Etiket: Ezgi soysal

  • DAKB’den Ezgi Soysal açıklaması: Devlet önce kadınları sonra gazetecileri korumak zorundadır

    DAKB’den Ezgi Soysal açıklaması: Devlet önce kadınları sonra gazetecileri korumak zorundadır

    PİRHA – Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Can TV emekçisi Ezgi Soysal’a yönelik saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. “Devlet önce kadınları, sonra gazetecileri korumak zorundadır” başlıklı açıklamada, Soysal’a yönelik yıllardır süren sistematik şiddet ve 28 Ekim gecesi gerçekleştirilen organize saldırı kınanarak, “Devletin suskunluğu, suç ortaklığıdır” denildi.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Can TV emekçisi Ezgi Soysal’a yönelik saldırıya ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Biz Demokratik Alevi Kadınlar Birliği olarak, Can TV emekçisi Ezgi Soysal’a yönelik yıllardır süren sistematik şiddeti ve 28 Ekim gecesi gerçekleştirilen organize saldırıyı öfke, acı ve isyanla karşılıyoruz.

    Ezgi Soysal, Ataşehir Kayışdağı Mahallesi’nde komşuları tarafından yaklaşık dört yıldır sistematik taciz, tehdit ve fiziksel şiddete maruz kaldığını söylemiştir.
    Bu süreçte evinin çevresi kirletilmiş, arabasına zarar verilmiş, ailesi tehdit edilmiş; defalarca karakola, belediyeye ve savcılıklara başvurmasına rağmen devletin hiçbir kurumu görevini yerine getirmemiştir.
    Son olarak, 28 Ekim gecesi on kişilik bir grubun saldırısına uğrayan Ezgi Soysal, ölüm tehlikesi atlatmış, hastaneye kaldırılmış, ancak saldırganlar hâlâ serbesttir.

    Bu olay, yalnızca bireysel bir şiddet değil; devletin cezasızlık politikasıyla beslenen sistematik bir kadın düşmanlığıdır.

    Ezgi Soysal, sadece bir gazeteci değildir. O, Alevi bir kadın, hakikatin sözcüsü, halkın sesi, emekçi bir candır.
    Ona yönelen saldırı, kadınlara, Alevilere, hakikate ve özgür basına yönelmiştir.
    Devletin suskunluğu, faillerin cesareti olmuştur. Bu suskunluk, suç ortaklığıdır.

    Biz Alevi kadınlar, Rızalık Yolunun talipleri olarak zulme rıza göstermeyiz.
    Kadınlar ölürken, hakikat susturulurken devletin sessizliği, adaletin inkârıdır.

    Devleti ve yargı makamlarını göreve çağırıyoruz:
    Faili değil, mağduru koruyun!

    Cezasızlık zırhı kırılmadan bu ülkede adalet kurulamaz.

    Ezgi Soysal yalnız değildir!
    Yaşasın Kadın Dayanışması.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    Can TV spikeri Ezgi Soysal’a sistematik şiddet: “Adalet istiyorum”
    Ezgi Soysal dövülürken adalet nereye bakıyordu?
    Gazeteci Ezgi Soysal’a saldırı Meclis gündemine taşındı!

  • Gazeteci Ezgi Soysal’a saldırı Meclis gündemine taşındı!

    Gazeteci Ezgi Soysal’a saldırı Meclis gündemine taşındı!

    PİRHA- Gazeteci Ezgi Soysal’a saldırıyı Meclis gündemine taşıyan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, ” Ezgi Soysal’ın defalarca başvurduğu CİMER, belediye ve karakol kayıtlarında hangi işlemler yapılmıştır? Başvurular neden sonuçsuz bırakılmıştır?” diye sordu.

    CAN TV haber spikeri Ezgi Soysal, üç yılı aşkın süredir aynı mahallede oturduğu komşuları tarafından sistematik şiddete, tacize ve tehdide maruz kalıyor. Defalarca CİMER’e, belediyeye ve karakola başvuran Soysal, hiçbir koruyucu tedbirin alınmadığını söyleyerek, “Can güvenliğim yok. Adalet yerini bulmadığı için bugün neredeyse öldürülüyordum” dedi.

    CAN TV haber spikeri Ezgi Soysal’ın, yaklaşık dört yıldır aynı mahallede oturduğu komşuları tarafından sistematik biçimde tehdit, taciz ve fiziksel saldırılara uğramasını DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis’e soru önergesi verdi.

    “TOPLUMSAL ADALET DUYGUSUNU DERİN BİÇİMDE ZEDELEMEKTEDİR”

    CAN TV haber spikeri Ezgi Soysal’ın, CİMER’e, belediyelere ve emniyete defalarca başvurmasına rağmen hiçbir koruyucu veya önleyici tedbirin alınmadığını, defalarca karakoldan geri çevrildiğini belirten Fırat, şunları ifade etti:

    “Ocak ayında üç kadın tarafından saldırıya uğrayarak parmağı kırılmış, son olarak 28 Ekim 2025 tarihinde evinin önünde on kişilik bir grubun organize saldırısına uğramıştır. Saldırı anında kafasına ve vücuduna defalarca tekmelerle darbe alarak küfürlere maruz kalmış, Iphone XR telefonu zarar görmüş, airpods pro 3 kablosuz kulaklığı kaybolmuş ve tespit edebildiği kadarıyla Erciyes apartmanında oturan Rahime ÖZCAN ve Betül ÖZCAN ile birlikte yaklaşık on kişilik başka kadın-erkek ve çocukların saldırısı sonucunda hayatını kaybetme riski yaşamıştır.

    Gazeteci Soysal, “Adalet yerini bulmadığı için neredeyse öldürülüyordum, can güvenliğim yok” sözleriyle yaşadığı cezasızlık ortamını kamuoyuna duyurmuştur. Ancak tüm bu saldırılara rağmen saldırganlar hakkında herhangi bir gözaltı ya da yargısal işlem yapılmadığı, kamera kayıtlarının dahi incelenmediği ifade edilmektedir. Bu olay, sadece bir “komşu kavgası” değil, kadın gazetecilere, basın özgürlüğüne ve muhalif seslere yönelmiş sistematik şiddetin bir yansımasıdır.

    Gazetecilik mesleği, bu ülkede ağır bedellerle var olmaya devam etmektedir. Hasan Fehmi’nin öldürüldüğü 1909 yılından bu yana 116 yılda son olarak İstanbul’da gazeteci Hakan Tosun’un dövülerek katledilmesi ile birlikte en az 68 gazeteci benzer biçimde saldırıya uğrayarak, bombalarla ya da kurşunlarla yaşamını yitirmiştir. Basın özgürlüğü, demokratik toplumların temel direğidir. Ancak Türkiye’de gazetecilere yönelik şiddet olayları artarken, faillerin korunması, soruşturmaların geciktirilmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmaması toplumsal adalet duygusunu derin biçimde zedelemektedir.”

    Celal Fırat, Meclis Başkanlığı’nın yanıtlaması istemiyle, şu soruları yöneltti:

    “1. Gazeteci Ezgi Soysal’ın 2025 yılı Ocak, Nisan ve Ekim aylarında yaşadığı saldırılar hakkında emniyet birimleri tarafından herhangi bir gözaltı veya ifadeye çağırma işlemi yapılmış mıdır?

    2. Saldırılara ilişkin hazırlık soruşturması başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa hangi aşamadadır?

    3. Ezgi Soysal’ın defalarca başvurduğu CİMER, belediye ve karakol kayıtlarında hangi işlemler yapılmıştır? Başvurular neden sonuçsuz bırakılmıştır?

    4. Saldırıların yaşandığı bölgedeki güvenlik kamerası kayıtları incelenmiş midir? İncelenmediyse neden?

    5. 27 Ekim’de İçerenköy Polis Karakolu’na giden gazeteci Soysal’ın iki kez kapıdan geri çevrildiği iddiası doğru mudur? Bu konuda herhangi bir idari inceleme başlatılmış mıdır?

