Etiket: fatma kırbayır

  • Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır’ın cenazesi Berfo Ana’nın yanına uğurlandı -VİDEO

    Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır’ın cenazesi Berfo Ana’nın yanına uğurlandı -VİDEO

    PİRHA- Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi/Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır, önceki gün hayatını kaybetti. Kırbayır’ın cenazesi kadınların omzunda İstanbul’dan Göle’ye uğurlandı. Cenazede konuşan hak savunucusu/Cumartesi İnsanı Sebla Arcan, “Çok üzgünüz ama söyleyeceğimiz şu: Rahat uyu Fatma, Cemil bize emanet. Berfo anneye ve diğer annelere söyle çocukları bize emanet” dedi.

    Ardahan’ın Okçu köyündeki evinden gözaltına alındıktan sonra kendisinden haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır İstanbul’da hayatını kaybetti. Annesi Berfo Kırbayır’dan adalet mücadelesini devralan Fatma Kırbayır da ağabeyinin akıbetini öğrenemeden yaşamını yitirdi.

    “RAHAT UYU FATMA, CEMİL BİZE EMANET”

    Cenazede konuşan hak savunucusu/Cumartesi İnsanı Sebla Arcan, “Hayatını kaybeden annelerimize, kardeşlerimize ne yazık ki Fatma da eklendi. Çok üzgünüz ama söyleyeceğimiz şu: Rahat uyu Fatma, Cemil bize emanet. Berfo anneye ve diğer annelere söyle çocukları bize emanet” dedi.

    “SENİ ÇOK ÖZLEYECEĞİZ FATMA ABLA”

    Kayıp yakını Maside Ocak ise şunları dile getirdi:

    “Fatma ablamızın ardından söylenecek çok söz var. Belki de o sözlerin hepsini tek bir cümlede toplarsak mücadelesi gibi, direngenliği gibi, arayışı gibi yüreğindeki koru da bize bıraktı. Biz Fatma ablamızın direngenliğini de yüreğini yakan koru da kuşanıp onunla birlikte yine meydanlarda olacağız. Seni çok özleyeceğiz Fatma abla!”

    Fatma Kırbayır’ın cenazesi, kadınların omzunda İçerenköy Gökyiğit Cami’nden memleketi Göle’ye uğurlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır, hayatını kaybetti

    Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır, hayatını kaybetti

    PİRHA-Evinden gözaltına alındıktan sonra haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır hayatını kaybetti.

    12 Eylül 1980 darbesinde Ardahan’ın Okçu köyündeki evinden gözaltına alındıktan sonra haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Cumartesi Annesi Fatma Kırbayır hayatını kaybetti. Fatma Kırbayır’ın annesi Berfo Kırbayır da oğlunun akıbetini öğrenemeden 2013 yılında hayatını kaybetmişti.

    “ÖLÜRSEM DEVLETE HAKKIMI HELAL ETMEYECEĞİM”

    Cumartesi Anneleri’nin 651’inci hafta eyleminde kardeşinin akıbetini soran Fatma Kırbayır, “Ben ölürsem bu devlete hakkımı helal etmeyeceğim. Bize göstermediniz bari öbür analar görsün. Kemiklerini bize verin” demişti.

    BERFO ANANIN YANINA DEFNEDİLECEK

    Cumartesi Anneleri, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, Fatma Kırbayır’ın cenazesinin 15 Mayıs Çarşamba öğle namazının ardından Göle’de toprağa verileceğini duyurdu.

    “ACIMIZ BÜYÜK”

    Cumartesi Anneleri’nin sanal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

    “12 Eylül kayıplarımızdan Cemil Kırbayır’ın kardeşi, mücadele arkadaşımız Fatma Kırbayır da, Berfo Annemiz gibi Cemil’den bir haber alamadan aramızdan ayrıldı. Acımız büyük. Fatma Kırbayır, 15.05.2024 günü Öğle namazının ardından, İçerenköy Gökyiğit Camisinden Berfo Annemizin yanına, Göle’ye uğurlanacak.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Cumartesi Anneleri 710’uncu haftada da abluka altında adalet talebini yineledi- VİDEO

    Cumartesi Anneleri 710’uncu haftada da abluka altında adalet talebini yineledi- VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri eylemlerinin 710. haftasında 24 yıl önce gözaltında kaybedilen Nazım Gülmez dosyasında hakikatin açığa çıkartılması talep etti. 

    Cumartesi Anneleri, 710’uncu hafta eylemlerinde de İnsan Hakları Derneği’nin bulunduğu Beyoğlu Çukurlu Çeşme Sokağı’nda bir araya geldi. Eyleme HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Oya Ersoy, CHP milletvekilleri Ali Şeker, İlhan Cihaner ve insan hakları savunucuları destek verdi.

    24 yıl önce gözaltında kaybedilen Nazım Gülmez için adalet istenen eylemde basın metnini Sebla Arcan okudu. “Anayasa’nın ve yasaların güvencesi altında olan düşüncelerimizi Galatasaray’dan başkalarına anlatabilme, yayabilme ve insanları düşüncelerimizin doğruluğunda ikna edebilme hakkımızı polis zoruyla engelliyor.” diyen Arcan, Nazım Gülmez dosyası ile ilgili şu bilgileri paylaştı:

    “SAVCILIKLAR OLAYIN AYDINLANMASI İÇİN GEREKEN ÇABAYI GÖSTERMEDİ”

    “61 yaşındaki 9 çocuk babası Nazım Gülmez Dersim/Hozat/ Taşıtlı köyünde yaşıyordu. Tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nazım Gülmez, çevresinde sevilen, sayılan biriydi. 14 Ekim 1994 tarihinde bölgede operasyon yapan Bolu Komando Tugayı’na bağlı askerler Taşıtlı Köyü’ne geldi. Askerler Nazım Gülmez’den arazide kendilerine kılavuzluk etmesini söyleyerek evinden alarak götürdü. Gülmez ile birlikte üç köylü daha götürüldü. Olaya muhtar ve bütün köylüler tanıklık etti. Askerlerin Gülmez ile birlikte aldığı üç kişi bir süre sonra serbest bırakıldı ve köye döndüler. Ancak Nazım Gülmez’den bir daha haber alınamadı.

    Askeri yetkililerin eşini soran Garip Gülmez’e cevabı; ‘Askerler Tunceli merkeze götürüp bırakmış’ oldu. Nazım’ın eşi Garip Gülmez’in ‘Okuma yazması olan, yol iz bilen biriydi, bırakılsaydı eve gelirdi’ itirazı karşılıksız kaldı. Gülmez Ailesi Hozat Savcılığına başvurdu. Dosya Hozat Savcılığı, Elazığ Askeri Savcılığı ve Malatya DGM Savcılığı arasında gidip geldi. Savcılıkların olayın aydınlanması için gereken çaba ve özeni göstermemesi nedeniyle dosyada herhangi bir ilerleme sağlanamadı.”

    Arcan, Nazım Gülmez’in akıbetinin açığa çıkartılmasını, sorumlu olanların belirlenmesini ve cezalandırılmasını sağlayacak nitelikte bir soruşturma başlatılması için savcıları göreve çağırdı.

    “SOYLU SENİN HİÇ KİMSEN ÖLMEDİ Mİ?”

    Açıklamanın ardından gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır söz aldı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Cumartesi Anneleri’ne kayıpları bulacağına dair verdiği sözü tutmadığını hatırlatan Kırbayır, Galatasaray Meydanı’nın kendilerine yasaklandığını haykırarak “Bizim işimiz sizinle değil katillerle. Biz kardeşlerimizi istiyoruz, kayıplarımız istiyoruz” dedi. Cemal Kaşıkçı’nın nasıl öldürüldüğünü dile getiren Kırbayır, “Cemal Kaşıkçı’yı da parça parça ettiler. Ben düşünüyorum acaba benim kardeşimi de mi böyle öldürdüler. Bir bacı için bu ne kadar acı bir durum” şeklinde ifade etti. Cumhurbaşkanına “Ağabeyim suçluysa onu öldürüp cenazesini bana versin” diye seslenen Kırbayır, Süleyman Soylu’ya ise şöyle seslendi: “Soylu senin hiç kimsen ölmedi mi. Ben gördükçe içim parçalanıyor. Nasıl bu emirleri veriyorsun. Biz her şeye rağmen yine barış diyoruz adalet diyoruz. Bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Nasıl ben geldiysem benim evlatlarım da gelecek.”

    “BİR DEVLET BU KADAR GADDAR OLABİLİR Mİ?”

    Kırbayır’ın ardından Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç söz aldı. 23 yıldır insanlık mücadelesi verdiklerini belirten Karakoç, yıllarca Galatasaray Meydanı’ndan en doğal hakları olan mezar haklarına kavuşmak için eylemlerini yaptıklarını ancak yetkililerden hiçbir cevap alamadıklarını söyledi. Her türlü engelle karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Karakoç, bu mücadeleyi annelerinden, babalarından, kardeşlerinden miras aldıklarını ve 3 kuşaktır mücadeleyi sürdürdüklerini, 4’üncü kuşağın da bu mücadeleyi sürdüreceğini dile getirdi. Üzerinden bir 23 yıl daha geçse bu mücadeleyi bırakmayacaklarını vurgulayan Karakoç, “Biz alnımızın akı ile mücadele edeceğiz. Sizler yarın torunlarınızın, çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız. Biz mezar hakkımızı istiyoruz. En insanlık dışı toplumlarda bile buna saygı duyuluyor. Ama 21’inci yüzyıldayız hala feryat ediyoruz. Bir devlet bu kadar gaddar olabilir mi, bu kadar insanlık dışı davranabilir mi? Asiye Ana bana vasiyet etmişti ‘Asla bu alanı bırakmayın’ diye. Asla bu alanı bırakmayacağız.” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır: Ölürsem bu devlete hakkımı helal etmeyeceğim-VİDEO

    Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır: Ölürsem bu devlete hakkımı helal etmeyeceğim-VİDEO

    PİRHA – Hakikat ve adalet talebiyle 651. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın akıbetini soruldu. Eylemde konuşan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır “12 Eylüller gelince bana dünya zindan oluyor. Ağabeyimin bir mezar taşı olsun. Cumhurbaşkanı sen beni öldürdün. Sen anama söz verdin. Neden diyorsunuz ki hiç aramadılar. Cemil Kırbayır aranmaz mı? Ben ölürsem bu devlete hakkımı helal etmeyeceğim” dedi.

    Video gelecek…

    Cumartesi Anneleri 651. kez Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi. Eylemde açılan “Failler belli Kayıplar nerede” pankartının üzerine kayıpların fotoğrafları, kırmızı karanfiller ve barışı temsilen beyaz tülbentler bırakıldı.

    “BU VİCDAN MEYDANI ONLARI YARGILAYACAKTIR”

    Eylemde ilk olarak konuşan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Berfo Ana’ya verdiği sözü tutmamasını hatırlatarak Cemil Kırbayır’ın AİHM’deki başvurusunun düşürülmeye çalışıldığını ancak bunu başaramayacaklarını kaydetti. Tanrıkulu, “Bu vicdan meydanı onları yargılayacaktır” dedi.

    “ÖLDÜRMEKLE KALMIYOR MEZARSIZLAŞTIRIYOR”

    Tanrıkulu’nun ardından konuşan gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, 12 Eylül’ün bu ülkenin karanık yüzü olduğunu ve 37 yıldır hiç aydınlanmayan bir ülkede yaşadıklarını belirtti. 37 yıldır anneleri, çocukları ve eşlerinin Cemil’in, Hayrettin’in, Maksut’un, Nurettin’in kemiklerini  aradıklarını kaydeden İkbal Eren, “Berfo anne Cemil’in kemiklerine kavuşamadan, onları kucaklayamadan göçtü gitti. Bir ülke düşünün devlet sorunlarını çözmek için insanları öldürüyor. Öldürmekle kalmıyor öldürdüklerini mezarsızlaştırıyor. Ondan sonra birileri de çıkıp diyor ki bu cenazeyi buraya gömemezsiniz” şeklinde konuştu. İkbal Eren hükümete şöyle seslendi: “Daha fazla kaldıramıyoruz yeter. Berfo anneye, Hanife anneye verdiğiniz sözleri tutun. Kemiklerinin yerlerini bize gösterin. Faillerinin yargılayın.”

    “CUMHURBAŞKANI SEN BENİ ÖLDÜRDÜN, SEN ANAMA SÖZ VERDİN”

    İkbal Eren’in ardından konuşan Cemil Kırbayır’ın kardeşi Fatma Kırbayır, “12 Eylül’de biz ağabeyimle beraberdik. 12 Eylüller gelince bana dünya zindan oluyor” dedi. Annesi ve babasının ağabeyinin acısıyla gittiklerinin söyleyen Fatma Kırbayır, Ağabeyi Cemil Kırbayır’ın gözaltına alındığı zaman bir askere “Buradakileri çıkardılar mı?” diye sorduğunu belirten Fatma Kırbayır, askerin kendisine “Buradakiler hep öldürüyorlar. Cemil Kırbayır diye sarışın bir çocuğa işkence ediyorlar.” dediğini kaydetti. Yetkililere seslenen Fatma Kırbayır şunları söyledi: “Bizim vergilerimizi yiyorsunuz. Ağabeyimin bir mezar taşı olsun. Cumhurbaşkanı sen beni öldürdün. Sen anama söz verdin. Neden diyorsunuz ki hiç aramadılar. Cemil Kırbayır aranmaz mı? Ben ölürsem bu devlete hakkımı helal etmeyeceğim. Bize göstermediniz bari öbür analar görsün. Kemiklerini bize verin.”

    “DEVLET SADIK YURTTAŞINA MEZAR YERİNİ ÇOK GÖRDÜ”

    Fatma Kırbayır’ın ardından konuşan ağabeyi Mikail Kırbayır, 37 yıl önce bugün Cemil Kırbayır’ın hayatta olduğunu, bu ülkenin bir yurttaşı olarak bu dünyada yaşamaya hakkı olduğunu söyledi. Fırın emekçisi olan babası İsmail Kırbayır’ın Cemil Kırbayır’ın üstüne titrediğini belirten Mikail Kırbayır, “Baba İsmail vergisini vermiş, 4 yıl askerliğini yapmış, oyunu kullanmış sadık bir yurttaştı. Devlet bu sadık yurttaşına bir mezar yerini bile çok gördü” dedi.

    “SEN KARDEŞ DEĞİL KARNIMDA TAŞ OLDUN”

    Son 22 yıldır bu meydanda adalet aramadıklarını adalet istediklerini ve bu adaleti devletten istediklerini ifade eden Mikail Kırbayır “Çünkü adaletsiz devlet, devletsiz adalet olamaz.” şeklinde belirtti. Cemil Kırbayır’ın davasının parlamentoya taşındığını, 350 sayfalık rapor hazırlandığını söyleyen Mikail Kırbaır bu raporlarda kardeşi Cemil Kırbayır’ın işkenceyle öldürüldüğünün yazdığını ancak 2011’den 2017’ye kadar Kars Savcılığının bir iddianame bile hazırlamadığını vurguladı. Bunu 12 Eylül’ün devam ettiği anlamına geldiğini belirten Mikail Kırbayır, faillerin korunduğunu, 12 Eylül zihniyetinin devam ettiğini kaydetti. 80 yaşındaki Hatun Tuğluk’a bir mezar yerinin bile çok görüldüğünü, o zihniyet tarafından haram edildiğini söyleyen Mikail Kırbayır, “Hani vatan bir bütündü. Vatan bir bütünse Hatun ananın da bu vatanın her santimetre karesinde bir hakkı vardır. Sen mezar yeriini katlederek böldün ve parçaladın. Ulan bu nasıl düşmanlık. Ulan biz kardeştik. Nasıl birbirimizin yüzüne bakacağız. Bakamayız. Çünkü sen kardeş değil karında taş oldun, karnımda taş. Senin karnıma koyduğun taş sindirim sistemimi allak bullak etmiş. Sancılar içindeyim.” şeklinde konuştu. Mikail Kırbayır, bütün bu olup bitenlere karşı hukukun üstün kılındığı bir yarınlarda buluşmak dileğinde bulundu.

    Basın metnini okuyan cumartesi insanlarından sanatçı Nur Sürer Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesi ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı.

    “Kırbayır ailesi Ardahan’ın Göle ilçesindeki Okçu köyünde yaşıyordu. 12 Eylül askeri darbesinin ertesi günü 13 Eylül 1980 tarihinde askerler, Kırbayır Ailesinin evine baskın düzenledi. Kars Eğitim Enstitüsü’nde öğrenci olan oğulları Cemil Kırbayır’ı gözaltına aldı.  Cemil, önce Göle’ye, oradan da Kars Askeri Gözetimevi’ne getirildi. İşkencehaneye dönüştürülen Eğitim Enstitüsü’nde sorgulandı. Onu işkencede koma halinde gören çok sayıda tanık vardı ama ailesine “Firar etti, bir daha bize sormayın” denildi ve Cemil’den bir daha haber alınamadı.”

    “6 YILDIR SORUMLULAR HAKKINDA DAVA AÇILMADI”

    2011 yılında hazırlanan TBMM İnsan Hakları Komisyonu raporunda; Cemil Kırbayır’ın gözaltında öldürüldüğü ve bedenin bilinmeyen bir şekilde yok edildiği kararına varıldığını kaydeden Sürer, raporda kaybetme suçuna karışan asker, polis ve Mit mensuplarının açık kimliklerinin yer aldığını ve komisyonun tüm belge, bilgi ve beyanları göndererek Kars Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ancak Kars Cumhuriyet Başsavcılığı 6 yıldır sorumlular hakkında dava açmadığını vurguladı.

    “HÜKÜMET’İN AHİM’E GÖNDERDİĞİ SAVUNMADA 12 EYLÜL SAVUNULDU”

    İç hukuktan sonuç alamayan İHD avukatı Eren Keskin’in davayı AİHM’e taşıdığını ifade eden Sürer, “Hükümet bu yıl AİHM’e gönderdiği savunmada, Anne Berfo Kırbayır’ın 26 Ekim 2011 tarihli başvuruyu yaptıktan sonra öldüğünü, varislerinin de davayı onun ölümünden sonra sürdürme niyeti olduğunu gösteren bir bilgi ya da belge yoktur diyerek, AİHM’in yargılamayı dava listesinden çıkarmasını istedi. Ayrıca savunmada Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedilmesiyle ilgili; “Bu tekil olayın darbe rejiminin toplumun bir kesimine karşı devlet politikası çerçevesinde olduğuna dair bir bulgu yoktur” denilerek 12 Eylül savunuldu” dedi.

    “BERFO ANANIN MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEĞİZ”
    105 yıllık ömrü oğlunu bulmaya yetmeyen Berfo Kırbayır’ın, Cemil’e ulaşma mücadelesi çocukları, torunları ile süreceğini belirten Sürer, Berfo annenin bıraktığı yerden Cemil Kırbayır’ı aramaya faillerinden yargı yoluyla hesap sormaya devam edeceğini söyledi. (HABER MERKEZİ)