Etiket: fidan demir

  • Dersim’de Xızır cemi bağlandı ve lokmalar paylaştırıldı -VİDEO

    Dersim’de Xızır cemi bağlandı ve lokmalar paylaştırıldı -VİDEO

    PİRHA – Dersim’de bulunan Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi’nde Xızır Cemi bağlandı, Xızır lokmaları paylaştırıldı.

    Haberin videosu

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi’nde Pir Baki Aydın’ın verdiği gülbeng ile Xızır oruçları açıldı.

    Kadınlar, Xızır ayında yapılan qavut lokmaları ve niyazlarını getirerek pirlerden lokma gülbengi aldılar.

    Şıx Çoban Ocağı’ndan Pir Zeynel Kete, Celal Abbas Ocağı’ndan Pir Zeynel Batar, Baba Mansur Ocağı’ndan Baki Aydın ve Ana Fidan Demir’in yürüttüğü cemde, Xızır muhabbeti gerçekleşti, semahlar dönüldü.

    “XIZIR EVRENİN DİLİDİR, EVREN DİLİ KADINA AİTTİR”

    Pir Zeynel Kete, Xızır muhabbetinde “Yolun başı anadır. Xızır’ın bütün özellikleri rıza toplumundaki bütün kadının özellikleridir. Ben inanıyorum ki Xızır’a sonradan sakal takılıp ata bindirilmiştir. Evrenin dili kadına aittir. Xızır, evrenin dilidir. Xızır, kainatı var eden kudret demektir. Xızır’ın aklında iktidar yoktur. İktidar güzelliklerle anılır, anlatılır.

    Pir Zeynel Batar‘ın Kırmancki deyişleriyle semahlar dönülen cemden sonra qavut lokmaları ve niyazlar paylaştırıldı.

    “YOLUMUZU KAYBEDERSEK HİÇBİR ŞEYİMİZ KALMAZ”

    Xızır Cemine ilişkin konuşma yapan Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Biz canları meyman ettik, meyman Ali’dir, hepiniz bizim için Ali’siniz. Biz inancımızın, dilimizin, kültürümüzün bitmemesi için bir çaba içindeyiz. İstiyoruz ki evrenin yaradılışından bu yana devam eden inancımız bitmesin. Yolumuz, kültürümüz, hakikatimiz devam etsin. Biz yolumuzu kaybedersek geriye hiçbir şey kalmaz. Biz inancımızı, kültürümüzü yaşatmazsak yok olup gider” diyerek topluma çağrıda bulundu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kadınlar: ‘Gülistan Doku Nerede?’ diye sormaya devam edeceğiz-VİDEO

    Kadınlar: ‘Gülistan Doku Nerede?’ diye sormaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de 5 Ocak tarihinden bu yana Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan haber alınamıyor. İlk günlerden bu yana aramaların yapıldığı bölgede çalışmalar sonlandırılırken Dersim’de kurum temsilcileri konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu. 

    Haberin Videosu

    Dersim’de 5 Ocak gününden bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun arama çalışmalarında birçok ekibin tutanak tuttuğu, Doku’nun bölgede olmamasını gerekçe göstererek arama çalışmalarını noktaladığı duyuruldu.

    Yetkili savcı, Gülistan Doku’nun yüzde 99 köprünün oradaki suda olduğunu söylediği belirtilirken arama ekiplerinin ise Gülistan’ın arama çalışmalarının ilk gününden bu yana arama yapılan bölgede olmadığını söyledikleri biliniyor.

    Konuya ilişkin birçok çelişkili ifadenin de olduğu göz önünde bulundurulduğunda arama çalışmalarının Dinar Köprüsü mevkiine indirgenmesi aile, arkadaşları ve birçok kurum tarafından endişe ve tepkiyle karşılanmıştı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan kurum temsilcileri, Gülistan Doku’nun arama çalışmalarının ve soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek yetkililere çağrı yaptılar. Kurum temsilcileri, Gülistan Doku bulunana kadar her alanda ‘Gülistan Doku Nerede?’ sorusunu soracaklarını ifade ettiler.

     “GÜLİSTAN DOKU NEREDE DİYE SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Halkların Demokratik Partisi Belediye Meclis üyesi Nurgül Yalay, “Bir ay oldu Gülistan Doku kaybolalı.  Tek bir bölgeye yönelim var, arama çalışmaları kısıtlı. Ayrıca intihar üzerinde duruluyor ama olay aydınlatılmış değil, net bir bilgi, açıklama yok” dedi.

    Dersim’in her yerinde binlerce kameranın olduğu bir kent olmasından kaynaklı bir aydır kayıp Gülistan Doku’nun bulunamamasının hayret verici bir durum olduğuna dikkat çeken Yalay, “Yetkililerden kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılmasını istiyoruz. Bir aydır Gülistan kayıp. Biz her zaman çağrımızı yapacağız. Bir ay geçse de ‘Gülistan Doku Nerede’ diye soracağız” dedi.

    “SORUŞTURMA YALNIZCA İNTİHAR İHTİMALİ ÜZERİNE YÜRÜTÜLÜYOR”

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü’nden Çağla Yolaşan, “Türkiye’de çok uzun süreden beri şüpheli kadın intiharı yaşanıyor. Özellikle bölge illerinde kadınlar cinayetlere kurban gidip cinayetlere intihar süsü verildi. Çok sayıda kadın hürriyetinden yoksun bırakıldı. Gülistan’ı bunlardan bağımsız düşünmek doğru değil” ifadelerini kullandı.

    Yolaşan, Gülistan Doku’ya dair yürütülen soruşturmaya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

    “Gülistan Doku soruşturması yalnızca intihar ihtimali üzerine yürüyor. Kuşkular bu yönde olsa da Gülistan’ın alıkonulduğuna, kadın cinayetine kurban gitmiş olduğuna dair birkaç yönde soruşturmanın yürütülmesi gerekir. Başta Dersim Barosu olmak üzere bölge barolarının, sivil toplum örgütlerinin çabalarına rağmen soruşturma bu yönlü geliştirilemedi.”

    “YARGILAMALAR, KAPALI GÖRÜLMEMELİ, HALKIN VİCDANINA AÇILMALI”

    “Son zamanlarda Pertek, Hozat ve Ovacık’ta ortaya çıkan cinsel istismar vakaları, artan kadına şiddet vakalarını takip ediyoruz. Hepsinden bir şekilde haberdar oluyoruz. Bunların birbirleriyle ilişkili olduğunu, toplumsal düzen içerisinde kadınları, çocukları eşitsiz gören bir düzen içerisinde ataerkil kapitalist düzenin hedef gösterdiğini görebiliyoruz” diye konuşan Yolaşan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dersim özel güvenlik politikalarının uygulandığı bir kent. Güvenlik adı altında kentin demografik yapısı değişiyor. Çok fazla kolluk kuvveti var. Kolluk kuvvetlerinin soruşturmaları özel izne tabi. Kolluk kuvvetleri cezasızlıktan bir zırhla yaşıyorlar. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Kadınların ve çocukların cinsel dokunulmazlıklarına karşı işlenen bu suçlarda kamu görevlileri bizim önümüze fail ve şüpheli olarak geliyorsa soruşturmalarına izin verilmeli, yargılamalar halkın vicdanına açılmalı, kapalı görülmemeli.”

    “TOPLUM OLARAK KAYGILIYIZ”

    Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği’nden Fidan Demir ise, “Durumu kaygıyla izliyoruz. Zaman zaman aileyle görüşmelerimiz oldu. Arama çalışmalarının devam ettiği bölgede olmadığını söyleyebiliriz. Başka bir şekilde düşünüyoruz. Kafalarımızda soru işaretleri var. Artık bir çözüm bulunsun. Bir ay oldu bulunamadı. Eğer intihar etseydi arama yapılan suda bulunurdu. Ya Gülistan kaçırıldı ya da bambaşka bir şey oldu. Haksız bir şekilde birilerini korumak amaçlı mı bir şeyler oluyor. Son görüştüğü kişinin artık ciddi bir sorgulamadan geçmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Toplum olarak kaygılıyız ve üzülüyoruz. Biz Alevi toplumuyuz. Birbirimize karşı güvenimiz, saygımız sonsuzdu. Şimdi her şeyden kaygılanıyoruz. Ne oluyor bu kentte” diyen soran Demir şöyle devam etti:

    “Burada genç kadınlar kayboluyor, çocukların istismarı hat safhada. Ciddi ciddi kaygılanıyoruz ve üzülüyoruz Dersimli kadınlar, Dersimli anneler olarak. Son yıllarda ilimiz üzerinde oynanan oyunlar bizi endişelendiriyor.”

    PİRHA/DERSİM

  • Fidan Demir: Kadınlar tüm saldırılar karşısında mücadeleden vazgeçmedi

    Fidan Demir: Kadınlar tüm saldırılar karşısında mücadeleden vazgeçmedi

    PİRHA – Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Fidan Demir, 2019’u kadınlar açısından değerlendirdi. 2019 yılında kadın cinayetlerinin arttığını söyleyen Demir, bütün zorluklara rağmen 2019 yılında kadınların sokağa çıkmaktan vazgeçmediğini belirtti. 

    2019 yılında kadın cinayetlerinin arttığını söyleyen Demir, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerine göre yılın ilk 11 ayında 430 kadının öldürüldüğünü söyledi.

    “İYİ HAL İNDİRİMLERİYLE CEZALAR KUŞA ÇEVİRİLİYOR”

    Şiddet ve cinayet olaylarının ağırlıklı olarak boşanma/ayrılma süreçlerinde yaşandığını hatırlatan Demir, İstanbul Sözleşmesi’ne de değinerek şöyle dedi;

    “Yargının bu süreçlerde kadınların yeni bir yaşam kurmaya dönük her çabasını erkeklerin cinayet işlemesine bir “tahrik” gerekçesi ilan ettiğini, katillerin iyi hal indirimleriyle cezalarının kuşa çevrildiğini izledik. Kadınları her ne pahasına olursa olsun “evlilik içinde tutmak” için devlet-yargı-kolluk faillerle el ele vererek kadınların başka bir yaşam kurma çabasının önüne ceberutça geçti, bunun bir devlet politikası olduğu alenen ortaya çıktı. Üstüne, 2019 yılında özellikle İstanbul Sözleşmesi’ne, 6284 Sayılı Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Yasasına, nafaka hakkına dönük örgütlü saldırıya iktidar tarafından kol kanat gerilmesinin yarattığı gerilim, kadınların yaşamla ölüm arasında giderek incelen çizgide bir hayat sürmek zorunda bırakılmasında çok etkili oldu.”

    Dersim’de de kadın katliamları ve taciz olaylarının yaşandığını belirten Fidan Demir, Munzur Üniversitesi’nde görevli bir memur hakkında, kamu görevlilerinin öğrenciler ile not, para vb. şeyler karşılığında yakınlaşmasına aracılık ettiğine dair ciddi iddiaların olduğunu ve bu iddialara ilişkin soruşturma başlatıldığı söylense de soruşturmaya yönelik atılan hiçbir adımınkadın örgütleri ile paylaşılmadan kapatıldığını söyledi.

    “TÜM SALDIRILAR KARŞISINDA KADINLAR MÜCADELEDEN VAZGEÇMEDİ”

    Kadınların 2019’u kriz ve işsizlik kaygısıyla geçirdiklerini belirten Demir, Dersim’de de kadınların devlet teşviklerinden yararlanarak açılan atölyelere İŞKUR üzerinden işe alındıklarını ve bir süre sonra çalıştıktan sonra tazminatsız işten çıkarıldığının altını çizdi.

    Demir, “Eşitsizliğin, şiddetin, sömürünün, ayrımcılığın olmadığı, kadınların özgürce yaşamlarını sürdürdüğü bir gelecek mümkün ve bu gelecek kadınların örgütlü ellerinin üzerinde yükselecektir” dedi.

    Bütün zorluklara rağmen 2019 yılında kadınların sokağa çıkmaktan vazgeçmediğini belirten Fidan Demir, “2019’da 8 Mart ve 25 Kasım etkinliklerinin neredeyse tüm illerde, ilçelerde, mahallelerde yaygın bir biçimde gerçekleşmesi, tüm dünyayı kasıp kavuran “Las Tesis” dansının en çok kentte yapıldığı ülkenin Türkiye oluşu boşuna değil. 2019 bize bir kere daha gösterdi; tüm saldırılar karşısında kadınlar haklarını ve hayatlarını savunmak için mücadele ediyor. 2020 bu çabanın somutlandığı bir yıl olsun!” dedi. (HABER MERKEZİ)