Etiket: ev

  • Haraz Yaylası’nda yıkım sonrası köylüler kendi enkazını topluyor!

    Haraz Yaylası’nda yıkım sonrası köylüler kendi enkazını topluyor!

    PİRHA – Osmaniye’nin Çona köyüne bağlı Haraz Yaylası’nda Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen yıkımların ardından köylüler, moloz yığınına dönen evlerinin enkazını kendi imkânlarıyla topluyor. Yetkililerin yıkım sonrasında enkaz kaldırma çalışması organize etmediği belirtilirken, yıkımı gerçekleştiren ekiplerin ise kendi kumanya çöplerini yaylada bırakarak çevre kirliliğine yol açtığı görüldü.

     

    Haraz Yaylası’nda yaşanan yıkım operasyonu sonrası bölgede temizlik krizi yaşanıyor. Yurttaşlar, harabeye dönen yapıların başında nöbet tutarak enkaz ayıklamaya başladı.

    “ACIMADAN YIKTILAR”

    PİRHA’nın yerinde görüntülediği yaylada, yıkım yapan ekiplerden geriye kalan yemek kapları ve ambalaj atıkları doğaya terk edilmiş durumda. Mağduriyetlerini dile getiren yayla sakinlerinden Huriye Boz, yaşadıkları süreci, listelerdeki usulsüzlük iddialarını ve 80 kişilik “meçhul şikayet” listesini şu sözlerle anlattı:

    “Osmaniye, Çana Köyü, Harazlı Yaylası’ndayız. Yıkım için geldiler, yıktılar evlerimizi. Yıktıkları için de tekrardan toplamamızı istediler. O yüzden biz de buraları toplamaya geldik. Bizi şikayet etmişler. Listeler değiştirilmiş; listede adım yoktu, eklendi. Listeye adım eklenip evim yıkıldı. Burada kimsenin evinin yıkılmasını istemezdim ama yıkıldı. Köylülerin kendilerine yaptığı su depoları… onu bile benim sanıp yıktılar. İki tane su deposu vardı gördüğünüz gibi. Köylülere gelen sular, yaylacılara gelen sular. Onlara bile hiç acımadan yıktılar. Evimi yıktıktan sonra da üstüne kum attılar.”

    “80 KİŞİ NEREDEN ÇIKTI?”

    Huriye Boz, yıkımların dayandırıldığı şikayet listelerindeki tutarsızlıklara ve bölgedeki nüfusla uyuşmayan rakamlara dikkat çekerek şöyle devam etti:

    “Listeler değiştirildi, isimler Babamı sadece 80 kişinin şikayet ettiğini ilettiler. Yaylaya da bakarsanız 80 kişi olmadığını görebilirsiniz. Çok fazla ev halkı yok burada. Bu 80 kişi nereden çıktı? Nasıl oldu? Nasıl edildi? Usulsüzlükler devam ediyor.“

    “BİZ SADECE KİRALAMA İSTEDİK”

    Yıllardır bölgede yaşam sürdüklerini, vergi verdiklerini ve hizmet aldıklarını hatırlatan Boz, yetkililere şu soruları yöneltti:

    “Burada mezarlıklarımız bulunuyor, camimiz var, elektriğimiz var, suyumuz var, yolumuz var. O zaman buralara izin verilmeseydi bize elektrik, su neden verildi? Verilmeseydi, yollarımız yapılmasaydı. Bize bu kadar hizmet edilmeseydi o zaman. Bana evim yapılırken ‘kolay gelsin’ deyip gittiler. ‘Evini yapma’ deselerdi evimin durumu bu şekilde olmayacaktı. Sayın valime de ilettim, yazdım. Dilekçelerimiz de iletildi. Bütün köylüler, bütün Çana Köyü olsun, Haraz Yaylası olsun dilekçelerimizi hepimiz ilettik. Hiçbir şekilde kaale alınmadık. Biz sadece kiralama istedik. Evlerimizin tapusunun verilmesini istedik.”

    “ORMANI TALAN ETMİYORUZ, EKİPLERİN YAPTIĞI TALANI GÖRÜYORSUNUZ”

    Doğaya zarar verdikleri iddialarını reddeden ve ekiplerin geride bıraktığı kirliliğe işaret eden Boz, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bizim ormanı talan ettiğimizi belirtiyorlar ama biz ormanı talan etmiyoruz. Biz bir tane bile ağaç kesmedik. Benim evimi görüyorsunuz, ağaçlar kesilmiş mi? Hiç bir tane bile ağaç kesilmiş mi? Doğaya zarar veren hiçbir şeyimiz yok. Biz sadece buraya gelip çayımızı demleyip oturup nenelerimizden, dedelerimizden kalan bölgelerimizde kalmak için burada oturalım, gezelim, dolaşalım diye geldik. Görüyorsunuz. Evimizi yıkarlarken de üstüne toprak attılar. Bir tane bile demir kalmasın dediler. Ormana tahribat vereceğiz diye bize bilgilendirme iletildi. Bir tahribatımız yok. Bir tane bile ağaç kesmedik görüyorsunuz. Çevreye de bir zararımız yok. Orman işletmenin yaptığı talanları görüyorsunuz.”

    Cevahir FINDIK/OSMANİYE

  • Pir Sultan Abdal’ın Dersim’deki evi 500 yıldır ayakta-VİDEO

    Pir Sultan Abdal’ın Dersim’deki evi 500 yıldır ayakta-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal’ın 17’inci yüzyıldan kaldığı düşünülen Pülümür ilçesine bağlı Hacılı köyündeki evi, çeşitli yangınlar ve depremlere karşın hâlâ ayakta. Pir Sultan Abdal’ın evi yörenin en önemli tarihi değerlerinden biri olarak öne çıkıyor.

     

    1495 veya 1499 yıllarında Banaz’da doğan Pir Sultan ilerleyen yıllarda kendi talibi de olan Xızır paşa tarafından önce sürgün edilir. Erdebil’e giden Pir Sultan Abdal’a topraklarına dönmesi telkin edilir ancak Pir Dersim’e gelir. Pülümür’e bağlı Hacılı köyünde kendisine ev yapar evlenir ve çocukları olur.

    Pir Sultan Abdal’ın 17’inci yüzyıldan kaldığı düşünülen Pülümür ilçesine bağlı Hacılı köyündeki evi, çeşitli yangınlar ve depremlere karşın hâlâ ayakta. Pir Sultan Abdal’ın evi yörenin en önemli tarihi değerlerinden biri olarak öne çıkıyor.

    Tarihi 500 yıl öncesine giden evin ortasında ardıç ağacından yapılan ana direğinde Pir Sultan Abdal’ın kullandığı 3 asası asılı bir şekilde bulunuyor. Taş ve bir kısmı kerpiçten yapılan tarihi evin duvarları onarım görmediği için dökülmeye başladı.

    PİRHA/DERSİM

  • Yurttaşlar ev ve kira fiyatlarını yorumladı: Ev sahibi olmak artık bir hayal -VİDEO

    Yurttaşlar ev ve kira fiyatlarını yorumladı: Ev sahibi olmak artık bir hayal -VİDEO

    PİRHA- Yükselen enflasyon ve derinleşen ekonomik kriz ev ve kira fiyatlarını da etkiledi. Konutlar için kira artışları yüzde 25’le sınırlandırıldı. Yurttaşlar söz konusu düzenlemenin bir etkisi olmayacağını belirterek, “Hiçbir şeyin fiyatı inmiyor. Düzeleceğini sanmıyoruz, ancak karnımızı doyuruyoruz” dediler.

    Türkiye’de son dönemde ekonomik krizle birlikte konut krizi de yaşanıyor. Yükselen enflasyon ve derinleşen ekonomik kriz ev ve kira fiyatlarına da yansıdı.

    Kiralardaki yükselişin ardından açığa çıkan barınma sorunuyla birlikte iktidardan bir adım geldi. Yapılan düzenleme ile konutlar için kira artışları yüzde 25’le sınırlandırıldı. Buna göre, 1 Temmuz 2023’e kadar yenilenecek kira sözleşmelerinde belirlenecek artış oranını, önceki yıl ödenen miktarın yüzde 25’ini geçemeyecek.

    Peki, bu durum yüksek ev ve kira fiyatlarına çare olacak mı? Yurttaşlar düzenleme hakkında ne düşünüyor? İşte yanıtlar:

    “EV ALMANIN HAYALİNİ BİLE KURMUYORUZ ARTIK”

    -Ev almanın hayalini bile kurmuyorum artık. Kiralar ateş pahası. Bugün çalıştığımız için ödeyebiliyoruz ama yarın ne olur belli değil.

    – Asgari ücret alıpta kirada yaşayanları tebrik etmek lazım. Düzenlemenin bir şeyi düzelteceğini sanmıyorum. Her seferinde aynı şeyleri söylüyorlar.

    -Dışarda kalamayacağımız için mecbur ödemek zorundayız. Hiçbir şeyin fiyatı inmiyor. Düzenlemenin olumlu bir tarafı olmayacaktır.

    – Bir gencin ya da çalışan birinin ev alması imkansız hale geldi. Bin TL’den aşağı kira yok. Evleneceğim ama nasıl olacak bilmiyoruz. Aile desteği olmazsa yapamayız bir şey.

    -Fiyatlar uçmuş durumda. Düzenleme gidişatı iyileştirmez. Ben yeni ev aldım. Kiram çok fazla olduğu için kredi çekip aldım.

    “EV ALMAK İMKANSIZ, KARNIMIZI ZOR DOYURUYORUZ”

    -Sıkıldıkça düzenleme yapıyorlar.

    -Şimdiye kadar ev alan aldı alamayan artık imkansız. Karnımızı zor doyuruyoruz.

    -Benim çocuğum kirada. Biz yardım etmesek geçinemez. Kirasını biz ödüyoruz.

    -Gelirimin yarısı kiraya gidiyor. Ev almak hayal bile değil. Çıkan fiyatlar inmiyor. Düzeleceğini sanmıyorum.

    -Şimdi gençler asla ev alamaz. Çalıştıkları ancak karınlarını doyurmaya yetiyor. Ekonomi kökten düzelmezse hiçbir şey düzelmez bu ülkede.

    PİRHA/ANKARA

  • Eren Keskin’in evine polis baskını!

    Eren Keskin’in evine polis baskını!

    PİRHA- İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in annesinin evine polis baskını düzenlendi. Baskın gerekçesi olarak ise 2,5 yıl önce Dersim’de yaptığı konuşma nedeniyle ifadesinin alınması gösterildi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in annesi Fatma Sevgi Keskin’in evine polis baskını düzenlendi. Dersim’de bir panelde sarf ettiği sözleri gerekçe gösterilen baskında Keskin’in ifade vermesi gerektiği belirtildi.

    Baskın sırasında evde bulunmadığını söyleyen Keskin, polisin daha sonra kendisini aradığını ve ifadesinin olduğunu aktardı. Bu nedenle Salı günü ifade vermeye gideceğini söyleyen Keskin, “Bu saatte eve gitmişler. Bu saatte ifade mi olur? Telefonumu bulup aramışlar. Baskına gerekçe olarak ise 2,5 yıl önce Dersim’de bir panelde sarf ettiğim sözler gösterildi. Panelde hak ihlalleri ile ilgili sözler sarf etmiştim. Bu nedenle soruşturma açılmış. ‘Örgüt propagandası yapmak’ iddiası var. Ben her gün ortadayım, bu saatte bir avukatın evine mi gidilir? O kadar saçma ki. Rahatsız etmek için yapıyorlar. Salı günü ifade vermeye gideceğim” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersimli Taşer ailesi evlerine kavuştu

    Dersimli Taşer ailesi evlerine kavuştu

    PİRHA- Pülümür, Yedisu, Tercan üçgeninde 3 bin rakımlı Koşan dağı ziyaretinin zirvesine yakın yerde yaşayan Taşer ailesi, yardımseverlerin yaptırdığı evlerine kavuştu. Erzincan Merkez Kilimli köyünde 2 dönüm arazi üzerine yapılan 140 m2, kat kaloriferli, yalıtımlı, güneş enerjili 3+1 müstakil evin, içinde eşyalarla Taşer ailesine teslim edildiği belirtildi. 
    Pülümür, Yedisu, Tercan üçgeninde 3 bin rakımlı Koşan dağı ziyaretinin zirvesine yakın yerde yaşayan Taşer ailesi, elektriksiz, susuz taştan yapılmış, 300 yıllık olduğu ileri sürülen eski bir evde yaşamını sürdürüyordu.
    Taşer ailesi yardımsever işadamlarının desteğiyle yeni evlerine kavuştular. Erzincan Merkez Kilimli köyünde 2 dönüm arazi üzerine yapılan 140 m2, kat kaloriferli, yalıtımlı, güneş enerjili 3+1 müstakil evin, içinde eşyalarla Taşer ailesine teslim edildiği belirtildi.
    Taşer ailesinin yaşadığı önceki ev, en yakın yerleşim yeri olan Şıx Köy’e 7 km uzaklıkta bulunuyor. Ailenin kaldığı evin yolu 6-7 ay kapalı kalıyordu. Aile güneş enerji sistemi kullanıyor fakat köyde kar çok yağdığı zaman onu da kullanamıyorlardı.

    KENDİLERİNE EV YAPILMASINI TALEP ETMİŞLERDİ

    Emine ve Hüseyin Taşer’in toplamda 10 çocuğu var. Bunlardan 6’sı kız, 4’ü erkek. 3 kız ve 3 erkek çocuk uzunca bir süredir evden ayrılmış. Ailenin yanında şu anda 3 kız ve bir de erkek çocukları bulunuyor. Baba Hüseyin Taşer 74 yaşında, rahatsızlıkları var ve çalışamıyor.

    Ailenin yanlarında kalan tek erkek çocukları Metin Taşer, ayağında problem olduğunu, böbreklerinden rahatsız olduğunu, kimsenin olmayışı ve imkanlarının el vermediği için tedavi olamadığını PİRHA’ya anlatmıştı.

    Ailenin kız çocuklarından Zeynep ise kalp hastası ve tedavi olamıyor.

    Çevreden ve toplumdan izole edilmiş şekilde zor bir yaşam sürdüren ailede Anne Emine Taşer’in de böbrek başta olmak üzere birden fazla hastalığı var.

    Yaşadıkları mezrada uzun süredir tarla, bostan ekemeyen ve ot biçemeyen Taşer ailesinin 60 tane küçükbaş hayvanı vardı. Ancak bunların yarısını satıp uzun süren kış döneminde hayvanları için ot ve saman, kendileri için de gerekli olan gıdaları alıyorlardı.

    Atalarının 300 yıldır bu coğrafyada yaşadığını aktaran Taşer ailesi, kendi topraklarını bırakıp gitmek istemiyordu. Dağlar ve mezraların etrafının ağalar tarafından sürü sahiplerine ve yaylacılara kiralık verilmesini kabullenemediklerini de eklemişlerdi. Kendi adlarına hiçbir tapulu yer olmadığını da belirten Taşer ailesi, yetkililerden kendilerine ev yapmalarını talep etmişlerdi.

    (HABER MERKEZİ)

    İlgili haber…

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/yasam-kosullariyla-gundeme-gelen-taser-ailesine-yardim-gitmiyor-video-182513.html/02/08/2019/

     

     

  • Dersim’de HDP’li yurttaşın evinin kapısına yapılan çizim tedirginlik yarattı

    Dersim’de HDP’li yurttaşın evinin kapısına yapılan çizim tedirginlik yarattı

    PİRHA- Dersim Merkeze bağlı bulunan Gazik Mahallesi’nde yaşayan Feride Kıt’ın oturduğu evine kapısına ayyıldız çizilmesi tedirginlik yarattı. 

    Dersim’in Merkeze bağlı bulunan Gazik Mahallesi’nde yaşayan Feride Kıt’ın evinin kapısına ayyıldız çizildi. Üç katlı olan evde sadece oturduğu birinci katın kapısına çizilen Kıt, yaşadığı tedirginliği anlattı.

    Sabah uyandığında çizimi gördüğünü söyleyen Kıt, üç katlı olan binanın her tarafını kontrol ettiğini ve sadece kendi kapısının çizildiğini belirtti.

    Bunun tesadüf olmadığını dile getiren Kıt, “Çocukların da eli yetişmiyor. Yetişse de bir çocuğun aklına gelmez. Çocuk yapmışsa bile yine birilerinin eliyle yapılmış. Kim yapmışsa bu bir mesajdır. Niye kocaman bir mahallede bizim kapımız çizilsin. Ben HDP’liyim diye benim kapıma yapıldı. Bu tesadüf olamaz ve bir nedeni vardır. Sabah gördüğünden beri tedirginlik yaşıyorum” dedi.

    “ÜÇ YIL ÖNCE DE PANZER EVİN ÖNÜNDEYDİ”

    Üç yıl önce de zırhlı aracın kapılarının önüne geldiğini ifade eden Kıt, “Tam panzer balkonumuzun önünde durmuştu. Benim tedirgin olduğum nokta bunu polis mi yaptı? Neden özellikle bizim evimizin kapısına yapılıyor. Benim meselem bayraktan rahatsızlık değil” şeklinde konuştu. (HABER MERKEZİ)

  • Maraş’ta Suriyelilerin iş yeri ve evlerine saldırı

    Maraş’ta Suriyelilerin iş yeri ve evlerine saldırı

    Maraş merkez ve Elbistan’da Suriyeli mültecilere yönelik saldırılar yaşandı.

    Maraş’ın Elbistan ilçesinde, İdlib’de gerçekleşen saldırı sonrası Suriyelilere ait iş yeri ve evlere yönelik saldırılar meydana geldi. Emniyet yaptığı açıklamada ‘provokasyonlara gelinmemesi’ uyarısında bulundu.

    Önceki gün iki askerin cenazesinin düzenlendiği Maraş’ta, cenazede bulunan kalabalıktan ayrılan bir grup Suriyelilere ait olduğu iddia edilen dükkanlara bozkurt işaretleriyle tekbir getirip saldırdı. Elbistan’da yaşanan saldırının ardından Maraş merkezinde de benzer saldırı gerçekleşti.

    Öte yandan Ülkü Ocakları Başkanı Hüseyin Kayış, “Organize ettiğimiz hiçbir yürüyüş programı yoktur. Dün akşam ve bugün yaşanan hadiselerde eliyle Bozkurt işareti yaparak konvoy, halkı galeyana getirme, yağmalama gibi olaylarda bulunan şahısların Ülkü Ocakları ile hiçbir bağlantısı yoktur” dedi.

  • Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA’dan kadın grevine destek-VİDEO

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA’dan kadın grevine destek-VİDEO

    PİRHA – Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ve ETHA bugün “Kadın durursa hayat durur” başlığıyla yaptıkları açıklamada kadınların yarın yapacakları eyleme destek vereceklerini açıkladı. 

    Dünyada yarın (8 Mart) 50’den fazla ülkede kadınlar, “Kadın durursa hayat durur” diyerek 8 Mart kadın grevi yapacak. Erkek egemen iktidarlara karşı evde, işte, sokakta, okulda kadının yaşam hakkına ve emeğine sahip çıkacak. Kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze ve kadın emeğinin yok sayılmasına “Dur” diyecek.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ile ETHA bugün yaptığı basın açıklamasıyla yarınki eyleme destek vereceklerini açıkladı.

    Basın metnini Mezopotamya Kadın Gazeteciler Üyesi Kesire Önel okudu.

    Önel, açıklamada yarın yapılacak olan eylemde tüm kadın basın çalışanlarını kadın grevine ses vermeye çağırdı.

    “TÜM ERKEK EGEMEN SİSTEME İNAT KADINLAR ‘BİZ DE VARIZ’ DİYOR”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Kadın düşmanı politikalar ile cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, erkek yargı aracılığı ile taciz, tecavüz ve kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, kadının ev içi emeğini yok sayan ve cinsiyetçi medya aracılığı ile kadın düşmanlığını her gün yeniden örgütleyen erkek egemen sisteme inat tüm dünyada kadınlar ‘Biz de varız’ diyor.

    Kadınlar işe gitmeyerek, ev işi yapmayarak, iş yerine geç giderek, sosyal medyadan destek açıklamaları yaparak, tüketmeyerek kadın grevine ses verecek. Kadın grevi ile yaşamın yarısı olan kadınların emeğinin de görünür olmasını sağlayacak.

    “KADIN GAZETECİLER MOBİNGE VE TACİZE MARUZ KALIYOR”

    Türkiye’de ise kadınlar, çocuk istismarını affedecek yasa tasarısı, politik kadınların tutuklama ve gözaltı saldırıları ile sindirilmeye çalışılması gibi politikalarla karşı karşıya. Medyanın erkek tekelinde oluşu, kadın düşmanlığını artırıyor, kadın gazeteciler alanda mobinge ve tacize maruz kalıyor, basının yayın kuruluşlarının eril dili ve haber anlayışı ile kadınlar ancak 3. sayfa haberlerinde yer buluyor.

    Bizler bir taraftan görünmek istemeyen emeğimize sahip çıkarken, diğer taraftan da muhalif basını sindirme politikalarının hedefi oluyoruz. Batman’da çocuk istismarını haber yapan Gazete Şujin muhabirlerinin tehdit edilmesi, Êzidî kadınların yaşadığı insanlık dışı muameleyi gündeme taşıyan Zehra Doğan’ın tutuklanması ve son olarak Ankara’da polisin tacizine uğrayan Merve Demirel’in yaşadıklarını kamuoyuna duyuran Derya Okatan’ın gözaltına alınması tesadüf değildir. Kadın gazeteciler ve kadından yana haber anlayışını ortaya koyanlar, erkek egemen iktidarın tekerine çomak sokuyor.

    “KADINI SUÇLU GÖSTEREN ANLAYIŞA KARŞI ÇIKIYORUZ”

    Emekçilerden, kadınlardan saklanan gerçekleri kamuoyuna duyurmayı sorumluluk kabul eden onlarca arkadaşımız tutuklu. Bizler medyanın erkek egemenliğine, kadını suçlu gösteren veya magazinsel haberlere konu edinen bu anlayışa karşı çıkıyoruz. Eylem alanlarında erkek muhabirler tarafından tacize uğramanın, taciz ve tecavüzü aklamaya çalışan habercilik dilinin, kadın cinayetlerini 3. sayfalarda kısacık bir haber olarak yer almasının basın özgürlüğü olmadığını çok iyi biliyoruz.

    Bu nedenle yarın dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yapılacak olan 8 Mart kadın grevini destekliyoruz. Biliyoruz ki “Kadın durursa dünya durur” diyor ve tüm kadın basın çalışanlarını kadın grevine ses vermeye çağırıyoruz.

    PİRHA\İSTANBUL