Etiket: evrensel gazetesi

  • Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’na saldırı düzenleyen İsa Can Biler tahliye edildi-VİDEO

    Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’na saldırı düzenleyen İsa Can Biler tahliye edildi-VİDEO

    PİRHA- Evrensel Gazetesi’nin İzmir temsilciğine 13 Ağustos’ta gerçekleştirilen saldırının ikinci duruşması bugün görüldü. Mahkeme, sanık İsa Can Biler’i tahliye ederek duruşmayı 5 Mart tarihine erteledi.

    Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’na 13 Ağustos’ta düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili açılan davanın ikinci duruşması İzmir 42. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkeme, İsa Can Biler’in tahliyesine karar vererek, bir sonraki duruşmayı 5 Mart tarihine erteledi.

    “EKSİKLER GİDERİLMEDİ”

    Saat 10.30’da başlayan duruşmada söz alan Evrensel Gazetesi avukatı Barış İpek, “Dosyaya gelen giden bir şey yok. Eksik hususları birinci celse bildirdik, ek iddia için suç duyurusunda bulunuldu. Savcılıktan dosya açılmış ama henüz onun akıbetini görmedik. Eksikliklerin henüz giderilmediğini görüyoruz. Eksikliklerin giderilmesini ve tutukluluk hâlinin ve adli kontrolün devamını talep ediyoruz” dedi.

    Avukat Devrim Avcı, ise “Tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin bir nedeni de delillerin karartılması ihtimali var. Ortada kayıp bir silah var ve yerini bir tek sanık biliyor.  O yüzden tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    “SALDIRININ ARKASINDAKİ GERÇEK FAİLLER BULUNSUN”

    Evrensel Gazetesi Ege Temsilcisi Özer Akdemir ise “Bu saldırının arkasındakilerin açıklanmasını istiyoruz, İsa Can Biler tetikçidir. Bu aşamada tüm deliller toparlanmamıştır. Bizim şikayetimiz devam ediyor” diye belirtti.

    SANIKTAN ‘TETİKÇİ’ SAVUNMASI

    Sanık İsa Can Biler, tetikçi olduğuna dair savunmalara karşı, “Tetikçi olduğum söyleniyor ama benim daha önceki dosyalarıma bakılsın. Tetikçi olsam bu işi Halil Yapıcı’yla yapmazdım. Kendimi saklardım. Planlı projeli yapardım. Tahliyemi talep ediyorum” şeklinde savunma verdi.

    MAHKEMEDEN TAHLİYE KARARI

    Beyanların ardından mahkeme kararı açıkladı. İsa Can Biler’in yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrolle tahliyesine karar verildi. Kararda, “Başlatılmış olan dosyanın akıbetinin sorularak iddianame düzenlendiği taktirde mahkeme birleştime talebi isteyerek, bu dosya için bekletici sayılması, sanık İsa Can Biler’in işlediği suçun alt ve üst sınırı gözetilerek, dosyanın ne zaman sonuçlanacağının belirsiz olması ve yattığı süre göz önünde bulundurularak, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine…” ifadeleri kullanılarak bir sonraki duruşma 5 Mart saat 11.00’e ertelendi.

    DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMA

    Duruşma sonrasında adliye önünde yapılan açıklamada konuşan Özer Akdemir, failin “tetikçi” olarak nitelenmesinden rahatsız olduğunu ifade ettiğini ancak yaşananları tarif edecek başka bir sözcük bulunmadığını vurguladı. Akdemir, polis soruşturmasının yetersiz bir araştırma olarak bırakıldığını dile getirerek, “Biz çok iyi biliyoruz ki bu kişinin arkasında birileri var. Özellikle İzmir sermayesinden ve mafya bağlantılı bir yapıdan söz ediyoruz. Bunların açığa çıkarılması gerekiyor. Bu saldırı yalnızca Evrensel’e değil, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik bir tehdittir. Savcılık tarafından “mala zarar verme” suçlamasıyla hazırlanan iddianame saldırının ciddiyetini yok sayıyor.

    “Tetikçinin cezalandırılması değil, azmettiricilerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz” diyen Akdemir, “Eğer bu saldırının arka planı aydınlatılmış olsaydı, benzer saldırıların önüne geçilebilirdi. Evrensel’e yönelik saldırı aydınlatılsaydı, belki de Hakan Tosun öldürülmeyicekti. Cezasızlık yeni saldırıları teşvik ediyor” ifadelerini kullandı.

    AVCI: MUHALİF BASINA YÖNELİK GÖZDAĞI

    Avukat Devrim Avcı, savcılık aşamasında yapılan tek işlemin duruşma tutanaklarının istenmesiyle sınırlı kaldığı eleştirisinde bulunarak, “Bu soruşturmanın gerçek faillerin ve azmettiricilerin ortaya çıkarılması yönünde genişletilmesini talep ediyoruz. Evrensel’e yönelik saldırıda yargı ‘kaplumbağa hızıyla’ ilerliyor, buna karşın muhalif basına yönelik açılan davalarda sürec ‘jet hızıyla’ işletiliyor. Aynı duyarlılığı Evrensel’e yönelik bu saldırıda da bekliyoruz. Çünkü bu olay yalnızca bir gazeteye değil, tüm muhalif basına yönelik açık bir gözdağıdır” diye konuştu.

    Duruşmada tutuklu yargılanırken bugün tahliye edilen sanığın, “Ben tetikçiye benziyor muyum?” şeklindeki sözlerine de değinen Avcı, “Bir tetikçi kime benzer, nasıl davranır; bunları hepimiz biliyoruz. Ancak yargının bu kadar kısa sürede böylesi bir saldırıyı sıradanlaştırması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’na saldırı davası 1 Aralık’a ertelendi-VİDEO

    Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’na saldırı davası 1 Aralık’a ertelendi-VİDEO

    PİRHA –Evrensel Gazetesi’nin İzmir temsilciliğine 13 Ağustos’ta gerçekleştirilen saldırının ilk duruşması bugün görüldü. Tetikçi İsa Can Biler’in tutukluluğuna karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 1 Aralık tarihine erteledi.

    Açıklamada, “Saldırılar, baskılar, cezalar bizi yıldıramaz. Evrensel susmadı, susmayacak” pankartı açılırken, katılımcılar sık sık “Evrensel susmadı, susmayacak” ve “Özgür basın susturulamaz” sloganları attı. Basın açıklamasına çok sayıda basın örgütü, gazeteci, sivil toplum örgütü ve yurttaş katıldı.

    “EVRENSEL SUSMAYACAK”

    Evrensel Gazetesi muhabiri Emirhan Durmaz, saldırının sadece Evrensel’e yönelik olmadığını belirterek, “Evrensel’in sesini susturmaya çalışmak işçilere, emekçilere, kadınlara ve öğrencilere yöneliktir. Bugün saldırının arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Evrensel, 30 yıldır türlü baskılara karşı sesini söylemeye devam ediyor. Evrensel susmayacak” dedi.

    Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal, saldırının arkasındaki azmettiricilerin ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Özdal, “13 Ağustos gecesi gazetemiz saldırıya uğradı. İki gün sonra tetikçi yakalandı ve iddianame hazırlandı. Ancak hala birçok soru işareti var. Bu dava sıradan bir adli olay gibi sonuçlanırsa saldırının devam ettiğini düşüneceğiz. Saldırı sadece Evrensel’e değil özgür basına, işçilere, emekçilere, öğrencilere ve kadınlara yönelik” dedi.

    GAZETECİLERDEN TEPKİ

    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, saldırının Evrensel’e değil, doğru haber yapan herkese yönelik olduğunu belirterek, “Bu saldırı ‘doğruları yazmaya devam ederseniz kurşunlar gelir’ demektir. Davayı sıradan bir dava haline getirmek isteyenlere karşı duracağız. Sonuna kadar doğru haberin yanında olacağız” ifadelerini kullandı.

    TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu ise, “Bu ülkede gazeteciler tutuklanıyor, öldürülüyor, kanallara kayyım atanıyor. Evrensel 30 yıldır her türlü tehdite rağmen geri adım atmadı. Bu saldırı sadece Evrensel’e değil tüm basına yapılmış bir saldırıdır” dedi.

    KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Başak Edge Gürkan da, basına yönelik saldırıları kabul etmediklerini belirterek, “Bu saldırı muhalif basına, halkın haber alma özgürlüğüne yapılmış bir saldırıdır. Davanın takipçisi olacağız. Olayın arkasındaki tüm güçlerin açığa çıkarılmasını istiyoruz” dedi.

    Basın açıklamasının ardından katılımcılar, duruşmayı takip etmek üzere İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geçti.

    BİRÇOK SORUYA ‘HATIRLAMIYORUM’ YANITI

    Duruşmayı İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, İzmir Barosu İnsan Hakları Merkezi ve çok sayıda STK temsilcisi, gazeteci ve yurttaş takip etti. Duruşma, sanıkların kimlik tespitiyle başladı. Savunma yapan fail İsacan Biler, verdiği ifadeyi tekrarlayarak, saldırıyı alkolün etkisinde gerçekleştirdiğini söyledi. Saldırıdan pişman olduğunu belirten fail Biler, sorulan birçok soruya “Hatırlamıyorum” cevabı verdi. Biler’in avukatı davanın sadece zarar verme üzerinden açılması taleplerinin değerlendirilmediğini dile getirerek, buna rağmen bilirkişi raporu ile zararın ödendiğini söyledi. Ardından savunma yapan Fail İbrahim Halil Yapıcı, Biler’in gerçekleştirdiği saldırıdan habersiz olduğunu ifade etti. Fail Yapıcı’nın avukatı, saldırının hibir hukuçunun kabul etmeyeceğini dile getirerek, savcılığın iştirak haline dayandırdığı suçlamanın yetersiz olduğunu, soruşturmanın titiz yürütülmediğini kaydetti. Fail Yapıcı’nın avukatı, müvvekilinin beraatini talep etti.

    Evrensel Gazetesi avukatları, görüntülerin sabit olduğunu söyleyerek, azmettiren güçlerin araştırılma talebi yerine getirilmediğini ve bu hususların araştırılması gerektiğine dikkat çekti. Avukatlar, davanın sadece mala zarar verme olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

    “SALDIRI AYDINLATILSAYDI HAKAN TOSUN SOKAKTA KATLEDİLMEYECEKTİ”

    İzmir Bürosu Temsilcisi Özer Akdemir, saldırıya değinerek, saldırı sonrasında soruşturmanın da etkin yürütülmediğini vurguladı. Savcılık iddianamesine anımsatan Akdemir, ‘mala zarar verme’ üzerinde yazılmasına tepki gösterdi. İddianamenin yetersiz olduğunu kaydeden Akdemir, olayın arkasındaki güçlerin açığa çıkarılmasını talep etti. Akdemir, saldırı aydınlatılsaydı, Gazeteci Hakan Tosun’un sokakta darp edilerek katledilmeyeceğini sözlerine ekledi.

    DURUŞMA 1 ARALIK’A ERTELENDİ

    Ardından iddia makamı failin kaçabileceği şüphesi göz önünde bulundurularak, fail İsa Can Biler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi.

    Duruşma sonrası açıklama yapan Avukat Devrim Avcı, “Duruşma 1 ay sonraya gün verdi. Duruşmadaki savunmaların mahkeme heyeti tarafından inandırıcı bulunmadığına delil bu aynı zamanda. Dosyanın yeniden soruşturulması için savcılığa yeniden gönderilmesi kararı verdi. Yeni bir soruşturma başlayacak. Ceza yargılamasının ana amacı maddi gerçekliği ortaya koymaktır. Bu saldırının Evrensel Gazetesi’nin yayın çizgisine yönelik olduğunu biliyoruz. Araştırılmayan HTS ve banka kayıtları araştırılmasını umuyoruz. Saldırının arkasındaki gerçek sorumluluların ortaya çıkması için çabamız devam edecek” dedi.

    PİRHA / İZMİR

  • Evrensel Gazetesi’ne silahlı saldırı düzenleyen İsa Can Biler tutuklandı

    Evrensel Gazetesi’ne silahlı saldırı düzenleyen İsa Can Biler tutuklandı

    PİRHA- Evrensel Gazetesi İzmir Bürosu’na silahlı saldırı düzenleyen İsa Can Biler, ‘silahla tehdit ve ruhsatsız silah bulundurmada’ suçundan tutuklandı. Biler, ifadesinde, “Ben ateş ettiğim yerin Evrensel gazetesi olduğunu bilmiyordum” savunmasında bulundu.

    Evrensel’in İzmir Bürosu’na 13 Ağustos gece 01.30 sıralarında silahlı saldırı düzenleyen İsa Can Biler cuma günü tutuklandı. Tetikçi Biler hakkında tutuklama kararı veren İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin kararında tutuklama gerekçesi “silahla tehdit” ve “ruhsatsız silah bulundurma” oldu.

    Biler emniyet ifadesinde, “Benim Evrensel gazetesi ile bir husumetim yok. Bu olayı yapmam için kimse yönlendirmedi. Hiçbir şekilde bir siyasi saik veya farklı niyetle özellikle o gazeteye ateş etmiş değilim. O saatlerde alkollüydüm. Olaydan sonra da korktum ve kaçtım. Olayda kullanılan silahı 3-4 ay kadar önce ismini bilmediğim bir şahıstan Tepecik’ten aldım. Bu şahsı da sokakta tesadüfen gördüm. Silahı da şuan da yerini hatırlayamadığım boş bir araziye attım. Ayrıca benim olay yerine götüren İbrahim Halil’in de bu olay da hiçbir ilgisi yoktur. Kendisine bir arkadaşımı göreceğimi söyleyerek Alsancak’a götürmesini söyledim. Olaydan sonra telefonum da kırıldı. Nasıl kırıldığını dahi hatırlamıyorum. Ben işlediğim eylem nedeniyle pişmanım, ancak belirttiğim gibi benim bu olayı yapmam için herhangi kimse yönlendirmedi” ifadelerini kullandı.

    Tetikçi Biler, mahkeme sorgusunda ise şöyle ifade verdi: “Ben daha önce emniyette ayrıntılı olarak ifade verdim. O ifadem doğrudur, tekrar ederim. Ekleyeceğim bir husus yoktur, olay benim emniyette ayrıntılı olarak beyan ettiğim şekilde gerçekleşmiştir, bu ifademin dışında söyleyecek bir şeyim yoktur, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum.”

    Sorguda Biler’e kamera kaydı gösterilerek araçtan indikten sonra özellikle belirtilen adrese gittiğine dair tespit sorulduğunda ise Biler’in yanıtı, “Görüntüde görüleceği üzere o esnada arkadaşım ile mesajlaşıyordum. Belirtilen yere doğru yürüdüm. Ancak ben ateş ettiğim yerin Evrensel gazetesi olduğunu bilmiyordum. Özellikle belirli bir amaç için belirtilen adrese ateş etmedim” şeklinde oldu.

    Öte yandan mahkeme tutuklama kararından bir gün sonra açtığı yeni dosya ile Biler ve Yapıcı’nın 7-14 Ağustos 2025 tarihleri arasındaki iletişim bilgilerinin (Arama, aranma, SMS, baz kayıtları) tespit edilmesine de karar verdi.

    Biler’i olay yerine getiren ve saldırının ardından geri götüren sürücü İbrahim Halil Yapıcı ise bir gün gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılmıştı.

    PİRHA/İZMİR

    İLGİLİ HABERLER:

    Evrensel Gazetesine yapılan saldırı İzmir’de protesto edildi!

  • İbrahim Göktepe: Verilen o ceza toplumu tatmin etmedi ama ilk defa polisler ceza aldı-VİDEO

    İbrahim Göktepe: Verilen o ceza toplumu tatmin etmedi ama ilk defa polisler ceza aldı-VİDEO

    PİRHA- İbrahim Göktepe, polisler tarafından katledilen kardeşi Gazeteci Metin Göktepe’yi anlattı. Kardeşi Metin’in daima emekten yana bir mücadele içerisinde olduğunu belirten İbrahim Göktepe, “Metin’in katledilişinden önce başka katledilen gazeteciler de oldu. Hiçbirisi devlet tarafından yargılanmadı. İlk defa devlet, Metin ile suçunu kabul etti. Bu suçu kabul etmesine müthiş bir dayanışma sebep oldu” dedi.

    Tarih 8 Ocak 1996… Metin Göktepe, Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek Alibeyköy’e gitmişti. Ancak, “Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekte ısrarcı davrandı ve gözaltına alındı. Gazeteci Göktepe, yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli darbeleriyle dövülerek öldürüldü. Metin Göktepe, katledildiğinde 28 yaşındaydı.

    “METİN, NEREDE BİR HAK MÜCADELESİ VARSA ORADAYDI”

    Metin Göktepe‘nin ağabeyi İbrahim Göktepe, PİRHA‘ya konuştu. Metin Göktepe’nin daima emekten yana mücadele içinde olduğunu söyleyen ağabey Göktepe, şu bilgileri paylaştı:

    “Metin ilkokulu bitirdikten sonra Babam ve annemlerle İstanbul’a geldi. Esenler’de ikamet ediyorduk. Metin, Esenler’de ibrahim Turan lisesi’nde ortaokul ve liseyi bitirdi. Liseyi okurken de bir toptancıda çalışırdı. Yani çocukluğunda bile bizlere yük olmamak için hem çalışır hem okurdu. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi’ni kazandı. Orada öğrencilik yaparken “Gerçek” dergisinde muhabirliğe başladı.

    Esenler’de oturduğumuz yerde de özellikle çok sevilen biriydi. Şöyle diyeyim, MHP’lisi bile severdi Metin’i. Yani mahalledeki gençlik ilişkisi çok güzeldi. Gerçek dergisinde epey muhabirlik yaptı. Gerçek dergisinden sonra da Evrensel çıktı. 96 yılına kadar da Evrensel’de çalıştı.

    Hiçbir gazeteci bağımsız değildir, biri sermayeden yanadır, biri de emekten… Metin de bu anlamda bağımsız değildi. Tabii ezilenlerin, emeğin, işçilerin; nerede bir hak mücadelesi varsa oradaydı Metin. Nitekim cezaevindeki katledilen devrimcilerin cenazesine katıldığı güne kadar.”

    “O MÜCADELE, DEVLETE CİNAYETİNİ KABUL ETTİRDİ”

    İbrahim Göktepe, Metin’in katledildiği güne dair şu detayları da paylaştı:

    “Ümraniye’deki cenazeye giderken gazetecilerin bir kısmını ayırıyorlar. Metin çok ısrar ediyor. Hatta Metin, Evrensel’de o gün görevli de değildi ama ‘Bu haberi ben takip edeceğim’ diye ısrar ediyor. Israr üzerine Metin’i gönderiyorlar. Gittiği yerde barikat kuruyorlar. Tabii barikatta Metin’i içeri almıyorlar. ‘Bu olayı takip edeceğim, ben gazeteciyim’ diyor. ‘Evrensel gazetesi çalışanıyım’ dedikten sonra gözaltına alıyorlar. O gün Eyüp Stadını binlerce insanla dolduruyorlar. Ama Metin’i, gazeteci ve Evrensel çalışanı diye ayrı bir muameleye tabi tutuyorlar. ‘Ben gazeteciyim’ dediği için daha çok işkence yapıp döverek katlediyorlar. Orada tanıklar da var.

    Asıl metinden sonraki süreç; yani katledildiğindeki süreç çok önemli. Metin’in katledilişinden önce başka katledilen gazeteciler de oldu, bir şey oldu mu? Hiçbirisi devlet tarafından yargılanmadı. İlk defa devlet, Metin ile suçunu kabul etti. Bu suçu kabul etmesinde tabii kitle örgütlerinin, gazetecilerin, özellikle basın emekçilerinin müthiş bir dayanışması vardı. İşte bugünkü süreçte de o dayanışma örgütlenmelidir. Ama bugünkü durum biraz daha dağınık. Örneğin yine gazeteciler içeri alınıyor, tutuklanıyor, işkence görüyor. Ama o bahsi geçen emekçilerin o günkü dayanışması bugün tekrar örülmeli. Metin’in katledildiğini o gün kabul etmediler, ‘Şöyle oldu, duvardan düştü, şu oldu, bu oldu’, bir sürü yaygara çıkardılar. Biliyorsunuz hatta caminin imamı bile duvardan düştüğünü söylüyor. Öyle bir yaygara çıkardılar. Ama işte o basın emekçilerinin, kitle örgütlerinin, halk dayanışması… Emek Partisi’nin, gazetesinin ve avukatlıkların rolü… O mücadele, devlet tarafından katledildiğini kabul ettirdi ve belli bir süre ceza aldılar. 7 polis, altışar yıl ceza aldı. Yani o ceza bizi tabi ki tatmin etmedi. Verilen o ceza toplumu da tatmin etmedi ama ilk defa polisler, bu konuda ceza aldıkları için bir başarı olarak gördük.

    “O DAYANIŞMAYI TEKRAR ÖRMEK GEREKİR”

    İbrahim Göktepe, Metin’in katledilmesi ardından mahkeme sürecinde yaşadıkları zorlukları da paylaştı. Duruşmanın önce Aydın’a gönderildiğini, sonrasında ise Afyon’da karar kılındığını anlatan Göktepe, şöyle devam etti:

    “Her mahkeme günü binlerce insan, her yerden otobüslerle dayanışma sergiledi. Yani o süreçteki bu dayanışma devlete geri adım attırdı. Evet Metin, polisler tarafından katledilmiştir. Devlet suçüstü yakalanmıştır. Bunu ilk defa Türkiye’de bir başarı olarak gördük. Ama bugün bakıyorsun yine gazeteciler içeride, yine gazeteciler tartaklanıyor, gazeteler toplatılıyor, muhalif televizyonlar kapatılıyor, ceza yağdırılıyor. Evrensel’in üzerindeki baskı da oldukça fazla yani.

    Basın emekçilerinin, örgütlerin o günkü gibi bir dayanışması olmadığı sürece bunlar daha çok olacaktır. Yarın belki daha çok, azgınca saldıracaklardır. Önemli olan işte o dayanışmayı tekrar örmektir. 28 yıl geçti. Metin 28 yaşındaydı…”

    Cihan BERK/İSTANBUL

  • 26. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi

    26. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi

    PİRHA-Bu yıl 26’ıncısı düzenlenen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi.

    Gözaltına alındıktan sonra katledilen Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe ile görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak, genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödüllerinin 26’ıncısı düzenlendi.

    Ödüller, Göktepe’nin doğum günü vesilesiyle Şişli Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

    Dersim Gazetesinde yayımlanan “Herkesin sesini duyan var, onların yok: Abdallar depremde de ayrımcılığa uğruyor” başlıklı haberiyle Yerel Gazetecilik Ödülüne layık görülen Murat Güneş ödülünü Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in elinden aldı.

    “Ferhat Encü’ye tokat, gazetecilere engelleme” başlıklı haberiyle Görüntülü Haber Ödülüne layık görülen Artı TV’den Mehmet Zeki Kaya ödülünü gazeteci Elif Ilgaz’ın elinden aldı.

    İŞTE ÖDÜL KAZANAN İSİMLER 

    Bu yıl Yazılı Haber Ödülü’nü Timur Soykan, BirGün’de ‘Karanlık dünya bir çocuğu yuttu’ başlığıyla yayımlanan haberiyle kazandı. Görüntülü Haber Ödülü’nü, Artı TV’de yayımlanan “Ferhat Encü’ye tokat, gazetecilere engelleme” başlıklı haberiyle Mehmet Zeki Kaya aldı.

    Görüntülü Haber dalında, Muhabir Tunca Öğreten, Kameramanlar Murat Baykara ve Ömer Çakan, Voys Media Youtube kanalında yayımlanan ‘Med Çıkmazı’ başlıklı haberle Jüri Özel Ödülü’nü almaya hak kazandı.

    Bu yılki yarışmada Fotoğraf Ödülü’nü, 19 Şubat 2023 tarihini taşıyan, BirGün’de yayımlanan “Biz de öldük ama gömülmedik” isimli fotoğrafıyla Uğur Şahin kazandı.

    Yerel Gazetecilik Ödülü’nü de Murat Güreş, Dersim gazetesinde 26 Şubat 2023 tarihinde “Herkesin sesini duyan var, onların yok: Abdallar depremde de ayrımcılığa uğruyor” başlığıyla yayımlanan haberiyle kazandı.

    Jüri, son dönemde toplu tutuklamalara maruz kalan Mezopotamya Ajansı ve Jin News muhabirleri ile depremde yaralanan gazetecilerden İskenderun Ses Muhabiri Akın Bodur’a Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırdı.

    Ödülleri Banu Tuna, Celal Başlangıç, Meltem Akyol, Hüseyin Aykol, Mustafa Kemal Erdemol, Nazım Alpman, Pelin Ünker, Semra Kardeşoğlu, Yücel Göktürk’ten oluşan jüri belirledi.

    Devrim FINDIK/ İSTANBUL

  • Evrensel’le dayanışma etkinliği: Halkın haber alma hakkından ödün vermiyoruz

    Evrensel’le dayanışma etkinliği: Halkın haber alma hakkından ödün vermiyoruz

    Evrensel Gazetesi’nin dayanışma etkinliğinde halkın haber alma hakkından ödün vermediklerine işaret eden Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, “Doğru bir habercilikte ısrar eden tüm gazetecilere ve tutuklu meslektaşlarımıza da bir selam gönderiyoruz” dedi.

    Evrensel Gazetesi, Küçükçekmece’de bulunan Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde dayanışma etkinliği düzenledi. Etkinlikte, “Biz Evrensel’le güçlüyüz” yazılı pankartlar asıldı.  “Evrensel susmaz, susturulamaz”, “Evrensel bizimle güçlü”, “Özgür basın susturulamaz”, “Jin jiyan azadî”  ve “Hasta tutsaklara özgürlük” sloganları atıldığı etkinliğe, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, çok sayıda siyasetçi, sivil toplum örgütü temsilcisi ve gazeteci ile yazarın yanı sıra yüzlerce yurttaş da katıldı.  Etkinlik sinevizyon gösterimi ile başladı.

    27 YILLIK YOLCULUK

    Kerem Fırtına ve Zeynep Bafralı’nın sunuculuğunu yaptığı etkinlikte etkilik komitesi adına Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Yönetim Kurulu Üyesi Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan söz aldı. 27 yıldır Evrensel gazetesinin burjuva medyası karşısında işçi sınıfının, emekçilerin, halkın, bütün ezilenlerin  sorunlarını sayfalarına taşıdığına işaret Aslan, “Bu baskılarla yüz yüze kalıyor. Biliyorsunuz ki Basın İlan Kurumu Evrensel’e yıllardır ilan vermiyor. Bugün burada hep birlikte Basın İnan Kurumu’nun bu tutumunu bu anlayışını kınıyoruz. Çünkü Evrensel işçi sınıfının gazetesidir. Demokrasiden yana olanların gazetesidir. Kadınların, gençlerin gazetesidir. Haksızlığa, hukuksuzluğa uğramış, çevresini, doğasını korumaya çalışan kentsel dönüşüme karşı mücadele eden insanların gazetesidir. Sizler asla bu gazeteyi hiçbir zaman engelleyemeyeceksiniz. Baskı altına almayacaksınız. Bu nedenle diyoruz ki Evrensel gücünü işçi sınıfından halktan, emekçilerden yana aldığı sürece evrensel hiçbir zaman susmaz, ve susmayacaktır” dedi.

    ‘SINIR ÖTESİ’NE SALDIRILAR

    “Çünkü Evrensel savaşa karşı barıştan yanadır” diyerek, sözlerini sürdüren  Aslan, sözlerini şöyle devam etti: “Çünkü evrensel sınır ötesi operasyonları halka gerçek anlamıyla duyuran bir gazetedir. Evrensel Türkiye’de demokratik hak ve özgürlüklerin, işçi sınıfının mücadelesidir, bayrağıdır. Evrensel hiçbir zaman susturamayacaksınız Metin Göktepe öldürüldüğünde hepimiz orada şunun sözünü verdik: Evrensel’i yaşatacağız. Metin Göktepe ölmedi. Aramızda yaşıyor ve bugün burada binlerce Metin Göktepe var. Devletin, iktidarın bütün baskılarına karşı, bütün şiddetine karşı işte bu salonda olduğu gibi sahip çıkmaya devam edeceğiz. İnadına, evrensel diyoruz. 27 yıl önce halkın gazetesi olmak üzere yola çıkmıştı. Haberler grev yerlerinden, eylemlerden, sokaklardan, memleketin en uzak bölgelerinden akıp geldi Haber yapamayanlar mektuplarını yazdılar.”

    Aslan sözlerine son verirken salonda “Evrensel susmaz, susturulamaz” sloganı atıldı. Aslan’ın ardından Ruhi Su Doslar Korusu, sahne aldı.

    SANSÜR YASASINA İŞARET ETTİ

    Etkinlikte söz alan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat ise, sözlerine Evrensel’in tarihinde emeği olanları anarak sözlerine başladı.  Polat,  hayatını kaybedenlerin isimlerini tek tek okuyarak, “Hepsini saygı, sevgi ve minnetle anıyoruz” dedi. Türkiye basın özgürlüğü bakımından en sorunlu dönemlerinden birini yaşadığın altını çizen Polat,  “Basın İlan Kurumu ve RTÜK’ün gazete ve televizyonlar üzerindeki baskılarına yeni dezenformasyon yasası ile birlikte internet sitelerinin de düne göre daha fazla sansür baskısı altına sokulması eklendi” diye konuştu.

    TUTUKLU GAZETECİLER

    “Tüm bunlara rağmen, bu ülkede, işçi ve emekçilerin, tüm ezilen halkların sesi Evrensel’in bir parçası olmaktan onur duyduğu, halkın haber alma hakkından ödün vermeyen bir gazetecilik geleneği de var” diyen Polat, “Sokakta haber takip eden gazeteciler çok sık polis şiddetiyle yüz yüze kalıyor. Tutuklu meslektaşlarımıza son dönem 25 gazeteci daha eklendi Buradan doğru bir habercilikte ısrar eden tüm gazetecilere ve tutuklu meslektaşlarımıza da bir selam gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘DAYANIŞMA YA İHTİYAÇ VAR’

    27 yıldır “Evrensel susturulamaz” sözünü her fırsatta yinelediklerini kaydeden Polat,  “Daha önce bunu deneyen iktidarlar, başaramadan tarih oldular. AKP de öğrenecek. Gerçi ’20 yıl oldu’ diyebilirsiniz. Bazıları biraz geç öğreniyor. Okurlarımızın, bu salonu dolduran sizlerin sahiplenmesi ve dayanışması bize güç veriyor. Basın İlan Kurumu’nun ilan hakkımızı iptalinden sonra e-gazete abonelerimizin sayısındaki artış, Evrensel’i mali kuşatmayla boğmak isteyenlere önemli bir yanıttır. Bu dayanışmanın sürekliğine ihtiyacımız var.  Özgür ve çocukların aç yatmadığı bir Türkiye’nin haberlerini yapmayı diliyoruz” diye kaydetti.

    Polat’ın konuşmasının ardından okur dayanışmasının suç sayılmasına karşı etkinliğe gelen binlerce kişi ellerindeki  Evrensel gazetesini kaldırarak  Basın İlan Kurumuna attıkları sloganla mesaj verdi: “Sansürcüler gidecek, biz kalacağız.” Etkinlik boyunca sık sık “Evrensel bizimle bizimle güçlü”, “Evrensel susmaz susturulamaz”,  “Metin yaşıyor Evrensel yazıyor” sloganı atıldı.

    DEMİRTAŞ’IN MESAJI

    Yapılan konuşmaların ardından tutuklu birçok siyasetçinin dayanışma etkinliğine gönderdiği mesjlar okundu. Mesajlar şu şekildeydi:

    4 Kasım 2016’dan beri Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “27 yıllık yayın hayatına onuruyla, duruşuyla özgür basının baş eğmeyen temsilcilerinden Evrensel Gazetesi’nin yanında olduğumuzu, tüm kalbimizle dayanışma duygularımızı ilettiğimizi bilmenizi isteriz. Tek bir geri adım atmadan yıllarca ezilenlerin, sömürülenlerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm halkların yanında durmayı görev bilmiş bir gazetenin yaşayabilmesi hepimizin boynunun borcudur. Bu vesileyle salonda olan olamayan, dayanışmasını esirgemeyen tüm dostlara, yoldaşlara yürek dolusu selam, sevgilerimizi gönderirken özgür yarınlarda görüşebilmeyi diliyoruz. Umutla, sevgiyle, dirençle.”

    FİNCANCI’DAN MESAJ

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Prof.Dr. Şebnem Korur Fincancı, “Sevgili Evrensel emekçisi yol arkadaşlarım, yoldaşlarım, birlikte emek vermemizin üzerinden neredeyse 20 yıl, sizler bu gazeteyi var edeli 27 yıl olmuş. İlk gün elime aldığım heyecanı her birinizin yüreğinde taşıdığından hiç kuşkum yok. Karşı karşıya kaldığınız baskılar, yok etmek üzere kurgulanan yasaklarla bu heyecan olmadan başa çıkmak, umudu her dem diri tutmak başka türlü mümkün olmazdı zaten. Bizler Metin Göktepe’nin katledilmesinde izini sürdüğümüz hakikatle, bu toprakların hakikatini bulması için verdiğimiz mücadeleyle sizleri yalnız bir gazete değil, hepimizin en çok da hakikatin sesi olarak bildik. Bu sesi ne yapsalar susturamazlar. Nice 27 yıllara, hakikatin solmayan ışığı ile umut ile, direnç ile, elbette dayanışma ile…”

    GEZİ TUTUKLULARINDAN MESAJ

    Silivri Cezaevinde Gezi Davasından tutuklu bulunan Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Hakan Altınay, “Değerli Arkadaşlar, Duyduk ki buluşmuşsunuz, duyduk ki Metin Göktepe’nin gazetesine sahip çıkıyormuşsunuz. Teşekkür ederiz. Bu memlekette alınteri ile hakça bir yaşam sürenler, hakikatin peşini hiçbir hal ve şartta bırakmayan gazeteciler kazanacak. Beklenen günler, güzel günler ellerinizdedir.”

    YAŞASIN EVRENSEL

    Bakırköy’de tutuklu bulunan Gezi Davası tutuklularından Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Mine Özerden,“Bizler sizin sesinizi duyamıyoruz ama barış, özgürlük ve emek adına  sürdürdüğünüz mücadelenize inanıyor, halkın doğru haber alabilmesi için iktidarın her türlü zorbalığını ve baskısınıengellemeye karşı gösterdiğiniz çabanın farkındayız. Gezi direnişinin hepimize öğrettiği gibi, ‘Kurtuluş yok tek başınaya hep beraber ya hiçbirimiz…’ Tam da bu nedenle yanınızda olmasak da dayanışma duygularımızı size dostlarla iletmek istedik. Yaşasın Evrensel dayanışma! Yaşasın Evrensel’le dayanışma!”

    Etkinlikte, Zeynep Bakşi Karadağ, Mehmet Atlı, Haluk Tolga İlhan, Mahmut Çınar,  Kezzo, Mengene ve Mercan Selçuk Dans Topluluğu’ndan dansçılar da sahne aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de cami inşaatı okul bahçesine taştı, veliler tepkili

    Dersim’de cami inşaatı okul bahçesine taştı, veliler tepkili

    PİRHA- Dersim’de bulunan Munzur Ortaokulu’nun yanında bulunan cami inşaatı okul bahçesinin bir kısmında da sürüyor. Veliler çocuklara ait olan alanın daraltıldığını belirterek, inşaatın yaratacağı tehlikelere dikkat çekti.

    Dersim’de Atatürk Mahallesi’nde bulunan ve kentin en kalabalık ortaokullarından biri olan Munzur Ortaokulu’nun yanında bulunan cami inşaatının okul bahçesinin bir kısmına taşmasına veliler tepkili.

    Okulun bahçesinin bir kısmının müftülüğe ait bir alan olmasından kaynaklı okulun yanında bulunan camiye dahil edilmesinin çocukların oyun alanını gittikçe daraltacağını söyleyen veliler Evrensel Gazetesi’ne konuştu.

    Veliler, okulun fiziki koşullarının yetersizliğiyle beraber cami düzenlemesinin okul bahçesinde olmasından rahatsız olduklarını söyleyip, okul bahçesinin tamamen okula tahsis edilmesi gerektiğini belirttiler.

    “ÖNCELİK ÇOCUKLARIMIZIN”

    Cami alanının düzenlenmesi ile beraber çocukların giriş ve çıkışlarında zorluklar yaşandığını söyleyen Gönül Demir, “Duvar çekildiği için çocuklar yolunu değiştirip ana yol üzerinden geliyor. Bu da bir veli olarak beni endişelendiriyor. Okulun bahçe girişi arka kapıda olacakmış, orası çok tehlikeli bir bölge ben çocuğumun güvenli bir yolda, bahçede okula gidip gelmesini istiyorum. Okul çıkışlarında ve girişlerinde zaten çok araç var okulun bahçesi ve girişi kapatılırsa çocuklar çok zorlanacak. Öncelik çocuklarımız olmalı” dedi.

    “BU KARARDAN VAZGEÇİLMELİ”

    Okulun çok kalabalık ve okul koridorlarının dar olduğunu belirten Güler Doğan da “Tuvaletler sıkıntılı, fiziki koşulları yetersiz, okula gelen bir destek yok, gelen destek de yetmiyor. Şimdi de okulun zaten dar olan bahçesi gidecek. Çocukların enerjilerini atabilecekleri sadece bir alan var o da zaten sınırlı. Burayı da alınca bu çocuklar iyice sıkış tepiş olacak ve kazalara da neden olacak. Okulun fiziki koşullarının iyileştirilmesi gerekirken işi daha zorlaştırıyorlar. Caminin yeşil alana ihtiyacı olabilir bunu farklı bir şekilde çözsünler. Giriş kapısı zaten çok sıkıntılı bugüne kadar burası düzenlenmedi. Servis araçlarına daha düzgün bir alan verilmedi ama şimdi cami için düzenleniyor. Okulun ve caminin bahçesi arasında bir kapı olacakmış neden? Ben bunu kabul etmiyorum inanç kurumlarıyla eğitim kurumları yan yana olmamalıdır. Burada çocuklarımızı düşünmek zorundayız. Bu karardan vazgeçilmelidir” dedi.

    “SOĞUK VE KARLI HAVALARDA RİSKLİ KAZALAR OLABİLİR”

    Okul bahçesi ve cami bahçesinin yan yana ve iç içe olmasını doğru bulmadığını dile getiren Meral Ögmen, “Cami için okulun fiziki koşulları değiştirilmemelidir. Okulun girişi kapatılırsa çocuklar arkadan girecekler, soğuk ve karlı havalarda riskli kazalar olabilir. Burada okul değil cami fedakarlık yapmalıdır. Başka bir kurum da olsa okulun bahçesini almamalıdır. Bundan vazgeçilmelidir. Okul zaten çok kalabalık bahçe de zaten küçük. Bahçe ile uğraşacaklarına okulun diğer sorunlarını çözsünler” dedi.

    “ÇAMURA GİRMEMEK İÇİN DUVARDAN ATLIYORLAR”

    Okul alanının daraltılarak yapılan cami çalışmalarından dolayı öğrencilerin duvar üzerinden atlayarak okula giriş çıkış yapmalarının tehlike oluşturduğunu söyleyen Mahir Güngören de “Yağmur yağınca çocuklar çamura girmemek için duvardan atlamak zorunda kalıyorlar. Bu durum da çocuklarımız için hayati sorun teşkil etmektedir. Çocukların oyun alanlarına dokunulmasını istemiyoruz” diye konuştu.

    Fatoş Argın Taşkale ise “Bahçe zaten yetersiz çocuklara, burayı da alınca bahçe iyice küçülecek ve okulun giriş kapısı kapatılıp okulun arkasından verilecek. Orası çok tehlikeli, kışın buzlanmanın çok olduğu bir yer ve servis araçları girince de daha dar ve tehlikeli bir alan olacak. Engelli çocuklar, eğitimciler ve veliler için bir risk. Servis araçları da yığılınca çocukların giriş çıkışları sıkıntılı oluyor. Bugüne kadar bir kaza olmaması bile büyük şans. Çocuklarımızın eğitim ve öğretim hayatlarını geçirdiği alanların sağlıklı, güvenli, yeterli alanlar olması gerekirken onların alanları ellerinden alınıyor. Arsa caminin olabilir ama yeni bir düzenlemeyle bu alan tamamen ve kalıcı bir şekilde okula verilmelidir” ifadelerini kullandı.

    “İNŞAAT DERHAL DURDURULMALI”

    Munzur Ortaokulu’nun bahçesinin büyük bir bölümünün Tunceli Müftülüğüne devredildiğini söyleyen Eğitim Sen Dersim Şube Yöneticisi Raife Yılmaz, şunları kaydetti:

    “Müftülük okul bahçesini, yakınında bulunan caminin alanına dahil etmek için 1 ay önce duvar örmeye başladı. Aileler çeşitli görüşmeler yaptı ancak sonuç olumsuz. Laik ve bilimsel eğitimin yanı sıra çocuk gelişiminin önemli bölümünü oluşturan oyun oynama eylemi de bu yolla rafa kaldırılmış olacak. Oysa ki oyun, çocukları bedensel, duygusal, sosyal ve  zihinsel olarak geliştiren, beyindeki kaygı, üzüntü ve öfke gibi olumsuz duyguları iyileştiren bir eylem biçimidir. Fiziksel yetersizliklerle boğuşan okulların durumunu daha da olumsuz hale getirmek çocuk haklarına yapılan yeni baskıdır. Acilen bu inşaat durdurulmalı ve okul bahçeleri çocukların olmalıdır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ iddiasıyla yargılanan Gazeteci İmrek’in duruşması ertelendi

    ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ iddiasıyla yargılanan Gazeteci İmrek’in duruşması ertelendi

    PİRHA-Evrensel Gazetesi Yazarı Ender İmrek’in kaleme aldığı ‘Türkiye yanıyor, saray izliyor’ başlıklı yazısı nedeniyle ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması görüldü. İmrek savunmasında, “Basın olarak kamuoyunun sesi oluruz. Demokratik bir devlette yurttaş vergilerinin kamunun ihtiyaçları için harcanması gerekir. Bizim görevimiz sorunlara ayna tutmaktır “dedi.

    Evrensel Gazetesi Yazarı Ender İmrek’in 30 Temmuz 2021 tarihinde kaleme aldığı “Türkiye yanıyor, saray izliyor” başlıklı yazısı nedeniyle ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

    Duruşmaya Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkan Gökhan Durmuş da katıldı.

    “BİZİM GÖREVİMİZ SORUNLARA AYNA TUTMAKTIR”

    Celsede yazılı beyanını sunan İmrek, sözlerine Amasra’daki maden patlamasında hayatını kaybeden işçileri anarak başladı. İmrek şunları söyledi:

    “Basın olarak kamuoyunun sesi oluruz. Demokratik bir devlette yurttaş vergilerinin kamunun ihtiyaçları için harcanması gerekir. Bizim görevimiz sorunlara ayna tutmaktır. Yunanistan 38 yangın söndürme uçağı bulunurken, biz de bir tane bile yok. Sarayın hizmetinde 13 uçak varken neden ülkemizde 1 tane yangın söndürme uçağı yok? Jandarma kendi görevini yapması gerekirken “Kim sarayı eleştiriyor?” sorusunun peşine düşmüştür. Yargının görevi basın ve ifade özgürlüğünü korumak olmalıdır. Bugün de sansür yasası Resmi Gazete’de yayımlandı.”

    Avukat Yıldız İmrek de davanın Anayasaya aykırı olduğunu belirten yazılı dilekçesini mahkemeye sundu. İmrek’in yazısında siyasi iktidarı eleştirdiğini ve toplumsal fayda gözettiğini belirten avukatlar, beraat talep etti.

    SAVCI, İMREK’İN GAZETECİ OLUP OLMADIĞININ SORUŞTURULMASINI İSTEDİ

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı ise söz konusu yazıda, Erdoğan’ın şeref ve haysiyetine yönelik saldırı olduğu iddiasıyla davaya katılma talebinde bulundu.

    Savcılık da İmrek’in gazeteci olup olmadığının sendikadan sorulmasını, katılma talebinin de kabulünü istedi.

    Ara kararını açıklayan mahkeme, katılma talebinin kabul edilmesine, TGS’den sanığın gazeteci olup olmadığının sorulmasına, anayasaya aykırılık iddiasının ciddi görülmediğinden dolayı değerlendirilmemesine hükmederek bir sonraki duruşmayı 10 Ocak 2023 gününe erteledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Baskılara karşı Evrensel’in yanındayız-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Baskılara karşı Evrensel’in yanındayız-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Basın İlan Kurumu’nun Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını iptal etmesine ilişkin Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Demokratik bir toplumda tüm kurumlar bağımsız ve özgür karar almalıdır. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün olmadığı bir ortamda demokrasiden söz edilemez” denildi.

    Basın İlan Kurumu (BİK), Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını tümüyle iptal etti. BİK Genel Müdürlüğü tarafından Evrensel’e iletilen tebligatta, gazetenin okurlarının bayilerden birden fazla gazete satın alması, kurum abonelikleri ve kayıt defterlerinin düzenli tutulmadığı iddiası iptal kararına gerekçe gösterildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Basın İlan Kurumu’nun Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını iptal etmesine ilişkin Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını platform adına Suna Çelik okudu. Açıklamada, ‘Baskılara karşı Evrensel’in yanındayız, Evrensel susmaz’ pankartı açıldı.

    “BASIN VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN OLMADIĞI BİR ORTAMDA DEMOKRASİDEN SÖZ EDİLEMEZ”

    Siyasi iktidarın sistematik bir şekilde Basın İlan Kurumu eliyle basını cezalandırma yoluna gitmeye devam ettiğini söyleyen Çelik, “BİK’in siyasi iktidarın isteği doğrultusunda aldığı,  basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünü ihlal eden çok sayıda kararı var. Son olarak da Evrensel Gazetesi’nin resmi ilan ve reklam yayınlama hakkının sona ermesine ilişkin aldığı karar, başta Anayasa’ya, Basın Kanunu’na, 195 sayılı Kanuna ve buna bağlı çıkartılan normlar hiyerarşisine aykırıdır. Evrensel Gazetesi ve diğer iktidara yakın olmayan basın kuruluşları hakkında alınan kararlarla basın özgürlüğü ortadan kaldırılmıştır. Bu kararın ardından Evrensel Gazetesi’nin resmi ilan ve reklam hakkının kaldırılması açık bir hak ihlalidir. Demokratik bir toplumda tüm kurumlar bağımsız ve özgür karar almalıdır. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün olmadığı bir ortamda demokrasiden söz edilemez” dedi.

    “BASIN İLAN KURUMU’NUN İLAN YASAĞI BİZİ SUSTURAMAZ”

    Evrensel gazetesinin kurulduğu günden itibaren dayanışma ile yaşadığını ifade eden Evrensel gazetesi muhabiri Orhan Kurul, “Evrensel gazetesi kurulduğu günden itibaren baskılarla karşı karşıya kaldı ancak biz baskılar karşısında hiçbir zaman susmadık, bundan sonra da susmayacağız. AKP iktidarının kurumu olan Basın İlan Kurumu’nun ilan yasağı bizi susturamaz, biz tarihimizden bu yana ilanlarla var olmadık bundan sonra da ilanlarla var olma gibi bir niyetimiz yok” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Polat’tan çağrı: Dayanışmaya ihtiyacımız var

    Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Polat’tan çağrı: Dayanışmaya ihtiyacımız var

    PİRHA-Basın İlan Kurumu (BİK), Evrensel’in resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını tümüyle iptal etti. Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, “Yapılanlar seçim süreciyle de alakalı bir durum, bize yönelik susturma operasyonu muhalefete yönelik susturma girişimleriyle beraber düşünülmeli” dedi. Polat, Evrensel ile dayanışma çağrısında bulundu. 

    Basın İlan Kurumu (BİK), Evrensel gazetesinin resmi ilan ve reklam yayımlama hakkını tümüyle iptal etti. Eylül 2019’da alınan resmi ilan ve reklam durdurma kararı sebebiyle Evrensel’e 3 yıldır hukuksuz şekilde ilan verilmiyordu. Alınan son kararla, askıda tutulan bu hak tümüyle iptal edilmiş oldu.

    BİK Genel Müdürlüğü tarafından Evrensel’e iletilen tebligatta, gazetenin okurlarının bayilerden birden fazla gazete satın alması, kurum abonelikleri ve kayıt defterlerinin düzenli tutulmadığı iddiası iptal kararına gerekçe gösterildi.

    “BASIN İLAN KURUMU’NUN KADROSU AKP POLİTİKALARINA GÖRE ŞEKİLLENİYOR”

    Basın İlan Kurumu’nun 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlandıktan sonra AKP politikalarına göre kadro yapısının şekillendiğini belirten Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, “Basın İlan Kurumu kuruluş gerekçesi fikir farklılığı gözetmeksizin bütün basının ilanlarla desteklenmesiyle tarafsız olması gerekirken, AKP’lileşmeyle birlikte varlık gerekçeleri inkâr edildi. Basın İlan Kurumu, 2019 yılının Eylül ayında okur dayanışmasını gerekçe göstererek Evrensel Gazetesi’ne ilan akışını durdurma kararı aldı. Türkiye’de iktidar gazetelerinin gerçek tirajlarıyla ilan almak için gösterilen tirajlar arasında devasa farklar var. Basın İlan Kurumu, bu konuda asla bir denetim yapmıyor. Pandemi döneminde bayilerin denetlenemediği sürecin ardından normalleşmeye geçilmesiyle birlikte bayi denetimleri başladı ve temmuz ayında son denetim oldu” dedi.

    “DAHA FAZLA DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR”

    17 Ağustos’ta Basın İlan Kurumu kararını kendilerine ilettiğini söyleyen Polat, şunları ifade etti:

    “Alınan karar bizim elimize 22 Ağustos’ta ulaştı. İletilen kararda ilan hakkımızın iptal edildiği belirtiliyor. Tamamen düzmece gerekçeler var, sendikaların, partilerin ve belediyelerin toplu gazete alması gerekçe gösteriliyor. Herkes üyelerine dağıtmak için gazete alır örneğin Türk Hava Yolları seçtiği gazeteleri alıp yolcularına dağıtıyor. Böyle bir suçlama olamaz, bu tamamen aslında bir gazeteyi boğmak için gerçekleştirilmiş olan bir şey. Anayasa Mahkemesi’nin Evrensel, Birgün, Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerine ilan kesme cezalarıyla ilgili hak ihlali kararının ardından verilen bu karar, Anayasa Mahkemesi’nin Basın İlan Kurumu’yla ilgili yapısal bir sorun var tespitini doğruluyor. Basın İlan Kurumu bu kararıyla AKP iktidarı sürdükçe Evrensel Gazetesi’ni boğma girişimlerinde kararlı olduklarını gösteriyor. Yapılanlar seçim süreciyle de alakalı bir durum. Bize yönelik susturma operasyonu, muhalefete yönelik susturma girişimleriyle beraber düşünülmeli. İktidar kendi önünü açmak için muhalefetin sesine yer veren gazetelerin sesini olabildiğince engellemek istiyor. Evrensel Gazetesi bugüne kadar okurlarının desteğiyle ayakta durmuş bir gazete, o yüzden bu süreci de aşacağız. Bu dönemde okurların gazeteye sahip çıkması son derece önemli, o yüzden daha fazla dayanışmaya ihtiyacımız var” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Yazar Ender İmrek hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla dava açıldı

    Yazar Ender İmrek hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla dava açıldı

    PİRHA-Yazar Ender İmrek hakkında Evrensel Gazetesi’nde yayımlanan “Türkiye yanıyor, Saray izliyor” başlıklı yazısı gerekçe gösterilerek ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla dava açıldı. İmrek yaptığı açıklamada “Bizi susturmak istiyorlar. Yazıda tek bir suç unsuru yok” ifadelerini kullandı.

    Evrensel Gazetesi yazarı Ender İmrek hakkında 31 Temmuz 2021 günü yayımlanan “Türkiye yanıyor, Saray izliyor” başlıklı yazısı gerekçesiyle ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla dava açıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçlar Bürosu’nca 14 Aralık 2021 tarihinde düzenlenen iddianame Bakırköy 44’üncü Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İmrek’in yazısına ve savunmasına yer verildi. İmrek ifadesinde, yazıyı yazdığı tarihte ülke genelinde meydana gelen orman yangınlarına müdahalelerin eleştirisi amacıyla bu yazıyı kaleme aldığını belirtirken, yazının basın özgürlüğü kapmasında olduğunu söyledi. İddianamede, İmrek’in “Yazı içeriğinde kullanılan ifadelerin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olduğu ve bu surette şüphelinin üzerine atılı Cumhurbaşkanına Hakaret suçunu işlediği…” öne sürüldü.

    “SUSTURMAK İSTİYORLAR”

    İmrek, hakkında açılan davaya ilişkin sosyal medyada açıklama yaptı. İmrek, “Bizi susturmak istiyorlar. Cumhurbaşkanına hakaretten bir dava daha açıldı. Yazıda tek bir suç unsuru yok. İddianameye yazıyı olduğu gibi koymuşlar ve iddia Cumhurbaşkanına hakaret” dedi.

    İmrek, yazısında Türkiye’de yaşanan yangınlarda çokça gündeme gelen yangın uçakları tartışmasına değinmiş ve “Saray’ın kaç uçağı var? 8 mi? 13 mü? Peki yangın uçağı… Türkiye’nin kaç yangın uçağı var… Saraylara harcanan o paralarıyla kaç yangın uçağı alınırdı? Beş mi? 10 mu… Kaç? Kıbrıs’a kaç uçakla gittiler? 8 miydi? 8 uçakla gittikleri Kıbrıs’ta, Kıbrıslılara verile müjde neydi? Yeni bir saray…” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Evrensel Gazetesi yazarı Ayşen Şahin gözaltına alındı

    Evrensel Gazetesi yazarı Ayşen Şahin gözaltına alındı

    Evrensel Gazetesi yazarı Ayşen Şahin gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Şahin gözaltına alındığını sosyal medya hesabından duyurdu.

    Evrensel Gazetesi yazarı Ayşen Şahin gözaltına alınarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Şahin, gözaltına alındığı bilgisini Twitter hesabından “Arkadaşlar polis kapıda, Vatan Emniyete götürülüyorum. Üstümü değiştirip çıkıyorum. Herkese tek tek haber veremedim” ifadeleriyle duyurdu.

    Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, gözaltına alınmasının ardından görüştüğü Şahin’in Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde olduğunu ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüleceğini belirtti. Polat, polisin Şahin’e henüz bir gerekçe belirtmediğini ancak gözaltı uygulamasının Boğaziçi Üniversitesi protestolarıyla ilgili olabileceğini aktardı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Evrensel çalışanlarının sarı basın kartları iptal edildi

    Evrensel çalışanlarının sarı basın kartları iptal edildi

    Gazetecileri fişleyen SETA’nın hakim olduğu Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, aralarında Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş’un da bulunduğu çok sayıda Evrensel çalışanının sarı basın kartını iptal etti. 

    Evrensel gazetesi çalışanlarının sarı basın kartları iptal edildi. Basın Kartları Komisyonunun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlanmasından sonra uzun zamandır yenileme başvurusu yapmış olan gazetecilere “bekleniyor” denilen sarı basın kartları, şimdi iptal edildi. Ankara’dan sürekli basın kartı sahibi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası adına Basın Kartları Komisyonu’nda görev yapmış olan Sultan Özer ve sürekli basın kartı sahibi Fevzi Argun ile Evrensel gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, Yazı İşleri Müdürü Şengül Karadağ Bayhan ile çeşitli departmanlarda görev yapan 14 gazete çalışanının sarı basın kartları iptal edildi.

    TGS BAŞKANININ KARTI İPTAL EDİLDİ

    Evrensel gazetesinde yer alan habere göre, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı ve Evrensel Haber Müdürü Yardımcısı Gökhan Durmuş da basın kartı iptal edilenler arasında. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının “Basın Kartı Sorgulama” bölümüne baktıklarında kartlarının karşısında “iptal edildi” ifadesini gören gazeteciler, önceki gün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Basın Destek Hattı’nı aradı. Ancak gün boyu telefona yanıt veren olmadığı için kartların iptal gerekçeleri de öğrenilemedi.

    Basın kartının yenilenmesi için başvuru yapmış olan ve uzun süredir bekleyen pek çok başka gazetecinin de basın kartlarının iptal edildiği öğrenilirken basın kartı iptal edilen gazeteci sayısının kaç olduğu da henüz bilinmiyor.

    KOMİSYON SETA’CILARIN ELİNDE

    Sarı Basın Kartları aslında uzun zamandır gazetecilerin gündeminde. Basın kartları geçmişte Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından veriliyordu. Ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesiyle birlikte Başbakanlık kapanınca bu kurum Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığına dönüştü. 24 Haziran 2018’de yeni yönetim sistemine geçilmesine karşın basın kartı komisyonu 13 ay boyunca toplanmadı. Temmuz 2019’da toplanması ise oldukça gizli oldu. Toplantının detayları da, komisyonda kimlerin olduğu da kamuoyuyla paylaşılmadı.

    CHP Milletvekili Utku Çakırözer ise komisyonda 9 kişinin olduğunu belirtmişti. Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti komisyonda yer almıyor. Komisyonun 2 üyesi ise Cumhurbaşkanlığından. Cumhurbaşkanlığından verilen üyelerinden İletişim Başkan Yardımcısı Zahid Sobac, gazetecileri fişleyen raporu ile bilinen SETA’nın araştırmacı kadrosundan. Kalan üyelerden 3’ü ATV, Star ve Daily Sabah gazetelerinden, 2’si ise Anadolu Ajansı (AA) ve TRT’den. AA ve Daily Sabah’tan gelen isimler “basın-meslek örgütü” olan Medya İş ve Medya Derneği’nden temsilci olarak komisyonda yer alıyor.

  • Evrensel gazetesi yazarı Ayşegül Tözeren gözaltında

    Evrensel gazetesi yazarı Ayşegül Tözeren gözaltında

    Evrensel gazetesi yazarlarından Ayşegül Tözeren gözaltına alındı. Tözeren’in PKK/KCK operasyonu nedeniyle gözaltına alındığı bilgisi verildi.

    Evrensel gazetesi yazarlarından Ayşegül Tözeren polisler tarafından evi basılarak gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi ile ilgili açıklama yapılmazken, avukatlara dosyada gizlilik kararı olduğu bilgisi verildi.

    Evrensel gazetesi yazarı ve edebiyatçı Ayşegül Tözeren’in evine sabah saatlerinde polisler baskın yaptı. Evde yapılan arama sırasında Tözeren’in telefon ile görüşmesine de izin verilmedi. Aramanın ardından polisler tarafından gözaltına alınan Tözeren Haseki Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Vatan Caddesi’nde bulunan emniyet müdürlüğüne götürüldü.

    Evrensel gazetesi Genel yayın Yönetmeni Fatih Polat, Ayşegül Tözeren’in gözaltına alınmasını Twitter’dan duyurdu.

    Gözaltı kararının ardından emniyete giden avukatlar ise dosyada gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle Ayşegül Tözeren ile görüştürülmedi. Tözeren hakkında PKK/KCK operasyonu doğrultusunda gözaltı kararı verildiği ifade edildi.

  • Gazeteci Metin Göktepe katledilişinin 23. yılında mezarı başında anıldı

    Gazeteci Metin Göktepe katledilişinin 23. yılında mezarı başında anıldı

    Görevi başındayken polislerce gözaltına alınan ve dövülerek öldürülen Evrensel Muhabiri Gazeteci Metin Göktepe, katledilişinin 23. yılında mezarı başında anıldı. 

    Haber takibi yaptığı sırada gözaltına alındıktan sonra dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, katledilişinin 23’üncü yılında mezarı başında anıldı. Esenler’de bulunan Kemer Mezarlığı’ndaki kabri başında yapılan anmaya Göktepe’nin çalışma arkadaşları, ailesi, meslektaşları, ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile basın meslek örgütleri katıldı.

    “Metinler ölmez evrensel susmaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganlarının atıldığı anmada “Tutuklu Gazeteciler Serbest Bırakılsın”, “Metin’in Katili Çete Devlet” dövizleri taşındı. Göktepe’nin mezarına Evrensel gazetesi ile karanfiller bırakıldı.

    “METİN’İN KALEMİ YERDE KALMAYACAK”

    Anmada ilk olarak konuşan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, dün öldürülen gazetecilerin bugün de öldürülmek istendiğinin altını çizerek, “Dün Karşı Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Eren Erdem hakkında tahliye kararı verildi. Aynı gün yakalama kararı çıktı. Küçük oğlu babasının tahliye sevincini yaşayamadı. Bu da ayrı bir üzüntü kaynağı gazeteciler açısından” dedi. Göktepe şahsında halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğü mücadelesine sahip çıktıklarını sözlerine ekleyen Polat, “Metin’in ve kaybettiğimiz bütün meslektaşlarımızın kaleminin yerde kalmayacağı sözünü bir kere daha veriyoruz” diye ifade etti.

     “O GÜN GAZETECİLER BUGÜN GERÇEKLER ÖLDÜRÜLÜYOR”

    Ardından söz alan Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, “Bizim için 23 yıldır burada olmak Metinle buluşmaktır. Ülkenin ve o günden bugüne gazeteciliğin geldiği nokta demokrasinin nerede olduğuna ışık tutmaktır. Metin gerçeğin peşinde koşan genç bir gazeteciyken, takip ettiği haber sırasında gözaltına alınmış, adını haykırarak belki de kendi haberini yapmış, gerçek bir gazetecidir. O günlerde gazeteciler öldürülüyor bugünlerde de gerçekler öldürülmek isteniyor. Gazetecilerin gazeteciliği öldürülüyor. Ya hapiste atılıyor ya da para cezaları veriliyor. O günden bugüne değişen bir şey yok” dedi.

    “BASKILARA KARŞI DEMOKRASİYİ VE ÖZGÜRLÜĞÜ SAVUNACAĞIZ”

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Selma Gürkan da, Göktepe’nin katledildiği siyasal koşullarının karanlığının bugün yeniden yaşandığını ifade ederek, “Bugün tek adam ve tek parti yönetimine dayanan siyasal rejim, yeniden şekillendirilmeye çalışılıyor. Bu şekillendirme baskı üzerinde, yasaklar üzerinden, şiddet kutuplaştırma ve savaş üzerinden yapılmaya çalışıyor. Biz Ocak ayında elbette Metin Göktepe’yi anıyoruz ama onun nezdinde iktidarların baskı rejimine otoriterliğine karşı mücadele eden ve bütün kaybettiklerimizi anıyoruz. Baskılara karşı demokrasiyi özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    “ÖLÜMLERİN KATLİAMLARIN TAKVİME SIĞMADIĞI BİR TARİH YAŞIYORUZ”

    “Ölümlerin, katliamların takvim sayfalarına sığmadığı bir tarihi yaşıyoruz” diyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise “Her gün bir ölümü, katliamı anıyoruz. Bugün gazeteciliğin Türkiye’de hangi bedellerle yapıldığını görüyoruz. Onlarca yüzlerce basın şehidimiz var. Bugünde Metin Göktepe’yi anıyoruz. Katilleri yakalandı ve yargılandı ama faili meçhul onlarca gazeteci var. Gazeteciler bugün yargı eliyle yargısız infaz ediliyorlar. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Bugünler elbette bitecek basının özgür olduğu günleri göreceğiz. Metin’in anısı önünde saygı ile eğiliyorum” ifadesinde bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Evrensel muhabiri Kemal Özer tahliye edilmedi

    Evrensel muhabiri Kemal Özer tahliye edilmedi

    PİRHA-‘Örgüt üyeliği’ iddiasıyla 4 Eylül 2017’den bu yana tutuklu bulunan Evrensel Gazetesi Dersim muhabiri Kemal Özer tahliye edilmedi.

    ‘Örgüt üyeliği’ iddiasıyla 4 Eylül 2017’den bu yana tutuklu bulunan Evrensel Gazetesi Dersim muhabiri Kemal Özer’in 4. duruşması Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Özer ve avukatları hazır bulundu. Duruşmaya Özer’in ailesi ve EMEP Dersim il örgütü yöneticileri katıldı.

    Kemal Özer, kendisine yönelik suçlamaları kabul etmeyerek, tahliyesini talep etti. Özer’in avukatları da müvekkillerinin hukuksuz bir şekilde tutulduğuna dikkat çekerek tahliyesini istedi.

    Mahkeme heyeti verdiği kısa bir aradan sonra Özer’in tutukluluğuna devamına karar vererek, duruşmayı 21 Ocak 2019’a erteledi.

    HABER MERKEZİ

  • Kenanoğlu: Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün’e mecliste yer verilsin

    Kenanoğlu: Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün’e mecliste yer verilsin

    PİRHA- HDP’nin Alevi milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM’de muhalif basına yer verilmesi talebiyle TBMM Genel Sekreterliği’ne dilekçe verdi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM’de muhalif basın olarak adlandırılan Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetelerine yer verilmesi için TBMM Genel Sekreterliği’ne dilekçe verdi.

    TBMM yerleşkesinde bulunan basın koridorunda çeşitli televizyon kanallarının ve gazetelerin büroları bulunmaktadır. Burada büro sahibi olabilmenin koşulu öncelikli olarak muhalif olmamak ve meclis içerisinde memlekete dair alınan kararların ve konuşulanların kanıksanmasını kolaylaştırmaktır. Bu haksızlığa ve keyfiliğe karşı, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetesi gibi muhalif basına yayın kuruluşlarına mecliste yer verilmesi için girişimlerde bulundu.

    Demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından birinin haber alma hakkı ve basın özgürlüğü olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, muhalif basın olarak bilinen basın kuruluşlarına da diğer basın kuruluşlarıyla eşit koşullarda habere ulaşma hakkı sağlanması gerektiğini kaydetti.

    Meclis çalışmalarının takip edilmesi ve mecliste yürüyen siyasetin, söylenen sözlerin aktarılabilmesi açısından muhalif basının da mecliste yer alabilmesi gerektiğini ifade eden Kenanoğlu, “Ulusal basından bildiğimiz ve havuz medyası olarak adlandırılan birçok gazete ve televizyonun, haber ajansının mecliste çalışma ofisleri, büroları var. Ancak muhalif olarak bilinen Yeni Yaşam, Evrensel ve Birgün gazetesi gibi basın kuruluşlarının burada çalışma ofisleri yok. Dolayısıyla da eşit olmayan koşullar oluşuyor” dedi. (HABER MERKEZİ)