Etiket: f oturumu ihd istanbul hapishane komisyonu

  • 600. F Oturması: Hasta Mahpus Besra Erol serbest bırakılsın-VİDEO

    600. F Oturması: Hasta Mahpus Besra Erol serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyon, hasta tutukluların durumuna ilişkin yaptıkları “F Oturumu” eyleminin 600’üncüsünü gerçekleştirdi. İHD İstanbul Şubesi önünde yapılan bu haftaki eylemde Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve Suruç Katliamı’nda hayatını kaybeden Evrim Deniz Erol’un annesi Besra Erol’un sağlık durumuna dikkat çekildi.

    Açıklamada, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın ”pankartı taşınırken, sık sık “İnsan haklarıyla insandır”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek”, “Tedavi haktır engellenemez” ve “Besra Erol serbest bırakılsın” sloganları atıldı. Açıklamayı İHD İstanbul Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Meryem Bars okudu.

    “HAPİSHANE KOŞULLARI NEDENİYLE RAHATSIZLIKLARI DAHA DA ARTMAKTADIR”

    Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Besra Erol’un durumuna dikkat çeken Bars, Erol’un bel fıtığı, siyatik, yüksek tansiyon ve yüksek göz tansiyonu hastası olup, bel fıtığı nedeniyle iki defa ameliyat olduğunu ve derhal tahliye edilmesini istedi. Erol’un ayrıca yürümekte zorlandığını ve görmekte güçlük çektiğini söyleyen Bars, “Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren oğlu Evrim Deniz Erol’un mezarı başında, yüreğinin yangınıyla yaptığı konuşma nedeniyle örgüt üyesi olmakla suçlanarak 7 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılan Erol’un rahatsızlıkları nedeniyle sürekli hastaneye gidip gelmesi gerekmekte. Ancak sevkler sırasında yaşanan sorunlar ve hapishane koşulları nedeniyle rahatsızlıkları daha da artmaktadır” dedi.

    EROL’UN OĞLU: BİR GÖZÜNÜ KAYBETME RİSKİ İLE KARŞI KARŞIYA

    Bars, Erol’un oğlunun şu açıklamasını okudu:
    “Son dönemde artan tansiyon hastalığı kendisini çok rahatsız ediyor. Tansiyon dışında da çok fazla hastalığı var. Daha cezaevine girmeden sırtından iki ameliyat geçirdi. Şimdi tansiyonu sürekli arttığı için gözlerine de vuruyor. Bu nedenle bir gözünü de kaybetme riski ile karşı karşıya. Yine sırtındaki fıtık bacaklarına da etki ediyor.”
    Cezaevi koşullarının Erol’un tedavisine uygun olmadığını söyleyen Bars, tedavisinin dışarıda sürdürülmesi için kamuoyuna destek ve dayanışma çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 592. F Oturması: Hasta mahpus Abdulkadir Kuday serbest bırakılsın – VİDEO

    592. F Oturması: Hasta mahpus Abdulkadir Kuday serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, “F Oturumu” eyleminde Metris R tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumuna dikkat çekerek, serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 592’ncisini gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Metris R tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumu paylaşıldı.

    592. F oturması kapsamında ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday ve bütün ağır hasta mahpusların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkililer göreve, kamuoyu duyarlılığa çağırıldı. Basın metnini hak savunucusu Meryem Bars okudu.

    “HASTANEYE SEVK TALEPLERİ UZUN SÜRE CİDDİYE ALINMADI”

    8 yıl önce tutuklanan Kuday’ın sağlık sorunları olmasına rağmen hastaneye sevk taleplerinin uzun süre ciddiye alınmadığı belirtildi. Vücut ağırlığının 45 kiloya düştüğü ve 10 Temmuz günü kalp krizi geçirdiği ifade edilen Kuday’ın yaşamını başkalarının yardımı ile sürdürebildiği söylendi. Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne sevki yapıldıktan sonra bel fıtığı teşhisi konulan Kuday’ın şikâyetlerinin nedeninin bel fıtığına bağlandığı ve sevk edildiği Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2021 yılı Mayıs ayında ameliyat edildiği dile getirildi. Ameliyattan sonra durumunun daha da kötüye gittiği ve yapılan son tetkiklerle ALS hastası olduğu tespit edildiği de kaydedildi.

    “SAĞLIK RAPORUNA RAĞMEN ‘R TİPİ HAPİSHANEDE KALABİLİR’ RAPORU VERİLDİ”

    Basın açıklamasını okuyan Bars, Kuday için düzenlenen Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi’ne ait sağlık kurulu raporunda yer alan şu bilgileri paylaştı:
    “… 5275 Sayılı Kanun kapsamında ağır hasta olup engellik halinin olduğu, infazının 6 ay geri bırakılması gerektiği” belirtilmiş ve bu süre içinde Kuday’ın R Tipi bir hapishaneye sevkini önermiştir. Adli Tıp Kurumu ise 24.12.2021 tarihli raporunda 3’er aylık sürelerle sağlık durumu hakkında rapor alınması koşulu ile Kuday’ın infazına devam edilebileceğini belirtmiştir.” Adli Tıp Kurumu’nun raporu üzerine Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevki yapılan Kuday’a fizik tedavi uygulandığı ancak uygulanan tedavilerden olumlu bir sonuç alınamadığı da belirtildi. Bars, Abdulkadir Kuday’ın ayakta ve ellerde güçsüzlük ve hissizlik, belde, sırtta, boyunda şiddetli ağrı, kusma, uyku apnesi, göğüste sıkışma ve yanma hissi, kilo kaybı, kulak çınlaması, işitme kaybı, görme yetisinde azalma, yutma güçlüğü gibi şikâyetlerinin de artarak devam ettiğini söyledi. Kuday’ın 28.11.2022 tarihinde Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na yeniden infaz erteleme talebinde bulunduğu ancak bu talebine Adli Tıp Kurumu tarafından yine olumsuz rapor düzenlendiğinin de altı çizildi. Bars, Kuday’ın sağlık kurulu raporlarında da belirtildiği gibi hapiste tutulamayacağı, infazının ertelenmesi gerektiğini söylerken Adli Tıp Kurumu’nun raporuna göre yine R Tipi hapishanede kalabileceğinin belirtildiğini açıkladı.

    “45 KİLOYA GERİLEDİ, MAMA İLE BESLENEBİLİYOR”

    Bars, Kuday’ın tahliyesi için başvuru yapıldığını ancak bu başvuruya cevap verilmediğini söyledi. Bars, yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırarak şunları kaydetti:
    “Gelinen aşamada Kuday’ın tek başına yaşamını sürdürmesi imkânsızlaşmıştır.Vücut ağırlığı 45 kiloya gerilemiş ve sadece mama ile beslenebilmektedir. Bu nedenle 18 Temmuz günü tekrar infaz ertelemesi başvurusu yapılmış ancak bu başvuruya da halen bir cevap alınamamıştır. Ailesi, yaşamı risk altında olan Kuday’ın tedavi ve bakımının sağlanması için infaz ertelemesi kararı verilmesini istemekte ve bu nedenle yardım talep etmektedir.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • 590. F Oturumu : Hasta mahpus Halise Aksoy serbest bırakılsın – VİDEO

    590. F Oturumu : Hasta mahpus Halise Aksoy serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu” eyleminin 590’ıncısını dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesinde bulunan hasta tutsak Halise Aksoy’un sağlık durumuna dikkat çekildi. 

    Açıklama yapan İHD üyesi Yavuz Okçuoğlu, tutsak yakınlarının derneklerine yaptıkları başvurulara göre, Türkiye’deki hapishanelerde hak ihlallerinin giderek arttığını belirterek, buna karşın ilgili kurumların ise sessizliğini korumaya devam ettiğini söyledi. Bu sessizlik halinden dolayı hapishanelerde işkence, kötü muamele, infaz yakma, iletişim yasağı, hücre cezası vb. uygulamaların sıradanlaşmaya başladığını söyleyen Okçuoğlu, “Zira bu sorunlara duyarsız kalanlar bu suçların faillerini de cezasızlıkla ödüllendirip, yeni suçlar için dolaylı olarak destekliyor. Özellikle hasta mahpuslara yönelik duyarsızlık akıldışı bir hal almış durumda” dedi.

    “AKSOY GÖRME YETENEĞİNİ KAYBEDEBİLİR” 
    Hasta tutsak Halise Aksoy’un  “Diyabet, hipertansiyon ve kalp rahatsızlığı” gibi birçok hastalığı olduğunu belirten Okçuoğlu, tüm bunlara rağmen hapishane yönetiminin bu duruma kayıtsız kaldığını söyledi. Okçuoğlu, “Aksoy, diyabet nedeniyle görme yeteneğini tamamen kaybetme riski ile karşıya olup, iki defa ameliyat olmasına rağmen durumunda bir iyileşme olmamıştır. 3 aylık tutukluluğu süresince iki defa kalp krizi nedeniyle hastaneye sevk edilmiş ancak kelepçeli sevk dayatmasına maruz kalmış, geçici tedavilerle geri gönderilmiştir” dedi.

    “HASTANEDE KELEPÇELERİ ÇIKARTILMADI”
    Aksoy’un ilk olarak 19 Haziran’da fenalaşarak hapishane revirine kaldırıldığını belirten Okçuoğlu, doktorunun her an kalp krizi geçirebilme ihtimalinden dolayı Aksoy’un hastaneye sevkini istemesine rağmen uzun bir süre kelepçe ile ambulans içerisinde bekletildiğine dikkat çekti. Okçuoğlu, “Götürüldüğü hastanede de kelepçesi açılmamıştır. Geçirdiği ameliyatlar sonrası gözleri sürekli yaşardığından, gözünü silmek zorunda olduğunu belirtmesine rağmen kelepçeleri çıkartılmamış, ağabeyinin anlatımı ile ‘hastaneye gidip gelmesi de işkence noktasına’ gelmiştir” diye belirtti. Okçuoğlu, Aksoy’un 23 Haziran tarihinde tekrardan kalp krizi riski ile hastaneye kaldırıldığını ancak burada geçici bir tedavi ile geri gönderildiğini aktardı. Aksoy’un taşıdığı hastalıklarının hapishane koşullarına bağlı olarak hızla ağırlaştığını ve yaşamını tehdit eder noktaya geldiğini söyleyen Okçuoğlu, tüm yetkili ve ilgili kurumlara Aksoy’un bir an önce serbest bırakılarak tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Kronik kalp hastası Sabri Kaya serbest bırakılsın- VİDEO

    Kronik kalp hastası Sabri Kaya serbest bırakılsın- VİDEO

    PİRHA- İHD İstanbul Hapishane Komisyonu 327’nci “F Oturumu”nda, düzenli tedavi görmediği için sağlık durumu kötüye giden kronik kalp hastası Sabri Kaya’nın serbest bırakılması istendi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 327’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.

    “Sabri Kaya serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” ve “Tedavi haktır engellenemez” pankartlarının açıldığı eylemde sık sık, “Çıplak arama işkencesine son” ve “OHAL işkencesine son” sloganları atıldı.

    “ÖLÜMLERE DAVETİYE ÇIKARTILIYOR”

    Kronik kalp hastası Sabri Kaya’nın hastalığına dikkat çekilen eylemde basın açıklamasını İHD üyesi Taylan Bekin yaptı. OHAL koşullarında tutuklamaların artması ile tutukluların yaşam koşullarının çekilmez bir hal aldığını belirten Bekin, “Ağır hasta mahpusların tedavi edilmemesi bir yana zorunlu ilaçlarına ulaşmaları dahi engellenmektedir. Ambulans yerine ring aracı ile hastaneye götürülme, kelepçeli muayenenin dayatılması, çıplak arama ve düzenli tedavilerin yapılmaması mahpusların sağlık durumlarını daha da ağırlaştırmakta ve giderek ölümlerine davetiye çıkarmaktadır” dedi.

    KALP FONKSİYONU YÜZDE 25 ÇALIŞIYOR

    Kronik kalp hastası ve kalp fonksiyonu yüzde 25 çalışan Sabri Kaya’nın durumuna ilişkin bilgileri paylaşan Bekin, sözlerine şöyle devam etti: “Adana Ceyhan’da ikamet etmekteyken 2010 yılında gözaltına alınıp tutuklanan Kaya 3 yıl Adana Kürkçüler Hapishanesinde kaldı. Yargılandığı dosyadan müebbet hapis cezası aldı ve Yargıtay tarafından da hükmü onaylandı. 8 yıldır hapishanede tutulmakta olan Kaya bu zaman içerisinde Kırıkkale F Tipi Hapishanesi’nde 6 ay, Sincan F Tipi Hapishanesi’nde 3 yıl, 2 yıl da Karabük F tipi Hapishanesinde kaldıktan sonra halen sevk edildiği Osmaniye 2 No’lu F Tipi Hapishanesinde tutulmaktadır.”

    “HAPİSHANE KOŞULLARI RİSKİ ARTIRDI”

    55 yaşında olan Kaya’nın, gözaltına alınmadan önce kalp kapakçıklarında çürüme ve ritim bozukluğunun yaşadığına dikkat çeken Bekin, “Hapishaneye girdikten sonra durumu daha da ağırlaştı ve hastalığı ilerledi. Hapishanede 2 defa kalp kapakçığı ameliyatı oldu. Kalbindeki ritim bozukluğunun düzelmesi için kendisini ameliyat eden doktoru ‘kalp pili’ takılması gerektiğini söylemiştir. Üçüncü defa kalp ameliyatı olmanın riski ortadayken hapishane koşullarında kalması bu riski daha da artırmaktadır. Kaya, hastanede sürekli kontrol altında tutulması gerekiyor. Hastaneye kontrole ayda bir ring aracıyla götürülerek muayene ediliyor. Hâlbuki bu tür hastaların ambulansla götürülmesi gerekiyor. Sürekli ilaç kullanan Kaya, aldığı ilaçlardan dolayı şeker hastası olmuş, ‘insülin’ kullanmaktadır” şeklinde konuştu.

    “ATK TAHLİYE TALEBİNİ REDDETTİ”

    Kaya’nın mide ülseri, gastrit, kemik erimesi ve ciddi unutkanlık rahatsızlıklarının da olduğunu aktaran Bekin, “2013 yılında yapılan ilk ameliyatından sonra 3 ay infazı ertelenmiş ancak 2 ay ailesinin yanında tedavisini devam ettirebilmiştir. Tekrar hapishaneye götürüldükten sonra, Sağlık Kurulu’ndan aldıkları ‘hastanede kalamaz’ raporu almasına rağmen, Adli Tıp Kurumu (ATK) 2016 yılında yapılan başvurudaki tahliye talebini reddetmiştir” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)