Etiket: fabrika

  • Balıkesir’de fabrikada patlama: 12 işçi yaşamını yitirdi

    Balıkesir’de fabrikada patlama: 12 işçi yaşamını yitirdi

    PİRHA- Balıkesir’in merkez Karesi ilçesinde patlayıcı üretilen bir fabrikada yaşanan patlamada 12 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı. 

    Balıkesir’in merkez Karesi ilçesine bağlı kırsal Kavaklı Mahallesi’nde patlayıcı üreten bir fabrikada patlama ve çökme meydana geldi. Çıkan yangın sebebiyle bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

    Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, fabrikanın kapsül üretimi yapılan bölümünde patlamanın teknik bir sebeple meydana geldiğini açıkladı.

    Bu arada, Balıkesir’de patlamanın meydana geldiği fabrikanın ortağı Ömer Faruk Kalyoncu çıktı.

    Şirketin yönetim kurulunda yabancı isimler bulunuyor. Ticaret Bakanlığı’nın kayıtlarına göre ZSR Patlayıcı Sanayi Anonim Şirketi’nin yönetim kurulunda Milan Jurek ve Zbynek Brazda bulunuyor. Şirketin diğer yönetim kurulu üyeleri ise Zafer Topaloğlu, Halil Oğuzhan ve Nezih Ecertaş.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adaylarından fabrika işçilerine ziyaret-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adaylarından fabrika işçilerine ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adayları Ebru Günay, Rojin Tanhan Doğan ve Sinan Çakmakçı ve beraberindeki partililer, Germencik ilçesi Oraklar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan fabrikalardaki işçileri ziyaret etti. Adaylar, işçilerin yaşadığı zorlukları ve sorunları dinledi.  

    Ziyaretlerde konuşan Rojin Tanhan Doğan, Aydın’daki üretimde kadın emeğinin olduğunu, ancak yönetimde kadınların temsil edilmediğine dikkat çekti. Doğan, “Aydın’ı artık kadınlar tesmil etmeli ve sorunları çözmeli. Bu anlamda sizlerden destek bekliyoruz. Aydın’daki kadınların tarla ve fabrikalarda nasıl çalıştığını, 2 kuruş paraya nasıl muhtaç bırakıldığını biliyoruz. O nedenle 2 kadının sizi temsil etmesi için pusuladaki Yeşil Sol Parti’nin ağacının altına mührü basın istiyoruz. Buralardan sizlerin sesi olalım. Kadın mücadelemizi hep birlikte büyütelim” dedi.

    Aday Ebru Günay ise, tarihi ve kritik bir seçim olduğuna işaret ederek, “Bu iktidarı değiştirmek istiyoruz. Kadınların, işçi ve emekçilerin tüm halkların daha huzurlu yaşamasını istiyoruz” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Antakya’da bir plastik fabrikasında yangın çıktı-VİDEO

    Antakya’da bir plastik fabrikasında yangın çıktı-VİDEO

    PİRHA- Antakya’da bir fabrikada çıkan yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

    Hatay’ın merkez Antakya ilçesi Küçükdalyan Mahallesi Yeşilova Caddesi’nde bulunan Küçük Sanayi Sitesi’ndeki bir fabrikada henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.
    İhbar üzerine yangın yerine çok sayıda itfaiye sevk edildi.

    İtfaiyenin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

    PİRHA/ANTAKYA

  • Sanayi kuşatmasındaki Alevi köyü Çepnidere kanserle boğuşuyor-VİDEO

    Sanayi kuşatmasındaki Alevi köyü Çepnidere kanserle boğuşuyor-VİDEO

    PİRHA- Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere Köyü çevresini kuşatan sanayi kuruluşlarının sulara döktüğü atıklar ve saldığı zehirli gazlar sonucu birçok kişi kanser. Köydeki ölümlerin yüzde 90’ı kanser hastalığından. Köylüler, “Alevi köyü olduğumuz için kıllarını kıpırdatmıyorlar, zehir soluyoruz” diyerek duruma isyan ediyorlar.

    Manisa Turgutlu’ya bağı Alevi köyü Çepnidere tarım ve hayvancılıkla uğraşırken, 2000’li yıllarda zehir saçan sanayi tesislerinin hedefi haline geldi. ‘Verimsiz arazi’ olduğu gerekçesiyle istimlak edilen ve arazileri ellerinden zorla alınan köylülerin neredeyse ekecekleri bahçeleri bile kalmamış. Verimsiz arazinin aksine topraklarının bölgenin en verimli arazileri olduğunu söyleyen Çepnidere köylüleri şimdi ise ekecek bir avuç bahçe bulmakta zorlanıyor.

    Kimyasal gübre, kemik külü, çimento, plastik ambalaj, seramik, tarım ilaçları gibi sektörlerin köy civarındaki organize sanayi bölgesine gelmesiyle Çepnidere köyü adeta zehir kuşatması altında. Ağır kokunun yayıldığı köyde, filtre takılmadığı için havada uçuşan zehirli partiküller adeta kar örtüsü gibi köyü kaplamış durumda.

    ÇEPNİDERE KÖYLÜLERİ SESLERİNİ DUYURAMIYOR

    Fabrikaların kiminin bacasından, kiminin çatısından sürekli zehirli dumanlar yükseliyor. Köy civarındaki Nif Çayı’na atılan veya boşaltılan kimyasal atıklar yüzünden bitki örtüsü ve hayvanlar zarar görmüş durumda. Zehirli atıkların aktığı Nif Çayı’nın suyu ile bahçelerini sulamak zorunda kalan köylüler havadan yetmezmiş gibi topraktan da zehir yemeye başlamış. Organize sanayi bölgesinin adeta köyü kuşatma altına almasıyla köyde kanser ve astım gibi hastalıklar en üst düzeye çıkmış durumda.

    Köyde bulunan birçok yaşlı, kanser hastalığına yakalanmış durumda ve 70 yaşını göremiyor. Gençler ise hem tarım yapacak arazinin olmayışı hem de kanser vakalarının artması nedeniyle köyü terk ederek büyük şehirlere göç etmiş. Gidecek başka toprakları olmayan ve maneviyatları bu köyde olan yaşlılar ise adeta ölümü bekler durumda. Onca eylem, yol kapatma, dilekçe ve çağrılara rağmen seslerini duyuramayan Çepnidere köylüleri çözüm bekliyor.

    “ARSALAR ZORLA İSTİMLAKLA ELİMİZDEN ALINDI”

    Köy sakinlerinden Rıza Karayel, devlet tarafından ‘işlenmez arazi’ olarak gösterilen verimli arazilerinin istimlak ile ellerinden alındığını söyleyerek, “Kendimizi bildik bileli çiftçilik, hayvancılıkla uğraşan bir bölgeydik. 20 sene önce arazilerimiz kırsal işlenmez arazi olarak gösterilmiş. Aksine toprağımız çok bereketliydi, üzüm bağlarıydı. Manisa Büyükşehir Belediyesi de işlenmez arazi diyerek sanayi bu tarafa yönlendirdi. Satmak istemedik ama zorla istimlak ile araziler elimizden alındı. Kurulan sanayilerle hastalık yayıldı. Köyde 70 yaşını gören yok. Gençler köyü terk etmeye başladı. Ağaçlarımız dahi kurumaya başladı. Fabrikalar filtreler takmıyor. Gübre, kemik tozu, seramik, plastik ambalaj gibi fabrikalar var” dedi.

    “ALEVİ KÖYÜ DİYE KILLARINI KIPIRDATMADILAR”

    Köylerindeki ekolojik tahribata karşı tüm çabalarının Alevi köyü olmalarından kaynaklı görülmediğini ifade eden Karayel, “Köy resmen abluka altında. Temiz hava alamıyoruz. 70 yaşını görebileceğimizi umut etmiyoruz. Eskiden yaşlılar 100 yaşını görürdü. Ölümlerin büyük sebebi ise kanser hastalığından kaynaklı. Valiliğe, kaymakamlığa, sanayi odasına verdiğimiz dilekçeler cevapsız kaldı. Ankara yolunu dahi kapattık ama engel olamadık. Alevi köyü olduğumuzu bildikleri için kıllarını dahi kıpırdatmadılar, destek olmadılar. Verimli arazilerimiz vardı, ekmeğimizi kazanıyorduk. Sonuç olarak köyümüz boşaltıldı” şeklinde konuştu.

    “SUYUMUZ ZEHİRLENDİ, BAHÇELERİMİZDEN ZEHİR YİYORUZ”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Çepnidere Şube Başkanı Hamza Karayel ise köydeki ölümlerin yüzde 90’ının kanser kaynaklı olduğuna işaret etti.

    Köylerindeki Nif Çayı’na zehirli fabrika atıkları bırakıldığını ve bu su ile bahçelerini sulamak zorunda kaldıklarını dile getiren Karayel, ‘Yediğimiz ürünler de zehirli’ diyerek şunları söyledi:

    “İstimlak adı altında köye temiz sanayi olarak girdiler. Temizliği de kalmadı. Sanayinin getirdiği tozdan, kirlilikten, artıktan köy halkının çoğu hastalandı. 70 yaşında çok nadir bulunuyor. Diğer köylerde 100 yaşına kadar yaşayan insanlar var. Arazilerimiz hep tütündü ve kota getirildi. Kotadan kaynaklı köylü kazanamayınca tütün ekmeyi bıraktı. Düşük fiyata arazilerimiz istimlak edildi ve köylü teslim oldu. Sanayinin kirlilik getireceğini kimse tahmin etmiyordu. Ölümlerin yüzde 90’ı kanser hastalığından. Bunun sebebi de hava kirliliği, toz, sanayi atıkları. Artık çaremiz kalmadı. Fabrika bacalarındaki filtreler gece açılıyor. Yakınımızda Gediz nehri, Nif Çayı var, siyah mikrop akıyor. Tarım yapamaz duruma geldik. Bahçelerimiz bu kirli su ile sulanıyor. Yediğimiz ürünler bile zehirli. Bu zehirli duman ve suyun denetim altına alınması lazım.”

    “KÖY HAPİS DURUMDA, GENÇLER KÖYÜ TERKETTİ”

    İki büyük organize sanayi içerisinde köylerinin hapis kaldığını söyleyen Mutlu Karayel, genç nüfusun köyü terk etmek zorunda kaldığına işaret ederek, “Köy adeta kirli hava soluyor. Ağır bir koku var. Arazilerimiz elimizden alınınca genç nüfus fabrikalarda çalışmaya başladı. Sıkıntılarımız büyük. Köyü örgütlenmeyi çalıştık ama fabrikaların önüne geçemedik. Bir şey yapamaz hale geldik. Biraz da duyarsız kaldık. Geri çekilmek zorunda kaldık. Dumanlı fabrikalar ve kirli hava salan fabrikaların kontrol altına alınması lazım. Köy iki organize sanayi arasında hapis kalmış durumda. Biz burada üvey evlat gibiyiz. Siyasiler ancak oy zamanı bu köye gelir, ama sorunu ile asla muhatap olmazlar” ifadelerini kullandı.

    “HASTALIKTAN KÖY BOŞALIYOR”

    Çepnidere köyünden Ali Karayel de köylerinin boşalmak üzere olduğunu kaydederek, “İmzalar topladık, yürüyüşler yaptık. Hatta Ankara yolunu kapattık. Ama müdahale edildi. Yine de bu fabrikaların buraya girmesini engelleyemedik. Araziler devlet tarafından köylülerden alınarak istimlak edildi. Fabrika yapılacağını bilmiyorduk, yoksa asla arsalarımızı vermezdik. Şimdi köyün her tarafı sanayi oldu. Hastalıktan kaynaklı birkaç seneye köy boşalacak. Bir türlü baş edemedik” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL-Rohat EMEKÇİ/İZMİR

  • Çöçellililer direniyor; 11 Temmuz’da köyde eylem var

    Çöçellililer direniyor; 11 Temmuz’da köyde eylem var

    PİRHA- Pazarcık ilçesine bağlı Çöçelli Köyü’nde yaşam alanlarının yanında yapılan taş ocağı ve fabrika yapılmasına karşı direnen halk, 11 Temmuz Pazar günü saat 09.00’da eylem yapacak. Eyleme tüm ova halkı davet edildi. 

    Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Alevi köyü Çöçelli’de yaşam alanlarının yanında yapılan taş ocağına ve fabrikaya köylülerin tepkisi sürüyor.

    ‘Fabrika istemiyoruz’, ‘Köyümüze dokunma’ diyen köylüler fabrikanın faaliyetlerinin bir an önce durdurulması çağrısında bulunuyor.

    Ovasına sahip çıkan Çökelli köylüleri, 11 Temmuz Pazar günü saat 09.00’da köy meydanında buluşuyor.

    Çökellililer tüm ova halkını direnişe davet etti.

    Köylüler 12 Haziran’da da otobanı trafiğe kapatarak durumu protesto etmişti. Köylülerin eylemine sert müdahalede bulunan askerler tazyikli su kullanmıştı.

    CHP Milletvekili Ali Öztunç da, şu açıklamayı yaparak tepki göstermişti:

    “Kahramanmaraş Pazarcık ilçemizin Çöçelli köyünde kurulacak olan bir fabrika nedeniyle köy halkı büyük sıkıntı yaşıyor. Fabrikanın ovada kurulması yanlış bir karar olduğu gibi inşaatı için patlatılan dinamitler köylünün evlerinin hasar görmesine neden oluyor. Yüzyıllardır köylerinde yaşayan Çöçelli halkı dinamitler ile adeta köylerinden, ata topraklarından kovulmak isteniyor. Buna valilik bir an evvel son vermelidir.”

    PİRHA/ MARAŞ 

     

  • Çöçelli köylüleri yaşam alanları için yol kapattı, asker müdahale etti-VİDEO

    Çöçelli köylüleri yaşam alanları için yol kapattı, asker müdahale etti-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Çöçelli Köyü’nde yaşam alanlarının yanında yapılan taş ocağına ve fabrikaya tepki gösteren köylüler otobanı trafiğe kapatarak durumu protesto. Köylülerin eylemine sert müdahalede bulunan askerler tazyikli su kullandı.

    Çöçelli köylülerin çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi, yaşam alanlarını olumsuz etkileyen fabrikanın yapıldığı alana yürüyerek yol kapatma eylemi yaptı.

    Sık sık, ‘Fabrika istemiyoruz’, ‘Köyümüze dokunma’ sloganlarının atıldığı eylemde yolu kapatan köylüler fabrikanın faaliyetlerinin bir an önce durdurulması çağrısında bulundu. Olay yerine sevk edilen askerler yolu kapatan köylülere tazyikli su ve joplarla sert müdahalede bulundu.

    NE OLMUŞTU?

    Maraş’ın Pazarcık İlçesine bağlı Alevi köyü Çöçelli’de taş ocağı yapılmak istenmesinin ardından fabrika yapılmak istenmişti. Fabrika yapılmak istenen yerde dinamitlerin patlatılması sonucu evlerde hasar oluşurken, fabrika Maraş ve Antep bölgesindeki plastik atıkları yakarak  elektrik enerjisi elde edecek. Yaşam alanlarının dibinde yapılan çalışmaların doğalarını ve sağlıkların olumsuz etkilediğini söyleyen köylüler uzun zamandır beri eylemlerini sürdürüyordu.

    PİRHA/MARAŞ

     

  • Çöçelli köylüleri: 250 senelik geçmişimiz fabrikalarla, madenle yok ediliyor-VİDEO

    Çöçelli köylüleri: 250 senelik geçmişimiz fabrikalarla, madenle yok ediliyor-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Çöçelli Köyü’nde yaşam alanlarının yanında yapılan taş ocağına ve fabrikaya tepki gösteren köylüler, patlatılan dinamitler nedeniyle evlerinin çatladığını ve çökme tehlikesi oluştuğunu, tarım arazilerinin, zeytinliklerinin hava kirliliğinden zarar gördüğünü dile getirdiler.

    Maraş’ın Pazarcık İlçesine bağlı Alevi köyü Çöçelli’de taş ocağı yapılmak istenmesinin ardından şimdi de fabrika yapılması gündemde. Fabrika yapılmak istenen yerde dinamitlerin patlatılması sonucu evlerde hasar oluşurken, fabrika Maraş ve Antep bölgesindeki plastik atıkları yakarak  elektrik enerjisi elde edecek.

    PİRHA’ya konuşan Çöçelli köylüleri yaşam alanlarının daraltıldığını belirterek bir an önce bu projeden vazgeçilmesi çağrısında bulundular.

    “250 SENELİK GEÇMİŞİZ YOK EDİLİYOR”

    Çöçelli köyünden bir kadın, köylerinin yaklaşık 250 senelik geçmişi olduğuna ve bu tarihin yok edilmek istendiğine işaret ederek, “Burada zaten bir fabrika kuruldu. İstemediğimizi söylüyoruz. Mesele sadece evlerimizde çatlak olması değildir. Torunlarımıza bırakacağımız 250 senelik geçmişimiz yok ediliyor. Bunu hiç kimse gündeme getirmiyor. Bir sobanın dumanı ile fabrikadan çıkan duman bir olur mu? Burası deprem bölgesi ve biz fay hattının üzerindeyiz. Çöçelli köyü ve fabrikalar birlikte yok olacağız. Mısır ekiyoruz zehirleniyor, suyumuz zehirleniyor. Bu fabrikaların, madenlerin hiç birisini istemiyoruz” diye konuştu.

    “TEPKİ  VERMEYELİM DİYE KÖYÜMÜZÜ KARANTİNAYA ALDILAR”

    Fabrikaya karşı geçmiş dönemlerde tepkilerini dile getirdikleri için jandarma tarafından köylerinin Covid-19 bahanesiyle karantinaya alındığına ve böylece tepkilerinin önünün kesilmek istendiğine dikkat çeken Döne Çöçelli, “Her gün patlatılan dinamitler ile deprem olduğunu zannediyoruz. Köylüler olarak dışarı çıktık, tepki verdik. Jandarma pandemi nedeniyle köyü karantinayı aldı. Ama köyümüzde karantina yoktu. Bu fabrikalar yaşam alanlarımızı daraltıyor. Geleceğimizi bitiriyorlar. Hayvanlarımızın otlayacağı yerler kalmadı. Bizler fabrikalar ile zehirlenmek istemiyoruz. Köyüme dokunmasınlar” diyerek tepki gösterdi.

    “FABRİKANIN ZEHRİNDEN DOLAYI TARLADAN VERİM ALAMIYORUZ”

    Bir diğer Çöçellili kadın ise, fabrikanın zehrinden dolayı tarlalarından verim alamadıklarını belirterek, şunları aktardı:

    “Önceki dönemlerde tarlalarımızdan aldığımız verim çok iyiydi. Şimdi ise fabrikanın zehrinden dolayı verim alamıyoruz. Çiftçilik dahi yapamıyoruz. Yanı başımıza tekrar fabrikalar kuruyorlar. Biz bu fabrikaları istemiyoruz. Neden burada yapılmak isteniyor? Köyün yerleşim alanından çok daha fazla bir alan bu fabrika için hazırlanmış. Köyü göçertmek istiyorlar. Sesimizi duysunlar artık.”

    Zeynep isimli yurttaş da, “Köyümüze yapılmak istenen bu fabrikaya karşıyız. İstemediğimizi söylediğimiz halde buna zemin hazırlanıyor. İlk önce otoban yolunu buraya getirdiler, sonra fabrikaya burayı getirdiler. Bunun sonu gelmemeye başladı. Bunun karşısında olduğumuzu belirtmek isteriz” şeklinde konuştu.

    “40 EVDE HASAR VE ÇATLAKLAR VAR”

    Fatma Çöçelli de, yaşlıların astım hastalığına yakalandığını belirterek, “Bu köyde yapılmak istenen fabrikaya karşıyız. Dinamitlerden, hava kirliliğinden rahatsızız. Hiçbir fabrikanın yapılmasını istemiyoruz. Yaşlılarımız astım hastası olmakta. İnsanlar şehirlerden kaçıp köylere doğa ile iç içe olmak için yerleşiyor. Burayı da taşlaştırmak istiyorlar. Doğamızın talan edilmesini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Kimse derdimize çare bulamıyor” diyen Hasan Şipar ise dinamit patlamalarından kaynaklı 40 evde hasar ve çatlaklar olduğunu ifade ederek şunları kaydetti:

    “Zeytin ağaçlarımız toz ile kaplandı. Dinamit patlatmalarından dolayı evlerimiz hep hasar gördü. Deprem oluyor endişesi ile dışarıya kaçıyor. Kimse derdimize çare bulamıyor. Köylüler olarak karşı çıktık. Maraş’tan bir heyetin gelip bu hasarları inceleyeceği söylendi. 1 senedir onlardan da ses yok. Evlerimizin  duvarları yarılmış durumda. 40 ev hasar görmüş durumda. Zeytin ağaçlarımız ve üzerleri toz ile kaplanıyor, toplayamıyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/MARAŞ

  • Çöçelliler ve vekillerden fabrika protestosu: ‘Devlet burayı Alevisizleştirmeyi sürdürüyor’ -VİDEO

    Çöçelliler ve vekillerden fabrika protestosu: ‘Devlet burayı Alevisizleştirmeyi sürdürüyor’ -VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Çöçelli Köyü’nde yaşam alanlarının yanında yapılan taş ocağına ve fabrikaya tepki gösteren köylüler, ‘Çöçelli’de fabrika istemiyoruz. Bu fabrikayı yapmak için kaç kişiyi öldüreceksiniz, kaç kişi çıkar sağlıyor? Burada zeytin topluyor evimize ekmek götürüyoruz. Burası tarım ile uğraşan bir köy” diyerek projesinin iptal edilmesini istedi. 

     

    Çöçelli köylülerin çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi, yaşam alanlarını olumsuz etkileyen fabrikanın yapıldığı alana yürüyerek basın açıklaması yaptı.

    Depremlerle gündeme gelen Maraş Çöçelli köyünde yapılması planlanan taşocağı ve fabrika için patlatılan dinamitler nedeniyle evlerinin çatladığını ve çökme tehlikesi oluştuğunu, tarım arazilerinin, zeytinliklerinin de çok zarar gördüğünü dile getiren köylüler, bir an önce bu doğa katliamından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

    Sık sık, ‘Fabrika istemiyoruz’, ‘Köyümüze dokunma’ sloganlarının atıldığı açıklamaya HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Genel Başkanı ve HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Turgut Öker, CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Adana Milletvekili Ayhan Barutçu, CHP ve HDP il ve ilçe yönetimlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BU FABRİKA İÇİN KAÇ KİŞİYİ ÖLDÜRECEKSİNİZ”

    Açıklamada ilk olarak söz alan Çöçelli Köyü’nden Hanım Sığacı, “Bu fabrikayı yapmak için kaç kişiyi öldüreceksiniz, kaç kişi çıkar sağlıyor?” diyerek isyan etti.

    Sığacı, “Tarımla uğraşıyorum. Fabrikaları istemiyorum. Bu fabrikayı yapmak için kaç kişiyi öldüreceksiniz, kaç kişi çıkar sağlıyor? Burada zeytin topluyor evimize ekmek götürüyoruz. Burası tarım ile uğraşan bir köy. Birçok kişi buradan ekmek yiyor. Çevre felaketi olduğunda kimse buraya ayak basmaz. Direnmek zorundayız. Sesimizi gür çıkartalım. Buraya bir çadır kuralım. Ziyaretimizin üzerinde dumanlarımız tütüyor. Ölmek istemiyoruz” diye konuştu.

    “KÖY MERASINI SATIN ALMALARI YANLIŞ”

    Bir diğer köylü ise, köy meralarının alelacele kamulaştırıldığını belirterek, “İlçe Tarım Müdürü ‘Burası için en saf elektrik elde üretim fabrikası, siz de evinizde odun yakıyorsunuz’ dedi. Bu fabrika yılda 500 bin ton odun yakacak. Bu fabrika çöp atıkları ile elektrik üretiyor. Çimento fabrikaları bölgenin en büyük çimento fabrikalarıdır. Burayı tapulu malı olarak görüyorlar. Köy merasını satın almaları yanlıştır’ dedi.

    “HALKA RAĞMEN BİR ŞEY YAPAMAZSINIZ, TAKİP EDECEĞİZ”

    CHP Adana Milletvekili Ayhan Barutçu, AKP hükümetinin çiftçiyi ve köylüyü gözden çıkardığına işaret etti.

    Barutçu, “Durduk yere kimse buraya gelmiyor. İnsanlar toprağıma dokunma diye isyan ediyor. Yılda üç defa ürün alınan bu bölgede çevreyi kirleten fabrikalar yapılıyor. Çiftçilerin haklı mücadelesini önemsiyoruz. Havayı kirletmeye, tarım alanlarını yok etmeye ve dinamitler patlatarak insanların evlerine zarar vermeye kimsenin hakkı yok. AKP çiftçiyi gözden çıkardı. Halka rağmen bir şey yapamazsınız. Bu davayı takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “KATLİAMLA YOK EDEMEKLERİNİ TAHRİBATLARLA YOK KETMEK İSTİYORLAR”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Genel Başkanı ve HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Turgut Öker de, katliamlarla yok edilemeyen Alevilerin yaşam alanlarının doğa tahribatları, baraj, taş ocakları ve madenler ile yok edilmeye çalışıldığına vurguda bulundu.

    Öker, şöyle konuştu:

    “Bu topraklarda büyük doğmuş Avrupa’daki Çöçellilerin de itirazı var. Bu topraklarda yaşayan insanlar katliamlarla yerlerini terk etmek zorunda kaldılar. Sadece katliamlar ile yetinmiyorlar. Katliamla yok edemedikleri bu toprakları tahribatlarla yok etmek istiyorlar. Alevi köylerine özellikle bunları yaptılar. Bu Muaviye, Yezid politikasıdır. Direnmekten başka yaşama şansımız yok. Biz bunu Terolar’dan çok iyi biliyoruz. Direnmeden bu zehir saçan ve doğal yaşamı talan eden sinsi adımları engellememizin başka yolu yok. Avrupa’daki arkadaşlarımız örgütlenip bu mücadeleye destek vermeli.”

    “DEVLET BU TOPRAKLARI ALEVİSİZLEŞTİRMEYE DEVAM EDİYOR”

    “Devlet, bu toprakları insansızlaştırmaya, Alevisizleştirmeye devam ediyor” diyen HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ise Çöçelli’de yapılmak istenen fabrika ve taş ocağının bu sürecin bir halkası olduğunu söyledi.

    Özen, sessiz kalmanın bu fabrikayı onaylamak olacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Çöçelli’de olan bu sürecin bir halkasıdır. Bu topraklar çok katliamlar yaşadı, çok acılar gördü. Devlet bu toprakları insansızlaştırmaya, Alevisizleştirmeye devam ediyor. Bunlar kendisi dışında olana herkese düşman. Sizler buranın öz sahiplerisiniz. Biokütle enerjisi ile ilgili burada bir fabrika kuruluyor. Bu bölgede toplanan tüm atık lastikler burada yanacak. İnsan sağlığına oldukça zararlı. Ayrıca katı çöp atıklar da burada yakılacak. Bir avuç insana rant sağlamak için insanların yaşamını tehlikeye atıyorlar. Kadınlar burada direniyor. Direnmeye başka hakkı yok. Bunun önüne geçilmek zorunda. Her zaman mücadelenizin yanındayız. Bu meselenin partisi yok. Burası yaşam alanı. Bölünmeyelim, parçalanmayalım. Sessiz kalmak bu fabrikayı onaylamaktır. Hızır ayı içerisindeyiz ve oruçlar tutuluyor. Hızır yardımcımız olsun.”

    “ÇÖÇELLİ AKP’DEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ”

    Son olarak söz alan CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç ise ÇED raporu yapılmadan bu doğa ve yaşam alanı tahribatını kınayarak, gerekli görüşmelerin sonrasında bu karardan dönülmemesi karşısında eylem başlatacaklarını ifade etti.

    Öztunç, şöyle devam etti:

    “Çöçelli halkı AKP’den çektiği kadar kimseden çekmedi. Sürekli fabrika kuruyorlar. Burayı rant kapısı olarak görüyorlar. Maraş’ta biokütle ile ilgili üç proje var. Köyün içerisinde, yaşam alanında bunlar olmaz. 2 ay önce Meclis’ten bir karar geçti ve biokütle fabrikalarında artık lastikte yakılabilir denildi. Lastik yakmadan çok fazla elektrik üretmeyecek ve kazanamayacak. Birkaç ay önce buraya taş ocağı yapılacaktı. Mücadele ettik ve bunu durdurduk. Buraya ÇED raporu yapılmalı. ÇED raporu onayı verilmemeli. Yaşam alanları etkilenecek ve tarım alanları yok edilecek. Kaz Dağları’nda, Cerattepe’de çadırlar nasıl kurulduysa burada da çadır kurar mücadele ederiz. Gerekirse eylem yapacağız. Buradayız ve burada olmaya da devam edeceğiz. Bunu yaptırmayacağız. Dinamit patlamalar ile ilgili suç duyurusunda bulunuldu. Bu projeyi durduracağız.”

    Cebrail ARSLAN/MARAŞ

  • Fabrika yapımı için kullanılan dinamitler Çöçellilerin yaşamını kabusa çevirdi-VİDEO

    Fabrika yapımı için kullanılan dinamitler Çöçellilerin yaşamını kabusa çevirdi-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Pazarcık İlçesine bağlı Çöçelli köylüleri, yapılmak istenen bir fabrika için patlatılan dinamitler nedeniyle kabus dolu günler yaşıyorlar. Eylem yapan ve yetkilileri göreve çağıran Çöçelliler, patlatılan dinamitler nedeniyle evlerinin çatladığını ve çökme tehlikesi oluştuğunu, tarım arazilerinin, zeytinliklerinin de çok zarar gördüğünü dile getirdiler. 

    Maraş’ın Pazarcık İlçesine bağlı Alevi köyü Çöçelli’de taş ocağı yapılmak istenmesinin ardından şimdi de fabrika yapılması gündemde. Fabrika yapılmak istenen yerde dinamitler patlatılıyor.

    Köylüleri yaşadığı yerden koparacak olan şirketlerin bu faaliyetleri, protesto edildi. Fabrika yapılması için dinamit patlatılması sonucu Çöçelli köylüleri adeta kabus yaşıyor. Deprem etkisi yaratan dinamit patlatılması köylüler tarafından tepkiyle karşılandı.

    KÖYLÜLERDEN YÜRÜYÜŞ: DEPREM OLDU SANIYORUZ

    Evleri zarar gören Çöçelliler fabrikanın yapılmak istendiği yere yürüyüş yaptı. Deprem etkisi yaratan dinamit patlatılmasının durdurulmasını isteyen köylüler, karşılarında buldukları jandarmaya “Biz deprem oldu sanıyoruz. Her gün evlerimiz sallanıyor. Çökerse evlerimiz ne yapacağız” diyerek tepki gösterdiler.

    “YAŞAM ALANLARIMIZ DARALTILDI”

    Yaşam alanlarının daraltıldığını belirten köylüler, “Yetkililer gelip görsünler. Psikolojimiz bozuldu. Tozla yaşıyoruz. Çözüm bulunmasını bozuyoruz. Zeytinlerimiz, evlerimiz gitti” diyerek isyan ettiler.

    70 yıldır arazilerini ekip biçtiklerini belirten bir yurttaş, “Biz bu ülkenin insanı değil miyiz. Vatandaşlık görevlerimizi yapıyoruz” diye konuştu.

    ASTIM HASTASI OLANLAR VAR

    2006’da KİPAŞ’ın kurulduğundan beri dinamit patlatıldığını, kötü günler yaşadıklarını belirten Çöçelli bir kadın, “Evlerimiz yarıldı. Zeytin ağaçlarımız kül gibi olmuş. Yaşam alanlarımızı daraltıyorlar. Biz ne yapacağız. İnsanlar astım hastası oldu?” diye konuştu.

    “ZEYTİNLİKLERİMİZE, ARAZİMİZE ZARAR VERDİLER”

    Hasan Yeşilkaya ise “Şu anda sürekli patlamalar oluyor. Sarsıntılar içinde uyanıyoruz. Arazimiz, zeytinimiz var. Zarar verdiler” dedi.

    Ali Şipar ise “Yazıktır, günahtır. Yapmasınlar. Her evde hasar var” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Çöçelli köylüleri Pazarcıklılardan destek beklediklerini de belirttiler.

    Mehmet KOCAMER / MARAŞ

     

     

     

  • Patron, fabrikada yaşamını yitiren işçiyi yol kenarına atmış

    Patron, fabrikada yaşamını yitiren işçiyi yol kenarına atmış

    Adana’da yol kenarında ölü bulunan bir işçinin, çalıştığı fabrikada hayatını kaybettiği ancak cansız bedeninin işyeri sahibi tarafından yol kenarına attırıldığı ortaya çıktı.

    Adana’da yol kenarında ölü bulunan Suriyeli işçi Mustafa El Recep’in aslında çalıştığı fabrikada hayatını kaybettiği ancak cansız bedeninin işyeri sahibi ve üç çalışanı tarafından battaniyeye sarılarak yol kenarına bırakıldığı ortaya çıktı. İşyeri sahibi ve ustabaşı tutuklandı.

    İşçinin cesedi 17 Aralık’ta Seyhan ilçesindeki bir portakal bahçesinin kenarında bulunmuş, polis cesedin 4 kişi tarafından araçla getirilip bırakıldığını saptamıştı.

    Bölgedeki plastik fabrikasında çalıştıkları belirlenen işyeri sahibi Sekan M., ustabaşı Savaş İ. ve çalışanlar İsa K. ve Esat E. gözaltına alınmıştı. Şüpheliler sorgularında Mustafa el Recep’i öldürmediklerini, 15 Aralık’ta fabrikaya geldiklerinde tavana asılı cansız bedenini bulduklarını öne sürdü.

    “İŞYERİNE ZARAR GELİR DİYE YOL KENARINA BIRAKTIK”

    Şüpheliler, işyerine zarar geleceği ve başlarının belaya gireceği düşüncesiyle işçinin cansız bedenini yol kenarına bıraktıklarını söyledi. Savaş İ. ile Sekan M. tutuklanırken, diğer iki şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan Mustafa el Recep’in 2 hafta önce fabrikada çalışmaya başladığı, kalacak yeri olmadığı için fabrikada yattığı öğrenildi.

  • Büyükçekmece’de fabrika yangını: 4 işçi yaşamını yitirdi, 2 işçi yaralandı

    Büyükçekmece’de fabrika yangını: 4 işçi yaşamını yitirdi, 2 işçi yaralandı

    İstanbul Büyükçekmece’de tekstil ve plastik malzemelerin üretildiği fabrikada çıkan yangında ilk belirlemelere göre 4 işçi yaşamını yitirdi, 2 işçi yaralandı.

    İstanbul Büyükçekmece’de tekstil ve plastik malzemelerin üretildiği fabrikada çıkan yangında ilk belirlemelere göre 4 işçi hayatını kaybetti. Dumandan etkilenen 4 itfaiye eri ile yaralanan 2 işçi de hastaneye kaldırıldı.

    Alınan bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi Hadımköy Yolu Caddesi’nde bulunan bin 500 metrekarelik alana sahip 4 katlı fabrikanın en üst katında gece 03.15 sularında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden işçiler durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Bu sırada kısa sürede büyüyen alevler, tüm fabrikayı sardı. Gece vardiyasındaki işçiler çatıya çıkarak kurtarılmayı bekledi.

    İhbar üzerine olay yerine Beylikdüzü, Beykent, Kocasinan, Bakırköy, Bağcılar, Şişli, Bayrampaşa, Başakşehir itfaiyesi ile çok sayıda polis ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edildi.

    Olay yerine gelen ekipler, yangın sırasında binanın çatı katına çıkan ve burada mahsur kalan 20 işçiyi merdivenle kurtardı. Kurtarma esnasında dumandan etkilenen 2 işçi ile 4 itfaiye eri ilk müdahalenin ardından sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

    İtfaiye ekipleri, yangının söndürülmesinin ardından fabrika içinde yaptığı incelemede 4 işçinin cansız bedenine ulaştı. Polis tarafından yapılan inceleme sonrası 4 işçinin cansız bedenleri İstanbul Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Yangından sağ kurtulan yabancı uyruklu 15 işçi ise ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü.

    VALİLİK: ADLİ VE İDARİ TAHKİKATA BAŞLANMIŞTIR

    Valilik’ten yapılan açıklamada olayla ilgili soruşturma başlatıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün saat 03.15’te Büyükçekmece ilçemiz Cumhuriyet Mahallesi eski Hadımköy yolu üzerinde bulunan plastik malzeme imalatı yapılan bir fabrikada henüz tespit edilemeyen bir nedenle yangın çıkmıştır. Çıkan yangında 4 yabancı uyruklu şahıs hayatını kaybetmiş, yaralanan 2 yabancı uyruklu şahıs da ambulanslarla hastaneye sevk edilmiştir. Olayda hayatını kaybeden ve yaralanan şahısların kimlik belirleme çalışmaları devam etmektedir. Yangına itfaiye ekiplerimizin müdahalesi sırasında hafif şekilde yaralanan 4 itfaiye görevlimiz de hastaneye sevk edilmiştir. Olayda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Söndürülen yangın olayının tüm yönleriyle aydınlatılmasına ilişkin adli ve idari tahkikata başlanmıştır.”

  • Fabrika yangınıyla ilgili belediye başkanından ilk açıklama

    Fabrika yangınıyla ilgili belediye başkanından ilk açıklama

    Kocaeli Çayırova’daki tekstil fabrikasında çıkan yangında 5 kişi hayatını kaybetti. Yangın kontrol altına alınırken dumandan etkilenen 5 kişi hastaneye kaldırıldı.

    Kocaeli’nin Çayırova ilçesindeki tekstil fabrikasında çıkan yangında fabrikada bulunan 5 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi. Yangın, kontrol altına alınırken dumandan etkilenen 5 kişi de hastanelere kaldırıldı.

    Çayırova’daki tekstil fabrikasında, belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla fabrikada çalışma olmadığı belirtilirken, fabrikada yabancı uyruklu işçilerin olduğu öne sürüldü.

    Alevler, fabrikanın tamamını sararken, gökyüzü siyah dumanla kaplandı. Yangın sırasında patlamalar da olurken, Çayırova, Gebze, Darıca, İzmit ve İstanbul’dan itfaiye ekipleri olay yerine geldi. İtfaiye görevlileri, fabrikanın her köşesinden yangına müdahale etti. Yangın, saatler sonra kontrol altına alındı.

