Etiket: fıkıh-der

  • Kaçak Kuran kursunda cinsel saldırıya iyi hal indirimi!

    Kaçak Kuran kursunda cinsel saldırıya iyi hal indirimi!

    Fıkıh-Der’e bağlı kaçak Kuran kursunda yatılı kalan çocukları istismar etmekten suçlu bulunan üç kişi, iyi hal indirimi verilerek hapis cezasına çarptırıldı.

    Ümraniye’de Fıkıh-Der’e bağlı kaçak Kuran kursunda yatılı kalan çocukları istismar ettikleri gerekçesiyle kurs sorumlusu Ömer Işıktekin’in ve eğitmenler Hacı Serkan Bektaş ile Tarık Bektaş’ın “çocuğun cinsel istismarı” ve “eziyet” suçlarından yargılandıkları davada karar çıktı. Mahkeme heyeti, iyi hal indirimi uygulayarak Ömer Işıktekin’e 76 yıl 11 ay, Tarık Bektaş’a 25 yıl, Hacı Serkan Bektaş’ ise 37 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

    Cumhuriyet’ten Seyhan Avşar’ın haberine göre, Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken, mağdur çocuklar ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu. Mağdurlar, sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi. Sanık avukatları son yıllarda Kuran kurslarında yaşanan olayların bir önyargı oluşturduğunu öne sürerek Kuran kursunun fiziki yapısının istismar olayı için uygun olmadığını iddia etti.

    Son sözleri sorulan sanık Tarık Bektaş, “Böyle bir iftiradan dolayı karşınıza geçtiğim için sizden ve heyetten özür dilerim. 12 yaşından beri 5 vakit namaz kılan bir insanım. Ben işletme okudum, kendi dini dürtülerimi tatmin etmek için hocamın dizinin dibine çöktüm. Ben öğretmenim, beraatimi istiyorum. Bir öğretmen kolay yetişmiyor. Benim hayatım ve mesleğim yanacak. Yuva kurmak, çoluk çocuğa karışmak istiyorum” dedi.

    “EŞCİNSEL DEĞİLİM, DİNİ YOLU SEÇTİM”

    Sanık Hacı Serkan Bektaş ise kimseye karşı cinsel istismar suçunu işlemediğini öne sürerek, “eşcinsel bir insan değilim. Dini yolu seçtim. Üniversite bitirdiğim halde imam olmak istedim. Suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “CEMAATİ ÇÖKERTME DERDİNDELER”

    Sanık Ömer Işıktekin ise şikâyetçilerle Allah huzurunda hesaplaşacağını söyleyerek, “Bu adam malımı çaldı, gasp etti diyemezsiniz. Tek iftira atacağınız konu bu. Cemaati çökertme derdindeler. Allah huzurunda da bu insanlar benimle hesaplaşacak” dedi.

    Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, iyi hal indirimi uygulayarak sanık Ömer Işıktekin’in beş çocuğa yönelik “çocuğun zincirleme cinsel istismarı”, üç çocuğa yönelik ise “eziyet” suçlarından toplamda 76 yıl 11 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Hacı Serkan Bektaş’ın ise iki çocuğa yönelik “çocuğun zincirleme cinsel istismarı” suçundan toplamda 37 yıl 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti diğer sanık Tarık Bektaş’a ise bir çocuğa yönelik “çocuğun zincirleme cinsel istismarı” suçundan 25 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti.

  • Fıkıh-Der davası sanıklarına toplam 226 yıl hapis cezası istendi

    Fıkıh-Der davası sanıklarına toplam 226 yıl hapis cezası istendi

    PİRHA – İstanbul’un Ümraniye ilçesinde ruhsatsız olarak işletilen Fıkıh-Der’e ait yatılı Kuran kursunda, öğrencilere cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan üç kişi hakkında toplam 226 yıl hapis cezası istendi.

    Kartal 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıklar dernek başkanı Ömer Işıktekin’in “çocuklara yönelik cinsel istismar ve eziyet” suçundan 67,5 yıldan 134,5 yıla kadar, kurs eğitmeni Hacı Serkan Bektaş’ın “cinsel istismar” suçundan 32 yıldan 61 yıla kadar ve kurs eğitmeni Tarık Bektaş’ın da yine “cinsel istismar” suçundan 16 yıldan 30,5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

    MAHKEME ERTELENDİ

    Suçun defalarca ve sistematik olarak işlendiği belirtilerek üç sanık hakkında da verilecek cezada artırım talep edildi. Mahkeme, sanık avukatlarının olay yeri keşfi talebinin daha önce reddedildiğini, ret gerekçesinin halen geçerli olduğunu söyleyerek bir sonraki duruşmayı 20 Ocak 2020’ye erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Fıkıh-Der’de yaşanan cinsel istismar meclis gündeminde

    Fıkıh-Der’de yaşanan cinsel istismar meclis gündeminde

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Fıkıh-Der isimli ruhsatsız dernekte 20’ye yakın çocuğun uğradığı cinsel istismarı meclis gündemine taşıdı. 

    HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, Ümraniye’de Fıkıh-Der isimli ruhsatsız bir derneğin bünyesinde faaliyette bulunan yatılı kuran kursunda 20’ye yakın çocuğun uğradığı cinsel istismarı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak cevaplandırılması amacıyla soru önergesi verdi.

    Ersoy, ülkemizde daha önce de ruhsatsız, tamamen denetimsiz faaliyette bulunan cemaatlere ait kurslarda onlarca çocuğa istismarda bulunulduğunu, bu yurt ve kursların varlığı devam ettikçe yeni istismar olaylarının yaşanabileceğini, bu tür kurs ve yurtların cinsel istismar için uygun zemin hazırladığından çocukları korumasız bırakabileceğini ifade etti.

    Ersoy sözlerine şöyle devam etti:

    “Çocuklarımıza vereceğimiz eğitim kuşkusuz laik ve bilimsel temellere dayanmalıdır. Cemaat yurtlarının ve burada sözde eğitim veren ‘hocaların’ çocuklara öncelikle pedagojik olarak bir katkı sağlamaları mümkün değildir. Çocuk istismarı ile mücadele denetimsiz, çoğu zaman ruhsatsız kursların kapatılmasıyla mümkün olacaktır. Eğitim sisteminde yetkili olan Millî Eğitim Bakanlığı bu başıboş, bilimsel ve laik eğitimden tamamen uzak, denetimsiz açılan yatılı kuran kurslarına alan bırakmamalı bu kurslarla etkin olarak mücadele etmelidir.”

    BAKANLIK NE SIKLIKLA DENETLEME YAPIYOR?

    Oya Ersoy bu bağlamda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un yazılı olarak yanıtlaması amacıyla şu soruları yöneltti:

    1) Milli Eğitim Bakanlığı yukarıda bahsi geçen, ruhsatsız olarak kurs açan kişiler hakkında 5237 sayılı TCK 39’da ki madde 263 gereği suç duyurusunda bulunmuş mudur?

    2) Ülkemizde faaliyette bulunan kaç tane ruhsatlı yatılı kuran kursu vardır? Bakanlık bu kursların faaliyetlerini denetlemekte midir? Bu denetimler yapılıyorsa ne sıklıktadır?

    3) Bu kurslar denetleniyorsa orada eğitim gören çocuklarla birebir görüşmeler yapılıp çocuklara mahremiyet eğitimi ve ‘istismar’ konusunda bilgilendirme yapılmakta mıdır?

    4) Bakanlık olarak çocuklarını bu kurslara göndermeyi düşünen velilere herhangi bir uyarı metni göndermeyi düşünüyor musunuz?

    5) Mili Eğitim Bakanlığı olarak denetimsiz ve başı boş olan kuran kurslarının açılmalarını önleyecek herhangi bir tedbir almakta mıdır? (HABER MERKEZİ)