Etiket: ferhat yıldız

  • AKP’ye tepki: Sarıyer’de cemevi SİT alanında da; cami SİT alanında değil mi?

    AKP’ye tepki: Sarıyer’de cemevi SİT alanında da; cami SİT alanında değil mi?

    PİRHA- Yaklaşık 150 bin Alevinin yaşadığı Sarıyer’de bulunan ve 8 yıldır yasal statüye kavuşmayı bekleyen İmam Hüseyin Cemevine arsa tahsisi İstanbul Büyükşehir Belediye(İBB) Meclisi’nde AKP grubunca engellendi. AKP’ye tepki gösteren İmam Hüseyin Cemevi Başkanı Ferhat Yıldız, “İBB AKP meclis üyeleri, Sarıyer’de bulunan cemevine ait parselin SİT alanı olduğunu söylüyor. O zaman oradaki camiyi, kuran kursunu ve öğrenci yurdunu da aynı kefeye koyacaksın” dedi. 

    Yaklaşık 150 bin Alevinin yaşadığı İstanbul Sarıyer’de bulunan ve 8 yıldır yasal statüye kavuşmayı bekleyen İmam Hüseyin Cemevine arsa tahsisi İstanbul Büyükşehir Belediye(İBB) Meclisi’nde AKP grubunca engellendi.

    Konu ile ilgili PİRHA’ya konuşan İmam Hüseyin Cemevi Başkanı Ferhat Yıldız, bu karar ile cemevlerine yasal statünün önünün kesilmeye çalışıldığını kaydetti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Meclisi’nde 12 Şubat tarihinde Sarıyer’de bulunan İmam Hüseyin Cemevinin yapıldığı arazi, planlara ve paftaya işlenmesi gereği gündeme alınırken, AKP grubu, İBB Meclis toplantısında almış olduğu kararla 3 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu vermiş olduğu görüş doğrultusunda reddetti.

    Konuyla ilgili olarak hazırlanan İmar Komisyonu Raporunda, “Plan değişikliği teklifi incelenmiş olup; İstanbul 3 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 4 Aralık 2018 tarihli görüşü doğrultusunda komisyonumuzca uygun görülmemiştir” denildi.

    Cemevinin üzerinde bulunduğu parselin SİT alanı olduğunu vurgulayan AKP grubu son dönemlerde bu SİT alanı üzerinde inşa edilen yüksek katlı apartmanları ise görmezden geldi.

    “CAMİ, KURAN KURSU VE BİNALAR SİT ALANI İÇERİSİNDE DEĞİL Mİ?”

    İmam Hüseyin Cemevi Başkanı Ferhat Yıldız, 2013 tarihinde İmam Hüseyin Cemevinin yapımına izin veren kararın geçmiş dönem İBB Başkanı Kadir Topbaş ve meclis üyelerinin oy birliği ile İBB Meclisi’nden geçtiğini hatırlattı.

    Cemevinin üzerinde bulunduğu ve sit alanı edilen parselin çevresinde cami, öğrenci yurdu ve yüksek katlı blokların yapıldığına dikkat çeken Yıldız, ayrımcılığa uğradıklarını ifade ederek, şunları kaydetti.

    “Bu karar çıkmadan daha önce Sarıyer Belediye Meclisi’ne bu konuda başvurduk. Onlar da konuyu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne taşıdı ve Kadir Topbaş zamanında bu arsa bize tahsil edildi. O dönemde İBB Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve meclis üyeleri bu teklife onay verdi. Şimdiki meclis üyeleri neden onay vermiyorlar? İBB AKP meclis üyeleri, Sarıyer’de bulunan cemevine ait parselin SİT alanı olduğunu ve öyle planlandığını söylüyor. O zaman oradaki camiyi, kuran kursunu ve öğrenci yurdunu da aynı kefeye koyacaksın. Onlar da SİT alanı içerisinde değil mi? SİT alanı denilen bölgeye imar planı veriliyor ve koca apartmanlar dikiliyor. Eğer bunlar yıkılacak ise bizim cemevimiz de yıkılsın. 8 yıldır burada hizmet veriyoruz. Sarıyer’de bir tek cemevi var ve o da maalesef bu durumda.”

    “CEMEVLERİNE YASAL STATÜ KAZANDIRMAMAK İÇİN ATILAN BİR ADIM”

    AKP grubunun verdiği red kararı için, “Bu cemevlerine yasal statü kazandırmamak için atılan bir adım” diyen Yıldız, bunun bir ayıp olarak kalacağına vurguda bulundu.

    Yıldız, şöyle konuştu:

    “Ülkenin barışa ihtiyacı var. Biz bu işi eyleme dökmek istemiyoruz. Ama bu bir lütuf değil, haktır. Bu hakkımızın da verilmesini istiyoruz. Bunu engellemek istiyorlar. Bu tabiat varlıkları o dönem yok muydu? Bu, cemevlerine yasal statü kazandırmamak için atılan bir adım. Alevilerin inanç merkezleri cemevleridir. İbadetlerini orada yaparlar, cenazelerini oradan kaldırırlar, hayır yemeklerini orada verirler. Bunu tüm Alevi canlarımız ve Sünni dostlarımız böyle bilir. 500 bin nüfusu olan Sarıyer’de bir cemevi neden çok görülüyor? Cemevlerimizin de camiler gibi sık sık her mahallede olmasına karşıyız. 200 bin Alevinin yaşadığı bir yerde cemevine bir arsa tahsis edilmiyorsa bu ayıp Alevilerin değil, İBB meclisinde bu teklifi red edenlerindir. Bu ülkenin ayıbıdır.”

    Ersin ÖZGÜL/İSTANBUL

     

  • ‘Her ot kendi kökünde biter, her kuş kendi dilinde öter’ – VİDEO

    ‘Her ot kendi kökünde biter, her kuş kendi dilinde öter’ – VİDEO

    PİRHA – Dersimli sanatçı, yazar ve siyasetçiler, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’ne ilişkin PİRHA’ya konuştular. Anadile sahip çıkılması, konuşulması gerektiğini, Sey Qaji’nin ‘Her vaş serê koka xo de reseno, her têyr zonê xo de waneno’ sözüyle ifade ettiler. 

    Haberin videosu

    Dersimliler, verilere göre kaybolmaya yüz tutan diller arasında yer alan Kırmancki’nin yaşaması için ailelerin çocuklarına bu dili öğretmesini istiyor.
    Bugün 21 Şubat Dünya Anadil Günü, Birleşmiş Milletler Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) verilerine göre, dünya üzerindeki 6 bin dilden 2 bin 473’ü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

    Her 2 haftada 1 dil yok oluyor. Türkiye’de de konuşulan ve kaybolmaya yüz tutan 18 dil arasında Kırmancki bulunuyor. Nüfusunun büyük bölümünün Kırmancki konuştuğu Dersim’de 1993-94 yılında köy boşaltmaları ve ardından asimilasyon politikaları nedeniyle dil, günlük yaşam içinde kullanılmamaya başladığı için yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor.

    Edebiyat alanında çıkan çok sayıda kitap ise dilin konuşulmamasından kaynaklı okuyucular tarafından ilgi görmemeye başladığı için yok olma tehlikesi devam ediyor.

    “DİL, İNSANIN YÜREĞİDİR”

    Dersim’de yurttaşlar, sanatçılar, edebiyatçılar ve siyasetçiler Kırmancki’nin anadilde eğitim alınması ve yurttaşların da evlerinde bu dili çocuklarına öğretmesi ile bu dilin yaşatılacağına inanıyor.

    Konuya ilişkin PİRHA‘ya konuşan Sanatçı Zeynep Kılıç, “Bizim dilimiz türkülerde şimdi. Belki türkülerde, ezgilerde unutulmaz. Dil, insanın yüreğidir. Dilin içerisinde itikatımız var, biz varız. Dil kaybolursa biz de kayboluruz” dedi.

    “İNSANIN İKİ RUHU VAR; BİRİ DİLİ, BİRİ DE CANIDIR”

    Şair-Yazar Ferhat Yıldız ise Dersim’in inancına, kültürüne, diline yönelik asimilasyon politikalarını değerlendirdi.

    Yıldız, “Geçmiş, bugün ve yarın. Kimse Türkçe bilmiyordu. Devlet öyle asimilasyon politikaları uyguladı ki, bizim dilimizi hiçbir zaman tanımadılar. Gençlerin dilimize sahip çıkması, unutturmaması gerekiyor. İnsanın iki ruhu var; biri dili biri de canıdır” diye konuştu.

    “DİLİMİZ, XIZIR’IN DİLİDİR”

    Sanatçı Metin Kahraman, “Dilimizi çocuklarımıza öğretelim” diyerek çağrı yaptığı konuşmasında şunları kaydetti:

    “Dilimiz üzerine türküler, klamlar söylüyoruz. Dilimizin kaybolmaması için çalışmalarımız var. İnsanlar hep bizim dilimizi güzel buluyor. Bizim dilimiz gerçekten de çok güzel, sahip çıkmamız gerekiyor.

    Dilimiz, Xızır’ın dilidir, dervişlerin dilidir.”

    “HER KUŞ KENDİ DİLİNDE ÖTER”

    HDP’li Belediye Meclis üyesi Nurgül Yalay da, Sey Qaji’nin ‘ Her vas koké xode reweno, her theyr zone xode waneno’ sözüyle başlıyor. Her ot kendi kökünde biter, her kuş kendi dilinde öter.

    Yalay, “Dilimizi unutmayalım. Sahip çıkalım. Bizim dilimiz üzerine okullar, kurslar açılsın ki çocuklarımız öğrensin, dilimizi konuşsun. İstiyorum ki bundan sonra hep birlikte dilimizi konuşalım” diyerek çağrı yaptı.

    “HERKES ANADİLİNİ KONUŞSUN, DİLİNE SAHİP ÇIKSIN”

    Dersim Belediyesi Kırmancki tiyatro ekibinden Veli Akyol ve Bahar Karademir de Kırmancki oyunlarla dile ilişkin çalışmalar yürütüyorlar.

    Tiyatro ekibi, “Herkes gelsin, diline sahip çıksın. Biz eskiden köydeyken dilimizi konuşuyorduk. Şehirlere geldiğimizde sadece ismimizi Türkçe biliyorduk. Büyük küçük hepimiz dilimizi konuşuyorduk. Şehirlerde doğan çocuklar hiç konuşamadı. Bundan sonra istiyoruz ki; herkes diline sahip çıksın, konuşsun, dilimiz unutulmasın. Tiyatrolara katılsınlar. Kırmancki korolar, tiyatro ekipleri, dil kursları var. Tüm gençlere çağrı yapıyoruz. Dilimizi öğrensinler” diyerek topluma çağrıda bulundu.

    “DİLİMİZ, TARİHİMİZDİR”

    Dersim Dernekler Federasyonu Temsilcisi Ali Mükan ise önceki dönemlerde Kırmancki tiyatro oyunlarında yer aldığını ifade ederek anadile ilişkin şunları aktardı:

    “Köylerimizi boşalttılar, yaktılar. Şehirlerde kimse dilini konuşamadı. Yeni nesil ne anlıyor ne de konuşabiliyor. Dile ilişkin çalışmalara destek oluyoruz. Olmamız gerekiyor.

    Dilimiz türkülerimizdir, klamlarımızdır, tarihimizdir. Dilimiz; acılarımız, sevinçlerimizdir.

    Bugüne kadar sözlü gelmiş bizim dilimiz. Bundan sonra istiyoruz ki artık yazılı hale gelsin. Herkese çağrımızdır. Dilinize sahip çıkın, unutmayın.”

    Hüseyin YAŞAR/DERSİM

  • Dersim’de 2 kişi tutuklandı, 1 kişi daha gözaltına alındı

    Dersim’de 2 kişi tutuklandı, 1 kişi daha gözaltına alındı

    PİRHA – Dersim’de HDP’ye yönelik gözaltılar bugün de devam etti. Hakkında gözaltı kararı bulunan HDP PM üyesi Ferhat Yıldız, kent girişindeki kontrol noktasında gözaltına alınırken Mazgirt’te gözaltına alınan 4 kişiden 2’si tutuklandı.
    Dersim’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü yöneticilerine yönelik yapılan gözaltı operasyonu bugün de sürdü. Hakkında gözaltı kararı olan PM üyesi Ferhat Yıldız, kent girişindeki kontrol noktasında bugün gözaltına alındı. Yıldız, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
    Mazgirt ilçesinde de Salı günü yapılan operasyonda gözaltına alınan 4 kişiden Zeki Can ile Ali Nezip İnecik, çıkarıldıkları mahkemece “Örgüte yardım etmek” gerekçesiyle tutuklanarak, Elazığ Cezaevi’ne gönderildi.
    Halen Dersim İl Jandarma Komutanlığı’nda tutulan gözaltındaki diğer iki isim olan EMEP Mazgirt İlçe Yöneticisi Pakize Aydın ve HDP Mazgirt İlçe Yöneticisi Celal Aydın’ın ise ifadelerinin yarın alınacağı öğrenildi.
    PİRHA/DERSİM
  • HDP Dersim: Kayyım, açık bir siyasi darbedir-VİDEO

    HDP Dersim: Kayyım, açık bir siyasi darbedir-VİDEO

    PİRHA – HDP Dersim İl Örgütü, belediyelere kayyım atanmasına karşı oturma eylemi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Halkın iradesini gasp eden, sandık iradesini ve seçimleri tanımayan bir iktidar karşısında tüm demokrasi güçlerini, vicdan sahibi tüm yurttaşlarımızı, Meclis içindeki ve dışındaki tüm muhalefet partilerini, sivil toplum kuruluşlarını, sendika ve meslek birliklerini, demokratik dernekleri dayanışmaya çağırıyoruz” denildi. 

    Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Örgütü, belediyelere kayyım atanmasına tepki göstermek amacıyla oturma eylemi gerçekleştirdi. Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan oturma eylemine siyasi parti ve kurum temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamada konuşan HDP Dersim İl Eş Başkanı Hıdır Çiçek ve HDP PM üyesi Ferhat Yıldız, kayyumların halkın iradesini gasp ettiğini belirterek tüm duyarlı halkı kayyumlara karşı ortak mücadeleye çağırdı.

    “KAYYUM; AÇIK BİR SİYASİ DARBEDİR”

    Basın açıklamasını okuyan HDP PM üyesi Nurşat Yeşil, “Amed de yüzde 63, Mardin’de yüzde 56 ve Van’da yüzde 53 oyla seçilmiş olan Belediye Eşbaşkanlarımız İçişleri Bakanlığı’nın yalanlara ve hukuksuz gerekçelere dayalı bir emri ile görevden alınmıştır. Bu kayyum yeni ve açık bir siyasi darbedir. Bu aynı zamanda Kürt halkının siyasi iradesine dönük açık ve düşmanca bir tutumdur. . Bu irade gasbına karşı 11. gününde her yerde direnmeye bizim olanı alma mücadelesine devam ediyor, edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “SUSMAYIN, SUSMAK ONAYLAMAKTIR”

    “Kayyımlar döneminde bu 3 büyükşehir başta olmak üzere bütün belediyelerin kaynakları tüketilmiş, bir enkaz geride bırakılmıştır. İçişleri Bakanlığı ve iktidar, Sayıştay raporlarında da görüldüğü gibi, kayyımlar aracılığıyla yolsuzlukların ve hırsızlıkların odağı olmuştur” diyen Yeşil, şunları kaydetti:

    “Demokrasiyi ancak demokrasi güçlerinin ortak ve kararlı mücadelesi ile kazanabiliriz. Türkiye’nin her bir köşesinde 31 Mart ve 23 Haziran’da oy kullanmış, AKP-MHP ittifakının kaybetmesi ve demokrasinin kazanması için çalışmış olan herkese çağrımızdır. Bu sadece HDP’nin ve Kürt halkının sorunu değildir; tüm Türkiye halklarının, tüm demokrasi güçlerinin ortak sorunudur. Susmayın, susmak onaylamaktır.”

    ‘İrademe dokunma’ pankartının açıldığı oturma eylemi, alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    ‘Dersim Devrimci Güç Birliği; kayyuma, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir oluşumdur’-VİDEO

    PİRHA – Dersim Devrimci Güç Birliği’nde yer alan ittifak güçleri, birliğin oluşumuna ve Dersim halkı için önemine dair PİRHA’ya konuştu. Kurum temsilcileri, “Dersim Devrimci Güç Birliği, kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır” ifadelerini kullandılar. 

    Dersim’de HDP, Partizan, ESP ve EMEP tarafından oluşturulan Dersim Devrimci Güç Birliği’ne ilişkin kurum temsilcilerine mikrofon uzattık. Kayyum tarafından gasp edilen iradenin geri alınması noktasında birlik oluşturulmasının gerekliliğiyle bu oluşumun sağlandığına değinen kurum temsilcileri oluşturulan birliğe halkın destek verdiğini ifade ettiler.

    HDP Temsilcisi Ferhat Yıldız, “Dersim halkının iradesinin gasp edilmesi Dersimliler için hali hazırda ödenmesi gereken bir borçtur. Onun için ne pahasına olursa olsun ilk hedeflenen şey, makam olarak belediyeyi değil, gasp edilen iradeyi geri almaktır. Dersim çok farklı bir coğrafya, farklı kültürel sosyolojik bir yapısı var. Farklı siyasi partiler, değişik fikirler vardır ondan demokrasinin ta kendisidir. Herkes fikrini çok kolaylıkla dile getirebilir, kendini ifade edip kendine yer bulabilir. 31 Mart yerel seçimlerine yönelik olarak da HDP’nin doğal olarak bileşenleri vardır ayrıca Dersim genelinde HDP ile ittifak yapan kurumlar vardır” dedi.

    “GÜÇ BİRLİĞİ, AKP-MHP FAŞİZMİNE KARŞI POLİTİK TAVIRDIR”

    Güç Birliği’ndeki esas amacın kayyumdan belediyeyi geri almak olduğunu ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

    “Dersim halkı politik bir halktır. Birliğin stratejik bir yanı vardır ama çoğu zaman politiktir. HDP’nin batıdaki stratejisi farklıdır buradaki politik bir tavırdır. O da kayyuma karşı, AKP-MHP faşizmine karşı politik bir güç birliği, politik bir tavırdır. Bir sistem partileri vardır bir de o sistemi değiştirme dönüştürme çabasında olan Halkların Demokratik Partisi ve Devrimci Güç Birliği vardır. Onun için Dersim halkı 31 Mart’ta Devrimci Güç Birliği’ne destek verecektir ve belediyeyi geri alacaktır, irademizi geri alacaktır.”

    “DERSİM TARİHİ BİR GELENEĞE, DİRENİŞE SAHİPTİR”

    DBP’li Mehmet Ali Yazır ise şunları söyledi:

    “Güç birliği ilkeler düzeyinde yapılmıştır. Halkın iradesine ipotek koyulduğundan dolayı Dersim’i tekrar Devrimci Güç Birliği olarak almakta kararlıyız. Dersim, tarihi bir geleneğe, direnişe sahiptir. Bu halkın iradesi gasp edilmiştir, zorla el konulmuştur. Hem Türkiye hem dünya kamuoyunun gözü Dersim’dedir. 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlerde halk üzerine düşeni yapacaktır. Eksiklikleri de söyleseler Dersim halkı vicdanlıdır.

    HDP’nin gençlere, kadınlara yönelik projeleri var. Halkçı belediyecilik anlayışı ile hareket etmiştir, edecektir de. İki dönem kadın belediye başkanı, üçüncü dönemde ise eş başkanlık sistemi olmuştur. Bu noktada da güç birliği ile birlikte halkçı belediyecilik savunulduğundan dolayı eş başkanlık sisteminin tutacağını söylemek istiyorum. Halk da bunu kanıtlayacaktır.”

    “HALK, BASKIYA KARŞI MÜCADELE ETMEK İÇİN GÜÇ BİRLİĞİNE OY VERMELİ”

    Partizan Temsilcisi Yusuf Topçu, “Yıllardan beri özellikle Dersim’de hem inancımıza hem kültürümüze hem doğamıza karşı korkunç bir tahribat korkunç bir asimilasyon politikası süregeliyor bugüne kadar. Özellikle de son dönemde kayyumla tamamen ayyuka çıkmış olan bu baskı asimilasyon politikası zirve yapmış, böyle bir süreçte Partizan neden güç birliğinde yer aldı” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

    “Hem ülke genelindeki siyasi konjonktüre bakarak hem de Kürt illerinde kayyum eliyle zorla elde edilen bu belediyelerin Kürt halkı için çok önemli bir yerde durduğunu dolayısıyla bizim de 45 yıllık tarihimizde bizler her zaman mazlumların, ötekilerin yanında, ezilmişlerin, ezilen ulusların yanında yer aldık. Bundan dolayıdır ki burada güç birliğine ihtiyaç duyulduğunu bilerek bu güç birliğinde yer aldık.

    Egemenler tarafından Dersim’e gelindiği zaman inancımızla alay edildi, dağları ormanları yakıldı. Biz bunların hepsinin tanığıyız. Doğaldır ki biz bütün bunları görerek analiz ederek HDP ile bir güç birliğine vardık. Bunun içerisinde ESP, EMEP, DBP de var. Dolayısıyla bizler bu asimilasyona dur diyebilmek için seçim politikamızla güç birliği içerisinde yer aldık. Aynı zamanda kayyumla zorla alınan belediyeyi geri almak için halkın iradesini almak için halkın iradesini halka teslim etme yönünde bir politikadayız.”

    Topçu, “Benim inancım horlanıyor diye oy vermeli. Benim kültürüm yok sayılıyor diye vermeli dört bir tarafı kulelerle çevrilmiş bir coğrafyada bunun kalkması için oy vermeli, belediye karakola dönüştürüldüğü için oy vermeli, baskı orman yangınları sürüyor diye oy vermeli. Saldırıya karşı mücadele etmek için oy vermeli” diyerek sözlerini tamamladı.

    “DERSİM HALKI GÜÇ BİRLİĞİNİN YANINDA, OMUZ VERİYOR”

    ESP Temsilcisi Ekber Kaya, “Devrimci Güç Birliği, sadece Dersim halkı açısından değil tüm halklar için önemli bir oluşumdur. Bütün ezilenlerin, yoksulların, işçi sınıfının, köylünün, ezilen inançların ortak bir mücadele etrafında örgütlendiğini düşünüyoruz. ESP olarak mücadelemiz hep bu yönde. Bu cepheyi oluşturma adına her alanda bu gayreti sarf ediyoruz. Dersim de bunun bir parçası. Alevi halkımızın önemli merkezlerinden bir tanesi. Halkımızın kendi inancını, geleneklerini özgürce yaşaması gerektiğini düşünüyoruz. Bütün inançlar, kültürler büyük baskı altında. İşçi sınıfı sendikasız, güvenliksiz çalışıyor. Yoksulluğun hesabının sorulması gerekiyor. bütün bunlar da ezilenler cephesinde birleşmeyi zorunlu hale getiriyor. Ülkenin demokratikleşmesi için örgütlenme, hak arama mücadelelerinin önündeki engelleri yıkmak için ortak mücadele gerekiyor” dedi.

    “Dersim’de de 31 Mart yerel seçimlerinde AKP karşısında HDP’nin önemli sonuçlar alması için gayret sarf ediyoruz. Dersim’de de bunu sağladık” diye konuşan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ülkenin genelinde özellikle Kürt illerinde iki cephe oluşmuş durumda. CHP-İyi Parti ve AKP-MHP bazı bölgelerde HDP’ye karşı birleşiyorlar. Biz de ezilenlerin ortak mücadelesinde bir aradayız, bütün çabamız bu yönde. Bu seçimden zaferle çıkacağımızı biliyoruz. 31 Mart sonrasında da esasen birlikte birleşmek, birlikte mücadele etmek, birlikte hak arayışını sürdürüp bunu ileriye taşımanın gereği olduğunu düşünüyoruz. Halklarımızı, inançlarımızı lehine doğru sonuçlar alarak ileriki süreçte daha fazla büyütmeyi tasarlıyoruz.

    Dersim, yüz yıllardır zalimlere karşı durmasını bilmiş bir bölge. Bu geleneğini sürdürecektir. Kutsal değerlerini, kutsallarını, düşünsel değerlerini korumuş. Bu halk güç birliğinin kendisini temsil ettiğini biliyor. Dersim halkı güç birliğinin yanında, omuz veriyor.”

    “GÜÇ BİRLİĞİNİN TEMELLERİ 2004’TE ATILMIŞTIR”

    EMEP’li Mustafa Taşkale de Devrimci Güç Birliği’nin temellerinin 2004’te atıldığını belirterek şunları söyledi:

    “Devrimci Güç Birliği 2016 yılına kadar sürdü. Geçmişten gelen bir birliktelik vardı ama sürecin ortaya çıkardığı görevlere bakarsak oluşan birikim ve değerler konusunda siyasal karşılığını da düşünürsek güç birliği bileşenleri ortaya çıkan durumu görerek halkın elinden alınan belediyenin geri alınması üzerine elzem oldu.

    Geçmişten gelen bir şekilleniş vardır. Burası da kayyumla zorla alınan bir bölgedir. Taktik bir ittifak olarak buna bakarsak yerine oturacaktır.

    Burada gerçekten emek vermiş kurumun bir araya gelmesi söz konusu. Ortaya çıkan bir birikim, değer vardır. Hizmet alanında baktığımızda 2004’ten bu yana belediyecilik var. Dersim’in birçok temel sorunu çözüme kavuşturuldu. belediyenin kurumsal kimlik kazanması 2004’te başlamıştır. Enkazdan çıkmış bir belediye kendi kimliğini yakalamış ve ciddi hizmetler sunmuştur. Halkımız bu hizmetleri görerek oyunu vermiştir.”

    PİRHA/DERSİM