    “HAMDOLSUN KONTROL ALTINA ALDIK”

    Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, olayı duyar duymaz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerinin 9 dakika içerisinde yangına müdahale etmeye başladığını söyledi.

    Çok sayıda ambulans ekibinin de olay yerine intikal ettiğini dile getiren Çiftçi, “Şu anda hamdolsun yangını kontrol altına almaya başladık. İçeride kalan vatandaş var mı yok mu bu konu sadece söylem çerçevesinde, inşallah yoktur. Bu olay hepimizi üzmüştür mübarek bayram günü ama itfaiye ekibimiz canla başla ve komşu ilçelerin de takviyesiyle 30 civarında itfaiye ekibimiz olay yerinde ve yangın kontrol altına alınmış durumda.” şeklinde konuştu.

    Çiftçi, gazetecilerin “İçeride yaralılar olduğu söyleniyor, bilgi var mı, kaç yaralı var, durumları nedir?” sorusuna, “5 vatandaşımız yaralanmış ve ambulansla hastanelere sevk edildi. Kontrol altındalar şu anda durum bu şekilde, durumları ağır değil. İçeride mahsur kalanlar var mı şu anda öyle bir söylem var ama net bir bilgi yok.” yanıtını verdi.

  • Fabrikada patlama: 3 işçi hayatını kaybetti

    Fabrikada patlama: 3 işçi hayatını kaybetti

    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde iplik boyama fabrikasında bilinmeyen nedenle meydana gelen bir patlamada ilk alınan bilgiye göre 3 işçi hayatını kaybederken, 2 işçi ise yaralandı.

    Bursa’nın Yıldırım ilçesinde iplik boyama fabrikasında bilinmeyen nedenle meydana gelen bir patlamada 3 işçi hayatını kaybederken 2 işçi ise yaralandı.

    Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Otosansit Sanayi Sitesi içerisinde faaliyet gösteren sentetik iplik boyama fabrikasında bilinmeyen nedenle bir patlama gerçekleşti. Saat 15.00 sıralarında henüz bilinmeyen nedenle meydana gelen patlamanın ardından da yangın çıktı.

    Bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ile arama ve kurtarma ekipleri sevk edildi. Yangının büyümeden ekipler tarafından söndürüldüğü bildirildi. Patlamada yaralanan işçiler ise ilk müdahalelerinin ardından hastanelere sevk edildi. (HABER MERKEZİ)

  • Petek Mobilya işçileri fabrika önünde nöbet tutuyor-VİDEO

    Petek Mobilya işçileri fabrika önünde nöbet tutuyor-VİDEO

    PİRHA-Arnavutköy Petek Mobilya işçileri fabrika önünde nöbet tutuyor. Patronlarının Düzce Fatih Ahşap firmasından senetle 3 milyon liralık borç aldığını ve firmanın da borcunu tahsil etmek için fabrikadaki makinelere haciz getirdiğini belirten işçi Alican Erol, “Karakol ve savcılık yardımcı olmuyor. Sesimizi hiç kimseye duyuramadık. Bu kadar kolay olmamalı. Patron malı kaçırıyor ama kimse bir şey yapmıyor” dedi. 

    İstanbul Arnavutköy’de bulunan Petek Mobilya fabrikasının işçileri 5 aydır maaş alamıyor. 2018’de maaşlarını alamadıkları için 2 ay iş durdurma eylemi yapan işçiler 2 ayın sonunda patron ile anlaşmaya gitmiş ve fabrika satılacağı taktirde işçilerin parasının ödeneceğine dair söz verilmişti. Bunun ardından 1 Ocak 2019’da işe başlama kararı alan işçileri bu kez de fabrikaya gelen haciz mağdur etti.

    PATRON İŞÇİDEN MAL KAÇIRIYOR

    Durumları hakkında bize bilgi veren fabrika işçisi Alican Erol, patronlarının fabrikaya gelmemeleri şartıyla çalışıp fabrikanın tedarikçiye olan borcunu ödediklerini ancak patronlarının kendilerini sahte senetle kandırarak onlardan mal kaçırdığını kaydetti. Tedarikçiye olan borçları ödendikten sonra işçilere ‘fabrika satılınca borçlarınızı alacaksınız’ sözü verildiği bilgisini veren Erol, aradan 15 gün geçtikten sonra patronlarının Düzce’de bulunan Fatih Ahşap firmasından senetle borç aldığını ancak patronlarının borcu 40 bin lira iken 3 milyon liralık senet imzaladığını belirtti. Bunun üzerine Fatih Ahşap firmasının borcunu tahsil etmek için icra yoluna gittiğini aktaran Erol, patronlarının sahte senet imzaladığını ifade ederek “Patron işçiden mal kaçırıyor. Karakol ve savcılık yardımcı olmuyor. Sesimizi hiç kimseye duyuramadık. Bu kadar kolay olmamalı. Adam malı kaçırıyor ama kimse bir şey yapmıyor” dedi.

    “DİRENİŞTE SADECE EKMEK YENDİ”

    Fabrikanın mallarını almak için önce 4 tır geldiğini ardından bu tırların sayısının 20’ye yükseldiğini söyleyen Erol, işçilerin fabrika önünde günlerdir eylem yaptıklarını belirtti. 5 aydır maaş alamayan işçilerin bazılarının bankalarla hacizlik olduğunu, bazılarınınsa çocuklarını bile okula gönderemediklerini ekleyen Erol, “Dün işçi arkadaşlardan birinden 50 lira alındı ve dünkü direnişte sadece ekmek yendi” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL