Etiket: eyüp

  • Eğitim Sen’den öğretmenin öldürülmesine tepki: Cuma günü iş bırakacağız! – VİDEO

    Eğitim Sen’den öğretmenin öldürülmesine tepki: Cuma günü iş bırakacağız! – VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da öğretmen İbrahim Oktugan, öğrencisinin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetti. Konuya ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Okulda şiddet olaylarının son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Cuma günü 1 gün iş bırakarak, Milli Eğitim Bakanlığı önünde olacağız” dedi. 

    İstanbul’un Eyüp ilçesinde, özel bir okulda müdür olarak görev yapan emekli öğretmen İbrahim Oktugan’ın, öğrencisinin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybetmesi üzerine Eğitim Sen Genel Merkezi’nde basın açıklaması yapıldı.

    Açıklamayı Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak okudu.

    “YAŞANAN ŞİDDETTE BAŞTA MEB OLMAK ÜZERE TÜM YETKİLİLERİN SORUMLULUĞU VARDIR”

    Yaşanan şiddet olaylarının eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırılmasından ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizen Kemal Irmak, “İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan özel bir okulda görev yapan Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli öğretmen İbrahim Oktugan bir öğrencisi tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonrasında hayatını kaybetmiştir” dedi.

    Irmak açıklamaya şöyle devam etti:

    “Toplum olarak hayatımızın her aşamasında evde, sokakta, iş yerlerinde her gün karşı karşıya kaldığımız şiddet olgusunun uzun süredir okullarımızı da sarmalamış olması çok sayıda meslektaşımızın şiddetin hedefi haline gelmesine neden olmaktadır. Öncelikle kabul etmek gerekir ki okullarımızın sık sık şiddet haberleriyle gündeme gelmesinde başta Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) olmak üzere tüm yetkililerin, hatta toplumun tüm kesimlerinin sorumluluğu vardır. Toplum olarak hayatımızın her aşamasında yer alan şiddet olgusu, eğitim kurumlarını, okullarımızı ve öğretmenlerimizi de hedef almış durumdadır.
    Yaşanan bu şiddet olayları adeta bir bakanlık politikasına dönüştürülen eğitim emekçilerinin itibarsızlaştırılmasından ayrı düşünülemez. Bugün bir eğitim emekçisini hayattan koparan ne basit bir öfke krizi, ne failin öğrenci ya da veli oluşu, ne de öğrencinin uyruğu ile ilgilidir. Bizzat bakanın yaptığı açıklamalarda eğitim sisteminde yaşanan olumsuzlukların temel nedeni olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının velilerin elinde bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur.

    “MEB’İ ACİLEN HAREKETE GEÇMEYE VE ÖNLEM ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Yıllardır yaptığımız tüm uyarılara rağmen alınmayan önlemler nedeniyle dün 40 yılını çocukların eğitimine adamış bir öğretmen arkadaşımızı, maalesef bakanlığın ideolojik örgütlenme alanına çevirdiği, yap boz tahtasına dönüştürdüğü eğitim politikalarının sonucu olarak kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
    Okullarda yaşanan şiddetin ve eğitim emekçilerine yönelik saldırıların önlenebilmesi, öncelikle her fırsatta eğitim emekçilerini hedef haline getiren politika ve uygulamalara son verilmesinden geçmektedir. Türkiye’nin her yerinde eğitim kurumlarında birbirine benzer şekillerde eğitim emekçilerini hedef alan şiddet olaylarının yaşanması, şiddetin arkasındaki nedenlerin ortaya çıkarılmasını, eğitim kurumlarında eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanmasını gerektirmektedir. Okulda şiddet olaylarının son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz.
    Eğitim emekçilerinin, başta MEB olmak üzere eğitim sendikalarının ve tüm toplum kesimlerinin desteğini hissetmeye ihtiyaçları vardır. Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı olmalıdır.
    Eğitim emekçilerine yönelik şiddet konusunda Eğitim Sen olarak başta eğitim sendikaları olmak üzere tüm demokratik kamuoyunu birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    “CUMA GÜNÜ 1 GÜNLÜK İŞ BIRAKIP, MEB ÖNÜNDE OLACAĞIZ”

    Kemal Irmak, “Okullarda yaşanan şiddetin sona ermesini ve can güvenliğimizin sağlanmasını talep ediyoruz” diyerek şunları sıraladı:

    “*Bugün iş yerlerinde siyah kurdele/kokart takıp giderek tepkimizi dile getiren metnimizi okuduk,
    *Eğitim Sen olarak, diğer sendikaların başkanlarını arayarak ortaklaşma davetinde bulunduk,
    *Bugün İstanbul’da düzenlenecek cenaze törenine MYK düzeyinde ve İstanbul şubelerimiz kitlesel katılım sağlayacaktır,
    *Perşembe günü mecliste partiler ziyaret edilerek basın toplantısı yapılacaktır.
    *Cuma günü 1 gün iş bırakarak, Ankara şubelerimizin de katılımıyla MEB önünde, diğer illerde de şubelerimizin belirleyeceği yerlerde olacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Seçimi belirleyen yerlerden biri İstanbul’-VİDEO

    ‘Seçimi belirleyen yerlerden biri İstanbul’-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Güzeltepe Mahallesi’ndeki seçim bürosu açılışında konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Biz biliyoruz ki bu seçimi belirleyen yerlerden biri İstanbul. Seçime giderken herkes beyannamesini açıkladı. Bizim açımızdan esas beyanname bugüne kadar taşıdığımız mücadelenin kendisi” dedi.

    Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, İstanbul adayları ile birlikte ziyaretlerine devam etti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alibeyköy Cemevi’ni de ziyaret eden Uçar ve beraberindekiler, ardından Güzeltepe Mahallesi’ndeki büro açılışına katıldı.

    “SEÇİMİ BELİRLEYEN YERLERDEN BİRİ İSTANBUL”

    Açılış sırasında konuşan Uçar, şunları söyledi:

    “Biz biliyoruz ki bu seçimi belirleyen yerlerden biri İstanbul. Seçime giderken herkes beyannamesini açıkladı. Bizim açımızdan esas beyanname bugüne kadar taşıdığımız mücadelenin kendisi.

    Biz Yeşil Sol Parti olarak ‘Dîsa Em’ yani ‘Bizler’ diyoruz. Bütün inkar karşısında geri adım atmayan mücadeleyi sahiplenen özneler olarak buradayız. 2023’te kadınlarla, gençlerle özne olmaya geliyoruz. Şimdiden 14 Mayıs’ı kutluyorum ben, bizim için kutlu olacak. Bu seçimi belirleyen bizleriz, o yüzden sahada en çok biz konuşuluyoruz. ‘Biz Kürtlerle yeni bir yüz yılı kurmaya geliyoruz’ diyorlar. Biz de buradan söyleyelim, Cumartesi Anneleri, Aleviler, Emine Şenyaşar, Kürtlere reva görülen zulümle bizim kuracak bir yüz yılımız yok. Biz halkların yüz yılını 14 Mayıs’ta halklarla kuracağız.”

    “HESAP SORMAYA GELİYORUZ”

    Halklarla birlikte seçim günü hesap soracaklarını belirten Uçar, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sarayda saltanatlarını sürerken bize reva gördükleri bu yoksulluğa karşı mücadeleyi büyütme zamanı. Bu seçim iktidarla toplum arasında yürütülüyor. Toplum seçimini çoktan yaptı. En büyük hedefimiz bize reva görülen bu sistemi değiştirmek. İşçilerin, kadınların öznesi olduğu yeni bir sistemi kurmak. Bunu başaracağız, hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Yeşil Sol Parti olarak mücadelede yeni bir soluğuz ama arkamızda çok güçlü bir mücadele var. Tarihi mücadele bizi bugün buraya getirdi. Kazanmaya bu kadar yakınken 14 Mayıs’ın bu kritikliğini şöyle ifade edebiliriz, Yeşil Sol Parti olarak 81 ilde seçime gidiyoruz. Bütün yoldaşlarımızı parti ağacımızın altında bir arada olmaya çağırıyoruz. Korkmuyoruz, hesap sormaya geliyoruz, hesabını soracağız.”

    DİLAN ŞİMŞEK / İSTANBUL

  • TJA İstanbul Eyüp’te Muharrem lokmalarını pay etmek için bir araya geldi-VİDEO

    TJA İstanbul Eyüp’te Muharrem lokmalarını pay etmek için bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA-Özgür Kadın Hareketi, 12 İmam Orucunun 10. gününde İstanbul Eyüp’te bir araya geldi. Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Başkanı Saime Topçu’nun da katıldığı buluşmada, kadınlar lokmalarını paylaştı. Topçu, kadının Alevi inancındaki yerine dair, “Ana hakikatine dayanan bir inanç sisteminden geliyoruz. Yol, anasız ve kadınsız yürümez” dedi.

    Özgür Kadın Hareketi (TJA), İstanbul Eyüp’te buluşarak, Muharrem lokmalarını pay etti. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Saime Topçu, TJA Aktivisti Gülsen Biter ile Kureyşan Ocağı’ndan Dilek Özer‘in de yer aldığı buluşmada, kadının Alevi inancındaki yeri ve önemine ilişkin değerlendirmeler yapıldı.

    “KADINLAR, HAKİKAT VE ÖZGÜRLÜK ARAYIŞI İLE TARİH BOYUNCA DİRENİYOR”

    12 İmam Orucuyla ilgili olarak konuşan Gülsen Biter, kadınlar olarak Muharrem yasını ve lokmasını paylaştıklarını söyledi. Tarih boyunca süren kadın mücadelelerine değinen Biter, “Kerbela’dan bu yana hakikat, özgürlük arayışı ile bugüne kadar direnen, başta kadınlar olmak üzere iradesine sahip çıkan, teslim olmayan tüm insanları buradan saygıyla anıyorum. İnsanların değerlerini, inançlarını yok sayan zihniyete karşı yan yana olmalıyız” dedi.

    “YEZİD’E BOYUN EĞMEYEN HÜSEYNİ DURUŞU SAHİPLENİRİZ”

    DAD Eş Başkanı Saime Topçu ise inancın hakikati uğruna bedeller ödendiğini belirtirken, “Yezid’e boyun eğmeyen, ser verip, sır vermeyen Hüseyni duruşu sahipleniriz. Kerbela’da onların biat etmeyişi ile günümüze gelmiş durumdayız” diye konuştu.

    “ANA HAKİKATİNE DAYANAN BİR İNANÇ SİSTEMİNDEN GELİYORUZ”

    “Ana hakikatine dayanan bir inanç sisteminden geliyoruz” diyen Topçu, “Dersim soykırımından sonra halkı anlamak yerine ocak sistemimizi reddederek, ocaklarımızı kapatarak bizi hafızasızlaştırdılar. Kerbela dünden bugüne artarak bizi nefes almaz hale getiriyor. An yok ki kapılarımız işaretlenmesin, an yok ki saldırıya uğramayalım. Bir şey olduğunda “Acaba bize mi saldıracaklar?” korkusuyla yaşıyoruz. Ülke yangın yeri. Orman yangınları ve seller oluyor. Bütün bunları sanki Kürt halkı yapmış gibi nefret söylemleriyle hedef gösteriliyor. Sürekli kaos yaratma derdindeler” dedi.

    “Alevilik ocaklar üzerine kurulu olduğu için ocakta analar ve pirler olur” diyen Topçu şöyle devam etti:

    “Dün bizim yaşadığımız coğrafyalarda analarımız olmadan cem bağlamazdık. Pirin eşiti olmadan, meydan kurulmadan, pire destur vermeden biz cem bağlamazdık. Hani diyoruz ya biz de can kavramı yani cinsiyetsizlik var diye. Gerçekten de var. Ama günümüz koşullarında bu da erozyona uğramış durumda.

    “ALEVİ KURUMLARINDA KADININ ADI NEREDEYSE HİÇ YOK”

    Cemevlerimize, Alevi kurumlarımıza bakıyorum da kadının adı yok neredeyse. Bunlara itiraz eden bir yerdeyiz. Kadıncık Ana’ya baktığımız zaman, kendisi Hacı Bektaş eşiti olmuş ve Hacı Bektaş Hakk’a yürüdükten sonra yol yürüten olmuştur. Abdal Musa’ya el vererek, yol sürmüş bir kadındır. Dünyadaki her şey gibi inancımız da erilleşmeye başladı.

    Biz rızasız bir toplum olmaya başladık. Alevi toplumu birbirine verdiği ikrarı unutmaya başladı. Düne kadar yolun sahibi anadır diyoruz, ana kemaleti diyoruz. Mürşid makamındaki kadın bugün yok. Neden yok? Ne oldu da bu kadınlar yok? Çünkü dili asimilasyona uğradı. Hem kültürel, hem inançsal hem de etnik olarak sürgüne yollandı, katledildi, kültürel soykırıma uğradı. Bu bugünle de devam ediyor. Alevi kadının, kendi diliyle, kültürüyle, inancıyla tekrardan buluşup, ayağa kaldırması gerekiyor.

    “YOL ANASIZ, KADINSIZ OLMAZ”

    Hz. Zeynep Kerbela’da en büyük bedeli ödeyen kadınlardan bir tanesidir ancak hiç görülmüyor. Gördüğü zulüm karşısında Muaviye ve Yezid’e boyun eğmiyor. Öyle bir mücadele gösteriyor ki, Yezid yaptığından utanır hale geliyor.

    Toplum olarak ana-kadın tarihe yüzümüzü dönmemiz gerekiyor. Yolun anasız olmayacağını, kadınsız yürümeyeceğini bilmeleri gerekiyor. Alevi kurumlarının bir-iki tanesinin dışında eş başkanlık durumu yok. Neden yok? Ne kadar işlevseldir o ayrı bir tartışma fakat sonuç olarak kadınlarımız sesini sahaya yansıtmıyor. Hakkımız olanı almak için örgütlenmemiz gerekiyor. Kurumlarımız erkeklerin kariyer alanları olmamalı. Buna izin vermemeliyiz. Yan yana olursak bir oluruz, pir oluruz. Eğer bizler yoksak bu yol da yok. Analarımız bu yolu sahiplensinler.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Onur Bağlan’ın ölümündeki ihmaller meclis gündeminde

    Onur Bağlan’ın ölümündeki ihmaller meclis gündeminde

    PİRHA- HDP’li Zeynel Özen, İstanbul’un Eyüp ilesine bağlı Güzeltepe Mahallesi’nde parkta oynarken elektrik akımına kapılıp hayatını kaybeden 11 yaşındaki Onur Bağlan’ın ölümündeki ihmalleri İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu. 

    Alevilerin yoğun yaşadığı İstanbul Eyüp ilçesine bağlı Güzeltepe (Çayan) Mahallesi’nde parkta oyun oynayan Onur Bağlan adlı 11 yaşındaki çocuk elektrik direğindeki kaçak akıma kapılarak hayatını kaybetmişti.

    Parkta bulunan direkte kaçak elektrik olduğunun defalarca AKP’li Eyüp Belediyesi’ne bildirildiği ancak yetkililerin herhangi bir önlem almadığı ortaya çıkmıştı.

    “SORUMLULAR HAKKINDA HERHANGİ BİR SORUŞTURMA AÇILDI MI?”

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yazılı olarak yanıtlaması istemiyle konuyla ilgili soru önergesi verdi. Yaşanan olaydaki ihmaller zincirini hatırlatan Özen, “11 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesine neden olan bu direkte toprak hattının ve trafoda kaçak akım rölesi olmaması bu can kaybının gerçekleşmesi neden olan büyük ihmallerdir” dedi.

    Özen, Bakan Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    1- İstanbul’un Eyüp ilçesine bağlı Güzeltepe (Çayan) Mahallesi’nde parkın sorumluluğu hangi belediye ve birimlerinin sorumluluk alanındadır?

    2- Bir çocuğun ölümüne sebep olan ve her gün onlarca çocuğun oyun oynadığı bir alandaki direğin toprak hattının ve trafoda kaçak akım rölesi olmamasının nedeni nedir?

    3- 11 yaşındaki bir çocuğun hayatını kaybetmesine neden olan bu ihmallerde sorumluluğu olan kişiler hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır veya açılacak mıdır? (HABER MERKEZİ)

  • Balsever: Yerel seçimlerde dönem strateji dönemidir-VİDEO

    Balsever: Yerel seçimlerde dönem strateji dönemidir-VİDEO

    PİRHA – Yaklaşan 31 Mart yerel seçimlerinin geçmiş seçimlere göre farklı olacağını belirten eski Demokratik Alevi Dernekleri Eyüp Şube Eş Başkanlarından İmam Balsever, “Faşizm son yıllarda Türkiye’de kurumsal olarak ciddi bir şekilde kendini göstermiş durumdadır” dedi. Balsever, AKP ve MHP faşizmine kaybettirmek için yeni bir taktik yeni bir strateji geliştirildiğine işaret etti.      

