDE DİRENMEMİN İNTİKAMIDIR”

    Hakkımda verilen bu kararın 6 ay boyunca işkencede direnmemin intikamı olduğunu vurgulayan Öztürk, “Verilen karar işkence altında bana söylenen “seni hapislerde çürüteceğiz” söyleminin karşılığıdır. İşkencenin tedavi hakkının gaspı şeklinde sürdürülmesidir. Ben bu adaletsizliği asla kabul etmeyeceğim” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Ayten Öztürk, 613 gündür ev hapsinde: Büyük bir işkence bana yapılanlar

  • Kendisine yapılan işkenceleri yazdığı için yargılanan Ayten Öztürk: Sessiz kalmayacağım!

    Kendisine yapılan işkenceleri yazdığı için yargılanan Ayten Öztürk: Sessiz kalmayacağım!

    PİRHA-841 gün gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk hakkında “Faşizmin Gizli İşkencehanelerinde Direniş ve Zafer” adlı kitabı nedeniyle açılan davanın ilk duruşması Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşma sonrası açıklama yapan Ayten Öztürk, “İşkenceye karşı sessiz kalmayacağım. İşkencecilerin yargılanması ve gizli işkence merkezlerinin açığa çıkarılıp kapatılması için mücadele edeceğim” dedi.

    “Kaldırımda linç izlemesi” delil gösterilerek yargılanıp iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan ve 841 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, “Faşizmin Gizli İşkencehanelerinde Direniş ve Zafer” adlı kitabında, bilmediği bir yerde 6 ay tutulduğunu ve maruz kaldığı işkenceyi yazdı.

    841 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’e, “Faşizmin Gizli İşkencehanelerinde Direniş ve Zafer” adlı kitabında örgüt propagandası yaptığı iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Çağlayan Adliyesi 28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Savcı, duruşmada verdiği esas hakkında mütalaada Ayten Öztürk’e örgüt propagandasından ceza istedi, dava 7 Kasım’a ertelendi.

    “İŞKENCEYİ ANLATTIĞIM KİTABIMDAN DOLAYI YARGILANIYORUM”

    Polisin engellemelerine rağmen duruşma sonrası adliyede açıklama yapan Ayten Öztürk, “Bugün burada ben değil, işkencecilerin yargılandığı bir mahkemede olmam gerekirken, işkenceyi anlattığım kitabımdan dolayı ben yargılanıyorum. İşkenceye karşı sessiz kalmayacağım. Bundan sonra da işkencecilerin yargılanması ve gizli işkence merkezlerinin açığa çıkarılıp kapatılması için mücadele edeceğim” dedi.

    “DAVADA İŞKENCE LAFI BİLE EDİLMEDİ”

    Yeşil Sol Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise şunları söyledi:

    “Mahkemede işkence apaçık ortaya çıkmasına rağmen davada işkence lafı bile edilmedi. Ayten Öztürk’ün vücudunda 898 işkence izi var. Bu mesele burada kalmaz, uluslararası yargıya gider.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

  • Ayten Öztürk, 613 gündür ev hapsinde: Büyük bir işkence bana yapılanlar

    Ayten Öztürk, 613 gündür ev hapsinde: Büyük bir işkence bana yapılanlar

    PİRHA-613 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, saat 05.00’de kelepçenin sinyalinin kesilmesi bahanesiyle polisler tarafından kontrol edildikten sonra kelepçenin fotoğrafı çekildi. Duruma tepki gösteren Öztürk, “Depremde evlerimizi ailelerimizin başına yıkanlar rahat rahat dolaşırken, kolluk halen benim kapıma dayanıyor. Kolluğun gelip iki yıldır ev hapsinde olan beni bu şekilde kontrol etmesinin anlaşılır bir yanı yoktur” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıp olan Ayten Öztürk bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    613 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, saat 05.00’de kelepçenin sinyalinin kesilmesi bahanesiyle polisler tarafından kontrol edildikten sonra kelepçenin fotoğrafı çekildi.

    “EV HAPSİ İŞKENCESİNİ BU TÜR TACİZLERLE SÜRDÜREREK NE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Polisin saat 05.00’de evde olup olmadığını kontrol etmesine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösteren Ayten Öztürk, “Yapılan, gece saatlerinde zırhlı araçlarıyla evimin önünden sesli ya da ışıklarını açarak geçip taciz etmelerinden farklı bir durum değil. Beni telefonla arayabilirlerdi ve her zaman yaptıkları yöntem buydu. Neden aramadılar da sabahın 05.00’nde kapıma kolluk geliyor. Ev hapsi işkencesini bu tür tacizlerle sürdürerek ne yapmaya çalışıyorlar” dedi.

    “BU ŞEKİLDE KONTROL EDİLMEMİN ANLAŞILABİLİR BİR YANI YOKTUR”

    Depremde evlerimizi ailelerimizin başına yıkanlar rahat rahat dolaşırken, kolluk halen benim kapıma dayanıyor diyen Ayten Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Daha depremde ölen canlarımızın bir kısmının cenazeleri bile bulunamamışken, sağ kalanlara yeterince çadır bile ulaştırılmamışken kolluğun gelip iki yıldır ev hapsinde olan beni bu şekilde kontrol etmesinin anlaşılır bir yanı yoktur. Ne bu tacizleriniz, hukuksuzluklarınız, ne de işkenceleriniz adalet mücadelemi engelleyemez. Ev hapsi işkencedir, memleketimin yerle bir olduğu canlarımı yitirdiğim bu koşullarda daha büyük bir işkencedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk: Tüm halkımıza özgür ve adaletli bir yıl diliyorum

    554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk: Tüm halkımıza özgür ve adaletli bir yıl diliyorum

    PİRHA-554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’ün elektronik kelepçesi şu ana kadar 6 kez değiştirildi. Öztürk, yeni yıl mesajında, “Baskılar, saldırılar ve adaletsizliklere rağmen halktan ve haklılığımızdan aldığımız güçle direnişler ve zaferlerle dolu bir yılı geride bıraktık. Tüm halkımıza özgür, adaletli ve zaferlerle dolu yeni bir yıl diliyorum” dedi.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıp olan Ayten Öztürk bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    10 Haziran 2021 tarihinden beri 554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk’e takılan elektronik kelepçe 6 kez değiştirildi. Ayten Öztürk, ev hapsinde olmasından dolayı ihtiyaçlarını tek başına karşılayamazken sürekli evi basılıyor diğer zamanlarda da ‘kontrol etmek’ ve ‘kelepçeyi değiştirmek’ sebepleriyle rahatsız ediliyor.

    “ZAFERLERLE DOLU BİR YILI GERİDE BIRAKTIK”

    554 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, sosyal medya hesabından paylaştığı yeni yıl mesajında, “Baskılar, saldırılar ve adaletsizliklere rağmen halktan ve haklılığımızdan aldığımız güçle direnişler ve zaferlerle dolu bir yılı geride bıraktık. Tüm halkımıza özgür, adaletli ve zaferlerle dolu yeni bir yıl diliyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 523 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk: Psikolojik işkence yapılıyor

    523 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk: Psikolojik işkence yapılıyor

    PİRHA-523 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, hakkında kasım ayında İnfaz Hâkimliği; İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında elektronik kelepçe olmadığını söyleyerek, elektronik kelepçenin çıkarılması kararı vermişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bu kararı kaldırarak elektronik kelepçenin takılmasına karar verdi. Öztürk, “Ev hapsi sürecinde psikolojik işkenceye dönüşen baskılar, tacizler devam ediyor” dedi. 

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıp olan Ayten Öztürk bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı.

    28 Ağustos 2018 gecesi Ankara’da, bedenindeki 898 yara ile bir araziye bırakılır bırakılmaz Terörle Mücadele Şubesi polisleri tarafından gözaltına alındı. Hakkında açılan davalar sonucu iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Ayten Öztürk şimdi Küçük Armutlu’daki evinde 10 Haziran 2021 tarihinden beri 523 gündür ev hapsinde.

    Ayten Öztürk’ün yargılandığı davada İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin elektronik kelepçe takma kararı olmamasına rağmen Öztürk’e elektronik kelepçe uygulaması devam ettiriliyor.

