Etiket: figen alp

  • Mersin’de ‘Kadın Özgürlük’ panelinde tecrit konuşuldu- VİDEO

    Mersin’de ‘Kadın Özgürlük’ panelinde tecrit konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinan Azad-TJA) tarafından Mersin’de “Kadın Özgürlük” paneli gerçekleştirildi. Panelde tecrit, Kürt sorunu, toplumsal barış ve mücadele kararlılığı öne çıkarıldı.

    Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad) Mersin’de ‘Kadın Özgürlük’ paneli gerçekleştirdi. Salona Kürtçe ve Türkçe yazılı ‘Kadın Yaşama Özgürlük’ pankartları asıldı. Panele, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, DEM Parti Akdeniz Belediye Eş Başkan Adayı Nuriye Arslan, Barış Anneleri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Mimoza Kadın Derneği üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı.

    Moderatörlüğünü Leyla Akgül’ün yaptığı panelde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şırnak Milletvekili Newroz Uysal ve Avukat Figen Alp konuşmacı olarak yer aldı.

    “MÜZAKAERE EDİLMELİ”

    Panelde ilk olarak söz alan Figen Alp, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin ekonomiyi, anadilde kültür ve sanat etkinliklerini, toplumsal barışı etkilediğini belirterek, “İmralı ada hapishanesi diğer hapishanelerden çok farklı çünkü nasıl bir infaz hukuku uygulanıyor bilmiyoruz. İmralı’da ayrı bir hukuk uygulanıyor ve bunun ulusal ve uluslararası sözleşmelerde hiçbir geçerliliği yok. Biz sayın Öcalan’a uygulanan muamelenin ne olduğunu bilmiyoruz. Kürt sorunun çözülmesi için sayın Abdullah Öcalan ile müzakerenin gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu süreci de yaşadık. Barış süreci öyle bir süreçti. Devletin bu süreçte çıkarının olmadığını fark etmesi ile sonlandırıldı ve yine bir kaos sürecine geçildi. Biz kürt halkı olarak bunun farkındayız ama mücadelemizin son bulmayacağının da farkındayız” dedi.

    “TECRİT SÜRDÜĞÜ SÜRECE ÜLKEYE BARIŞ GELMEYECEK”

    Ardından söz alan Newroz Uysal, bir operasyonun yürütüldüğünü belirterek şunları kaydetti:

    “25 yıldır tutuklu haklarının hiçbiri Sayın Öcalan için uygulanmadı. Bugün Öcalan üzerindeki 25 yıllık tutsaklığının ardından özgürlüğünün sağlanması gerek. Bunun için de adalet nöbetini nasıl büyüteceğimizi tartışmamız gerek. Tecritin birçok yönü vardır. Biri hukuktur. İmralı’da hukuk yoktur. 25 yıldır devlet Kürtler üzerinde savaş istediğinde İmralı’da tecriti ağırlaştırdı, barış istediğinde ise İmralı’da tecriti zayıflattı. İmralı’ya yakınlık barışa yakınlığı gösteriyor. İmralı tecrit altında tutulduğu sürece bu ülkeye barış gelmeyecektir. 25 yıldır ne zaman tecrit ağırlaşsa büyük katliamlar yapılmıştır.”

    Konuşmaların ardından söz alan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, tecrite karşı başlatılan mücadelede Barış Anneleri’nin önemine dikkat çekti. Koca, demokratik bir ülkenin varlığının halkların birlikteliği ve mücadelesiyle mümkün olacağının altını çizdi.

    Konuşmaların ardından Barış Anneleri dengbejler seslendirdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mimoza Kadın Derneği 1. yılını kutladı: Kadınlar yalnız yürümeyecek-VİDEO

    Mimoza Kadın Derneği 1. yılını kutladı: Kadınlar yalnız yürümeyecek-VİDEO

    PİRHA- Mimoza Kadın Derneği 1. yılını kutladı. Dernek başkanı Çiğdem Göksoy, Ayşe Gökkan’a verilen hapis cezasının kadın mücadelesine verildiğinin altını çizerek, “Biz kadınlar olarak bu cezayı kabul etmiyor, Ayşe Gökkan’ın yanında olduğumuzu belirtiyoruz” dedi.

    Mersin’de 1 yıldır kadın alanında çalışmalar yapan Mimoza Kadın Derneği, kuruluş yıldönümünü düzenledikleri etkinlikle kutladı.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, HDP’li kadın yöneticiler, kadın kurum temsilcilerinin yanı sıra onlarca kadının katıldığı etkinlikte ilk olarak Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy konuştu. Göksoy, kadınların önündeki resmi ideolojinin ciddi engeller oluşturduğunu belirterek “Bu anlayışa karşı mücadele eden Türkiye kadın hareketini mücadelesiyle büyüten Kürt kadın hareketinin sözcüsü Ayşe Gökhan’ın şahsında verilen 30 yıllık ceza aslında kadın hareketini geriletmeye yönelik politikanın sonucu olarak görüyor ve kabul etmiyoruz” dedi.

    “İLGİLİ MAKAMLAR, CİNAYATLERİN ÖNÜNÜ AÇMAKTALAR”

    Kadın dayanışması konusunda mücadelelerini büyüteceklerini belirten Çiğdem Göksoy, yaptıkları çalışmalara dair de bilgi paylaştı. Türkiye’de Özgecan Aslan cinayetinden bugüne 2 bine yakın kadının katledildiğini ifade eden Çiğdem Göksoy, şunları söyledi:

    “Bu cinayetle ayaklanıp genelgeler yayımlamak kadın cinayetlerinin önüne geçmek için kalıcı bir çözüm getirmediği gibi erkeğe cesaret veren politikalar halen devam etmektedir. Bunun en bariz örneği ise kazanılmış halklarımız üzerinden siyasete malzeme yapılan ve bir gecede fesih edilen İstanbul Sözleşmesi’dir. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından 130’dan fazla kadın katledilirken bunun 106 kadın cinayeti şüpheli olarak kayıtlara geçti. Kadınlar güvende olmaları gereken yerlerde evlerinde de katledilmeye devam edilirken ilgili makamların kadın kırımını görmemesi ve politika üretmemesi cinayetlerin önünü açmaktadır.”

    2020 yılında Çukurova’da 29 kadının katledildiğini vurgulayan Çiğdem Göksoy, “2021 yılı Çukurova bölgesinde Ocak ve Eylül ayı verilerinde baktığımızda ise toplam 12 kadın katledildi. Bunun 9‘u ise ‘şüpheli ölüm’ olarak kayıtlara geçmiştir. Kayıtlara yansıyan bu verileri paylaşmak bizleri duygu olarak ağır bir yükün altına koysa da, farkında olarak kadın mücadele ağlarını geliştirmek ve bu doğrultuda politika üretmek, üretilen politikaları ilgili makamlarda çözüm odaklı çalışma yürütmesi doğru olandır” diye konuştu.

    “KADIN BAKANLIĞI KURULMALI!”

    Çiğdem Göksoy, çözüm önerilerini ise şu şekilde sıraladı:

    “- İstanbul sözleşmesine geri dönülsün.

    -6284 sayılı Aileyi Koruma Yasası etkin kullanılsın.

    -Kadın konuk evlerinin sayısı artırılarak yaşam koşulları iyileştirilsin, tespit edilen sorunlar temelinde dayanışma evleri olarak yeniden yapılandırılsın.

    -Medyada kadına yönelik şiddeti özendirici, meşrulaştırıcı yayın ve haberler yapılmamalı.

    -6284 Sayılı Ailenin Korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunda geçen delil ve belge aranmadan şiddet mağduru kadınlar hemen korumaya alınmalı.

    – Hâkim ve mülki amirlerin ivedilikle koruyucu tedbir alabilmesi ve fail bu tedbirlere uymadığında dava süreci başlamadan zorlama hapsi uygulanmalı.

    -Çocuk yaşta evliliklerin önleyici yasaların Lanzarote Sözleşmesinin gerekliliklerinin ivedilikle uygulanmalı.

    -Şiddet hattının tek hatta değil bağımsız 7-24 çalışan  bir hat olması,

    -Aile bakanlığı yerine özgün kadın bakanlığının kurulması,

    -Kadının ikincil cinsiyet durumundan çıkartılıp toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı politikalar geliştirilmeli.”

    Çiğdem Göksoy’un konuşmasının ardından avukat Figen Alp, faaliyet raporunu paylaştı. Kadın kurumlarının mesajlarının okunduğu etkinlik Şair Jana Med İnanç’ın seslendirdiği şiirlerle sona erdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • ‘Şiddeti Frenliyoruz’ projesinin Mersin ayağı sona erdi-VİDEO

    ‘Şiddeti Frenliyoruz’ projesinin Mersin ayağı sona erdi-VİDEO

    PİRHA- 4 ilde gerçekleştirilen ‘Şiddeti Frenliyoruz’ projesinin Mersin ayağı tamamlandı. Proje hakkında konuşan Avukat Figen Alp, şoförlerin şiddet gören kadın ve çocukların hayatını kurtarmada önemli bir yeri olduğunun altını çizerken, Mezitli’de, projeyle bilinçlendiklerini belirtti.

    Bursa Mor Salkım Kadın Dayanışma Derneği’nin ortaklığıyla Van, Trabzon, Edirne ve Mersin’de 4 ayrı kadın derneği “Şiddeti Frenliyoruz” projesi hazırlayarak, şoförlerin eğitimi için çalışma başlatttı.

    Hem proje hem de İstanbul Sözleşmesi’nin tek taraflı feshedilmesine ilişkin Mimoza Kadın Derneği yöneticileri onlarca durak gezerek şoförlere eğitim verdi.

    Projenin finalini Mezitli’de taksi duraklarını ziyaret ederek tamamlayan dernek yöneticilerinden Avukat Figen Alp, Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’nin doğru uygulanması halinde ‘Şiddeti Frenliyoruz’ projesi gibi çalışmaların devlet organlarınca yapılacağına dikkat çekti. Alp, “Ne yazık ki Türkiye İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla vazgeçiyor. Bizlerde bu durumun kabul edilemez. Çünkü İstanbul Sözleşmesi’nin hayat kurtardığını biliyoruz” dedi.

    Avukat Figen Alp, projeye dair de özellikle şiddete uğrayan kadın ve çocukların ilk başvuracakları mercilere ulaşmada taksi şoförlerinin önemli bir misyonu olduğunu vurgulayarak, şoförlerin ne yapması ve hangi mercilere ulaşması gerektiği konusunda bilgilendirmede bulundu.

    “KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ FRENLEYECEĞİZ”

    Mezitli Yağmur Taksinin Başkanı Gökhan Tepe de yakın zamanda kadına yönelik şiddet olayını yaşadıklarını aktararak, “Bunun üzerine Mimoza Kadın Derneği ile iletişime geçtik. Şoför arkadaşlarımızı bu tür durumlarda ne yapmaları gerektiği konusunda bilgilendirdiler. Bilmediğimiz şeyleri öğrendik. Bizde Yağmur Taksi olarak kadına yönelik şiddeti frenleyeceğiz” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN

  • HDP’li Güzel: Kadınlar iktidarcı zihniyete karşı direniyor-VİDEO

    HDP’li Güzel: Kadınlar iktidarcı zihniyete karşı direniyor-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de kadınlar 25 Kasım etkinlikleri kapsamında panelde bir araya geldi. Panelde konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, kadınların her gün katledildiğini ve şiddete maruz kaldığını söyleyerek, “Tarihi erkekler yazarken, devletler de varlıklarını şiddet üzerinden sürdürürler. Kadın mücadelesi de tam da bu zihniyete karşı çıkarak direniyor, direnmeye de devam ediyor” dedi.

    Haberin videosu;

    Mersin’de Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mersin Kadın Meclisi, “Erkek-devlet şiddetini kadınların mücadele yöntemlerini ve İstanbul Sözleşmesi” konulu panel düzenlendi.

    Panele konuşmacı olarak HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Mersin Şubesi üyesi Avukat Figen Alp katıldı. Moderatörlüğünü Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Derya Arslan’ın yaptığı panel öncesi saygı duruşu ve sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Arslan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün tarihine ilişkin kısa bir bilgi verirken, “İstanbul Sözleşmesi’ni devrime giden tek yol olarak görmüyoruz. Bu sözleşme sadece önemli bir kazanımızdır” dedi.

    “KADINLAR DİRENİYOR”

    Arslan’ın ardından konuşan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel ise, kadınların her gün katledildiğini ve şiddete maruz kaldığını söyleyerek, şunları dile getirdi:

    “Maalesef her gün kadınlar katlediliyor ve şiddete maruz kalıyor. Bu katliamları rakamlarla dile getirmek şiddetin vahametini gözler önüne seriyor. Bu şiddet devletler eliyle meşrulaştırılıyor. Şiddetin tarihine baktığımız zaman eril zihniyetin kendini var etmeye başladığı süreçten beri var. Kadına yönelik şiddet bin yılları bulan bir süreçtir. Devletler, iktidarlar şiddeti cezasız bırakarak meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Sistemlerini toplumsal cinsiyet rolleriyle sürdürmeye çalışıyorlar. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile büyütüldük. Bizler daha doğmadan bize biçilen bu rollerdir. Bizlere biçilen kalıpların dışına çıktığımız zaman erkek için bir şiddet gerekçesi yapılıyor. Giyeceğimizden konuşmalarımıza kadar herşey erkek tarafından belirlenmeye çalışılıyor. Tarihi erkekler yazıyor. Tarihte kadının yeri yok. Erkekler ise tarihi yazarken kadınların yaptığını yazmaya değer görmez. Tarihte yazılan kadınlar ise olumsuz örnekleri üzerinden yazılıyor. Aileler devletin kendi varlığını ve zihniyetini sürdürdüğü mikro devletlerdir. Devletler varlıklarını şiddet üzerinden sürdürürler. Kadın mücadelesi de tam da bu zihniyete karşı çıkarak direniyor, direnmeye de devam ediyor.”

    Avukat Figen Alp de, şiddet çeşitlerine değinerek, İstanbul Sözleşmesinin uygulanma alanlarına ve kadınların ve çocukların karşılaştığı hukuksal sorunlara dikkat çekti.

    Panel soru cevap bölümüyle tamamlandı.

    Diren KESER/MERSİN