    Eski Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Eyüp Şube Eş Başkanlarından İmam Balsever yaklaşan 31 Mart seçimlerine ilişkin Pir Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

    Bu seçimlerin geçmiş seçimlere göre farklı bir seçim olacağına dikkat çeken Balsever, “Türkiye’de Cumhuriyet’in kuruluşundan ve parlamenter sisteme geçişten bu yana toplum ilk defa büyük bir baskı ve şiddet ile karşı karşıya kaldı. Faşizm son yıllarda Türkiye’de kurumsal olarak ciddi bir şekilde kendini göstermiş durumdadır. Bu nedenle siyasi partiler, inanç örgütleri, sivil toplum örgütleri bu seçimlere nasıl girelim ile ilgili çokça tartıştılar, konferans düzenlediler ve yoğun bir tartışma yürütüldü. AKP – MHP blokuna kaybettirmek üzerine yeni bir strateji geliştirildi.

    “AKP -MHP FAŞİZMİ CİDDİ ANLAMDA KURUMSALLAŞTI”

    HDP’nin önemli bileşenleri ile birlikte Antalya, Mersin, Adana, Ankara, İstanbul, Bursa ve İzmir gibi 7 ilde hiçbir pazarlık yapmadan, hiçbir ittifak geliştirmeden AKP ve MHP faşizmine kaybettirmek için yeni bir taktik yeni bir strateji geliştirildiğine işaret eden Balsever şunları kaydetti:

    “Bence kazanmadıkları yerlerde AKP-MHP  blokuna kaybettirmek çok önemli bir karardır. Biz bu kararı tüm Aleviler olarak önemsediğimizi belirtmek istiyoruz. Çünkü AKP-MHP faşizmi ciddi anlamda kurumsallaştı, ciddi anlamda toplumsal anlamda baskılarını yoğunlaştırdı, akademik çevreleri, gazetecileri, emekçileri, siyasetçileri ve toplumun her kesimini tutuklayarak, tehdit ederek, baskı altına alarak, susturarak, gözdağı vererek ve korkutarak büyük bir şiddet sarmalına çevirdi. Ve ülkeyi bölme noktasına getirdi aslında. Bundan kurtulmanın yolunu da aslında bu seçim olduğunu düşünüyoruz. AKP ve MHP blokunu gerileterek faşizmi geriletmek.”

    “KAYYUMLAR ELİ İLE HALKIN SEÇTİĞİ İNSANLAR CEZAEVLERİNDE”

    Bölge illere kayyumların atandığını hatırlatan Balsever, “Kayyumlar eli ile halkın seçtikleri insanlar bugün cezaevlerinde tutsak edilmiş ve zindanlarda. Ve tüm bu olanlara karşı halkın öfkesi çok. Kendi seçtiklerinin ve seçilmişlerinin gözaltında olması, cezaevinde olması ya da görevlerinde alınması bölge halkı tarafından ciddi anlamda bir kırılganlığa yol açmış” diye konuştu.

    “AKP-MHP FAŞİZMİNE KARŞI TÜM TOPLUMLAR ANLAŞMIŞ DURUMUNDADIR”

    AKP’nin kayyumlarının, bürokratlarının, valilerinin ve kaymakamlarının bulundukları belediyelerde halka baskı yaptığını dile getiren eski DAD Eyüp Şube Eş Başkanı İmam Balsever son olarak şunları ifade etti:

    “AKP, müfettişleri ile bu belediyelere girdi ve bu belediyelerde hiçbir rüşvet, hiçbir kirli pazarlık işi göremedi. Kayyumları getirerek bunları gündemleştirdi. Ancak kendileri kirlilik yaptı. Cumhuriyet savcıları tespit ederek görevden aldığı kayyumlar var. Dolayısı ile bu dönem strateji bir dönemdir. AKP-MHP blokuna kaybettirmek üzerine tüm toplumlar anlaşmış ve uzlaşmış durumdadır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cemevinde buluşan emekliler: Aleviyiz, Alevice yaşamak istiyoruz-VİDEO

    Cemevinde buluşan emekliler: Aleviyiz, Alevice yaşamak istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Eyüp’e bağlı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi’nde bulunan muhabbet odasında buluşan emekliler, zamanlarını kahvelerde olmak yerine burada sohbet ederek geçiriyor.

    Köyden ekmek kavgasıyla gelip emekliliğini kentte yaşayanlar için zaman geçirecekleri alanlar oldukça sınırlı. Sıcak havalarda parkların yolunu tutan emekliler kış günlerinde de kendilerini rahat hissettikleri ortamlarda zaman geçiriyor. Farklı bölgelerden aynı kültürde buluşan Aleviler de cemevlerinde kendilerini var etmeye çalışıyor. İstanbul Alibeyköy’de bulunan cemevi de o yerlerden biri.

    İstanbul Eyüp’e bağlı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alibeyköy Cemevi’nde bulunan muhabbet odası iki yıldır faaliyette. Emekliler, zamanını sokaklarda geçirmek yerine burada sohbet ederek geçiriyor. Tüm yöresel farklılıklara rağmen inançlarını ortak paydada buluştukları cemevlerinde olmaktan oldukça memnunlar.

    “GENÇLER CEMEVİNE GELMİYOR”

    Amasyalı Hasan Uysal 12 yıldır İstanbul’da. 12 yıldır bu cemevinde bir araya geldiklerini söyleyen Uysal, 2 yıldır da açılan muhabbet odasında sohbetlerini sürdürüyor. Uysal, “Alevilik üzerine, güzel ahlak üzerine kendi aramızda konuşuyoruz. Bazen de yaşamımızdan bazı olayları birbirimize anlatıyoruz. Böylece zamanımızda güzel geçmiş oluyor. 4-5 saatimiz burada geçiyor. Buradaki insanlar kahveye gitmiyorlar” diyor.

    “Gençlerimizi getiremiyoruz ne yazık ki. Maalesef bundan da çok üzgünüm. Sadece cemlere geliyorlar. Aslında cemlere dahi 50 yaşın üzerindeki insanlarımız geliyor. Cemlerde en fazla 3-5 genç görebiliyorsunuz” diyen Uysal, gençlere cemevlerinde Aleviliğe ilişkin derslerin verilmesi gerektiğini söyleyerek, kurumların bunun üzerinde durması gerektiğinin altını çiziyor.

    “ALEVİLİĞİ AKADEMİK BİR MECRAYA TAŞIMAK GEREKİYOR”

    Cemevinde bağlama eğitmenliği de yapan Mehmet Ali Elitok, gençlerin müziğe ilgisinin oldukça iyi olduğunu söylüyor.

    “Yetenek olduğu zaman işi iyiye götürebiliyor” diyen Elitok, cemevlerini gençler açısından cazip hale getirecek akademik çalışmaların yapılması gerektiğini aktarıyor:

    “Gençlere Aleviliği Hz. Muhammed’e kadar götürüp de anlattığımız zaman onları doyurmuyor. Bir de bunun öncesi var. Aleviliğin bin yıllardır var olduğunu yolun sürüp geldiğini anlattığımız zaman gençlik buraya gelecektir. Bu kısır döngü içinde. Yaşlılarımız da dedelerimiz de böyle. Kimseyi suçlamıyorum çünkü Alevilik sözlü olarak bugünlere gelmiştir. Aleviliği artık akademik bir mecraya taşımak gerekiyor. Burada üniversitelerde Alevilik ile ilgili kürsülerin kurulması lazım. Bu oluştuğu zaman gençlerde buralara ilgi gösterecektir.

    Ben Sivaslıyım, eskiden herkes bilir, cem sabaha kadar sürerdi. 12 hizmeti yerine getirdiğin zaman. 1-2 saate indirgenen cemler de kısırdöngüye giriyor. Kolunu bacağını budamış gibi kısaltarak. Bunu artık akademik bir şeye dönüştürdüğümüzde insanların ilgisini çekecektir.”

    ZAMANI VERİMLİ KILMAK İÇİN CEMEVİNDELER

    Çorumlu Hamdi Uzun da, “Burada birbirimizden bilgi alıyoruz. Böylece zamanımızı da doğru kullanmış oluyoruz.” diyor.

    Sivas Hafikli Mustafa Kaya ise canı sıkıldığında cemevine geldiğini söylüyor. Kaya, “Allah buraya hizmet edenin işini rast getirsin. Her Perşembe günü ceme gelirim.” diyor.

    83 yaşındaki İlhami Fırat 20 yıl önce Muş Varto’dan İstanbul’a gelmiş. Her gün cemevinin yolunu tutan Fırat, neden geldiğini ise şöyle anlatıyor:

    “Orada kış zorluğu vardı. Önce çocuklar geldi biz de onların ardından geldik. Oraların havası suyu güzeldi bir defa. Oradayken koyunlara gidiyorduk. Buraya geldikten sonra da çalışmak istediğimde treni çoktan kaçırdın dediler. 65 yaşına bağladık. Oradan aldığımızla idare ediyoruz. Köyde bir şekilde vakit geçirdi. Burada geçmez.”

    “ALEVİYİZ VE ALEVİCE YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Nurettin Bozkurt da emekli. Bozkurt da emeklilikten yola çıkarak Türkiye’nin genel durumundan bahsetmeye başlıyor:

    “Türkiye bataklığa doğru gidiyor. İnsanlar uyanırsa kendini toparlarsa bir yudum suda boğulmasalar kendini kurtarırlar. Öyle bir bataklığa yürüyor ki Türkiye maazallah. Emekliyim. Ama aldığımız para bize hak değildir. Maalesef ki hakkımızı vermiyorlar. Emekli olduğum sırada bana 2 buçuk milyon verildiğinde hakkım olurdu ancak. Ama bana 500 TL verdiler emekli parası. Onun için kanun nizam kalmadı. Adalet kalmadı. Adalet istiyoruz.

    Maalesef ki kaşıkla aldıklarını kepçeyle alıyorlar. Fakirin bulduğu bir kuru soğan o da ateş pahası. Yani durum vahimdir. İnsanların haklarını vermiyorlar. Uyanın artık. Kendinizi dev aynasında görmeyin. Sizi kandırıp üstünüzden kimse yürümesin. Emekliyim, Aleviyim, Caferiyim. Ben hak düşmanı değilim. Şükür bizim cemevlerimiz var. İbadethanemiz var. Ama hala bu hükümet bizi tanımıyor. Biz Aleviyiz ve Alevice yaşamak istiyoruz.”

    Sevim KAHRAMAN/İSTANBUL

  • DAD Eyüp Şubesi barışı ve umudu büyütmek için aşure lokmalarını pay etti-VİDEO

    DAD Eyüp Şubesi barışı ve umudu büyütmek için aşure lokmalarını pay etti-VİDEO

    PİRHA -İstanbul Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesi Muharrem ayının bitimi ile barışı ve umudu büyütmek için dernek binalarında aşure lokması pay etti.

    Muharrem ayı vesilesiyle Kerbela’da katledilenler için 12 gün boyunca tutulan orucun ardından bir çok yerde pişirilen aşure lokması pay edilmeye devam ediyor.

    İstanbul Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesi Muharrem ayının bitimi ile barış ve umudu büyütmek için bugün dernek binalarında aşure lokması pay etti.

    DAD Eyüp Şubesi Muharrem ayının bitimi ile barışı ve umudu büyütmek için pay ettiği aşure lokmasına Gazi Cemevi dedelerinden Mehmet Karabulut, Hıdır Cenan, İsmail Soyupak, Ali Elmas, İsmail Karadamla ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Ağuçan Ocağı Dedelerinden İbrahim Erdoğan dua verdikten sonra tüm canlara aşure pay edildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Kentsel dönüşüme ve çeteleşmeye karşı Eyüp Emek ve Demokrasi Gücü kuruldu

    Kentsel dönüşüme ve çeteleşmeye karşı Eyüp Emek ve Demokrasi Gücü kuruldu

    PİRHA- Eyüp Karadolap Mahallesi’nde kentsel dönüşüme izin vermemek, çeteleşmeye, uyuşturuya ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 18 aydır devam eden OHAL ve KHK’lara karşı mücadele vermek için Eyüp Emek ve Demokrasi Güçleri kuruldu.

    İstanbul Eyüp Emek ve Demokrasi Güçleri, Eyüp Karadolap Mahallesi’nde kentsel dönüşüme izin vermemek, çeteleşmeye, uyuşturucuya ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 18 aydır devam eden OHAL ve KHK’lara karşı mücadele vermek için Eyüp Emek ve Demokrasi Güçlerini kurduklarını duyurmak için basın açıklaması yaptı.

    AKA-DER, ÇEDEF, Alibeyköy Dersimliler Derneği, Eğitim-Sen 4 Nolu Şube, EMEP, ESP, HDK, TÖP-G, PSAKD Eyüp Şubesi, Parseller Spor Kulübü, Gümüş Hacı Keçiköyü Derneği, Demokratik Alevi Dernekleri DAD’ın da olduğu Eyüp Emek ve Demokrasi Güçleri konuya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ve KHK düzeni tam 18 aydır devam ediyor” denilen açıklamada, “AKP iktidarı 18 aydır ‘darbecilerle mücadele’ adı altında aslında işçilerle, emekçilerle, kadınlarla, gençlerle, Kürt halkıyla, Alevilerle, gazetecilerle ve akademisyenlerle, kısacası kendinden olmayan herkesle mücadele ediyor” denildi.

    “OHAL’E SESSİZ KALMAYAN HALK YOK EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Ekonomik kriz derinleşirken ve işçiler artık ‘Geçinemiyoruz!’ diye bedenlerini ateşe vermeye başlamışken, grevler sözde milli güvenlik nedenleri ile yasaklanıyor, KHK ile haksız şekilde ihraç edilen binlerce insan işlerine iade edilmiyor, eğitim sistemi bilim-dışı, gerici cinsiyetçi uygulamalarla karanlığa teslim edilmek isteniyor, çocuk istismarları, kadına yönelik taciz tecavüz, şiddet her boyutuyla artarak devam ederken kadına dönük saldırılar toplumsallaştırılıyor. Doğa talan edilerek ekolojik dengeyi canlı yaşam alanını değil sermayenin çıkarları gözetiliyor, İnanç ve ifade özgürlüğü yerine zor yolu ile hem cezaevlerinde hem de dışarıda tüm insanlar tektipleştirilmeye çalışılıyor, ezilenlerin siyasi iradeleri tutuklanırken ve savaş çığırtkanlığı her yeri kaplamışken bunlara sessiz kalmayan toplumsal muhalefet OHAL ve KHK’lar ile bastırılmaya, hatta yok edilmeye çalışıyor.”

    EMEK SÖMÜRÜSÜNE, KADIN VE ÇOCUK İSTİSMARINA KARŞI

    Eyüp Emek Demokrasi Güçleri yaptığı yazılı açıklamada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen ve 18 aydır devam eden OHAL ve KHK’ların kaldırılması için şu taleplerde bulundu:

    • Bizler İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan demokratik kurum ve kişiler olarak her geçen gün daha fazla baskıyı meşrulaştırma aracına dönüşmüş olan OHAL’in derhal sonlandırılıp ülkemizin demokratik, özgürlükçü ve çoğulcu bir yönetime kavuşmasını,
    • Yasaların KHK ve torba kanunlarla değil TBMM yoluyla düzenlenmesini, gerici eğitim sisteminin yerine laik ve bilimsel eğitimin tesis edilmesini,
    • Savaş yerine barışın ve halkların kardeşliğinin korunmasını, toplumda tek-tipleştirmeye karşı inanç, ifade, toplantı ve gösteri özgürlüğünün korunmasını,
    • Kadına yönelik her türlü saldırıya ve çocuk istismarına karşı caydırıcı yasaların çıkartılıp uygulanması, emek sömürüsü ve iş cinayetlerine karşı sendikal haklarımızın güvenceye alınmasını,
    • İlçemizde çeteleşmeye uyuşturucuya karşı etkin bir mücadelenin yürütülmesini, kentsel dönüşüm yerine ekolojik emekçilerden yana bir şehir planlamacılığının hayata geçirilmesini istiyoruz.

    “KARAMSARLIĞI UMUDA, YALNIZLIĞI DAYANIŞMAYA ÇEVİRMEYE”

    Yapılan yazılı açıklamada son olarak şunlar kaydedildi:

    “Bunların sadece talep etmekle gerçekleşmeyeceğinin bilincinde olarak, ülkemizin, kentimizin ve ilçemizin geleceğine sahip çıkıyor; karanlığı aydınlığa, karamsarlığı umuda, yalnızlığı dayanışmaya çevirmek ve çözümü birlikte belirleyip, birlikte mücadele etmek için Eyüp Emek ve Demokrasi Güçleri’ni kurduğumuzu duyuruyoruz.” (HABER MERKEZİ)

     

  • DAD Eyüp Şubesi Hızır Kavutu ve lokması pay etti

    DAD Eyüp Şubesi Hızır Kavutu ve lokması pay etti

    PİRHA – İstanbul Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesi dernek binasında yaptığı muhabbet ceminde Hızır kavutu (Qawutu) ve lokması pay edildi. Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Hepimiz birbirimizi bir Hızır gibi görüp, birbirimizin elinde tutmalıyız” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    İstanbul Demokratik Alevi  Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesinde Hızır ayı dolayısı ile muhabbet cemi yapıldı. Cemi Ağuçan Ocağı Pirlerinden Aziz Güler ve İmam Rıza Ocağı Pirlerinden Celal Fırat yürüttü.

    Cemden önce ilk konuşmayı yapan DAD Eyüp Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel, “Aleviler için kutsal olan Hızır ayında herkesi yan yana görmenin anlamlı ve önemli olduğunu” söyledi. Güzel’in konuşmasından sonra çerağlar uyandırıldı ve Ağuçan Ocağı Pirlerinden Aziz Güler dua vererek kısaca Hızır ayının anlam ve öneminden bahsetti.

    “HIZIR BÜTÜN BEREKET VE YARDIMLARI İLE ÇAĞRILIR”

    Güler’den sonra konuşan Garip Dede Başkanı ve İmam Rıza Ocoğı Pirlerin’den Celal Fırat ise, “Toplumsal iletişimi iyilikte ve güzellikte arayan Aleviler Hızır’a niyazlarını en içten duygularıyla sunarlar. İnanç motifi haline getirir, lokma sunar oruç tutarlar. Cemre düşmeye yakın, ambarlarda unun azalmaya yüz tuttuğu; peynirin, çayın, şekerin, yağın, odunun, tezeğin, yakacağın, otun, samanın yavaş, yavaş bitmeye başladığı günler kış aylarının en sıkıntılı günleridir. Bu günlerde Hızır bütün bereketi ve yardımları ile çağrılır. Toplumun ortak iletişim aracı haline gelir” dedi.

    “TÜRKİYE’DE ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ” 

    Türkiye’de gerçekten çok zor bir süreçten geçtiklerine dikkat çeken Fırat, “Bizim inancımız ve gelenek göreneklerimize göre Hızır her yerde hazır ve nazırdır. Hepimiz birbirimizi bir Hızır gibi görüp birbirimizin elinde tutmamız lazım. Birilerin gelip bizi kurtarmasını beklersek çok bekleriz. Dara düştüğümüzde herkes birbiri ile dayanışma içinde olursa ancak bu sorun ve sıkıntıları aşarız” diye konuştu.

    “GÜNÜMÜZDE HINZIR PAŞALARA ÇOK RASTLAMAKTAYIZ”

    Hızır var birde Hınzır paşalar var diyen Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat son olarak şunları ifade etti:

    “Özellikle günümüzde Hınzır Paşalara çok rastlamaktayız. İçimizde ve dışımızda bu Hınzır paşalar ile kolay bir şekilde karşılaşabiliyoruz. Alevileri ve çeşitli kesimleri renklerinden, dillerinden ve ırklarından dolayı her zaman dışlıyor ve ötekileştiriyorlar. Bu nedenle biz Alevilerin üzerine çok sorumluk ve görev düşüyor. Birlik beraberlik içinde olmayı başarmamız gerekiyor. Biz Aleviler 72 millete renk, dil, din ve ırk ayırımı yapmadan aynı nazardan bakarız. Ve Ermeni’si, Yahudi’si Laz’ı, Kürd’ü hangi milleten olursa olsun nerede bir ezilen varsa biz Aleviler onun yanındayız.”

    Muhabbet ceminden sonra Ağuçan Ocağı Pirlerinden Aziz Güler ve İmam Rıza Ocağı Pirlerinden Celal Fırat lokma duası vererek lokmalar pay edildi. Lokmalar pay edildikten sonra Hızır ayının önemli geleneklerinde biri olan ve her yıl Hızır ayı içerisinde yapılan Hızır Qawutu pay edildi. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Eyüp’te üç mahalle kentsel dönüşüme karşı dernek kurdu

    Eyüp’te üç mahalle kentsel dönüşüme karşı dernek kurdu

    PİRHAİstanbul Eyüp’ün üç mahallesi bir araya gelerek kentsel dönüşüme izin karşı mücadele edecekleri dernek kurdu. 
    İstanbul’un Eyüp ilçesinin Karadolap, Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinde kentsel dönüşüm yeşil alan parselasyonu yapılmamış adalar ve son bakanlar kurulu kararı ile riskli alan ilan edilen yerlerde ikamet eden mağdur vatandaşlar, bir önceki toplantıda mücadele etmek için dernek kurma kararı almışlardı. Dün Karadolap Mahallesi’nde bir araya gelen vatandaşlar mücadeleyi büyütmek için dernek kurdu.
    “TOPLUMSAL BASKI KURMAK İÇİN OLUŞTURULDU”
    Toplantıya katılanlar, derneğin amacının, mücadeleyi hem bürokratik yönünü hem hukuksal yönünü güçlendirip toplumsal baskı oluşturmak için sokak ayağı üzerinden gideceğini söylediler. .30-40 yıldır tüm birikimlerinin rant uğruna birilerine peşkeş çekilmesine izin verilmeyeceklerini vurgulayan mahalle sakinleri tapu sorunlarının bir an önce halledilmesi gerektiğini vurguladılar.
    Kentsel dönüşüme karşı kurulan bu derneğin derneğin kurucu yönetim kurulu oluşturuldu. Yönetim kurulu şöyle; Bektaş Çiçek, Cafer İşkar, Hasan Göksu, Hasan Doğan, Hüseyin Cebe, Mehmet Polat, Seyhan Sekmen. (HABER MERKEZİ)
  • ‘Kerbelalar bir daha tekerrür etmeyecek çünkü Hüseyinlere sahip çıkacağız’-VİDEO

    ‘Kerbelalar bir daha tekerrür etmeyecek çünkü Hüseyinlere sahip çıkacağız’-VİDEO

    PİRHA- Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı Savaşa Karşı Koordinasyon’un açıklamasında konuşan Demokratik Alevi Dernekleri Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever, “Hüseyinlere sahip çıkacağız bir daha Kerbelalar tekerrür etmeyecek” dedi

    Haberin Videosu 

    Afrin’e yönelik başlatılan saldırıya karşı Savaşa Karşı Koordinasyon’un İstanbul Makina Mühendisleri Odası’nda yaptığı basın açıklamasına birçok sivil toplum örgütünün yanı sıra Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) MYK Üyesi Mustafa Can ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever’de katıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu MYK Üyesi Mustafa Can, “Hep kandırılan bir insan bilin ki hepimizi kandırıyordur. Savaş kötü bir şey. Bu coğrafyada yıllarca katliamlara uğrayan, ezilmiş olan ve yok sayılmış olan bir neslin temsilcisiyiz. Bu nedenle Afrin’i en iyi biz anlarız. Çünkü yüzyıllardır bu coğrafyada eşitlik, kardeşlik, barış, sevgi, laiklik dediğimiz için katledildik” dedi.

    “ARI KOVANINA ÇOMAK SOKTULAR”

    Afrin’e yapılan bu müdahale ile arı kovanına çomak soktuklarını belirten Can, “Bu ülkenin farklı insanları, farklı dilleri ve farklı kültürleri ile birlikte hep beraber bu oyunu bozmalıyız. Çok açıktır ki ben siyasetçileri artık televizyonda izlemiyorum. Ve kapatıyorum televizyonu. Çünkü bir takım insanlar televizyona çıkıp davudi sesleri ile kana ve ölüme methiyeler diziyorlar. Gün bence bunları lanetleyip sokakta barışın sesini yükseltmekte geçiyor” diye konuştu.

    “YENİ KERBELALAR YAŞATILMAYA ÇALIŞIYOR”

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı Balsever de, “Bu topraklarda 1400 yıl önce Kerbela yaşatıldı ve şimdi ise yeni Kerbelalar yaşatılmaya çalışılıyor. Ancak karşılarında da Hüseyinler var ve direniyor” şeklinde konuştu.

    DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever son olarak şunları ifade etti:

    “Artık bu halklar ne Küfe’nin ihanetini ne de o direnen çocukların annelerinin avuç açıp bizim vicdanlarımıza seslendiği ve karşısında yeni bir ihaneti görmeyeceği günleri görüyor gibiyim. Vicdan sahibi toplumlar ve halklar var. Ve Hüseyinlere sahip çıkacağız bir daha Kerbelalar tekerrür etmeyecek.” (HABER MERKEZİ)

  • DAD Eyüp Şube Eş Başkanı: Yeni eğitim müfredatı çocuklarımızı daha çok asimile eder-VİDEO

    DAD Eyüp Şube Eş Başkanı: Yeni eğitim müfredatı çocuklarımızı daha çok asimile eder-VİDEO

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan yeni eğitim müfredatına Alevi kurum temsilcilerinden tepki gelmeye devam ediyor. DAD Eyüp Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel, yıllardır zorunlu din derslerine karşı mücadele yürütüklerini ancak açıklanan yeni müfredatla çocuklarının daha fazla asimilasyona uğratılacağını belirtti. 

    HABERİN VİDEOSU

    Açıklanan yeni eğitim müfretadatına ilişkin Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “ZORUNLU DİN DERSLERİNE KARŞIYIZ OLMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ”

    Din dersine konulan cihat kavramı ile bizi bilimden uzaklaştırıp cehalete götürmelerine karşı olduklarını belirten Güzel, “Bir Alevi olarak din dersinin zorunlu kılınmasına karşı mücadele edeceğiz. Zorunlu din derslerine karşıyız, karşı gelmeye de devam edeceğiz” dedi.

    “ALEVİLER ÜZERİNDE BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI VAR”

    “Kazanılmış davalarımız var ama Türkiye bunları yerine getirmiyor” diyen DAD Eyüp Şubesi Eş Başkanı Nergiz Güzel şunları kaydetti:

    “Evrim teorisini kaldırıp insanları cahiliye dönemine götürme gibi bir düşünceleri var. Yıllardır Aleviler üzerinde bir asimilasyon politikası var. Sistem çocuklarımız üzerinde asimilasyon politikasını devam ettirmekte ve sürdürmektedir. Bizim yapmamız gereken sünnileştirilmiş Alevilik değil öz Aleviliği devam ettirmektir. Çocuklarımıza kendi gelenek ve göreneklerimizi öğreterek inanç ve kültürümüzü  bizden sonraki kuşaklara aktarmaya çalışmalıyız.”

    “ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Güzel, “Her şekilde örgütlü mücadeleye devam etmek gerekiyor. Bu sadece Alevilerin sorunu değil tüm ülkenin sorunu. Çünkü insanların kendi yaşam tarzlarını, dünyaya bakış açılarını değiştirip rejim değişikliği yaratmaya çalışıyorlar. Ve sosyalistim, devrimciyim, demokratım diyen herkesin sorunudur” diye konuştu.

    “DURMAYALIM DUR DİYELİM”

    DAD Eyüp Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel mücadele edilmezse asimilasyonun kaçınılmaz olduğunu da vurguluyor.

    “Türkiye halklarının ve Alevi kurumlarının mücadele etme çabası devam ediyor. Durmayalım, dur diyelim şiarıyla mücadele edeceğiz. Örgütlü yaşamaya devam edip sokak eylemleri, oturma eylemleri, adalet eylemleri gibi eylemlerle ve daha fazla insanı biraraya getirerek mücadele etmemiz gerekiyor. Aksi taktirde bizler için asimilasyon kaçınılmaz olur.”

    İsmet SEFER/İSTANBUL