Etiket: f oturma

  • Tedavi hakkı verilmeyen 78 yaşındaki mahpus için henüz bir iddianame de yok!-VİDEO

    Tedavi hakkı verilmeyen 78 yaşındaki mahpus için henüz bir iddianame de yok!-VİDEO

    PİRHA- Hasta mahpusların serbest bırakılması için 671. F Oturması eylemi yapıldı. Mahpus İsa Özğan hakkında 3 aydır iddianame dahi hazırlanmadığını vurgulayan hak savunucuları, “Özğan, kalp, hipertansiyon, diyabet, prostat ve romatizma hastası. İlaçları ise verilmiyor. Yaşamını sürdürebilmek için başkalarının yardımına gereksinim duymaktadır” dedi.

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” talebiyle 671. F Oturması eylemini yaptı.

    İnsan Hakları Derneği İstanbul şubesi önünde yapılan eylemde “Tedavi haktır engellenemez” pankartı açılırken “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın. Tedavi haktır, engellenemez” sloganları atıldı.

    11 YENİ CEZAEVİ DAHA!

    671’inci hafta eyleminde Marmara (Silivri) 5 No’lu Hapishanesi’nde tutulan 78 yaşındaki ağır hasta mahpus İsa Özğan’ın durumuna dikkat çekildi.

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu adına basın açıklamasını Zeynep Yıldız okudu.

    Hapishanelerin, kapasitesinin üzerinde dolu olduğunu söyleyerek açıklamaya başlayan Yıldız, kapasiteyi aşan doluluğun başta sağlığa erişim hakkı olmak üzere, birçok hak ihlaline neden olduğunu belirtti.

    Yıldız, Türkiye’deki cezaevlerinde 82 bin 819 kapasite fazlası kişinin tutulduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

    “Keyfi tutuklamalarla giderek artan bu doluluk karşısında, ağır hasta mahpusların tedavi ve yaşam haklarının korunabilmesi için serbest bırakılmaları beklenirken, var olan hapishanelere 2025 yılında 11 tane daha ekleneceği ve bunun için merkezi bütçeden Adalet Bakanlığı’na 2025’te 1,2 milyar TL, 2027 yılı sonuna kadar ise 23,5 milyar TL ayrılacağı açıklanmıştır.

    2024 yılında 11 aylık sürede 709 mahpusun hastalık nedeniyle yaşamını yitirdiğini açıklayan Adalet Bakanlığı ve yetkililerin, bu can yakıcı soruna yeni hapishaneler yaparak cevap vermeleri, birer cinayete dönüşen mahpus ölümlerinin devam edeceğini göstermektedir. Bu tutum karşısında, ağır hasta mahpusların tedavi ve yaşam hakkı başta olmak üzere hapishanelerde insan haklarını savunma ısrarımızı sürdüreceğiz.”

    2 AYDA 6 KG KAYBETTİ!

    Basın açıklamasının devamında 78 yaşındaki ağır hasta mahpus İsa Özğan’ın sağlık durumu aktarıldı. Zeynep Yıldız, şu bilgileri paylaştı:

    “İsa Özğan; kalp, hipertansiyon, diyabet, prostat ve romatizma hastası olup bu hastalıklar yanında mide rahatsızlıkları ve yaşa bağlı sağlık sorunları yaşamakta, yaşamını sürdürebilmek için başkalarının yardımına gereksinim duymaktadır.

    Oğlunun aktarımına göre; 26 Kasım 2024 tarihinde gözaltına alınarak tutuklanan İsa Özğan’ın kronik hastalıklarının tedavisi için kullandığı ilaçların temininde, diyet beslenme ihtiyacının karşılanmasında ve düzenli yapılması gereken kontrollerinde, hapishane koşullarına bağlı olarak yaşanan aksamalar nedeniyle sağlık durumu hızla kötüleşmiş, Özğan cezaevinde kaldığı 2 ay içinde 6 kilo vermiştir. Özellikle tansiyon ve şeker ilaçları verilmemekte, revire çıkma talebi geç karşılanmaktadır. Hastaneye götürüldüğünde ise kelepçeli muayene dayatılmakta, zaman zaman muayene olamadan dönmek zorunda kalmakta, bu eziyete jandarmanın hakaretleri eklenmektedir. İsa Özğan hastalıkları yanında yaşlılığa bağlı sorunları nedeniyle kişisel bakımını yapamamakta, kıyafetlerini yıkarken, banyo yaparken hatta lavaboya giderken bile koğuştaki diğer mahpuslardan yardım almak durumunda kalmaktadır. Hastalıkları nedeniyle Adli Tıp Kurumu’na sevk edilen ancak henüz raporu hazırlanmayan Özğan ailesi ile yaptığı son görüşte, hapishane koşullarında yaşamını sürdürmekte zorlandığını ifade etmiştir.

    İsa Özğan’ın tedavi ve bakım imkanlarından yoksun bir şekilde hapiste tutulması sağlık ve yaşamına ağır tehdit oluşturmakta olup, yetkililere mahpusların sağlık ve yaşamlarının korunmasına dair önlem almanın devletin yasal sorumluluğu olduğunu tekraren hatırlatıyoruz.”

    Basın açıklaması ardından Özğan’ın avukatı Ferhat Boğatekin söz aldı. Müvekkiliyle 31 Ocak’ta görüşme yaptığını söyleyen Boğatekin, “Yaklaşık 3 saat bekledikten sonra kendisiyle görüşebildim. Çünkü 8 saat kelepçeli şekilde hastaneye götürülmüş, ancak tedavi olmadan geri getirilmişti. Yürümekte dahi zorluk yaşamakta. Yaşlı ve kronik rahatsızlıkları olmasına rağmen cezaevinde tutuluyor. İtirazlarımıza rağmen tutukluluğu devam ediyor. İsnat edilen suçlamalar ise resmi bir dernek üyesi olması sebebiyle whatsapp grubuna eklenmesi. Yasa dışı faaliyet gösterip tutuklanmasına karar verildi. Şu an iddianame de hazırlanmış değil. Bir an önce davanın açılmasını bekliyoruz. Bu süreç sonrasında müvekkilimiz serbest kalacaktır diye umuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Basın açıklamasında İHD İstanbul Şube üyeleri tutuklu Hatice Onaran ve Nimet Tanrıkulu’nun serbest bırakılması için çağrı da yapıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Yüzde 98 engelli hasta mahpus Dede Anıl serbest bırakılsın’ – VİDEO

    ‘Yüzde 98 engelli hasta mahpus Dede Anıl serbest bırakılsın’ – VİDEO

    PİRHA – 659. F Oturması’nda Marmara 1 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan, yüzde 98 engelli ağır hasta mahpus Dede Anıl’ın serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F oturumunun 659. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumu anlatılmaya devam edildi.

    “Tedavi haktır engellenemez”, “Dede Anıl serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, Marmara 1 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde tutulan, yüzde 98 engelli ağır hasta mahpus Dede Anıl’ın sağlık durumu paylaşıldı.

    Açıklamayı İHD aktivisti Nevzat Açan okudu.

    “ATK, ‘CEZAEVİNDE KALABİLİR’ RAPORU VERDİ”

    Nevzat Açan, Dede Anıl’ın Kalp yetmezliği, KOAH ve Fibromiyalji hastası olup, beynine pıhtı atmasına bağlı tek taraflı felç ve ağır beyin hasarı yanında nerede tutulduğunu, kim olduğunu ve temel ihtiyaçlarını bilemeyecek, ailesini tanımayacak derecede ciddi hafıza sorunları ve unutkanlık yaşadığını ve psikolojik tedavi gördüğünü belirtti.

    Nevzat Açan, açıklamanın devamında şunları ifade etti:
    “Ailesinin komisyona verdiği bilgiye göre; Dede Anıl, 2023 Mayıs ayında Metris R Tipi Cezaevine konuldu. Metris cezaevi idaresi, Dede Anılın mevcut sağlık durumu nedeniyle hapiste kalamayacağına kanaat getirerek, infaz ertelemesi için Adli Tıp’a re’sen baş vurdu. Ancak Adli Tıp Kurumu “cezaevinde kalabilir” raporu verdi.
    Sonrasında sevk edildiği Bahçelievler Devlet Hastanesi heyeti tarafından 13 Temmuz 2023 tarihinde verilen sağlık raporunun karar kısmında; “Akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olmadığına, kendi işlerini görebilecek güce sahip olmadığına, sürekli yardıma muhtaç olduğuna, başkalarının emniyetini tehdit etmeyip bu anlamda muhafaza altında tutulmasına gerek olmadığına, hastalığının sürekli olduğuna, uyuşturucu ve alkol bağımlısı olmadığına… Hakimlikçe dinlenmesine yarar olmadığına, Türk Medeni Kanunu 405 maddesine göre vasi tayini gerektiği” belirtildi.

    SÜRESİZ YÜZDE 98 ENGELLİ OLDUĞU TESPİT EDİLDİ

    24 Ocak 2024 tarihinde Bahçelievler Devlet Hastanesi tarafından verilen engellilik raporunda ise ; “Kardiyoloji %55, göğüs hastalıkları %20, Nöroloji %67, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon %84 olmak üzere tüm hastalıkları çerçevesinde, Dede Anıl’ın süresiz %98 engelli olduğu tespit edildi. Ancak bu aporlara rağmen Adli Tıp Kurumu, 22.07.2024 tarihinde “Cezaevinde yaşamını sürdürebileceği” yönünde rapor düzenledi ve Dede Anıl, yaklaşık 2 ay önce, Metris R Tipi Kapalı Cezaevinden alınıp Marmara 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevine konuldu.

    YARI ÖLÜ GİBİ YAŞIYOR

    Kendisini ziyaret eden eski eşi anlatımında; “Hafızasını kaybetmiş bir insan. Bazen bizleri bile tanımıyor. Şu an neden cezaevinde kalıyor, ne suç işlemiş onu dahi bilmiyor. Çocuk gibi sürekli ağlıyor. Şu anda kendine bakamayacak durumda ve öz bakımı yanında kalan mahpuslar tarafından sağlanıyor. Eşim 20 yıllık evliliğimize dair hiçbir şey hatırlamıyor, yarı ölü gibi yaşıyor. Kendisine “Paran var mı, elbisen var mı?” diye soruyorum, hepsine “bilmiyorum” diyor. Metris’te iken SEGBİS ile mahkemeye katıldığında hakim tarafından sorulan sorulara bile cevap verememiş. Beyni %75 hasarlı olduğu için sorulan soruları anlamıyor. Araştırdığımızda ne yazık ki bu durumda olan hastaların fazla yaşamadığını öğrendik. Bizim için en önemli şey, onun dışarıya çıkması ve sevdiklerinin yanında olması, tedavilerinin daha iyi koşullarda yapılmasıdır. Ağır engelli olmasından dolayı kendine bakamadığı için şu anda cezaevinde kalabilecek durumda değil. Eşimin ev hapsi ve elektronik kelepçe ile de olsa serbest bırakılmasını istiyoruz” demektedir.”

    Açıklama sonrası, 30 gündür Gebze Kadin Kapalı Happishanesi’nde tutulan hasta mahpus Hatice Onaran’ın yalnız olmadığı vurgulanarak serbest bırakılması istendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Kolon kanseri hastası Hatice Onaran serbest bırakılsın’ – VİDEO

    ‘Kolon kanseri hastası Hatice Onaran serbest bırakılsın’ – VİDEO

    PİRHA – 655. F Oturması’nda, mahpuslara para gönderdiği gerekçesiyle tutuklanan ayrıca kolon kanseri hastası ve yüzde 79 engelli raporu olan hasta mahpus Hatice Onaran’ın serbest bırakılması istendi. Suç isnadının akıl dışı bulunduğu belirtilen açıklamada, “Bu, hapishanede örgütsel faaliyet var ve idare eliyle finanse ediliyor anlamına gelmez mi? Böyle değilse, bu suçlamanın ve cezanın hukuk dışı olduğunu göstermez mi?” denildi.

    İnsan Hakları Derneği(İHD)İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F oturumunun 655. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumu anlatılmaya devam edildi.

    “Tedavi haktır engellenemez”, “Hatice Onaran serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, Gebze Kapalı Kadın Hapishanesinde tutulan, Lomber Vertebrada ileri derecede Skolyoz ve kolon kanseri hastası olup, yüzde 79 engelli raporu bulunan hasta mahpus Hatice Onaran’ın serbest bırakılması istendi.

    Açıklamayı Halkların Demokratik Kongresi(HDK) Eşsözcüsü Cengiz Çiçek okudu.

    “ONARAN, YÜZDE 79 ENGELLİ VE KOLON KANSERİ HASTASI”

    Cengiz Çiçek, 60 yaşındaki Hatice Onaran’ın Lomber Vertebrada ileri derecede Skolyoz ve kolon kanseri hastası olup, yüzde 79 engelli raporunun bulunduğunu belirterek devamında şunları söyledi:

    “Derneğimizin ve Hapishane Komisyonumuzun üyesi ve özelde mahpus hakları savunucusu olan ve hasta mahpusların tedavi hakkına erişimi için mücadele eden Hatice Onaran, Kolon kanseri tedavisi devam ederken, hapisteki yakını ve derneğimize yardım başvurusu bulunan birkaç mahpusa, insani bir duyarlılıkla ve 450 TL gibi cüzi miktarda bir parayı, hapishane idaresi hesabına yatırmak yoluyla destekte bulunduğu iddiasıyla açılan davada, verilen hapis cezası kesinleştiği için, tutuklanarak hapishaneye konuldu.

    “HAPİSHANE KOŞULLARINDA KANSER HASTALIĞININ HIZLA YAYILMASI SÖZ KONUSU”

    Hatice Onaran, 2020 yılında kalın bağırsakta tespit edilen kitle nedeniyle ameliyat edilmiş, 2014 yılı Ocak ayında  yapılan tetkiklerde ise kanserin bağırsak içine yayıldığı tespit edilmiştir. 16 Ekim’de periyodik kontrol ve muayene randevusu bulunan ve 3 ayrı vücut bölgesinden tomografi çektirmesi ve detaylı biyokimyasal analiz yaptırması gereken Hatice Onaran’ın, hapishane koşullarında bu randevusuna götürülüp götürülmeyeceği dahi halen netleşmedi. Hatice Onaran’ın, hastalıklarının tedavi ve takibi yanında, özel beslenme ve hijyenik bir ortamda yaşama ihtiyacı bulunmaktadır. Hapishanede bu koşullar sağlanamayacağından kanser hastalığının hızla ilerlemesi ve yayılması ihtimali güçlenmektedir.

    “SUÇ İSNADI AKIL DIŞI”

    Mücadele arkadaşları olarak, Hatice Onaran hakkındaki suç isnadını akıl dışı bulurken, bu akıl dışı davada verilen akıl dışı ceza hükmü, yine akıldışı bir kararla kesinleşmiş oldu. Şu sorularımıza cevap istiyoruz. Mahpuslar için idare hesabına yatırılan ve idare tarafından harcanan bir para ile örgütsel faaliyete nasıl destek olunur? Bu, hapishanede örgütsel faaliyet var ve idare eliyle finanse ediliyor anlamına gelmez mi? Böyle değilse, bu, suçlamanın ve cezanın hukuk dışı olduğunu göstermez mi? Hatice Onaran’ın böylesine hukuk dışı bir kararla tutuklanmasını da, engelli ve hasta bir mahpus olarak hasta mahpus listemize yazmak durumunda kalmayı da kabullenmemiz, normalleştirmemiz beklenemez. Bu nedenle, hastalık durumu ve hapishane koşullarının sağlığına olumsuz etkileri de göz önüne alınarak derhal serbest bırakılmasını istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • 541’inci F Oturumu: Çevik Bir’de olduğu gibi Aysel Tuğluk da tahliye edilmelidir-VİDEO

    541’inci F Oturumu: Çevik Bir’de olduğu gibi Aysel Tuğluk da tahliye edilmelidir-VİDEO

    PİRHA-“Hasta Mahpus Aysel Tuğluk Serbest Bırakılsın” başlığı ile yapılan 541. F Oturması’nda Orgeneral Çevik Bir’in demans hastalığı nedeniyle tahliye edilmesine değinilirken, “Aysel Tuğluk da tahliye edilmelidir” denildi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından gerçekleştirilen 541. F Oturması “Hasta Mahpus Aysel Tuğluk Serbest Bırakılsın” başlığı ile yapıldı.

    Tutuklu bulunduğu Kobane davasında hakkında tahliye kararı verilen Tuğluk’un durumunun da paylaşıldığı açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Gülseren Yoleri okudu.

    “YAŞAMINI DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN İKİNCİ KİŞİLERİN YARDIMINA İHTİYAÇ DUYUYOR”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Aysel Tuğluk; ağır demans hastası olmasına ve hapishanede kalamayacağına dair hastane raporuna rağmen, halen serbest bırakılmamakta, yaşamı riske sokulmaktadır. Bilindiği üzere; Aysel Tuğluk’un demans hastası olmasında, annesi Hatun Tuğluk’un vefatı ardından, defni sırasında cenazesine yapılan çirkin saldırının neden olduğu psikolojik yıkım önemli bir rol oynamış, söz konusu durum Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunda da açıkça zikredilmiştir.

    Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan, 12 Temmuz 2021 tarihli raporda, Aysel Tuğluk’un;  demans hastalığından muzdarip olduğu, hayatını sürdürmek için ikinci kişilerin yardımına ihtiyaç duyduğu açık biçimde belirtilmiştir. Kurul, hapishane koşullarında yaşamını yalnız başına sürdüremeyeceğine vurgu yaparak, cezasının infazının ertelenmesi gerektiğini dile getirmiştir. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, üniversitenin raporunu görmezden gelen Adli Tıp Kurumu’nun, tıbbi dayanaktan yoksun raporunu esas alarak, “ infaz erteleme” talebini 03 Eylül 2021 tarihinde reddetmiştir.”

    “ÇEVİK BİR DE OLDUĞU GİBİ TUĞLUK DA SERBEST BIRAKILMALIDIR”

    Açıklamada ayrıca hastalığı nedeniyle Tuğluk hakkında 2 defa infaz erteleme talebinde bulunulduğu fakat olumlu sonuç alınamadığı belirtildi. Orgeneral Çevik Bir’in demans hastalığı nedeniyle tahliye edilmesine değinen Yoleri, “Demans hastası olması nedeni ile yaşamı risk altında denilerek geçtiğimiz günlerde cezasının infazına bir yıl süreyle ara verilerek serbest bırakılan Orgeneral Çevik Bir örneğinde olduğu gibi, aynı gerekçelerle Aysel Tuğluk da serbest bırakılmalı, yaşam hakkı korunmalıdır. 541’inci F oturması kapsamında bu hafta; “Hasta mahpus Aysel Tuğluk ve hapishane koşullarında tedavisi yapılamayan bütün hasta mahpusların serbest bırakılarak sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL