Etiket: ezidi kadın

  • 2 bin 600 Ezîdî kadın ve çocuk kayıp

    2 bin 600 Ezîdî kadın ve çocuk kayıp

    2 bin 600 Ezîdî kadın ve çocuğun hâlâ kayıp olduğunu belirten Almanya Ezîdîler Merkez Konseyi Başkanı Ortaç, binlerce Ezîdî’nin IŞİD tarafından aralarında Türkiye’nin de bulunduğu farklı ülkelere kaçırıldığını açıkladı.

    Almanya Ezîdîler Merkez Konseyi Başkanı İrfan Ortaç, 2 bin 600 Ezîdî kadın ve çocuğun hâlâ kayıp olduğunu açıkladı.

    IŞİD’in Irak’ın kuzeyindeki Şengal’de yenilmesinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen bölgede kritik koşulların hüküm sürdüğüne dikkat çeken Ortaç, haber ajansı epd’ye verdiği röportajda binlerce Ezîdî’nin IŞİD çeteleri tarafından farklı ülkelere kaçırıldıklarını söyledi.

    Bunlardan bazılarının öldürüldüklerinden emin olduklarını söyleyen Ortaç, “Ancak çok sayıda hayatta kalan olduğunu da biliyoruz” diye konuştu. Ortaç hayatta olan Ezîdîlerin Türkiye, Suriye ve Irak’ta tutulduğunu kaydetti. Almanya Ezîdîler Merkez Konseyi Başkanı, “Suudi Arabistan, Katar ya da Pakistan gibi ülkelere, hatta Libya ve Yemen’e kaçırılmış kadınlar olduğunu biliyoruz” dedi.

    “EZİDİ KARDEŞLERİN AİLELERİNE DÖNMELERİNE İZİN VERİLMİYOR”

    İrfan Ortaç, Ezîdîlerin Türkiye’ye kaçırılmalarının Türk makamlarınca yasal hale getirildiğine de dikkat çekti.

    Ortaç, buna örnek olarak Kırşehir’deki yerel mahkemenin, Sincar’dan Türkiye’ye kaçırılan altı ve sekiz yaşlarındaki iki Ezîdî kardeşin, Irak’ta bir mülteci kampında bulunan ailelerine dönmelerindense, Türkiye’de bulundukları yetimhanede daha iyi yetiştirileceklerine hükmetmesini gösterdi.

    Almanya Ezîdîler Merkez Konseyi Başkanı mahkemenin, konseyin çabalarını da sonuçsuz bırakarak, ailelerine dönmelerine izin vermemesinin yanı sıra, çocukları yetimhaneye bırakan kişi ya da kişilerin kimliklerinin tespit edilmemesini de “skandal” olarak nitelendirdi.

    Ortaç, çocukların kaldıkları yetimhanede Müslüman olarak yetiştirildiklerini ve kardeşlerden kız olanının baş örtüsü takmaya zorlandığını da ifade etti.

    “EZİDİLER ONURLU VE GÜVENLİ BİR YAŞAMI ARZU EDİYORLAR”

    IŞİD’in Şengal’den çıkarılmasından iki yıl sonra dahi bölgedeki durumun hâlâ kritik olduğunu söyleyen Ortaç, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçların dahi karşılanamadığını ifade etti. Bir yandan Türkiye’nin PKK’nin üslerini vurduğunu, diğer yandan Şii örgüt Haşdi Şabi’nin bölgede bir işgalci güç gibi hareket ettiğini belirten Almanya Ezîdîler Merkez Konseyi Başkanı Ortaç, tüm bu karanlık tabloya rağmen Ezîdîlerin mülteci kamplarındansa memleketlerine dönerek burada “onurlu ve güvenli bir yaşam sürmeyi arzu ettiklerini” belirtti.

    Ortaç, Almanya’da federal hükümete, Ninova bölgesinde Hristiyan ve Ezîdî bölgeleri oluşturma hedefiyle uluslararası bir konferans düzenleme çağrısı da yaptı.

    Almanya’ya dönen eski IŞİD’lilere ilişkin de konuşan Ortaç, kadınların da ceza almasını umduğunu ifade etti. Medyada kadın cihatçıların genellikle “mağdurmuş gibi” gösterildiklerini söyleyen Ortaç, “Birçok Ezîdî bana içlerinde en kötülerinin Avrupa’dan gelen erkek ve kadın cihatçılar olduğunu söylüyor” diye konuştu.

  • Ezidi kadın Sara Gin’in mezarı tahrip edildi

    Ezidi kadın Sara Gin’in mezarı tahrip edildi

    Batman’da Pîrê Zîrav mezarlığında Ezidi kadın Sara Gin’in mezarı tahrip edildi. HDP Milletvekili Feleknas Uca da konuyu Meclis’e taşıdı.

    Batman merkeze yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta bulunan Êzidî köyü Yolveren’de (Cînêrya) bulunan ve Êzidîler için kutsal sayılan Pîrê Zîrav mezarlığında Pir olarak kabul edilen Sara Gin’in mezarı tahrip edildi.

    Yaklaşık 15 yıl önce yaşamını yitiren Gin’in mezar taşlarının kırıldığı ve kemiklerini de etrafa atıldığı aktarıldı. Gin için yazılan yazıtların ve gül figürlerinin de bu kişiler tarafından parçalandığı görüldü.

    HDP MİLLETVEKİLİ FELEKNAS UCA, MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekili Feleknas Uca, Sara Gin’in mezarına yönelik saldırıya ilişkin Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi. Uca, bu saldırının Ezidi mezarlarına yapılan ilk saldırı olmadığını hatırlattı.

    Uca soru önergesinde, “Yıllardır bu saldırılar sürmekle beraber, Çinera köyünde de son dönemde 3 tane mezar tahrip edilmiştir. Bu saldırılarla; özellikle, Ezidi genç kızların mezarları hedef alınmaktadır. İnançları gereği mezar açtırmayan Ezidilere, en hassas değerleri üzerinden saldırılar gerçekleşiyor. Bu saldırılar, tarih boyunca inanç ve kültürlerinden dolayı katliama uğrayan ve göçe zorlanmış Ezidilerin ülkemizde hedef tahtasında olduğu ve güvende olmadıkları gerçeğini gözler önüne sermiştir. Kendilerini, yaşadıkları topraklarda güvende hissetmeyen Ezidi halkı büyük bir endişeye kapılmıştır. Bu saldırı ile sadece Ezidilere saygısızlık yapılmamış, aynı zamanda Türkiye toplumunun insani değerlerine de saldırı gerçekleşmiştir. Bu toprakların en kadim halkı olan Ezidilerin bu tür saldırılara maruz kalmasının önüne geçmek devletin temel görevidir” dedi.

    Uca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya mezarın tahrip edilmesine ilişkin yasal işlem yapılıp yapılmadığını sordu.

    “YAPILANLAR İNSANLIK DIŞI”

    Olayın yaşandığı gece sesler duyduklarını dile getiren köylülerden Pir Cengiz Kiy, olay gecesini Mezopotamya Ajansından Metin Yoksu’ya şöyle anlattı:

    “Olayın yaşandığı gece köpek sesleri köyde çok fazla geliyordu. Arada bu şekilde köyde sesler yükselir. Köyümüze yakın olan Batman çöpündeki köpekler veya Raman Dağı’ndaki yaban atları köyümüzün yakınlarına gelince köpekler havlıyor. Fakat gündüz olduğunda köydeki köpeklerimiz sürekli bizim yanımıza gelip ardından mezarlığa gidince şüphelendik. Köpeklerin bir kaç kez aynı şeyi tekrarlaması üzerine ziyarete gittik ve mezarlığın tahrip edildiğini gördük” dedi. Karşılaştıkları manzarayı anlatmakta güçlük çeken Kiy, yapılanları insanlık dışı olarak tanımladı.

  • Ezidi kadın, 2014’te kendisini kaçıran IŞİD’liyle Almanya’da karşılaştı

    Ezidi kadın, 2014’te kendisini kaçıran IŞİD’liyle Almanya’da karşılaştı

    Irak’ın kuzeyinde 2014 yılında IŞİD tarafından kaçırılan ve üç yıl sonra örgütten kaçıp Almanya’ya giden bir Ezidi kadın, kendisini alıkoyan IŞİD’liyle Almanya’da karşılaştığını açıkladı.

    BBC Türkçe’nin haberine göre kadın, polisten adamın mülteci statüsüyle Almanya’da bulunması nedeniyle bir şey yapamayacağı cevabını aldığını belirtti.

    İngilizTimes gazetesinin, Bas News internet haber sitesine dayandırdığı haberine göre Ashwaq Ta’lo, 2014 yılında tüm ailesiyle birlikte Şengal’de IŞİD tarafından kaçırıldı.

    IŞİD KAÇIRDIĞINDA 15 YAŞINDAYDI

    O dönem 15 yaşınd olan Ta’lo, başka aile üyeleriyle birlikte örgüt tarafından Musul’da satıldı ve kendisini Abu Humam adlı Suriyeli bir IŞİD mensubu, 100 dolara satın aldı.

    Genç kadın buradan Suriye’ye götürüldü ve İslam’a geçmeye, günde beş vakit namaz kılmaya ve Kuran’ı Arapça olarak ezberlemeye zorlandığını belirtti: “Bunların hepsini yaptım çünkü beni incitmeyeceğine söz vermişti. Ama on aydan fazla süre boyunca bana her gün tacizde bulundu.”

    Ta’lo, daha sonra bulunduğu yerde kaçmayı başardığını, 14 saat yürüyerek Sincar Dağı’na ulaştığını sonra da mülteci statüsüyle Almanya’ya geldiğini söylüyor.

    “YÜZÜNE DİKKATLİCE BAKIP, DONUP KALDIM”

    Ezidi kadın, Humam’ın Şubat ayında Stuttgart kentinde bir anda karşısına çıktığını belirtiyor:

    “Yüzüne dikkatlice bakınca donup kaldım. Bu, aynı korkunç sakal ve çirkin yüzüyle Abu Humam idi. Almanca konuşmaya başlayıp bana ‘Sen Ashwaqsın değil mi?’ diye sorduğunda dilim tutuldu.

    “Ben Abu Humamım. Bir süre benimleydin. Hayatta olduğunu, kiminle yaşadığını ve ne yaptığını biliyorum’ dedi.”

    Genç kadın bu karşılaşma ardından hemen kaçtığını, yaşadıklarını kardeşine, polise ve göçmenlik ofisine anlattığını belirtiyor.

    Ta’lo’nun aktardığına göre polis CCTV görüntülerinden Humam’ın kimliğini tespit etmiş ancak adamın da ülkede mülteci statüsüyle bulunması nedeniyle hiçbir şey yapamayacaklarını söylemiş.

    Haberde, Ta’lo’nun daha sonra Almanya’dan ayrıldığı ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne gelip babasıyla yaşamaya başladığı aktarılıyor.

    Ta’lo “Hiçbir zaman Almanya’ya geri dönmeyeceğim” diyor.

    KIZ KARDEŞİ HALA IŞİD’İN ELİNDE

    Haberde birçok Ezidi kadın ve kız çocuğunun hala IŞİD’in elinde bulunduğu, Ta’lo’nun kız kardeşinin de onların arasında yer aldığı, ayrıca beş erkek kardeşininse kayıp olduğu da aktarılıyor.