Etiket: fidan dikimi

  • İzmir’de Alevi kadınlar, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için fidan dikti-VİDEO

    İzmir’de Alevi kadınlar, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler için fidan dikti-VİDEO

    PİRHA – Alevi kadınlar, Yamanlar Cemevi bahçesinde Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden 33 can için fidan dikti. Kadınlar yaptıkları açıklamada, katliamın 27. yılında faillerinin hala cezalandırılmadığına, sorumlularının serbest bırakıldığına dikkat çektiler. Açıklamada, “İnsan yakmak insanlık suçudur” denildi. 

    Haberin Videosu

    Sivas Katliamı’nın üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen adalet hala sağlanmadı. Katliamda hayatını kaybeden 33 can için Alevi kadınlar Türkiye ve Avrupa’da fidan dikip çerağ uyandırdı.

    İzmir Yamanlar Cemevinde bir araya gelen Alevi kadınlar, katliamda hayatını kaybedenleri anarak çerağ uyandırdı, deyişler ve ağıtlarla fidan dikti.

    Katliamda hayatını kaybedenler için yapılan saygı duruşundan sonra Alevi kadınlar adına basın açıklamasını Şevda Çelebi okudu.

    Katliamda yaşamını yitirenleri anan Çelebi, “Bundan tam 27 yıl önce Madımak Otelini’nin kapısına dayananlar, vicdanlarını kapatıp, dillerini nefrete bulayarak ‘Yakın’ diyordu. Yakın çağrıları içinde birileri benzin döküp tutuşturdu otelin perdelerini. Tutuşmuştu içinde Sivas şehrine emanet canların bulunduğu Madımak Oteli. Tüm dünya tarihe açılan kara sayfanın, böyle bir insanlık ayıbının tanığı olmuştu televizyonlardan verilen canlı yayınla” dedi.

    Katliamda kadınların, çocukların, zakirlerin ve sanatçıların yakıldığını belirten Çelebi, “Her ölüm acıdır, her öldürülme şekli insanlık dışıdır ama yakarak insan öldürmek başkaca bir vahşettir. Sivas’a katliam demek yetmez, Sivas, insanlığın yakılarak katledildiği yerdir” ifadelerini kullandı.

    “DAVA ZAMAN AŞIMINA UĞRATILDI”

    Çelebi, Sivas’da 33 canı yakanların 27 yıldır hala ceza almadığına dikkat çekerek, davanın zaman aşımına uğratıldığını, faillerinin ise serbest bırakıldığını hatırlattı.

    Çelebi, “Alevi kadınlar olarak vicdanlara tekrar dokunup, tekrar hatırlatıyoruz ki, insan yakmak insanlık suçudur” dedi.

    Açıklamadan sonra kadınlar fidan dikip deyiş söyledi. Çerağ sıralanıp lokmalar pay edildikten sonra anma sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şube fidan dikiminde

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şube fidan dikiminde

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şube başkanı ve üyeler, Orman haftası vesilesiyle Datça’nın Reşadiye Mahallesi’nde fidan dikimine katıldı. 

    Orman haftası vesilesiyle geçtiğimiz gün Datça’nın Reşadiye Mahallesi’nde fidan dikimi etkinliği yapıldı.

    Etkinliğe Datça Kaymakamı Vehbi Bakır, Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şube Başkanı Murat Yıldırım ve derneğin yönetim kurulu üyeleri ile okul öğrencileri ve halk da destek verdi. (HABER MERKEZİ)

  • Hacıbektaş’a 10.080 fidan dikilecek

    Hacıbektaş’a 10.080 fidan dikilecek

    PİRHA-Hünkar Hacı Beştaş Veli Vakfı, “On iki fidanda ulu bir ormana” projesi kapsamında Hacıbektaş’a 10.080 fidan dikecek. Vakıf projeye ilişkin yapılan yazılı açıklamada ağacın önemine ve neden Hacıbektaş’a Ekim-Kasım 2017 tarihlerinde 10.080 fidan dikileceğine dikkat çekti. Hacı Bektaş-ı Veli’nin insanın otoriteye bağlanan güçsüzlüğüne karşı ok, kılıç ve kalkan yerine güler yüz, güzel söz ile karşı çıkan bir öğretisi olduğu, her zaman yeniden doğan, geliştirici, diriltici sıcaklığı içinde tomurcuk güller gibi açılan bir felsefenin, öğretinin ve kültürün Ulu Pir’i olduğu vurgulandı. 

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı “On iki fidandan ulu bir ormana” projesi kapsamında Hacıbektaş’a 10.080 fidan dikecek. Vakıf projeye ilişkin yaptığı  yazılı açıklamada ağacın Alevilikteki önemine ve neden Hacıbektaş’a 10.080 fidan dikildiğine açıklık getirdi.

    Yapılan açıklamada çocukların geleceği, daha sağlıklı bir doğa ve çevre, yaşanılabilir bir dünya  için kesin çözüm olmayabilir ancak elden geldiği kadar ağaç dikmek gerektiği belirtilirken, ağacın Aleviler için  önemi ise şu sözlerle vurgulandı: “Bizler Alevi Bektaşi toplumu olarak yüzyıllardan beri farklı toplulukların bir arada yaşadığı, farklı ayin ve dini biçimlerin kendini yeniden var ettiği özgün bir bünyeyi dağ, tepe, taş, kaya; göl, akarsu, dere, küçük su gözeleri; ağaç, koruluk, küçük orman alanları; dağların tepelerinde, dere boylarında, geçit yerlerinde bulunan baba, dede, sultan, er evliya türbeleri vb. mekanlar inanç ve itikadi bakımdan insanlar tarafından derin anlamlar yüklenerek dinsel bağlamda belli bir aidiyet bağı ile korumaya çalışmaktayız. Kutsallık aidiyeti ile yeşeren umutların itikadıyla bazen bir evliya, türbeye, teberiğe ve ziyarete kurban ya da adak adamış, bazen bir yatıra, ağaca, dağa ve tepeye delil uyarma niyetine çerağlar uyarmış, bazen de bir erene, sultana, babaya, pire, mürşide deyiş, nefes, duaz ve  gülbeng okutmuşuzdur.”

    Ağacın canlanmayı, yeşermeyi, yeniden doğuşu, verimliliği, ölümsüz hayatı temsil ettiğine dikkat çekilen açıklamada “Ağaç, yeni doğanların koruyucusu, destekçisi ve bekçisi; dalları, yaprakları, kökleri ve meyveleri ile yeniden üreten; yaşayan gerçekliğin, diri bir hayatın ve yenilenmenin ifadesidir ve aynı zamanda bolluk, şans ve mutluluğun sembolü ve aynı mekanda bilgeliğin, ululuğun, kutsallığın, koruyuculuğun, kerametin simgesidir” denildi.

    Ayrıca açıklamada şu ifadeler de yer aldı:

    “Alevi Bektaşi inancına göre şayet bir can rüyasında fidan diktiğini görürse yaşadığı haneye bir çocuğun geleceğine inanılır. Biz istiyoruz ki yeni doğan çocukların beşiği yeşil dallardan ve yapraklardan yapılsın; geleceği ve hayatı temiz bir doğa ve çevrede, ağaç ve fidanların içinde, tahrip ve talan edilmemiş bir coğrafyanın mekanında geçsin. Yaşanılabilir bir dünyayı çocuklarımıza vaat etmezsek yarın başta çocuklarımız ve Yol olmak üzere üzerinde yaşamış olduğumuz gezegen bizden davacı olur. Bu davadan kendi yakamızı kurtarma adına değil de geleceğimiz ve doğadan ödünç aldıklarımıza karşın bir borç ve ödev olarak bundan böyle gözlerini dünyaya açan her çocuk için en az 12 fidan dikilmesine…”

    NEDEN HACIBEKTAŞ’A 10.080 FİDAN

    Vakıf neden Hacıbektaş’a 10.080 fidan diktiklerini de şu sözlerle açıkladı:

    “Hacı Bektaş Veli,  insan-ı kamilin değerini, kainattaki yerini, önemini anlam ve etkisini, gelişmenin yaratıcılığını, erdemin insan hayatındaki yerini; iyinin, güzelin ve doğrunun yönlendirici erkini konu edinen bir yaşam felsefesini ortaya koyan, geleneksel baskıcı ortamda dahi hayatı yeşerten, ona anlam veren, insanın otoriteye bağlılığından kaynaklanan güçsüzlüğüne karşı ok; kılıç ve kalkan yerine güler yüz, güzel söz ile karşı çıkan; yüzyıllardır öğretisi her dönemde kabul görülen, şöyle ki: “her dem yeniden doğan” yeniliğin geliştirici, diriltici sıcaklığı içinde tomurcuk güller gibi açılan bir öğretinin, felsefenin, kültürün, anlamlı bir hayatın Ulu  Piri’dir. Bu nedenle Pirimiz Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin Yolu’na, ışığına karşı bir gönül borcumuz vardır. Elbette ki bizler Hacı Bektaş Veli’nin Yolu’na, ışığına, öğretisine, felsefesine karşında ne yaparsak yapalım hakkını ödememiz imkansızdır ama Güneş’ten zerresine deryadan katresine 10.080 fidanı toprak ile buluşturmamız gönül borcu olarak bizim ödev ve görevimizdir.”

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı projesi “On iki fidandan ulu bir ormana” ve Hacıbektaş Belediyesi projesi “Yeşil Kolye” kapsamında Hacıbektaş İlçesi, Bakıbağı Mevkii Otman Baba adlı yere Ekim-Kasım 2017 tarihlerinde (120 dönüm) 10.080 fidan dikimi gerçekleştirilecektir. (HABER MERKEZİ)