Etiket: eyüp burç

  • Ezidilere yapılan zulme Burç’tan tepki: Korucu, devletin silahını gasp için kullanamaz!- VİDEO

    Ezidilere yapılan zulme Burç’tan tepki: Korucu, devletin silahını gasp için kullanamaz!- VİDEO

    PİRHA – Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan Ezidi yurttaşların evlerine korucular el koydu. Bu zorbalığa tepki gösteren Ezidi Kültür Vakfı Türkiye Temsilcisi Eyüp Burç, “Oradaki yetkililer ikili oynamaktan vazgeçsinler. Korucudur ama korucu, devletin legal silahını illegal ve gasp için kullanamaz. En azından bunu devlet yetkililerine hatırlatmak gerekiyor” dedi.

    Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan Ezidi yurttaşların evlerine korucular el koydu. Duruma tepki gösteren köylüler yaptıkları açıklamada, “Ezidi olmamız ve sürekli köyde kalmamamız nedeniyle, bu aile zaman zaman mallarımıza el koyma girişiminde bulunuyor ve bizi ölümle tehdit ediyor” ifadeleri kullanmıştı.

    Ezidi Kültür Vakfı Türkiye Temsilcisi Eyüp Burç, kamuoyuna yansıyan habere ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “EZİDİLERE KÖYLERİNİZE ‘GELMEYİN’ DENİLİYOR”

    Ezidilerin köylerine çökme meselesinin son olarak Zevra köyünde olan bir şey olmadığını bunu son vaka olarak kaydetmek gerektiğini söyledi.

    “Köye gitmek isteyen Ezidilerin önleri kesiliyor, olaylar çıkartılıyor, haberlerde de izlediğiniz gibi tarlasını sürmeye gidenlerin traktörleri tahrip ediliyor, camları kırdırılıyor, tarlasını sulamak isteyenlerin su boruları kesiliyor, ziyaretin yakınlarındaki Ezidi mezarlar tahrip ediliyor” diyen Burç, bunun sadece Zevra’da değil birçok köyde yapıldığını belirterek, Ezidilerin köylerine gitmelerinin önünün kesildiğini belirtti.

    “EZİDİLER İÇİN TOPRAK VARLIK SEBEBİDİR”

    Ezidiler için toprağın, varlık sebebi olduğunu, başka ülkelere müslümanlaştırma, İslamlaştırma süreçlerine maruz kaldıkları için göç etmek zorunda kaldıklarını da dile getiren Burç, şunları kaydetti:

    “Bu göçü de bir şekliyle devlet de destekledi. 80’lerde bunu çok iyi biliyoruz. Daha önce kimlik kartlarında dini inanç yerine Ezidi yazılıyordu. 80’lerde Milli Güvenlik Konseyi’nin aldığı bir kararla çarpı işareti yani dinsiz gösterilmeye çalışıldı. Dolayısıyla bir devlet eliyle de sistematik olarak geliştirilen bir müslümanlaştırma ya da göç ettirilme süreciyle karşı karşıyayız.”

    “BUNU YAPANLAR PİŞMAN OLACAKLARDIR”

    Burç, Zevra köyünde yaşanan olaya ilişkin “Bunu yapanlar pişman olacaklardır. Bu zulme kim göz yumuyorsa ortak olmuş demektir” diyerek tepkisini de dile getirdi.

    Türkiye sınırları içerisinde neredeyse onbinlerce nüfustan 600’e yakın Ezidi nüfusunun kaldığını, göç eden onbinlerce nüfusun geri dönmek istediğini de söyleyen Burç, “Toprağını, köyünü, yurdunu tekrar kurmak istiyor ancak buna da engel olunuyor. Biz dayanışma çağrımızı yaparken direnişimizi de buna paralel olarak yürüteceğiz” dedi.

    “BAŞIMIZA GELENLER SON VAKAYLA DA İLGİLİ”

    Kendilerine telefonla tehditlerin geldiğini söyleyen Eyüp Burç, “Bu ilk kez olmuyor. Her seferinde bir tepkiyle karşılaştıklarında biraz geri çekiliyorlar. İster istemez bürokrasi, güvenlik güçleri de prosedürü işletmek zorunda kalıyor” dedi.

    Bu meseleyi gündemleştireceklerini de ekleyen Burç, şöyle devam etti:

    “Oradaki yetkililer ikili oynamaktan vazgeçsinler. Korucudur ama korucu, devletin legal silahını illegal ve gasp için kullanamaz. En azından bunu devlet yetkililerine hatırlatmak gerekiyor. Kuşkusuz bütün bu atmosfer son vakayı da etkiliyor. Çünkü Ezidi’yi öldürmek neredeyse artık cezasızlıkla eş değer olmuş gibi. Ve bu tarihsel olarak hep böyle oldu. Tıpkı nekropolitikalarda, biyopolitikalarda yaklaşılan mesele gibi nasıl öleceğimize, nasıl yaşayacağımıza bölgesel egemenler karar veriyor. Dolayısıyla bizim başımıza gelen tümüyle tarihsel olarak bu anlayıştan kaynaklı katliamlar oldu. Biz başımıza gelenlerin bu son vakayla ilgisinin olduğunu düşünüyoruz.”

    “SOYKIRIM MAHKEMESİNİN KURULMASI ELZEMDİR”

    3 Ağustos Ezidi Soykırımı’nın kendini egemene ait hisseden gruplara cesaret verdiğini belirten Eyüp Burç, soykırım mahkemesinin kurulması çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    “Bu aslında İŞİD’in bölgesel güçlerle beraber planladığı Ezidi Soykırımı olan 3 Ağustos ile beraber kendini egemene ait hisseden gruplara bir cesaret vermiştir. İşte o yüzden diyoruz ki bir soykırım mahkemesinin kurulması elzemdir. Suçların, suçluların cezasız kalmaması için bir daha böyle soykırımların olmaması için ya da “Ezidi’ye her türlü şeyi yapabilirsiniz, karşılığında ceza bulamazsınız” anlayışından çıkmaları için bu yıldönümü üzerinden de tekrar bir yaklaşım göstermek gerekiyor. Ezidilerin soykırımına giden sürecin uluslararası insanlık suçları mahkemesinde faillerin yargılanması gerekiyor. Bu bir kere şart.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Korucular Ezidilerin evine el koydu: Bizi ölümle tehdit ediyorlar

  • ‘Ezidi Katliamı ile İslam dünyasının yüzleşmesi gerekir’- VİDEO

    ‘Ezidi Katliamı ile İslam dünyasının yüzleşmesi gerekir’- VİDEO

    PİRHA-IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de yaptığı Ezidi Katliamı’nın 7. yıl dönümüne ilişkin konuşan Ézidi Eyüp Burç, Azad Barış ve Osman Ergin, farklı bir inanç yaşadıkları için ölüm fermanlarıyla karşılaştıklarını ancak tüm bunlara rağmen bu coğrafyayı terk etmediklerini vurguladılar. Her şeyden önce soykırımla İslam dünyasının yüzleşmesi gerektiğini de eklediler. 

    IŞİD, 3 Ağustos 2014’te Şengal’de yaşayan Ezidi halkına yönelik bir katliam gerçekleştirdi. IŞİD’li teröristler Sincar’da, Edizi halkına vahşice saldırmış çocuk, kadın, yaşlı ve genç ayrımı yapmaksızın binlerce Ezidi’yi katletmişti. On binlerce kutsal mekânlarını da yakıp yıkmıştı. Beş bin kadını ve genç kızı da Irak ve Suriye’de denetimlerinde tuttukları bölgelerde oluşturdukları köle pazarlarında kadın tüccarlarına satmıştı.

    Yaşanan bu vahşi katliamın üzerinden 7 yıl geçti. Ézidi Gazeteci Eyüp Burç, Sosyolog Azad Barış ve Siyasetçi Osman Ergin katliama ilişkin PİRHA’ya konuştular.

    “DAİŞ ÖZELLİKLE KÜLTÜREL MİRASLARA SALDIRDI”

    Ézidi kelimesinin kökenini açıklayan Gazeteci Eyüp Burç şunları dile getirdi:

    “Esasından Ezdayilik olarak tanımlarız. Mezopotamya’da ilk tek tanrılı dindir. Tarih içerisinde özellikle de İslam’ın Kürdistan’ın içerisinde yayılmasıyla pek çok katliamla karşılaştık. Katliamlar halifelerle birlikte başladı ve en büyüğü Selçuklu döneminde gerçekleşti. Öyle ki, Ézidilerin dini önderlerinin –Şex Xesen’in– de öldürüldüğü bu katliam devamını getirdi. Farklı bir inanç yaşadığımız için bu ölüm fermanlarıyla karşılaştık. Ancak tüm bunlara rağmen coğrafyamızı terk etmedik. Stratejik önemimizi koruduk. Tarihsel süreç içerisinde kendilerini dört dağ arasında var eden Ézidiler, son 600 yıldır buna mahkum oldular. Şengal Dağı’nın merkezi bir üst haline gelmesinde Şex Xesen’den kalma kutsal mezarların olması etkili olmuştur. IŞİD’in saldırısında da bu durum etkili oldu.

    73. fermanın 7. yılında Hollanda ve Belçika’nın katliamı bir jenosit olarak tanımlamasını da çok değerli buluyorum. Bu kararlar sadece parlamento kararı olmamalı. Ermeni Katliamı birçok ülkenin parlamentosunda resmen tanınmıyor. Ézidilerin de Ermenilerle aynı akıbete uğramamasını umuyorum.”

    “EZİDİLERİ KONUŞURKEN KATLİAMA UĞRAMIŞ TÜM KADİM HALKLARI KONUŞUYORUZ”

    Ezidi Sosyolog Azad Barış ise Şengal’de yaşananların sanılan kadar birkaç bin insanın ölmesiyle bitmediğini ve çok büyük tahribatlar yarattığını vurgulayarak şunları ifade etti:

    “Ézidileri konuşurken Ortadoğu ve Mezopotamya topraklarından bahsetmek gerekir. Bu topraklar sanıldığı kadar yaratımın, kardeşliğin, şiir ve sanatın değil ne yazık ki bütün hatlarıyla, bütün toprak ve nehirleriyle dağlarıyla bir cehennemi çağrıştırıyor. Dolayısıyla Ézidileri konuşurken Keldarileri konuşuyoruz, Yahudileri konuşuyoruz, Alevileri konuşuyoruz ve birçok adını saymadığımız, eceliyle ölmemiş toplu bir şekilde ölümlerin olduğu bir coğrafyadan söz ediyoruz.

    Ézidi Katliamı’nın Hollanda ve Belçika tarafından jenosit (soykırım) olarak tanınmasını ben de çok değerli buluyorum. İnsanların mahkemelerde verdikleri ifadeler sonucunda bu karara vardılar. Bu tanım yeterli de değil tabi. Her şeyden önce bu jenositle İslam dünyasının yüzleşmesi gerekir. İslam’ın ilk mesajı barıştır. Müslümanlar dışında tüm dünyanın bu katliamı tanımasının bir anlamı yok.”

    “PEŞMERGE KATLİAM ZAMANI ŞENGAL’DEN GERİ ÇEKİLMİŞTİ”

    7 yıl öncesini anlatmanın duygusal anlamda güç olduğunu söyleyen Kürt Siyasetçi Osman Ergin de şunları aktardı:

    “Bir katliamın, soykırımın çok boyutlu bir puanlamanın neticesinde açığa çıktığını gördük. Aslında jenosit sonrası Ezidiler için bir milat oldu. Artık tarih sahnesine de büyük bir adım attık. KDP’nin olumsuz şekilde etkileyici gücü hala devam ediyor. KDP Kürtlerin makus talihinin dönmesinde de bir handikaptır. Şengal’i de katliam sürecinde kadınlara tecavüz eden, çocukları öldüren DAİŞ faşistlerine teslim ettiler.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ‘Tarihsel ve güncel boyutlarıyla Ezidiler’ konulu panel zoom üzerinden 19 Kasım’da

    ‘Tarihsel ve güncel boyutlarıyla Ezidiler’ konulu panel zoom üzerinden 19 Kasım’da

    PİRHA- HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, ‘Tarihsel ve güncel boyutlarıyla Ezidiler’ konulu panel düzenledi. Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın kolaylaştırıcılığında Gazeteci Eyüp Burç’un sunumunda yapılacak panel, 19 Kasım akşamı zoom üzerinden saat 20.00’de başlayacak. 

    HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, z00m üzerinden ‘Tarihsel ve güncel boyutlarıyla Ezidiler’ konulu panel düzenledi.

    HDK Halklar ve İnançlar Meclisi’nden Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın kolaylaştırıcılığında Gazeteci Eyüp Burç’un sunumunda yapılacak panel, 19 Kasım Perşembe akşamı zoom üzerinden saat 20.00’de başlayacak.

    PİRHA/ İSTANBUL