    Kasım ayında İnfaz Hâkimliği; İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında elektronik kelepçe olmadığını söyleyerek, elektronik kelepçenin çıkarılması kararı vermişti. Ancak iki gün sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, bu kararı kaldırarak elektronik kelepçenin takılmasına karar verdi.

    523 gündür ev hapsinde tutulan Ayten Öztürk, elektronik kelepçe takma uygulaması ve bu süreçte yaşadığı baskılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “İNFAZ HÂKİMLİĞİ ‘EV HAPSİ KELEPÇELİ OLARAK UYGULANSIN’ KARARI ALMAMIŞTI”

    Ev hapsinin ilk başta kelepçesiz olarak uygulandığını belirten Öztürk, “Hakkımda verilen kararda kelepçeli olarak ev hapsi uygulansın diye bir karar alınmamıştı sadece konutu terk etmeme kararı vermişti. Aniden bir gün gelip kelepçe takacağız dediler bununla ilgili herhangi bir karar getirmediler denetimli serbestliğin inisiyatifinde olan bir şey olduğunu söyleyip elektronik kelepçe taktılar. Daha sonra avukatlarım elektronik kelepçe takılmasına ilişkin mahkemeye başvuruda bulundu. İnfaz Mahkemesi’nin kelepçenin çıkarılması şeklinde bir kararı var o yüzden denetimli serbestliğin böyle bir karar alamayacağı ifade edildi. Verilen karara savcılık itiraz etti ama daha ağır ceza mahkemesinden karar çıkmadan sinyal çekmiyor denilerek evime gelindi ve kelepçem yenilendi. Birkaç gün sonra ise 2. Ağır Ceza Mahkemesi elektronik kelepçenin kalması yönünde karar verdi” dedi.

    “523 GÜNDE 5 KEZ ELEKTRONİK KELEPÇE DEĞİŞTİRİLDİ”

    523 gündür devam eden ev hapsinde 5 kez elektronik kelepçenin değiştirildiğini ifade eden Öztürk, şöyle devam etti:

    “Elektronik kelepçenin sürekli değişme nedenini sorduğumda ise sinyal çekmediği ve bozukluk olduğu söyleniyor. Evde olduğum halde sürekli telefonla arayarak evde misiniz sinyal alamıyoruz diyerek taciz ediliyorum. Ev hapsi sürecinde ilk başlarda iki memur benim evde olup olmadığıma bakıyordu daha sonra ise zırhlı araçlarla gelmeye başladılar. Ev hapsi sürecinde psikolojik işkenceye dönüşen baskılar, tacizler devam ediyor.”

    “BANA YAŞATILANLAR YAŞADIĞIM İŞKENCELERİ ANLATMAMDAN KAYNAKLI”

    Yargılandığı davada sanık olan bir iftiracının beyanına dayandırılarak iki kere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Öztürk, cezanın hukuksuz olduğunu vurgulayarak “Bana yaşatılmaya çalışılan benim yaşadığım işkenceleri anlatmamdan kaynaklıdır. 2018’den bu yana işkenceleri anlattığım halde yetkililerden herhangi bir açıklama yapılmadı ve işkence araştırılmadı” diye konuştu

    Cihan BERK/PİRHA

  • Gazeteci Ağgöz ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı

    Gazeteci Ağgöz ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı

    Savcılıkta ifadesi alınan gazeteci Zemo Ağgöz ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.

    Ankara merkezli soruşturma kapsamında 25 Ekim’de evine yapılan baskınla gözaltına alınan ve 45 günlük bebeği olan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Zemo Ağgöz’ün ifade işlemleri başladı.

    Gazeteci Ağgöz Emniyet işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne getirildi. Savcılıkta ifade veren Ağgöz, ev hapsi ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Adliye çıkışında ailesi ve meslektaşları tarafından karşılanan Ağgöz, şunları söyledi:

    “Çıktığım için mutluyum ama bütün arkadaşlarımız halen gözaltında, o yüzen mutluluğum yarım kaldı. Umarım onlar da bir an önce bırakılırlar. Hepimiz gazeteciyiz, içeride tutulan bütün arkadaşlar da gazeteci. Bir kez daha gazeteciliğin suç olmadığını ifade ettik. Bir an önce arkadaşlarımızın da bırakılmasını istiyoruz. Hepinize de dayanışma için teşekkürler.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Tutuklama kararı ile Alevilere, muhalif olan tüm kesimlere mesaj verildi’-VİDEO

    ‘Tutuklama kararı ile Alevilere, muhalif olan tüm kesimlere mesaj verildi’-VİDEO

    PİRHA-Avukat Cafer Koluman, 5 Nisan’da Diyarbakır’da kadın aktivistlere yönelik yapılan operasyon sonucunda tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır şubesi önceki yönetim üyesi, Nurşen Akbal’a ilişkin konuştu. Koluman “Gözaltı ve tutuklamaların esasında Alevilere, kadınlara, muhalif olan tüm kesimlere bir mesaj olduğu düşüncesindeyiz” dedi.

    İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı feshedilmesi ardından Diyarbakır’da 5 Nisan’da kadın aktivistlere dönük operasyon yapılmış ve 22 kadın gözaltına alınmıştı. 8 Nisan’da mahkemeye çıkarılan kadınlardan 6 kişi tutuklanırken, 9 kişi de adli kontrol tedbiriyle serbest kaldı. Bir kadına ise ev hapsi verildi.

    Avukat Cafer Koluman, kadın aktivistlere yönelik yapılan operasyona ilişkin konuştu. Koluman, uzun yıllar Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi’nde beraber çalıştıkları Nurşen Akbal’ın da tutuklanmasına sebep görülen konuları değerlendirdi.

    “NURŞEN AKBAL UZUN YILLAR ALEVİ HAK MÜCADELESİ VERDİ”

    Av. Cafer Koluman, “Nurşen Akbal arkadaşımızın tutuklanmasının temel sebebi, uzun yıllardır Alevi bir kadın olarak hak mücadelesi vermiş, muhalif bir mücadele yürütmesinden dolayı tutuklamanın bu gerekçeyle olduğu düşüncesindeyiz” dedi. İktidarın, kadınlara dönük amacının belli olduğunu söyleyen Koluman, sözlerine şu cümlelerle devam etti:

    “Gerçekten de yaşadığımız ülkede en temel hakkını bile dile getiren kesimler tehlikeli olarak görülmekte. Sanki ‘devletin birlik ve bütünlüğünü bozucu faaliyetler içerisinde ve örgütün talimatı ile…’ düşüncesinden hareketle bir kılıf uydurarak derdest edip tutuklattırıyorlar. Bu esasında bir mesajdır. Alevilere, kadınlara, muhalif olan tüm kesimlere bir mesaj olduğu düşüncesindeyiz. Bunu neden söylüyoruz. Çünkü yakın zamanda yine Nurşen Akbal arkadaşımızın yürütmüş olduğu bu demokratik çalışmalar nedeniyle kadın mücadelesine, Alevilere yönelik çalışması olsun, benzeri mahiyette katılmış olduğu toplantılar, basın açıklamaları, demokratik eylem ve etkinlikleri kapsamında yakın zamanda yargılandı ve 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi. Biz bu karara itiraz ettik. Karar istinaf aşamasında. Daha bu sonuçlanmadan 5 Nisan sabahı böyle bir operasyona maruz kaldı ve gerçekten de ciddiyetsizlikle yürütülen bir soruşturma olduğunu yakınen gördük. Çünkü gözaltında bulunduğu süre zarfında soruşturmayı yürüten savcıyla görüşme talebimiz reddedildi. Savcı kesinlikle görüşmek istemediğini bize iletti. Görüşmek istemeyince biz yazılı bir şekilde itirazlarımızı sunduk, bu yazılı talebimiz de reddedildi. Akabinde emniyet tarafından arandık. ‘Savcı hanımın talimatıdır; ifadesi alınıp serbest bırakılacak.’ Nurşen Akbal ve gözaltında bulunan kişilerin ifadesi alınıp aynı gece emniyetten serbest bırakılacağı tarafımıza iletildi.”

    “AKBAL, DERHAL ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMALI”

    Koluman, kadın aktivistlerin tutuklanma sürecini “Resmen bir oyun oynandı” sözleriyle tarifledi. Koluman, Alevi kadın aktivist Nurşen Akbal’ın hukuka aykırı bir şekilde sorgu işlemine maruz kaldığını belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Adliyeye sevk edildiler. Savcı hanım ifade dahi almadan doğrudan tutuklamaya sevk etti, akabinde yapılan sorgusu sonucu tutuklamaya karar verildi. Tutuklama gerekçelerine bakıldığı zaman zaten daha önce yargılandığı bir dosya vardı. Bu dosyadan kaynaklı ceza almıştı. Benzer mahiyette eylem ve etkinliklerden kaynaklı ikinci kez bir soruşturmaya maruz kaldı. Bu soruşturma akabinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde tutuklandığına tanık oluyoruz.

    Verilen mesaj açıktır. Esasında Nurşen Akbal şahsında kadınlara bir mesaj vardır. Kadınlar en demokratik bir hakkı dahi talep etmeyecekler, konuşmayacaklar, susacaklar, sindirilecekler. Bu şekilde bir mesaj vererek tüm toplumu yargı eliyle susturma gibi bir süreç yaşamaktayız. Avukatı olarak bu durumun hukuka aykırı olduğunu her koşulda dile getireceğiz. Tutuklamaya itiraz dilekçemizi verdik. Temenni ederim ki bu yanlıştan bir an önce dönülür. Nurşen Akbal arkadaşımızın derhal özgürlüğüne kavuşması bizim beklentimiz ve talebimizdir.”

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Brunson’un avukatından ev hapsine itiraz

    Brunson’un avukatından ev hapsine itiraz

    Rahip Brunson’un avukatı ev hapsine itiraz etti. Halavurt müvekkili Brunson’un ev hapsinin ve yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını istedi.

    Ev hapsinde bulunan ABD’li rahip Andrew Craig Brunson’un avukatı İsmal Cem Halavurt, ‘ev hapsinin’ ve ‘yurt dışı çıkış yasağı’nın kaldırılması için üst mahkemeye itirazda bulundu.

  • Gülmen ve Özakça’ya destek eyleminde 3 gözaltı

    Gülmen ve Özakça’ya destek eyleminde 3 gözaltı

    PİRHA – Açlık grevi eylemlerinin 150. gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek eylemine müdahale eden polis 3 kişiyi darp ederek gözaltına alındı. Eyleme ev hapsi cezası alan Nazife Onay ve Mehmet Dersulu “Ev hapsini tanımıyoruz” diyerek katıldılar.

    Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile çıkarıldıkları işlerine geri dönebilmek için açlık grevi eylemi yapan tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın eylemlerinin bugün 150. günü.

    Ankara Yüksel Caddesi’nde KHK ile ihraç edilenlerin başlattığı, Gülmen ve Özakça’ya destek olmak için de sürdürülen eylem ise 270. gününde.

    Veli Saçılık, Semih Özakça’nın annesi Sultan Özakça, Nuriye Gülmen’in kardeşi Beyza Gülmen, KHK ile ihraç edilen ve ev hapsi cezası verilen Nazife Onay ile Mehmet Dersulu’nun da aralarında bulunduğu grup açıklama yapmak için bir araya geldi.

    Nazife Onay ve Mehmet Dersulu kendilerine verilen ev hapsi cezasını kabul etmediklerini ve bu yüzden eyleme geldiklerini belirtti.

    Dersulu ve Onay şunları belirtti:

    Ev hapsi cezası onur kırıcı bir durumdur, kabul etmiyoruz onların hapis cezasını tanımıyoruz. Yüksel direnişinin devam ettiğini göstermek için buradayız.

    Eylemcilerin Yüksel Caddesi’ne girmesine izin vermeyen polis yine biber gazı ile müdahale etti.

    Nazife Onay, Mehmet Dersulu ve en az bir kişiyi daha gözaltına aldı.

    Meşrutiyet Caddesi’ne kadar darp edilerek sürüklenen eylemcilerinden bazıları biber gazının etkisiyle fenalık geçirdi.