Etiket: ev işaretlemeleri

  • Alevi genci önce tehdit ettiler sonra da evine üç hilal çizip ‘ölün’ yazdılar

    Alevi genci önce tehdit ettiler sonra da evine üç hilal çizip ‘ölün’ yazdılar

    PİRHA-CHP Elazığ İl Başkanlığı gönüllü çalışanı Faysal Akgün’ün yaşadığı evin kapısına üç hilalle birlikte çarpı işareti konularak ‘ölün’ yazıldı. Akgün yazılamanın bulunduğu görüntüleri de paylaşarak “CHP’liyiz diye, Aleviyiz diye hedef haline geliyoruz. Bunu yapanlar hesabını verecekler” dedi.

    Elazığ’ın Merkez ilçesine bağlı Rızaiye Mahallesi’nde oturan ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Elazığ İl Başkanlığı’nda gönüllü çalışan Faysal Akgün’ün kapısının duvarına çarpı işareti ve ‘üç hilal’ çizilerek, ‘ölün’ ifadesi yazıldı. Akgün işaretlemeyi fark edince polise haber verdi. Ardından mahalleye gelen polisler soruşturma başlattı.

    “MHP YÖNETİCİSİ TARAFINDAN TEHDİT EDİLİYORDUM”

    CHP’nin gönüllü çalışanı olduğunu belirten Akgün yaşadıklarını PİRHA‘ya anlattı:

    “23 Nisan günü sosyal medya üzerinden Elazığ’da Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yöneticisi olan Zülfü Bal isimli şahıs partim ve Elazığ milletvekilimiz Gürsel Erol hakkında bazı paylaşımlarda bulundu. Hakaretler içeren paylaşımlardı bunlar. Ben de buna karşı partimi ve milletvekilimizi savunan yazılar yazdım altına. Ben CHP’de gönüllü çalışan birisiyim. Ardından Zülfü Bal’ın kendisi ve arkadaşları bana tehdit ve hakaretler içeren yazılar yazdılar. 27 Nisan günü de karakola giderek şikayette bulundum. Tehdit mesajlarının görüntülerini teslim ettim. Bugünde sabah dışarı çıkarken kapıyı açtım ve bu manzarayla karşılaştım. Direk emniyeti arayarak bilgi verdim. Emniyet gelerek gerekli işlemleri yaptı. Soruşturma başlatıldı. Ancak bizim olduğumuz mahallede kamera yok fazla. Olay yeri inceleme çalışma yaptı. Ben şikayetimden vazgeçmeyeceğim. MHP’den bana herhangi bir dönüş olmadı, ‘biz yapmadık’ gibi bir açıklama da gelmedi.”

    “CHP’Lİ VE ALEVİ OLDUĞU İÇİN YAPILMIŞ”

    CHP Elazığ İl Başkanı Yavuz Doğdu ise konuya ilişkin PİRHA‘ya yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

    “Partili bir gencimiz kendisi. CHP’li ve Alevi olduğu için yapılmış. Milletvekilimiz Gürsel Erol hakkında ülkücü olduğunu söyleyen birisi sosyal medyada ileri geri konuşmuş, hakaret etmiş. Bu arkadaşımız da hakkında suç duyurusunda bulunmuş geçen hafta. Dün de evine böyle bir saldırı yapılmış. Ülkü Ocakları’ndan, MHP’den birileri mi yaptı bilmiyoruz şimdilik. Kendileriyle de irtibata geçmedik. Onlardan da bir açıklama gelmedi. Polis araştırıyor. Biz de ayrıca araştırıyoruz” dedi.

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA

     

  • Bülbül: İşaretlenmedik ev kalmadı ama bir tek suçlu yakalanmış değil-VİDEO

    Bülbül: İşaretlenmedik ev kalmadı ama bir tek suçlu yakalanmış değil-VİDEO

    PİRHA-HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Yalova’daki Alevilerin evlerine çarpı işareti konulması ardından bölgeye giderek incelemelerde bulundu. Konuya ilişkin açıklama yapan Bülbül, “Yalova’da yaşanan bir nefret suçudur, sistematik olarak yapılmaktadır” dedi.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Yalova’da yaşayan Alevi ailelerin kapı ve evlerinin duvarlarına çarpı işareti konulması ardından bölgeye giderek incelemede bulundu.

    HDP’li Bülbül, Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta evleri işaretlenen yurttaşları ziyaret ederek “Alevi Canlarımız yalnız değildir” diyerek yapılanın bir tür nefret suçu olduğunu ifade etti. Bülbül, sorumluların bir an önce bulunması konusunda çağrı yaparak şunları söyledi:

    “SİSTEMATİK OLARAK YAPILMAKTADIR”

    “Yalova’da bir süre önce biliyorsunuz ki evlerimiz işaretlendi. Biz bunun münferit bir durum olmadığını, yapılanın sistematik bir şey olduğunu söyledik. Mecliste de gündeme getirdik. Ali İhsan Gültekin dedemizin yanındayız. Evi işaretlenenlerden birisi kendisi. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı şube başkanımız ve yöneticilerimiz buradalar. Burada olması gereken şey aslında bunu yapanların çoktan ortaya çıkarılmış olması gerekiyordu. Bu bir nefret suçudur, sistematik olarak yapılmaktadır. 10 yıl önce Adıyaman’da başladı ve İskenderun, Malatya, İzmir, İstanbul, Ankara; yani neredeyse işaretlenmedik ev kalmadı ama bugüne kadar bir tek suçlu, bir tek zanlı yakalanmış veya hakkında işlem yapılmış değil. Burada da bir haftanın üzerinde zaman geçmiş olmasına rağmen ne yazık ki sadece soruşturmayla yetinilmiş durumda. Biz buradan Yalova Valiliği’ne, Cumhuriyet Savcılığına, Yalova’nın mülki idare amirlerine tekrar çağrı yapıyoruz; lütfen bunları bulun. Bunları bulmak görevinizdir. Burada insanlığa karşı bir suç işlenmiştir. Bunları bir an önce bulmak, toplumu da rahatlatmanız gerekiyor. Yoksa sanal olarak tesadüfen yapılmış da kimse ortada yokmuş gibi bir şey değil bu”

    (HABER MERKEZİ)

  • Önlü: Yalova’da nefret suçu işleyenler hakkında soruşturma başlatıldı mı?

    Önlü: Yalova’da nefret suçu işleyenler hakkında soruşturma başlatıldı mı?

    PİRHA-HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Yalova’da Alevilerin evlerine çarpı işareti konulmasına ilişkin soru önergesi hazırlayarak “Son 5 yıl içerisinde Alevilere dönük saldırılar, ev işaretlemeleri ve tehditlere yönelik kaç soruşturma açılmıştır?” diye sordu. 

    HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, Yalova’ya bağlı Bağlarbaşı Mahallesi’ndeki Alevilerin evlerine çarpı işareti konularak duvarlarına ‘Alevi’ yazılmasına ilişkin soru önergesi hazırladı.

    Alican Önlü, İçişleri Bakanlığının yanıtlaması istemiyle kaleme aldığı önergesinde Alevilerin yıllardır sistematik olarak birçok ilde saldırılara maruz kaldığını belirtti. Önlü, Alevi yurttaşları tehdit edenlerin korunup cesaretlendirildiğini ifade ederken “Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi Mahallesinde Alevilere yönelik saldırıları gerçekleştirenler yargı önünde cezalandırılmadığı için bu saldırılar her geçen gün artmaktadır” dedi.

    “TEHDİTLERE YÖNELİK KAÇ SORUŞTURMA AÇILDI?”

    Dersim Milletvekili Alican Önlü’nün, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay tarafından cevaplandırılmasını istediği sorular şöyle:

    *Yalova’ya bağlı Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta Alevilere ait evlere işaret konulması ve ‘Alevi’ yazılarak nefret suçu işleyen kişiler hakkında bakanlık olarak bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise soruşturma hangi kapsam ve içerikte yürütülmektedir?

    *Yalova’da yaşayan Alevi yurttaşlara yönelik bu çirkin provokasyona ilişkin tedirginlik duyan Alevi yurttaşların güvenliğini sağlamak adına ne tür çalışmalar yapılmaktadır?

    *Son 5 yıl içerisinde Alevi mahalleleri, kurumları ve kanaat önderlerine yönelik kaç saldırı ve provokasyon girişimi olmuştur? Bu saldırı ve provokasyonların illere göre dağılımı nedir?

    *Son 5 yıl içerisinde Alevilere dönük saldırılar, ev işaretlemeleri ve tehditlere yönelik kaç soruşturma açılmıştır? Bu soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve hakkında işlem başlatılan kişi sayısı kaçtır? Hakkında işlem başlatılan kaç kişi hakkında tutuklama kararı çıkmıştır?

    *Yalova’da yapılmak istenen provokasyona dair daha önce herhangi bir istihbarat bilgisi alınmış mıdır?

    *Son 5 yıl içerisinde Alevi mahalleleri ve kurumlarına yönelik saldırı yapılacağına dair bakanlığınıza ve bakanlığınıza bağlı birimlere kaç ihbar elinize ulaşmıştır? Bu ihbarlar neticesinde gerçekleşen saldırı sayısı nedir? İhbarlar neticesinde engellenen saldırı girişimi olmuş mudur?

    *İçişleri Bakanı olarak Alevi toplumunun endişesini ve tedirginliğini giderecek bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz?

    PİRHA/ANKARA

  • Yalova’da Alevilere ait 5 ev işaretlendi

    Yalova’da Alevilere ait 5 ev işaretlendi

    PİRHA- Yalova’ya bağlı Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta bulunan Alevilerin evlerine çarpı işareti konularak duvarlarına ‘Alevi’ yazıldı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şube Başkanı Fikret Demir, “Toplumun sinir uçları ile oynanıyor. Bu sürecin takipçisi olacağız” dedi. 

    Türkiye’nin bir çok yerinde yıllardır Alevi ailelerin evleri kimliği henüz belirlenmeyen şahıslarca çarpı işaretiyle konulup nefret yazıları yazılıyor. Bu işaretlemenin bir benzeri de Yalova’da yaşayan Alevi ailelerin kapısına yapıldı.

    Yalova’da Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta bulunan Alevilere ait 5 eve çarpı işareti konularak, duvarlara ‘Alevi’ yazıldı. Ailelerin işaretlemeyi fark etmesinin ardından mahalleye gelen polisler soruşturma başlattı.

    Evi işaretlenenlerden Ali İhsan Gültekin’in ‘Dede’ olduğu belirtildi.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şube Başkanı Fikret Demir, saldırıyı kınayarak, “Toplumun sinir uçları ile oynanıyor. Alevileri kışkırtan bu ırkçılığa karşıyız. Bu sürecin takipçisi olacağız” diye konuştu.

    PİRHA/YALOVA

     

  • İzmir’de 7 yılda 16 Alevi ailenin evi işaretlendi, 62 mezar tahrip edildi

    İzmir’de 7 yılda 16 Alevi ailenin evi işaretlendi, 62 mezar tahrip edildi

    PİRHA- Alevilere yönelik asimilasyon, baskı, ayrımcılık her geçen gün hız kesmeden devam ediyor. Pir Haber Ajansı PİRHA olarak 2012-2019 yılları arasında İzmir’de yaşanan ev işaretlemeleri ve hak ihlallerini derledik. 

    Türkiye’nin bir çok yerinde yıllardır Alevi ailelerin evi kimli henüz belirlenmeyen şahıslarca çarpı işaretiyle işaretlenip, nefret yazıları yazılıyor.

    bu illerden biri de İzmir. 2012-2019 yılları arasında İzmir’in 8 farklı ilçesinde resmi kayıtlara göre yaşanan 10 hak ihlalinin 6’sında Alevi yurttaşlara ait toplamda 16 ev işaretlenerek, ölüm tehditleri yazıldı. 2 farklı ilçede ise Alevi mezarlarına yönelik gerçekleşen saldırıda 62 mezar taşı tahrip edildi.

    Hak ihlalleri ülkenin dört bir yanında ev işaretlemeleri, zorunlu din dersleri, eğitimde ihlaller, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi ve elektriklerinin kesilmesi, cemevlerine korsan hoparlör takılması, köylere cami dayatması, hizmet verilmemesi, cemevlerini belediyelerin yönetmesi, gözaltı ve tutuklamalar, nefret söylemleri, cenazelere saldırı, mezar yerlerinin tahrip edilmesi, HES-JES projeleri, yaşam alanlarının yasaklı bölge ilan edilmesi, festivallerin yasaklanması ve orman yangınları şeklinde kendini hissettiriyor.

    ÇOCUK İŞİDİR DENİLDİ

    İzmir’de özellikle son 2 yıl içerinde 3 farklı ilçe ve mahallede çok sayıda Alevi yurttaşın evinin işaretlenmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ne oluyor sorularını akıllara getirdi.

    Kürt ve Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları bu mahallelerde ise evlerin nasıl işaretlendiği ve faillerin kim olduğu bir türlü açığa çıkarılmadı. Dinlenen tanık ve mağdur ifadeleri, izlenen güvenlik kameraları, olay yerinden alınan parmak izleri üzerinden yürütülen soruşturmalar bir türlü sonuca bağlanamadı.

    Adli yargı ve kolluk güçleri tarafından ‘önemsiz bir vaka’ olarak görülen ev işaretlemeleri ‘çocuk ve sarhoşların’ işi olarak kaldı. Ne hikmet ise bu çocuklar, hep Alevilerin evlerini işaretleyip durdu.

    ÇOCUKLAR GECE YARISI BELİRDİ: 62 MEZAR TAHRİP EDİLDİ

    Sistematik olarak özellikle 2012’den beri neredeyse her sene çok kez saldırılar yaşanmaya devam etti. Alevilerin kapısına çarpı işareti atan ‘çocuklar’ ise nedense hiç büyümedi. Aleviler ne de çok çekmişti bu ‘çocuk işlerinden.’ Kapılara, ‘Alevilere Ölüm, Defol Alevi’ yazan bu çocuklar artık bir gece yarısı mezarlıklarda belirmişti.

    Yakın zamanda kendini hissettiren Alevilerin cenazelerine saldırı, yerini mezarları tahrip etmeye bırakmıştı. Yaşamanın da, ölmenin de cehennem ile eş değer anlama getirildiği ülke ortamında Alevilere mezarda olmak dahi suçtu. Adana ve  İstanbul’da Alevi mezarlarına başlayan saldırılar, İzmir’in Bornova ve Selçuk ilçelerinde bulunan iki mezarlıkta da devam etti.

    2013 ve 2014’te gerçekleşen bu saldırılarda Alevilere ait toplamda 62 mezar tahrip edildi.

    İZMİR’DE 7 YILDA 16 ALEVİ AİLENİN EVİ İŞARETLENDİ

    2012 yılında Adıyaman’da başlayan ev işaretleme süreçleri sırasıyla Malatya, Çorum, Aydın, Antep, Elazığ, İstanbul, Adana, Kocaeli, Bursa ve İzmir’de devam etti. Ülke genelinde 32 ayrı yerde 150’’yi aşkın ev işaretlendi. Dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesine ilişkin sorduğu soruyu, “Çocuklar bilgisayar oyunu Counter Strike’tan etkilenerek evleri işaretlemiş” şeklinde cevaplamış ve Aleviler tarafından sert şekilde karşılanmıştı.

    İzmir’de ise 2012 ve 2019 yılları arasında yaşanan 6 işaretleme vakasında, Alevi yurttaşlara ait 16 eve çarpı işareti atılarak, ‘Defol Alevi, Alevilere Ölüm, Allahu Ekber’ diye tehdit içeren yazılar yazıldı.

    İKTİDAR İLK DEFA KELAM ETTİ

    7 yıl önce gündeme gelen ev işaretleme olayları ne medya ne de iktidar cephesinde görünmezken, 2019 yılının 26 Kasım’ında Gaziemir’de bir Alevi yurttaşa ait evin duvarına çarpı işareti atılması sonrasında ülke gündeminde ilk sırayı aldı, çokça konuşuldu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziemir’deki işaretleme için, “Bu kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde tüm güvenlik teşkilatlarımız özellikle çalışmaktadır ve bunlar yakalandığı zaman da hesabı sorulacaktır” dedi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise çarpı işaretini kendi evine atılmış saydığını söyleyerek, “Biz İçişleri Bakanlığı olarak bizzat tarafız. Bu kişi bulunacak ve bedelini ödeyecek. Benim bakanlığım döneminde bu tür olaylar çok az yaşandı ama hiçbiri faali meçhul olarak kalmadı. Milletin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yok” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, polislerin olay yerinde evi işaretlenen aileye söylediği, ‘Çocuk veya sarhoşların işidir’  sözüne nedense hiç değinmeyerek ‘Alevi’ kelimesini bile kullanmadı.

    Olayın üzerinden tamı tamına 21 koca gün geçmesine rağmen hala failler ortaya çıkarılmadı.

    Pir Haber Ajans (PİRHA) olarak 2012-2019 yılları arasında İzmir’de yaşanan ev işaretlemeleri ve hak ihlallerini derledik. Olayın mağdurlarıyla yeniden iletişime geçmeye çalışarak hukuki süreçlerin nasıl işlediğini sorduk.

    İşte hak ihlalleri, yaşananlar ve hukuki süreçlerin durumu:

    16 MART 2012 / Çiğli’de Alevilerin evlerine dini broşürler dağıtıldı

    İzmir’in Çiğli ilçesi Harmandalı semtinde Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Cumhuriyet Mahallesi’nde vatandaşların evlerinin kapılarına asılı dini içerikli notlar bulundu. Notlarda İslam’a riayet edilmesi, namaz kılınması ve bunların yerine getirmeyenin müşrik sayılacağını yazılmıştı.

    Meclis’te Sivas Davası’nın 19. yılında (2012) katliamcıların avukatlığını da yapmış olan AKP milletvekili Ali Aşlık, “Orada yargılananların büyük bir kısmı, orada yananlar kadar masumdur” dedikten sonra “Çiğli’de yaşanan olayda, bir apartmanda bildiri dağıtıldı. Ve bu apartmanda yaşayanlara “Sünni’sine de Alevi’sine de aynı broşür dağıtılmış” diyerek konuyu normalleştirdi.

    Olay, Adıyaman’daki işaretlemelerden sonra yaşandı. Soruşturmalar sonuçsuz kaldı, failler bulunamadı.

    19 MART 2012 / Buca’da 5 Alevi yurttaşın evi işaretlendi

    İzmir’in Buca ilçesine bağlı Göksu Mahallesi’nde 5 Alevi yurttaşın evi işaretlendi. İşaretleri ilk olarak bir Alevi yurttaş maç dönüşünde gece yarısı fark etti. Adıyaman’daki ev işaretlemelerin ardından içinde kuşku olan yurttaş kapısında 5-6 cm büyüklüğünde bir numara gördü. Akrabalarının ve mahallede tanıdığı Alevilerin evlerini de kontrol eden yurttaş, onların da evlerinin numaralandığını fark etti. Bunun üzerine yurttaşlar, durumu polise şikayet etti. Polis, bölgede incelemeler yaptı.

    Güvenlik nedeniyle o dönem ismini vermeyen yurttaş Alevilerin Sivas davasında zamanaşımı kararından sonra döneminin Başbakanı Erdoğan’ın “hayırlı olsun” açıklaması ve Adıyaman’daki saldırı üzerine İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in “çocuklar yapmış olabilir” yorumu nedeniyle günlerdir tedirgin olduklarını ifade etmişti.

    Evi işaretlenen yurttaşın anlattığına göre saat 23.00’da kapıda herhangi bir işaret bulunmuyordu. İşaretler fark edildiğinde saat 00.30’du. İşaretlemelerin bu saatler arasında yapılmış olduğuna dikkat çeken yurttaş, “Çocuklar bu saatlerde yataklarında olur. Bu işaretleri gece yarısı, çocuklar yapmış olamaz” uyarısında bulunmuştu.

    Soruşturma her zamanki gibi sonuçsuz kaldı, failler bulunamadı.

    22 EYLÜL 2013 / Bornova’da Alevilere ait 20 mezar tahrip edildi

    İzmir’in Bornova İlçesi’nde özellikle Sivaslı Alevilere ait 20’ye yakın mezar kimliği belirlemeyen kişi veya kişilerin saldırısı sonucu tahrip edildi.

    Naldöken Mahallesi’ndeki mezarlıkta olaydan yaklaşık bir ay önce nöbetçi kulübesi ateşe verilmişti. 22 Eylül günü mezarlığa giden vatandaşlar bu kez de yakınlarına ait mezar taşlarının kırılıp tahrip edildiğini görmüş ve ihbar üzerine mezarlığa giden polis ekipleri inceleme başlatmıştı.

    Hepsi de Alevi olanların bulunduğu yaklaşık 20 mezarın zarar gördüğü tespit edilmiş ve tutanak düzenlenmişti. Saldırı aileleri öfkelendirirken, mezarlıkta toplanan Aleviler olayın siyasi olduğunu ve faillerin bir an önce bulunmasını istemişti

    Olaydan sonra Alevilere ait mezar taşlarının kırılması, Naldöken Kültür Derneği, Sivas Dernekleri Federasyonu ve İmranlılılar Derneği (İMDER) tarafından düzenlenen açıklamayla kınanmıştı.

    Kendilerine ulaştığımız aileler soruşturmanın sonuçsuz kaldığını ve faillerin halen bulunamadığını ifade etti.

    14 AĞUSTOS 2014 / Selçuk’ta Alevilere ait 42 mezar tahrip edildi

    İzmir’in Selçuk İlçesi, Zeytinköy Mahallesi’nde Aleviler’e ait olduğu belirlenen 42 mezar, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce tahrip edildi.

    290 hane, 852 nüfuslu dağ köyü Zeytinköy’deki bazı mezar taşlarının kırıldığını, mezarlara zarar verildiğini fark eden köylüler durumu jandarmaya bildirmişti.

    Saldırıya tepki gösteren köy halkı, Alevi Kültür Dernekleri Şelçuk Şubesi ve kitle örgütleri köy meydanında toplanarak mezarlığa yürümüş ve mezarlıkta yapılan açıklamayı okuyan Alevi Kültür Dernekleri Selçuk Şube Başkanı Düzgün Çelik, Alevi mezarlarına siyasi bir amaçla saldırıldığını ifade etmişti.

    Jandarma, soruşturmanın sürdüğünü belirtip, mezarları tahrip eden kişi veya kişilerin yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirmişti.

    Soruşturma sonuçsuz kaldı ve failler bulunamadı.

    10 HAZİRAN 2015 / Konak’ta DAD ve Dersimliler Derneği’nin kapısı işaretlendi

    İzmir Çankaya’da bulunan Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şubesi ve Dersim Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin bulunduğu binanın dış kapısına kimliği belirsiz kişi yada kişilerce çarpı işareti konuldu.

    Derneğe gittikleri sırada işareti fark eden dernek yöneticileri, halkların karşı karşıya getirilmek istendiğini dile getirmişti.

    Olay yerinin İzmir’in merkezinde bulunması ve güvenlik kameralarını ile denetliyor olmasına rağmen bu olayda sonuçsuz kaldı ve failler bulunmadı.

    21 OCAK 2016 / Konak’ta İmam Alevi yurttaşın selasını okumadı

    İzmir Kemeraltı Çarşısı’nda esnaf olan Alevi yurttaş V.T, hakka yürüyünce yakınları Cemevinden kaldırılacak cenaze için Kemeraltı Camii’nde sela verilmesini istedi. Kemeraltı Camii imamı ise “Alevinin selası okunmaz” diyerek isteği reddetti.

    İzmir’in Konak ilçesindeki Kemeraltı Çarşısı’nda yirmi yıldır esnaf olan Alevi olan V.T, 21 Ocak sabahı hakka yürümüş , V.T’nin çarşıdaki esnaf arkadaşları ve çalışanları Konak Müftülüğü’ne bağlı Kemeraltı Camii’nde, çarşı esnafının da ölümden haberdar olması için sela verdirmek istemişti.

    Yaşananlara ilişkin konuşan Alevi yurttaş Hasan Aslan, Kemeraltı Camii’nde Alevilere ilişkin söylenenleri daha önce de babası vefat ettiğinde duyduğunu belirterek, “Bugün yaşanan olay daha öncede benim başıma geldi. Babam aniden vefat edince bir şok yaşamıştık. Eşe dosta haber verilmesi, cenazenin kalkacağı yer ve saatin bildirilmesi için camii imamına gittik. Orada imamdan duyduğumuz ‘sağlığında hiç camiye gelmedi, Aleviler’in camide selası okunmaz’ sözü bizi ikinci bir kez daha şoka soktu. Konuyu yargıya taşıdık. Dava başlayınca da müftülükten iki kez evimize gelip şikayetimizi geri çekmemizi istediler. Biz açtığımız bu davadan vazgeçmedik ve kazandık. Aldığımız tazminatı da cemevine bağışladık” şeklinde konuşmuştu.

    Tüm bu yaşananlar karşısında cami imamı soruşturmaya tabi tutulmayarak görevine devam etmişti.

    19 EKİM 2018 / Çiğli’de Alevi ailenin evine 3 hilal çizilerek ‘Defol’ yazıldı

    Çiğli Yakakent Mahallesinde eşi ve çocukları ile birlikte yaşayan Sinan Can isimli yurttaşın kapısına Alevi ve Kürt kimliği ile siyasi görüşünden dolayı, ‘Defolun’ ve ‘Allahu Ekber’ yazılarak 3 hilal logosu çizildi.

    İki çocuğu ve eşiyle birlikte bir buçuk yıldır yaşadığı evin duvarına yazılan nefret ve tehdit ifadeleri için polise gittiğini, fakat polisin kendisine ‘Bu topraklarda yaşıyorsun. Kötü bir şey değil bunlar’ dediğini aktaran Can, daha önce de motosikletinin yakıldığını, yanığının eve de sıçradığını ve polisin bu olayın da üzerini kapattığını aktarmıştı.

    Evinin duvarına 3 hilal çizilerek ‘Defolun’ ve ‘Allahu Ekber’ yazıları yazılan inşaat işçisi Sinan Can, polisin bu gelişme karşısındaki ideolojik tutumunu  anlatarak, bu nedenle yaşadıklarına ilişkin herhangi bir suç duyurusunda bulunmak yerine basınla paylaşmayı uygun gördüğünü vurgulamıştı.

    Soruşturma sonuçsuz kaldı ve failler bulunamadı.

    22 MART 2019 / Yamanlar’da 6 Ailenin Evi İşaretlendi

    İzmir Bayraklı’da Kürt ve Alevi nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Yamanlar Mahallesi’nde 6 evin duvar ve kapıları kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çarpı ile işaretlendi.

    Kürt ve Alevilerin yoğun yaşadığı Yamanlar Mahallesi sakinleri, sabah saatlerinde evlerinin duvarlarının ve kapılarının çarpı işareti ile işaretlenmiş olduğunu görmüştü.  Toplam 6 hanenin evlerinde görülen işaret halkın tepkisine yol açmıştı.

    Yaşananlar üzerine mahalleliler  polisi araması sonrası olay yerine gelen polislerin tutanak tutarak çarpı işaretlerinin üzerlerini boyaması yurttaşların tepkisine neden olmuştu. Olayın yaşandığı gün Yamanlar’daki aileleri ziyaret HDP Milletvekili Murat Çepni ise faillerin bir an önce bulunması çağrısında bulunmuştu.

    CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, olayı meclis gündemine taşımış ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya “Polisin yeterli ve detaylı araştırma yapmaksızın duvarlardaki işaretleri sildirdiği iddiası doğru mu?” sorusunu yöneltmişti.

    Beko, olaya ilişkin “Toplumsal infial yaratacak bu gibi olaylara karşı emniyet ve İçişleri Bakanlığının daha dikkatli çalışma yapması gerekir. Mahallenin MOBESE kameraları özenle incelenmeli, deliller karartılmadan suçluların yakalanması, olayların daha fazla büyümemesi, İzmir’in ve ülkenin huzuru için sağlanmalıdır” değerlendirmesi yapmıştı.

    İletişime geçtiğimiz aileler olayın üzerinden yaklaşık 9 ay geçmesine rağmen failler hala bulunamadığını ifade etti.

    1 KASIM 2019 / Karşıyaka’da Alevi Ailenin Kapısına ‘Alevilere Ölüm’ Yazıldı

    İzmir’de yaşayan Yalçın Acar isimli vatandaşın evinin kapısına “Alevilere ölüm” tehdidi yazılarak ve çarpı işareti koyuldu.

    Kızlarını okul servisine bindirmek için kapıyı açtığında ‘Alevilere ölüm’ yazısını ve çarpı işaretini gördüğünü söyleyen Acar, kimse ile bir tartışma yaşamadıklarını ifade etmişti.

    Suç duyurusunda bulunduğunu dile getiren Yalçın Acar’a ulaşamadığımız için soruşturmanın durumunu öğrenemedik.

    26 KASIM 2019 /Gaziemir’de Alevi Ailenin Duvarına ‘Defol Alevi’ Yazıldı

    İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Yeşil Mahallesi’nde oturan Şenal ailesinin duvarına kimliği belirsiz kişi veya kişilerce, ‘Defol Alevi’ yazılarak çarpı işareti konuldu.

    Kimliği hala belirlenmeyen kişi veya kişilerce yapılan yazıyı fark eden aile karakola giderek şikayette bulunmuştu.

    Olay yerine gelen polislerin yazıları sildiğini ve kendilerine, ‘Bu iş sarhoşların veya çocukların işidir’ dediklerini aktaran Şenal ailesi, olayın çocuk işi olduğuna inanmadıklarını ve olayın takipçisi olacaklarını vurgulamıştı.

    Ajansımız PİRHA’nın gündeme getirdiği bu haber kısa sürede ülke gündeminde ilk sırayı almış ve alışkın olmadığımız bir şekilde iktidar cephesinden konuya dair açıklamalar geldi.

    Olaya ilişkin ilk olarak açıklama yapan İzmir Valisi  Erol Ayyıldız ise söz konusu mahallede Alevi vatandaşların yaşadığının öğrenildiğini belirterek, “Emniyetimizin yaptığı çalışmada yazının herhangi bir mezhepsel bir durum sebebiyle olmadığı, kavga nedeniyle asayiş olayına dayandığı değerlendirilmektedir. Konuyla ilgili idari ve adli tahkikat devam etmektedir” açıklamasında bulundu ve bu açıklama Alevi kamuoyunda tepki topladı.

    AKP Sözcüsü Ömer Çelik, olay olduğu andan itibaren tüm ilgili birimlerin konuyu yakından takip ettiğini ve olayla ilgili detaylı inceleme yapıldığını öne sürerek, “İçişleri Bakanımız konuyu bizzat takip etmektedir. İzmir Valiliği ve Emniyet birimleri azami hassasiyetle ilgilenmektedir. Dolayısıyla devlet kurumları tarafından bu meselenin ‘birkaç çocuk yapmıştır’ denilerek geçiştirildiği bilgisi kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu‘dan da, “O eve yapılan işareti, kendi evime yapılmış işaret olarak görüyorum. Arkadaşlarımız o kişiyi bulacaktır. İçişleri Bakanlığı olarak bizatihi tarafız bu olaya hukuken de tarafız. Adaletin önüne o kişi çıkacak ve bunun bedelini ödeyecek” açıklaması geldi.

    Son olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziemir’deki işaretleme için, “Bu kapılara bu işaretleri koyanların üzerinde tüm güvenlik teşkilatlarımız özellikle çalışmaktadır ve bunlar yakalandığı zaman da hesabı sorulacaktır” demiş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise çarpı işaretini kendi evine atılmış saydığını söyleyerek, “Biz İçişleri Bakanlığı olarak bizzat tarafız. Bu kişi bulunacak ve bedelini ödeyecek. Benim bakanlığım döneminde bu tür olaylar çok az yaşandı ama hiçbiri faali meçhul olarak kalmadı. Milletin huzurunu bozmaya kimsenin hakkı yok” ifadelerini kullandı.

    7 yıl önce gündeme gelen ev işaretleme olayları ne medya ne de iktidar cephesinde görünmezken, 2019 yılının 26 Kasım’ında Gaziemir’de bir Alevi yurttaşa ait evin duvarına çarpı işareti atılması sonrasında iktidar cephesinden gelen böyle açıklamalar şaşkınlıkla karşılandı.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Alevi ailenin evinin işaretlenmesine ilişkin bazı açıklamalarda “talihsiz ifadeler” ve tanımlamaların bulunduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuya ilişkin yaptığı açıklamada “Alevilik tanımı yaptığını” ve bu tanımın aslında bir “asimilasyon” olduğunu söyledi.

    HDP’li Tülay Hatimoğulları ise, İzmir, Adana ve son olarak Mersin’de Alevi ailelerin evlerinin işaretlenmesini İçişleri Bakanı Soylu’ya sormuş ve  2012’den bu yana Alevi yurttaşların evlerine benzer saldırıların olduğuna dikkat çekerek “Alevi yurttaşlara yönelik yapılan bu saldırıların failleri açığa çıkartılmış mıdır?” sorusunu yöneltmişti.

    Ajans olarak kendilerine ulaştığımız Şenal ailesi soruşturmadan herhangi bir sonucun henüz çıkmadığını ve kendilerini bir şey iletilmediğini dile getirdi.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

     

     

     

     

     

     

  • Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan ‘nefret’ yazısına tepki

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan ‘nefret’ yazısına tepki

    PİRHA –  Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir’de Alevi ailenin duvarının işaretlenmesine tepki gösterdi. Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Muharrem Erkan,  bir an önce bu ayrımcı, ötekileştirici olaya son verilmesini istedi.

    Tokat, Çorum, Amasya, Merzifon, Samsun, Ünye, Fatsa, Ordu ve Trabzon ve ilçelerinden 49 Alevi sivil toplum örgütünden oluşan Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu adına açıklama yapan Tokat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Muharrem Erkan, Alevilerin ev işaretlemelerinin arkasında yatan nedenlerin bulunup, ortadan kaldırılmasını istedi.

    Sözcü’den Mehmet Menekşe’nin haberine göre;  “Alevi evleri niçin işaretleniyor, bunun arkasında yatan sebepler nelerdir? Geçen yıllarda Alevi evlerinin işaretleyenler bulunup, gerekli cezalar verilmiş midir?” diye soran Erkan bir an önce bu ayrımcı, ötekileştirici olaya son verilmesini istedi.

    “GÜVENLİK GÜÇLERİNİN OLAYI İFA ETME YERİNE ÖRTBAS ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Geçmişte olduğu gibi yaşanan olayı “Çocuk işi, sarhoş işi” diye nitelemenin olayı hafife almak olduğunu, bu yaklaşımla gerçek faillerin bulunamayacağının altını çizen Erkan sorumluları göreve davet etti. Erkan, “Aleviler bu ülkenin asli unsurudur. Cumhuriyetin kuruluşunda da Anadolu da, yaşayan tüm canlarla beraber bedel ödeyerek bu Cumhuriyet kurulmuştur. Kendini bilmez birkaç kişinin demesiyle de bir yerlere gitmesi mümkün değildir.  Ülkemizde inanç, ırk üzerinde oy devşirme uğruna insanların kutsallarına yönelik geçmişte atılan adımlar bugün bu ve buna benzer olayları doğurmuştur. Bir daha görülmüştür ki laik devlet yapısı önemliliğini korumaktadır” dedi.

    Erkan, inceleme yapmaya gelen polislerin evi işaretlenen mağdur yurttaşa, “Alevi derneklerini aradınız mı, kimseye haber vermeyin” yönündeki sözlerine de tepki göstererek “Güvenlik güçlerinin görevini ifa etme yerine örtbas etmeye yönelik adımları ortada durmaktadır” ifadelerini kullandı.

     

  • Bursa’daki Alevi dernek başkanına ölüm tehdidi meclise taşındı

    Bursa’daki Alevi dernek başkanına ölüm tehdidi meclise taşındı

    PİRHA- PSAKD Bursa Şubesi Başkanı Ali Öztürk’ün evinin sprey boyayla boyanarak tehdit içeren yazıların yazılmasını HDP Milletvekili Ömer Öcalan İçişleri Bakanı Soylu’ya sordu.

    Önceki gün Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk‘ün Bursa Yıldırım Mahallesi’nde bulunan evinin kapısına sprey boyalarla hakaret, küfür ve ölüm tehdidi içeren yazılar yazılmıştı.

    Konuyu meclise taşıyan HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, İçişleri Bakanı Sülayman Soylu’ya yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “SİSTEMATİK HALE GELDİ”

    Alevi toplumuna yönelik kapı işaretleme, yazılama ve hakaret içeren bildiriler bırakma gibi tehdit ve gözdağı içeren saldırıların devam ettiğini kaydedilen önergede, Alevileri sindirme ve asimile etmek adına ev işaretlemelerinin geleneksel hale geldiğinin altı çizildi.

    Konuya ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’nin yaptığı açıklama hatırlatılarak, “Son olarak yaşanan bu olayda da çocukların kullanılması konunun sistematik olarak üst bir akıl tarafından yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır” denildi.

    Daha önce Malatya’da ve İzmir Yamanlar Mahallesi’nde Alevi yurttaşlara ait evlerin işaretlenmesini hatırlatılan önergede,  Her geçen gün Türkiye’nin farklı illerinde benzer saldırıların yapılmasına rağmen konu ile ilgili etkin bir soruşturmanın yapılmaması, faillerin yargılanmaması söz konusu politikanın devlet otoritelerince zımnen de olsa desteklendiğine dair şüphelere ve tartışmalara yol açtığı kaydedildi.

    “SORUŞTURMA VE KOVUŞTURMA VAR MI?”

    Bu bağlamda HDP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Soylu’ya şu soruları yöneltti;

    • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bursa Şube Başkanı Ali Öztürk’ün evine yapılan saldırı ile ilgili gözaltına alınan ve hakkında işlem yapılan şüpheli ya da şüpheliler var mıdır?
    • Son 5 yılda Alevi yurttaşlara yönelik hangi ilde kaç saldırı olmuştur? Yaşanan saldırılar ile ilgili İçişleri Bakanlığınca başlatılan veya sonuçlanan soruşturma var mıdır? Varsa sonuçlanan soruşturmaların sonuçları ve devam eden soruşturmalar hangi aşamadadır?
    • Polisin yeterli ve detaylı araştırma yapmaksızın bazı vakalarda duvarlardaki işaretleri sildirdiği ve bölgeden ayrıntılı inceleme yapmaksızın ayrıldığı iddiaları doğru mudur? Bu anlamda bakanlığınıza yapılmış bir şikâyet var mıdır?
    • Alevi yurttaşlara dair yapılan saldırılarla ilgili kamu görevlilerin ihmali olduğuna dair bir şikâyet var mıdır? Bu bağlamda açılan herhangi bir soruşturma ve kovuşturma var mıdır?
    • Genel olarak benzer olaylarda çocuklar gibi manipüle edilebilen ve yasal olarak sorumsuz kişilerin kullanılmasına dair araştırma yapılmış mıdır?
    • Söz konusu saldırılarda yasal olarak sorumsuz kişilerin seçilmesi bilinçli bir eylem değil midir? Bu konuya dair bakanlığınızca yürütülen bir çalışma var mıdır?

    (HABER MERKEZİ)

    İlgili Haber: Alevi derneği başkanının evinin duvarlarına ölüm tehdidi mesajı

  • AKP broşürlerini almayan mahallede evleri işaretlenen yurttaşlar: Tedirginiz- VİDEO

    AKP broşürlerini almayan mahallede evleri işaretlenen yurttaşlar: Tedirginiz- VİDEO

    PİRHA – İzmir’de evleri işaretlenen yurttaşların tedirginliği artarak devam ediyor. Kimi çocuğunu evde bırakıp işe gitmeye korkarken kimi de geceyi balkonda nöbet tutarak geçirdi. Bir hafta önce AKP’lilerin mahallede broşür dağıtmak istediğini ancak tepki gösterdiklerini belirten yurttaşlar, huzur içinde yaşamak istediklerini vurguladı. 

    İzmir’in Yamanlar Mahallesi’nde önceki günlerde evleri işaretlenen yurttaşlar, tedirginlik içinde yaşamlarına devam ediyor. Herkesin birbirini tanıdığı mahallede kardeşçe yaşadıklarını söyleyen yurttaşlar, mahalle sakinlerinden kimsenin böyle bir şeyi yapmayacağına vurgu yaptı.

    seçim öncesi bu gibi provokasyonların yapılmasına dikkat çekti.

    Mahallede yaşayanlardan kimi çocuğu evde kaldığı için tedirginlik yaşarken kimisi de geceyi sabaha kadar balkanda nöbet tutarak geçirdi. Olaya tanık olan ve tedirginlik yaşayan yurttaşlar PİRHA’ya konuştu.

    Cemile Yerdut 30 yıldır Yamanlar Mahallesi’nde yaşıyor. Çorum’dan göç edip İzmir’e  yerleşen Yerdut ailesinin evi önceki günlerde kapıları işaretlenen evlerden biri. Cemile Yerdut, Daha önce böyle şeyler yaşamadığını Maraş, Çorum ve Malatya’da kapı işaretlemelerinin olduğunu duyduğunu ancak bunu ilk defa yaşadığını söyledi.

    Olayın yaşandığı günü anlatan Cemile Yerdut, “Sabah saat 7’de kalktık, komşumuz spora giderken fark etmiş. Polisleri gördüm, muhtarın yanına geldim. Ne oldu diye sordum. Kapılara işaret konulduğunu söyledi ve o an fark ettim kapıların işaretlendiğini” dedi.

    “RÜZGARIN NEREDEN ESTİĞİ BELLİ”

    AKP’nin bir hafta önce mahallede broşür dağıtmaya çalıştığını ancak bunu istemediklerini söyleyen Yerdut, “AKP bir hafta önce gelip broşür dağıttı. Biz istemedik. Bize ‘şunu, bunu yapacağız’ dediler. Biz de dedik ki, ‘bizim ona karnımız tok. İnsanlar açlıktan ölüyor. İş  yok, ekmek yok herkes evinde oturuyor. Açlık ve sefalet içinde yaşıyor. Biz artık dolduk taştık’ dedik. Yani istemedik” diye konuştu.

    AKP’nin gelmesinden bir hafta sonra evlerinin işaretlendiğini hatırlatan Cemile Yerdut, “Günahlarını almayayım ama rüzgarın nereden estiği belli” dedi.

    Yerdut, kapılarının işaretlenmesinden tedirginlik duyduğunu, eşinin sabaha kadar balkanda oturduğunu söyledi. Can güvenliğinin olmadığını söyleyen Yerdut, ‘neden böyle oldu, bir daha mı olacak?’ endişesini yaşadığını belirtti.

    “İNSANLARIN EVİNDE HUZUR KALMADI”

    Seçimlerin yaklaşmasından dolayı tehditlerin yapıldığının altını çizen Cemile Yerdut, “İnsanların evinde huzur kalmadı” dedi. Yerdut, son olarak Kürt Alevi yurttaş olarak barış içinde yaşamak istediklerini  kaydetti.

    “BARIŞ, ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ İÇİNDE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Maraş Elbistan’dan göç edip Yamanlar Mahallesi’ne yerleşen Sevgülü Taşar, 30 yıldır bu mahallede yaşıyor. Mahallede kardeşçe yaşadıklarını söyleyen Taşar ailesinin de içinde oturduğu apartmanın girişine işaretleme yapılmış.

    Olay gününü anlatan Taşar, şimdiye kadar böyle şeyleri yaşamadığını, “Kara Maraş’ta,  Malatya’da böyle şeylerin yaşandığını duyduk ama ilk defa yaşıyoruz. Korktuk ve tedirgin olduk” ifadelerini kullandı.

    “YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLİYORUZ”

    İnsanların birbirinden kin ve nefret söylemleriyle ayrıştırıldığını belirten Taşar, komşularıyla iyi geçindiğini ancak devletin ayrıştırdığını söyledi. Yıllardır çocuklarının bu sokaklarda oyunlar oynadığını böyle şeyleri yaşamadığının altını çizerek yetkililerden konu hakkında açıklama beklediklerini kaydetti.

    “BUNU KORKUTMAK VE İNSANLARI BİRBİRİNE DÜŞÜRMEK İÇİN YAPTILAR”

    Bingül Akdoğan doğma büyüme bu mahallede yaşıyor. Akdoğan, sabah uyandıklarında evlerinin işaretlendiğini gördüğünü ve rahatsız olduklarını kaydetti.

    Yapılanların korku amaçlı yapıldığınının ancak bunun kendilerini daha çok cesaretlendirdiğinin altını çizen Akdoğan, “Polisler gelip inceleme yaptı. Daha sonra işaretleri kapatıp gittiler” dedi.

    Bingül Akdoğan, ev işaretlemelerini mahalleden birinin değil dışarıdan birinin yaptığını söyleyerek şöyle devam etti;

    “Mahallede böyle şeylerin olması imkansız. Böyle şeyler hiç görmedik. Amaçları ne bilmiyorum ama altı üstü bir belediye seçimi. Yıllardır herkes bilir HDP’ye ve CHP’ye oy verdiklerini. Bunu yapan mahallemizde bir altta bir üstte oturan insanlar değil. Çünkü yıllardır biz bu mahallede yaşıyoruz ve öyle sorunlarımız hiç olmadı. ‘Sen sağcısın’ diye bir kavgamız olmadı. Bunu yapanlar dışarıdan gelip yaptılar. Bunu korkutmak amacıyla yaptılar. İnsanları birbirine düşürmek için yaptılar.”

    “BAŞIMIZDAKİ ÖNCE KENDİ ZİHNİNDEKİ TERÖRİSTİ YOK ETSİN”

    “İnsanlar arasındaki kutuplaştırmayı başımızdaki yapıyor” diyen Akdoğan, “Çünkü herkesi terörörist olarak ilan etti. CHP, HDP’ye yol verenler, hep terörist olarak ilan etti bizleri. Ama bizler terörist değiliz bizler birer insanız. İlk önce kendi zihnindeki terörü, teröristi yok etsin ondan sonra insanlara nasıl davranacağını öğrensin” diye konuştu.

    Bingül Akdoğan, son olarak herkesin barış içinde yaşamak istediğini söyledi.

    “TORUNLARIM KORKMASIN DİYE ONLARA SÖYLEMEDİM”

    Maraş Elbistan’dan 40 yıl önce göç edip Yamanlar Mahalesi’ne yerleşen Esma Akgül, büyük bir tedirginlik yaşadığını, bunu torunlarının korkmaması için onlara söylemediğini aktardı.

    Daha önce Maraş ve Malatya’da bunların yaşandığını hatırlatan Akgül, “Alevilik kötülük istemez. Kötülük hep onlardan geliyor. Barış istiyoruz, kötülük istemiyoruz. Biz kardeşiz ve Türkiye’de yaşıyoruz” dedi.

    “OĞLUM VE EŞİM EVDE TEDİRGİNLİKLE İŞE GİDİYORUM”

    Esma Akgül’ün oğlu Ergün Akgül de olayın tanıklarından. 4 yaşında çocuğunun olduğunu ve tedirginlikle işe gittiğini söyleyen Akgül,  mahallenin daha önce Marş Mahallesi olduğunu ve Kürt Alevi yurttaşların yaşadığını belirtti.

    “MARAŞ ZULMÜNDEN KAÇIP BURALARA GELDİK”

    Yerel şeçimleri kaybedeceklerini anladıkları için böyle korkutma girişimlerinde bulunduklarını belirten Ergün Akgül, daha önce babasının evinin yandığını ve dükkanlarının soyulduğunu söyledi. Alevilere ve Kürtlere yapılan bu zulümlerin son bulmasını istediğini aktaran Akgül, “1970’li yıllarda Maraş Katliamı’ndan zulüm gördük. Kaçıp buralara geldik. Buradan daha nereye gitmemiz gerekiyor?” diye sordu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Alevilere yönelik hak ihlalleri bu yıl da artarak sürdü

    Alevilere yönelik hak ihlalleri bu yıl da artarak sürdü

    PİRHA- Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü. Alevilerin 2016’ın 10 Aralık’ından bu yana uğradığı hak gasplarını derledik. Eğitimdeki gericileşmeden ev işaretlemelerine, baskın, gözaltı ve yasaklardan KHK mağduriyetlerine kadar Aleviler pek çok haklarından yoksun bırakıldı.

    Alevilere yönelik asimilasyon, baskı, ayrımcılık tüm hızıyla devam ediyor. AKP iktidarı dönemiyle daha da artan asimilasyon politikalarına karşı Alevilerin yargıya taşıdığı davalar sonuçlandı. Ancak iktidar mahkeme kararlarını da yerine getirmiyor. Cemevlerine ibadethane statüsü verilmemesi, Alevi çocukların zorunlu din dersinden muaf tutulmaması en önemli bir hak ihlali olarak devam ediyor.

    10 Aralık İnsan Hakları Haftası başlarken, Alevilerin 1 yıl içinde yaşadığı hak ihlallerini derledik.

    EĞİTİMDE HAK İHLALİ

    AKP hükümeti yeni eğitim müfredatı ile Alevi öğrenciler üzerindeki dinci gerici baskıyı giderek artırdı. Zorunlu din dersi dayatması sürerken din dersinde Alevilik müfredattan tamamen kaldırıldı ve cihat kavramı okutulmaya başlandı.

    Ders kitaplarında, Alevilikte cem yürütülürken gerçekleşen ibadetin en önemli aşamalarından biri olan semah ise halk oyunu olarak gösterildi. Aleviler bunu asimilasyonun en önemli bir parçası olarak gördüklerini söyleyerek müfredattaki bu değişiklikleri yaptıkları açıklamalarda kınadılar. Okullar açıldıktan sonra ise Alevi Bektaşi Federasyonu ve Eğitim -Sen öncülüğünde bu eğitim müfredatına karşı İstanbul Kartal Meydanı’nda ‘Bilimsel, laik, anadilde eğitim” talebiyle miting gerçekleştirdiler.

    EV İŞARETLEMELERİ, BASKINLAR, GÖZALTILAR, TUTUKLAMALAR

    Aleviler yaşadıkları bölgelerde baskılara maruz kalmaya devam etti. Özellikle son birkaç ay içinde ardarda yaşanan ev işaretlemeleri, baskınlar Alevilerde endişe yarattı. Onlardan bazıları şöyleydi:

    • Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde Cemal Gürsel Mahallesi’nde Alevilere ait 13 ev kırmızı boya ile işaretlendi.
    • Adana’da Arap Alevilerin yaşadığı Alihocalı köyündeki mezarlar tahrip edildi.
    • İstanbul Bahçelievler’de bir yıl önce kimliklerinden İslam ibaresini sildiren bir ailenin kapısına X işareti konuldu. Kapının yanına da “defol dinsiz” yazılarak üç hilal ve çarpı işareti konuldu.
    • Malatya ve İstanbul’un ardından Alevilerin çoğunlukta yaşadığı Manisa’nın Hafsa Sultan Mahallesi’ndeki bir evin duvarına çarpı işareti konuldu.
    • İstanbul Sultangazi’deki Habipler Cemevi’ne ibadet sırasında saldırı düzenlendi. Cemevinin camı taşla kırılarak, cemevine içinde ateş bulunan kova atıldı. Cemevinde hasar oluştu.
    • İstanbul’da yapımı devam eden Armutlu Cemevi’ne sabah saatlerinde polis hiçbir gerekçe göstermeden kapısını kırarak arama yaptı.
    • Dersim Dernekler Federasyonu (DEDEF) Yönetim Kurulu Üyesi 7 kişi, Bursa Dersimliler Derneği Başkanı Hediye Zengin, Demokratik Alevi Derneği Ankara Mamak Şube Başkanı Hasan Altun sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı.
    • Mersin’de gözaltına alınan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İl yöneticisi Hasret Vurucu ve Gençlik Komisyonu üyesi Duygu Canıtez örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandı.

    YASAKLAR…

    15 Temmuz darbesinin ardından ilan edilen OHAL Alevilerin yaşamlarını daha da zorlaştırdı. Alevilerin yaşadıkları ilçe, köyler ve yaylaları özel güvenlik bölgeleri veya yasaklı bölge ilan edildi. Yazın yaylalarına gidemeyen köylüler, güvenlik bölgelerinde olduğu gerekçesiyle inanç merkezlerinde de ibadet edemediler.

    OHAL nedeniyle her yıl geleneksel olarak Alevi bölgelerinde düzenlenen Dersim’de Munzur Kültür Festivali ile Adıyaman’da Höbek Baba ile Aziz Dede anma etkinlikleri, Koçgiri’de Cogi Baba Festivali, Erzincan’da Zerban İnanç ve Külltür Festivali yasaklandı.

    DERSİM’DE BOMBARDIMAN VE ORMAN YANGINLARI

    Dersim özelinde ise oluşturulan özel güvenlik bölgelerindeki askeri operasyonlar sonucu binlerce hektarlık alanlar küle döndü. Haftalarca güvenlik gerekçe gösterilerek halkın da müdahalesine izin verilmedi. Yüzlerce hayvan telef olurken, bölgede kimi yaşayanlar ise göç etmek zorunda kaldı. Türkiye ve Avrupa’da orman yangınlarına ilişkin Alevi kurumları, siyasi partiler, çevre örgütleri eylemler düzenledi. HDP Milletvekili Alican Önlü konuyu meclise taşıdı. Tüm girişimler sonucunda haftalar sonra yangına müdahale edilebildi.

    Dersim’de ayrıca Nazimiye’ye bağlı Uzun Tarla (Han) köyünün bombalanması sonucu yaşamını yitiren bir yurttaşın daha naaşı Tunceli Cemevi tarafından kabul edilmedi. Köyde yaşayan Ercan Güneş ile birlikte OHAL boyunca Dersim’deki askeri operasyon ve bombardımanlarda 5 kişi yaşamını yitirdi.

    ALEVİLERİN SESİ TV10’UN MAL VARLIĞI SATILDI

    OHAL’in ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile kapatılan medya kuruluşları arasında bulunan Alevilerin Sesi TV10’un mal varlıkları ise TMSF tarafından ihale yoluyla satıldı.

    Mal varlıkları ihale yoluyla satışa çıkarılmasının ardından TV10 Yönetimi’nin OHAL Komisyonu’na başvurusu ise “KHK listesinde adı yok” denilerek reddedildi.

    Ayrıca, TV10’da “Hak Yolu” programının yapımcısı ve sunucusu Gazeteci Diren Keser hiçbir gerekçe gösterilmeden 13 gün boyunca gözaltında kaldı. TV10’un çalışanları ise kapatıldığından bu yana her hafta Cumartesi Galatasaray Meydanı’nda eylem yapıyor.

    İHRAÇ, İŞTEN ÇIKARMA, DAVALAR

    Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltı, tutuklama, ihraç ve işten atmalar ise Aleviler üzerinde de devam etti. 686 sayılı KHK ile pek çok akademisyenin ve Eğitim-Sen’li öğretmenlerin çoğunluğu Aleviydi.

    Eğitimciler Şıh Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Songül Tunçdemir onlardan biriydi.

    İzmir Aliağa Cemevi Dedesi Baba Mansur Ocağından Pir Gökmen Savak ise çalıştığı İzmir Aliağa Belediyesi’nden sosyal medya üzerinden MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi eleştirdiği için keyfi olarak işten çıkarıldı.

    İşinden ihraç edildikten sonra açlık grevine başlayan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek veren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri ve üyeleri hakkında dava açıldı.

    Ankara Tuzluçayır’da bulunan Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği ve Cemevi’nin  ‘Nuriye ve Semih için Mamak Dayanışması’ eylemine ise polis saldırdı.

    UĞUR KURT, BERKİN ELVAN…

    İstanbul Okmeydanı’nda cemevi bahçesinde beklerken polis kurşunuyla hayatını kaybeden Uğur Kurt’un ölümüyle ilgili İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanık polis Sezgin Korkmaz’a ‘taksiren ölüme sebebiyet vermek’ suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Daha sonra hapis cezası, 12 bin 10 TL adli para cezasına çevrildi.

    Gezi Direnişi sırasında 15 yaşındaki Berkin Elvan’ın katledilmesine ilişkin açılan davada mahkeme, “kaçma şüphesinin bulunmaması” nedeniyle sanık polisin tutuksuz yargılanma halinin devam etmesine ve tanıkların dinlenmesine karar verdi.

    SİVAS DAVASI’NDA FİRARİ SANIKLAR BULUNAMADI

    2 Temmuz 1993’te 35 kişinin yakılarak öldürüldüğü Madımak Katliamı Davası’nda bir ilerleme kaydedilemedi. Haklarında yokluğunda tutuklama kararı bulunan sanıkların yakalanması için emniyet ve diğer kurumlara yazılan müzekkerelere cevap verildi, sanıkların yakalanamadığı bildirildi.

    Davada zaman aşımı söz konusu olurken, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan Kadir Topbaş’ın istifası sonrası boşalan koltuğa Sivas davası sanık avukatlarından Mevlüt Uysal getirildi. Aleviler, Uysal’ın ödüllendirildiğini belirterek tepki gösterdi.

    DERSİM VE MARAŞ ANMALARI’NDA CEZA

    Dersim Katliamı’nda idam edilen Seyit Rıza ve arkadaşları ölümlerinin 80. yılında da anıldılar. Anmalarda yıllardan beri yineledikleri talepler hala bir karşılık bulmuş değil. Bunun yanı sıra Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin anmasına katılanlara ceza kesildi. Dersim Katliamı’nın 80. yılında Seyit Rıza Meydanı’nda bir araya gelen Dersimlilere OHAL yasalarına uymadıkları ve bu nedenle kabahat işledikleri gerekçesiyle 227 lira para cezası verildi. Ceza alanlar arasında Dersim Araştırmaları Merkezi yöneticilerinden sanatçı Ferhat Tunç da bulunuyor.

    Öte yandan Maraş Katliamı’nı protesto sırasında yaptığı konuşmada Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker’e de hapis cezası verilmişti.

    HATUN TUĞLUK’UN CENAZESİNE SALDIRI

    Kocaeli’de Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine ırkçı saldırı düzenlendi. Saldırının ardından cenaze mezardan alınarak memleketi Dersim’de toprağa verildi. Ankara’da yaşamını yitiren ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan saldırıyla ilgili açılan davada, tutuklu 3 saldırgan tahliye edildi. Dava duruşmasında olay günü orada bulunan 12 polisten kimi olayı hatırlamadıklarını iddia ederken, tamamına yakını ‘biz olayı görmedik’ yönünde ifade verdiler.

    IŞİD TEHDİTİ

    Ankara Valiliği, IŞİD’in Dikmen’de sivil toplum kuruluşlarını hedef alan saldırı hazırlığında olduğunun tespit edilmesinin ardından Alevi kurum başkanlarını valiliğe çağırdı. IŞİD’in hedefinde olduğu iddia edilen cemevleri için güvenliğin artırılması kararı alındı. Saldırı ihtimali gerekçe gösterilerek Adana, Mersin, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok cemevinin girişine polis noktası (karakol) kuruldu.

    Bu güvenlik bahane edilerek PSAKD’nin Ankara’da bulunan tüm  şube başkanları, Maraş Terolar’da yapılan AFAD kampına ilişkin yayınladıkları bildiri nedeniyle Tuzluçayır Polis Karakolu’nda ifade verdiler.

    CEMEVİNE DE KAYYIM ATANDI

    Bayraklı Belediyesi, İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne ait düğün salonuna müdahale ederek yıktı.

    Öte yandan İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevi’ne İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu defa kayyım atandı, dernek üyeleri tarafından kabul edilmeyince geri çekildi. Bundan bir süre sonra da İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Aziz Kocaoğlu cemevine el koyup kayyım atayacağı tehdidinde bulundu.

    CEMEVLERİNİN ELEKTRİK GİDERLERİ…

    İstanbul’da bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı “Aleviliğin ibadethane yeri olan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinden karşılanması” için açtığı davayı kazanmıştı. Mahkemenin “Dava sonuçlanıncaya kadar BEDAŞ hiç bir işlem yapamaz” tedbir kararına rağmen BEDAŞ, İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Cemevi’nin elektriklerini kesme girişimini sürdürüyor. BEDAŞ, cemevine ihtarname gönderdi.

    İstanbul Sütlüce’de AKP İl binası ve Hilton Otel arasına sıkıştırılmış 600 yıllık Karaağaç Dergahına 15 yıldır elektrik verilmiyor. Dergaha gelenler gazlı lüks lambası ve yakılan mumlar eşliğinde cem olup semah dönüyorlar.

    ALEVİLERE YÖNELİK HAK İHLALLERİNDEN BAZILARI

    • Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Alevilerin yaşadığı Terolar köyünde bölge insanının karşı çıkmasına rağmen inşa edilen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na (AFAD) bağlı 27 bin kapasiteli kamp, köylüleri mağdur etmeye devam ediyor. Artık evlerinin değil bahçe kapılarını dahi gündüz vakti kilitlemek zorunda kalan halk, hala kanalizasyon sorununun giderilmemesinden de şikayetçi.
    • Mersin Akdeniz Belediyesi’nin geçtiğimiz yıllarda açtığı Demokrasi ve Kardeşlik Parkı’nda yer alan Madımak Şehitleri anıtındaki isim plaketleri 28 Ocak günü kimliği belirlenmeyen kişilerce söküldü.
    • 18 ocak günü Diyarbakır’daki bombalı saldırıda yaşamını yitiren dört polisten biri olan Şenali Ocak’ın cenazesinin cemevinden kaldırılmasına izin verilmedi.
    • Amasya Merzifon’a bağlı Oymaağaç Köyü’nde cami-cemevi Alevi kurumlarının tepkisine rağmen açıldı.
    • Isparta’nın Senirkent ilçesine bağlı Uluğbey köyünde Alevi inanç merkezine mermer ocağı ruhsatı verildi.
    • Diyarbakır’daki Alevilere cemevi tahsis eden dönemin belediye başkanı Osman Baydemir’e bu nedenle ‘6 aydan 2 yıla kadar hapisle yargılanması’ için fezleke düzenlendi.
    • Hacı Bektaş Veli Dergahı’na yapılacak abdesthane projesi iptal edildi, ödenek geri çekildi.
    • İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sancaktepe Şubesi 4 yıldır bir dükkanın deposunda etkinliklerini ve ibadetlerini yapıyorlar.
    • Almanya’nın Mannheim kentinde bulunan Helena Lange Meslek Okulu’nun tuvaletinin kapılarına Alevilere yönelik nefret yazıları yazıldı. Yazıyı fark eden bir öğrenci Mannheim Cemevi’ne başvurdu. Cemevi yönetimi, okul yönetimine ve savcılığa başvurarak suç duyurusunda bulundu.
    • Tokat’a bağlı 400 Alevi köyünden biri olan Hubyar Köyü’nde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’ne Tokat Vakıflar Müdürlüğü tarafından el konuldu. Mülkiyet mücadelesinde müştemilatın 8 parseli için yapılan duruşma Hubyar köyü muhtarı lehine sonuçlandı.
    • Akdeniz Üniversitesi (AÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Harun Gümrükçü, kendisi ve öğrencilerine mobbing uygulandığını ileri sürdü. Gümrükçü, “Ailesi Alevi olan bir öğrencimizin bilimsel proje çalışması aylardır engelleniyor” dedi.
    • HES’ler Tokat’taki Yeşilırmak boylarındaki Alevilerin doğasını ve ibadet yerlerini yok ediyor.

    Sevim KAHRAMAN/İSTANBUL

  • ABF Yöneticisi Aslan: AKP’nin nefret söylemleri Alevilere saldırılara zemin hazırlıyor

    ABF Yöneticisi Aslan: AKP’nin nefret söylemleri Alevilere saldırılara zemin hazırlıyor

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan, Malatya’da Alevi ailelerinin işaretlenmesi ve Adana’da Alevilere ait mezarların tahrip edilmesini PİRHA’ya değerlendirdi. Aslan, Alevilere saldırıların tesadüf olmadığını belirterek, AKP’ hükümetinin nefret söylemlerinin saldırılara zemin hazırladığını kaydetti.

    Malatya Cemal Gürsel Mahallesi’nde oturan Alevilerin evlerinin işaretlenmesinden kısa süre sonra Adana’da Arap Alevilerin yaşadığı Alihocalı köyündeki mezarların tahrip edilmesi Alevi toplumunun büyük tepkisini çekti.

    MALATYA VE ADANA’DAKİ SALDIRILAR TESADÜF DEĞİLDİR

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Fazlı Aslan, “Bu olaylar tesadüf değildir ve toplumsal kesimleri birbirine düşman etme çabası var” dedi.

    “Alevilere yönelik saldırılar periyodik olarak olarak devam ediyor” diyen Aslan şöyle konuştu:

    “Malatya ve Adana da yaşanan olaylar asla tesadüf değildir. Uzun zamandır Malatya’da toplumsal kesimleri birbirine düşman etme çabası var. Hatırlayacağımız gibi Zirve Yayınevi 18 Nisan 2007’de biri Alman ikisi Türk vatandaşı hunharca vahşice katledildiler. Yine Malatya Sürgü beldesinde 9 Ekim 2012 tarihinde Ramazan’da Alevi bir aileye linç girişimi yapıldı. Daha da acısı bu aile hakkında dava açıldı, aile beldeyi terk etmek zorunda kaldı. Ev işaretlemeleri Malatya’da yeni bir şey değil tabi ki. 38 yıl önce de 18 Nisan 1978 tarihinde 3 gün süren olaylarda 8 can katledildi. Alevilere yönelik bu tür saldırılar ülkenin tarihi incelendiğinde periyodik olarak devam ediyor.”

    SİYASET ZORA GİRDİĞİ ZAMAN ALEVİLERE SALDIRI OLUYOR

    “AKP’nin kimliklere, inançlara ve cinsiyetlere yönelik nefret söylemi bu olaylara zemin hazırlıyor” diyen Aslan şunları belirtti:

    “Alevilere yaşam alanlarına, kutsal mekanları ve mezarlarına saldırılar devamlı gerçekleşiyor. Bu ülkede ne zaman ekonomi ve siyaset zora girse Alevilere yönelik saldırılar oluyor. Hem ekonomide hem de siyasette, ülkede şu an ciddi sorunlar ve açmazlar var. Şu an ülkede bu şartlar oluşmuştur. O yüzden Aleviler, kurum yöneticileri ve kanaat önderleri çok dikkatli olmalıdır. Asimilasyoncu, ayrımcı uygulamaları ile bilinen AKP hükümetinin Suriye politikasının çökmesi nedeniyle Aleviler ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Aleviler AKP’nin 15 yıllık iktidarı döneminde özellikle kimliklere, inançlara, cinsiyetlere yönelik kin ve ayrımcı dili bu olaylara zemin hazırlıyor.”

    “TEK CAYDIRICI ŞEY GÜÇ BİRLİĞİMİZDİR”

    “Olaylar tıpkı diğerleri gibi çocukların üzerine bırakılacak” diye konuşan Aslan şu çağrıda bulundu:

    “39 yıl önce Maraş Katliamı’nda ev işaretlemeleri her Alevinin hafızasındadır. Yine Malatya ve Adana’da yaşanan saldırıları, tıpkı diğer olaylarda olduğu gibi çocuklar ya da akli dengesi yerinde olmayan birilerine yükleyecekler. Biz bu filmi defalarca izledik. Toplum olarak buna karşı yapacağımız en doğru şey asla provokasyona gelmemiz ve daha fazla örgütlenerek, Alevi kurumlarımıza sahip çıkarak birlik beraberliğimizi sağlamaktır. Bunlara karşı tek caydırıcı şey güç birliğimizdir asla unutmayalım.”

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • PSAKD Genel Merkezi:” Saldırılara karşı ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım!”

    PSAKD Genel Merkezi:” Saldırılara karşı ‘bir olalım, iri olalım, diri olalım!”

    PİRHA – Malatya’da 13 Alevi ailenin evlerinin kırmızı boyayla işaretlemesine ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. “İyi çocuklar” yine iş başında açıklaması yapan PSAKD, “Evet ülkemizde yaşadığımız evlerin kapıları işaretleniyor, ölüm tehditleri, katliam provaları yaşamaya devam ediyoruz. Ama bilinmelidir ki; Korkmuyoruz!” dedi.

    PSAKD Genel Merkez yazılı açıklama yaparak Malatya’da yaşanan ev işaretlemelerine tepki gösterdi. “İyi çocuklar” yine iş başında denilen açıklamada şunlara yer verildi;

    ” Maraş Katliamında katledilen canlarımızı anma hazırlıkları yaptığımız şu günlerde, Malatya’da Alevi canlarımızın yoğunlukta yaşadığı Cemal Gürsel mahallesinde dün gece evlerimiz kırmızı çarpı işareti ile işaretlenmiştir. Maraş Katliamında da kullanılan bu işaretin evlerimizin kapısında görmek bizleri şaşırtmamıştır.Ve bu işaretler ilk kez görmüyoruz. Daha önce Erzincan’da, Antep’te ve Adıyaman’da gördük. Yaşadıklarımıza artık Şaşırmıyoruz!
    Adıyaman’da kapı işaretlenmeleri sonrası dönemin İç İşleri Bakanının dedikleri hala zihnimizdedir.Dönemin bakanı ’Kapı işaretlemelerini çocuklar yapmış..’ diyerek olayı sıradanlaştırmıştı. Ardından kamera kayıtları silinerek failler korunmuştu. Evet ülkemizde yaşadığımız evlerin kapıları işaretleniyor, ölüm tehditleri, katliam provaları yaşamaya devam ediyoruz. Ama bilinmelidir ki Korkmuyoruz!”

    ” SALDIRILARA KARŞI ‘BİR OLALIM,İRİ OLALIM,DİRİ OLALIM!”

    Malatya’da, 13 evin kapısını işaretleyenler, tıpkı daha önce olduğu gibi yine bulunamayacak, cezalandırılamayacak ve ilk olmadığı gibi bu işaretlemeler son işaretlemede olmayacak.Çünkü bu bu çocuklar bu işaretleri güvendikleri yerlerden alıyorlar” denilen açıklamada şunlara işaret edildi;

    “Bu çocukların egemenlerin dediği şekilde ‘öfkeli çocuklar’ ise biliyoruz ki onları için zaten hukuk ve yasa yolları işlemeyecek. Tıpkı Suruç, Ankara Tren Garı katliamlarında olduğu gibi. Bu tarz saldırılara karşı yapılacak tek bir çözüm yolu var oda Alevi toplumunun tüm unsurlarının, yerellerdeki demokrasi güçlerinin yaşam alanlarına yapılacak saldırılara karşı Hünkar Hacı Bektaş-i Veli’nin dediği gibi ‘Bir olalım,İri olalım,Diri olalım.!’ sözüyle hareket etmektir.Faşist gerici saldırılara karşı örgütlenmektir. Alevi toplumuna yönelik bu tarz saldırılar son bulana kadar, saldırganlar, arkalarındaki karanlık güçler, siyasi destekçileri açığa çıkana kadar bu yaşananların takipçisi olacağız.”

    HABER MERKEZİ

  • Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesi yarın PSAKD öncülüğünde protesto edilecek

    Malatya’da Alevi evlerinin işaretlenmesi yarın PSAKD öncülüğünde protesto edilecek

    PİRHA – Malatya’nın Paşaköşkü Mahallesi’nde dün gece saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından 13 Alevi ailenin evinin kapısına kırmızı boyayla çarpı işareti konuldu. Saldırıya ilişkin yarın PSAKD Malatya ve Ören Şubeleri öncülüğünde demokratik kitle örgütleri ve siyasi partiler tarafından kitlesel basın açıklaması yapılacak.  

    Malatya’nın Paşaköşkü Mahallesi’nde dün gece saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişiler tarafından 13 evin kapısına çarpı işareti konuldu. Mahalle sakinleri sabah uyandıklarında kapılarının önünde kırmızı renkte çarpı işareti gördü. Evleri işaretlenen ailelerin tedirginlik yaşadığı öğrenildi.

    Pirsultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) tarafından yapılan açıklamada, “Malatya ve Ören şubeleri olarak olayın takipçisiyiz. Demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerle yarın saat 12.00’da olayın yaşandığı mahallede geniş katılımlı basın açıklaması yapacağız. Açıklama ile yetinmeyip faillerin açığa çıkarılması için gereken çalışmaları yapacağız. Biz bu tür taciz ve sindirme girişimlerini daha önce de gördük. Yılmayacağız, boyun eğmeyeceğiz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)