Etiket: ezidilere saldırı

  • DEM Parti’den acil çağrı: Êzidî halkı yeni bir katliam tehdidi altında!

    DEM Parti’den acil çağrı: Êzidî halkı yeni bir katliam tehdidi altında!

    PİRHA-DEM Parti, KDP politikaları nedeniyle Êzidîlerin yeni bir katliamla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Konuya ilişkin açıklamada “IŞİD’in Êzidî halkına yönelik katliamlarına seyirci kalanlar, yeni bir soykırıma göz yumarsa bu suça ortak olacaktır. Timsah gözyaşları vicdanları temizlemez” denildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu, maruz kaldıkları tehditler nedeniyle KDP kamplarından kaçan Êzidîlerin durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “ÊZİDÎ HALKI, YOK EDİLME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYOR”

    DEM Parti, Êzidî halkının tarih boyunca 73 kez katliama uğradığını, bugün yeniden KDP’nin organize ettiği vahim bir katliam tehdidiyle karşı karşıya bulunduğunun altını çizdi. Yapılan açıklamada, “Bu kadim halk, bir kez daha sahte algılar ve tehlikeli söylemlerle yok edilme riskiyle karşı karşıya bırakılıyor. IŞİD’in kanlı saldırılarıyla hedef alınan, katledilen, köleleştirilmeye çalışılan Êzidîler, şimdi de eski bir peşmerge olan Kasım Şeşo’nun açıklamalarıyla radikal unsurların hedefi haline getirilmektedir. Barzani yönetiminin eliyle başlatılan bu tehdit, sistematik bir etnik ve inançsal temizliğe zemin sunuyor. Şengal’in 73. Fermanı sonrası uygulamaya konulan Êzidîleri yurtlarından koparma ve soykırımı tamamlama projesi, bugün yeniden hayata geçirilmek isteniyor” denildi.

    “KDP, DOĞACAK YENİ BİR KATLİAMIN BAŞ SORUMLUSU OLACAKTIR”

    “On yılı aşkın süredir kapanmayan ferman yarası, yeni bir ferman, zorunlu göç ve pogromla derinleştiriliyor” diyen DEM Parti açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Şengal Katliamında binlerce kişi hayatını kaybetmiş ve yüz binlerce kişi yurdundan sürülmüştür. Katliamdan kurtulan 150 bine yakın Ezidî ise Federe Kürdistan Bölgesi’nde insanlık dışı koşullarda yaşamakta ve çadır kentlerde mahsur bırakılmaktadır. Erbil’deki yönetim, Ezidîleri zor koşullarla terbiye ederek onları yurt dışına kaçmaya zorluyor. Bu süreçte 100 binden fazla Êzidî, Batı ülkelerine sığınmak zorunda kalmıştır. Geri kalanlar ise son günlerde Zaxo’da camilerde verilen fetvalarla yeni bir katliam fermanının hedefi haline getirilmektedir. KDP’nin kontrolündeki kamplarda kalan binlerce Êzidî, tehditler nedeniyle çaresizlik içinde Şengal’e geri dönmeye çalışmaktadır.

    Êzidîler, her saldırıda topraklarından koparılmış, dünyanın dört bir yanında yasaklı bir halk haline getirilmiştir. Gerçek dışı iddiaların aksine, Êzidîler yüzyıllardır Kürdistan ve Ortadoğu’da barışa inanmış, inanç ve kültürlerini yaşatmaktan başka bir amaç gütmemiştir. Ancak buna rağmen, bu kadim etno-inanç her dönemde soykırım tehdidiyle yüz yüze kalmıştır. Öte yandan Şengal’e yönelik artan operasyon tehditleri yeni bir fermanın kapısını aralamaktadır. IŞİD’in katliamları sırasında Êzidî halkını kaderine terk eden ve savunmalarını engelleyen KDP, doğacak yeni bir katliamın baş sorumlusu olacaktır.”

    “BU ZULME KARŞI SESSİZ KALMAYALIM!”

    KDP ve Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni uyaran DEM Parti, “Bu tehlikeli oyunu derhal durdurun. Kürt halkı, geçmişte olduğu gibi bugün de Êzidîlerin kendi topraklarında güven ve barış içinde yaşama hakkını savunacaktır” dedi.

    DEM Parti, ayrıca uluslararası topluma da çağrı yaparak, “IŞİD’in Êzidî halkına yönelik katliamlarına seyirci kalanlar, yeni bir soykırıma göz yumarsa bu suça ortak olacaktır. Timsah gözyaşları vicdanları temizlemez. Özellikle halkımızı bu tehditlere karşı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Partimiz, Êzidî halkının yaşam hakkını, topraklarında özgürce yaşama ve kendini yönetme hakkını savunmaya kararlılıkla devam edecektir. Bu zulme karşı sessiz kalmayalım. Hep birlikte sesimizi yükseltelim ve bu insanlık suçuna dur diyelim” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Ezidilere yapılan zulme Burç’tan tepki: Korucu, devletin silahını gasp için kullanamaz!- VİDEO

    Ezidilere yapılan zulme Burç’tan tepki: Korucu, devletin silahını gasp için kullanamaz!- VİDEO

    PİRHA – Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan Ezidi yurttaşların evlerine korucular el koydu. Bu zorbalığa tepki gösteren Ezidi Kültür Vakfı Türkiye Temsilcisi Eyüp Burç, “Oradaki yetkililer ikili oynamaktan vazgeçsinler. Korucudur ama korucu, devletin legal silahını illegal ve gasp için kullanamaz. En azından bunu devlet yetkililerine hatırlatmak gerekiyor” dedi.

    Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan Ezidi yurttaşların evlerine korucular el koydu. Duruma tepki gösteren köylüler yaptıkları açıklamada, “Ezidi olmamız ve sürekli köyde kalmamamız nedeniyle, bu aile zaman zaman mallarımıza el koyma girişiminde bulunuyor ve bizi ölümle tehdit ediyor” ifadeleri kullanmıştı.

    Ezidi Kültür Vakfı Türkiye Temsilcisi Eyüp Burç, kamuoyuna yansıyan habere ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “EZİDİLERE KÖYLERİNİZE ‘GELMEYİN’ DENİLİYOR”

    Ezidilerin köylerine çökme meselesinin son olarak Zevra köyünde olan bir şey olmadığını bunu son vaka olarak kaydetmek gerektiğini söyledi.

    “Köye gitmek isteyen Ezidilerin önleri kesiliyor, olaylar çıkartılıyor, haberlerde de izlediğiniz gibi tarlasını sürmeye gidenlerin traktörleri tahrip ediliyor, camları kırdırılıyor, tarlasını sulamak isteyenlerin su boruları kesiliyor, ziyaretin yakınlarındaki Ezidi mezarlar tahrip ediliyor” diyen Burç, bunun sadece Zevra’da değil birçok köyde yapıldığını belirterek, Ezidilerin köylerine gitmelerinin önünün kesildiğini belirtti.

    “EZİDİLER İÇİN TOPRAK VARLIK SEBEBİDİR”

    Ezidiler için toprağın, varlık sebebi olduğunu, başka ülkelere müslümanlaştırma, İslamlaştırma süreçlerine maruz kaldıkları için göç etmek zorunda kaldıklarını da dile getiren Burç, şunları kaydetti:

    “Bu göçü de bir şekliyle devlet de destekledi. 80’lerde bunu çok iyi biliyoruz. Daha önce kimlik kartlarında dini inanç yerine Ezidi yazılıyordu. 80’lerde Milli Güvenlik Konseyi’nin aldığı bir kararla çarpı işareti yani dinsiz gösterilmeye çalışıldı. Dolayısıyla bir devlet eliyle de sistematik olarak geliştirilen bir müslümanlaştırma ya da göç ettirilme süreciyle karşı karşıyayız.”

    “BUNU YAPANLAR PİŞMAN OLACAKLARDIR”

    Burç, Zevra köyünde yaşanan olaya ilişkin “Bunu yapanlar pişman olacaklardır. Bu zulme kim göz yumuyorsa ortak olmuş demektir” diyerek tepkisini de dile getirdi.

    Türkiye sınırları içerisinde neredeyse onbinlerce nüfustan 600’e yakın Ezidi nüfusunun kaldığını, göç eden onbinlerce nüfusun geri dönmek istediğini de söyleyen Burç, “Toprağını, köyünü, yurdunu tekrar kurmak istiyor ancak buna da engel olunuyor. Biz dayanışma çağrımızı yaparken direnişimizi de buna paralel olarak yürüteceğiz” dedi.

    “BAŞIMIZA GELENLER SON VAKAYLA DA İLGİLİ”

    Kendilerine telefonla tehditlerin geldiğini söyleyen Eyüp Burç, “Bu ilk kez olmuyor. Her seferinde bir tepkiyle karşılaştıklarında biraz geri çekiliyorlar. İster istemez bürokrasi, güvenlik güçleri de prosedürü işletmek zorunda kalıyor” dedi.

    Bu meseleyi gündemleştireceklerini de ekleyen Burç, şöyle devam etti:

    “Oradaki yetkililer ikili oynamaktan vazgeçsinler. Korucudur ama korucu, devletin legal silahını illegal ve gasp için kullanamaz. En azından bunu devlet yetkililerine hatırlatmak gerekiyor. Kuşkusuz bütün bu atmosfer son vakayı da etkiliyor. Çünkü Ezidi’yi öldürmek neredeyse artık cezasızlıkla eş değer olmuş gibi. Ve bu tarihsel olarak hep böyle oldu. Tıpkı nekropolitikalarda, biyopolitikalarda yaklaşılan mesele gibi nasıl öleceğimize, nasıl yaşayacağımıza bölgesel egemenler karar veriyor. Dolayısıyla bizim başımıza gelen tümüyle tarihsel olarak bu anlayıştan kaynaklı katliamlar oldu. Biz başımıza gelenlerin bu son vakayla ilgisinin olduğunu düşünüyoruz.”

    “SOYKIRIM MAHKEMESİNİN KURULMASI ELZEMDİR”

    3 Ağustos Ezidi Soykırımı’nın kendini egemene ait hisseden gruplara cesaret verdiğini belirten Eyüp Burç, soykırım mahkemesinin kurulması çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    “Bu aslında İŞİD’in bölgesel güçlerle beraber planladığı Ezidi Soykırımı olan 3 Ağustos ile beraber kendini egemene ait hisseden gruplara bir cesaret vermiştir. İşte o yüzden diyoruz ki bir soykırım mahkemesinin kurulması elzemdir. Suçların, suçluların cezasız kalmaması için bir daha böyle soykırımların olmaması için ya da “Ezidi’ye her türlü şeyi yapabilirsiniz, karşılığında ceza bulamazsınız” anlayışından çıkmaları için bu yıldönümü üzerinden de tekrar bir yaklaşım göstermek gerekiyor. Ezidilerin soykırımına giden sürecin uluslararası insanlık suçları mahkemesinde faillerin yargılanması gerekiyor. Bu bir kere şart.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > Korucular Ezidilerin evine el koydu: Bizi ölümle tehdit ediyorlar