    6. Ezgi Soysal ve ailesi için koruma tedbiri alınması yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmış mıdır?

    7. Gazetecilerin güvenliğini sağlamak amacıyla İçişleri Bakanlığı’nın özel bir izleme veya koruma mekanizması oluşturma yönünde bir çalışması bulunmakta mıdır?

    8. Basın özgürlüğü ve ifade hakkının korunması için gazetecilere yönelik şiddet vakalarında etkin soruşturma zorunluluğunun tüm emniyet birimlerine hatırlatılması yönünde genel bir talimat gönderilmiş midir?”

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Can TV spikeri Ezgi Soysal’a sistematik şiddet: “Adalet istiyorum”
    Ezgi Soysal dövülürken adalet nereye bakıyordu?

     

  • Ezgi Soysal dövülürken adalet nereye bakıyordu?

    Ezgi Soysal dövülürken adalet nereye bakıyordu?

    PİRHA-Bir kadın, bir gazeteci, bir ses… Ezgi Soysal. Üç yıldır aynı mahallede yaşadığı insanlar tarafından sistematik şiddete, tacize ve tehdide maruz kalıyor. Defalarca CİMER’e, belediyeye, karakola gidiyor. Parmak kırılıyor, babası darp ediliyor, evinin önünde pusuya düşürülüyor. “Can güvenliğim yok” diyor. Ama devlet duymuyor.

    Bu ülkede bir kadın gazeteci ölümün eşiğinden dönüyor ama adalet yerinden kımıldamıyor. Cezasızlık büyüyor, vicdan kuruyor.

    Ajans emekçileri olarak, Ezgi Soysal arkadaşımızın, CAN TV ekranlarındaki o kararlı sesini iyi biliriz. Şimdi o ses adalet istiyor. Ocak’ta saldırıya uğradı, parmağı kırıldı. Nisan’da babasına saldırdılar. 28 Ekim’de on kişilik bir grup tarafından evinin önünde dövüldü. Saldırganlar yine serbest.

    Bu ülkede kadınlar ve gazeteciler hep aynı duvara çarpıyor: cezasızlık. Fail korunuyor, mağdur yalnız bırakılıyor.

    “GAZETECİLERE, KADINLARA, HALKA KARŞI AYNI EL”

    Ezgi’nin tüm başvuruları kayıtta ama hiçbir koruma tedbiri yok. Bu ülkede kadınların çığlığı kayıtta, dosyalarda, raflarda ama adaletin terazisinde değil.
    Kayıtlar doluyor, mezarlıklar da. Her şey sistemli bir sessizlikle örtülüyor.

    Ezgi Soysal’a saldırı bir “komşu kavgası” değil; kadınlara, gazetecilere ve muhaliflere yönelmiş aynı elin uzantısı. Çünkü iktidar biliyor: korkan toplum konuşmaz.
    Ama Ezgi susmadı. Susmamak, yaşamak demekti.

    Ezgi yalnız değil.
    Bu saldırı sadece Ezgi’ye değil, hepimize yapıldı.
    Ezgi’nin sesi bizim sesimizdir.
    Ve biz, o sesi susturmak isteyen her güce karşı duracağız.

    PİRHA EMEKÇİLERİ

    (HABER MERKEZİ)

  • Can TV spikeri Ezgi Soysal’a sistematik şiddet: “Adalet istiyorum”- VİDEO

    Can TV spikeri Ezgi Soysal’a sistematik şiddet: “Adalet istiyorum”- VİDEO

    PİRHA- CAN TV haber spikeri Ezgi Soysal, üç yılı aşkın süredir aynı mahallede oturduğu komşuları tarafından sistematik şiddete, tacize ve tehdide maruz kalıyor. Defalarca CİMER’e, belediyeye ve karakola başvuran Soysal, hiçbir koruyucu tedbirin alınmadığını söyleyerek, “Can güvenliğim yok. Adalet yerini bulmadığı için bugün neredeyse öldürülüyordum” dedi.

    İstanbul’da yaşayan CAN TV çalışanı Ezgi Soysal, yaklaşık dört yıldır aynı mahallede oturduğu komşuları tarafından sistemli şekilde rahatsız ediliyor, tehdit ediliyor ve defalarca fiziksel saldırıya uğruyor. Defalarca belediyeye, CİMER’e ve karakola başvurduğunu belirten Soysal, hiçbir önlem alınmadığını söyledi. 2025 yılı başında üç kadının saldırısına uğrayan Soysal, bu olayda parmağının kırıldığını, nisan ayında babasının da aynı kişiler tarafından darp edildiğini aktardı.

    “ORGANİZE SALDIRI SONUCU ÖLÜMDEN DÖNDÜM”

    Son olarak 28 Ekim Salı günü evine dönerken on kişilik bir grup tarafından saldırıya uğradığını belirten Soysal yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı:

    “Yaklaşık dört yıldır yaşadığım yerde, yan binamda oturan kişiler tarafından sürekli rahatsız ediliyorum. Çevrem kirletiliyor, aracım zarar görüyor. Bu durumla ilgili CİMER’e, belediyeye ve karakollara defalarca başvurdum ama hiçbir önlem alınmadı. Ocak ayında üç kadın bana saldırdı; parmağım kırıldı, vücudumda yaralanmalar ve doku kayıpları oluştu. Nisan ayında babama da durakta saldırdılar. Yanında çocuğu varken babama ‘Senin kafanı kopartırım’ diyerek saldırdılar, burnu kırıldı, gözü morardı. 28 Ekim günü evime dönerken sokağa girmeden önce yan binadaki dairelerin ışıklarının açık olduğunu, perdelerin arkasında dışarıya bakan insanlar olduğunu gördüm. Yine sözlü tacize ve tehdide maruz kaldım. Sokağa girdikten kısa süre sonra bir kişi arabanın arkasından aniden çıktı, ağır küfürler etti ve arkadan saldırarak beni yere düşürdü. Ardından yaklaşık on kişi, kadın, erkek ve çocuklar, beni aralarına alarak kafama ve vücuduma tekmeler attı. Yoldan geçen bir kadın ve bir çift olmasa, beni orada öldüreceklerdi.

    Ocak ayından bu yana defalarca polis çağırmak zorunda kaldım; tüm şikayetlerim kayıtlarda. Aradan yaklaşık on ay geçmesine rağmen iddianame hâlâ hazırlanmadı. 27 Ekim’de İçerenköy Polis Karakolu’na gittiğimde iki kez kapıdan döndürüldüm. 28 Ekim’de kapımın önünde pusuya düşürüldüm ve organize bir şekilde bana saldırdılar. Akşam 6’dan gece 2’ye kadar hastanede ve karakolda işlem gördüm, ama saldırganlar hakkında hiçbir işlem yapılmadı.”

    ADALET ÇAĞRISI

    Ezgi Soysal, cezasızlık politikalarına dikkat çekerek birçok insanın bu sebeple yaşamını yitirdiğini vurguladı. Yetkililere adalet çağrısı yapan Soysal, “Bu duyarsızlık ve adaletin sağlanmaması yüzünden neredeyse canımdan olacaktım. Ne benim ne babamın can güvenliği var. Bu insanlar gün ortasında plan yaparak, ailecek ve çocuklarla beni evimin önünde pusuya düşürdüler. Ben gereken şikayetleri yaptım ama yargının yavaş işlemesi yüzünden binlerce insan hayatını kaybediyor. Suç kaydı olan kişiler sokakta, toplum bu yüzden yozlaşmış durumda. Biz medya çalışanları olarak buna maruz kalıyoruz ve ben de bu mağduriyetin içinde adalet arayan biriyim” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL