Etiket: faaliyetler

  • Aleviler, Çeştepe’de hem cemevi inşaatını tamamlıyor hem hizmet yürütüyor -VİDEO

    Aleviler, Çeştepe’de hem cemevi inşaatını tamamlıyor hem hizmet yürütüyor -VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevi Başkan vekili İsmet Candan, 2007’de cemevi inşaatına başladıklarını ve inşaatı tamamlamaya çalıştıklarını söyledi. Pandemi sürecinde insan merkezli düşünerek ilk Alevilerin cemevilerini, dernekleri kapattıklarını vurgulayan Candan, durumu iyi olmayanlarla dayanıştıklarını kaydetti. Cemevinde çeşitli kurslar verdiklerini ancak pandemi nedeniyle ara verdiklerini de hatırlattı. 

    Pandemi sürecinde Alevi derneklerinin ve cemevlerinin faaliyetlerine ilişkin Aleviler, PİRHA’ya konuşmayı sürdürüyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevi Başkan vekili İsmet Candan, cemevinin faaliyetlerini anlattı.

    “CEMEVİNDE 2007’DEN BERİ HİZMET YÜRÜTÜLÜYOR”

    Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevinin 2007 yılında inşasının başladığını belirten Candan, “2007 yılından bugünkü sürece kadar bu çalışma halen devam ediyor, inşaatın %80’i bitmiş durumdadır. Ama inançsal ve diğer sosyal faaliyetlerimizi, etkinliklerimizi yürütmeye çalışıyoruz. Herhangi bir eksiklik söz konusu değildir, elimizden geldiği kadar bu konuda çaba gösteriyoruz” dedi.

    “Aydın tarihiyle, kültürüyle, coğrafyasıyla, fiziki ve sosyal yapısıyla çok güzel bir memleket” diyen Candan, buradaki Alevilerin 1950’lerden sonra özellikle Erzincan, Erzurum, Dersim coğrafyasından Çeştepe’ye gelip yerleştiklerini söyledi.

    Çeştepe’nin 1800’lü yılların sonlarında gelen Çerkezler tarafından kurulduğunu belirten İsmet Candan, daha sonra Balkan göçmenleri ve Anadolu’dan insanların geldiğini kaydetti.

    Çeştepe’de farklı inançların ve milliyetlerin birlik içinde yaşadıklarını ifade eden Candan, “İnsan sevgisi temelinde herhangi bir ayrım, herhangi bir olumsuzluk söz konusu olmamıştır. Bu anlamda da tüm dostlarımıza saygı temelinde, sevgi temelinde bu hizmetleri yürütüyoruz” diye konuştu.

    “RIZA LOKMALARIYLA CEMEVİZİ YAPIYORUZ”

    Cemevinin yapımında hiç kimseden herhangi bir destek almadıklarını söyleyen Candan şöyle devam etti:

    “İnşaat yapım aşamasında hatırladığım kadarıyla 10.000 TL kadar bir arsa bedeli vardı. Bu arsa bedelinin parasını canlarımız ödedi ve inşaatımız başlamış oldu. Dönem dönem kısmen maddi yardımlar gelse de pek o kadar cazip değildi, sonuçta canlarımızın emeğiyle, gücüyle verdikleri rıza lokmalarıyla cemevi inşaatımız yapılmıştır. Biz tabii ki kurumsal anlamda kurumlardan yardım alamadık. Sadece geçen sene büyükşehir belediyesi çok az bir miktarda çevre temizliği konusunda katkısı oldu, başka bir yardım alamadık. Daha doğrusu biz istemedik. Çünkü biz her şeyin helalinden olsun, emeğimizden olsun dedik. Çünkü emek bizim için çok kutsaldır.
    Bu anlamda canlar gönüllerini, düşüncelerini, fikirlerini, güçlerini, bedenlerini ortaya koydu ve bu binayı yaptık. Bu aşamaya geldik, halen de devam ediyor.”

    “CEMEVLERİ SADECE CENAZE ERKANI YAPILAN YER DEĞİLDİR”

    “Cemevleri sadece cenaze erkanı yürütülen, cenaze kaldıran yer değildir” diyen Candan, “Saz kursu, dil kursu hatta yeni bir kuaför kursumuz açılacak pek yakında. Onu da il kültür müdürlüğünün desteğiyle yapacağız. Şu anda cemevimizin üst katında yer temin etmişiz, bu tür çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

    İsmet Candan, Alevilikte cemin, inancın muhabbet olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

    “Muhammet olmadan muhabbet olmaz diye bir anlayış vardır. Muhabbetin içeriği tabii ki özümüzü, varlığımızı tüm inançsal felsefemizi, düşüncelerimizi ortaya koyan bir muhabbettir. Bunların hepsi insani temelde, insan sevgisi temelinde olan muhabbetlerdir. Birlik Cemleri, Hızır Cemleri, matem ayında Muharrem Cemleri düzenli olarak yapıldı. Canlarımız ciddi anlamda katılım sağlamışlardır. Hatta biz bu cemleri yaparken hiçbir insan ayrımı yapmadan, herkes cemimize katılmış, herkes pir huzurunda duasını, gülbengini, lokmasını almıştır ve bu şekilde vedalaşıp gitmiştir.

    Tabii ki Muharrem ayında 12 gün boyunca hizmetimizi yerine getirdik. Bu hizmeti verirken günün anlam ve önemi üzerinde Kerbela vakası, Kerbela hadisesi işlenmiş, tarihi ile birlikte anlatılmıştır. Bu muhabbetlerimiz özellikle perşembeyi cumaya bağlayan gece çerağ uyandırarak pir huzurunda, dede huzurunda, canlar huzurunda bu muhabbetlerimiz sazlı sözlü olmuştur.

    Elbette ki tüm toplumu ilgilendiren bir takım hadiseler, bir takım olaylar karşısında gerek 2 Temmuz, gerek Maraş Katliamı ve gerekse de ülkede yaşanan olumsuz olaylarla ilgili, kimi dönem cemevlerimizde k,imi dönem ise kitle örgütleriyle, diğer kurumlarla birlikte Aydın kent meydanında basın açıklamalarıyla günün anlamı ve önemi ve anma törenleri yapılmıştır.”

    Pandemiden her kesimin etkilendiğini hatırlatan Candan, “Bu virüs ne zengini, ne de yoksulu tanıdı, herkese bulaştı.  Tabii ki sonuçta insan zarar gördü, toplum zarar gördü, emekçiler zarar gördü, bütün kesimler zarar gördü. Tabii ki genel bir hastalık olduğu için insanlar doğru dürüst çalışamadı, iş yerleri kapandı halende bu süreç devam ediyor. Toplum yoksullaştı” dedi.

    “PANDEMİ DÖNEMİNDE CEMEVLERİMİZİ KAPALI TUTTUK”

    Pandemi sürecinde canlarla yardımlaştıklarını ifade den Candan, şunları anlattı:

    “Burada Aleviler olarak bize düşen bir görev vardı. Sağ elin verdiğini sol elin görmediği anlayışıyla böyle bir anlayışla gelen yardımları canlarımıza ulaştırdık. Gelen yardımları cemevi kanalıyla, yöneticiler kanalıyla kimin durumu iyi değilse götürüp yerinde ulaştırıyoruz. Halen de bu durum devam ediyor.
    Pandemi sürecinde biz herhangi bir faaliyet yürütmedik. İnsan sağlığını düşünerek insanlarımıza fazla bir zarar gelmemesi açısından cemevlerimizi kapalı tuttuk. Zaten buna ilk uyan cemevleri oldu, Alevi kurumları oldu. Pandemi sürecinde biz bu nedenle herhangi bir faaliyet yürütmedik.

    Cemevine gelen üniversite öğrencilerinin Alevilikle ilgili bilgiler sorduklarını dile getiren Candan, gençlik komisyonundan Zakir Hüseyin Şeneldik’in öğrenci olmasına rağmen cemevimizde saz ve mey çalışması yaptığını kaydetti.

    “SEMAHA EN ÇOK GENÇ KIZLAR İLGİ GÖSTERİYOR”

    İsmet Candan, cemevinde semah çalışması olduğunu en çok da genç kızların ilgi gösterdiğini, çalışmalara 11-12-13-14 yaşlarında başladıklarını anlattı.

    Candan şunları ifade etti:

    “Semahtaki esas amaç Hakk’a varmaktır, Hakk’a ulaşmaktır. Cem esnasında yaşlılarımız, yaşlı kadınlarımız, orta yaşlı ve gençlerimiz 50 sene önce 100 sene önce pirlerimizin, dedelerimizin, Alevi canların, taliplerin yürütmüş olduğu semahı yürütüyoruz.”

    “AYDIN’DA 100 BİN CİVARINDA ALEVİ VAR”

    Aydın’da 100 bin civarında Alevi nüfusu olduğunu belirten HBVAKV Aydın Çeştepe Şeyh Bedreddin Cemevi Başkan vekili İsmet Candan, “Aydın’da yerli Türkmen Alevileri var. Tahtacı Aleviler dediğimiz Aleviler, Çepniler var. Bunlar bu kapsam içine alındığında Alevlerin sayısı Aydın’da 100 bini bulur” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/AYDIN

  • Döşemealtı AKD Başkanı: Herkese can oluyoruz, Aleviliği anlatıyoruz-VİDEO

    Döşemealtı AKD Başkanı: Herkese can oluyoruz, Aleviliği anlatıyoruz-VİDEO

    PİRHA-AKD Antalya Döşemealtı Şube Başkanı Ergün Kurt, cemevi olmadığı için derneklerinin salonunu cemevine dönüştürdüklerini ifade etti. Kurt, “Ritüellerimizi yerine getirmek ve Aleviliği tanıtmak için ayrım yapmadan herkese gidiyoruz. Bazen Alevilere bile Aleviliği öğretmek durumunda kalıyoruz ne yazık ki” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD)Antalya Döşemealtı Şube Başkanı Ergün Kurt derneklerinde yürüttükleri faaliyetleri anlattı.  Derneklerinin salonunu cemevine dönüştürdüklerini, kadınlara ve gençlere yönelik etkinlikler yaptıklarını, sokak hayvanları için mama desteği sağladıklarını anlatan Kurt, pandemi sürecinden olumsuz etkilenseler de faaliyetlerini asgari düzeyde sürdürmeye devam ettiklerini söyledi. Kurt bu zor süreci ayrım yapmadan dayanışma içerisinde geçirdiklerini belirtti.

    Dernekleri hakkında bilgi veren Kurt şunları aktardı:

    “Ben Alevi örgütlülüğüne 2007 Antalya Şube Başkanlığı ile başladım. Alevi Kültür Derneği olarak Antalya’da tek bir şubemiz vardı. Antalya Şube başkanlığı ve aynı zamanda AKD Genel Merkezi Örgütlenme Genel Sekreterliği yaptım. 2010 tarihinde Antalya’da şube sayımızı yeni şubeler açarak 6 şubeye çıkardık. Belediye ile ortak işbirliği protokolü çerçevesinde belediyenin kendi mülkü olan bir yeri derneğimize tahsisini yaptırdık. Ondan sonra tahsisatı ve içinin döşenmesi ile ilgili sıkıntı yaşasak da işyeri merkezi içerisinde 170 metrekarelik alandan oluşan şubemiz var.”

    “RİTÜELLERİMİZİ YERİNE GETİRMEK İÇİN SALONUMUZU CEMEVİ YAPTIK”

    Derneklerinin salonunu cemevine dönüştürdüklerini belirten Kurt sözlerine şöyle devam etti:

    “Burada kendi inancımızın ritüellerini yerine getirmek için dairenin içinde 60 metre kare olan büyük salonu cemevi formatına dönüştürdük, çokta güzel bir cemevimiz oldu. Orada kurulduğu tarihten itibaren 3 yıldır öğretimimizin bir parçası olan aşure lokmamızı yapıyoruz. Aşure çorbamızı kaynatıyoruz. Aşuremizi bina içerisinde bulunan dernekte değil, alanda yaptık. Alanda yaparak dedi ki Alevileri bu bölge tanısın, Aleviler kimdir,  Alevilerin öğretisi nedir, ne çalar, ne söylerler, ne dönerler. Özellikle ilçenin feodal yapısı olmasından dolayı orada Alevi öğretiyi insanlara anlatmak için merkezde ve cuma namazına giden diğer inanca sahip olan kişilerin cuma namazı çıkışında gelsinler hem bizim lokmamızı bizlerle paylaşsınlar, lokmamızı yesinler, hem de bizi tanısınlar istedik. Bizler niye deyişler söyleriz, semah döneriz bunları anlatmak için  çok da güzel bir şey oldu.

    “ALEVİLİĞİ TANITMAK İÇİN ALANA ÇIKIP LOKMALARIMIZI HERKESE DAĞITTIK”

    Pandemi kısıtlamalarına rağmen bu sene de aşure etkinliği yaptıklarını dile getiren Kurt şunları aktardı:

    “Bu pandemi süresince yasaklar vardı. Bu yasaklardan dolayı da bazı etkinlikler kısıtlandı. Türkiye genelinde 100’ün üzerinde şubemiz var ve Alevi Bektaşi Federasyonu’nun en büyük bileşeniyiz. Dedik ki, böyle büyük bir örgütlenme kendi içerisine kapanmaz, kendi tedbirlerimizi alalım. Sosyal mesafe kuralını, hijyeni, maskeyi göz önüne alarak, hiçbir canımızın hayatını da tehlikeye atmadan ne tür etkinlikler yapabiliriz noktasına baktık.

    “BİR ALEVİ ÖRGÜTÜ KADAR OLAMIYORUZ, DİYORLAR”

    Bu senede açık alanda masa açmadan, oturum düzeni yapmadan yine 3 bin kişilik aşuremizi kaynattık, canlarımıza dağıttık. İnsanlarımız alıp evlerine götürdüler, lokmalarımızı paylaşmış olduk. Bu lokmalarımızı yaparken de hiçbir kurumdan destek almadan, Alevi ve Sünni canlarımızın lokmalarıyla yapmaya çalıştık. Bu etkinliklerimizle birlikte bölgede gerçekten bazı siyasi partiler, Alevi kimliğine sahip olmayan insanlar artık Alevileri konuşmaya başladı ve kendi içlerinde bile bir Alevi örgütü kadar olamıyoruz deme noktasına kadar geldi bu iş.

    Geçen sene pandeminin başladığı dönemden itibaren bir proje başlatalım, canlarımıza can olalım dedik. Pandemi sürecinde işinden, ekmeğinden, aşından olan farklı etnik gruplara mensup canlarımız vardı. Sadece Alevi canlarımız değil. Bunlarla ilgili dostlarımız sağ olsun bizi seven, Alevileri seven, gerçekten Alevi öğretisini özümseyen dostlarımız, Alevi kimliğinin dışında olan insanların da desteklerini alarak canlarımıza bir gıda desteği verdik. Bu desteği yaparken hiç kimseyi inançsal kimliğinden, siyasal kimliğinden ve gerçekten ötekileştirmeden herkese can gözüyle bakarak ulaşmaya çalıştık. Sadece Döşemealtı’ndaki bölgemizde değil, kendi bölgemizin dışına çıkarak adeta kendi kabuğumuzu kırarak oradaki canlarımıza da ulaştık.”

    “KADINLAR VE GENÇLER BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ ”

    Ormanda yaşayan hayvanlara mama desteği sağladıklarını da söyleyen Kurt, şubelerinin kurulduğundan bu yana yaptıkları faaliyetleri ve etkinlikleri de anlatarak şu bilgileri paylaştı:

    “Bu yetmedi ne yaptık? Hafta sonları yasaklarının olduğu dönemlerde hayvan canlarımıza kırsaldaki, ormandaki sokak hayvanlarını besledik, onlara mama desteği verdik. Çünkü diyoruz ki o da can. Ki asıl ihtiyacı olan canlarımız onlar, onlara da can olalım dedik. Biliyorsunuz Alevi öğretisinde 1960 senesine kadar kasaplık mesleği yoktu. Aleviler kan akıtmaz. Alevilerin temel düsturu nedir? Sevgidir, kabesi candır o mantıkla bakarak bunları yaptık.

    Biraz da geriye dönersek, kendi inançsal ziyaretlerimizi yaptık, gittik türbeleri ziyaret ettik, canlarımıza geziler düzenledik. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde iki defa kadınlarımızı aldık gezilere götürdük. Antalya’nın farklı bölgeleri olsun, Isparta’nın karlık olan bir bölgesi var oraya götürdük. Hem kayak yaptılar hem de mangal yapıldı. Lokmalarımızı paylaştık. Kadınlar gününü de unutmadık, çünkü kadınlar bizim baş tacımız. Alevi örgütünde, Alevi örgütlenmesinde kadınlar temel meseledir. Kadınlar olmasa hiçbir toplumun da geleceği olmaz, diyoruz. Kadın ve gençlik çok önemli.”

    “NE ACIDIR Kİ ALEVİLERE ALEVİLİĞİ ÖĞRETMEYE ÇALIŞIYORUZ

    Bulundukları bölgenin feodal bir yapısı olduğunu ve örgütlenme konusunda zorluklar yaşadıklarını da ifade eden Kurt son olarak şunları kaydetti:

    “Bizim bölgemiz feodal bir bölge olmasından dolayı örgütlenme gerçekten sıkıntılı. Bölgemizdeki Alevilere Alevi öğretisini öğretmeye çalışıyoruz Alevi’ye Aleviliği öğretiyoruz çok acı bir şey aslında. Alevi kimlikli bir insana, bir Alevi ana babadan doğan bir insana Aleviliği anlatmak kadar çok üzücü bir şey yok.

    Çalışmalarımız devam ediyor.  Yasaklar devam ettiği sürece biz yine canlarımıza can olmaya yine devam edeceğiz. Tabi sosyal mesafeyi koruyarak, canlarımızı ve kendi canımızı da koruyarak ama hiçbir canımızın da yatağa aç girmesine müsaade etmeyiz, buna ne vicdanımız el verir ne de öğretimiz el verir. Herkese can olmaya devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA