PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi 5. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Kongrede, ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde Alevilerin eşit yurttaşlık talebinin yükseltilmesi gerektiğine vurgu yapılarak, ‘Barış, mücadele ve demokratik cumhuriyet ile mümkündür’ mesajı verildi.
‘Erkanı Rızalık, Edebi İkrar Olan Toplum; Demokratik Toplumdur!’ şiarıyla Yamanlar Cemevinde gerçekleşen kongrede salona, “KamîVatoBınêAsmenîDêAştîyêÇîna!, HardêDewreşîRê Wad BoPeyserYênê“, “Dersim Ana’nın Yaralı Var, Kapamalı, İyileşmemeli. Dil, Kültür, Ve İnanç; Toprağı Gibi Geliyor. Say Ki Avuç Toprak Üstüne Serp, Korusun!” pankartlarının yanı sıra Seyit Rıza, AlişerKoçgiri, Zarife Ana, Nuri Dersimi gibi Dersim önderlerinin fotoğraflarının olduğu afişleri asıldı.
Kongreye Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, Karlıova Yedisu İlçeleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi, Barış Anneleri, DEM Parti İzmir İl yöneticileri, Eğitim Sen 2 Nolu Şube, İzmir Vartolular Derneği yöneticileri ve çok sayıda kişi katıldı.
ÇERAĞLAR UYANDIRILDI
Nefeslerin seslendirilmesi sonrasında divan kurulu üyeliğine Serpil Deniz Şahin, Ethem Dikmen ve Aynur Çelik seçildi.
Kongrede Baba Mansur Ocağından Fidan Yıldız’ın verdiği gülbengler sonrasında çerağlar uyandırıldı. Kongrede hakikat yolunda mücadele edenler ve Hakk’a yürüyenler için1 dakikalık saygı duruşuyla dara duruldu.
BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM SÜRECİ
Kongrede söz alan mevcut eş başkanlardan Nebat Çelik, dil ve kültürün inanç ve yol ile olan ilişkisine değinerek yolun bu değerlerle var olacağını vurgularken, bir diğer eş başkan Fırat Dikmen ise 27 Şubat’ta yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne atıfta bulunarak Alevilerin eşit yurttaşlık talebiyle bu sürece dahil olmaları gerektiğini ifade etti.
“İNCELTİLMİŞ ALEVİLİK İLE ALEVİLER KUŞATILIYOR”
Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan ise, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın ‘inceltilmiş Alevilik’ ile toplumu kuşatma altına almak istediğini ifade ederek, “27 Şubat’ta ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısı yapıldı. Bu çağrı varlığı inkâr edilen toplumların varlığını tescil eden ve finalinin demokrasi ve eşitlikle sonlanmasını ortaya koyan bir çağrıydı. Bizim hakikatimiz, demokratik mücadelemizin sayılı günlerinin son bulması. Kendi kimliğimiz ve gerçekliğimizle yaşayabilmenin mücadelesini yükselteceğiz. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı inceltilmiş bir Alevilikle yokluğumuzu tescil edecek bir kuşatma yaşatıyor. Buna karşı uyanık olmalıyız. Örgütlenerek, kenetlenerek mücadeleyi finale götüreceğiz” diye konuştu.
YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ
Kurum temsilcilerinin dilek ve temenni konuşmalarının ardından tek liste ile gidilen kongrede yeni yönetime Fadime Dapaklı, Fırat Dikmen, Baykal Öztürk, Sakine Koğu, Murat Seven, Güler İpin Karagöz ve Nebat Çelik seçildi.
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi’nin Gaxan etkinliğinde Suriye’deki Aleviler ve diğer etnisitelere yönelik saldırılar kınandı. Yeni süreç tartışmalarında Kürt sorununun çözümüne dair Alevilerin barıştan yana taraf olduğu vurgulanan etkinlikte barışın demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi düzeyde olması gerektiğine işaret edildi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Alevi inancında yeni yılın gelişini temsil eden Gaxan vesilesiyle Çiğli Belediyesi Fakir Baykurt Konferans Salonunda dayanışma konseri düzenledi. Konserde, DAD İzmir Şubesi Kadın Korosu, çocuk korosu ve sanatçı Hasan Ali Sezer sahneye çıktı.
Konserde “Gaxané şima bimbarek bo, Gaxan é we piroz bé, Gağan’nınız kutlu olsun” pankartı asıldı. Konserde Gaxan ritüelinin Alevi inancında ki yerine ve önemine vurgu yapıldı.
Gaxan etkinliğine, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, DEM Parti İzmir İl Örgütü, Barış Anneleri, çok sayıda siyasi parti ve Alevi kurum temsilcisi ve sivil toplum örgütleri katıldı.
‘HAKİKAT PEŞİNDE OLAN GAZETECİLER KATLEDİLDİ’
DAD İzmir Şube Eş Başkanı Nebat Çelik Kırmancki yaptığı konuşmasında Gaxan’ın Alevilik inancında ki önemini vurgu yaparak, “Alevilikte, Rea/haq yolunda yeri çok önemlidir. Yeni ay ve eski ay birbirine ikrar vermiştir, tüm Dünya’ya sağlık, eşitlik, özgürlük istemiş. Haberlerde görüyoruz ülkede her gün kadınlar ve çocuklar katlediliyor. Suriye’de Kürt halkı, Aleviler ve diğer halklar katlediliyor. Kaç gün önce de gazeteci Nazım Daştan ve Cihan Bilgin katledildi. Halka haber vermek, gerçeğin karanlıkta kalmaması için hakikatin peşinden gitmişlerdi. Bizim inancımızda, itikatımızda büyüklerimiz her zaman zalimlerin karşısında durmuştur. Gerçeğin karanlıkta kalmasına izin vermemişlerdir. Bizde vermeyeceğiz” dedi.
‘GAXAN, MAZLUMA CAN OLMAKTIR’
Ardından konuşan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, Gaxan ayının dayanışma ve barış ayı olduğunu belirterek, “Gaxan, toplumsal hafızamızın sürekliliği için, Reya Heq’in özgün yanlarının korunması ve yaşatılması için oldukça önemlidir. Şu anda içinde bulunduğumuz demde Suriye’de Arap Alevisi canlarımız katlediliyor, her gün daha kötü haberler bize ulaşıyor. Bizim üzerimize düşen ise mazluma can, zalime zülfikar olmaktır. Suriye’de yaşananları durdurmanın bir yolu ise yaşadığımız coğrafyada hakikat ve Özgürlük mücadelesini büyütmektir” diye ifade etti.
‘GAXAN BARIŞA VESİLE OLSUN’
Dikmen, Kürt sorununun da çözüme ulaşması için yeniden temasların başladığını hatırlatarak, “Ötekileştirilen, mağdur edilen, ezilen bizler bu süreçte Kürt sorununun demokratik çözümü için emek ve özgürlükten yana olan tüm girişimleri desteklemek ve ileriye taşımak zorundayız. Çünkü bugün Kürt sorunun çözümü demek beraberinde kadın, ekoloji sorunun ve biz Alevilerin eşit yurttaşlık sorunun çözümü için başlangıç olacaktır. Bu kararlılık ve duygularla toplumsal barışın oluşumu ve özgürlüğümüzün sağlanmasını umuyor, aklı, gönlü bizimle olan tüm canlarımızın Gaxan’ını kutluyorum. Gaxana ma bimbarek bo” diye konuştu.
‘DEVLET ALEVİLİK İNANCINA KAYYIM ATAMAK İSTİYOR’
Son olarak konuşan DAD Genel Merkez Sekreteri Asil Benler de devletin kendi Alevisini yaratma peşinde olduğunu söyleyerek, “Hiç kuşkusuz içinden geçtiğimiz süreci değerlendirmemiz gerektiği gibi gelecek üzerine tartışma yürütmemiz gerekmektedir. 2024 yılı takip ettiğiniz üzere uzunca süredir Diyanet gibi bir kurumla ve Cemevi Başkanlığı adı altında Aleviliğe atanan kayyımla mücadele ettiğimiz bir yıldı. Bu dayatmaya karşı Alevi toplumu sokakta ciddi mücadele verdi. Devlet, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Cemevi Başkanlığı’nı kurarak kendi Alevisini yaratmaya çalıştı. Pirlerimizi memurvari bir yaklaşımla maaş bağlamaya çalıştılar. 2024 yılı bu saldırıları göğüslemekle geçti bizim için. Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere Dürziler, Hristiyanlar ve diğer Suriye halkları ciddi bir tehdit karşı karşıya kalmış durumda” şeklinde konuştu.
“DEMOKRATİK, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE EŞİTLİKÇİ DÜZEYDE BİR BARIŞ”
Benler, gündemde ki Kürt sorunu hakkında yapılan tartışmalara da değinerek şunları ifade etti:
Günümüzde Kürt demokratik çözümüne dair bazı tartışmalar ve diyaloglar gelişti. Önceki süreçte ki gibi tekrar aynı adımlar atılırsa süreç bir zemine oturmaz, ayakları havada kalan bir süreç olur. Biz Türkiye halkları olarak bunu deneyimledik. Barışı felsefi olarak benimsemiş Alevi toplumu olarak barış noktasında da tarafız. Barışın; demokratik, özgürlükçü ve eşitlikçi düzeyde olması içine ezilen halklarla bu mücadeleye destek vermeye devam edeceğiz. Gaxan’ın barış getirmesini diliyoruz. Hepinizin Gaxan’ını kutlarım. Gaxanê we pîroz bê.”
Etkinlik, davul zurna eşliğinde Kal u Gaxan’ın folklorik gösterisi sonrasında kadın, çocuk korosu ile sanatçı Hasan Ali Sezer’in seslendirdiği eserler ile sona erdi.
PİRHA- Dersim ve Ovacık belediyelerine atanan kayyımların geri çekilmesi ve halk iradesine saygı duyulması çağrısında bulunan DAD İzmir Şubesi, ‘Kayyım Karanlıktır’ diyerek çerağ uyandırdı.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi , Hakkari, Esenyurt, Batman, Mardin, Halfeti ‘ye atanan kayyımın ardından, Dersim ve Ovacık atanan kayyımları protesto etmek için “İkrarımız var Dêrsim’in ışığı sönmeyecek Perşembe akşamı çerağları Dêrsim için uyandırıyoruz” şiarıyla şube binasında basın toplantısı düzenledi.
Basın metnini okuyan DAD İzmir Şube Eş Başkanı Fırat Dikmen, iktidarın Kürt halkının demokratik yollarla seçtiği belediye başkanlarının yerine kayyım atayarak halkın iradesini hiçe saydığını vurguladı.
Basın toplantısı öncesinde kayyım atamalarına tepki olarak çerağ uyandırıldı.
“KÜRT SEÇER AMA YÖNETEMEZ”
Demokratik siyaset alanında kazanılan belediyelere atanan kayyımlarla halk iradesinin bir kez daha hiçe sayıldığını ifade eden Dikmen, “Anti demokratik uygulamalar ile halk iradesinin hiçe sayıldığı bu düzlemde herkes kendini ‘sıranın hangi belediyede’ olduğunu düşünür halde buldu. Öyle bir atmosfere girdik ki Kürdün bin bir zorluğu aşarak oy kullanabildiği ama sürekli olarak seçtiği belediyelerin gasp edildiği bir demokrasi yanılsamasındayız. Kürt seçer ama yönetemez, Kürt oy kullanır ama AKP-MHP bloğu iradesine tahakküm koyar” dedi.
“KAYYIM 1938’İN DEVAMIDIR”
Dersim’in Kürt Aleviliğinin seyrinde önemli bir uğrak yeri olduğunu kaydeden Dikmen, “Dersim kadim Aryenik inançların sentezi olarak şekillenmiş Rêya Heq Aleviliğinin serçeşmesi olan bir coğrafya. Ocak merkezlerini bağrında taşımasıyla beraber geniş bir Alevi coğrafyasıyla güçlü sosyolojik bağları olan bir alan. Dersim bu açıdan stratejik bir yerdir. 1938’den bu yana hedef haline getirilmesinin en önemli sebebi de budur. Dönemin raporlarında bu gerçek açıkça ifade edilir; ‘Dersim evvela koloni gibi nazarı itibara alınmalı, Türk camiası içinde Kürtlük eritilmeli, ondan sonra da tedricen öz Türk hukukuna mahzar kılınmalıdır.’ Bu sözler Dersim’e yönelik tarihsel ve güncel olarak geliştirilen her hamlenin özeti gibidir. Bugün ki kayyım dayatmasının nihai hedefi de aynıdır. Dersim, Kürtsüzleştirilmek ve Alevisizleştirilmek istenmektedir” diye belirtti.
“HALK İRADESİNE SAYGI DUYULSUN”
Kayyımın ciddi sosyal, ekonomik, kültürel, siyasal enkazlar bıraktığına değinen Dikmen, halk iradesine saygı duyulmasını çağrısını yineleyerek, “Tüm bu gerçekler ışığında; Dersim Belediye Eş Başkanları kendi toplumlarından aldıkları rıza ile seçilmiş ve halka hizmet etmek adına ikrar vermişlerdir. İktidarın verdiği siyasi kararlarla, işi oluruna uydurma bağlamında çıkarılan cezalar asla hukuki değildir ve kabul edilemez diyoruz. Belediye eş başkanları halkın oyları ile seçilmiş meşru siyasetçilerdir. Meşru olmayan kayyımlardır. Kayyımlar geri çekilmeli, halk iradesine saygı duyulmalıdır” şeklinde konuştu.
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri tarafından üç ayda bir yayınlanan Zülfikar Dergisi’nin Şubat-Mart-Nisan sayısı çıktı. Yayın Kurulu’nda yer alan Fırat Dikmen, tüm Alevi süreklerinin kendisini bulabileceği derginin toplumsal hafızayı diri tutmada önemli bir yerde olduğuna vurgu yaptı.
Demokratik Alevi Dernekleri’nin (DAD) yayın organı olan Zülfikar Dergisi’nin Şubat-Mart-Nisan sayısı ‘Ocağa İkrar, Yola Talip, Birliğe Davet’ başlığıyla çıktı.
Siyasi, kültürel ve inanç dergisi olan Zülfikar Dergisi’nin Şubat-Mart-Nisan sayısı okuyucu ile buluştu. Derginin yeni sayısındaki kapakta Aleviler için önemli günler olan Xızır ayları ile birlikte Gaxan ve Howtemal gibi bayramlar ana tema olarak işlendi.
Zülfikar Dergisi Yayın Kurulu’nda yer alan Fırat Dikmen ile Şubat-Mart-Nisan sayısı üzerine konuştuk. Dikmen, Alevilerin kendi içerisindeki yazılı kaynakları olmadığına yönelik eleştirilere yönelik, Zülfikar Dergisi’nin yolun tarihsel-toplumsal hafızasını işleyen ve güncel sorunlara çözüm önerileri süren yayıncılık politikasının bir cevap olduğunu kaydetti.
“ZÜLFİKAR DERGİSİ, TOPLUMSAL HAFIZAYI DİRİ TUTMA YÖNÜNDE BİR ALAN AÇTI”
Dikmen, Alevi toplumunun kendisine ait tarihsel-toplumsal hafızayı günceli taşıyan yazılı eserleri olmayışına dair yakınmalar ve şikayetlerin güncellediğini koruduğuna işaret etti.
Bu toplumsal hafızayı güçlü tutmaya dair tüm süreklerin kendisini bulabileceğini bir yayın organının gerekli olduğunu ifade eden Dikmen, Zülfikar dergisinin bu anlamda kendince bir alan açtığını dile getirerek, “Zülfikar Dergisi ile tanıştığımda 2016 yılıydı ve üniversite öğrencisiydim. Derginin adı, kapağı ve görselleri o dönem ilgimi çekmişti. Alıp okumaya başladım ve dernek binası oturduğumuz mahalleye yakındı. Kurumu tanıyınca da buranın bir mücadele aracı olduğunu kavradım. Burada emek verebileceğimi düşündüm ve sorumluluk aldım. Ait olduğumuz toplumda yazılı eserlerin olmadığına, yazılmadığına ve unutulduğuna dair çokça şikayet edilmiş ve eleştiriler sunulmuştur. Sorumluluk alarak hem yazılı kültürümüzün güçlenmesine, hafızamızı güçlü tutmaya ve gerçekliğimizi diri tutmaya dair böylesi bir yayın organının olması gerektiğini düşünüyordum. Böylesi bir alanda Zülfikar dergisi ile açılmış oldu” diye konuştu.
ALEVİLER VE NEWROZ
Derginin ilk yazısının halklar, inançlar arasındaki hem inanç ritüellerini hem de güncel hak taleplerini kapsayan Newroz yazısının olduğunu belirten Dikmen, “Şubat-Mart-Nisan sayımızın ilk yazısı Newroz üzerine. Newroz Aleviler için neyi ifade ediyor, ne atıf ediyor, nasıl hazırlanıyor ve neler yapıyoru işledik be yayın kurulu olarak kısa bir yazı hazırladık. Biz Aleviler bu bayrama hem inançsal ritüelleri hem de hak ve talepleri ile katılıyor. Newroz’un bu ki yönünü harmanlayan bir yazı ile okuyucuya ulaşmak istedik” dedi.
ALEVİ GENÇLİK MECLİSİ VE ÖRGÜTLÜLÜK
Derginin bu sayısında Alevi gençleri şahsında genel gençliğe yönelik özel savaş politikaları ve bu politikalara karşı Alevi gençlerin hak mücadelesini örgütlülüğe kavuşturmayı hedefleyen bir çağrıda bulunulduğunu ifade eden Dikmen, “Bir sonraki yazımız ise gençlik meclisimizin yazısı. Biz Aleviler yıllarca baskı, asimilasyon, katliam ve özel savaş taktiklerinin kurbanı, mağduru olduk. Gençlik burada kuşak aktarıcısıdır. Gençliğin bu kuşak aktarıcılığı görevini yerine gelmediği zaman çoğu şey unutulmaya, yozlaşmaya ve yok olmaya gidecektir. Bu yazıda gençlerin neler yapabileceği, nasıl katkı sağlayabileceği, dinamik güçlülüğünü ve enerjik yapısını bir örgütlülüğe kavuşturacak bir perspektif sunmaya çalışarak gençlik meclislerimizde örgütlenme çağrısında bulunduk” diye belirtti.
ALEVİ SÜREKLERİ VE ÖZGÜNLÜKLER DERGİDE YER ALIYOR
Dikmen dergide ayrıca diğer Alevi süreklerinin kendini ifade edebileceği özgünlüklere de yer açtıklarını belirterek şöyle devam etti:
Ayrıca her süreğin kendisini ifade edebileceği özgünlüklere de ayrıca yer verdik. Tahtacı Alevilerin Saya bayramını bu sayıda işledik. Bizim bölgemizdeki Gaxan’a benzeyen bir komünalitesi var. Yazıyı kalem alan canımız bir Tahtacı Alevi kadını ve alanında emek vererek çalışmalar yapıyor. Buna bir kadın bakış açısıyla birlikte Tahtacı Alevilerin bu bayrama nasıl hazırlandığı, neler yaptığı ve yok olma ile yüz yüze kalan bu değerli bayramları yeniden nasıl ayakta tutacaklarına dair bir yazı kaleme aldı.”
SÜREKLERİN ANADİLİNDE YAZILAR İŞLENİYOR
Yine derginin bu sayısında ve hemen her sayısında Alevi süreklerinin anadillerinde yazılara yer açtıklarını ve bunlardan birinin de Kürtçe olduğuna değinen Dikmen, “Yine dergide Kürtçe’ye yer açıyoruz. Reya Heq/Raa Heqi dediğimizin süreğimizin dili Kurmanci ve Kırmancki’dir. Bu dil bizim hem inanç hem de günlük yaşam dilimizdir. Günlük yaşamdan, ekolojiye, insan ilişkilerinden cemlere kadar bu dil yaşamımızın her alanındadır. Doğal olarak yansımasının da en yoğun olduğu alanlardan birisi de yol dilidir. Süreğimizin yol dilindeki tüm kavramları doğal olarak kendisi de bu dilde var etmiş ve bugüne kadar getirmiştir. Her süreğe de kendi hakikati ve özgünlüğünü koruyarak yaklaştığımız için bunları da esas alarak Kürtçe’nin Kırmancki lehçesinde bir yazı kaleme aldık. Bu dilde UNESCO’nun da belirttiği gibi yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan bir dil. Bunu da dünya anadil günün de dergimizde işlemek istedik.
SAHİPLENME ÇAĞRISI
Dikmen, Zülfikar Dergisi’nin alanında çıkan sayılı dergilerden biri olduğunu hatırlatarak, “Zülfikar Dergisi alanında çıkan sayılı dergilerden bir tanesidir. Yazılı olmayan ve biz Alevilerin kendi hakikatini yazamadığı bir ortamda birçok spekülasyon gelişti. Bu dergi bunu aşmak için aslında çok önemli bir yerde duruyor. Elimizden geldiğince okumalı ve okutmalıyız. Yaşantımızın her alanında bu yazıları gündemleştirerek birbirimize değer katmalıyız” ifadelerini kullandı.
Alevilikle ilgili pek çok yazının yer aldığı derginin Şubat-Mart-Nisan 2022 sayısında şu yazılara yer verildi:
*Heftemal/Newroz *Genç Çağrı / Gençlik Meclisi *Saya “Güzden Gelip Yaza Gidiyorum” / Naz ATMACA *Çerxê Tarixî De Raa Heqi 3 / Hüseyin Ozan *Kutsal Mekanların Farkında Mıyız /Firaz BARANMaraş’ta Yaşamı Yeniden İnşa Ederken / Ahmet GÜDEN *Cumhuriyet Modernitesi ve Ulus Devlet İnşasında Din ve Dini Kurumların Misyonu / Zeynel KETE *Türkiye Gerçeği ve Seçimli Kurucu Meclis /Bülent FELEKOĞLU *Reya Heq Hakk Yol Alevilik Xızır Gerçeği / Özcan İNCE *Gağand’ın Toplumsal Hakikati / Reyhan KUMRU *Alevilikte ‘Sırr-ı Hakikat’ Arayışı /Mehmet KÖMÜR