Etiket: fethiye

  • Zeki Tunca: Okullardaki şiddetin kaynağı eğitim politikalarının yanlışlığı ve liyakatsizlik! -VİDEO

    Zeki Tunca: Okullardaki şiddetin kaynağı eğitim politikalarının yanlışlığı ve liyakatsizlik! -VİDEO

    PİRHA- Fethiye Alevi Bektaşi Cemevi Derneği Genel Sekreteri Zeki Tunca, Siverek ve Maraş’ta yaşanan okul kaynaklı şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eğitim alanındaki sorunların temelinde yanlış eğitim politikaları, liyakatsizlik, ekonomik sorunlar ve ailelerin çocuklarının eğitimine yeterince ilgi göstermemesinin bulunduğunu söyleyen Tunca, öğretmenlerin de giderek işlevsizleştirildiğini ifade etti.

    Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından eğitim sistemine ilişkin eleştirilerini paylaşan Tunca, eğitimdeki sorunların tek bir nedene bağlanamayacağını belirterek, sosyolojik ve psikolojik etkenlerin yanı sıra liyakatsiz yönetim anlayışının da süreci olumsuz etkilediğini söyledi.

    “ÖĞRETMENİN İTİBARI ZEDELENDİ”

    Eğitim politikalarının öğretmeni geri plana ittiğini savunan Tunca, CİMER üzerinden yapılan şikayetlerin öğretmenler üzerinde baskı oluşturduğunu dile getirdi.

    “Veli, ‘öğretmen çocuğuma bağırdı’ diye CİMER’e şikayet ediyor. Şikayet bakanlığa, oradan il ve ilçe müdürlüklerine gönderiliyor ve sonunda öğretmen hakkında soruşturma açılıyor. Bu koşullarda öğretmenden verimli bir eğitim öğretim beklemek mümkün değil” diyen Tunca, öğretmenlerin otoritesinin ve saygınlığının zayıflatıldığını savundu.

    Öğretmenlerin sürekli suçlanan taraf haline getirildiğini belirten Tunca, “Çocuğunu evde eğitmeyen aileler sorumluluk almıyor. Öğrenci öğretmene hakaret ettiğinde bile suçlu öğretmen ilan ediliyor. Bu ülkede öğretmenin değeri ve fonksiyonu giderek ortadan kaldırıldı” ifadelerini kullandı.

    “OKULLARDAKİ YÖNETİCİLERİN ÇOĞU LİYAKATSİZ”

    Okullardaki yöneticilerin önemli bölümünün liyakat esasına göre göreve gelmediğini öne süren Tunca, eğitim yöneticilerinin çocuk ve gençlik psikolojisini iyi bilmesi gerektiğini söyledi.

    “İdareci olmak için sosyoloji, psikoloji ve felsefeyi bilmek gerekir. Ancak bugün birçok yönetici sadece bir siyasi desteği arkasına alarak görev yapıyor. Müdürlerin görevi sadece evrak imzalamak olmamalı. Bu anlayışla eğitim sistemi sağlıklı işlemez” dedi.

    “ŞİDDET İÇERİKLİ DİZİLER ÇOCUKLARI ETKİLİYOR”

    Televizyonlarda yayınlanan şiddet içerikli yapımların çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirten Tunca, özellikle mafya ve çatışma temalı dizilere dikkat çekti.

    “Televizyonlarda sürekli öldürme, vurma ve şiddet sahneleri gösteriliyor. Çocuklar bunlardan etkileniyor. Bu yayınlara pedagojik açıdan daha dikkatli yaklaşılması gerekiyor” diye konuştu.

    Şiddetin önlenmesinde ailelere ve devlete de önemli sorumluluklar düştüğünü ifade eden Tunca, eğitim sisteminin yalnızca öğretmenlerin çabasıyla düzelemeyeceğini vurguladı.

    “Vatandaşların ve ailelerin daha duyarlı olması gerekiyor. Devlet de gerekli önlemleri almak zorunda. Eğitimin bütün yükünü öğretmenin sırtına yükleyerek bu sorunların üstesinden gelinemez” dedi.

    “SORUNUN KAYNAĞI YANLIŞ EĞİTİM POLİTİKALARI”

    Uzun yıllar öğretmenlik yaptığını belirten Tunca, kendi dönemlerinde eğitim anlayışının farklı olduğunu söyledi.

    “Hayatım boyunca öğrenci dövmeyi düşünmedim. Hata yaptığında onu eğitirdik, utanır ve aynı yanlışı tekrar etmezdi. Çocuklarla birlikte üretir, aile yaşamını, iyi insan olmayı ve toplumsal değerleri anlatırdık. Onlara örnek olmaya çalışırdık” diyen Tunca, günümüzde çocukların savaş oyunları ve şiddet içerikli yapımlarla büyüdüğünü ifade etti.

    Öğrencilerini korumak isterken yaşamını yitiren öğretmenlere de değinen Tunca, “Öğrencilerinin zarar görmemesi için kendini kurşunun önüne atan öğretmenler var. Bu ülkede böyle değerler kolay yetişmiyor” dedi.

    Geçmişte öğretmenlerin eğitim faaliyetlerinde daha özgür hareket edebildiğini söyleyen Tunca, bugün birçok etkinlik için uzun izin süreçlerinin gerektiğini belirtti.

    Öte yandan eğitimde yaşanan şiddet olaylarının “kindar ve dindar nesil” söylemiyle açıklanamayacağını ifade eden Tunca, “Muhafazakar bir ailenin çocuğunu dindar yetiştirmesi onun kindar olacağı anlamına gelmez. İnançlı olmakla şiddet arasında doğrudan bir bağ kurulamaz. Eğitim alanında yaşanan sorunların temelinde yanlış eğitim politikaları, liyakatsizlik, ekonomik sorunlar ve ailelerin çocuklarının eğitimine yeterince ilgi göstermemesi yatıyor” diye konuştu

    Cebrail ARSLAN/FETHİYE

  • Tunca: Fethiye’de yeni cemevi yapımı için verilen sözler hala yerine getirilmedi-VİDEO

    Tunca: Fethiye’de yeni cemevi yapımı için verilen sözler hala yerine getirilmedi-VİDEO

    PİRHA- Belediyeye ait depreme dayanıksız bir binada geçici olarak faaliyet yürüten Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi’nin Genel Sekreteri Zeki Tunca, yeni bir cemevinin yapılması için girişimlerinin devam devam ettiğini söyledi. Verilen sözlerin tutulmadığını belirten Tunca, “5 yıl geçti, hala bir gelişme yok” dedi. 

    Fethiye’de bulunan mevcut cemevi ilçede yaşayan Alevilerin ihtiyacını karşılamada yetersiz kalıyor. Daha donanımlı cemevi yapılması için 5 yıldır cemevi yönetimi mücadele veriyor. Belediyenin söz vermesine rağmen hala sözler tutulmuş değil.

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, cemevinin yer tahsisinde yaşanan sorunlara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Modern bir cemevinin yapılmasının ihtiyaç olduğunu söyleyen Tunca, bunun için de görüşmelerinin devam ettiğini belirtti. Tunca, “Kısır bir döngü var. Sözler veriliyor, tutulmuyor. Yapabilecek pek fazla da bir şey yok. Artık bir sonuca bağlanması gerekir bununla ilgili de toplantılar yapmaya devam ediyoruz” dedi.

    “DAHA İYİ HİZMET İÇİN YENİ BİR CEMEVİNE İHTİYACIMIZ VAR”

    “Gerçekten şu mekânda bütün hizmetleri yapabilecek imkânımız olsa kimseden bir şey istemeyeceğiz” diyen Tunca, “Halka bütün hizmetleri gerçekleştirebileceğimiz bir cemevinin yapılması, bu mekânın da sosyal hizmetlere, aile ekonomisine katkıda bulunacak kurslara tahsis edilmesi çok daha faydalı olacak. Yeni bir cemevi olmadığı için hizmetleri ancak bu kadar yapmak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ALTERNATİF ARAYIŞ İÇİNDEYİZ”

    Cemevi sorununun çözümü noktasında alternatif arayış içinde olduklarını belirten Tunca, “Yapmamız gereken bazı şeyler var. Siyasi partileri zorlayacağız. Olmazsa bir önceki dönemde yasama yılında torba yasalarla çıkmış olan ilgili değişiklikleri hukuki açıdan inceledik, cemevlerinin yapımı, inşaatı, imar planları uygulamaları ile ilgili görevler kanunen büyükşehir belediyelerine verildi, bunları biliyoruz. Bu konu ile ilgili de yerel belediyeden herhangi bir sonuç alamazsak Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne resmi olarak başvuracağız. Özel olarak gidip belediye başkanıyla görüşeceğiz, gerekirse ilçe kaymakamı, vali ve herkesle bu konuyu konuşacağız. İhtiyaçlarımızı belirtip isteyeceğiz. Vatandaş olarak bu bizim hakkımız” dedi.

    “DAHA BÜYÜK BİR CEMEVİNE İHTİYAÇ VAR” 

    Fethiye’nin nüfusun 200 bin civarında olduğunu belirten Tunca, “Fethiye’de tahmini boyutlarda ulaşabildiğimiz 26 bin Alevi nüfusu var. Cemevi, bu insanların ihtiyacı çünkü. Burası bizim ibadethanemiz. Halkın buna ihtiyacı var, bunun yapılması lazım. Biz vergimizi veriyorsak üstümüze düşen kanuni görevleri yerine getiriyorsak bazı şeyleri de bizim isteme hakkımız var, bunu da istiyoruz. Fethiye’nin nüfusunun 180-200.000 civarında olduğunu var sayarsak 25-26 bin nüfus az bir nüfus değil” ifadesini kullandı.

    “CEMEVİ İÇİN SÖZ VERİLDİ 5 YILDIR HİÇBİR GELİŞME YOK”

    5 yıldır görüşmelerin sürdüğünü, yapacak hiçbir şey kalmazsa siyasi güçlerini kullanacaklarını ifade eden Tunca, konuşmasını şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Bu insanlarımızın ihtiyacı, görülmesi gereken işleri var. Bunları yapabilecek fiziki imkanları olmadığı için bir yenisinin yapılması ihtiyaç halini aldı. Bunu da 5 yıldır dilimizin döndüğünce anlatıyoruz. Yapacak hiçbir şey kalmazsa siyasi gücümüzü kullanacağız. İnsanlarımızı bir yere toparlayacağız, istişare edeceğiz ve siyasi gücümüzü ve bize bu imkanları sağlayabilecek kişilerden, tarafa yönlendireceğiz. Halk olarak yapabileceğimiz başka bir şey yok”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

    İLGİLİ HABERLER

    > Fethiye’de tam teşekküllü bir cemevi yapılacak- VİDEO

  • ‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’-VİDEO

    ‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’-VİDEO

    PİRHA-Okullara imam atanmasıyla siyasetin ilkokullara, anaokullarına kadar indirgendiğini söyleyen Alevi Kültür Derneği Fethiye Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “Biz zorunlu din dersine karşıyken, okullara imam atanıyor. İmamların yapacağı iş yok mu? Gitsin caminin müezzinliğini, imamlığını yapsın, okullarda ne işi var?” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösterirken, birçok kentte eylemler yapılıyor.

    Alevi Kültür Derneği Fethiye Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, çocukların ÇEDES ve benzeri projelerle hedef alınmasına tepki gösterdi. Tunca, aynı zamanda siyasetin ilkokullara, anaokullarına kadar düşürüldüğünü söyleyerek, “Bizler şahit olmadık ama Eskişehir’de, İzmir’de ve bazı illerde duyumlar alıyoruz. Okullara bilmem ne adı altında imam atanması, pedagojik formasyonu olmayan insanların atanması. Ne yapacaklar? Ne tür bir danışmanlık yapacaklar, bilmiyoruz. Bunca rehber öğretmenleri varken, psikologlarımız varken, imamların atanması ne alaka?” dedi.

     “BİNLERCE ÖĞRETMEN DIŞARIDA İŞSİZ GEZERKEN İMAMLARIN OKULLARDA NE İŞİ VAR?

    Alevilerin zorunlu din dersinin kaldırılmasını istediğini hatırlatan Tunca, durum böyleyken okullara imam atanmasına bir anlam veremediğini vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Okullara imam atanıyor, imamların yapacağı iş yok mu? Gitsin caminin müezzinliğini, imamlığını yapsın. Okullarda imamın ne işi var? Pedagojik formasyonu olmayan insanların atanması olacak iş değil. Bizim binlerce öğretmenimiz dışarıda boş gezerken, binlerce rehber öğretmenimiz, psikoloğumuz dışarıda boş gezerken bu atama kabul edilemez.”

    “BÖYLE BİR UYGULAMANIN YAPILDIĞI OKULA BEN TORUNUMU GÖNDERMEM”

    Bu tür uygulamalara kesinlikle karşı olduğunu belirten Zeki Tunca, İmamlar okullara manevi danışman gibi isimlerle atanıyor. Biz buna kesinlikle karşıyız ve böyle bir uygulamanın yapıldığı okula ben torunumu göndermem. Okula gitmesin hiç okumasın. Ne demek? Okulda imamın işi ne? Okulların öğrenci sayısına göre rehber hocalarının sayısını artırın, kadro verin. İmamları atadın, rehber öğretmenleri ne iş yapacak? İmamlara iş sağlamak için çeşitli şeyleri uydurmanın anlamı yok, biz buna kökünden karşıyız” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

    İLGİLİ HABERLER:
    > -Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > -‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > -‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > -‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > -‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > -‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > -‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’

    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO

    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO

    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO

  • Fethiye’de 30 yıl sonra cem yapıldı-VİDEO

    Fethiye’de 30 yıl sonra cem yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi  Dede Tarık Etçioğlu, 30 yıl aradan sonra ilçede cem yürüttü. Etçioğlu, “Amaç geleneklerimizi sürdürmek” dedi. 

    Antalya’nın Finike ilçesinden gelip Fethiye’ye yerleşen Yağmurlu Ocağı’nda yaklaşık 30 yıldır cem erkanı yürütülmüyor. Kara Yağmurlu Ocağı Yol Yürütücüsü ve aynı zamanda Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi  Dede Tarık Etçioğlu, Alevilik geleneğinin 30 yıldan sonra sürmesine katkı sunuyor.

    Etçioğlu; Abdalların Fethiye’de bulunan nüfusu, cemevi ile olan ilişkileri, Alevi inancını, ritüellerini ve inancı ne boyutta yaşadıklarına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “AMAÇ GELENEKLERİMİZİ SÜRDÜRMEK”

    Çocukluk yıllarında cem erkanı yürütmek için yönlendirildiğini söyleyen  Tarık Etçioğlu, “Kara Yağmurlu Ocağı’nda Yağmur dede Hakk’a yürüdükten yaklaşık 30 yıl kadar Fethiye’de cem erkanı yürütülmedi. Çocukluğumdan bugüne kadar hep atalarımız, büyüklerimiz bu yolu erkanları yürütmem için beni yönlendirdiler. Bu yolda cem erkanlarında bulunmama, deyişlerde, nefesleri söylemem de vesile oldu” diyerek bu yola nasıl başladığını anlattı.

    Etçioğlu, Alevi inancının geleneklerini sürdürmenin önemine vurgu yaparak, “Fethiye Alevi Kültür Derneği olarak bir araya geldik. Burada tüm canlarımızla birlikte daha güzel, daha iyi ve Aleviliğimizi, erkanımızı geleceğimize nasıl taşırız amacıyla bir araya geliyoruz. Fethiye’de fazla kalabalık bir nüfusumuz yok. Abdallar olarak 120-130 haneyiz burada. Biraz azınlığız. Lakin burada yaşayan diğer Türkmen tahtacılar diye nitelendirdiğimiz bir aşiretimiz var. Onlar da çoğunluk olmak üzere 5-6 binlik bir nüfusa sahipler. Birlikte hareket ediyoruz, birlikte yol alıyor, birlikte cemlerimizi yapmaya çalışıyoruz” dedi.

    “BU YOLUN ÖĞRETİLERİNİ AKTARIYORUM”

    Alevilik kültürünü yansıtmaya çalışırken geçmişte yapılan cemlerin bazı insanlara ağır gelebildiğini belirten Etçioğlu, “Çünkü yörenin dışından gelen canlarımız bu yolu, bu felsefeyi, bu kültürü benimsemiş. Merak edenler var. Bunlara bu yolun tarikat yolu, şeriat yolu olmadığını, bu yolun ehlibeyt yolu, sevgi yolu, gönül yolu olduğunu bildirebilmemiz açısından ritüelleri uygulamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Cem erkanı yürütmenin iyiye, güzele, gönül yoluna meylettiğini dile getiren Etçioğlu şunları söyledi:

    “Cem erkanında dede de dahil rızalık alır. Toplumsal konular, bireysel konular ele alınır. Varsa kırgın olanları bir araya getirip, müşkülünü halledip, insanları birbiriyle barıştırmak, akabinde buraya gelen canların getirmiş olduğu lokmaları hep birlikte paylaşmak, ardından, varsa bir kötü olay o konuyu çözmek önemli.

    Burada sadece 12 hizmeti yerine getirmek değil, zaten her can bir mumdur, her can yanabilir lakin aydınlatabilmek çok önemlidir. Mum gibi yanmak bitmek değil, yanarken mum gibi çevremizi çevremizdekilerin çevresini aydınlatabilmektir.”

    Abdal Alevileri olarak Fethiye’de Hakk’a yürüme erkanlarına ilişkin de bilgi veren Tarık Etçioğlu, “Burada Hakk’a yürüyen canlarımız, erkan isteyen canlar bize ulaşıyorlar. Hakk’a yürüme erkanını Türkmen geleneklerine uygun bir şekilde yapıyoruz. Hakka yürüyen canımızın döşeğine alınmasından tutun, sırlanmaya kadar olan bütün erkânı yürütebiliyoruz. Hakk’a yürüyen canımız musahipse müsahip kardeşi varsa cem erenleri toplanır Hakk’a yürüyen canımızın başında delil uyandırılır. Delil uyandırıldıktan sonra tın tın diye nitelendirdiğimiz üç nefesler duaz-ı imamlar okunur, onun ardından Türkmen ve Abdal geleneklerinde geçmişte yapılan Hakk’a yürüyen canımız öncelikle kadınsa 3 eteği dediğimiz gelinken giydiği kıyafeti, erkekse özne dediğimiz damatlık olarak  giymiş olduğu kıyafeti cenaze yıkandıktan sonra  giydirilir ondan sonra Hakk’a yürüme erkanı mezarlıkta devam eder” diye belirtti.

    Abdallarla Tahtacılar arasındaki benzeşme olduğunu belirten Etçioğlu, “12 erkanu birlikte yürüttüklerinden dolayı tahtacılar 2 oymaktan oluşur. Bir Hacı Emirli  bir de Yan Yatır olmak üzere. Abdallar ise dedelerinin, pirlerinin Çorum’da olduğu Tozlu Ocağı, bizim sahil bölgesinde yaşayan Abdalların ise Yağmurlu Ocağı’na bağlı olmaları ve birlikte 12 erkan  yürütmeleri birbirlerinden kız alıp vermelerinden kaynaklı büyük rol oynamıştır.

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi  Dede Tarık Etçioğlu, Yağmurlu Ocağı’nın, Gaziantep, Hatay, Adana’dan Mersin Antalya ve İzmir’e kadar olan sahil bölgesinde ve Isparta’da, Denizli’de bulunduğunu, Yağmurlu Ocağı’nın en yoğun olduğu bölgenin Antalya Adana ve Mersin olduğunu kaydetti.

    “ABDALLARDA ÖRGÜTLENMEK İÇİN 4 KAPI MEVCUTTUR”

    Abdallarda musahipliğin ikrarla başladığını belirten Etçioğlu, şöyle devam etti:

    “Bizim Abdal Alevilerin bir kısmında örgütlenmek için  4 kapı mevcuttur. 4 kapının birinci kapısı söz verme ikrar alma, ikincisi musahiplik kapısı, üçüncü kapı aşinalık kapısı, dördüncü kapı ise peşinalık kapısı.
    Peşinalık, bu 4 kapıda var olan ritüelleri tamamlamış yerine getirmiş kişilere denir. Abdallarda ikrar verme ikrar alma Alevilik yoluna her zaman bağlı kalacağına, toplumunun adaletine hukukuna saygı duyacağına, bu yolda ilerleyeceğine dair verilen sözdür.

    “MUSAHİPLİK ÖRGÜTLENMENİN BİRİNCİ ADIMIDIR”

    Musahiplik ise örgütlenmenin birinci adımıdır. Örgütlenirken birbirimizin eksikliğini tamamlayarak bir kuvvet oluşur, bu toplumun kendi arasındaki bir dayanışma metodudur.

    Musahipliğin geçmişten günümüze kadar çok güzel bir şekilde işlevi vardı. Çünkü köy yaşantısında insanlar birbirlerini daha çok tanıyordu, daha çok birbirlerine ihtiyaçları vardı ama şehir yaşantısında insanlar dairelerde, apartmanlarda yaşadıkları için kopukluk oldu.

    Gerçekten bizim için önemli olan şu ocak bu ocak, şu memleketin insanı, bu memleketin insanı değil, önemli olan Hünkâr Hacı Bektaş’ın 72 milleti bir gözle görmeyen bizden değildir dediği gibi, ilim ilim bilmektir, ilim irfan insan bilmektir.

    Cem olmak için meydana geldiğinde -bizde dedenin yardımcısına mürebbi denir- mürebbi o köyün gündemini dedeye aktarır. Dede de gezmiş olduğu köylerden aldığı bilgileri gündemleri birbirine harmanlayarak burada talipler ile paylaşır.

    Cem erkanında canlar eşikten geçtikten sonra delil uyandırılınca hizmetler yürür. Ta ki delil sırlanana kadar. Delil sırlandıktan sonra muhabbetler başlar, bu muhabbetler coşmak için değil, gerekli ve öncelikli olan konular, o günün yaşam koşulları, yani köyün, şehrin, ülkenin içinde bulunduğu sorunları veyahut da o köyde bulunan iki canın müşkülü öncelikle ele alınır.

    Dede, pir, mürşit hiç fark etmez. Senin benden benim senden bir üstünlüğümüz yok hepimiz bir canız. Dede görevi postun gerekliliklerini 12 hizmet ritüellerini  insanlara düzgün bir şekilde gösterebilmesidir. Onun için diğer canlardan hiçbir farkı yoktur.

    Erkan’ı yürütenler ise (Sazandanlar)  taliplerdir.  O bulunduğu yeri yöneten, bulunduğu yerin sorunlarını dile getiren kişi de mürebbi dediğimiz rehberlerimizdir.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Tunca: Seçimlerden beklentimiz haktan, hukuktan, adaletten yanaydı ama olmadı-VİDEO

    Tunca: Seçimlerden beklentimiz haktan, hukuktan, adaletten yanaydı ama olmadı-VİDEO

    PİRHA – Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, 14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimleri ve 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri ile ilgili, “Beklentimiz haktan hukuktan adaletten yanaydı başka da bir beklentimiz yoktu” dedi. Tunca, yerel seçimlerde kendilerine en yakın partilerin adaylarına göre tavır belirleyeceklerine işaret etti. 

    14 Mayıs Milletvekili Genel Seçimleri ve 28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri ile ilgili Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca dede, seçim sonuçlarına ve bundan sonraki süreçte ne yapılması gerektiğine dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    HAKTAN HUKUKTAN ADALETTEN BAŞKA DA BİR BEKLENTİMİZ YOKTU”

    Alevilerin haktan hukuktan, adaletten yana olduklarını vurgulayarak sözlerine başlayan Tunca, “Biz Alevi kesim olarak genellikle Millet İttifakı’nın yanında yer aldık. Programlarını inceledik, vaatlerine baktık. Beklentimiz zaten haktan, hukuktan, adaletten yanaydı, başka da bir beklentimiz yoktu. Bize bunu sağlayabileceğini düşündüğümüz Millet İttifakı’nın programından yana tavrımızı belirledik” dedi.

    “BU EKONOMİK ŞARTLARDA 5 YIL NASIL GEÇER?”

    Tunca, “Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimini Cumhur ittifakı çoğunluk sağlayarak kazandı. Şimdi de bu ekonomik şartlarda bu 5 yıl nasıl geçer? Bu ülke nasıl toparlanır? Tabii şüphelerimiz korkularımız var. Seçimlerle ilgili isterdik ki Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olsun” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

    “TBMM’de Cumhur İttifakı çoğunlukta. Hak, hukuk, adalet gibi kavramlar dengelenirdi, beklentimiz de o yöndeydi ama olmadı. Sağlık olsun, bekleyip göreceğiz. Önümüzde bir yıl bile hemen hemen kalmadı sayılır yerel yönetimler ile ilgili seçimler var. Orada da bize yakın olan partilerin programları ve adaylarını inceleyecek insanlar, ona göre tavırlarını koyacaklar.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Fethiye AKD Cemevi aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    Fethiye AKD Cemevi aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA-Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi’nde Kerbela, Sivas, Maraş ve Çorum’da katledilenler anısına aşure lokması paylaşıldı. Bugün sazını alıp Sivas Madımak’ a doğru hareket etmenin tam zamanı olduğunu belirten Kara Yağmur Ocağı Dedesi Tarık Etçioğlu, “Gerçekten güzel günlere baharlı günlere hepimizin ihtiyacı var” dedi.

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi’nde Kerbela, Sivas, Maraş ve Çorum’da katledilenler anısına yapılan aşure lokması paylaşıldı. Aşure lokmasına Alevi kurumları ve yurttaşlar katıldı.

    Kara Yağmur Ocağı dedesi (Abdal) Tarık Etçioğlu’nun okuduğu lokma gülbenginin ardından lokmalar paylaşıldı. Tarık Etçioğlu, lokmaların paylaşılmasının ardından PİRHA’ya konuştu.

    “GÜZEL GÜNLERE HEPİMİZİN İHTİYACI VAR”

    Zor günler geçirdiğimiz bu günlerde birliğimizi toparlayabilmek adına bir arada olduklarını belirten Tarık Etçioğlu, “30. yıl dönümü olması nedeniyle 2 Temmuz Madımak Katliamı’ndaki şehitlerimizi anmak ve aşure lokmamızı paylaşmak için bir aradayız. Bu konuda bizleri yalnız bırakmayan canlarımızla birlikte Kerbela’da, Sivas’ta, Çorum’da ve Maraş’ta şehit olan tüm canlarımız için aşure lokmamızı paylaştık. Bugün sazını alıp Sivas’ta Madımak’ a doğru hareket etmenin tam zamanı. Gerçekten güzel günlere baharlı günlere hepimizin ihtiyacı var” dedi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • PSAKD Fethiye Şube Başkanı Sevinç: Aleviler oyuna gelmeyecek-VİDEO

    PSAKD Fethiye Şube Başkanı Sevinç: Aleviler oyuna gelmeyecek-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Fethiye Şubesi Başkanı Turgut Sevinç, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Hüseyin Gazi Cemevine ziyaretine ve Alevi inancına bakış açısına tepki gösterdi. Sevinç, “20 yıldır Alevilere uzak duran, Alevi inancını tanımayan, cemevlerine yasal statü kazandırmayan bir cumhurbaşkanının 2023 seçimleri öncesi cemevlerimizi ziyaret etmesinin temel sebebi ‘Alevilerin oy potansiyelinden ne kadar faydalanabiliriz?’ şeklindedir” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ankara’nın Mamak ilçesinde bulunan Hüseyin Gazi Cemevine Muharrem ayında gerçekleştirdiği ziyaret tartışılmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Muğla Fethiye Şubesi Başkanı Turgut Sevinç Erdoğan’ın ziyaretine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ERDOĞAN’IN ZİYARETİ SEÇİM ÇALIŞMASI”

    Ziyareti seçim çalışması olarak nitelendiren Sevinç, “20 yıldır Alevilere uzak duran, Alevi inancını tanımayan, cemevlerine yasal statü kazandırmayan bir cumhurbaşkanının 2023 seçimleri öncesi cemevlerimizi ziyaret etmesinin temel sebebi, “Alevilerin oy potansiyelinden ne kadar faydalanabiliriz?” şeklindedir. Ama biz Aleviler bu oyuna gelmeyeceğiz, gelmemeliyiz de. Çünkü 20 yıldır bu ülkeyi yöneten hükümetin cemevlerimize yasal statü vermemesi, cemevlerimizi “cümbüş evi” şeklinde nitelendirerek, bizi farklılaştırması, hor görmesi bunun en açık göstergesidir” dedi.

    “RİTÜELLERE UYGUN OLMAYAN DAVRANIŞLARI KABUL ETMİYORUZ”

    Cemevlerinde iftar açma olayının Alevi ritüellerinde yeri olmadığını kaydeden Sevinç, “Cemevlerinde iftar açma olayı Alevi ritüellerinde yoktur. Ayrıca kim olursa olsun, bu bir cumhurbaşkanı olabilir, bir parti lideri olabilir, bizim postumuza bir kişi bile rızalık vermiyorsa o postta oturamaz. Ayrıca oraya oturacak kişinin de dede ya da zakir olması gerekir. Dede de olsa, zakir de olsa orada bütün canların rızalığını alması gerekiyor. Maalesef bizim ritüellerimize uygun olmayan bir davranışını ve postta oturmasını cumhurbaşkanı da olsa biz bunu kabul etmiyoruz. Bunu yapan arkadaşlar neden yaptı? Bir yerden talimat mı aldı? Orasını bilemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ORTADA BİR YÖNETİM ZAFİYETİ VAR, AVF’NİN GEREĞİNİ YAPACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

    Cemevinin dizayn edilerek yapılan ziyaretleri kabul etmediklerini belirten Sevinç sözlerini şöyle tamamladı:

    “Tabi ki bu ülkenin cumhurbaşkanı, bakanlar, bu ülkenin mülki amirleri cemevlerini ziyaret edebilirler ama bizim inancımıza saygı göstererek, hoşgörüyle yaklaşarak ziyaret edebilirler. Ancak bizim inanç değerlerimiz olan Hacı Bektaş Veli, Hazreti Ali ve bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün resimlerini posterlerini indirerek bazı Arapça yazıları astırmak ve oranın altında poz vermek bu hem Alevi inancına hem de Sünni inancına yönelik yapılmış bir züldür diye düşünüyorum.

    Tabii ki burada bir yönetim zafiyeti olduğu ortada. Yönetimin birbirinden haberi olmadığı duyumlarını aldık. Birbirinden haberdar olsalar bile biz Alevi camiasında bu olayın Alevi ritüellerine uygun olmadığını ve bunu kabullenmeyeceğimizi dile getirdik. Alevi Vakıfları Federasyonu’nun da bu konuda gereğini yapacağını düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Zeki Tunca: Fethiye’ye bir cemevi yapılırsa sıkıntılarımızdan kurtulacağız-VİDEO

    Zeki Tunca: Fethiye’ye bir cemevi yapılırsa sıkıntılarımızdan kurtulacağız-VİDEO

    PİRHA-Belediyeye ait depreme dayanıksız bir binada geçici olarak faaliyet yürüttüklerini belirten Fethiye Alevi Kültür Derneği/ Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca yeni bir cemevinin yapılması için girişimlerinin devam ettiğini kaydetti.

    Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca şube faaliyetlerine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Belediyeye ait depreme dayanıksız bir binada geçici olarak faaliyet yürüttüklerini kaydeden Tunca, yeni bir cemevinin yapılması için girişimlerinin sürdüğünü söyledi.

    Devlet yetkililerin son dönemde cemevleri ile kurduğu ilişkiye değinen Tunca, “Cemevimizi ziyaret ediyorlar. Hoş sohbetler ediliyor. Sorunlar, sıkıntılar, dertler anlatılıyor ama netice olarak çok da bir çözüm odaklı değil. Bazı sözler veriliyor tabii ki ben de bir eğitimci, bürokrat olarak devlette işlerin çok çabuk ve kolay çözüme ulaşmadığını biliyorum” dedi.

    “UMARIM KISA SÜREDE YENİ BİR CEMEVİNE KAVUŞURUZ”

    Tunca, belediyeye ait bir binada faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtirken, “Bize verilmiş olan bazı sözler var. Umarım bunlar yerine getirilir. Şu anda cemevimiz belediyemize ait, emanet bir binayı ibadethane olarak kullanıyoruz, faaliyetimize devam ediyoruz. Biz istiyoruz ki kendimize ait, gelenek göreneklerimize uygun, kalıcı vaziyette yeni bir cemevi yapılsın. Bu konuyla ilgili faaliyetlerimiz devam ediyor. Belediyemizden bazı sözler aldık, yer gösterildi. Konuyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Umarım kısa sürede sonuca ulaşır ve yeni bir cemevine sahip oluruz” ifadelerini kullandı.

    “İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ BİNA DEPREME DAYANIKSIZ”

    “İçinde bulunduğumuz bina yıkım kararı olan yani depreme dayanıklı olmadığı şeklinde raporlanmış bir bina” diyen Tunca, bahsedilen binada geçici olarak faaliyet yürüttüklerini kaydetti. Şube etkinlikleriyle ilgili olarak da Tunca şunları söyledi:

    “Önümüzdeki günlerde pandemiden dolayı eğer bir sıkıntı olmazsa semah kurslarımız, hobi bahçeciliği kurslarımız, ev kadınlarına yönelik bazı kurslarımız olacak. Kadınları ekonomiye ve aile ekonomisine katkı sağlayacak bazı kurslarımızı faaliyete geçireceğiz. Bu arada da pandemiden dolayı yapamamış olduğumuz cemlerimize en kısa zamanda yeniden başlayacağız. Pandeminden dolayı Hızır cemimizi yapamadık, sadece Hızır lokması dağıtmak suretiyle bu Hızır orucunu geçirdik. İsterdik ki Hızır cemlerimizi yapalım. Birlik kurbanlarımızı keselim. Lokmalarımızı dağıtalım. Ama pandemiden dolayı topluca bir arada bulunmamak açısından bunları gerçekleştiremedik, onun için de üzgünüz.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Aydınoğlu: Demokratikleşme ve özgürleşme çabalarının içinde PSAKD öncülüğünü yapmaktadır-VİDEO

    Aydınoğlu: Demokratikleşme ve özgürleşme çabalarının içinde PSAKD öncülüğünü yapmaktadır-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Fethiye Şubesi eski yöneticilerinden Yonca Aydınoğlu, şube faaliyetleriyle ilgili olarak yaptığı açıklamada “Aslında bütün Türkiye’de olduğu gibi Fethiye’de de kadın örgütlenme çabaları, demokratikleşme, özgürleşme ve ilerleme çabalarının içerisinde PSAKD öncülüğünü yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ( PSAKD) Fethiye Şubesi bir önceki dönem yönetim kurulu üyesi Yonca Aydınoğlu şube faaliyetlerine ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Son yapılan kongreye değinen Aydınoğlu, “En son kongremiz yapıldığında alanları artık gençleri bırakmak gerektiğini düşündüm. Öncesinde de zaten Pir Sultan Abdal Derneği’nin hakikaten açık yüzüydük biz. Fethiye olarak yönetimde en çok kadın bulunduran şube olduğumuzu düşünüyorum. Yine aynı şekilde bu dengeyi gençler ve kadınlar üzerinden kurarak yeni yönetimimizi oluşturduk” dedi.

    “HER TÜRLÜ DEMOKRATİK EYLEMİN İÇİNDE YER ALDIK”

    Aydınoğlu, Covid-19 pandemisinin olumsuz etkisinden de bahsederken, şunları söyledi:

    “Geçmiş dönemde pandemi nedeniyle gerek örgütlenme açısından gerekse de eylemler açısından sarsıldık. Ama bunun ötesinde Fethiye’de her türlü demokratik eylemlerde en azından katılımcı olduk ve 2 Temmuz anmalarında olsun çeşitli anmalarda ve de çeşitli kutlamalar da Pir Sultan Abdal Derneği olarak mutlaka yer aldık.

    Aslında bütün Türkiye’de olduğu gibi Fethiye’de de kadın örgütlenme çabaları, demokratikleşme, özgürleşme ve ilerleme çabalarının içerisinde PSAKD öncülüğünü yapmaktadır.”

    “KADIN DAYANIŞMASINI DESTEKLİYORUZ”

    Fethiye’deki kadın örgütleri ve bu örgütler ile kurulan ilişkiye dair ise Aydınoğlu, “Fethiye’de Kadın Platformu ve Fethiye Kadın Danışma Derneği var. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği üyesi olarak bu derneğin eylemlerinde katılımcı oluyoruz ve desteğimizi sunuyoruz.

    Kadın dayanışmasını büyütmek, geliştirmek için burada çok çeşitli eylemler yapılıyor. Biz de PSAKD olarak bu kadın dayanışmasını destekliyoruz. PSAKD zaten derneğin özü bakımından bir isyan örgütlenmesidir. PSAKD hiçbir zaman devletle, iktidarla, erkle barış sağlamamıştır. Her zaman bu anlamda daha özgürlükçü daha ilerici bir konumda olmuştur.

    PSAKD üyesi olmaktan onur duyuyorum. Bir kadın olarak da sözümün geçtiği burada bu örgütlenme içinde çok değer verildiğimi düşünüyorum. Bütün kadınları da ötekinin ötekisi olmak adına hem Alevi hem kadın hem ilerici devrimci ruhlarda olan kadınlar için PSAKD çok sağlam bir örgütlenme yeri” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • PSAKD Fethiye Şubesi yöneticisi Sevinç: Gençlerimiz Alevi olduğunu rahatlıkla söyleyemiyor-VİDEO

    PSAKD Fethiye Şubesi yöneticisi Sevinç: Gençlerimiz Alevi olduğunu rahatlıkla söyleyemiyor-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ercan Sevinç, Fethiye’de bir cemevinin olmamasının büyük eksiklik olduğunu belirterek, gençlerin Alevi olduklarını rahatlıkla söyleyemediklerini ve derneğe pek gelmediklerini kaydetti. Sevinç ayrıca ailelerin Aleviliği yeterince çocuklarına anlatamadıklarını da ekledi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Fethiye Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ercan Sevinç, derneklerinin gençlere yönelik faaliyetlerine ilişkin konuştu.

    Gençlerin Alevi olduklarını rahatlıkla dile getiremediklerini belirten Sevinç, ailelerin de Aleviliği gençlere yeterince anlatamadığını söyledi. Pir Sultan Abdal Derneği olarak önümüzde ki süreçte özellikle gençlere yönelik faaliyetler yürüteceklerini de aktaran Sevinç, şu an için semah ve saz kursu verdiklerini aktardı.

    “BU SÜREÇTE ÖNCELİĞİMİZ GENÇLERİ BURAYA GETİREBİLMEK”

    Geçtiğimiz şubat ayında PSAKD yönetimine seçildiğini aktaran Sevinç, çevrelerindeki gençlere Pir Sultan sevgisini aşılamak için yoğun çaba sarf ettiklerini kaydetti.

    Pandemiden dolayı geçen dönem çok az faaliyet gerçekleştirebildiklerini söyleyen Sevinç; “Pandemi tedbirlerinin kaldırılmasıyla birlikte faaliyetlerimize hız verdik. Bu süreçte önceliğimiz genç arkadaşlarımızı buraya getirebilmek, faaliyetlerimize katabilmek. Şu an derneğimizde semah ve saz kursları veriyoruz. Ayrıca cemlerimiz ve yapacağımız konserlerle gençlerin derneğimize gelmelerini sağlayacağız. Fethiye’de tahminen 5 bin civarında genç yaşıyor. Bu arkadaşlarımızın en azından bin veya iki binini derneğimizde görmek isteriz” şeklinde konuştu.

    “AİLELERİMİZ, ALEVİLİĞİ GENÇLERE AŞILAYAMIYORLAR”

    Gençlerin derneğe gelmeme nedenlerinde ailelerinin etkili olduğunu ifade eden Sevinç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Temel sıkıntımız ailelerimizde. Ailelerimiz Aleviliği gençlere aşılayamıyorlar. Bizler de bunun bilincinde çok fazla olamıyoruz. Evet gençlerimizde problem var ama temel neden ailelerimizde, ebeveynlerimizde. Biz derneğimizde bunu da yıkmak istiyoruz. Önce Aleviliği bilmemiz ondan sonra öğretmemiz gerekiyor. Bunları bizler büyüklerimizden öğreneceğiz ya da büyüklerimiz öğrenip bize öğretecek. Bu durumu böyle aşacağız. Fethiye’deki en temel problemimiz ise bir cemevimiz yok. Toplanabileceğimiz güzel bir alanımız olmadığı için derneğimizde toplanıyoruz. Burada bir cemevimiz olsa daha sağlıklı, daha güzel ve daha büyük etkinliklerimiz olurdu.”

    “CEMEVİNİN OLMAMASI ÇOK BÜYÜK EKSİKLİK”

    Fethiye’nin turistik bölgede bulunmasının yaptıkları faaliyetlere etkisi olduğunu da dile getiren Sevinç, “İnsanlar buraya tatil için geldiklerinden dolayı açıkçası pek dernekle ilgilenmiyorlar. Ama tabi bizler bir yerlerde denk geldiğimizde ve derneğimizden bahsettiğimizde ya da burada böyle bir derneğin olduğunu duyduklarında da mutlu oluyorlar. Fakat asıl temel sorun burada yerleşik olarak yaşayan, Alevi inancına sahip insanlarımızın derneğe ilgi göstermemesi. Burada yerleşik olarak yaşayanlar Tahtacı Aleviler. Aşağı yukarı 20 veya 30 bine yakın Alevi nüfusuna sahip olan bir yer burası. Cemevinin olmaması çok büyük bir eksiklik. Bunun için gerekli mercilerle başkanımız görüşüyor” dedi.

    “GENÇLER ALEVİ OLDUKLARINI RAHATLIKLA SÖYLEYEMİYORLAR”

    Gençlerin derneğe gelmemelerinin en önemli nedenlerinden birinin de Alevi oldukları rahatça ifade edememeleri olduğunu söyleyen Ercan Sevinç, şunları aktardı:

    “Derneğimize genç arkadaşlarımızın gelmemesinin en önemli nedeni de Alevi olduklarını rahatlıkla belirtemiyorlar. Çünkü iş görüşmesine gidiyorlar ve bir derneğe üye mi değil mi diye kendilerine soruluyor. Cevabını açık açık söyleyemiyorlar çünkü işe alınmama gibi problemler oluyor. Bu hem genç arkadaşlar için hem de hepimiz için bir problem. Etkinliklerimiz de insanlar birilerini gördüğü zaman, ‘sen de mi Alevisin, sen de mi Aleviydin’ diye birbirlerine soruyorlar. Buradan gençlere çağrımdır; Genç arkadaşlarımız Pir Sultan sevgisini öğrenmek için okusunlar, araştırsınlar. Ben de bilmiyordum, okudum, araştırdım ve özümü öğrendim. Öncelikle derneğimize üye olmak için değil içimizdeki özü görmek için gelsinler.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Alevi Kültür Derneği Cemevi Fethiye Şube Sekreteri: Cemevleri, devlet tarafından yasal olarak tanınmalı-VİDEO

    Alevi Kültür Derneği Cemevi Fethiye Şube Sekreteri: Cemevleri, devlet tarafından yasal olarak tanınmalı-VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Derneği Kültür ve Cemevi Fethiye Şube Genel Sekreteri Zeki Tunca, cemevlerinin ‘ticarethane’ statüsünde tarifelendirilip en yüksek oranda elektrik faturalarıyla karşılaşmasını eleştirdi. Tunca, “Nasıl ki camiler, havralar, kiliseler ve diğer dinlere ait ibadethanelerin masrafları, giderleri devletçe karşılanıyorsa neden cemevlerinin giderleri devletçe karşılanmıyor?” dedi.

    Elektrik ve doğalgaza yapılan zamlarla birlikte cemevlerine gönderilen faturalardaki miktarlar da tartışmaları beraberinde getirdi.

    Alevi Kültür Derneği Kültür cemevi Fethiye Şube Genel Sekreteri Zeki Tunca, cemevlerinin halen “İbadethane” statüsünde görülmeyip “Ticarethane” ya da “Konut” tarifesi adı altında faturalandırılmasını eleştirdi. Yüksek oranlı faturalarla karşılaştıklarına vurgu yapan Tunca, “Cemevlerimizin ticarethane olarak görülüp elektrik faturası gönderilmesi bizleri zor durumda bırakmıştır. Bizler cemevleri olarak ibadethaneyiz. Bunun devlet tarafından yasal olarak ibadethane olarak tanınmasını talep ediyoruz. Bu bizim anayasal hakkımız” dedi.

    “CEMEVLERİ İBADETHANE OLARAK KABUL EDİLSİN”

    Zeki Tunca, devletin, her inanca eşit davranması gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Avrupa’daki mahkemeler, Anayasa cemevlerini ibadethane olarak kabul etmiştir. Ama nedense mevcut hükümet henüz cemevlerini ibadethane olarak kabul etmedi. Bizler siyaset yapmıyoruz. Burası bir ibadethanedir. Burada gelenek ve göreneklerimize, kendi öğretilerimize göre ibadetlerimizi, lokmalarımızı paylaşıyoruz, cemlerimizi yapıyoruz, istişarelerde bulunuyoruz. Toplumsal olaylar, toplumun sorunlarıyla ilgili konuları burada çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz. Ve bizler istiyoruz ki tüm giderlerimiz devletçe ya da cemevlerimizin bulunduğu yerlerin belediyelerince karşılansın. Nasıl ki camiler, havralar, kiliseler ve diğer dinlere ait ibadethanelerin masrafları, giderleri devletçe karşılanıyorsa neden cemevlerinin giderleri devletçe karşılanmıyor? Bizler halkımızın yardımlarıyla ayakta kalmaya çalışıyoruz. Genel giderlerimizi devlet ya da belediyenin karşılamasını istiyoruz ve bu masraflar bize oldukça fazla yük bindiriyor. Bu arada biz de şanslı bir bölgedeyiz. Fethiye’de bizim cemevlerimizin genel giderleri belediyemizce karşılanıyor. Biz istiyoruz ki tüm Türkiye’deki cemevlerinin genel giderleri devletçe ya da belediyeler ile karşılasın. Halkımızın bu ekonomik sıkıntı konusunda bir de bizlere yardım etmek için çabalaması zorumuza gidiyor. Devlet bizim giderlerimizi karşılayabilir ama öncelikle cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

  • Sevinç: Cemevimiz olmadığı için canlarımızı Sünni geleneğe göre sırlıyoruz-VİDEO

    Sevinç: Cemevimiz olmadığı için canlarımızı Sünni geleneğe göre sırlıyoruz-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Fethiye Şubesi Başkanı Turgut Sevinç, ilçede cemevinin olmadığını hatırlatarak, “Cemevimiz olmadığı için en büyük sorunumuz yaşamını yitiren canlarımızı sırlayamıyoruz, defin sırasında sorunlar yaşıyoruz. Yani Sünni geleneğine göre canlarımızı defnetmek zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Fethiye Şubesi Başkanı Turgut Sevinç, PİRHA’ya yaptığı açıklamada şube faaliyetlerinden bahsederken, yeterli ilgiyi görememelerinden dolayı üzgün olduklarını kaydetti.

    Covid-19 pandemisinin de süreçte etkili olduğunu belirten Sevinç, “Pandemi süreci herkesi etkilediği gibi bizim dernek faaliyetlerimizi de etkiledi. Bu konuda çok büyük bir çalışma yapamadık. Pandeminin biteceğine dair düşüncelerimizi daha önde tutarak halk eğitim merkezi ile derneğimizin ortak girişimi ile semah dersleri başlattık, katılımın az olmasından dolayı bu faaliyeti gerçekleştiremedik. Buradan bütün canlarımıza sitem etmek istiyorum. Bu zor şartlarda ayakta kalan bir sivil toplum kuruluşu olarak biz en azından öğretilerimizin öğrenilmesi için bir şeyler gerçekleştirebilir miyiz düşüncesi ile gerek telefonlarla gerek mesajlarımızla gerekse de bire bir diyaloglarımızla gerekli duyarlılığı sağlayamadık” dedi.

    “CANLARIMIZI, SÜNNİ GELENEĞİNE GÖRE DEFNETMEK ZORUNDA KALIYORUZ”

    Sevinç, Fethiye ilçesinde cemevinin olmadığını hatırlatırken, “Burada PSAKD Fethiye Şubesi ve yerel anlamda Alevi Kültür Derneği var. Her ne kadar Alevi Kültür Derneği, “Bizim cemevimiz var” diyorlarsa da orası kapsamlı bir cemevi değil. Cemevimiz olmadığı için en büyük sorunumuz yaşamını yitiren canlarımızı sırlayamıyor; defin sırasında sorunlar yaşıyoruz. Yani Sünni geleneğine göre canlarımızı defnetmek zorunda kalıyoruz. Bu konuda iki buçuk yıldır bir çalışmamız vardı. Çalış bölgesinde iki buçuk dönüm bir arsa tahsis olacaktı. Bu konuda Muğla Büyükşehir Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan onay alamadığı için şimdi bize Foça Mezarlığı ile Yaşlılar Evi’ne yakın bir yerde üç buçuk dönüm arsa üzerinden bir yer tahsisi için belediye ile beraber iş birliği içerisindeyiz. Umarım en kısa sürede orayı tahsis eder ve kapsamlı bütün ritüelleri yerine getirebileceğimiz, aynı zamanda etkinliklerimizi yapacağımız, kültürümüzü sunabileceğimiz donanımlı bir cemevine kavuşuruz. Fethiye’de özellikle cenaze sorunlarımızı da ivedi olarak çözmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “CANLARIMIZ MAALESEF DERNEKLERİMİZE SAHİP ÇIKMIYOR”

    İlçede yaşayanların derneklere yeterli ilgiyi göstermemelerinden dolayı üzgün olduklarını vurgulayan Sevinç şunları söyledi:

    “Bir diğer konu ise Alevi canlarımız maalesef derneklerimize sahip çıkmıyorlar. Biz burada bir etkinlik yaptığımız ya da bir toplantı yaptığımız zaman maalesef zaman ayıramıyorlar bizlere. 15-20 bin Alevinin yaşadığı bir ilçede yaşıyoruz inanın bir toplantıya 50-60 kişi katılıyor. Bu bizim için muzdarip (acı) bir olay. Biz bu konuda Fethiye’de yaşayan bütün Alevi canlarımıza derneklerimize sahip çıkmalarını bizimle buluşmalarını ve özellikle ritüellerimizi ve inançlarımızı yolumuzu erkanımızı öğrenilmesi için derneklere, cemevlerine gençlerimizi ve çocuklarımızı  getirmeleri gerektiğini düşünüyorum.

    “CANLARIMIZ NEDEN BİZİMLE TEMAS KURMUYORLAR”

    Bu konuda çok gerideyiz. Dernek olarak nerede hatalarımız var, neden canlarımıza ulaşamıyoruz, neden canlarımızla temas kuramıyoruz ya da canlarımız neden bizimle temas kurmuyorlar ya da bizimle yol yürümüyor; bununla ilgili bir etkinlik, büyük bir panel düzenleyeceğiz. Bu paneli de sosyal medyadan mesaj yoluyla kendilerine ulaştıracağız. Umarım düzenleyeceğimiz panele katılım güçlü olur. Alevi ritüellerinin, Alevi geleneğinin sürdürülmesi hakkında değerli hocalarımız da birlikte güzel bir panel olacağını düşünüyorum. Buradan da çağrımdır katılım sağlasınlar.”

    Cebrail ARSLAN/Fethiye-MUĞLA

  • Tunca: Bizim Hakk’a yürüyene Kuran okumak gibi bir ritüelimiz yoktur-VİDEO

    Tunca: Bizim Hakk’a yürüyene Kuran okumak gibi bir ritüelimiz yoktur-VİDEO

    PİRHA- Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca Hakk’a uğurlama erkanının kısa zaman öncesine kadar Sünni usullerle yapıldığını ama cemevi kurulduktan sonra bu görevi kendisinin üstlendiğini, artık Alevi inancına dönüldüğünü söyledi. Tunca, Hakk’a uğurlamanın  tamamen Türkçe olarak yürütüldüğünü, Arapça herhangi bir kelimenin ya da cümlenin kullanılmadığını kaydetti.

    Hakk’a Yürüme Erkanına ilişkin PİRHA‘ya konuşan Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “Bizim Hakk’a yürüyene, Kuran okumak gibi bir ritüelimiz yoktur. Arapça herhangi bir eylemde de bulunmuyoruz” dedi.

    “CEMEVİMİZ VAR AMA DEDEMİZ YOK”

    “Çok uzun yıllardır bir cemevimizin olmayışı, sürekli bir dedenin bulunmayışından dolayı Hakk’a yürüme erkanları kısa zaman öncesine kadar Sünni usullerle yapılagelmiş ama cemevini kurduktan sonra bu görevi kendim üstlendim” diyen Tunca, şu an da Hakk’a yürüme erkanlarının Alevi gelenek göreneklerine göre ve tamamen Türkçe olduğunu ve Arapça herhangi bir kelime, cümle kullanılmadan yürütüldüğünü belirtti.

    “ARTIK HAKK’A UĞURLAMAYI ALEVİ GELENEKLERİNE GÖRE YAPIYORUZ”

    Tunca şöyle devam etti:

    “Kısaca ritüelleri sıralayacak olursak ta Hakk’a yürüyen cana önce yapılması gereken ritüelleri yerine getiriyoruz. Salgın başlamadan önce, Hakk’a yürüyen canımızın cenazesi bir sonraki güne kalmışsa, zakirlerimiz, sazandalarımız nefesler eşliğinde, ağıtlarla cenazeler bekleniyor. Hakk’a yürüme erkanını ikbal ederken de cenazeleri kendi usullerimize göre yıkıyorduk.

    Pandemiden sonra sadece hastanelerde ve belediyenin göstermiş olduğu gasil hanelerde görevliler tarafından yapılıyor. Ama yine de biz kefenlemesini kendi usullerimize göre tekrar gözden geçiriyoruz. Yöremizde de şu ana kadar pandemiden kaybettiğimiz herhangi bir canımız yoktur. Bunun için bizler daha rahat bir şekilde müdahale edebiliyoruz.”

    “TÜRKÇE DUALARLA HAKKA YÜRÜME ERKANI YAPIYORUZ”

    Tunca, cenaze erkanlarını nasıl yürüttüklerini şu cümlelerle anlattı:

    “Cenaze namazı dediğimiz ritüeli kendi erkanımıza göre dedemiz varsa dede tarafından, dedenin olmadığı zamanlarda dede vekili mürebbi olarak ben görüyorum. Cenaze erkânı yürütürken insanlarımız yarım ay şeklinde cenazenin önünde saf tutuyorlar,  biz de yüzümüzü insanlara dönerek Hakk’a yürüyen canımızla ilgili nefeslerle, Türkçe dualarla onun cenaze namazını kılıyoruz.

    Aslında cenaze namazı kılmıyoruz, gerekli dualarımızı ediyoruz. Hakk’a yürüyen can hakkında konuşmak isteyen canlarımız olursa onlara söz veriyoruz, nefes okumak isteyen olursa onlara yer veriyoruz. Yoksa dedelerimiz tarafından, mürebbilerimiz tarafından ya da bu işi bilenler tarafından bu tür ritüeller yapılıyor ve Hakk’a yürüyen canımızın yattığı yere kendi usulümüze göre tevriğ ediyoruz.”

    “CENAZE EKRANLARINDA ARAPÇA HERHANGİ BİR EYLEMDE BULUNMUYORUZ”

    Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, “Gerekli duaları mezarı başında tamamen Türkçe olarak okuyoruz. Halkımızdan da iyi dileklerini alıyoruz ve cenaze erkanını da kendi usullerimize göre bu şekilde bitiriyoruz. Bizim Hakk’a yürüyene Kuran okumak gibi bir ritüelimiz yoktur. Arapça herhangi bir eylemde de bulunmuyoruz. Hakk’a yürüyen canların istedikleri ve arzu ettikleri şekilde cenazelerini sırlıyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/FETHİYE-MUĞLA

  • ‘Fethiye’ye inşa edilecek Cemevine Alevi canların desteklerini bekliyoruz’-VİDEO

    ‘Fethiye’ye inşa edilecek Cemevine Alevi canların desteklerini bekliyoruz’-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Fethiye Şube Başkanı Turgut Sevinç, şube faaliyetleri hakkında konuştu. Sevinç, kurumların Aleviler için çok önemli olduğunu belirterek “Maalesef canlarımız, kurumlara el atmıyorlar. Derneklerimize gelsinler, üye olsunlar, aidatlarını ödesinler” çağrısında bulundu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Fethiye Şube Başkanı Turgut Sevinç, 2018 yılında faaliyete geçirdikleri şube hakkında bilgi verdi. Turgut Sevinç, Fethiye’de Tahtacı Aleviler ile Çorum, Sivas ve Dersim’den gelenlerle birlikte yaklaşık 20 bin Alevi’nin olduğu ifade etti. PSAKD Şube Başkanı Sevinç, Fethiye’de iki Alevi kurumunun olduğuna işaret ederek dernek binalarının yetersizliklerinden bahsetti.

    “CEMEVİ ALEVİ TOPLUMUNUN OLMAZSA OLMAZIDIR”

    Turgut Sevinç, “Fethiye belediye yönetiminin Alev Kültür Derneği’ne (AKD) tahsis etmiş olduğu bir bina var, bu bina oldukça yetersiz” diyerek şu sorunlara işaret etti:

    “Binanın zemin katını hala belediyenin kendisi kullanıyor olması, orta katı Alevi Derneği kullanıyor, üst katı da şu anda natamam olduğu için herhangi bir etkinlik yapılamıyor olmasıdır. Bunun dışında ise binada bir morgun olmaması, morg olmadığı için Alevi ritüellerine göre bizler cenazelerimizi defnedemiyoruz. Yine bizim en büyük sorunlarımızdan bir diğeri ise Fethiye’de 20 bin Alevi canımızın olmasına rağmen hala bir cemevimizin olmaması. Cemevi Alevi toplumunun olmazsa olmazıdır.”

    FETHİYE’DE CEMEVİ İNŞA EDİLİYOR!

    Turgut Sevinç, Belediye yönetimi ile ilgili yaptıkları görüşmeler doğrultusunda cemevi konusunda olumlu gelişmeler olduğunu da belirterek şunları söyledi:

    “Gerek Büyükşehir gerekse de Fethiye Belediye yönetimi ile yapılan görüşmeler sonrasında Cemevi ile ilgili proje hazırlandı. Yerini belirledik inşaatına başlanmak üzere. Bize ayrılmış ve tahsis edilmiş olan bir arsamız oldu ama hala biz bunu etkinleştiremedik. Etkinleştiremediğimiz için de hala proje çıkaramadık, temel atma gerçekleştiremedik. Gerek Muğla Büyükşehir belediyesinden gerekse de Fethiye belediyesinden bu konuda desteklerini bekliyoruz. 1-2 yıl içeresinde inşaatının bitirmesini temenni ediyoruz.”

    CENAZELER ALEVİ RİTÜELİNE GÖRE YAPILAMIYOR!

    Hakka uğurlama erkanlarının Alevi inanç esaslarına göre yürütülmesinde bir gayretin olduğunu ancak eksiksiklerin de devam ettiğine dikkat çeken Sevinç, “PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’la birlikte Büyükşehir belediyesine bir ziyarette bulunduk. Gerek Muğla ve çevresi gerekse de Fethiye’deki dedelerimiz, pirlerimiz ve zakirlerimizle ilgili çalışmanın yapılmasına; bir bilgi alışverişi yaptık. Bu konuda çalışmalarımızı devam ettiriyoruz” diye konuştu.

    “EN AZINDAN DERNEKLERİMİZE GELSİNLER”

    Sevinç, gençlik ve kadına yönelik çalışmalara da değinerek,  “Gençlik, bizden uzaklaşıyor, toparlayamıyoruz. Bu konuda ciddi eksikliklerimiz var. Özellikle pandemi sürecinden bu yana kendimiz bile doğru dürüst dernek binamızı açamadık. Pandemiden kaynaklı genel kurullarımızın yapılmasının yasak olduğu bir süreç oldu. Biliyorsunuz genel merkezimiz 1,5 yıldır genel kongresini gerçekleştiremedi. Kadın konusunda ise gerçekten eksikliğimiz var. Biz her kişiye can olarak bakıyoruz ama bu konuda hep söylemde kalıyoruz. Yönetimlerde, etkinliklerde kadının eşit sayıda olmadığını görüyoruz. PSAKD Fethiye Şubesi olarak bu konuda kendimizi gözden geçirerek bir planlama yaptık ve Fethiye Şube olarak 7 kişilik yönetim kurulumuzun 5’i kadın oldu” ifadelerine yer verdi.

    PSAKD Fethiye Şubesi olarak ekonomik sıkıntılarının olduğunun altını çizen Sevinç, “canlarımızın bu konuda hassas olmaları gerekiyor. Alevi kurumlarının Aleviler için çok önemli olduğunu anlamaları gerekir, anlıyorlar ama el atmıyorlar. Bu konuda da canlarımızın el atmasını istiyoruz. Derneklerimize gelsinler, üye olsunlar, aidatlarını ödesinler. Çok fazla bir şey istemiyoruz. En azından bir kitle oluşturalım bunun akabinde Fethiye’de yaşayan ya da diğer bölgelerde yaşayan bütün canlarımızın kendi bölgesinde bulunan Alevi kurumlarına üye olmalarını, aidat ödemelerini en azına gidip gelmelerini çaylarını içmelerini, sohbet etmelerini bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Cebrail ARSLAN/FETHİYE

     

     

     

  • 23-24 Kasım’da Ortaca’da bölge inanç toplantısı yapılacak

    23-24 Kasım’da Ortaca’da bölge inanç toplantısı yapılacak

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ortaca ve Fethiye Şubeleri “Yol cümleden uludur” şiarı bölge inanç toplantısı ve birlik cemi gerçekleştirecek.

    Muğla Ortaca’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ortaca ve Fethiye Şubeleri “Yol cümleden uludur” şiarıyla bir  araya geliyor. 23 Kasım Cumartesi günü saat 10:00-18:00 arası PSAKD Ortaca Cemevi ve  Kültür Merkezinde bölge inanç toplantısı yapılacak. 24 Kasım Pazar günü ise saat 13:00’te birlik cemi yapılacak.

    Birlik cemini Hüseyin Gazi Metin Dede, Erdoğan Sezer Dede, Turabi Yazıcı Dede yürütecek.

    (HABER MERKEZİ)