Etiket: Gadev Alevi akademisi

  • GADEV Alevi Akademisi 2026/2027 Eğitim Programı başlıyor

    GADEV Alevi Akademisi 2026/2027 Eğitim Programı başlıyor

    PİRHA-GADEV Alevi Akademisi, Alevi coğrafyalarını demografi, ritüel ve gelenekler üzerinden ele alan 2026/2027 eğitim programını başlatıyor. İlk konferans 10 Mayıs’ta Adıyaman başlığıyla, Ali Sizer’in deyiş ve kılamları eşliğinde gerçekleşecek.

    Alevi toplumunun inançsal, kültürel ve tarihsel birikimini bilimsel bir perspektifle ele almayı hedefleyen GADEV Alevi Akademisi, 2026/2027 eğitim programını başlatıyor. Program kapsamında Türkiye’deki Alevi coğrafyaları, demografik yapı, ritüeller, gelenekler ve inanç mekanları üzerinden kapsamlı biçimde incelenecek. Farklı bölgelerin karşılaştırmalı olarak ele alınacağı eğitim süreci, Alevi toplumsal hafızasının güçlendirilmesine katkı sunmayı amaçlıyor.

    Programın ilk etkinliği, 10 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.00’te gerçekleştirilecek. “Bir Alevi Coğrafya Bulam / Adıyaman: Demografi, Ritüeller, Gelenekler ve Mekânlar” başlıklı konferansla başlayacak olan etkinlikte, Adıyaman Aleviliği çok yönlü olarak ele alınacak.

    Açılışta sanatçı Ali Sizer’in seslendireceği türküler, deyişler ve kılamlar ile inanç ve kültürün sözlü aktarım geleneği de yaşatılacak. Program, akademik bilginin yanı sıra Alevi inanç dünyasının estetik ve duygusal boyutunu da görünür kılmayı hedefliyor.

    GADEV, tüm can dostlarını bu buluşmaya davet ederken, katılım için kayıtların internet üzerinden yapılabileceğini duyurdu.

    Kayıt için: https://gadev.org.tr/basvuru-formu/

    HABER MERKEZİ

  • Dr. Gültekin: Alevi kurumlarının kendi birikimi üzerinden akademilerini oluşturması değerli-VİDEO

    Dr. Gültekin: Alevi kurumlarının kendi birikimi üzerinden akademilerini oluşturması değerli-VİDEO

    PİRHA- Dr. Ahmet Kerim Gültekin, AKP’nin üniversitelerde geliştirdiği kimi Alevilik araştırmalarını ‘Aleviliğe giydirilmeye çalışan ideolojik dar ceket’ olarak yorumladı. Gültekin, “Alevi kurumlarının kendi bünyesinden çıkardığı Rıza Şehri Akademisi, GADEV Akademisi gibi kendi anlam-duygu dünyası, birikimi üzerinden bilgisini üretmesi ve kendi aklıyla müdahale etmesi daha tercih edilebilir yerde. Alevilerin kendi içerisinde de azımsanmayacak ölçüde akademisyen birikimi var” dedi.

    Almanya’nın Dortmund kentinde Rıza Şehri Akademisi tarafından organize edilen Alevi Ansiklopedisi Sempozyumu yoğun katılımla gerçekleşti. Sempozyuma katkı sunan katılımcılardan olan ve 2017 yılında Munzur Üniversitesi’nden ihraç edilen Dr. Ahmet Kerim Gültekin, akademi deneyimlerini paylaşmıştı.

    Alevilik çalışmaları artık uluslararası bir alan ve bu alan ilginç bir biçimde büyümeye devam ettiğini söyleyen Gültekin, 22 yılık AKP sürecinde Alevilik adına kurulan kimi enstitü ve araştırmaların Aleviliğin kültürel çeşitliliği yok sayan, kendisine ait olmayan kalıplara sokmaya çalışan zor aygıtları halini aldığını ifade etti.

    Gültekin, Alevi kurumlarının birikimleri üzerinden kendi bilgisini ürettiği akademileri oluşturmasının çok daha değerli olduğuna vurgu yaparak, Alevilerin kendi içerisinde azımsanmayacak ölçüde akademisyen taşıdığını kaydetti.

    “CUMHURİYET, ALEVİ TOPLULUKLARIN YAPISINI DAĞITAN ROL ÜSTLENDİ”

    Yüzüncü yılını geride bırakan cumhuriyetin Alevi toplulukların kendi içerisinde kurduğu yapıyı bozan bir rol üstlendiğini söyleyen Gültekin, “6 yıldır Almanya’da yaşıyorum. 2017 yılında Munzur Üniversitesi’nden ihraç edildim. Hakkımda akademik ve politik sebeplerden ötürü devam eden ceza davalarım vardı. Maalesef Türkiye’den ayrılmak durumunda kaldım. 5 yıl Leipzig Üniversitesi’nde, daha sonra Berlin Özgür Üniversitesi’nde çalışma şansım oldu. Daha çok Alevilik çalışıyorum, çok geniş bir konu. Alevilik içerisinde Raa Heqi olarak bilinen inanç sistemi üzerinde çalışıyorum. Daha özelde de jiyare yani ziyaret kültleri üzerine çalışıyorum. 60-70’li yıllarda bir takım modernleşme süreçleri, Alevilerin ekonomik-politik sebeplerle köylerden şehirlere ve Avrupa’ya göçü kırsal bağlamlı bir takım ilişkileri değiştirip dönüştürdü. Kürt Aleviler özelinde de süreklilik arz eden bir şiddet olgusu var. Bu da geçtiğimiz yüzyıla kadar bu toplulukların kendi içerisinde kurduğu ilişkiyi, hukuku, yapıyı bozan, dağıtan bir rol üstlendi. Ocak-talip ilişkileri üzerine yükselen bir toplumsallık dağılmış oldu. Bu Alevilik çalışmalarının tespit ettiği çok genel bir anlatı” diye konuştu.

    “ALEVİLİĞİ DAĞILMIŞ TASVİR EDERSEK, SÜREKLİLİK DİNAMİĞİNİ GÖRMEYİZ”

    “Aleviliğin kendisini 21. yüzyıla aktaran ve bence başarılı da olan bir gerçekliği var” diyen Gültekin, şöyle devam etti:

    “Alevilik çalışmaları bugün uluslararası bir saha. Bu sahada da büyük anlatılar var. Benim çalışmalarım bu anlatıları eleştiren bir çerçeveden yaklaşıyor. Çünkü Aleviliği dağılmış, otantikliğini kaybetmiş, sürekli yolunu arayan, kimlik bunalımı içerisinde kültürel bir durum olarak tasvir ettiğimiz zaman Aleviliğin içerisindeki süreklilik dinamiklerini görmüyoruz. Kendisini 21. yüzyıla aktaran ve bence başarılı da olan bir gerçekliği var. Tabi ki sosyal değişme bir olgu. Yani insanlar yüzyıl öncesinde olduğu gibi yaşamıyor, konuşmuyor, düşünmüyor. En nihayetinde bu bir inanç ve yaşamaya devam ediyor. Bu noktada jiyareler yani ziyaretlere biraz daha dikkatli olmak bakmak gerekir. Çünkü nihayetinde insanlar raybelerleriyle, pirleriyle, mürşitleriyle bağlarını kaybetseler de  her gün güneşe dua ederek, ziyaretlerine giderek o kutsallarla temasa devam ettiler. Bu spirütüel alan insanların inançları ve kimlikleri arasında kurduğu bağda büyük bir dinamizm yarattı. Örneğin Kürt Alevi kimlik siyaseti doğa inançları üzerinden ilerliyor. Doğayı korumak olarak lanse ediliyor. En nihayetinde insanlar orada basit anlamda bir çevreci mücadele pratiği sergilemiyorlar. Munzur’u, Düzgün Baba’yı, dağları, ormanları korurken aslında orada bir inanç gerçekliğini korumuş oluyorlar.”

    “AKP, ALEVİLİĞE İDEOLOJİK DAR BİR CEKET GİYDİRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Gültekin, 22 yılık AKP sürecinde Alevilik adına kurulan kimi enstitü ve araştırmaları ‘Aleviliğe giydirilmek istenen dar bir ceket’ olarak değerlendirerek, “Alevilik çalışmaları artık uluslararası bir alan ve bu alan ilginç bir biçimde büyümeye devam ediyor. Özellikle Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da da belli merkezler var. Örneğin Viyana’da Alevi Teolojisi bölümü açıldı. Yine bölüm olarak Hamburg’da bir Alevi Teolojisi bölümü faaliyete girdi. Londra’da devam eden bir proje var. Böyle irili ufaklı pek çok merkez var. Türkiye ile kıyaslandığında nispeten daha rahat bir çevre var. Türkiye’nin AKP ile içine girdiği süreç, üniversiteleri içerisinde dönemsel olarak kurduğu, kapattığı, işine geldiği zaman kullandığı Alevilik araştırmaları üzerinden bir fark görüyoruz. Orada üzerine Alevilik ideolojik dar bir ceket giydirilmeye çalışılıyor. Aleviliğin kapsadığı o kültürel çeşitliliği yok sayan, ait olmadığı bir çerçeveye sokmaya çalışan bir zorlama var” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ KURUMLARININ BİRİKİMLERİ ÜZERİNDEN OLUŞAN AKADEMİLER ÇOK DAHA DEĞERLİ”

    Alevi kurumlarının birikimleri üzerinden kendi bilgisini ürettiği akademileri oluşturmasının çok daha değerli olduğuna vurgu yapan Gültekin, şunları ifade etti:

    “Avrupa’daki akademilerde her ne kadar nispeten daha rahat çalışma koşulları olsa da, Alevi kurumlarının kendi bünyesinden çıkardığı Rıza Şehri Akademisi, GADEV Akademisi gibi kendi anlam ve duygu dünyası üzerinden, birikimi üzerinden bilgisini üretmesi ve kendi aklıyla müdahale etmesi daha tercih edilebilir yerde. Alevi hareketi akademi ile ilginç bir bağ kurmuş durumda. Bu Alevi teolojisi içerisinde de yer bulan bir yerde. Bilgi ya da hakikat Alevilikte çok merkezi bir yer tutuyor. Hakikate ulaşmak Alevilik yolunu tarif eden bir yerde duruyor. Dolayısıyla Aleviler her zaman akademilerden, akademisyenlerden öğrenmeye, onlarla etkileşim içerisinde olmaya açık bir toplum. Kendi içerisinde de çok ciddi azımsanmayacak ölçüde akademisyen birikimi var. Bu tarz girişimler sonraki kuşaklara bilimsel bir zemin bırakması bakımından önemli.”

    PİRHA/ALMANYA

  • GADEV Alevi Akademisi tarafından ‘Aleviler ve Medya’ konferansı yapılacak

    GADEV Alevi Akademisi tarafından ‘Aleviler ve Medya’ konferansı yapılacak

    PİRHA -Garip Dede Dergahı Vakfı bünyesinde çalışmalarını sürdüren GADEV Alevi Akademisi tarafından 2024 Yılı ‘Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferanslar Dizisi”nin, üçüncüsü olan “Aleviler ve Medya Konferansı”, 15 Eylül Pazar günü saat 13.00’te yapılacak.

    Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı Vakfı bünyesinde çalışmalarını sürdüren GADEV Alevi Akademisi tarafından 2024 Yılı ‘Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferanslar Dizisi”nin, üçüncüsü olan “Aleviler ve Medya Konferansı” yapılacak.

    CAN TV Yayın Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin’in moderatörlüğünde yapılacak konferansta Doç. Dr. Nihal Kocabay Şener ‘Sosyal Medyada Aleviler’, Doç. Dr. Nalan Ova ‘Ana Akım Medyada Sivas Katliamı Kırılma ve Süreklilikler’, Gazeteci Dilek Odabaş ‘Türkiye’de Hak Odaklı Habercilik Bağlamında Alevilerin Yazılı Basında Temsili’, Öğretmen Gamze Acaray da ‘Cumhuriyet Dönemi Medyada Alevilerin Yer Alma Biçimi’ konularını ele alacaklar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • GADEV’de, ‘TBMM’de İlk Alevi Milletvekilleri, Siyaset ve Aleviler Konferansı’ yapıldı- VİDEO

    GADEV’de, ‘TBMM’de İlk Alevi Milletvekilleri, Siyaset ve Aleviler Konferansı’ yapıldı- VİDEO

    PİRHA – GADEV’de, “2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”nın ikincisi olan “TBMM’de İlk Alevi Milletvekilleri, Siyaset ve Aleviler Konferansı” yapıldı.

    Dr. Mehmet Ertan’ın moderatörlüğünde yapılan konferansa konuşmacı olarak Dr. Öğr. Üyesi Özlem İngün Karkış, Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış ve Doç. Dr. Murat Arpacı katıldı.

    Garip Dede Dergahı Vakfı Cemevi Başkanı ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat yaptığı açılış konuşmasında “Alevilerin siyasetle ne ilgisi var deniliyor. Açıkçası ben Alevilerin siyasetin her alanında güçlü bir şekilde toplumun adına siyaset yapmasının doğru olduğuna inananlardanım” dedi.

    “BİR KİMLİĞE BAKIYORSAK POLİTİK PSİKOLOJİYE DE BAKMAK GEREKİYOR”

    Dr. Öğr. Üyesi Özlem İngün Karkış, “1920’de kurulan TBMM’nde Denizli ve Kars Milletvekilleri Araştırması” konusunda konuşarak şunları ifade etti:

    “Alevi vekilleri olarak bir muhalif bir de bağımsız grup olarak mecliste yer alıyor. Ama ikinci dönem mecliste yer almıyorlar. Hüseyin Mazlum Bababalım birinci dönem milletvekili olarak meclise giriyor. Alevilikle ilgili mecliste yer aldığını görmedim. Kaynakları taradığınız zaman özellikle Atatürk’le olan samimi sohbetlere denk geliriz. Kars Vekili Fahrettin Erdoğan’ın ise meclisteki verdiği önerilere baktığımızda özellikle kendi yerel sorunlarıyla ilgilenen öneriler veren bir milletvekili olarak geçiyor. Garip Musa Ocağı’nın atasıdır. Fahrettin Erdoğan milletvekilliği sonrası meclisten maaş talebinde bulunuyor, tabi bu maaşı alamıyor. Sonrasında ardı ardına dilekçeler yolluyor. En nihayetinde maaşa bağlanıyor. Ölene kadar meclisten maaş alıyor. Kars Ardahan bölgesindeki Alevilerin partiden ziyade dedelere riayet ettiği ve buna edilmesi gerektiği söyleniyor. Fahrettin Erdoğan, Avukat Davut Batur’un yazısına cevaben bir yazı yazıyor. ‘Alevilik ne din ne bir mezheptir.’ diyor. Temel mesele Alevilerin parlamento açısından ciddi anlamda bir analize muhtaç ama bu anlamda askerlikle kurduğu ilişkide ontolojik güvenlik sorunsalıdır. Disiplinlerarası bakmayı da önemsiyorum. Özellikle bir kimliğe bakıyorsak politik psikolojiye de bakmak gerektiğini düşünüyorum.”

    “MUSTAFA KEMAL PAŞA HACIBEKTAŞ’A GELİP CEMALETTİN ÇELEBİ İLE BULUŞUYOR”

    Doç. Dr. Meral Salman Yıkmış, “Çelebilerin kutsal otoritesinin politik alana aktarılması’ başlığında şunları ifade etti:

    “Cemalettin Çelebi, Sultan Reşat’ı ziyarete gidiyor. Sultan Reşat Hacıbektaş evladı olup olmadığını anlamak için Cemalettin Çelebi’yi çağırıyor. Sultan Reşat tarafından Hacıbektaş evladı olduğu anlaşılınca Hacıbektaş’a geri gönderiliyor. İttihat ve Terakki döneminde Alevilik ve Kızılbaşlık anlamında pek çok araştırma yapılıyor. Mustafa Kemal, Hacıbektaş’a gelip Cemalettin Çelebi ile olumlu bir buluşma gerçekleştiriyor. O buluşmada bir yemek ve bir içki var bu aile açısından önemli. O da aile Mustafa Kemal, içki içince onu benimsemeleri açısından önemli. Cemalettin Çelebi’nin Mustafa Kemal’i iyi karşılamış olması Mustafa Kemal’in yanındakiler açısından iyi bir izlenim oluyor. Mustafa Kemal’in yanındaki heyet milyonlara varan Alevi kitlesini milli mücadele için gerekli buluyorlar. Ama Cemalettin Çelebi’yi biraz küçümser tavırları da var.

    “ÇELEBİ HASTALIĞI NEDENİYLE DIŞARIYA BİLE ÇIKMIYOR”

    Cemalettin Çelebi meclise hiç gitmiyor. Ama meclise iki telgraf gönderiyor. İlkinde teşekkür ediyor ikincisinde neden gelemediğini açıklıyor. Ve meclis tarafından izinli sayılıyor. Normalde vekilliğinin düşürülmesi gerekiyor. Ve hastalığı nedeniyle hayatı son buluyor. Hastalığı nedeniyle dışarı bile çıkmıyor. Hem Koçgiri isyanında hem Çapanoğlu’nda taraftar olmak istemiyor. Bu yüzden de hastalığını kullandığına dair iddialar var.”

    “HÜSEYİN AKSU İLE İLGİLİ EN ÖNEMLİ DOSYANIN ULAŞILMAZ OLDUĞUNU GÖRDÜM”

    Doç. Dr. Murat Arpacı ise “Gazi, Mebus ve Sürgün: Erzincan Milletvekili Hüseyin Aksu’nun İstisnai Yaşamı” konusunda konuşarak şunları kaydetti:

    “Bir insan hem gazi hem mebus hem de sürgünse bu istisnai bir durumdur. Türkiye tarihi bu istisnai durumlarla doludur. Hüseyin Aksu ile en önemli dosyanın ulaşılamaz olduğunu gördüm. Taradığımda bu arşiv belgesine ulaşamadım. Arşiv yetkilileri bana kapalı olduğunu ve görünemediğini söylediler. Hüseyin Aksu, Osmanlıca olarak hatıratına başlamış daha sonra kalan 17 sayfasını torunu Necdet Aksu, Hüseyin Aksu’nun konuşmalarını ve yazıyor. Elimizde olan ise 42 sayfalık hatıratı var. Bunu yazmasının amacı yaşadığı olayların hakikatini anlatmak. Ovacık Abbas Kuşağı aşiretindendir. Ailesinin İmam Hüseyin’e uzandığını söylüyor.

    “HÜSEYİN AKSU’NUN POLİTİK KIRILMASINDA TOPAL OSMAN’IN ETKİSİ BÜYÜK”

    Rus işgaline karşı mücadele ederken Seyit Rıza’nın da adamlarıyla mücadele ettiğini hatıratında söylüyor. Hüseyin Aksu, Mustafa Kemal’in Sivas’a ulaşmasında güvenliğini sağlıyor. Bu başarısından ötürü babasının da etkisiyle Mustafa Kemal’e insanlar Hüseyin Aksu’yu tavsiye ediyorlar. Aday olmasına vesile oluyorlar ve milletvekili seçiliyor. Meclisteki çalışmalarına başlıyor. Genel af ilanıyla ilgili önerge veriyor. O dönemdeki hapiste olan birçok insanın masum olduğunu düşünüyor. Hatıratın bir kısmı özeleştiri içeriyor. Mustafa Kemal’le nerede ayrıştığından bahsediyor. Aksu, Erzincan’da asayiş görevindeyken meclisten aldığı bir telgraf ile Ankara’ya gidiyor. Topal Osman’ın Koçgiri isyanında halka büyük bir zulümde bulunması Hüseyin Aksu’yu çok etkiliyor. Hüseyin Aksu’nun politik kırılmasında Topal Osman’ın etkisi büyük. Esasında Hüseyin Aksu ikinci yani muhalifler grubundadır. İkinci grupla anılmaktan yaşlılık döneminde çok hoşlanmıyor.

    “AKSU’NUN HAYATINDAKİ EN ÖNEMLİ OLAY 1937 DERSİM HAREKATININ BAŞLAMASI”

    Babası Hüseyin Aksu adına meclisten çekilme kararı veriyor. Aksu ve babasını kelepçeyle Pülümür’e götürüyorlar. Aksu artık kara listedeki bir isim. Hüseyin Aksu’nun hayatındaki en önemli olay 1937’de Dersim Harekatı’nın başlaması. Ona göre eski düşmanlarına mektup yazılıyor. Aksu’u Erzincan’dan önce Divriği oradan Çankırı ve esas sürgün yeri olan Kastamonu’ya gönderiliyor. Atatürk’le olan aradaki hatır yüzünden Aksu, sürgüne gidiyor. Kastamonu’da ailesiyle müthiş bir yoksulluğa mahkum oluyor.”

    Konferans, soru-cevap ile devam etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Topluluklar Konferansı’nda Alevi süreklerinin inanç ritüelleri konuşuldu-VİDEO

    Alevi Topluluklar Konferansı’nda Alevi süreklerinin inanç ritüelleri konuşuldu-VİDEO

    PİRHA-“2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”, ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ konu başlığıyla Garip Dede Cemevi’nde başladı. Konferansta Tahtacılar, Abdallar, Çepniler ve Arap Alevilerin inanç ritüelleri ve yaşadıkları sorunlara ilişkin konuşmalar yapıldı.

    “2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”, Prof. Dr. Şükrü Aslan koordinatörlüğünde, ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ konu başlığıyla Garip Dede Cemevi’nde başladı.

    Prof. Dr. Şükrü Aslan moderatörlüğünde gerçekleştirilen Alevi Topluluklar Konferansında Doç. Dr. Volkan Ertit, ‘Arap Alevilerin Dönüşen Dinsel Yaşamları’ , ‘Prof. Dr. Ayten Kaplan, ‘Tahtacı Aleviler’ , Elmas Aruz, ‘Dünden Bugüne Anadolu Abdalları’, Dr. Mustafa Aslan, ‘Sosyo-Kültürel tarihin izinde Çepni Alevileri: Gaziantep Çepnileri Örnekleri’ konularına ilişkin konuşma gerçekleştirdi.

    “TAHTACILAR, İNANCA DAYALI SOSYO-KÜLTÜREL BİR SİSTEM GELİŞTİRMİŞLER”

    ‘Tahtacı Aleviler’ konusu üzerine sunum yapan Prof. Dr. Ayten Kaplan, “Alevi inancında yolun bir sürek bin bir. Babam dar cemini ailemiz için uyguluyordu. Babam inancımızı bize gösterdiği için biz birbirimize küskün olmuyorduk. Birlikteliğin, kucaklaşmanın, birbirimize saygının ne olduğunu gördük. Tahtacıların iki ocakları var bunlar İzmir’de Yanyatır Ocağı diğeri de Aydın’da Hacı Emir Ocağı var. Ben doktora tezimi yazarken ben o kültürün içinden gelmeme rağmen bazı bilgilerin saklandığını hissettim. Tahtacılar inanca dayalı sosyo-kültürel bir sistem geliştirmişler. Alevilikten farklı noktası ise musahiplik Tahtacılar da sadece yol kardeşliği musahiplikle sınırlı değildir. Dar cemleri keşke devam etseydi, Aleviler mahkemelere gitmezdi kendi aralarında sorunları çözerdi. Ülkedeki adalet olmadığı için yeniden halk mahkemelerini kurmamız lazım” diye belirti.

    “ÇEPNİLER OSMANLI’NIN POLİTİKALARIYLA SÜNNİLEŞTİ”

    Çepniler’in Anadolu’da az bilinen Alevilerden olduğunu belirten Dr. Mustafa Aslan, “Çepniler ne yazık ki Osmanlı’nın politikalarıyla birlikte Sünnileşti. Günümüzde köylerde yaşayan Çepniler olmakla birlikte yaş aralığı yaşlılar oluşturmaktadır. Çepniler göçebe yaşam sürdükleri için genelde hayvancılıkla uğraşmışlardır. Çepnilerin iki ocağı Dede Garkın Ocağı ve İmam Musa-i Kazım Ocağı var” dedi.

    “ARAP ALEVİLİK ESKİSİ GİBİ YAŞANMAYACAK”

    ‘Sekülerlik’ kavramının topluma ait bir tanımlama olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Volkan Ertit, “Sekülerleşme bir toplumsal döngünün ismi. Sekülerleşme modernleşme demektir. 1950’lerden sonra Arap Alevilerde daha modern bir gündelik yaşam sürüyorlar. Arap Alevilerinde musahiplikte olduğu gibi amcalık kurumunda inanç öğretiliyor. Arap Alevisi olacağınız süreç bu ritüelle başlar, bu ritüel 9 ay sürer. 9 ayın sonunda o kişi artık amcasının evinin bir üyesi olur. Amcalık kurumunda günümüz şartlarında bazı değişiklikler oluştu. Eğer modernleşme süreci bu süreçte devam ederse geleneksel Arap Alevilik eskisi gibi yaşanmayabilir” diye belirtti.

    “ABDALLARI AYAKTA TUTAN ŞEY İNANÇ”

    Abdal Alevilerin en çok dışlananlardan olduğunu ifade eden Elmas Aruz, “Abdallar, kendilerini ve inanç ritüellerini dışarıya yansıtmıyorlardı, kendilerini gizliyorlardı. 5 yıldır Abdal Alevilerin temel sorunlarını görünür kılmaya çalışıyorum. Alevi inancı içerisinde Abdal Alevilerin yeri yok çünkü her sene Hacı Bektaş’ta yaşadıkları ortada. Çok hızlı bir şekilde kültürün dejenere olduğunu söyleyebiliriz. O yüzden geleneksel kültürel taşıyıcılarının kayıt altına alınması gerekiyor. Abdal Aleviler, inanç ritüellerine bakıldığında Tahtacı Alevilerle benzerlikleri var. Yaşadıkları olumsuzlukları dışarıya yansıtmıyorlar, kendi aralarında sorunları çözüyorlar. Hacı Bektaş’a gitmek Abdallar için çok önemli. Abdallarda musahiplik halen devam ettiriliyor. Abdalların en büyük sıkıntısı ise cemevlerinin olmaması. Diğer cemevlerine gitmeyi de dışlandıkları için tercih etmiyorlar. Kentlerde büyük bir ev bulup ibadetlerini öyle yürütüyorlar. Abdalları ayakta tutan tek şey inanç. Türkiye’deki Abdalların en büyük sorunları hor görülme. Abdalların en büyük talepleri Hacı Bektaş’taki sorunlarının çözülmesini istiyor, Aleviler içerisinde en çok ötekileştirilenler arasında” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -‘Alevi Topluluklar Konferansı’ Garip Dede Cemevi’nde başladı-VİDEO

  • ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ Garip Dede Cemevi’nde başladı-VİDEO

    ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ Garip Dede Cemevi’nde başladı-VİDEO

    PİRHA-“2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”, ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ konu başlığıyla Garip Dede Cemevi’nde başladı. Alevi inancı akademiye çok uygun bir inanç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şükrü Aslan, “Bizim programlarımızın amacı Alevi inancını tanımlamak değil. Bir şeyi tanımladığınızda sınır çizmiş oluyorsunuz. Aleviliği ve Alevileri anlamayı mümkün kılan çalışmalar yapıyoruz” dedi.

    “2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”, Prof. Dr. Şükrü Aslan koordinatörlüğünde, ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ konu başlığıyla Garip Dede Cemevi’nde başladı.

    Konferans öncesinde Garip Dede Dergâhı Vakfı Başkanı Celal Fırat ve Prof. Dr. Şükrü Aslan açılış konuşması yaptı.

    “GADEV ALEVİ AKADEMİSİ’NİN ÇALIŞMALARI ÇOK ÖNEMLİ”

    Bütün toplumun kucaklaşması gerektiğini belirten Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Türkiye de Alevi olmak çok zor, asimilasyon politikalarına karşı mücadele etmek zorundayız. İnanç kurumlarımız sadece Hakk’a uğurlama erkanlarının yapıldığı yerlere dönüştü, o yüzden GADEV Alevi Akademisi’nin çalışmaları çok önemli. Asimilasyona karşı her bireyin mücadele etmesi lazım. Her gün inancımıza yönelik hakaretler ediliyor, cemevlerimiz halen ibadethane olarak kabul edilmiyor. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı ile asimilasyon politikasını hızlandırdılar” dedi.

    “ALEVİ İNANCI AKADEMİYE ÇOK UYGUN BİR İNANÇ”

    Alevi inancı akademiye çok uygun bir inanç olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şükrü Aslan, “Akademinin yapması gereken çalışmaları biz GADEV bünyesinde bir Alevi kurumunda yapıyoruz. Alevilikle ilgili çalışmaların en özgün biçimleri Alevi kurumlarında yapılıyor. Toplamda yaptığımız programlara 60 akademisyen davet ettik, o yüzden GADEV Alevi Akademisi çok ciddi bir birikim. Alevi kurumlarında toplumun sorunlarının akademik boyutuyla tartışılması çok önemli bir şey. Bizim programlarımızın amacı Alevi inancını tanımlamak değil. Bir şeyi tanımladığınızda sınır çizmiş oluyorsunuz. Aleviliği ve Alevileri anlamayı mümkün kılan çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.

    Açılış konuşmalarının ardından; Prof. Dr. Şükrü Aslan moderatörlüğünde gerçekleştirilen Alevi Topluluklar Konferansında Doç. Dr. Volkan Ertit, ‘Arap Alevilerin Dönüşen Dinsel Yaşamları’ , ‘Prof. Dr. Ayten Kaplan, ‘Tahtacı Aleviler’ , Elmas Aruz, ‘Dünden Bugüne Anadolu Abdalları’ , Dr. Mustafa Aslan, ‘Sosyo-Kültürel tarihin izinde Çepni Alevileri: Gaziantep Çepnileri Örnekleri’ konularına ilişkin konuşma gerçekleştirilecek.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aslan: Alevilik tartışmalarına yeni kapılar, yeni anlama araçları geliştirmek istiyoruz -VİDEO

    Aslan: Alevilik tartışmalarına yeni kapılar, yeni anlama araçları geliştirmek istiyoruz -VİDEO

    PİRHA-“2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları” Prof. Dr. Şükrü Aslan koordinatörlüğünde, 24 Şubat’ta başlayacak. 4 tane konferans yapmayı planladıklarını söyleyen Aslan, “Yapacağımız konferansların ilkini ‘Alevi topluluklar’ konu başlığıyla yapacağız. Alevi topluluklar diye bir başlık seçmemizin nedeni Aleviliği bambaşka pencerelerden anlama imkânı sağlaması. Aslında tek bir Alevi tarifi yapmaya çalışan kesimlere bunun hatalı bir iş olduğunu söylemek” dedi.

    “2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları”, Prof. Dr. Şükrü Aslan koordinatörlüğünde, 24 Şubat Cumartesi günü saat 12.00’de ‘Alevi Topluluklar Konferansı’ konu başlığıyla Garip Dede Cemevi’nde başlayacak.

    Prof. Dr. Şükrü Aslan, 2024 Yılı GADEV Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları’na ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “4 TANE KONFERANS PLANLADIK, İLKİ ‘ALEVİ TOPLULUKLAR’”

    Garip Dede Alevi Akademisi’nde 2022 ve 2023 yılında ‘Sosyal Bilimler Perspektifi’nden Aleviler ve Alevilik’ başlığı altında seminerler yaptıklarını ifade eden Şükrü Aslan, “Bizim Alevilik öğretmek gibi bir iddiamız yok ama Aleviliği anlamak için bilimsel alandan bakanlara yeni kapılar açmak ve yeni yerlerden bakmak gibi bir katkımız olur düşüncesiyle bu çalışmaları yaptık” dedi.

    24 Şubat’ta yapılacak programın önceden yapılan programdan farkının seminerler dizisi değil de konferanslar dizisi olarak örgütlenmiş olduğunu belirten Aslan, “Bu programı konferanslar dizisi olarak örgütlememizin sebebi bu konuda yapılmış saha çalışmalarının tematik olarak belli başlıklar altında bir araya getirmek ve bir alana derinleşmek. Bu konuda yapılmış saha çalışmalarının detaylarını hem dinlemek hem de aktarmak. 2024 yılında 4 tane konferans planladık. Yapacağımız konferansların ilkini 24 Şubat’ta Garip Dede Cemevi’nde ‘Alevi Topluluklar’ konu başlığıyla yapacağız” diye kaydetti.

    “HERKESİ KONFERANSLARI TAKİP ETMEYE DAVET EDİYORUZ”

    Aleviliği bambaşka pencerelerden anlama imkânı sağladığı için ‘Alevi toplulukla’ başlığını seçtiklerini söyleyen Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tek bir Alevi tarifi yapmaya çalışan kesimlere bunun hatalı bir iş olduğunu söylemek istiyoruz. Çünkü farklı toplulukların Aleviliği çok farklı şekilde deneyimlediklerini ve bunların Alevilik başlığı altında bir araya geldiğini söyledik. Sosyal bilimciler olarak bu tartışmaya saha araştırmalarının bulgularını sunarak yepyeni bir kapı açmayı umuyoruz. Alevi topluluklar konusunda seçtiğimiz gruplar Tahtacılar, Arap Alevileri, Çepniler ve Abdallar olarak belirledik. Sonraki programlarımızda da 1920’de oluşturulan TBMM’nin Alevi milletvekillerini tartışmayı planladık. Üçüncü konferansımız ‘Aleviler ve Medya’ olacak. Bu programın son konferansı ise aralık ayında ‘Alevi katliamları’ konusu üzerine yapılacak. Türkiye’de ki Alevi katliamlarından örnekler seçerek ve saha çalışmaları yapan akademisyenleri davet ederek detaylı bir şekilde tartışmak istiyoruz. Her bir katliamın kendi öyküsüne odaklanan ve detaylarını anlatabileceğimiz bir organizasyon. GADEV Alevi Akademisi bünyesinde yapılan bu çalışmalar aslında akademik ortamda yapılması gereken çalışmalar ancak biz Alevi inanç kurumunda yapmaya çalışıyoruz. Sosyal Bilimlerin Alevilik tartışmalarına yeni kapılar, yeni anlama araçları geliştirmek istiyoruz. O yüzden herkesi bu konferansları takip etmeye davet ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -GADEV Alevi Akademisi 24 Şubat’ta başlıyor

  • GADEV Alevi Akademisi 24 Şubat’ta başlıyor

    GADEV Alevi Akademisi 24 Şubat’ta başlıyor

    PİRHA-“2024 Yılı Gadev Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları” Prof. Dr. Şükrü Aslan koordinatörlüğünde, 24 Şubat Cumartesi günü saat 12.00’ de başlayacak. 

    “2024 Yılı Gadev Alevi Akademisi Aleviler/Alevilik Saha Araştırma Konferansları” Prof. Dr. Şükrü Aslan koordinatörlüğünde, 24 Şubat Cumartesi günü saat 12.00’ de Garip Dede Cemevi’nde başlayacak.

    GADEV tarafından yapılan açıklamada “Çok değerli hocalarımızla gerçekleştireceğimiz konferans serilerimiz, 4 konferans şeklinde, birer gün olacaktır. Konferanslarımızın sonunda yeterli katılımı sağlayanlara ‘Gadev Alevi Akademisi Katılım Sertifikası’ verilecektir. Kayıt olmak için 23 Şubat tarihine kadar görsel üzerindeki QR kodu okutabilir, linkten giriş yapabilir veya cemevimize gelerek başvuru yapabilirsiniz” ifadelerine yer verildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • GADEV’de “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/ Alevilik” konulu sertifika töreni yapıldı – VİDEO

    GADEV’de “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/ Alevilik” konulu sertifika töreni yapıldı – VİDEO

    PİRHA – Garip Dede Dergahı Vakfı’nda Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/ Alevilik konulu 2. eğitim programı sertifika töreninde konuşan Garip Dede Dergahı Vakıf Başkanı/ Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, “İnancımızın varlığını ve inançsal değerlerimizi göz ardı eden sosyal, siyasal, kültürel sorunlarımızı eksiklikle ya da yetersizlikle tanımlayan ikiyüzlü zihniyete karşı hep beraber mücadele ediyoruz” dedi.

    Etkinlikte Garip Dede Dergahı Vakıf Başkanı aynı zamanda Yeşil Sol Parti İstanbul milletvekili Celal Fırat, Prof. Dr. Şükrü Aslan konuşmacı olarak yer aldı. Sanatçı Mustafa Özarslan da etkinliğe katıldı. Etkinlik, konuşmacıların ardından sertifika ve plaket verilmesiyle devam etti. Ardından Grup Çığ ve Mustafa Özarslan’ın da sahne almasıyla sonlandı.

    “İKİYÜZLÜ ZİHNİYETE KARŞI HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDİYORUZ”

    GADEV Başkanı Celal Fırat, etkinlikte şunları konuştu:

    “Bizler inançsal değerlerimizin gelecek kuşaklara anlamlı aktarılmasını geçmiş ve gelecek arasında kurulan köprünün kolektif Alevi inanç birliği etrafında her daim zuhur etmesi için mücadele ediyoruz. Sevgili canlar inancımızın varlığını ve inançsal değerlerimizi göz ardı eden sosyal, siyasal, kültürel sorunlarımızı eksiklikle ya da yetersizlikle tanımlayan ikiyüzlü zihniyete karşı hep beraber mücadele ediyoruz. Baskılarla farklı yöne doğru giden Alevi toplumu, tüm toplumsal değişiklikleriyle inancından kopmaması için verilen disiplinli mücadele yeni oluşum olan GADEV Alevi Akademisi ile hep beraber yaratıldı. GADEV yönetim kurulunun girişimleri sonucu GADEV Alevi Akademisi’nin oluşturduğu yönetimde üç dönemdir eğitim programı düzenlenmektedir. Bu yılda Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/ Alevilik 2 programı ile birbirinden kıymetli ve kendi aralarında başarılı birçok akademisyen Prof. Dr. Şükrü Aslan hocamızın koordinasyonluğunda başarılı bir akademi programı gerçekleştirerek Tarih, Sosyoloji, Antropoloji, Psikoloji, Felsefe, Edebiyat, Hukuk, Siyaset gibi daha birçok önemli disiplinler çerçevesinden Aleviliği ve Aleviliğin tarihi temellerini, kültür değerlerini, ocaklar ve sürekliliklerini, yol, erkan, inanç ile ilgili ritüellerini içeren dersler anlatarak geleceğe çok değerli bir kaynak bıraktırmaktadırlar.”

    “HERKES KENDİSİ OLARAK YAŞAMALI”

    Şükrü Aslan Bizim GADEV bünyesinde Sosyal Bilimler perspektifinden Alevilik dersleri veren programlarının birçok bakımdan önemli olduğunu dile getirdi. En önemli tarafının da toplumun bilim bağlamında Alevileri tanıması, Alevilerin toplumu tanıması, kendi dünyasını tanıması olduğunu da vurguladı. Aslan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu açıklamasına dair konuşarak şunları söyledi:

    “Bir cumhurbaşkanı adayı Alevi olduğunu söyledi. Bir Alevi olarak bu göreve talip oldu. Türkiye tarihinde bu çok yeni, çok özel, çok anlamlı, çok önemli bir şey. Türkiye’nin görmek istemediği öteki kimlikler ve onların bir örneği olarak Alevilerin görünür alana çıkmasını sağladı. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu söylemesi aslında bu bakımdan son derece önemliydi. Bu konularda akademik çalışmalar yapmış biri olarak bizim bütün tartışmalarımıza ortadan verilmiş bir cevaptı. Çünkü biz Sosyal Bilimciler olarak herkesin kendisi olarak yaşaması gerektiğini söylüyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • GADEV Alevi Akademisi’nin bu yılki ilk dersi başladı-VİDEO

    GADEV Alevi Akademisi’nin bu yılki ilk dersi başladı-VİDEO

    PİRHA-GADEV Alevi Akademisi’nin “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/Alevilik (2)” eğitim programı Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın ilk dersi ile başladı. Küreselleşmeyle beraber dünyanın birçok ülkesinde Alevi sorunu ortaya çıktığını belirten Aslan, “Avrupa devletleri daha önce hiç bilmedikleri Aleviliği görüyor ve sorunu çözüyor. Ama Aleviler kendi anavatanlarında bir türlü Alevi olduklarını kabul ettiremediler. Türkiye’deki Aleviler burada Alevice yaşayamıyor” diye konuştu.

    Garip Dede Vakfı (GADEV) Alevi Akademisi “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/Alevilik (2)” eğitim programı bugün başladı. Garip Dede Cemevi’nin konferans salonunda başlayan programa Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, Avcılar Belediyesi Başkanı Turan Hançerli, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB İnanç Masası’ndan Vedat Kara, HDP İnanç Masası’ndan Nesimi Aday, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya ve sanatçı Erdal Erzincan‘ın yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.

    “GADEV ALEVİ AKADEMİSİ KOLEKTİF BİR MÜCADELEDİR”

    Programın açılış konuşmasını yapan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Her şeyin dindar, kindar boyutta sürdürüldüğü bir süreci yaşıyoruz. Bundan çok rahatsızız. Daha çok bilimsel çalışmalara yönelmek istiyoruz.

    GADEV Alevi akademisi kolektif bir mücadeledir. İktidarın dayattığı din anlayışını reddetmeliyiz. İnancımız hangi noktadan çıkmışsa özü odur. Aleviliği korumak hepimizin sorumluluğudur. Bizler inancıyla çatışmayan bir gençlik yaratmalıyız. Akademi birinci yılını geride bıraktı. Akademideki dersler kitaplaştırıldı” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİĞİN TEMELİNDE BİLGİ, ÜRETİM, AYDINLANMA VAR”

    Alevi kurumlarının işlevlerinin iktidar tarafından çok tartışıldığını söyleyen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, “Alevilerin akademi çalışmaları sosyolojiktir” dedi.

    Alevi inancının inkar edildiğini kaydeden HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise şöyle konuştu:

    “İnancımızın inkar edildiği bir dönemde korkunç bir boşluk dolduruluyor. Zor bir dönemin içinden geçiyoruz. Tekçi bir yapı kuruyorlar. Zorla dayatmada bulunuyorlar. Buna karşı birlikte ortak noktada durmalıyız. Bir arada durabilirsek bu süreci engelleyebiliriz. Tarihsel bir görev olarak karşımızda duruyor. Bizi herkesin kabul etmesi gerekiyor. Yan yana durmanın bütün koşulları uygun. İnanıyoruz ki bu gidiş duracak. Sonunda onlar kaybedecek. Saltanat çökecek, kazanan biz olacağız.

    CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan ise “Aleviliğin temelinde bilgi, üretim, aydınlanma var. Bu çalışmaların değerini bilmek lazım. Emek veren herkese çok teşekkür ederim” dedi.

    “AKADEMİDEKİ ALEVİLİK ÇALIŞMALARINDA PATLAMA YAŞANACAKTIR”

    Konuşmaların ardından eğitim programının ilk dersini ise Prof. Dr. Şükrü Aslan verdi. Akademiyle neyin amaçlandığını aktaran Aslan, şunları söyledi:

    “Farklı Alevi kurum ve geleneklerinin birbirleri ile ilişkileri ya da ilişkisizliği ile Alevilerin sistemle gerilimlerini anlamak için böyle bir programı yapmaya başladık. Sosyal bilim perspektifinden bu meseleye bakmak istedik. Aynı masanın etrafına gelmek istemeyen Alevi toplulukları var. Hedeflerimizden biri bunu tartışmaktır.

    Sistem bu geleneği hiçbir zaman tanımak istemiyor. Tanımamak için de baya direniyor. Bu geçmişten gelen gelenek sosyal perspektiften tartışıldığında nasıl bir sonuç çıkıyor? Başka disiplinlerden gelen arkadaşlar “Alevilik nedir?” sorusuna kendi cevaplarını verebiliyor. Aleviliği bir çeşit akademi olarak görüyorum. Akademik bir birikimimiz var.

    İlk programda yer alan akademisyen arkadaşlar bu programda yok. Tamamen yeni arkadaşlar var. Akademide Alevilik çalışan arkadaşlar az değil. Akademideki Alevi çalışmalarının önümüzdeki süreçte patlama yapacağını söyleyebilirim. Ufak da olsa GADEV’in buna katkısı olacaktır.”

    “HERKESİN BİR ALEVİ MESELESİ VAR”

    Aslan, küreselleşmenin ardından Alevilerin dünyadaki birçok ülkeye yayılarak, o ülkelerin vatandaşı olduklarını belirtirken, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Küreselleşmeyle beraber bireyler zaman içerisinde başka ülkelerin vatandaşı oldu. Bugün dünyanın herhangi bir ülkesinde o ülkenin vatandaşı olan Aleviler var. Aleviler kendi kimliklerini orada kurmak istiyorlar. Yaşamak, yaşatmak istiyorlar. Dernekler kuruyorlar, cemevi açıyorlar, örgütleniyorlar. Bu kişilerin Türkiye Cumhuriyeti ile hukuki bir bağı yok. Alevice yaşamak istiyorlar. Dünyada böyle bir Alevilik var. Herkesin bir Alevi meselesi var. Yüzyıllar öncesinden gelen geleneklerini yeniden kurmaya, yaşatmaya çalışıyorlar. Taleplerini oluşturuyorlar. Müzakere ediliyor. Bir çözüm bulunuyor.

    “AVRUPA DEVLETLERİ SORUNU GÖRÜYOR VE ÇÖZÜYOR”

    Avrupa devletleri daha önce hiç bilmedikleri Aleviliği görüyor ve sorunu çözüyor. Ama Aleviler kendi anavatanlarında bir türlü Alevi olduklarını kabul ettiremediler. Dünya kabul etmesine rağmen hala bunu sağlayamadılar. Hala cemevinin Alevilerin inanç merkezi olduğu yasaya giremedi. Bir insanın bir dile, kültüre, inanca sahip olması, onu yaşaması son derece doğaldır. Bütün siyasi rejimlerin yapması gereken bunu sağlamaktır.

    “ALEVİLER TÜRKİYE’DE ALEVİCE YAŞAYAMIYOR”

    Hepimiz yasakçı kültür ile yetiştik. Ama içinde bulunduğumuz zamanda yasakların pek bir hükmü kalmadı. Aleviler kendilerini özgür hissedemiyor. Bugünün dünyasında Alevi olmak aslında son derece normal yaşamaktır. Ötekine ve toplumsal barışa zarar vermediği sürece herkes inandığı biçimde yaşayabilmeli. Küresel dünyada Aleviler pek çok ülkede Alevice yaşayabiliyor ama Türkiye’deki Aleviler bunu yaşayamıyor. Eğitim programının amacı bu sistemin, politikanın değişimine katkıda bulunmaktır.”

    Konuşmaların ardından sanatçı Erdal Erzincan konseri ile devam eden program, lokmaların pay edilmesi ile sona erdi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Gadev Alevi Akademisi 29 Ocak’ta başlayacak

    Gadev Alevi Akademisi 29 Ocak’ta başlayacak

    PİRHA-Garip Dede Vakfı (GADEV) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda GADEV Alevi Akademisi “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/Alevilik (2)” eğitim programının 29 Ocak 2023 tarihinde başlayacağını duyurdu. Akademinin açılış dersi ise Prof. Dr. Şükrü Aslan tarafından verilecek.

    Garip Dede Vakfı (GADEV) Alevi Akademisi “Sosyal Bilimler perspektifinden Aleviler/Alevilik (2)” eğitim programının 29 Ocak 2023 tarihinde Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın açılış dersiyle başlayacağı duyuruldu.

    GADEV tarafından yapılan açıklamada “Program kayıtları bu yıl da web sitemiz üzerinden 15 Aralık’ta online olarak açılıyor. Tüm canlarımızı gelenek ve göreneklerimize sahip çıkmak adına akademimize kayıt olmaya davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • GADEV Alevi Akademisi’nin ikinci programı yarın başlayacak

    GADEV Alevi Akademisi’nin ikinci programı yarın başlayacak

    PİRHA-GADEV Alevi Akademisi’nin 12 konu ve 40 saat şeklinde planlanan ‘Alevilikte Yol-Erkan, İnanç ve Ocaklar’ başlıklı ikinci programı Prof. Dr. Ayfer Karakaya’nın giriş dersi ile yarın saat 14.00’te başlayacak.

    Garip Dede Dergahı Vakfı Alevi Akademisi’nin sona eren ‘Sosyal Bilimler Perspektifinden Alevilik’ başlıklı programının ardından ‘Alevilikte Yol-Erkan, İnanç ve Ocaklar’ başlıklı ikinci programı 23 Nisan Cumartesi günü saat 14.00’te başlayacak. İkinci programın ilk dersini Prof. Dr. Ayfer Karakaya verecek.

    12 konu ve 40 saat olacak şekilde planlanan ikinci programda ağırlıklı olarak yol, erkan, inanç, ocaklar, sürekler üzerine durulacak. Genel olarak inanç, kimlik, tarihsel arka plan, Alevilikte rızalık kültürü, rızalık şehri, Alevi coğrafyası, Alevi topluluklar, Tahtacı, Abdal Aleviler ve yine Türkiye’nin farklı bölgelerinde şuan aktif hizmet yürüten Alevi ocaklarından sürekler işlenecek.

    Programda ayrıca cem ve 12 hizmet, hakka uğurlama, semah, hak aşıklığı, deyişler, bağlama konuları da ifade edilecek. Cumartesi ve pazar günleri yapılacak olan eğitimlere katılımcıların bir kısmı yüz yüze bir kısmı ise uzaktan çevrimiçi şekilde katılım sağlayacak.

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı sona erdi

  • GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı tamamlandı; 85 kişiye sertifika verilecek

    GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı tamamlandı; 85 kişiye sertifika verilecek

    PİRHA-GADEV Alevi Akademisi’nin birinci eğitim programı 16 Nisan günü yapıalcak sertifika töreni ile sona erecek. İkinci eğitim programına ilişkin bilgi veren Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, “İkinci eğitim programında ağırlıklı olarak Alevilikte yol, erkân, inanç meseleleri, Alevi ocakları işlenecek. Farklı Alevi sürekleri, toplulukları kendilerini anlatacak” dedi.

    ‘Garip Dede Vakfı Alevi Akademisi’nin 8 Ocak 2022 günü başlayan ve farklı üniversitelerden 24 akademisyenin katıldığı “Sosyal Bilimler Perspektifinden Türkiye’de Alevilik” başlıklı ilk programı sona eriyor.

    Türkiye’de bir ilk olan GADEV Alevi Akademisi’nin 120 saat ve 40 dersten oluşan ilk programının sertifika töreni ise 16 Nisan Cumartesi günü saat 15.30’da İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde gerçekleştirilecek.

    Sunuculuğunu Gamze Acaray’ın yapacağı sertifika töreninde Prof. Dr. Çiğdem Boz, Prof. Dr. Şükrü Aslan ile Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat konuşmacı olarak yer alacak. Sanatçılar Cengiz Özkan ile Tolga Sağ da türküleriyle katılımcıların karşısına çıkacak.

    “16 NİSAN GÜNÜ 85 KİŞİ SERTİFİKA ALACAK”

    Akademinin birinci eğitim programına ilişkin PİRHA‘ya konuşan Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, gerekli ders devamlılığını sağlayan 85 kişinin, 16 Nisan günü düzenlenecek törende sertifikalarına kavuşacaklarını söyledi.

    İKİNCİ PROGRAM BŞLAYACAK: ALEVİLİKTE YOL-ERKAN, İNANÇ VE OCAKLAR

    Akademinin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirten Büyükşahin, eğitimin ikinci programına dair ise şu bilgileri verdi:

    “İkinci program bir sonraki hafta başlayacak. O program da “Alevilikte Yol-Erkan, İnanç ve Ocaklar” başlığıyla gerçekleştirilecek. 12 konu, 40 saatlik ders olacak. Nisan’ın son haftası başlayıp, Haziran’ın ilk haftasının sonu gibi bitirmeyi hedefliyoruz. İkinci programın kayıtları başladı. Burada da birinciden farklı ve ağırlıklı olarak Alevilikte yol, erkân, inanç meseleleri, Alevi ocakları işlenecek. Alevilikteki genel kavramlar konuşulacak.

    “ALEVİ SÜREKLERİ KENDİLERİNİ ANLATACAK”

    Farklı Alevi sürekleri, toplulukları kendilerini anlatacak. Mesela Abdallar ile ilgili olarak bir ders olacak. Abdallar topluluk olarak “kimler, neler, ne yapıyorlar?” anlatacaklar. Yine Tahtacılar aynı şekilde kendilerini anlatacaklar. Alevi ocaklarının içerisinde dört-beş tane ocak kendisini anlatacak. Rızalık şehri, rızalık kültürü anlatılacak. Ayrıca cemler, ritüeller, yol, erkân hizmetleri de anlatılacak. İkinci programın ilk dersini ise Ayfer Karakaya verecek.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • GADEV Alevi Akademisi’nin ilk dersi başladı: Aleviliği yeniden tanımlamak gibi bir amacımız yok-VİDEO

    GADEV Alevi Akademisi’nin ilk dersi başladı: Aleviliği yeniden tanımlamak gibi bir amacımız yok-VİDEO

    PİRHA-Birçok akademisyenin katılacağı GADEV Alevi Akademisi’nin ilk dersi Garip Dede Cemevi’nde halka açık olarak başladı. Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin, akademinin 4-5 yıllık bir tartışmanın ürünü olduğunu belirtirken; “Aleviliği yeniden tanımlama gibi bir amacımız kesinlikle yok. Alevi inancını birçok kesimle buluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

     

    GADEV Alevi Akademisi’nde Prof. Dr. Şükrü Aslan eğitmenliğindeki ilk ders başladı. Akademinin açılışına sanatçılar Arif Sağ, Tolga Sağ, Muharrem Temiz, Küçükçekmece Belediyesi Başkanı Kemal Çebi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat ile İstanbul’daki birçok cemevinin başkanları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “30 YILLIK MÜCADELENİN GELDİĞİ NOKTA”

    İlk olarak söz alan Garip Dede Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat, Alevilerin kendi inanç kaynaklarının oluşmasını sağlayacaklarını kaydetti.

    Program açılışında söz alan Sanatçı Arif Sağ ise son 30 yıl içerisindeki  Alevi mücadelesine değindi. Sağ, “Önceden birçok şeye izin verilmiyordu. Eskiden köylerde cem yaparlarken, köyün girişlerine bekçi koyarlardı. Uzun mücadele bizi bu noktaya getirdi. Sonumuz hayrola…” dedi.

    “ALEVİLİĞİ YENİDEN TANIMLAMA GİBİ BİR AMACIMIZ KESİNLİKLE YOK”

    Üryan Hızır Ocağı’ndan Veli Büyükşahin de akademinin 4-5 yıllık bir tartışmanın ürünü olduğunu belirtti. Araştırmacılar açısından bilgi ve belgelerden oluşan bir arşivin oluşturulacağını ifade etti.

    Büyükşahin, “Aleviliği yeniden tanımlama gibi bir amacımız kesinlikle yok. Alevi inancını birçok kesimle buluşturmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

    Küçükçekmece Belediyesi Başkanı Kemal Çebi ise “Önemli bir eğitim programı sunulacak. Eğitimi desteklememiz gerekiyor. Emek verenlere teşekkür ediyorum” dedi.

    İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da akademinin, emek üzerine kurulu bir hizmet olduğunu vurgulayarak, “Bu tür çalışmalar hafıza tazeliyor” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE’NİN BARIŞINA KATKI VERECEKTİR”

    Akademisyen Nimet Altıntaş program ile akademik çalışmaların geniş kitlelere ulaştırılacağını vurguladı.

    Prof. Dr. Şükrü Aslan ise yaptığı konuşmada “Sosyal bilimlerin, Aleviliği nasıl tartıştığını göstermek istiyoruz. Türkiye akademisine çağrı yapıyoruz. Bu mesele birçok hoca tarafından çalışılıyor. Türkiye akademisi ve dolayısıyla Türkiye siyaseti Alevi kimliği ile ilgili bir karar vermek zorunda. Türkiye’nin barışına katkı verecektir.”

    Yapılan konuşmalar ardından sanatçılar Tolga Sağ ile Muharrem Temiz, sahne alarak deyişler okudu.

    PİRHA / İSTANBUL