Etiket: ev işaretlenmesi

  • İHD Mersin Şubesi: Alevilere yönelik ayrımcı politikaya son verin-VİDEO

    İHD Mersin Şubesi: Alevilere yönelik ayrımcı politikaya son verin-VİDEO

    PİRHA-İHD Mersin Şubesi, Mersin’de bir ailenin evine ‘Kürt Alevi Defol’ yazısının yazılmasını, ayrıştırıcı, ırkçı, ötekileştirici politikaların sonucu olduğuna dikkat çekerek, faillerin bulunup, olayın tüm ayrıntılarıyla açığa çıkartılması çağrısında bulundu.

    Alevi toplumuna dönük nefret söylemi ve evlerinin işaretlenmesi şeklindeki saldırılar devam ediyor.

    Mersin’in Yenişehir ilçesine bağlı Menteş Mahallesi’nde geçen hafta Apartman görevlisi olarak çalışan Engin Arici adlı yurttaşın kapısına ‘Kürt Alevi Defol’ yazısı yazıldı.

    Evlerin işaretlenmesinin ardından Mersin Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İncele Bürosu tarafından inceleme yapılırken, evin etrafında bulunan kameralara incelenmek üzere el konuldu. Kamera kayıtlarını inceleyen polisin işaretlemeyi yapan kişi ya da kişilere kamera kayıtlarında rastlanmadığı bilgisini paylaştı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, konuya dair dernek binasında basın açıklaması yaptı. Alevi kurum temsilcilerinin yanı sıra emek ve demokrasi bileşenlerinin destek verdiği açıklamayı Bekir Sıtkı Keçeci okudu.

    “SALDIRI, AYRIŞTIRICI, IRKÇI, ÖTEKİLEŞTİRİCİ POLİTİKALARIN SONUCU”

    Keçeci, izlenen ayrıştırıcı, ırkçı, ötekileştirici politikaların sonucu olarak Alevilerin evlerine çarpı (X) işaretleri  konulduğunu, okullarda baskıcı davranışlara maruz bırakıldığını ve  nefret diliyle ötekileştirici uygulamalara tabii tutulduğunun altını çizerek,  bu saldırıların  ne ilk ne de son olmayacağını belirtti.

    Selçuklu ve Osmanlı tarihi boyunca süren katliamların hedefi olan Alevilerin, bu gelişmeler karşısında tedirgin olmasının acı bir tarihsel hafızanın varlığına işaret eden Keçeci, “Zira o zihniyet hâlâ dipdiri ve tarihsel sürecinde sürgünlere, katliamlara,  ötekileştirmeye maruz kalan Alevilere ve Kürtlere yönelik egemen asimilasyoncu politika devam etmektedir” dedi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK BASKI DEVAM EDİYOR”

    Keçeci, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevi köylerine camii yapılmakta, okullarda din dersi  dayatılmakta ve okul çocuklarının egemen dile-davranışa uygun olarak kendi okul ve/ya sınıf arkadaşlarına; ‘’neden din dersine girmiyorsun, niçin kuran kursuna katılmıyorsun?’’  diyerek, ötekileştirici dille baskı uyguladıkları kamuoyuna yansımaktadır. Bu davranışların öznesi olan çocukların ne tür bir travma yaşayacağı unutulmamalıdır. Yine Alevilerin ve Kürtlerin, ayrımcı, ötekileştirici ve nefret diline uygun olarak  mahalle baskısına maruz kaldığı ve çalışma hayatında mobinge uğradığı herkesin malumu.”

    “ARAŞTIRMA SONUÇLARI KAMUOYUYLA PAYLAŞILMALIDIR”

    Hakim olan ırkçı, şovenist, ötekileştirici politikalara son verilerek, toplumsal barış sağlanması çağrısında bulunan Keçeci, “Mersin ilimizde yaşayan, Adıyamanlı Kürt-Alevi aileye yapılan bu saldırgan tutum da, güvenlik kuvvetlerince ayrıntılı olarak araştırılmalı, kamera kayıtları incelenmeli ve bir bütün olarak araştırma sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Biz insan hakları savunucuları olarak, her türden ırkçı, ayrımcı, ötekileştirici politikalara karşı çıkacak, olayları araştırıp-raporlaştıracak, gerekli hukuki süreci  başlatacak ve ısrarla bu hukuki süreçlerin takipçisi olacağız” ifadelerin eyer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Alevi evlerinin işaretlendiği 38 saldırı Meclis gündeminde

    Alevi evlerinin işaretlendiği 38 saldırı Meclis gündeminde

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Adana’nın Seyhan ilçesinde Alevilerin ikamet ettiği bazı evlerin işaretlenmesini Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, İçişleri Bakanlığı’na verdiği soru önergesinde 2012 ve 2021 yılları arasında yaşanan 37 benzer saldırıyı hatırlatarak, Alevilere ait evlerin işaretlenmesinin kamu otoritelerince gerekli adımların atılmamasından kaynaklı olduğunu ifade etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Adana’nın Seyhan ilçesinde Alevilerin ikamet ettiği bazı evlerin işaretlenmesini Meclis gündemine taşıdı.

    Kenanoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması için verdiği soru önergesini şöyle gerekçelendirdi:

    “Alevi toplumuna yönelik nefret söylemi, tehditler ve evlerinin işaretlenmesi gibi vakalar artarak devam etmektedir. Bu vakaların hız kesmemesinin nedenlerinden biri de kamu otoritesinin etkin bir şekilde harekete geçmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu gün itibariyle 2012 yılından bu tarafa, farklı tarih ve bölgelerde toplam otuzsekiz (38) vaka gerçekleşmiştir.

    Alevilerin evlerine çarpı (X) işareti konulması ve tehdit içeren yazılar yazılması, Alevi toplumuna karşı nefret suçuna girmektedir. Bu nefret suçunu işleyenlerin üzerine ciddiyetle gidilmediği, faillerine ulaşılmadığı ve kamuoyuna bu konularda yeterli bilgi verilmediği bilinen bir gerçekliktir. Bu durum Alevilere düşmanlık besleyenlere cesaret vermekte ve sonraki vakaların rahatlıkla yaşanmasına sebep olmaktadır.

    En kısa zamanda güçlü bir irade ortaya konulmazsa, Sivas, Maraş, Çorum gibi Alevi katliamlarının acısını ve öfkesini üzerinden atamamış Alevi toplumunun, benzer trajedileri bir daha yaşama riski taşımaktadır.

    Alevilere ait evlerin işaretlenmesi ile ilgili olarak;

    2012 yılında, Adıyaman, İzmir, Gaziantep, Erzincan, Aydın, Balıkesir, Mersin, İstanbul illerinde,

    2013 yılında, İstanbul, Ankara, Adıyaman, Malatya illerinde,

    2014 yılında, İstanbul ilinde,

    2015 yılında, Adıyaman, İzmir, İzmit, Elâzığ, İstanbul, Ankara illerinde,

    2016 yılında, Adıyaman, Ankara illerinde,

    2017 yılında, Adana, Malatya, İstanbul, Manisa illerinde,

    2019 yılında, Ankara, İzmir ilerinde,

    2020 yılında, Malatya, İstanbul illerinde,

    2021 yılında, Yalova’da,

    Muhtelif tarihlerde, evler, kapılar, duvarlar, sokak başları, araçlar, apartmanlar, dernekler gibi onlarca ev veya mekâna işaretleme, hakaret gibi tehditler yazıldığı kamuoyuna yansıyan haberlerden bilinmektedir.

    Ancak, bugüne kadar haberlere yansıyan bu otuzyedi (37) vaka ile ilgili kamuoyuna aydınlatıcı bir bilgi aktarılmadığı gibi, ilgi (a), (b) ve (c)’de kayıtlı soru önergelerimize de yanıt verilmemiştir.

    Son olarak, 25 Ağustos 2021 tarihinde, Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Ova ve Uçak Mahallelerinde Alevilerin ikamet ettiği bazı evlerin duvarlarına sprey boya ile (X) işareti konularak “Kızılbaş” ifadesi yazılmıştır.

    Milletvekili Ali Kenanoğlu İçişleri Bakanı Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    1. Yukarıda belirtilen olaylarda, kamuoyuna yansıyan bilgilerin yer aldığı otuzyedi (37) vaka ile ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır, faili tespit edilenler hangi vakalardır?
    2. Bu otuzyedi (37) vakadan faili tespit edilenlere nasıl bir işlem yapılmıştır?
    3. Bu sorularımız neden cevapsız bırakılmaktadır?

    PİRHA/ ANKARA

  • Bülbül’den çağrı: Alevilerin evlerini işaretleyenler profesyonel, bu canileri bulun!

    Bülbül’den çağrı: Alevilerin evlerini işaretleyenler profesyonel, bu canileri bulun!

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, Yalova’daki Alevilerin evlerine çarpı işareti konulmasının ardından Yalova’ya gitti. Evleri işaretlenen aileleri ziyaret eden Bülbül, “Yalova’da yaşanan bir nefret suçudur, sistematik olarak yapılmaktadır. Nefret suçu işleyen caniler profesyonel. Kamera açısını hesaplayarak hareket etmişler” dedi.

    Yalova’da Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta bulunan Alevilere ait 5 eve 24 Ocak 2021 tarihinde çarpı işareti konularak, duvarlara ‘Alevi X K’ harfleri yazıldı. Ailelerin işaretlemeyi fark etmesinin ardından mahalleye gelen polisler soruşturma başlattı ancak hala saldırganlar yakalanmadı.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Yalova’da yaşayan Alevi ailelerin kapı ve evlerinin duvarlarına çarpı işareti konulmasının ardından Yalova’ya giderek incelemede bulundu.

    HDP’li Bülbül, Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta evleri işaretlenen yurttaşları ziyaret ederek “Alevi Canlarımız yalnız değildir” diyerek yapılanın bir tür nefret suçu olduğunu söyledi.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, 5 Şubat 2021 tarihinde HDP Yalova İl Örgütü’nden bir heyetle birlikte önce Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şubesi’ni ziyaret ederek, Yalova’da Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta bulunan Alevilere ait 5 eve çarpı işareti konularak, duvarlara ‘Alevi’ yazılması ile ilgili olarak yürütülen soruşturma ile ilgili son durum hakkında görüşmeler yaptı.
    Ardından da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şube Başkanı Fikret Demir ve beraberindeki heyet ile bu olayın mağduru olan Dede Ali İhsan Gültekin ve diğer kişilerle görüşmeler yapıldı. 

    “EMNİYET BİRİMLERİ NEDEN HALA YAKALAMADI”

    Milletvekili Kemal Bülbül, polisler tarafından başlatıldığı söylenen soruşturma sonucu ile ilgili henüz bir gelişmenin olmadığını, sorumlular hakkında herhangi bir işlemin gerçekleştirilmediğini belirterek, Yalova’da Alevi ailelere yapılanların insanlığa karşı nefret suçu işleyenlerin nerede olduğunu ve emniyet birimlerinin neden hâlâ bu suçu işleyenleri yakalamadığını sordu.

    “NEFRET SUÇU İŞLEYEN CANİLER PROFESYONEL”

    Yalova’da yaptıkları incelemeler sonucunda bu nefret suçunu işleyen canilerin profesyonel olduğunu dile getiren Bülbül,  Lokman Sokağı gören bir kameranın bulunduğunu, saldırganların kamera açısını hesaplayarak hareket ettiğini, kameranın görmediği ölü noktalardaki duvar ve kapılara nefret suçu kapsamına giren yazıları yazdıklarını söyledi.

    “ALEVİ CANLARIMIZ YALNIZ DEĞİLDİR”

    Olay yerine gelen emniyet birimleri suçun kanıtı olan yazıların üzerini boyayarak konunun gündemden düşürülmesine çalışıldığını, ancak, resmi yetkililer gelmeden önce yazıların resminin çekilip sosyal medyada paylaşılması konunun Türkiye kamuoyuna mal olmasına yardımcı olmuştur.  

    “Alevi canlarımız yalnız değildir” diyen Kemal Bülbül, “nefret suçu işleyen canileri bulun” çağrısı yaptı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Yalova Şube Başkanı Fikret Demir, saldırıyı kınayarak, “Toplumun sinir uçları ile oynanıyor. Alevileri kışkırtan bu ırkçılığa karşıyız. Bu sürecin takipçisi olacağız” diye konuştu.

    PİRHA /YALOVA

  • Bülbül Meclis’ten seslendi: Bu görünmeyen devlet kimdir, hangi dehlizde?-VİDEO

    Bülbül Meclis’ten seslendi: Bu görünmeyen devlet kimdir, hangi dehlizde?-VİDEO

    PİRHA- HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Tokat Almus’ta bir doktorun haritada Alevi köylerini işaretlemesini ve Yalova’da Alevi ailelerin evlerinin işaretlenmesini gündeme getirdi. 2010 yılından bu yana sistematik olarak Alevi evlerinin işaretlendiğini hatırlatan Bülbül, şu ana kadar bir şüphelinin dahi bulunmamasına tepki gösterdi. 

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Tokat Almus’ta bir doktorun haritada Alevi köylerini işaretlemesine ve Yalova’da Alevi ailelerin evlerinin işaretlenmesine tepki gösterdi.

    Bülbül, “Şu ana kadar evlerimiz işaretleniyordu, Tokat’ta tek tek Alevi köylerinin eski ve yeni adı kırmızıyla Alevi yazılmış. Ne yapılmış bununla ilgili soruşturma başlatılmış” dedi.

    Yalova’da Alevilerin evlerini işaretlenmesini fotoğrafla gösteren Bülbül, “Bu bir nefret suçudur. Bunu bulmazsanız biz bulacağız yazın bir yere bunu” diye konuştu.

    4 gündür bir kişinin bile bulunmamasına tepki gösteren Milletvekili Kemal Bülbül, şunları kaydetti:

    “2010 yılından bu yana sistematik olarak kapılar işaretleniyor. Bir tane şüpheli bulunmadı. Elimde faili meçhuller dosyası var. Bu sadece isimlerden oluşan bir dosya, hikâyesi değil. Elimde gözaltında kayıp dosyası var. Bu şimdi neyin hikayesidir? Bir, derin devletin, iki paralel devletin, üç, Gökhan Güneş’in kaçırılmasında ortaya çıkan görünmeyen devlettir. Derin devlet devri bitmiş, paralel devlet devri bitmiş, görünmeyen devlet devri başlamıştır. Derin devlet neydi? Derin devleti, sayın merhum Bülent Ecevit Giresun’da yaptığı bir konuşmada ‘Kontr Gerillayı’ ifşa ederek söyledi. Sonra Demirel’e soruyorlar diyorlar ki derin devlet nedir? Diyor ki derin devlet devletin kendisidir, ayrı bir devlet değil.
    Ama devlete el koydukları zaman derin devlet olurlar, diyor. Sonra Kenan Evren diyor ki Demirel doğru söylüyor, diyor. Çünkü derin devlet kendisiydi. Derin devlet darbe yapar, işkence yapar, katliam yapar, zülüm yapar. Şimdi paralel devlet, derin devleti tasfiye etti ele geçirdi, içine aldı. Paralel devletle derin devlet ortak bir sürü katliam yaptılar.
    Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz bunlardan birisidir. Şimdi ne oldu şimdi de görünmeyen devlet paralel devletle o derin devleti tasfiye edip, kendi kontrolüne aldı ve bu görünmeyen devlet. Bu kürsüden ilan ediyorum dün gece bana sosyal medyadan ölüm tehdidi mesajı gönderdi, dün akşam telefonumda kayıtlı duruyor, kamuoyu bilsin.”

    “BU GÖRÜNMEYEN DEVLET KİMDİR, HANGİ DEHLİZDE?”

    “Bu görünmeyen devlet kimdir? Hangi dehlizde?” diye soran Bülbül, “Bu görünmeyen devlet görünmediğini sanıyor bir karanlık dereye girmiş ama kuyruğu dışarda kalmış, o kuyruğundan tutup çıkaracağız ve teşhir edeceğiz. Görünmeyen devlet görünenlerin arkasına saklanıyor, görünenlerin arkasına saklanıp insan kaçırıyor, işkence yapıyor, tehdit yapıyor, hakaret yapıyor. Yüreğiniz ve beyniniz yetiyorsa açın televizyon kanallarını, gelip tartışalım. Ama bir ricam var sizler  yazılı metinle gelin. Bu görünmeyen devletin aklı da her an televizyonlarda HDP’ye saldırıyor, halka saldırıyor. Yüreğiniz ve beyniniz yetiyorsa açın televizyon kanallarını gelip tartışalım. Ama bir ricam var sizden yazılı metinlerle gelmeyin, kendi düşüncenizle kendi aklınızla geleceksiniz hodri meydan.Televizyon mu diyorsunuz, gazetemi diyorsunuz, siyaset meydanı mı diyorsunuz” ifadelerini kullandı.

    “SUÇLUSUNUZ! SUÇ İŞLİYORSUNUZ!”

    Milletvekili Kemal Bülbül konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bakınız, bu gösterdiğim dosyalar, sistematik olarak işlenmiş, 17 bin faili meçhulün ardından, boşaltılan köylerin ardından gözaltında kaybedilenlerin dosyası. Ve bugün, bunun hesabını vereceğine hâlâ uyduruk bir Kobani iddianamesi, hâlâ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını kabul etmeme, hâlâ tecrit uygulama, hâlâ buna karşı gelenleri gözaltına alma ve tutuklama… Suçlusunuz, suç işliyorsunuz. Bu suç bir sistematiğe bürünmüştür. Bu mülcemleri bir an önce bulun. Tekrar söylüyorum: Siz bulmazsanız biz bulup teşhir edeceğiz ve bu teşhiri de bütün Türkiye halkının, her inanç grubunun -fark etmiyor, her inanç grubuna saygılıyız, her inananın inandığı bizim için de kutsaldır- Türkiye halklarının önünde bunu teşhir edeceğiz.”

    HDP Milletvekili Kemal Bülbül, konuşmasının sonunda “Yalova’da evleri işaretlenen dostlara da sevgi ve saygılar iletiyorum” dedi.

    PİRHA/ ANKARA

     

  • PSAKD: Gelin hepimizi işaretleyin; Aleviyiz, korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz!

    PSAKD: Gelin hepimizi işaretleyin; Aleviyiz, korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz!

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Alevilerin evlerine çarpı işareti konulup, Alevi yazılmasına tepki gösterdi. Dernek, “Gelin hepimizi işaretleyin; Aleviyiz, korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz!” dedi. 

    Özellikle AKP iktidarı döneminde artan ve son olarak Yalova’da Alevilerin evlerinin işaretlenmesine tepkiler devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi (PSAKD), “Gelin Hepimizi İşaretleyin! Aleviyiz! Korkmuyoruz! Boyun Eğmiyoruz!” başlığıyla yazılı bir açıklama yaptı.

    “CANLARIMIZIN SONUNA KADAR YANLARINDAYIZ”

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak Yalova’da evleri işaretlenen canlarımızın sonuna kadar yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz” diyen dernek şu açıklamayı yaptı:

    “Alevilere dönük kapı işaretleme, yazılama ve hakaret içeren bildiriler bırakma gibi tehdit ve gözdağı içeren saldırılara her gün yenileri ekleniyor. Bir yandan canımızı emanet ettiğimiz bir doktor Alevi köylerini haritada işaretlerken bir yandan da Yalova Bağlarbaşı Mahallesi’nde 5 Alevi ailenin evlerinin duvarları işaretlendi.

    “BU YAŞANANLAR MÜNFERİT SALDIRILAR DEĞİL”

    Bizler Aleviler olarak daha önce defalarca aynı şekilde işaretlemelerle ve tehdit içeren yazılamalarla hedef gösterildik. Her defasında yetkililer “çocuklar yapmıştır” “bunlar münferit olaylardır” “yapan kişinin akli dengesi bozuktur” gibi ciddiyetten uzak, saldırıların üstünü kapatmaya dönük yaklaşımlarla hareket etmişlerdir. Ancak bizler bu yaşananların münferit saldırılar olmadığının farkındayız.

    “KATLEDENLER VE ONLARIN AVUKATLARI ÖDÜLLENDİRİLDİ”

    Devletin en üst yetkilileri tarafından defalarca ayrımcılık, ötekileştirme ve nefret içeren söylemlere maruz kaldık. Maraş’ta, Çorum’da ve Sivas’ta Alevileri katledenler ile onların avukatları çeşitli şekillerde ödüllendirildiler. Alevilere dönük olarak devlet tarafından uygulanan sistematik bir ayrımcılık, ötekileştirme ve asimilasyon projesi bütün hızıyla devam etmektedir. O yüzden Yalova’da yaşanan bu saldırı tesadüfi bir saldırı olmayıp sistematik bir asimilasyon ve yok etme politikasının bir yansımasıdır.Bizler yüzlerce yıldan beri hiçbir tehdide, saldırıya, baskıya ve katliama boyun eğmedik. İnancımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden vazgeçmedik. Bundan sonra da ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyeceğiz.

    “BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak Yalova’da evleri işaretlenen canlarımızın sonuna kadar yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz ve tüm canlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Baskılar bizi yıldıramaz!

    (HABER MERKEZİ)