Etiket: fes

  • Sarıgazi Cemevi Başkanı Sağır: Fesi kaldırdık, cenaze erkanları Alevice olacak

    Sarıgazi Cemevi Başkanı Sağır: Fesi kaldırdık, cenaze erkanları Alevice olacak

    PİRHA- Sanatçı Engin Nurşani’nin İstanbul Sarıgazi Cemevinden deyişlerle uğurlanması ve Hakk’a uğurlamayı yapan Alevi ‘hoca’nın Alevi inancının dışına çıkması ve sarığı tartışmalara neden oldu. PİRHA’ya konuşan Sarıgazi Cemevi Başkanı Erdal Sağır, özeleştiri verdiklerini belirterek, bundan sonra Hakk’a uğurlamanın tamamen Alevi inancına göre yapılması için dikkat edileceğini ve fesi kaldırdıklarını söyledi. 

    Sanatçı Engin Nurşani’nin İstanbul’da Sarıgazi Cemevinden deyişlerle uğurlanması ve Hakk’a uğurlamayı yapan Alevi ‘hoca’nın Alevi inancının dışına çıkması ve sarığı (fesi) tartışmalara neden oldu.

    Konuya ilişkin Sarıgazi Cemevi Başkanı Erdal Sağır, PİRHA’ya konuştu. Özeleştiri verdiklerini belirten Sağır, bundan sonra Hakk’a uğurlamanın tamamen Alevi inancına göre yapılması için dikkat edileceğini söyledi.

    “BENİM DE SORUMLULUĞUM VAR”

    “İdealist bir yönetici olarak asla sorumluluktan kaçamam” diyen Erdal Sağır, Hakka uğurlamayı yapan Alevi ‘hocanın’ Alevi inancının dışına çıkarak “Allahu ekber, el Fatiha”lı gerçekleştirdiği ritüelden “haberim yoktu” diyemem. Ekibimin eksiği veya fazlası beni, başkanı bağlar” dedi.

    “FESİ KALDIRDIK”

    Erdal Sağır, Sarıgazi Cemevi İnanç Kurulu’nun toplantı yaptığını ve özeleştiri verildiğini ifade etti. Sağır, “İnanç Kurulu toplantısında, normalde cenaze erkanında giyilen o fesin giyinilmeyeceğini, dedemizin takım elbiseli, eli yüzü düzgün şekilde tüm erkanı Türkçe ifade etmesi kararı alındı. Bu tartışmalar sonrası kaldırılan diğer cenaze erkanlarında fesi kaldırdık” dedi.

    “Hakk’a uğurlama yapan dedenin gerçekleştirdiği erkanda başka inançlara özenme var” şeklindeki sorumuza Sağır, “Dede aslında idealist bir dede. Özüne, sözüne bağlı idealist bir dede” yanıtını verdi.

    “YANLIŞLAR ORTAYA ÇIKTI”

    Bu Hakk’a uğurlama erkanının tartışılmasının sonrası herkesin düşünmesine yol açtığını, doğruların, yanlışların ortaya çıktığını belirten Sağır “Bundan herkes ders çıkarsın” dedi.

    Bazı cemevlerinde asimilasyon uygulayan dedelerin olduğunu hatırlattığımız Erdal Sağır, “İnancımızı yeteri kadar yaşayabiliyor muyuz? Tüm Alevi toplumunun yaşadığı gibi yaşayabiliyor muyuz? Cemevleri, dergahlara hakikaten sahip çıkılabiliyor mu? Cemevleri büyük kurumlar. Kurumlar bir araya gelip erkannameyi hazırladıkları halde şube veya kendi bölgelerinde bunu gerçeğe dönüştürmüyor. Uygulamaya konuldu mu?” diye sordu.

    “KURUMLAR HALKIN YAŞADIĞI YERLERDE YOKLAR”

    “Peki kurumlar neden erkannameyi uygulamıyor?” sorumuza ise Sağır şu yanıtı verdi:

    “Federasyonlar sadece sanal medya üzerinden gündeme dair konuşmalar yapıyorlar. Cemevleri, şubeler halkın yaşamış olduğu yerlerde yoklar. Ocak 2020’de İBB’nin (İstanbul Büyükşehir Belediyesi) aldığı kararda statüyle ilgili cemevlerinin bir çok hakları sağlanacaktı. Ancak yaklaşık bir yıl oldu ama henüz bir şey yerine oturmadı. Federasyonlar geri durdu. Herkes imkanları dahilinde çalışmalar yapıyor. Bu da yanlış.”

    “ALEVİ RİTÜELLERİNE GÖRE CENAZE ERKANLARIMIZ OLMALI”

    “Alevi cenaze erkanları ana dilde ve Alevice olmalı” diyen Sarıgazi Cemevi Başkanı Erdal Sağır, 4 kapı 40 makam mutlaka işletilmeli. İcra ederken görüntü, zikrederken dil ifadesi, kendi toplumunun algılayacağı şeklinde olmalı. Duazım kendi özüyle söylenmeli. Biz Yol erkanımıza göre Alevi ritüellerine göre cenaze erkanlarımız olmalı” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Adıyaman’da ‘kofi’ kültürü kayboluyor-VİDEO

    Adıyaman’da ‘kofi’ kültürü kayboluyor-VİDEO

    PİRHA-Bir dönemler Adıyaman’ın köylerinde yaşayan genç kızların, gelinlerin ve kadınların başına giydiği kofiyi bugün köylerde bulunan birkaç yaşlı kadından başka kimse giyinmiyor. Kofi kültürü, geleneği ve göreneği neredeyse kaybolmuş durumda. 

