Etiket: faiz

  • KESK’liler bordrolarını yaktı: 85 milyonluk nüfusun 51 milyonu açlık sınırı altında!

    KESK’liler bordrolarını yaktı: 85 milyonluk nüfusun 51 milyonu açlık sınırı altında!

    PİRHA – KESK Şubeler Platformu, yaşanan ekonomik krize dikkat çekerek bordro yakma eylemi yaptı. “Enflasyonu düşürmek için tasarrufu arttırmamız şart” denilen açıklamada, “Lüks saray harcamalarından vazgeçmediler ama yüzbinlerce öğrencinin 1 öğün ücretsiz yemeğini kestiler” ifadesi kullanıldı. Açıklamada ayrıca, 85 milyonluk nüfusun 51 milyonunun açlık sınırı altında yaşadığına işaret edildi. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tüm illerde maaş bordolarını yaktı. KESK Şubeler Platformu’nun Ankara’da yapılan eyleminde 2 Aralık’ta İstanbul ve Diyarbakır’da yapılacak mitinge de çağrıda bulunuldu.

    KESK Ankara Dönem Sözcüsü İbrahim Kara, emeği ile geçinen kesimlerin her geçen gün daha fazla yoksullaştığını ifade ederek, “Ülkeyi yönetenler ise yıllardır anlattıkları masallara yenilerini eklemeye devam ediyor” dedi.

    “NÜFUSUN 51 MİLYONU AÇLIK SINIRI ALTINDA”

    İbrahim Kara, açıklamasında işsizlerin sayısının 9 milyona ulaştığının ise altını çizdi. Her 5 gençten birinin işsiz olduğuna işaret eden Kara şu açıklamayı yaptı:

    Ülkeyi OECD ülkeleri içinde resmi enflasyonu en yüksek ülke durumuna getirdiler. Bugün enflasyon sırlamasında bizden sonra gelen ülkeyi tam (Macaristan) beşe katlıyoruz. Tüm dünyada gıda enflasyonu düşerken bizde artmaya devam ediyor.

    Çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek hayat pahalılığı TÜİK enflasyonunu katlıyor. Öyle ki bir bardak çay 10 TL, bir simit 10 TL. Dört kişilik bir aile üç öğün kişi başına bir çay bir simit tüketse bile aylık 7 bin 200 TL ediyor.

    Açlık sınırı 16 bin TL’ye, yoksulluk sınırı 49 bin TL’ye dayandı. 85 milyonluk nüfusun 51 milyonu açlık sınırı, 32 milyonu ise yoksulluk sınırı altında bir yaşam savaşı veriyor. Çünkü ülkede emeklilerin yarısı en düşük aylık olan 7 bin 500 TL’ye, çalışanların yarısı ise 11 bin 402 TL’lik asgari ücrete mahkûm edilmiş durumda.

    4 kişilik bir ailede tüm fertler asgari ücretle çalışsa bile yoksulluk sınırına ulaşamıyor. Ortalama kamu emekçisi maaşı ise “ilave seyyanen ödenek” oyununa rağmen ancak yoksulluk sınırının yarısına ulaşıyor. En düşük ev kirası bile asgari ücreti aşıyor. Dolayısıyla aldığımız ücretle-maaşla ayın sonunu getiremiyoruz. En temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için borçlanıyoruz. Bu yüzden halkın kredi kartı borçları geçen yıla göre iki buçuk kat arttı. Bugün her 100 kişiden 12’si borcunu ödeyemediği için yasal takipte.

    “EĞİTİME AYRILAN BÜTÇE TARİKATLARA, CEMAATLERE AKTARILACAK”

    Tüm bunlar ortadayken iktidar hala “İşçiyi, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik. Yeni bir ekonomik modele geçtik. 2023 için vaat ettiğimiz hedeflere 30 yıl sonra ulaşacağız” diyerek hepimizle dalga geçiyor.

    KDV’yi ÖTV’yi, harçları, tüm kredilerin faiz oranlarını fahiş oranlarda arttırdılar.

    • Motorlu Taşıtlar Vergisini (MTV) iki kez aldılar. Ardından 1 Trilyon 120 milyarlık ek bütçenin de tüm yükünü vergilerle yine bize yıktılar.

    “Enflasyonu düşürmek için tüketimi kısmamız, tasarrufu arttırmamız şart” dediler. Ama ne uçaklarından, makam arabalarından ne de lüks saray harcamalarından, üç dört yerden aldıkları maaşlarından vazgeçmediler. Ama okul öncesi eğitimdeki yüzbinlerce öğrencinin 1 öğün ücretsiz yemeğini bile kestiler.

    İşte TBMM’de görüşülen bütçe kanun teklifi iktidarın “yeni” dediği ekonomik modelin bugün boğamıza sarılmaya çalışan elidir.

    Kısacası halk, çalışanlar vergi yükü altında ezilirken koca koca holdingler, şirketler, firmalar çalıştırdıkları asgari ücretli kadar dahi vergi ödemeyecek.

    Peki büyük bölümü bize yıkılan bu vergiler nereye, kimlere harcanacak?

    Toplanacak her 100 TL verginin:

    – 17 TL’si iktidarın yurt dışından ve içinden aldığı borçların sadece faiz ödemesine,

    –  6 TL’si savunma ve güvenlik harcamalarına,

    – 5 TL’si “teşvik” olarak büyük patronlara, sermayeye

    – 3 TL’si hizmet alsak da almasak da müşteri garantili şehir hastanelerine, yol, köprü, havaalanı, tünel inşaatı müteahhitlerine gidecek.

    Üstelik eğitime ayrılan bütçenin bir bölümü ÇEDES gibi projelerle tarikatlara, cemaatlere, hısım akraba çevresinin kurduğu vakıflara, Diyanete aktarılacak.

    KESK olarak iktidarın kendi eliyle yarattığı enkazın tüm faturasını emekçilere, halka yıkmak istediği bu bütçeyi kabul etmiyoruz.

    %1’in çıkarı için %99’u yok sayan adaletsizliğe, haksızlığa karşı çaresiz değiliz. 2 Aralık Cumartesi günü İstanbul ve Diyarbakır’da hayata geçireceğimiz mitinglerle emeğimize, ekmeğimize, geleceğimize, bütçe hakkımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz.

    Yıllardır yoksulluk, işsizlik ve yağma düzenin çarkları arasında öğütülen herkesi emekten yana demokratik halk bütçesi için omuza omuza vermeye mücadeleyi birlikte büyütmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • KESK’ten TÜİK’e çağrı: Gerçek enflasyon rakamlarını açıkla-VİDEO

    KESK’ten TÜİK’e çağrı: Gerçek enflasyon rakamlarını açıkla-VİDEO

    PİRHA- KESK Malatya Şubeler Platformu adına yapılan açıklamada, TÜİK’in gerçek enflasyon rakamlarını açıklaması çağrısında bulunulurken, “Bizlere 19. Yüzyıl kölelik koşullarını, yoksulluğu sefaleti dayatanlara karşı emeğin birleşik mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz” denildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), birçok kentte yaptığı eylemlerle Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) gerçeği yansıtmayan enflasyon oranlarına vurgu yaparak, kamu emekçilerinin maaşlarına zam yapılmasını istedi.

    KESK Malatya Şubeler Platformu da, Eğitim-Sen Malatya Şubesi’nde basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamada, “Gittikçe ağırlaşan koşullarda sadece 6 milyon kamu emekçisi ve emeklisi olarak bizler değil, adeta tüm ülke “Geçinemiyoruz!” diye feryat ediyor” ifadelerine yer verildi.

    İktidarın ısrarla sürdürdüğü yanlış ekonomi politikalarının sorumluluğunu almadığına dikkat çekilen açıklamada, “Bizi “batırırsınız ha” diye korkuttukları gemi yıllardır bizim emeğimizle, alın terimizle, yol alıyor. Ancak onlar bu düzen hep böyle devam etsin istiyorlar. %1’lik asalak takım geminin lüks kameralarında keyif sürsün, %99 olarak bizim payımıza hep kazan dairesi düşsün istiyorlar” denildi.

    “KÖLELİK KOŞULLARINI DAYATANLARA KARŞI EMEĞİN BİRLEŞİK MÜCADELESİNİ YÜKSELTELİM”

    Emekçilerin, sendikaların, halkın bütçeye katılma hakkı önündeki engeller kaldırılması çağrısının yapıldığı açıklamada, şunlara yer verildi:

    “2023 bütçesi hazırlıklarına başlanacak olan önümüzdeki Ekim ayında toplu sözleşme masası kurulmalıdır. En düşük kamu emekçisinin geliri maaşında ve eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalıdır.

    KESK olarak buradan bir kez daha başta kamu emekçileri olmak üzere tüm emekçileri, işçileri, asgari ücretlileri “İnsanca Bir Yaşam, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Ücret” için bir araya gelmeye,

    Bizlere 19. Yüzyıl kölelik koşullarını, yoksulluğu sefaleti dayatanlara karşı emeğin birleşik mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz.”

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • Merkez Bankası’nın ‘faiz’i düşürmesinin ardından dolar ve euro fırladı

    Merkez Bankası’nın ‘faiz’i düşürmesinin ardından dolar ve euro fırladı

    Merkez Bankası yüzde 18 olan politika faizini yüzde 16’ya düşürmesinin ardından dolar ve euro yükseldi.

    TCMB’nin Eylül ayının ilk günlerinde gerçekleşen yatırımcı toplantısında çekirdek enflasyona yönleneceğini ve faiz indirimlerinin yakın olduğu yönündeki sinyalleri ile TL’de başlayan değer kaybı faiz kararıyla devam etti.

    Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimlerine bu hafta da devam etmesiyle birlikte dolar/TL 9.47 TL, euro ise 11.01 TL’ye fırladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Enflasyon, faizi aştı

    Enflasyon, faizi aştı

    TÜİK’in açıkladığı ağustos ayı verilerine göre enflasyon yıllık yüzde 19,25’i buldu. Gıda enflasyonu ise yüzde 29 ile son 28 ayın zirvesine çıktı.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ağustos ayı enflasyon verilerini açıkladı. Enflasyon, ağustos ayında yıllık yüzde 19,25 oldu. Enflasyon, Merkez Bankası’nın belirlediği yüzde 19’luk politika faizi oranını geçmiş oldu.

    Buna göre TÜFE’de 2019 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,12, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,65, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,25 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 15,78 artış gerçekleşti.

    GIDA VE İÇECEK ENFLASYONU YÜZDE 29

    Yıllık en düşük artış %1,79 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, %4,79 ile haberleşme, %7,47 ile giyim ve ayakkabı ve %10,75 ile eğitim oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, %29,00 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %22,91 ile ev eşyası ve %21,76 ile ulaştırma oldu.

    Böylelikle yıllık gıda enflasyonunda 2019 Nisan ayından bu yana en yüksek artış görüldü.

    Aylık düşüş gösteren ana gruplar %3,08 ile giyim ve ayakkabı ve %0,77 ile ulaştırma oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Ağustos ayında en az artış gösteren diğer ana gruplar %0,18 ile alkollü içecekler ve tütün, %0,31 ile sağlık ve %0,58 ile eğitim oldu. Buna karşılık, 2021 yılı Ağustos ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, %3,18 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %2,27 ile lokanta ve oteller ve %1,38 ile ev eşyası oldu.

    ÜFE YILLIK YÜZDE 45,52’Yİ BULDU

    Üretici fiyatlarında yükseliş ivmesinin Ağustos’ta devam ettiği izlendi. Buna göre yurtiçi üretici fiyat endeksi Ağustos’ta bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45,52 artış kaydetti.

    Üretici fiyatları bir önceki aya göre ise yüzde 2,77 yükseldi.

    Üretici-tüketici fiyat endekslerinde kaydedilen yıllık artış arasındaki makas da 26,3 puanla Ağustos ayında rekor tazeledi. Söz konusu makas, uzmanlar tarafından zamların habercisi olarak yorumlanıyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Merkez Bankası faiz artırdı

    Merkez Bankası faiz artırdı

    Merkez Bankası, 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranını 475 baz puan artırdığını açıkladı.

    Merkez Bankası (TCMB), yüzde 10,25’te tutulan politika faizini yüzde 15’e yükseltme kararı aldı. Buna göre, 1 hafta vadeli repo ihale faiz oranı 475 baz puan artırıldı.

    Analistler ve iktisatçılar da Merkez Bankası’nın faizi 475 baz puan artırmasını bekliyordu.

    Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı bugün yapıldı. Toplantının ardından şu açıklama yapıldı:

    ”Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 10,25’ten yüzde 15’e yükseltilmesine; tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar vermiştir.

    “BELİRSİZLİKLER YÜKSELDİ”

    Küresel ekonomi üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma göstermiştir. Ancak, son dönemde artış gösteren Covid-19 vakaları nedeniyle önümüzdeki dönemde küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler yükselmiştir.

    İktisadi faaliyette toparlanma devam etmektedir. Artan vaka sayıları nedeniyle getirilen kısmi kısıtlamalar, başta hizmetler sektörü olmak üzere iktisadi faaliyetin kısa vadeli görünümüne dair belirsizlikleri artırmaktadır.

    Diğer yandan, salgın döneminde sağlanan güçlü kredi ivmesinin gecikmeli etkileriyle artan iç talep, ithalat kanalıyla cari işlemler dengesini olumsuz etkilemektedir.

    Türk lirasındaki değer kaybının gecikmeli etkileri, uluslararası gıda fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma enflasyon görünümünü olumsuz etkilemektedir. Kasım ayına ilişkin takip edilen veriler, enflasyonda yakın dönemdeki döviz kuru oynaklığı kaynaklı bir yükselişe işaret etmekle birlikte, para politikasındaki kararlı duruşla beraber bu artışın geçici olacağı değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda Kurul, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, net ve güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir.

    “ENFLASYON DÜŞENE KADAR DEVAM EDİLECEK”

    Önümüzdeki dönemde parasal duruşun sıkılığı, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürülecektir.

    Düşük enflasyon ortamının kalıcı olarak tesisinin, ülke risk primlerinin düşmesi, dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla, makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir.

    Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama ve sürdürme temel amacına enflasyon hedeflemesi rejiminin gerektirdiği şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerini uygulayarak ulaşacaktır. Bu ilkeler ışığında, Merkez Bankası fonlaması temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılacak ve bu faiz oranı parasal duruş için tek gösterge niteliğinde olacaktır.”

  • Türk Lirası’nın değer kaybı devam ediyor

    Türk Lirası’nın değer kaybı devam ediyor

    PİRHA-Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değer kaybı devam ediyor. Haftanın ilk işlem gününde dolar kuru 7,83’ü, euro 9,10’u, pound ise ilk kez 10 seviyesini aştı.

    Merkez Bankası (MB) uzun bir aradan sonra faiz arttırımına gitti ve politika faizini 8.25’ten 10.25’e çıkardı. Merkez Bankası’nın kararı sonrası döviz kurunda düşüş gözlense de Dolar ve Euro, TL karşısında yeniden değer kazanmaya başladı.

    Doların küresel piyasalarda güçlenmesi ve jeopolitik gelişmelerle yükselen dövizler yeni güne de yüksek düzeylerde başladı. Dolar en düşük 7,7776 lira ve en yüksek 7.8331 lirayı gördükten sonra, 7,81-7,82 lira aralığında hareket ediyor. 9,14 lirayı gören euro ise 9,12’nin üzerinde işlem görüyor. Dün tarihi yükselişini yaparak 10 liranın üzerine çıkan sterlin ise 10,05 lira dolayında hareket ediyor.

    Dün yaşanan hızlı yükselişlerle dikkat çeken döviz kurlarında bugün de hafif yukarı yönlü seyir dikkat çekiyor. Piyasaların gözü bugün Bakan Berat Albayrak tarafından açıklanacak olan Yeni Ekonomik Program’ın piyasaları nasıl etkileyeceği merak ediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Merkez Bankası’ndan dolar hamlesi

    Merkez Bankası’ndan dolar hamlesi

    Türk Lirası’nın değer kaybı devam ederken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) ‘finansal istikrarın desteklenmesi ve piyasaların etkin işleyişinin sürdürülmesi amaçlarıyla’ bazı tedbirler alındığı açıklandı.

    Merkez Bankası’nın açıklamasında “Bankaların ihtiyaç duyduğu tüm likidite karşılanacak” dedi. Piyasalar açılmadan 2. bir açıklama yapan Merkez Bankası, yabancı para zorunlu karşılıklarda 400 baz puan indirime gitti. Merkez, Türk Lirası zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 250 baz puan indirim yaptı.

    Merkez Bankası’nın ilk yaptığı açıklamada alınan tedbirler şöyle sıralandı:

    I. Türk lirası likidite yönetimi:

    1) Merkez Bankası tarafından gün içi ve gecelik vadedeki hazır imkânlar çerçevesinde bankalara ihtiyaç duydukları tüm likidite sağlanacaktır.

    2) Türk lirası işlemler karşılığında alınan teminatların iskonto oranları tür ve vadelerine göre güncellenerek bankalara teminat yönetiminde esneklik tanınacaktır. Söz konusu düzenleme ile bankaların mevcut serbest teminatlarının iskonto edilmiş değerinde yaklaşık 3,8 milyar TL tutarında artış olması öngörülmektedir.

    3) Bankaların Türk lirası işlemleri için kullanabilecekleri teminat döviz depo limitleri 7,2 milyar Euro seviyesinden 20 milyar Euro’ya çıkarılmıştır.

    4) 2018 Yılı Para ve Kur Politikası metninde yer aldığı üzere, temel fonlama aracı olan 1 hafta vadeli repo ihalelerine ilave olarak ihtiyaç duyulan günlerde geleneksel yöntemle 91 güne kadar vadeli repo veya depo satım ihalesi açılabilecektir.

    5) Bankacılık sistemi fonlama ihtiyacının yüksek olduğu günlerde vadeleri 6 – 10 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo ihalesi açılabilecektir.

    6) Bankaların teminat yönetimine esneklik kazandırılması amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalelerinde kazanan tekliflerin bir bölümünün veya tamamının, bankalar tarafından talep edilmesi halinde repo işlemi yerine aynı faiz oranı ve vade ile Bankalararası Para Piyasasında depo işlemi olarak sonuçlandırılmasına imkân tanınacaktır.

    II. Döviz likidite yönetimi:

    1) Bankalar bir hafta vadeye ek olarak bir ay vadeyle de döviz depo imkânından yararlanabileceklerdir.

    2) Merkez Bankası döviz depo piyasasındaki aracılık faaliyetlerine yeniden başlayacaktır. Bu çerçevede, Döviz ve Efektif Piyasaları Uygulama Talimatı ile belirlenen kurallar doğrultusunda döviz depo piyasasında bankalar Merkez Bankası aracılığı ile birbirlerinden borç alıp verebileceklerdir.

    3) Bankaların döviz deposu almak üzere de kullanabilecekleri yaklaşık 50 milyar ABD doları seviyesindeki mevcut limitleri gerektiğinde artırılabilecek ve kullanım şartlarında iyileştirmeye gidilebilecektir.

    4) Bankalar Döviz ve Efektif Piyasalarında kendilerine tanınan limitler dahilinde döviz karşılığı efektif işlemleri yoluyla Merkez Bankasından efektif temin edebileceklerdir.

    Piyasa derinliği ve fiyat oluşumları yakından takip edilecektir. Gerekli görülmesi halinde, finansal istikrarı korumaya yönelik ihtiyaç duyulacak tüm önlemler alınacaktır.

    Merkez Bankası’nın 2. açıklama şöyle:

    “Finansal piyasaların etkin işleyişinin desteklenmesi ve bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlanması amacıyla;

    Türk lirası zorunlu karşılık oranları tüm vade dilimlerinde 250 baz puan indirilmiştir.

    Yabancı para diğer yükümlülükler için aşağıdaki vadelerde zorunlu karşılık oranları 400 baz puan indirilmiştir.

    Yabancı para yükümlülükler için azami ortalama tesis imkanı yüzde 8’e çıkarılmıştır.

    Rezerv Opsiyonu Mekanizması kapsamında Türk lirası yükümlülükler karşılığında ABD dolarının yanısıra euro cinsinden de zorunlu karşılık tesis edilebilecektir.

    Değişiklik ile finansal sisteme yaklaşık 10 milyar TL ve 6 milyar ABD doları ile 3 milyar ABD doları tutarında altın cinsinden likidite sağlanmış olacaktır.”

    “MB, piyasaya güven verdi”

    Dünya gazetesinin aktardığına göre analistler Merkez Bankası’nın bu hamlelerini “MB olası bir panik halinde ve likidite ihtiyacı duyulduğu anda; ‘gerek euro gerek dolar gerekse Türk Lirası’nda bankaların ihtiyaç duyduğu tüm parayı karşılayacağım.’ diyor. ‘Ben parayı sizin hizmetinize sunacağım.’ diyerek piyasalara güvence verdi” şeklinde yorumladı.

    MB’NİN DÖVİZ REZERVİ NE KADAR?

    9 Ağustos’ta yapılan çıklamaya göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) toplam rezervleri, geçen hafta 2 milyar 307 milyon dolar artarak 102 milyar 919 milyon dolara yükseldi.

    TCMB Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre, 3 Ağustos ile biten haftada, Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 2 milyar 463 milyon dolar artışla 80 milyar 793 milyon dolar olarak gerçekleşti. Brüt döviz rezervleri, 27 Temmuz ile biten haftada 78 milyar 330 milyon dolar seviyesindeydi.

    Söz konusu dönemde altın rezervleri, 156 milyon dolar düşüşle 22 milyar 282 milyon dolardan 22 milyar 126 milyon dolara indi.

    Böylece Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, geçen hafta bir önceki haftaya kıyasla 2 milyar 307 milyon dolar yükselerek 100 milyar 612 milyon dolardan 102 milyar 919 milyon dolara ulaştı.