Etiket: faşist saldırılar

  • Maraş Alevi Pogromu’nun 46. yılı; gerçek failler yargılanmadı, dosya KKK’de

    Maraş Alevi Pogromu’nun 46. yılı; gerçek failler yargılanmadı, dosya KKK’de

    PİRHA- Maraş Alevi Pogromu’nun üzerinden 46 yıl geçti. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde Alevinin yaralandığı kırımda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın işyeri faşistler tarafından yakıldı, yağmalandı. Katliamın gerçek failleri ortaya çıkarılmadı. 

    Maraş’taki gerici-faşist grupların 19 Aralık 1978’de Çiçek Sineması’na yerleştirdiği bir bomba katliama/pogroma giden sürecin başlamasına neden oldu.

    Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup faşist, “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” ve “Müslüman Türkiye” sloganlarıyla azgın kalabalığı Cumhuriyet Halk Partisi ve TÖB-DER binalarına saldırttı.

    Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Maraş Şube Başkanı Mehmet Leblebici ve 2. Başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatlarıyla bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger, Ankara’ya ÜGD’ye telefon ederek “yardım” talebinde bulundu.

    Ertesi gün Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalandı.

    21 Aralık’ta iki Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) üyesi öğretmenler öldürüldü.

    22 Aralık’ta faşistler bu iki öğretmenin cenazesini taşıyanlara “Komünistlerin, Alevilerin cenaze namazı kılınmaz” diyerek saldırdı.

    Bağlarbaşı Cami İmamı Mustafa Yıldız, cuma vaazında şu cümleleri sarf etti:

    “Oruç tutmak namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer Hacca gitmiş gibi sevap kazanır; bütün din kardeşlerimiz hükümete ve komünistlere, dinsizlere karşı ayaklanmalıdır; çevremizde bulunan Alevileri ve CHP’li Sünni imansızları temizleyeceğiz.”

    Kalabalık dağılıp cenazeler ortada kalırken; güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşmayan saldırgan kalabalık, kent çarşısına yürüyerek Alevilere ve CHP’lilere ait işyerlerini tahrip etti. Saldırılarda 3 kişi öldürüldü.

    22 Aralık gecesi faşistler, Sünni mahallelerinde Alevilerin silahlı saldırı yapacağı iddiasıyla yalan propagandaya girişti.

    23 Aralık’ta Maraş’taki olaylar solculara ve Alevilere dönük bir kıyama dönüştü.

    BELEDİYE HOPARLÖRÜNDEN KATLİAM ÇAĞRISI

    23 Aralık sabahına Maraşlılar belediye hoparlöründen yapılan şu anonslarla uyandılar:

    “Alevi komünistler suya zehir kattılar, Aleviler Yörük Selim Mahallesi’nde din kardeşlerimizi katlediyor, yetişin ey Ümmet-i Muhammet, Allah’ını seven Müslümanlar Alevilere karşı din kardeşlerinin yardımına koşsun.”

    Bu anonslar katliamın/pogromun çağrısıydı. Aralıksız dört gün süren katliamda saldırganlar önceden işaretledikleri Alevi evlerine baltalar, satırlar, sopalar ve ateşli silahlarla saldırıya geçti. Yaşlı, genç, çocuk demeden toplu kıyıma başlandı. Hamile kadınların karınları deşildi. Kadınlar, eşleri ve çocuklarının gözleri önünde tecavüze uğradı. Katliam olurken güvenlik güçleri ortada yoktu.

    24 Aralık’ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ancak kentte hiçbir güvenlik gücü yoktu. Bu koşullarda 24 Aralık günü, faşistlerin çevre köy ve ilçelerden getirdiği silahlı grupların takviyesiyle, kıyım insanlık dışı boyutlar kazandı.

    RESMİ AÇIKLAMAYA GÖRE 111 KİŞİ KATLEDİLDİ; SORUMLULAR HALA YARGILANMADI!

    25 Aralık akşamı tamamen yatışan saldırılarda, resmen saptanabilen resmi olarak katledilen insan sayısı 111’di. Katliamın ardından, binlerce Alevi Maraş’ı kaçarcasına terk etti. 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı.

    Hükümet aylarca direndiği sıkıyönetimi ilan etmek zorunda kaldı. Maraş Katliamı davası 1991 yılına kadar sürdü. Davanın 1 No’lu sanığı sonradan Şendiller soyadını alan ve milletvekili olan Ökkeş Kenger’di. Mahkum olanlar yıllar süren yargılamadan sonra indirimlerden yararlandı ve serbest kaldılar.

    KATLİAMDA MİT’İN PARMAĞI

    Olayların yaşandığı tarihte iktidarda bulunan CHP’nin Genel Başkanı ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in arşivinde yer alan ve katliamdan sonra kendisine yakın kaynakların ulaştırdığı rapor, Maraş Katliamı’nda MİT’in parmağı olduğunu gösteriyordu. Ecevit’in arşivindeki 3 Ocak 1979 tarihli raporda, MHP-MİT ilişkileri ve Maraş Katliamı ile ilgili şu ayrıntılar yer alıyor:

    “CHP iktidarı devraldıktan sonra vuku bulan büyük olaylar (Malatya, Sivas ve Maraş) çıkacağına dair 1-2 ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve mal kaybına sebebiyet vermişlerdir. Önceden haber vermek bir tarafa, olayın yaratılmasında en etkin rolü oynamışlardır. Nitekim Maraş olayı MİT’ten…. müşterek planlamaları ile çıkartılmıştır. Türkeş, oraya ….’in tavassutuyla ….’u tayin ettirerek Güney bölgesini ele geçirmiş ve Maraş olaylarını tertip ettirmiştir, MİT olayın içinde olmasaydı Maraş’tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi.”

    Katliamdan bir ay sonra yazılan MİT raporunda; ülkücülerin, solcularla onları destekleyen Alevilere ‘bir ders vermeye’ karar verdiği bildirildi.

    Raporda kararın, MHP il örgütü yöneticileriyle Ülkücü Gençlik Derneği üyeleri ve derneğin bir genel merkez yöneticisinin katıldığı toplantıda alındığı belirtildi. Başka bir MİT belgesinde ise bir sinemaya bomba atılması olayını ÜGD üyesi Ökkeş Kenger’in (Şendiller) düzenlediği, patlamanın ardından da solcular tarafından yapıldığı söylentisi yayıldığı raporda yer aldı. MİT, askeri de günlerce harekete geçmemekle suçladı.

    Maraş Pogromu’nu başlatan Çiçek Sineması’na bomba atılması olayının faili ve sonradan açılan davanın bir numaralı sanığı Ökkeş Şendiller ise devlet televizyonu TRT’nin 12 Eylül’ü konu alan “Şahların Labirenti” adlı belgeselinin Maraş Katliamı’ndan bahsedilen bölümüne, dönemin ülkü ocakları başkanı, BBP’nin helikopter kazasında ölen Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte katılmış ve ikisi de ‘tanık’ olarak adlandırılmıştı. İkili, Maraş Katliamı’nı, ‘aralarında Hrant Dink’in de bulunduğu “komünist militanların” gerçekleştirdiğini’ iddia etme cüreti sergileyebilmişlerdi.

    MARAŞ DOSYALARI KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NDA, AVUKATA VERİLMİYOR

    Maraş Alevi Katliamı/Pogromu dosyası sessizce kapatıldı. Maraş Katliamı dava dosyasının müdafi sıfatıyla inceleme talebi Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ‘devlet sırrı’ gerekçesiyle reddediliyor.

    Maraş Pogromu sonrasında binlerce Alevi yurttaş yurt içine ve yurt dışına göç etmek zorunda kaldı.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > KKK vermiyor; Maraş Katliamı dosyaları için bugün Aleviler mahkemedeydi-VİDEO

    > Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın gizlediği ‘Maraş Katliamı dosyaları’ Meclis gündeminde!

  • Maraş’ta faşist saldırılarda katledilen Aleviler anıldı; yüzleşme çağrısı yapıldı- VİDEO

    Maraş’ta faşist saldırılarda katledilen Aleviler anıldı; yüzleşme çağrısı yapıldı- VİDEO

    PİRHA- Alevi kurum başkanları, Maraş Katliamı’nın 45’inci yılında katliamın yapıldığı Yörükselim Mahallesi’nde açıklama yaptı. Devletin Maraş Katliamıyla yüzleşmesi için çağrı yapan Aleviler, “Bu katliam da tıpkı diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiştir. Aradan geçen bunca zamana karşın hiçbir şey değişmemiştir” dedi. 

    Maraş Katliamı’nın 45’inci yılında Alevi kurumları öncülüğünde Aleviler, katliamı lanetlemek için Maraş Yörükselim Mahallesi’nde toplandı.

    Maraş Valiliği’nin hemen her yıl ‘Kamu düzeni’ gerekçesiyle getirdiği yasağa rağmen toplanan yurttaşlar, katliamın gerçekleştiği Yörükselim Mahallesi’nden Erenler Cemevi’ne yürüyüş yaptı. Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankartın taşındığı yürüyüşte sık sık “Maraş’ı unutma unutturma”, “Aleviler vardır, Alevilik haktır”, “Maraş’ın hesabı sorulacak” sloganları atıldı.

    Yürüyüşün ardından Erenler Cemevinde yapılan anmada ülkücüler tarafından katledilen Aleviler için saygı duruşunda bulunuldu. Anmanın açılış gülbengini, Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı/Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz okudu.

    “45 YIL ÖNCE ALEVİLERE KARŞI İNSANLIK SUÇU İŞLENDİ”

    Alevi kurumları adına ortak açıklamayı okuyan Erenler Cemevi Başkanı Müslüm İbili, Alevilere karşı insanlık suçu işlendiğine vurgu yaparak, şu ifadelere yer verdi:

    “Bu katliam da tıpkı diğer Alevi katliamları gibi devletin gözetiminde gerçekleşmiş, şehirdeki kolluk kuvvetleri herhangi bir müdahalede bulunmayarak katliama ortak olmuştur. Maraş’ta yaşlı, genç, çocuk yüzlerce insan sadece Alevi oldukları için hunharca katledildi. Evler yakılırken canını kurtarmaya çalışan insanlar baltalarla öldürüldü.

    Aradan geçen bunca zamana karşın hiçbir şey değişmemiş, tam tersi bu 45 yılın 21 yılında iktidar olan AKP de Alevi düşmanlığının odağı haline gelmiştir. Bugün ülkede bir tek bakan Alevi değilken, ordu komutanı yokken Alevi güzellemesi yapılması tam da AKP pişkinliği ve yüzsüzlüğüdür. Tarih boyunca Alevileri katledenler, bugün dedelere maaş, cemevlerine ise “kültür merkezi” gömleğini giydirerek Alevileri katletme ve asimile etme peşindeler. Bu vesileyle belirtelim ki, devletten maaş alan ya da alacak olan dedeler, Kerbela’da Ali Askeri, Maraş’ta Ali Traş’ı, Madımakta Koray Kaya’yı katledenlerle el sıkışmış sayılacaktır.

    “FAŞİZM İKTİDARINI KORUMAK İÇİN HER DÖNEM ALEVİLERİ HEDEF ALDI”

    Faşizm, iktidarını korumak için her dönemde Alevileri hedef almıştır. Çünkü tekçi, ırkçı ve siyasal İslamcıların korkulu rüyası 73 millete bir nazarla bakan Alevilerdir. Bu bağlamda Malatya, Maraş ve  Çorum’da Alevi katliamları yaparak 12 Eylül faşist darbesini gerçekleştirmiştir. Biz Aleviler, her türden tekçiliğe ve ırkçılığa karşı 73 millete bir nazarla bakmaya devam edeceğiz. Başta Alevi katliamları olmak üzere hiçbir katliamı unutmadık, unutturmayacağız.”

    “KATİLLERİ KORUYAN BİR ZİHNİYETLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan da, konuşmasına katliamda yaşamını yitirenleri anarak başladı. 45 yıl geçmesine rağmen Maraş Katliamı’nın faillerinin yargılanmadığına dikkat çeken Aslan, “45 yıl önce bu topraklarda katliamı yaşatanlar bugün bu ülkede hala iktidarlarını sürdürmeye devam ediyorlar. Katilleri sürekli koruyan bir anlayışla karşı karşıyayız” dedi. Dinselleşen eğitime de değinen Aslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in tarikat ve cemaatlerle eğitim alanında işbirliği yapma konusundaki açıklamalarına işaret ederek, “Bugün bu ülkenin Milli Eğitim Bakanı, tarikatlarla iş birliği yapacağını Meclis’te söyleyip meydan okuyor. Laik, bilimsel eğitime meydan okuyan o bakanın koltukta oturmaması için cevap vermemiz gerekiyor. Eğitimin tümü medreselere dönüştü. Bilin ki 45 yıl önce Maraş’ta katliam yapanlarla aynı zihniyeti taşıyorlar” diye konuştu. Aslan sözlerini, barış ve örgütlenme çağrısıyla sonlandırdı.

    ERCAN GEÇMEZ: DEVLET KATLİAMLARLA YÜZLEŞMELİ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Türkiye’de çok sayıda katliamın yapıldığını ve devletin tüm bu katliamların üstünü örttüğünü belirtti.

    Alevi halkının en temel taleplerinden birinin katliamlarla yüzleşilmesi olduğunu söyleyen Geçmez, “Yaşanan tüm katliamlarla yüzleşmek gerekir. Anayasada böyle bir madde olsun. Bunları görmediğimiz sürece katliamlar, anmalar bitmeyecek. Birlikte yaşamak istiyorsak hepimizin çeşitliliğinin kıymetli olduğunu bilmeliyiz. Türkiye bir anmalar ülkesi noktasına geldi. Aleviler toplumsal yüzleşme talep ediyor” sözlerini kullandı.

    “BUNLARIN OYUNLARINA DİZ ÇÖKMEYECEĞİZ”

    Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, Maraş’ta yapılan katliam ve asimilasyonun uzantısının günümüzde devam ettiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Maraş’ta yapmak istediklerini yapamayanlar şimdi Alevilerin içine fesat koymaya çalışıyor. Alevi kurumlarını karşı karşıya getirmek için resmi devlet ideolojisi adım atmaya başladı. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, devletin Aleviler üzerindeki operasyondur. Ancak biz devletin Alevisi olmayacağız. Bunların oyunlarına diz çökmeyeceğiz.”

    “TÜRKİYE’DE KATLİAMLAR SİLSİLESİ YAŞANIYOR”

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Saliha Aydeniz ise Maraş Katliamı’nın Alevi ve Kürtlere yönelik bir soykırım olduğuna vurgu yaparak, “Maraş, Türkiye’deki katliamlar silsilesinin bir devamıdır. Koçgiri, Çorum, Maraş’tan sonraki katliamların hiçbiriyle yüzleşilmedi. Ancak burayı Alevisizleştirmek isteyenlere inat kendi topraklarımızda yaşamı yeniden inşa edelim. Bir araya gelerek, toplumsal örgütlülüğümüzü büyütelim” dedi.

    “GENELKURMAY ARŞİVLERİ AÇILMALI”

    CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç da, katliama ilişkin Genel Kurmay arşivlerinin açılmasını ve gerçek faillerin bulunmasını talep etti.

    “MARAŞ’TA İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLENDİ”

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise Maraş’ta insanlığa karşı suç işlendiğini kaydederek, “Devlet failleri ortaya çıkarmadı. Hatta faillerin bir kısmını alıp milletvekili yaptı. Bu zihniyet kendisine göre bir Alevi tarifi yapıp o çerçeve içerisine koymak istiyor. Buna karşı mücadele edip bütün sorunlarımızı demokrasi çerçevesinde çözmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından semah dönüldü, katliamda yaşamını yitiren Aleviler için karanfil bırakıldı.

    PİRHA/ MARAŞ