    Haberin videosu

    Adıyaman’da, kadınların başına giydiği kofi geleneği giderek kayboluyor. Kızlar ergenlik çağına gelmesi ile birlikte başını kofi ile kapatır, evlendikten sonrada kofinin üzerine fes takarlardı. O dönemler kofi takmamak ayıp olarak görülürdü. Başına kofi verilmeden ne bir düğüne ne de misafirliğe gidilirdi.

    Birçok gelenek ve görenekte olduğu gibi teknolojinin ilerlemesi yaşam koşullarının değişmesi ile birlikte kofi takma kültürü, gelenek ve göreneği de neredeyse kayboluyor. Yıllar önce çocuk yaşta başına kofi takmaya başlayan ve bugün halen takmaya devam eden yaşlı kadınlar kofi takma kültürünü, geleneğini  PİRHA’ya anlattılar.

    YARIM ASIRDIR KOFİ TAKIYOR

    “18 yaşına geldikten sonra ailem kofiyi başıma takma yaşımın geldiğini söyledi o günden bu yana takıyorum” ifadelerini kullanan Hanım Doymaz, “Kadınların bu bölgede başına kofi vermesi bizim çok eski bir gelenek ve göreneğimiz. Eskiden ergenlik yaşına gelen herkes başına kofi verirdi. Şimdiki genç kızlar ve kadınlar artık kofiyi takmıyor. Benim yaşımda olan birkaç kadın takıyordu onlar da şu an takmıyor. Yaşlı insanlar başına kofi vermeyi bırakınca bana da söylediler artık bunu kullanmana gerek yok ama ben yarım asırdır takıyorum. Çünkü bu bizim kültürümüz, ailemizden bizlere kalan bir gelenek ve göreneğimiz. Kaybettirmemeliyiz sahip çıkmalıyız.”

    “KOFİMLE AVRUPA’YA GİTTİĞİMDE ÇOK İLGİ GÖSTERİYORLAR”   

    “Bazen bana, ‘fes çok ağır kullanma artık başını ağrıtır’ diyorlar ama tam tersi takmadığım zaman başım ağrıyor” ifadelerini kullanan Hanım Doymaz, “Başımda fes olmadığı zaman kendimi çıplak hissediyorum. Biz gençken ve yeni gelin olduğumda kofiye sıralı altınlar ve küpe takarak süslerdik. Bir düğüne ya da taziyeye gittiğimde mutlaka kofim başımda olmalıdır. Eşim bile artık takma diyor ama ben takmaya devam ediyorum bundan vazgeçemem. Avrupa’nın bazı kentlerinde çocuklarım yaşıyor. Onların yanına gittiğimde de başımda kofim oluyor. Oraları gezerken insanlar çok ilgi gösteriyor. Benim ile fotoğraf çektiriyorlar. Ama kendi bölgemizde bu kültürümüze sahip çıkamıyoruz. Bizden sonrada takan olmadığı için belki de kaybolacak bu kültür. Ama gençlerin buna sahip çıkması gerekiyor. Kızlarımızın gelinlerimizin de kofi takarak bu kültüre sahip çıkması gerekiyor.”

    “ÇOCUK YAŞTA GELİN OLDUM FES TAKTIM HALA TAKIYORUM”

    “Tam olarak ne zaman kofi başıma verdiklerini hatırlamıyorum ama daha çocuk yaşlarda başıma kofi verdim. Yaşım artık yetmiş oldu o günden bugüne kadar kullanmaktayım” diyen Hanım Sarıyıldız şunları anlattı:

    “Ben 13 yaşında bir çocuktum gelin olduğumda. O dönem şimdiki gibi değildi. Birçok insan çocuk yaşta gelin olurdu. Daha hiçbir şey bilmeden, çocukluğumu yaşamadan beni amcamın oğlu ile evlendirdiler. Evlenmeden önce kofi, evlendikten sonrada kofinin üstüne fes verdiler. Yazlık ve kışlık kullandığım iki fesim var. Nereye gidersem mutlaka fesimi takıp giderim. Şimdiki gençler, gelinler ve kadınlar bu fesi takmıyor. Ama bu bizim geleneğimiz, göreneğimiz ve kültürümüz sahip çıkmak gerekiyor. Kızlarıma ve gelinlerime fes takmalarını söylüyorum ama beni dinleyen yok. Hatta benim kafamdakini çıkartmaya çalışıyorlar”

    “KADINLAR KOFİ TAKARAK BU KÜLTÜRÜ YAŞATMALI”

    Yaşı 90 olan ve eşi ile birlikte köyde yalnız yaşayan Geveri Erkenek ise o dönemleri şöyle anlatıyor:

    “Eskiden köylerde insanlık vardı. Akrabalık, dostluk ve yardımlaşma ilişkileri bugüne göre daha iyiydi. Eşim ile birlikte yaşlı iki insanız kapının arkasında ölsek kimsenin haberi olmayacak. Bugün belki şartlar daha iyi ama eski gelenek ve görenekler kaybolduğu için o günleri arıyoruz. Eskiden yaşımız 15′ gelince başınız açık gezmeyin derlerdi. O dönem bütün kızlar kofi takardı. Ben o dönem takmaya başladım. Başımdan hiç kofimi çıkarmadım bugüne kadar taktım. Şimdiki gelinlerin ve kadınların bizim gibi günlük yaşamda takmasa da özel günlerde ve bayramlarda kofi takarak bu kültürü ve geleneği yaşatması gerekir.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN