Etiket: flormar işçileri

  • Emekçi kadınlar ‘İşçi Kadın Kurultayı’na’ katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    Emekçi kadınlar ‘İşçi Kadın Kurultayı’na’ katılım çağrısı yaptı-VİDEO

    PİRHA – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile gerçekleştirilecek İşçi Kadın Kurultayı’na çağrı yapan emekçi kadınlar, “Tüm işçi-emekçi kadınları 10 Mart’ta toplanacak İşçi Kurultayı’nda sorunlarımızı ortaya koyup çözümlerimizi birlikte bulmaya çağırıyoruz” dediler.

    Emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile yapacağı İşçi Kadın Kurultayı’na ilişkin, Önsöz Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Songül Yücel Pir Haber Ajansına konuştu.

    Emekçi kadınların yaşama müdahale etmesi gerektiğini vurgulayan Yücel, “Biz kadınlar yaşamın ve hayatın bir öznesiyiz. Hayatın öznesi olarak yaşam koşullarının, iş yaşamı koşullarının ve dünyanın değiştirilmesi için bulunduğumuz her alanda sürece müdahale etmekle yüz yüzeyiz. Ancak biz kadınlar müdahale edersek daha güzel bir dünya daha güzel bir çalışma ve yaşam koşulu sağlanabilir” dedi.

    “KADINLAR ÖZGÜRLÜKLERİ İÇİN HER YERDE AYAKTA”

    Kadınların sesinin çığlığının ve isyanın olmadığı hiçbir hareketin şu anda dünyanın hiçbir yerinde bulunmadığı ve bizim sesimiz olmadan da daha iyi bir dünyanın yaratılamayacağını düşünüyoruz “diyen Yücel sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bugün 21. Yüzyıldayız kadınlar özgülükleri için her yerde ayakta ve özgürlük çığlığımız dünyanın her yerinde yankılanıyor. Ama buna rağmen bugün biz, ülkemizde erkeğin itibarının zedelenmeyen mesleklerde çalışmalı kadınlar ya da evin dört duvarına hapsolmalı, eş olmalı, anne olmalı ve bunun dışında bir modelin kadına sunulmadığı koşulları ve gerici zihniyetleri tartışıyoruz. Ama kim ne yaparsa yapsın asla kadının yükselttiği o özgürlükçü sesi hiçbir şekilde dört duvar arasına ya da farklı gerici duvarlar arasına hapsedilemeyecek.”

    Bu arada, Emekçi kadınlar (EKA) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile 10 Mart Pazar Günü saat 11:00-18:00 arası İstanbul Petrol – İş Sendikası Genel Merkezi Altunizade’de yapılacak olan İşçi Kadınlar Kurultayı’na ilişkin Emekçi Kadınlar Sözcüsü Fatma Yıldırım da yazılı bir açıklamayla  kurultaya katılım çağrısı yaptı.

    “KADINLARIN YAŞAMINA DOKUNMAYA ÇALIŞTIK”           

    İşçi kadın kurultayı kapsamında yapılan çalışmalarda; sektör fark etmeksizin her alandan kadınla iletişime geçip, hazırlanan kısa anketlerle onların ev ve iş yaşamlarındaki sorunlarını dinlediklerini belirten Yıldırım, “Fabrikalarda, tekstil atölyelerinde kadınlarla sohbetler edip, yaşamlarına dokunmaya çalıştık. Ev içi temizlik işçileriyle bir araya gelerek onları yıpratan çalışma koşullarını ve zorluklarını dinledik. Eylemdeki Flormar işçilerini sık sık ziyaret edip kurultay ile ilgili görüşlerini aldık. Onların eyleme geçiş süreçlerini, çalışma koşullarını, bir kadın olarak evde ve işyerinde yaşadığı zorlukları anlatmalarını istedik. Her görüştüğümüzde onların gelişimine de tanıklık ettik” şeklinde konuştu.

    “KADIN GÖZÜNDEN GÖRMEK İSTEDİK”

    Sendika ve odalarda yıllarca örgütlenme faaliyetinde bulunan kadınlarla işçi kadın örgütlenmesi üzerine sohbetler edip, işçi kadınların katılımını sağlamaya çalıştık. Grev yapmış, eyleme geçmiş işçi kadınlardan mücadele deneyimlerini aktarmalarını istedik. Ücretli-işsiz mimarlardan alanlarına yönelik maruz kaldıkları sömürüyü bizimle kurultayda paylaşmalarını istedik. KHK ile ihraç edilen emekçilerin süreçlerini bir de kadın gözünden görmek istedik” diyen Yıldırım şöyle devam etti:

    “Emekçi mahallelerde kurultaya doğru giderken; ev toplantıları, kahvaltılar organize edip, işçi kadınlar ve eşleri ile çalıştay düzenledik. Kurultayda tartışacağımız iki ana madde olan işçi kadınların iş yaşamı ile ilgili sorunlar ve bunların çözümleri yani örgütlenme üzerinden yürütülen çalışmaya ekonomik kriz damgasını vurdu. Var olan hiç bir sorunu ekonomik ve iktisadi yapısından kopuk ele alamayacağımız gibi işçi kadın kurultayını toplamaya iten koşulları görmezden gelemezdik. Bu koşullar ekonomik krizin kendisidir, kapitalizmin yapısal bunalımıdır. Bizi bir varlık yokluk sınırına getiren gelişmelerdir. Büyük bir yıkımı yarattığı gibi kurtuluşumuzun güncel şartlarını da yaratan mevcut koşullardır. Bunu aşmak istiyorsak sınıfın ve işçi kadınların örgütlü bir güce dönüşmesini ön şart olarak kabul etmemiz gerekiyor.”

    “TÜM İŞÇİ-EMEKÇİ KADINLARI KURULTAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Biz işçi, emekçi kadınları sömüren köleleştiren bu sistem nasıl ki doğarken bizim ve çocuklarımızın kanı – emeği üzerinden yükseldi ise yine bizim ve çocuklarımızın kanını emerek, emeğimizi sömürerek batacak” diyen Emekçi Kadınlar Sözcüsü Fatma Yıldırım, son olarak şu çağrıyı yaptı:

    “Bizim sorunlarımız yaşamsal ve derindir, çözüm yolları da bir o kadar köklüdür. Toplumsal kurtuluşumuzu sağlayacak olan yegane sınıf işçi sınıfı ise, yükselen kadın mücadelesini nihai hedefe ulaştıracak olan yine işçi sınıfının kadınlarıdır. Bu nedenle kadın yığınlarının gücünü heba eden, kadın örgütlenmesini kaydığı küçük burjuva zeminden en doğru sınıfsal öze oturtmak gerektiğini, işçi kadın kurultayının da bu özü yakalamaya uygun bir araç olduğunu düşünüyoruz. Tüm işçi-emekçi kadınları 10 Mart’ta toplanacak İşçi Kadın Kurultayında sorunlarımızı ortaya koyup çözümlerimizi birlikte bulmaya çağırıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Flormar işçileri için dayanışma kampanyası; bu kışı yalnız geçirmeyecekler-VİDEO

    Flormar işçileri için dayanışma kampanyası; bu kışı yalnız geçirmeyecekler-VİDEO

    PİRHA – Sendikalı oldukları için işten çıkarılan Flormar işçileriyle ilgili yapılan basın açıklamasında, işçilerle dayanışma için kampanya başlattıkları duyuruldu.

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi Mersin İl Örgütü, direnişteki Flormar işçileriyle dayanışma için basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Tüm halkları emeği için direnen başta FIormar İşçileri olmak üzere direnişteki işçiler ile dayanışmaya çağırıyoruz. Emeğimiz için, özgürlüğümüz için, haklarımız için, insanca yaşamak için dayanışma ve mücadele ağlarını kuruyoruz” ifadeleri yer aldı.

    Açıklamada, “Flormar İşçileri Bu Kışı Yalnız Geçirmeyecek” kampanyasını başlattıklarının duyurusu yapıldı ve “Direnişteki işçiler ile dayanışmaya çağırıyoruz.” denildi.

    Direnişte olan Flormar işçileriyle dayanışma için SYKP Mersin İl Örgütü basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamaya Petrol İş Sendikası temsilcileri katıldı. Açıklamayı okuyan  Sykp Mersin İl Eş Başkanı Fırat Gedik, “Sendika üyesi oldukları gerekçesi ile işlerinden atılan Flomıar işçilerinin Gebze’de bulunan fabrika önünde başlayan direnişleri dün 200. gününü geride bıraktı. Flormar patronlarının “20 günde dağılır“ dedikleri işçiler tüm baskılara, soğuk havaya rağmen 200 gündür fabrika önünde direniyor ve hepimiz şu çağrıyı yapıyoruz “Flormar Değil Direniş Güzelleştirir”. Flormar fabrikasında işçilerin işten atılmasının tek sebebi ise Anayasa tarafından güvence altına alınan sendika üyesi olmak istemeleridir” dedi.

    “KOCAELİ VALİLİĞİ BU ORTAKLIĞI KORUMAYI SEÇTİ”

    “Ancak görüyoruz ki başta Kocaeli Valiliği olmak üzere Gebze Kaymakamlığı anayasa tarafından güvence altına alınan bir hakkı korumak yerine sermayeden yana olduğunu gösteriyor. Şehrin mülki amirleri TÜSİAD toplantısında ‘OHAL sayesinde grevlere anında müdahale ediyoruz’ diyen Saray’ın emirlerine uyuyor vc işçilere soba yakmayı, ses cihazı kullanmayı ve çadır kurmayı yasakladığını tebliğ ediyor. Elbette bu yasak kararı kamuoyunu şaşırtmadı çünkü aynı zihniyet yani patronlardan yana olan zihniyet daha geçen günlerde Gebze de yaşanan iş cinayetini örtmek için de ‘yayın yasağı’ getirmişti. Gebze gerçekleşen is cinayetinde işçilerin bedeni henüz toprak altındayken Kocaeli Valiliği Kolin-Limak-Cengiz inşaat ortaklığım korumayı seçmiştir” diye konuşan Gedik, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’de şu an da emeği için, ekmeği için, hakları için direnen sadece Flormar İşçileri değildir. Cargill’de, Tayaş, Gribin’de, BBS Metal’de, Babacanlar Kargo’da, TÜVTÜRK muayene istasyonlarında, Aydın Büyükşehir Belediyesinde yüzlerce işçi direnişlerini sürdürüyor. Ekonomik kriz ile birlikte anan yoksulluğa, işsizliğe, hak gasplarına karşı tüm bu direnişler işçi sımfına yol gösteriyor. İşte tam da bu yüzden “insanca yaşamak ve çalışmak istiyoruz“ diye ayağa kalkan 3. havalimanı işçilerine azgınca saldırdılar ve en küçük hak talebini tutuklamalar ile durdurmaya çalıştılar. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Hemen her gün işçi sınıfı hakları için şu an birbirinden bağımsız olsa da ayağa kalkıyor.”

    DAYANIŞMAYA ÇAĞRI

    “Siyasi iktidar ve Saray saldırıyor, gözaltına alıyor, yasaklıyor, tutukluyor ama örülen dayanışma ağlarını ortadan kaldıramıyor. Ekonomik krizle birlikte binlerce işçi işsiz bırakılırken, yoksullar, ezilenler açlığa, yoksulluğa mahkum edilirken yükselen öfke ve direnişler durdurulamıyor. Her gün iş cinayetlerinde işçiler hayatını kaybederken, işsizlik her gün anarken, en ufak bir hak talebi yasaklar ve işten atmalar ile sonuçlanırken şimdi bir kere daha dayanışma zamanı” diyerek çağrı yapan Gedik, şunları kaydetti:

    “İşte bir dayanışma ağı da burada Flormar İşçileri ile kuruluyor. Bir ay boyunca “Flormar işçileri bu kışı yalnız geçirmeyecek” çağrımızı ve kampanyamızı başlatıyoruz. Tüm halkları emeği için direnen başta FIormar İşçileri olmak üzere direnişteki işçiler ile dayanışmaya çağırıyoruz. Emeğimiz için, özgürlüğümüz için, haklarımız için, insanca yaşamak İçin dayanışma ve mücadele ağlarını kuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Flormar, 120 işçiyi 25/2 maddesi kapsamında işten çıkardı; duruşma 14 Eylül’de-VİDEO

    Flormar, 120 işçiyi 25/2 maddesi kapsamında işten çıkardı; duruşma 14 Eylül’de-VİDEO

    PİRHA -Türk-Fransız sermayeli kozmetik üreticisi Flormar, uluslararası belgelerde yer alan ‘Sendikalaşmayı destekliyorum’ maddesinin altına imza atmasına rağmen 120 işçiyi işten çıkardı. İşçiler, iş kanununun 25/2 nolu maddesi ile işten çıkarıldı. Açılan davanın duruşması, 14 Eylül’den Kasım’a kadar 8 iş mahkemesi salonunda gerçekleşecek.

    Türk-Fransız sermayeli kozmetik üreticisi Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan Flormar’da, sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarılan çoğu kadın 12o işçinin 15 Mayıs’tan bu yana fabrika önünde sürdürdükleri eylem devam ediyor.

    İşveren, kararlılıkla direnen işçilerin içerideki arkadaşlarıyla temaslarını kesmek için tel örgü ve brandanın ardından fabrikanın önüne iki otobüs çekti. İçeride kalan işçiler ise kapalı cezaevinde gibi çalışmak zorunda kalıyor.

    İşveren 120 işçiyi iş kanununun 25/2 nolu maddesi ile işten çıkardı, bu fesih sonucunda işçi herhangi bir tazminata hak kazanamadığı gibi iş güvencesi hükümlerinden ve işsizlik ödeneğinden de yararlanamıyor. Yasanın, “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” başlığı ile sıralanan gerekçeleri ile işten çıkarılan işçiler; soğuk, yağmur, sıcak demeden işlerini geri istiyor.

    “FABRİKADA 5 KİŞİNİN YAPMASI GEREKEN İŞ 1 KİŞİYE YAPTIRILIYOR”

    PİRHA’ya konuşan direnişçi bir işçi, “Fabrikada adaletsizlik çok fazlaydı. Dur demek için sendikaya üye oldum. 25/2 den atıldım. Bu madde hırsızlığa kadar gidiyor. Bu haksızlığa dur demek için buradayım. Bizi fabrikada gece attılar, imzalamamamız için kâğıt verdiler. Direk kâğıtları yere attım. İmzalamadık içeride kalan arkadaşlarımız şu an çok ağır koşullarda çalışıyor. 5 kişinin yaptığı işi tek kişi yapıyor. İçeride çalışan arkadaşlarımızın durumu biz grevcilerden daha zor” diye konuştu.

    “ŞİKAYETİMİZ DEĞERLENİRMEYE ALINMADI BİLE”

    Petrol- İ yöneticisi Şivan Kırmızıçiçek ise “Atılan arkadaşlarımızın yüzde 80’ni kadın. Atılan arkadaşlarımızdan 2 yıl 5 yıl, 10 yıl çalışan da vardı. Hiçbir sosyal hakları yoktu güvenceleri yoktu. Evlerine bir lokma götürmek için sendikamıza üye oldular ama işveren bunu tanımıyor istifa etmeleri yönünde zorlanıyorlar. Bu süreçte bir engelli arkadaşımız vardı bu baskılardan dolayı hastaneye kaldırıldı, yoğun bakımda kaldı. Şu an sol tarafı felç. Biz kapıda beklediğimiz için işveren şikâyet ediyor, polis, kaymakam geliyor bize baskı yapıyor. Biz de suç duyurusunda bulunduk. 2.5 ay geçti şikâyetimiz değerlendirilmedi, dava konusu bile olmadı.

    25/2 MADDESİ NEDİR?

    İş yasasında işverenlere işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller nedeniyle iş sözleşmesini (haklı nedenle ve derhal) sona erdirme hakkı 25/2. madde kapsamında tanınıyor. Bu fesih türü sonucunda işçi herhangi bir tazminata hak kazanamayacağı gibi iş güvencesi hükümlerinden ve işsizlik ödeneğinden de yararlanamıyor.

    İşverenler işçileri işe almamak için 25/2 den işten atarak işçilerin bir daha hiçbir yerde çalışmamaları için bu maddeyi yürürlüğe koyuyor. İş müfettişlerinin incelemesine geçen örneklerden bir tanesinde, işverenlerin işçilere bir daha iş bulamayacaksınız ifadeleri var. Flormar işçilerinin ilk mahkemesi geçtiğimiz yıl Eylül ayında yapılmış, 12 işçinin işten çıkarılması mahkemeye taşınmıştı. Yargıtay işvereni haklı görerek çıkartılan işçiler için yasadışı eyleme katılmak ifadesini kullanmıştı.

    MAHKEME 14 EYLÜL’DE BAŞLIYOR

    12 işçinin çıkarılmasından sonra Flormar’da 120 işçi daha işten çıkarıldı. 8 mahkemeye taşınan davada işverenin, mahkemede işçilerin yasadışı eylem yaptığı ve işverene saygısızlık yapıldığı yönünde ifadeleri yer alıyor. İşçi avukatları işçinin demokratik hakkını kullandığını, bu hakkın yasal olduğuna dair dava dilekçelerini mahkemeye sundular. Davanın duruşması, 14 Eylül’den Kasım’a kadar 8 iş mahkemesi salonunda gerçekleşecek.

    …..

    1961 YILINDAN 2018’E MÜCADELE DEVAM EDİYOR

    Grev ve toplu sözleşme talebinin yasalarda yer bulması 1960’lara kadar uzanıyor. 1960 darbesi sonrası yönetime el koyan askeri cunta, toplusözleşme ve grev hakkını açıkça tanımasına karşın, gerekli diğer yasal düzenlemeleri hayata geçirmedi. Bu hak ilerleyen yıllarda işçilerin fiili mücadelesiyle somutluk kazandı. Yasal düzenlemenin olmaması nedeniyle hakkın fiilen kullanılmasının engellenmesine tepki gösteren işçiler, 1961’de Saraçhane Mitingini düzenledi. Mitinge yaklaşık 200 bin işçi katıldı. Bu mitingle işçiler hem örgütlenme haklarına sahip çıktıklarını ifade etti hem de grev ve toplusözleşme taleplerini haykırdı.

    86 gündür grevi devam eden Flormar işçileri de sendika haklarından dolayı işten çıkarılmalarını Flormar önünde protesto ediyor ve işten çıkarılma gerekçesi olan 25/2 maddesini mahkemeye taşıdı.

    Rohat EMEK/GEBZE

     

  • Flormar işçilerinin direnişine polis baskını-VİDEO

    Flormar işçilerinin direnişine polis baskını-VİDEO

    PİRHA – Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Flormar fabrikasında 84 gündür direnen Flormar işçilerinin direnişine karşı polis müdahalesi başladı. Grev yapan işçilerin fabrika önüne astığı direniş pankartları polis tarafından toplatıldı.

    Türk-İş’e bağlı Petrol-İş sendikasına üye oldukları için işten atılan ve direnişe başlayan Flormar işçilerine yönelik polis baskısı arttı. Direnişin 84. gününde fabrika önüne gelen polis, “Yukarıdan talimat aldıklarını” söyleyerek işçilerin pankartlarını indirdi.

    Direniş alanında işçilerle birlikte bulunan Petrol-iş Gebze Şube Başkan Yardımcısı Şivan Kırmızıçiçek polis müdahalesine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “Bugün Flormar direnişimizin 84. günü. Sabah geldik emniyet güçleri tarafından baskıya maruz kaldık” diyen Kırmızıçiçek, “Özelikle OHAL’in kalkmasından sonra mesaj alınmıştır. Polisler burada müziğin sesini kısmamız ve fabrika önünde durmamamız gerektiği konusunda bizi uyardılar” dedi.

    Kırmızıçiçek, yaşananları şöyle aktardı: “Polisler ‘Pankartları asmayın ve fabrikanın kaldırım tarafında durmayın’ dedi. İlk önce siviller geldi. Pankartları asmamamız gerektiğini söylediler. Gerekçelerini sorduk? ‘Yukarıdan gelen talimat böyle’ dediler. Bunlara uymayacağımızı söyledik ve ‘Burada talimat almıyoruz bizim de sendikamız var, sendikamızın aldığı karar noktasında eylemimizi sürdüreceğiz’ dedik. 6 araç çevik kuvvet ekibi gelerek pankartları müdahaleyle kaldıracaklarını söylediler.”

    Polis baskısının Flormar yönetiminin talebiyle arttığını bu nedenle pankartları indirmek zorunda kaldıklarını belirten Kırmızıçiçek, “Fabrika önünde bulunan işçilere yönelik baskısını artıran polis, gerekçe olarak ‘eylemin siyasallaşmasını’ gösteriyor.  Siyasi partilerin, kadın örgütlerinin, işçi sendikalarının Flormar işçilerine verdikleri destekten rahatsız oluyorlar” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL