Etiket: Fındık Ağa

  • Seyit Rıza ve yoldaşları Dersim Ağdad (Baldan) köyünde anıldı- VİDEO

    Seyit Rıza ve yoldaşları Dersim Ağdad (Baldan) köyünde anıldı- VİDEO

    PİRHA- 15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşları için Dersim merkeze bağlı Ağdad (Baldan) köyünde de bir anma yapıldı. Burada bir konuşma yapan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bizden çalınan, elimizden alınan Hak meydanıdır, o hakikattir. Kültürümüzdür, dilimizdir, tarihimizdir, geçmişimizdir” dedi.

    15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yol arkadaşları için bugün Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan anmanın ardından Dersim merkeze bağlı Ağdad (Baldan) köyünde de anma gerçekleştirildi.

    Seyit Rıza ile birlikte idam edilen 7 kişiden biri olan, Yusufhan (Usıvo) aşireti ileri gelenlerinden Qemerağa’nın oğlu Fındık Ağa’nın köyünde yapılan anmaya, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, HEDEP Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya ve çok sayıda kişi katıldı.

    “BİZ YOLUMUZDAN ASLA VAZGEÇMEYİZ”

    Mumların yakılması ve çerağ uyandırılmasından sonra bir konuşma yapan DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “1937-38 soykırımını yöneten Abdullah Alpdoğan, kırımdan sonra Dersim’in bir yerinde arabasıyla yolda giderken bakıyor yolun altında patikada yürüyen biri var. Bir köylü. Arabayı durduruyor. İniyor aşağıya. Adamı derdest edip getiriyorlar. Soruyor köylüye. Diyor devlet size yol yaptı. Bu yoldan yürümüyorsunuz ama gidip keçi yolunda yürüyorsunuz. Tabi o da Türkçe bilmiyor ve diyor ki, ‘Paşaya söyleyin ki o sizin yolunuz ama bu bizim yolumuz. Biz yolumuzdan asla vazgeçmeyiz.’ İşte hakikatimiz bu. Devlet medeniyet getireyim derken, burası o devletin beyninden de fikrinden de bilgisinden de onlarca fersah daha ilerde idi. Hakkı, hakikati, vicdanı, adaleti kendisi tesis ediyordu. Mahkemesini de yaşamını da paylaşımını da kendisi yapıyordu hiç kimseye ihtiyaç duymadan. Onun için atalarımız derdi ki bizim yolumuz kadı mahkemesine gitmez. Biz, Hak meydanında sözümüzü kurarız. Adaletimizi de her şeyimizi de o meydanda cemal cemale gelerek yaparız. Bizden çalınan, elimizden alınan işte o meydandır, o hakikattir. Kültürümüzdür, dilimizdir, tarihimizdir, geçmişimizdir” dedi.

    “HAKİKATİMİZ ELİMİZDEN ALINARAK ESİR EDİLDİK”

    Kulu, “On bin yıldan beri bu toprakların en kadim olan halkı, Kürtler, Ermeniler soykırımla karşı karşıya kalarak, haramilerin gelip işgal ettiği topraklar haline geldi” diyerek şöyle devam etti:

    “Dinimiz, kültürümüz, inancımız, hakikatimiz elimizden alınarak esir edildik. Şunu bilin ki en son nefesimize kadar en son bireyimize kadar kendi itikadımızdan, toprağımızdan inancımızdan kimliğimizden, dilimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bu böyle biline. Bu Fındık Ağa’nın da isteğiydi, Kamer Ağa’nın da isteğiydi, Seyit Rıza’nın da Resik Hüseyin’in de Uşene Seydi’nin de isteğiydi. Bu Alişer ile Zarife’nin isteğidir. Bu 1925’te Elazığ’da idam edilen Hasan Hayri’nin isteğidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • 83. yılında İnsan-ı Kamiller için yapılacak anmaya çağrı-VİDEO

    83. yılında İnsan-ı Kamiller için yapılacak anmaya çağrı-VİDEO

    PİRHA- 15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday meydanında idam edilen Seyid Rıza ve arkadaşları için her yıl olduğu gibi bu yıl da Dersim başta olmak üzere Alevilerin yaşadığı her mekanda anma etkinlikleri yapılacak. Dersim Araştırmalar Merkezi ve Dersim Gazetesi Dersim Emek ve Demokrasi Platformunun bugün yapacağı etkinliklere katılım çağrısında bulundu.

    Haberin videosu;

    Dersim Araştırmalar Merkezi ve Dersim Gazetesi yazılı bir çağrıda bulunarak Dersim Emek ve Demokrasi platformunun bugün gerçekleştireceği Seyit Rıza ve arkadaşlarını anma etkinliklerine katılım çağrısında bulundu.

    Çağrı içerikli açıklamanın tamamı şöyle:

    “Ma kilıtê kou kerd vindi”

    Seyid Rıza, Uşenê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesenê İvraime Qıji, Hesen Ağa, Fındık Ağa, Resik Uşen u 37/38 Xo vira méke, Jı bir neke, Çıla xo roşti ke…

    83. YILINDA İNSAN-I KAMİLLERİMİZİ ANIYORUZ

    15 Kasım 1937’de Elazığ Buğday Meydanında idam edilen Seyid Rıza, Uşenê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesenê İvraime Qıji, Hesen Ağa, Fındık Ağa, Resik Uşen’i idamlarının 83. yıl dönümünde Dersim’de, Dersim Emek ve Demokrasi Platformunun düzenleyeceği etkinliklerle anacağız.

    Onlar büyük felaket öncesi Dersim adına yargılandılar. Binbir hileye ve entrikaya rağmen Dersim’in bu insani kâmilleri, diz çökmeden değerleri uğruna ipi göğüslediler. İdam edilen bu insani kamillerimizi ve 37/38 katliamında yitirdiklerimizi bir kez daha saygıyla ve özlemle anıyoruz.

    15 Kasım 2020 Pazar günkü anma programı;
    -Saat 13.00’da Seyid Rıza meydanında basın açıklaması.
    -Saat 15.00’da Pax Köprüsünde Harçik Çayına karanfil bırakma.
    -Saat 19.37’de Seyid Rıza Meydanında çerağ uyandırma, mum yakma ve lokma pay edilecektir.

    Halkımızı anmalara katılmaya ve saat 19.37’de evlerinin ışıklarını söndürerek, balkonlarında çıla / mum yakmaya çağırıyoruz.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Gazetesi Seyit Rızalara atfen ‘Hakikat biziz haklı olan da biziz’ manşetiyle çıktı

    Dersim Gazetesi Seyit Rızalara atfen ‘Hakikat biziz haklı olan da biziz’ manşetiyle çıktı

    PİRHA: Dersim Gazetesi’nin Kasım/Aralık 2018 tarihli 80. Sayısı ‘HAKİKAT BİZİZ HAKLI OLAN DA BİZİZ’ manşetiyle çıktı. Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamının 81. yıl dönümüne denk gelen sayıda Seyit Rıza ve arkadaşları saygıyla anılıyor. Çok sayıda araştırmacı ve yazarın imzasını taşıyan bu sayıda Dersim 38 ve idamların yanı sıra birçok konu işleniyor.

    Dersim Gazetesi’nin Kasım/Aralık 2018 tarihli 80. Sayısı Seyit Rıza, Resik Uşen, Hesenê İvraime Qıji, Uşenê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Fındık Ağa’nın bundan 81 yıl önce Elazığ Buğday Meydanında idam edilişlerinin yıl dönümüne denk getirilecek şekilde “HAKİKAT BİZİZ HAKLI OLAN DA BİZİZ” manşetiyle çıktı.

    “DİLLERİNİ BİLMEDİKLERİ BİR MAHKEMEDE DERSİM ADINA YARGILANDILAR”

    Seyit Rıza, Resik Uşen, Hesenê İvraime Qıji, Uşenê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Fındık Ağa’yı idamlarının 81. Yılında saygıyla anıyoruz ifadeleriyle başlayan tanıtım yazısı şöyle:

    4 Mayıs 1937’de bakanlar kurulu kararıyla Dersim’de başlatılan askeri hareket devamında bir çoğu davet üzerine çağrılarak hapis edilen Dersim ileri gelenleri idam ve müebbetle cezalandırıldılar. 1937 Eylül ayı sonlarında görülmeye başlanılan dava yetmiş iki sanıktan oluşuyordu.Türk yargı sistemine “Dersim Davası” olarak geçen bu tarihi yargılamanın sanıkları önemli oranda yaşlı ve Cumhuriyet kanunlarından bi haber insanlardı.

    “Tunceli Kanunu” çerçevesinde yapılan yargılamada sanıkların avukat tutma, savunma yapma ve üst mahkemeye itiraz hakları da yoktu. Dillerini bilmedikleri bir mahkemede Dersim adına yargılanıyorlardı. Savcı Hatemi Semihi hazırladığı iddianamede hükmünü zaten vermişti. Ne diyor Savcı Hatemi bu dava Tuncelinin Dersim’e açtığı tarihi bir davadır. Yani yetmiş iki sanık, “işledikleri suçlardan” ziyade tarihsel bir kin ve intikamla karşı karşıyaydılar. Savcı iddianamesini şu sözlerle perçinliyordu. “Dersim eşkıyalık ve çapul, Tunceli medeniyete açılan kapı demektir. Dersim mağara ve derebeyi, Tunceli feodal gericiliğin pençesinden kurtulmak demektir.”

    “HÜKMÜ ÖNCEDEN VERİLMİŞ BİR DAVAYDI”

    İdam kararının yargılama aşamasından çok önce verildiğine işaret edilirken mezarların yerinin hala bilinmemesinin altı da çizilerek şöyle denildi.

    “Düşman hukukuyla hazırlanan iddianame ile sürdürülen bu davanın baştan itibaren hükmü verilmiş bir dava olduğu aşikârdır. Sonuç itibarıyla bu dava iki ay gibi kısa bir sürede sonuçlanır ve yedisi idam geri kalanların çoğu müebbet hapse mahkûm edilerek çeşitli ceza evlerine nakledilirler. Serbest bırakılan birkaç kişinin dışında bu insanların hiç biri geri dönemez ve mezar yerleri hala belirsizdir.”

    81. SAYIDA YER ALAN YAZARLAR VE KONU BAŞLIKLARI İSE ŞÖYLE

    Daimi DOĞAN: “DAVUT SULARΔ
    Ferhat TUNÇ:  “Seyit Rıza’dan öğrendiğimiz gibi vedalaşacağız”
    Gülseren YOLERİ: “Ohal’den, herhal’e insan hakları”
    Esra ÇİTÇİ: “Hayat güzel olsun diye kendini feda edenler”
    Selman YEŞİLGÖZ: “İstanbul Demokratik Kitle Örgütleri Platformu, Bir tanıklığın 24. yılı”
    Mehmet Celal BAYKARA: “Üniterizim birleşmenin değil, ayrışmanın unsuru”
    Hıdır IŞIK: “Dağılan Nar’a Rivayaetler”
    Haydar OĞUR: “Yita Kırmanciya”
    Doğan MUNZUROĞLU: “Turna”
    Hasan Ali KILIÇ: Hıdır ÇİÇEK’LE Röportaj “CİVE KEJΔ
    Hüseyin OZAN: “SERVERÊ DÎYANETÎ ŞÎ DERSÎM”
    İbrahim KARAKAYA: “Dersim…. KISSADAN HiSSELER”
    Can KASAPOĞLU: “Aleci(ci)lik ve Tunceli(ci)lik kol kola”
    Hüseyin DENİZ: “Dersim’de ‘üçüncü mevsim’”
    Hasan SAĞLAM: “Venge diaspora”
    Ergin DOĞRU: “Ben yerine biz diyen çocuklar”
    Vehbi TİMUROĞLU: “Mahali seçimler”
    Pakrat ESTUKYAN: “Helikopterle işim bitti”
    Özgün E. BULUT: “Bir ezgi gibi yüreklere düşen kitaplar”
    Ali BARAN: “Dersimli halk ozanı NEBOĞLU”
    Ayrıca arka kapağında 38 katliam yerlerinden dere laç fotoğrafı da yer almakta.