Etiket: Frank-Walter Steinmeier

  • Yücel Özdemir: Almanya’nın Şara politikası ekonomi ve mülteci odaklı-VİDEO

    Yücel Özdemir: Almanya’nın Şara politikası ekonomi ve mülteci odaklı-VİDEO

    PİRHA- Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara’nın Berlin ziyaretine tepkiler devam ederken, Şara’nın Berlin ziyareti sonrası Almanya, Suriye’nin yeniden inşasında güçlü rol üstlenmeye hazırlanıyor. Gazeteci Yücel Özdemir’e göre “genel konseptte müthiş bir uyum ve kapsamlı bir anlaşma” var. Özdemir  “azınlık hakları ve basın özgürlüğü söylemlerinin taktiksel olduğu” ve sahada saldırıların sürdüğünü belirtti.

    Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, tepkiler üzerine 19 Ocak’ta gerçekleştiremediği Almanya ziyaretini 30 Mart’ta gerçekleştirdi.

    Berlin’de Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Friedrich Merz ile görüştü. Ziyaret, BM’nin Süveyda’daki şiddet olaylarında olası savaş suçlarına dair raporunun hemen ardından gerçekleşti.

    Görüşmelerde Suriye’nin yeniden inşası, siyasi süreçler ve Almanya’daki Suriyelilerin durumu ele alındı. Başbakan Merz, iç savaşın sona erdiğini savunarak Almanya’daki Suriyelilerin koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi ve önümüzdeki üç yıl içinde yaklaşık yüzde 80”ninin  geri dönmesini hedeflediklerini açıkladı. Bazı nitelikli meslek grupları için istisna yapılabileceğini belirtti.

    Şara ise geri dönüşün gönüllü olması gerektiğini, Almanya’daki Suriyelilerin iki ülke arasında “köprü rolü” oynayabileceğini ifade etti. Ayrıca Kürtlerle uzlaşı sağlandığını ve haklarının tanındığını iddia etti.

    Ziyaret, Almanya’daki Kürt ve insan hakları kuruluşlarının tepkisini çekti. Bu çevreler, Şara’nın sorumlu tutulduğu ihlallerin görmezden gelindiğini savundu.

    Gazeteci Yücel Özdemir Ahmed el-Şara’nın Almanya ziyaretini PİRHA’ya değerlendirdi.

    GECİKEN ZİYARET VE SAHADAKİ GELİŞMELER

    Özdemir, ziyaretin aslında 19 Ocak’ta planlandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

    “Şara’nın Almanya ziyareti gecikmiş bir ziyaret. 19 Ocak’ta yapılması planlanıyordu. Çok büyük gösteriler organize edilmişti, çağrılar yapılmıştı. Tam o dönemde Halep’te Kürtlerin yaşadığı mahallelere yönelik saldırılar düzenlendi ve Suriye içerisinde dengelerin nasıl değişeceği, Rojava’nın durumu ne olacak konusunda görüşmeler, pazarlıklar yapılırken Şara Almanya ziyaretini erteledi.”

    ALMANYA’NIN NORMALLEŞME STRATEJİSİ

    Almanya’nın daha önce de Şara ile temas kurduğunu vurgulayan Özdemir, süreci şöyle anlattı:

    “Almanya bölgede zaten ilişkilerin normalleştirme, Şara’yı normalleştirme konusunda ön girişimler yapmıştı. Daha önce Dışişleri Bakanı gitmişti. İlk rejim devrildiğinde de Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock gitmişti ve böyle bir mesaj vermişti.”

    Bu normalleşme sürecinde iki temel başlığın öne çıktığını belirten Özdemir, bunları azınlıkların durumu ve iç kamuoyunun tepkisi olarak ifade etti.

    AZINLIKLARA YÖNELİK SALDIRILAR DEVAM ETTİ

    Özdemir, Almanya’nın yaptığı uyarılara rağmen sahada değişim yaşanmadığını vurguladı:

    “Ama o zamandan bu yana baktığımızda Şara onlara uymadı. Özellikle Alevilere yönelik katliamlar sertleşerek devam etti. Yine Kürtlere yönelik saldırılar devam etti ve Kürtlerin bulunduğu alanlar daraltıldı.”

    Özdemir, bu durumun Şara’ya destek veren güçler tarafından da bilindiğini belirtti.

    EKONOMİK DESTEK VE YENİDEN İNŞA PLANLARI

    Berlin’de yapılan ortak basın toplantısına değinen Özdemir, Almanya’nın açık şekilde ekonomik destek sözü verdiğini ifade ederek, “Bizim sana desteğimiz tamam. Ekonomik olarak her türlü desteği vereceğiz. Suriye’nin yeniden inşası konusunda Almanya rol oynamaya devam edecek. Ama oradaki azınlıkların durumu, hakları da korunsun diyorlar” ifadelerini kullandı. Ancak Özdemir, bu söylemlerin samimiyetine dair şüphelerinin olduğunu da kaydetti.

    30 Mart’ta Berlin’de düzenlenen Suriye-Almanya Ekonomi Toplantısı’na da değinen Özdemir, şu bilgileri paylaştı:

    “Toplantıya 40 Alman firması katıldı. Bu şirketler, önümüzdeki dönemde özellikle Suriye’nin altyapı projelerinde rol almak ve ihalelerden pay kapmak istiyor. Demiryolu ihalelerinin büyük ölçüde Almanya’ya verilmesi beklenirken, nükleer santral inşasında da Siemens tekeline önemli bir rol verilmesi gündemde. Söz konusu 40 Alman şirketi, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde farklı alanlarda yer alarak hem yeniden inşa fonlarından pay almayı hem de ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynakları üzerinde ekonomik hakimiyet kurmayı hedefliyor. Bu çerçevede Başbakan Merz’in, içerideki tepkileri yatıştırmak amacıyla basın ve düşünce özgürlüğü ile azınlık haklarına vurgu yaptığı görülüyor. Ancak genel tabloya bakıldığında taraflar arasında güçlü bir uyum ve kapsamlı bir anlaşma olduğu dikkat çekiyor.“

    MÜLTECİLER VE GERİ GÖNDERME TARTIŞMASI

    Almanya’daki Suriyeli mültecilerin durumuna da değinen Özdemir,“Almanya’da resmi rakamlara göre 940.000 Suriyeli mülteci var. Bunların 3 yıl içerisinde geri gönderilmesi konusunda da genel prensip anlaşmasına varıldı ve  yüzde 80’inden bahsediliyor” dedi.

    Bu rakamın yaklaşık 700 bin kişiye denk geldiğini belirten Özdemir, bunun gerçekçi olmadığını ifade etti.

    Mültecilerin tek tip gösterilmesine de karşı çıkan Özdemir şunları söyledi:

    “Suriye’den gelen mülteciler arasında Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve diğer azınlıklardan insanların olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunları şimdi sanki hepsi cihatçı anlayışı hükümeti destekleyen bir anlayışmış gibi sunuyorlar. Bu çok yanlış.”

    KÜRTLERİN STATÜSÜ VE YETERSİZ DÜZENLEMELER

    Suriye’de Kürtlerin durumuna ilişkin düzenlemelere de değinen Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “13 sayılı kararnamede Kürtlerin dillerini öğrenme, kendi kültürlerini yaşama gibi bazı kriterler vardı ama Kürtçe Suriye’de yaşayan Kürtlerin ana dili şeklinde bir ibare yok.”

    Özdemir, bu durumun eleştirildiğini ve anayasal güvence talep edildiğini hatırlattı.

    “ŞARA’NIN BATIYA YÖNELİK SÖYLEMLERİ TAKTİKSEL”

    Özdemir, Şara’nın Batı’ya yönelik söylemlerinin taktiksel olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı,

    “Herhangi bir yasal düzenleme yapılmış değil. Ancak Almanya, Fransa ve ABD’den destek almak isteyen Colani, bu desteği kaybetmemek için taktiksel olarak azınlık haklarından, basın özgürlüğünden ve insan haklarından söz ediyor. Fakat ben, süreç ilerledikçe bu söylemlerin aşama aşama geri plana itileceğini düşünüyorum. Çünkü bu yapı, sahip olduğu düşünce ve ideoloji itibarıyla cihatçı geleneğin bir devamıdır. Nitekim bunu inkar da etmiyorlar. Buna rağmen, uluslararası konjonktürü gözeterek taktiksel adımlar atıp Batı’nın desteğini almaya devam ediyorlar.”

    Elif SONZAMANCI PİRHA/KÖLN

  • Almanya Cumhurbaşkanı, Aleviliği, Alevilerin istediği şekilde ifade etti

    Almanya Cumhurbaşkanı, Aleviliği, Alevilerin istediği şekilde ifade etti

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in, Almanya-Türkiye İşgücü Anlaşması’nın 60. Yıldönümünde yaptığı konuşmada Aleviliğin özgün bir inanç olduğunu vurgulamasının mutluluk verici olduğunu duyurdu. 

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı/ Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, Aleviliğin özgün bir inanç olduğunu bir kez daha Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier 10 Eylül’de dile getirdiğini bildirdi.

    Mat, Alman Cumhurbaşkanı Steinmeier’in Almanya-Türkiye İşgücü Anlaşması’nın 60. Yıldönümünde yaptığı konuşmadaki ilgili bölümü şöyle duyurdu:

    STEİNMEİER: HEM İNANÇLI MÜSLÜMANLAR VAR, HEM CAMİYLE ALAKASI OLMAYANLAR VAR

    … Bu anlaşma sonrası Türkiye’den farklı farklı insanlar ülkemize göç etti. Türkler, Kürtler, Çerkezler, Lazlar, Ermeniler, Hıristiyanlar, Sünniler, Aleviler. Homojen bir topluluk değiller. Özellikle din ve inanç konusunda bu çoğulculuk çok net ortaya çıkmaktadır. Türkiye’den bu ülkeye gelenler arasında inançlı müslümanlar vardır, hem de camiyle alakası olmayanlar vardır. Almanya’da hepsi özgürler. İnanma özgürlüğüne veya inanmama özgürlüğüne sahipler …”

    MAT: ALMANYA’DA TANINIR OLMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ

    Hüseyin Mat, sosyal medya hesabından, “Tanıtıyoruz, tanınıyoruz. Almanya’da tanınır ve bilinir olmanın başarısını ve doğal olarak gururunu yaşıyoruz. Almanya’ya 60 yıl önce Türkiye’den gelen herkes Müslüman olarak bilinir ve öyle kabul edilirdi. Alevilik ise ne bilinirdi ne de görünürdü. 32 yıllık demokratik mücadelemiz ve özelikle son dönemlerde cemalimizi Almanya’ya dönüp yoğunlaştırdığımız diplomasi çalışmalarımızın meyvesini topluyoruz. Artık Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğu gerçeği Cumhurbaşkanı’nın konuşma metninde yerini alıyor. 23 Nisan 2018, Schloss Bellevue Sarayı’nda Sayın Cumhurbaşkanı’nın daveti üzerine yaptığımız görüşmede özelikle altını çizdiğimiz şekliyle bizi dile getirmesinin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

    PİRHA/ ALMANYA