Etiket: fatma aslan

  • Cumartesi Anneleri: 33 yıldır soruyoruz, Yusuf Erişti nerede?-VİDEO

    Cumartesi Anneleri: 33 yıldır soruyoruz, Yusuf Erişti nerede?-VİDEO

    PİRHA-Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 990. haftasında gözaltındaki kayıpların akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Yapılan açıklamada, gözaltında kaybedilen Yusuf Erişti’nin akıbeti sorularak “Kaç yıl geçerse geçsin Yusuf Erişti ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” denildi.

    Cumartesi Anneleri, 1995 yılından bu yana gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geliyor.

    Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları, 990. haftada da abluka altında tutulan Galatasaray Meydanı’na gelerek kayıp yakınlarını aradı.

    “ADALETE ULAŞMA HAKKI İHLAL EDİLİYOR”

    İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu adına basın açıklamasını kayıp yakını Fatma Aslan okudu. Aslan‘ın okuduğu açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “990 haftadır gözaltında kaybedilen insanlarımızın akıbetlerini açığa çıkartacak, suçun fail ve sorumlularını tespit edecek etkin soruşturma ve kovuşturmalar yapılmasını talep ediyoruz. Ancak devlet, bu meşru talebimizi karşılamak yerine inkar ve cezasızlıkta ısrar ediyor. İktidarlar değişse de bu tutum hiç değişmiyor ve kayıp ailelerinin hakikate ve adalete ulaşma hakları ihlal edilmeye devam ediyor.

    “EMNİYET, ERİŞTİ’Yİ GÖZALTINA ALDIĞINI KABUL ETMEDİ”

    990. haftamızda Erişti Ailesi’nin 33 yıldır ihlal edilen hakikate ve adalete ulaşma haklarının sağlanmasını talep ediyoruz. 30 yaşındaki Tokat-Reşadiye doğumlu Yusuf Erişti, 12 Eylül döneminde 2 yıl hapishanede kalmış, hapisten çıktıktan sonra birkaç kez gözaltına alınmış ve işkence görmüştü. Yusuf Erişti, 14 Mart 1991 Perşembe sabahı arkadaşıyla buluşmaya gittiği Belgradkapı civarında Terörle Mücadele polisleri tarafından gözaltına alındı ve Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldü. Avukat Fethiye Pekşen, gözaltında tutulan Yusuf ile görüşmek için DGM’ye başvurarak, görüşme izni aldı. Ancak Emniyet Müdürlüğüne gittiğinde Yusuf’la görüştürülmedi. Bunun üzerine Pekşen, 29 Mart’ta polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusundan sonra emniyet verdiği cevapta “Yusuf Erişti’nin gözaltında olduğuna ilişkin bir kayda rastlanmamıştır” dedi.

    “YUSUF’A YOĞUN İŞKENCE YAPILDI”

    Ancak, aynı operasyon kapsamında gözaltına alınarak tutuklanıp İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderilen bazı kişiler, Yusuf Erişti’yi gözaltına alınırken ve emniyette sorgulanırken gördüklerini avukatlar aracılığıyla kamuoyuna açıkladılar. Yaptıkları açıklamada, Yusuf’a işkence yapan polislerin  “seni gözaltına aldığımızı kayıtlara geçirmedik, buradan ölün çıkar kimsenin haberi olmaz” dediklerini söyledi. Bir kişi de “Yusuf’a yoğun işkence yapıldı. Onu en son 17 Mart’ta komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüm” dedi. Ayrıca, 13 Mayıs 1991 tarihinde bir üniversite öğrencisi (C.Ç.)  Taksim’de 1 Mayıs’a katıldığı için gözaltına alındığını, sorguda polislerin kendisine “Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz. Kimsenin haberi olmaz” dediklerini açıkladı. Milletvekili Mahmut Alınak 25 Nisan 1991 tarihinde Başbakan Yıldırım Akbulut’un cevaplaması talebiyle verdiği soru önergesinde tanıkların ifadelerini aktararak Yusuf Erişti’nin akıbetini sordu. Önergeyi cevaplayan dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu “Yusuf Erişti gözaltına alınmamıştır. Önergede iddia edilen hususların gerçekle ilgisi yoktur” dedi.

    “FAİLLERİN CEZALANDIRILMASI TALEBİMİZİ TEKRARLIYORUZ”

    Baba Bekir Erişti, başta Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Yıldırım Akbulut olmak üzere bütün siyasi partilerin genel başkanlarına,  İstanbul Valiliği ve Cumhuriyet Savcılığı’na otuza yakın dilekçe ile başvurdu. Baba Erişti ve avukatları tarafından yetkililere sunulan dilekçeler ve suç duyurularına rağmen olayla ilgili herhangi bir soruşturma başlatılmadı. Yusuf’u kaybedenler cezasızlarla korundu.

    Gözaltında kaybedilişinin 33.yılında, Yusuf Erişti dosyasında maddi gerçeği açığa çıkartacak etkinlikte bir soruşturma-kovuşturma yapılması ve faillerin işledikleri ağır suçla orantılı olarak cezalandırması talebimizi bir kez daha tekrarlıyoruz. Kaç yıl geçerse geçsin Yusuf Erişti için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz”

    990. Hafta eylemi Galatasaray Meydanı’na karanfillerin bırakılmasının ardından son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevi kimliğimden dolayı sürgün edildim, haklarımı arayamadım’- VİDEO

    ‘Alevi kimliğimden dolayı sürgün edildim, haklarımı arayamadım’- VİDEO

    PİRHA- Alevilere yönelik asimilasyon, baskı ve ayrımcılık tüm hızıyla devam ediyor. Alevi kimliğinden dolayı meslek hayatında hak ihlaline uğradığını belirten Alevi yurttaş Fatma Aslan, “Alevi kimliğimden dolayı beni mesleğimden istifaya etmeye zorladılar. Yalnızdım, haklarımı arayamadım ama yılmadım” diye konuştu.

    HABERİN VİDEOSU

    Eğitimdeki gericileşmeden ev işaretlemelerine, baskın, gözaltı ve yasaklardan iş yeri mağduriyetlerine kadar Aleviler pek çok hak ihlali ile karşı karşıya kalıyor. Alevilere yönelik nefret söylemlerinin artarak devam ettiği görülüyor.

    Meslek hayatında yaşadığı ayrımcılığa dair PİRHA’ya konuşan Alevi yurttaş Fatma Aslan, İstanbul Bakırköy’de icra ettiği hemşirelik mesleğinden Alevi kimliğinden kaynaklı istifaya zorlandığını ve sürgün yaşadığını ifade etti. Aslan, tüm bu ayrımcılıklar karşısında haklarını arayamadığını ama yılmayarak mesleğine devam ettiğini belirtti.

    “ALEVİLER, DEĞİL SESİNİ DUYURMAK, KONUŞAMIYORDU”

    “Biz ezilen toplum olduğumuz için şimdiye kadar değil sesimizi duyurmak, konuşamıyorduk” diyen Aslan, Alevi toplumunun yaşanan sorunlar karşısında birleşmesi gerektiğine vurgu yaptı. Aslan, ülkenin kaderini kadınların değiştirebileceğinin altını çizerek, “Biz ezilen toplum olduğumuz için şimdiye kadar değil sesimizi duyurmak, konuşamıyorduk. Ama bu duruma gelene kadar çok yol katettik. Bizim en başta birbirimizi eleştirmeye değil, gerçekten birlik olmaya ihtiyacımız var. Sen şu bölgedensin, sen şu hemşehrisin, sen busun diyerek değil, bizim sadece Alevi kelimesinin altında birleşmemiz gerekiyor, bu şart. Bugünkü yaşam koşulları, siyasi düşünceler ve ülkenin kaderini erkekler değil sadece biz kadınlar değiştirir. Bu amaçla Alevi kimlikli kadınlar olarak bizim o çatının altında birleşmemiz gerekir. Ben bunu istiyorum, bunun olacağına da inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    BAKIRKÖY’DEN PENDİK’E SÜRGÜN EDİLDİ

    Aslan, Bakırköy’de çalıştığı hemşirelik mesleğinden Alevi kimliğinden kaynaklı Pendik’e sürgün edildiğini ve istifaya zorlandığına dikkat çekti. Yaşanan durum ile ilgili yetkililerle görüşen Aslan,  kendisine ‘Seni kimliğinden dolayı gönderiyoruz’ cevabının verildiğini söyledi.

    Çalıştığı kurumda yalnız olduğunu belirten Aslan, haklarını arayamadığını dile getirerek, “Ben hemşirelik mesleğinde Bakırköy’de, engellilerle çalışıyordum. Bir siyasi düşünce nedeniyle falan değil, sadece Alevi kimliğim nedeniyle Kaynarca Pendik’e gönderildim. Beni istifaya zorladılar ama ben istifa etmedim, sonuna kadar direneceğim dedim. Kaynarca’ya sürdüler ve ben Kaynarca’ya gittim. Aynı zamanda yetkili kişilere giderek, ‘ben bir anneyim, öğrenci velisiyim ve eşim. Ben gece işe çıkıyorum, benim can güvenliğim yok. Neden beni Kaynarca’ya gönderdiniz?’ dediğimde bana, ‘çalışmamdan memnunuz ama seni düşüncenden, seni kimliğinden dolayı gönderiyoruz’ dediler. Bunu bana açık ve net söylediler. Ben çalıştığım kurumda yalnızdım, haklarımı arayamadım ama yılmadım da. Ben istifa etmedim gittim çalıştım. Yani Alevilik kimliğinden dolayı başıma bunlar geldi” diye konuştu.

    PİRHA/ İSTANBUL