Etiket: eylem eslek

  • ‘Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız! Sorumlularını affetmeyeceğiz!’-VİDEO

    ‘Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız! Sorumlularını affetmeyeceğiz!’-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de sendikalar öncülüğünde 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı. Açıklamada, “Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” denildi.

    Dersim’de KESK ve DİSK, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’na ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Seyit Rıza Meydanı’nda gerçekleşen açıklamaya siyasi parti ve kurum temsilcileri, sendika temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “TÜRKİYE TARİHİNİN EN BÜYÜK KİTLE KATLİAMI”

    Açıklamayı okuyan Eğitim SEN Dersim Şube Başkanı Eylem Eslek, “10 Ekim 2015 sabahında , Ankara garında, yüreklerinde sevgi, gözlerinde gülücük, dillerinde barış türküleri olan on binlerce kişi kardeşçe yan yana bulunuyordu. O karanlık dönemde hepimize umut veren bu coşkulu birliktelik saat 10’u 4 geçe birbiri ardına patlayan iki bomba ile kana bulandı. IŞİD üyesi iki canlı bomba tarafından gerçekleştirilen bu kanlı saldırı sonucunda 103 arkadaşımız hayatını yitirdi. 500’e yakın arkadaşımız yaralandı ve sakat kaldı. Türkiye tarihinin en büyük kitle katliamında kaybettiğimiz bütün arkadaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Arkadaşlarımıza olan hasretimiz, her geçen gün daha da büyüyor” ifadelerini kullandı.

    “MAHKEME CESUR ADIM ATMADI; VİCDANLARDA ADALET TECELLİ ETMEDİ”

    10 Ekim davasına ilişkin aktarımlarda bulunan Eslek, şunları kaydetti:

    “Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıl Ağustos ayında 10 Ekim Davası karar bağlandı ve 9 kişi hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi. Dosyaları ayrılan 16 firari sanık hakkındaki davanın üçüncü duruşması 21 Kasım’da görülecek.

    Katliama ilişkin dava iddianamesi mahkemeye sunulduğu günden itibaren yürütülen soruşturmanın olayı tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturmaktan uzak olduğunu ifade ettik.

    3 yıldır yapılan her duruşmada, katliamda ihmali olan kamu görevlilerinin ve sorumlulukları bulunan siyasetçilerin de yargılanması gerektiği dile getirildi. Ne yazık ki mahkeme bu doğrultuda cesur bir adım atmadı ve bu eksik karar sonucunda kamuoyu vicdanında adalet tecelli etmedi.

    Saldırı sonrasında yaptığı “patlama sonrasında oylarımız yükseliyor” sözleriyle hafızalarımızda yer eden dönemin Başbakanı, geçtiğimiz aylarda “7 Haziran-1 Kasım seçimleri arası dönemdeki defterler açılırsa birçok siyasetçi insan içine çıkamaz” açıklamasında bulundu.

    Bu sözler,katliamın siyasal boyutları konusundaki endişe ve iddialarımızın haklılığını göstermiştir.Buradan davanın görülmekte olduğu mahkeme heyetini bir kez daha göreve çağırıyoruz: Bu açıklama hem bir ihbar, hem de itiraf kabul edilmelidir. Başta dönemin başbakanı ve içişleri bakanı olmak üzere dönemin siyasileri davaya dahil edilmelidir.”

    “KARARLI MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    “Yakın tarihimizin en karanlık döneminin aydınlığa kavuşması için siyasetçileri de ellerine vicdanlarına koymaya, gerçekleri açıklığa kavuşturmaya çağırıyoruz: Türkiye’nin barış umuduna darbe vuran, insanları sokağa çıkamaz hale getiren 7 Haziran ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında yaşanan olayların arkasında hangi siyasetçiler var? Suruç ve Ankara Garı’nda yaşanan katliamların siyasal sorumluları kim? Bilinmelidir ki, insanlığa karşı işlenen bu suçların faillerini gizleyenler, bu suçların ortağıdır. İktidarını korumak için toplumu kaos ve şiddet sarmalına sürükleyenleri asla unutmayacağız. Kardeşlerimizin hayatlarından, bizlerin acılarından oy devşirenleri asla affetmeyeceğiz” diye konuşan Eslek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi yitirdiğimiz arkadaşlarımızın en büyük emanetidir. Bizler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu doğrultuda kararlı mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.,

    Katliamın dördüncü yılında, bombaların patladığı bu günde,  bir kez daha sesleniyoruz: Kaybettiklerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız! Sorumlularını unutmayacağız, affetmeyeceğiz! Yaşasın Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelemiz. Yaşasın Halkların Kardeşliği.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Okullarımız, bakanlıklarımız güvenilir kişilerin elinde değil, sürecin takipçisi olalım’-VİDEO

    ‘Okullarımız, bakanlıklarımız güvenilir kişilerin elinde değil, sürecin takipçisi olalım’-VİDEO

    PİRHA – Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Eylem Eslek, “Okullarımız, bakanlıklarımız çok güvenilir kişilerin elinde değil, o yüzden bu sürecin takipçisi olmak lazım” diyerek velilere çağrıda bulundu. 

    1981 yılından bu yana okutulan ve Yuva yayınlarından çıkan Duran Yılmaz imzalı kitapda, “Hızır, baygın kızın üstüne, eğri büğrü dişlerini, çarpık suratını göstere göstere, şaşı gözleriyle baka baka yaklaştı. Baygın kızın ırzını lekeledi. Sonra oturdu, kızın baş ucuna. Onun ayılmasını bekledi. Kız ayılınca da: ‘Bunu ağabeyine söylersen gebe kalırsın,’ diyerek birden yok oldu.’ bölümü kan dondurdu. Küçük çocukların psikolojik olarak etkileneceği metinlerde ‘Artık sen benim karım oldun. Karnında bir erkek çocuğu var. Yakında doğacak” kelimelerine yer verilmesine tepkiler sürüyor.

    “KİTABA ONAY VERENLER, HANGİ ZİHNİYETLE ONAY VERDİLER?”

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Eğitim Sen Dersim Şube Başkanı Eylem Eslek, “Keloğlan ve Ak Ülkede’ kitabının bölümlerini okudum. İnsanın tüyleri diken diken oluyor. Bunlar ilkokul çağının kitapları. Özel bir yayın. Ama bu özel yayınlar MEB’in onayıyla çıkıyor. Buna onay verenler hangi zihniyetle onay verdi?” diyerek tepki gösterdi.

    “Bir inançla ciddi anlamda dalga geçilip hakaret edildiğini söyleyen Eslek, “Bu asla kabul edilecek bir şey değil. Bunu ifade edecek kelime bulamıyorum. Kitapta Hızır’ın bir kızı taciz ettiği vs daha çok sayfalar vardı. Yazarından kaynaklı birçok kitap engelleniyor. Bunu inceleyen insanlar, bu kitabı okuduğunuzda bunun içerisindeki hatayı göremediniz mi? Bu, her şeyin çok taraflı olduğunu gösteriyor. Tek bir inanç üzerinden gidiliyor. Övgüler dizdikleri, sözde el üstünde tuttukları Alevi halkını ne kadar değersiz gördüklerinin kanıtıdır” ifadelerini kullandı.

    “DİNDAR, KİNCİ NESİL YETİŞTİRME ÖN PLANA ÇIKTI”

    ‘Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır’ maddesi yürürlükten kaldırılması ve birçok okulda karma eğitimin fiilen kaldırılmasına ilişkin aktarımlarda bulunan Eslek, “Adım atıldı. Birçok yerde, ilde sınıflar ayrılmaya başlandı. Bunun örneklerini görüyoruz” dedi.

    “Son zamanlarda yeni Milli Eğitim Bakanı’na övgüler diziliyor. Her şey değişecek diye. Bakan öğretmen en değerli olanıdır söylemlerinde bulunuyor. Bakanın söylemine bakıyorsunuz ama alttan yapılan şeylerin çok farklı olduğunu görüyorsunuz. Teftiş kuruluna eski Memur-Sen Başkanı getiriliyor. AKP bir dönem milletvekili ve Memur-Sen’in başkanı getiriliyor. Bu şahıs karma eğitim konusunda, karma eğitime kesinlikle karşıyım diyen kişi. Teftiş kuruluna bu insanları getiriyorsunuz. Arka planlarda yapılanlardan kimsenin haberi yok” diye konuşan Eslek, şunları kaydetti:

    “Bilimsel eğitimden bahsediliyor, hiç dini eğitim boyutuna girmiyorlar, bilimsel eğitim deniyor. İşi arkada götürenlerin yapmak istedikleri, okulda uyguladıkları çok farklı. Herkes inancını istediği gibi yaşar. Biz bu konuda özgürlükler açısından bir şeyleri savunan bir sendikayız. Özellikle bölgemizde o yapıldı bu yapıldı birçok şey yapıldı ama istediklerini elde edemediler son çare kendi dindar, kinci nesil yetiştirme ön plana çıktı. Şuan bunu yapıyorlar.”

    “ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ İÇİN BU TARZ ŞEYLERE MÜDAHALE EDELİM”

    Eslek, velilere ve öğrencilere şu çağrıyı yaptı:

    “Hiçbir zulme boyun eğmeden çocuklarımızın geleceği için, yarın çocuklarımızın daha güvenli bir ortamda yetişebilmesi için bu tarz şeylere müdahale edelim. Okullarda yapılan etkinliğe velilere haber verilmeden gidiliyordu. Okullara veliler dilekçe bıraksın; etkinliklerden haberdar olsunlar. Veliye haber vermeden okul çocuğu bir yere yollayamıyor. Okullarımız çok güvenilir kişilerin elinde değil, bakanlıklarımız çok güvenilir kişilerin elinde değil, o yüzden bu sürecin takipçisi olmak lazım.”

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM