Etiket: gastronomi

  • Nilhan Aras: Dersim’de gastronomi turizmi üzerine bir çalışma yok-VİDEO

    Nilhan Aras: Dersim’de gastronomi turizmi üzerine bir çalışma yok-VİDEO

    PİRHA-Yemek Kültürü Araştırmacısı Nilhan Aras, Dersim’i ziyaret ederek yemek kültürü hakkında araştırma yaptı. 25 yıldır saha araştırmacısı olarak çalışmalar yaptığını söyleyen Aras, “Dersim’de coğrafyanın gastronomi ile ilişkisini gördüğümde şaşırdım. Burada hayvancılık ve geniş bir ot hazinesi var ancak benim deneyimlediğim kadarıyla mutfağa çok yansıdığını görmedim” dedi.

    Dersim’e özgü olan Zerefet, Sire Sac (Şire Seri), Sire Qut, Qavut (Kavut), Keşkek, Cebelek gibi birçok yöresel yemek var.

    Yemek Kültürü Araştırmacısı Nilhan Aras, Dersim’i ziyaret ederek yemek kültürü hakkında araştırma yaptı.

    “HAYVANCILIĞIN ETKSİNİ YEMEKLERDE GÖRÜYORUZ”

    25 yıldır saha araştırmacısı olarak çalışmalar yaptığını söyleyen Nilhan Aras, şunları kaydetti:

    “Çoğunlukla yemek kültürü araştırmaları yapıyorum. Süt ürünleri ve hayvancılık alanlarında çalışmayı çok sevmekle beraber mutfak kültürünün değdiği her alanda çalışıyorum. Dersim coğrafya olarak bakınca biricik bir yer, buraya geldiğime çok memnum oldum. Dersim’de coğrafyanın gastronomi ile ilişkisini gördüğümde şaşırdım. Burada hayvancılık ve geniş bir ot hazinesi var ancak benim deneyimlediğim kadarıyla mutfağa çok yansıdığını görmedim. Et yemeği sorduğum zaman sac kavurma, haşlama, kebap diyorlar ama ben daha fazla et yemeğiyle karşılaşmayı bekliyordum. Hamur yemekleri çok fazla, yemeklerde dut ve kayısı gibi kuru meyve kullanılıyor. Bunlar beni şaşırtsa da yapılan yemekler çok lezzetli. Hayvancılığın etkisini yemeklerde görüyoruz, yediğimiz yemeklerin çoğu tereyağlı yapılıyor. Zeytinyağından çok söz edilmedi genelde tereyağından söz edildi. Buranın tatlılarının hepsini tatma fırsatım olmadı, beş gün boyunca Mazgirt, Hozat, Pülümür, Ovacık ve merkezde gezdik. Baklavadan söz edildi, kavut vardı, içerisinde kuru meyvelerin kullanıldığı Bıcıka vardı. Burada gastronomi turizmi üzerine bir çalışma yok. Ancak buranın koşullarına göre güzel bir rota çıkartılabilir. Burası pansiyon turizmine de çok uygun bir yer aslında. Burası çok güzel bir yer herkes kapılarını sonuna kadar açıyor, çok misafirperverle ve özlerini hiç kaybetmemişler.”

    PİRHA/DERSİM

  • Adanalı esnaf isyan etti: Vergimizi neyle ve nasıl ödeyelim?

    Adanalı esnaf isyan etti: Vergimizi neyle ve nasıl ödeyelim?

    Adana-Turizm Gastronomi Yeme İçme Eğlence İşletmeleri Derneği, pandemi sürecinde yaşadıkları mağduriyetin giderilmesi amacıyla, Türkiye’nin 21 ilinde eş zamanlı basın açıklaması yaptı.

    Adana’da Baraj Yolu Gençlik Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında konuşan Turizm Gastronomi Yeme İçme Eğlence İşletmeleri Derneği Adana İl Başkanı Feridun Özkan, yeme içme ve eğlence sektörünün, kısıtlamalardan en fazla yara alan sektör olduğunu söyledi.

    Türkiye genelinde sektörde, işvereni, tedarikçisi ve aileleriyle 10 milyon kişi olduğunu belirten Başkan Özkan, Covid-19 sürecinde sektördeki herkesin mağdur edildiğini ve bu konuya bir an önce çözüm üretilmesi gerektiğini savundu.

    “ÜLKEDEKİ İŞLETMELERİN YÜZDE 90’I AÇIK”

    Feridun Özkan, “Sektörümüzün ana bulaş kaynağı olduğuna dair hiçbir bilimsel veri yokken, sadece biz kapalıyız” diyerek şöyle devam etti:

    “Ülkedeki işletmelerin yüzde 90’ı açık. Fabrikalar, AVM’ler, pazarlar, marketler, toplu ulaşım, havayolları ve kapalı ortamdaki ofisler faaliyetlerine devam ederken, bizim sektörümüzdeki kimi işletmeler 15 aydır, kimileriyse 9 aydır kapalı. Üstelik turizmin ayrılmaz parçası olan sektörümüzde çalışan personel aşı önceliği dahi alamıyor. Neden?”

    70 BİN İŞLETME İFLAS ETTİ!

    Türkiye’de 70 bin işletmenin iflas ettiğini, yüzlerce işletmeci, çalışan ve müzisyenin de intihar ettiğini açıklayan Feridun Özkan şunları söyledi:

    “102 müzisyenimiz virüs nedeni ile ölmedi; açlıktan intihar etti. Varımızı, yoğumuzu kaybettik. İflasın eşiğindeyiz. Borç batağındayız. Bu soruna bir an önce çözüm bulunmazsa, birçok işletme yasaklardan sonra faaliyetine devam edemez hale gelecek. Yalnız bırakıldık ve hiçbir şekilde destek görmüyoruz. Ölüme terk ediliyoruz. Sektörde en çok istihdamı sağlayan, kanunlara harfiyen uyan, kayıt dışı faaliyetlere asla tenezzül etmeyen, vergisini, işçinin sosyal güvencesini günü gününe yatıran bizim gibi orta ve büyük ölçekli işletmeler hiçbir destek paketinden faydalanamıyor. Yeter artık! Duyun sesimizi ve bize destek verin. İşyerlerimizi açın, personelimizi aşılayın, yapılandırmaları erteleyin. Biz vergimizi neyle ve nasıl ödeyelim? Kasa kapalı, mekan kapalı! Devlet bu yıl alacaklarından vazgeçmeli. Biz virüsten değil açlıktan ölüyoruz. Bu virüsün sebebi biz değiliz; bulaştıran hiç değiliz.”

    (HABER MERKEZİ)