PİRHA-PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yönetim Kurulu, 10 Şubat’ta tutuklanan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Eren Odabaş’ın bulunduğu hapishane koşullarından kaynaklı tedavisi yapılamadığı için sağlığı zarar görmektedir. Cemevi yöneticimiz Eren Odabaş’ın bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz” denildi.
10 Şubat’ta tutuklanmadan önce agresif fibromatozis (yumuşak doku tümörleri) tedavisi gören ve tedavi hakkının sağlanması için tahliyesini talep eden Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş, Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nden Silivri Hapishanesi’ne sevk edildi. Hasta tutuklu Eren Odabaş’ın duruşması 23 Mayıs’ta saat 14.45’te İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yönetim Kurulu ve Eren Odabaş’ın eşi Özge Kar, PSKAD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı. Açıklamayı PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş okudu.
“EREN ODABAŞ, HUKUKİ OLMAYAN GEREKÇELERLE TUTUKLU”
Eren Odabaş’ın hukuki olmayan gerekçelerle şubat ayından beri tutuklu olduğunu belirten Ferhat Aktaş, “Kanser hastası olan Eren Odabaş’ın bacağında oluşan tümör ve kalp rahatsızlıklarından dolayı hayati riski bulunmaktadır. Eren Odabaş, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nin teşhisi sonrasında tedavisine başlaması gerekirken tutuklama ve sürgün sevklerden dolayı ilaçlarına bir türlü başlayamamıştır. Eren Odabaş’ın bulunduğu hapishane koşullarından kaynaklı tedavisi yapılamadığı için sağlığı zarar görmektedir. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak cemevi yöneticimiz Eren Odabaş’ın tahliye edilmesini istiyoruz” dedi.
PİRHA- Depremde evleri yıkılan ve mağdur olan yurttaşlara yardımlar sürüyor. Gazi Cemevi, Demokratik Alevi Dernekleri, Habipler Cemevi, Gazi Şehitler Cemevi’nden yöneticiler ve Gazi halkı, depremde mağdur olan yurttaşlara dağıtılması için Adıyaman’a ve Maraş Nurhak’a 2 tır yardım malzemesi gönderdi.
Merkezi Maraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki deprem, 6 Şubat sabahı 10 ilde yaklaşık 13,5 milyon kişinin yaşadığı bölgeyi yıktı. Binlerce insan göçük altında yaşamını yitirdi, binlercesi de kurtarılmayı bekliyor.
Depremde evleri yıkılan ve evsiz kalan yurttaşlara ise yardımlar çığ gibi artıyor.
İstanbul’da bulunan Gazi Cemevi, Demokratik Alevi Dernekleri, Habipler Cemevi, Gazi Şehitler Cemevi’nden yöneticiler ve Gazi halkının Xızır lokmalarını depremin yıktığı Adıyaman’na ve Maraş Nurhak’a ulaştırmak için iki tır yola çıktı.
PİRHA-Gazi Şehitleri Cemevi’nin eski başkanı Göksel Fidan’ın gözaltına alınmasından sonra bir açıklama yayımlayan PSAKD Genel Merkezi, “Şeriata karşı demokrasi, sömürüye karşı özgürlük mücadelesini devrimcilerle omuz omuza vermeye devam edeceğiz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak mazlumun yanında zalimin karşısında olduk” ifadelerini kullandı. PSAKD, Fidan’ın derhal serbest bırakılmasını istedi.
İstanbul Sultangazi’de bulunan Gazi Şehitleri Cemevi’nin eski başkanı Göksel Fidan‘ın gözaltına alınmasına ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi bir açıklama yayımladı. “Aleviler, tüm baskı, katliam, sürgün ve işkencelere rağmen özgürlük ve demokrasi mücadelesini devrimcilerle birlikte veren bir halktır. Çünkü Aleviler bilir ki, devrimciler halkın gerçek dostlarıdır” ifadelerinin yer verildiği açıklamada Fidan’ın serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.
PSAKD Genel Merkezi tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Eşitlik adalet ve demokrasi gibi değerleri bünyesinde üretip çoğaltarak yaşayan Aleviler, her dönem şeriatın ve faşizmin hedefi olmuştur. Tüm baskı, katliam, sürgün ve işkencelere rağmen özgürlük ve demokrasi mücadelesini devrimcilerle birlikte veren bir halktır. Çünkü Aleviler bilir ki, devrimciler halkın gerçek dostlarıdır. Pir Sultan Abdal örgütlülüğü, nerede bir hak ihlali, nerede bir faşist baskı varsa, mazlumun yanında zalimin tam karşısında olmuştur. Bu günde durum farklı değildir.
Ülkeyi adeta açık cezaevine dönüştüren iktidar, muhalif olan kim varsa susturmak için her yolu deniyor. Cemevlerimizi minaresiz camiye çevrime çabası da, kurum yöneticilerimize açılan davalarda, tehditler de bunları amaçlamaktadır. Bu bağlamda özellikle İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki Alevi ve devrimcilerin direnişini kıramayan iktidar, kurum başkanlarımıza davalar açıyor, tutukluyor. Bunun son örneğini Gazi Şehitleri Cemevimizin uzun yıllar başkanlığını yapmış Göksel Fidan’ı gözaltına alarak göstermiştir.
AKP zihniyeti ortadadır ve nettir. Daha dün Isparta’da Cemevi açılışında genel başkanımızı kürsüden indirmeye çalışan zihniyet ne ise, üyelerimizi tutuklayan davalar açan zihniyet de aynıdır. Göksel Fidan yıllardır Gazi Mahallesi’nde yaşayan ve herkes tarafından tanınan biridir. Eğer hakkında bir iddia varsa savcılığa çağırıldığı taktirde pekala gidip ifade verecektir. Fakat buna rağmen evi saat sabahın 6’sında basılarak gözaltına alınıyor.
Gazi Mahallesi yakın tarihte Alevi katliamına uğratılmış bir mahalledir ve Pir Sultan örgütlülüğü için kırmızı çizgidir. Tıpkı, Ümraniye gibi, tıpkı Gülsuyu, Sarıgazi, Okmeydanı gibi. Altını çizerek belirtelim ki;
ülkemizde faşizm dinci gericilikten beslenmektedir. Toplumun demokrasi, özgürlük, eşitlik gibi değerlerden uzaklaşarak gericileştirilmesi Alevilerin baskı altına alınmasıyla paralel devam etmiştir. Bir taraftan devrimciler susturulmaya çalışılırken, bir taraftan da zaten yasaklı olan Alevilik kuşatma altına alınıyor.
Tüm bunların karşısında Aleviler devrimcileri, demokratları her yerde ve koşulda desteklemeye devam etmektedir. Bizler özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha haykırırken, baskılara, hak ve hukuksuzluğa karşı mücadelemize devam edeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz.
Şeriata karşı demokrasi, sömürüye karşı özgürlük mücadelesini devrimcilerle omuz omuza vermeye devam edeceğiz. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak mazlumun yanında zalimin karşısında olduk. Göksel Fidan yalnız değildir. Derhal serbest bırakılmalıdır. Yezid varsa Hüseyin de vardır. Hınzır Paşalar varsa Pir Sultanlar’da vardır.”
PİRHA- İstanbul’da yapımı 2015 yılında başlayan ve hala yapımı devam eden Gazi Şehitleri Cemevi inşaatının bitmesi için dayanışma gerekiyor. Cemevi Başkanı Göksel Fidan, siyasi partilere cemevinin projesini ve içeriğini anlattıklarını ancak hiçbir geri dönüşün olmadığını söyledi.
Haberin videosu
İstanbul’da Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi 2009 yılında kuruldu. Gazi Mahallesi’nde bulunan eski karakolun yakınlarında kendi çabalarıyla yaptıkları cemevinde yıllardır halka hizmet veren Gazi Şehitleri Cemevi yöneticileri, yerlerinin yeterli olmadığını düşünerek 2015 yılında yeni yerlerinin inşaatına başladılar.
2015 yılından bu yana süren inşaat devam ederken cemevi yönetimi eski yerlerinde kurslar vermeye devam ediyor. Dersliklerinden birinin adını Berkin Elvan Dersliği koyan cemevi yönetimi, ilk okul, ortaokul ve lise öğrencilerine ücretsiz kurslar veriyor. Ayrıca cemevinde, bağlama, semah gibi Alevilik öğretisine dair eğitimler de veriliyor.
PSAKD Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan devam eden cemevi inşaatına ve yaptıkları çalışmalara ilişkin PİRHA‘ya konuştu.
“MEŞRU ZEMİNDE HAKKIMIZ OLANI TALEP EDİYORUZ”
Cemevi inşaatının 2015 yılında başladığını 15 Temmuz sürecine denk geldiği için çok ilerlemediği kaydeden Fidan, “Temel ihtiyaçlarımız olan demir, beton, işçi parası gibi sorunları halka giderek çözmeye çalışıyoruz. Sistemin ibadethanelerimizi tanımadığından dolayı, yasal prosedürde birçok şeye engel olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama biz meşru bir zeminde hakkımız olan ne varsa erk de dahil olmak üzere herkesten talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
“CHP’Lİ BELEDİYELERDEN GERİ DÖNÜŞ OLMADI”
Cemevinin inşaatının tamamlanması için İstanbul’daki CHP’li belediyelere gittiklerini ancak ‘yapacağız, edeceğiz, yardımcı olacağız’ demelerine rağmen bugüne kadar hiçbir adım atmadıklarını belirten Fidan, “Siyasi partilere cemevinin projesini ve içeriğini anlattıklarını ancak hiçbir geri dönüşün olmadığını söyleyen Fidan şöyle devam etti:
“Sonuç itibariyle ibadethane olarak tanınmayan bir inancın yeri burası. Doğalında inanç da tanınmıyor. Ama bizim on yıllardır verdiğimiz meşru mücadelenin sonucunda biz yasal olmasa da meşru haklarımızı pratikte hayata geçiren bir duruma getirdik. Cemevlerimizi kurduk. Bunun üzerinde de 2010’dan sonra mahallemizde ikinci bir cemevinin olması noktasında adımlarımızı atmaya başladık. Bugüne kadar taşıdık. Bundan sonra da hızlı bir şekilde yeni yerimizi bitirmeye çalışacağız.”
GÖNÜLLÜ ÖĞRETMENLER ÜCRETSİZ KURS VERİYOR
150 metrekarelik küçük bir yerde inançlarını yaşamaya çalıştıklarını, bunun yanı sıra cemevinde eğitimsel, kültürel, sanatsal faaliyetler yürütmek için derslikler açtıklarını kaydeden Fidan şunları ifade etti:
“Yoksulların yoğunlukta olduğu bir mahalle burası. Alevi, Kürt, Türk, Çerkes, Laz, Sünni olmak üzere her milliyetten her inançtan insanın ortak bir aidiyetle yaşadığı bir mahalle. Tabi ki durumu iyi olan insanlarımız okuyan çocuklarını çeşitli dershanelere, kurslara gönderdiğini biliyoruz ama gönderemeyen yüzlerce, binlerce ailemiz var. Bizim temel hedefimiz bu ailelerin çocuklarına ücretsiz, gönüllü öğretmenlerimizin inisiyatifinde bu eğitimi verme çabamız vardı. Biz 2014 yılından beri bunu yapıyoruz. Şu ana kadar binlerce öğrenci elimizden geçti. İlkokul ikinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar çocuklarımızı özellikle alıyoruz. Türkçe, matematik, ingilizce, fen bilgisi ve benzeri dersleri ücretsiz veriyoruz. Onların temel ihtiyaçlarını da ailelerin üzerinden kurduğumuz komisyon ve komiteler üzerinden halka giderek hakkullahlarla karşılıyoruz. Bağış üzerinden yürüyor. Bu aynı zamanda buradaki insanların birbiriyle tanışması, birbirine dokunması, sorunlarını birlikte çözme meselesini hatırlatıyor.”
“CEMEVİ HALKIN YERİ”
Kültürel olarak da semah, bağlama kurslar verdiklerini dile getiren Fidan, “Kısmen de olsa dedelerimiz ve bu işi bilen insanlarımız üzerinden Alevilik öğretisi eğitimini vermeye çalışıyoruz. Resim ve heykel dersleri de veriyoruz. Hocalarımızın hepsi gönüllü olarak burada. Burası halkın yeri. Halktan kastımız kendisine insanım diyen ve insanlık erdemini taşıyan insanlardan oluşan halktan bahsediyoruz. Faşistlerden, katillerden, hırsızlardan, tecavüzcülerden, gaspçılardan, uyuşturucu satıcılarından bahsetmiyoruz” dedi.
Fizik yapısı, yapılaşması bitmiş, birçok faaliyetten dolayı geliri olan cemevlerinin yeni yapılan cemevlerine ihtiyaç dahilinde katkı sunmalarının bir görev, sorumluk olduğunu söyleyen Fidan, “Herkesin ihtiyacı olan yerlerin yapımına hızlı bir şekilde yardım etmeleri, onlarla dayanışma içerisinde olmalarını bekleriz ve umut ederiz” dedi.
“SİYASİ PARTİLER ALEVİLERDEN ELLERİNİ ÇEKMELİ”
Bu coğrafyada yaşayan bir çok inancın, kültürün ve etnisitenin şiddet, baskı ve katliamla asimilasyona uğratıldığını kaydeden Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Alevilik de bundan çok fazla nasibini alan bir inanç. Biz bu tür yerlerde kendi öz gücümüzü ve örgütlülüğümüzü yaratmak zorundayız. Birçok bozuk düzenin siyasi partileri, bizim cemevlerimiz üzerinde de varlık mücadelesi yürütüyor. Birçok cemevimizin yönetimlerini belirlerken, gelecek olan insanları yarın seçim olduğu zaman onlara oy devşirtecek bir anlayışa doğru götürmeye çalışıyor. Bunlar sahici değil. Bunu yapan siyasi partilere çağrımız Alevilerden ellerini çekmeleri. Alevilerin kendi yolu vardır, yolun iki ayağı vardır. Biri inancı diğer siyasetidir. Alevilerin kendi yapacağı siyaset hangi partiyle ne kadar örtüşüyorsa o kadar o partiyle adım atarlar. Aleviler bunu söylemek zorunda. Düzen yüzyıllardır bizleri katlederek bitirmeye çalıştı ama bitiremeyeceğini gördüğü zaman da direk değerlerimize saldırmaya başladı. Değerlerimizin içini boşaltmaya çalışıyor.”
PİRHA- PSKAD Sultangazi Şubesi’nin Gazi Şehitleri Cemevi için düzenlediği dayanışma gecesinde açlık grevindeki Leyla Güven ile Alevi kurum temsilcisi mahpusların durumu hatırlatılarak dayanışmanın önemi vurgulandı.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi, Gazi Şehitleri Cemevi’nin yeniden inşası için dayanışma gecesi gerçekleştirdi.
Gecenin katılımcıları arasında 1 yıl önce tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulan Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş (Kezban Ana), Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen yer aldı.
Gazi Şehitleri Cemevi Dedesi, Hubyar Ocağı’ndan Ali Haydar Gökten, katılımcıları selamladı; ardından Hubyar Semahı dönüldü.
Garip Dede Dergahı ve Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Başkanı Celal Fırat, konuşma yapması için sahneye davet edildi. Fırat, konuşmasında dayanışmanın önemine vurgu yaptı ve Garip Dede Dergahı olarak ellerinden gelen katkıyı sunacaklarını ifade etti.
Fırat’ın ardından PSAKD Sultangazi Şubesi başkanı Göksel Fidan konuşma yaptı.
Konuşmasında; hapishanedeki Alevi mahpuslar, Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ve eşi Haydar Yıldırım, eski PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir ile TV10 yöneticilerinin durumunu hatırlatarak, son zamanlarda Aleviler üzerindeki baskıya dikkat çekti.
Açlık grevinin 114’üncü günündeki Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve yine açlık grevindeki avukatların durumuna dikkat çeken Fidan, açlık grevi mücadelesinin aynı zamanda Alevi mücadelesi olduğunu söyledi.
Fidan, katılımcıları 12 Mart gerçekleştirilecek olan Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anma programına çağırdı.
Kezban Ana da, hapishanede ve dışarıda mücadele edenlerle gurur duyduğunu; sadece Zeynep Yıldırım’ın değil mücadele eden herkesin kendi çocuğu olduğunu belirtti.
Gecenin katılımcıları arasında yer alan HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen konuşma yapması için sahneye davet edildi. Özen, üzerinde Songül Tunçdemir ve Zeynep Yıldırım’ın fotoğraflarının bulunduğu tişört giyerek sahneye çıktı.
Özen, konuşmasına “Pir Sultan’ın, Mahir Çayan’ın, Deniz Gezmiş’in, İbrahim Kaypakkaya’nın, Mazlum Doğan’ın yoldaşları hepiniz hoş geldiniz” diyerek başladı ve şunları söyledi:
“Bugün açlık grevinin 114’üncü gününde olan milletvekilimiz Leyla Güven bedenini ölüme yatırmıştır. Bugün Türkiye cezaevlerinde bedenini ölüme yatıranları selamlıyorum. Dersim’de inanç merkezimize, haddi ve hakkı olmayan Diyanet İşleri Başkanı’nın oturtulması bugün Aleviliğin katledilmesidir.”
AKP-MHP ittifakını “savaş bloku” olarak tanımlayan Özen, bu blokun geriletilmemesi halinde 31 Mart seçimlerinden sonra yoğun savaş yaşanacağını söyledi.
Özen, “Cemevleri inanç merkezlerimizdir” diyerek, cemevlerine sahip çıkılması gerektiğini belirtti.
PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, Aleviler ve Eğitim-Sen öncülüğünde 17 Eylül’de İstanbul’da yapılacak “Hak ve Adalet Mitingi’nin önemli olduğunu belirterek, AKP’nin siyasal islamın yaşam biçimini tüm topluma dayatmasına herkesin karşı çıkması gerektiğini vurguladı.
Haberin Videosu
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde eğitimin gericileştirilmesine karşı 17 Eylül’de İstanbul Kartal Meydanı’nda yapılacak ‘Hak ve Adalet’ mitinge ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“17 Eylül günü itibariyle Alevi kurumları olarak alınan demokratik, laik, parasız, anadilde eğitim için sokaktayız” diyen Fidan, “Biz Aleviler sokaktayız. Miting, esasında sürece denk düşen bir miting. Baktığımızda bozuk düzenin temsilcileri ciddi anlamda siyasal İslamın yaşam biçimini bütün topluma entegre etmek ya da toplumu dönüştürmek adına OHAL’i hayata geçirmiş oldular” dedi.
“AKP ÖZÜNE DÖNMÜŞTÜR”
Ülkenin KHK’lerle yönetildiğini söyleyen Göksel Fidan, şunları dile getirdi:
“Esasında yönetememe krizinin bir sonucu bu. Bütün demokratik haklarımız askıya alınmış, derdest edilmiş. Siyasal İslamın yaşam biçimi doğalında bizim önümüze konmuş durumda. Yani şöyle düşünebiliriz: Bugün mevcut iktidarı temsil eden AKP özüne dönmüştür. Yani demokrasi ve siyasal İslamın bir arada yürümesi mümkün değil. Bugün özüne dönerek siyasal İslamın bütün ritüellerini hayata geçirecek bir yaşam biçimini tüm halklara dayatmış durumdadır. Bu tabi bizim demokratik olan haklarımızı korumamız, yaşam biçimimizi korumamız anlamında, haklarımızı sahiplenmeyeceğimiz anlamını taşımamaktadır. Bunun en iyi örneği KHK’lerle işten atılan emekçilerin hak arama mücadelesini Nuriye ve Semih’le birlikte başlattıkları ve OHAL’le ülke gündemine sokulan KHK’lerin derdest edildiği, yok sayıldığı bir süreçten de geçiyoruz.”
“17 EYLÜL MİTİNGİ SAHİPLENİLMELİ”
“Aleviler mazlumdan yana olan anlayışla, inançlarını yaşıyorlar” ifadelerini kullanan Fidan, “Mazlum olanların, baskı ve zulüm altında derdest edilmiş emekçilerin, çalışanların, halkların ana talepleri noktasında sokağa çıkıp onlarla birlikte olma noktasında bir anlayışları var. 17 Eylül esasında, buna hizmet eden bir miting kararıdır” diye konuştu.
Türkiye’de yaşayan bütün halkların, kendini ötekileştirilmiş olarak gören, adaletsiz kalan, adalete susamış olan bütün halkların 17 Eylül’de yapılacak mitingi sahiplenmesi gerektiğini belirten PSAKD Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, şunlara dikkat çekti:
“Çünkü cihat dahil olmak üzere artık zorunlu din dersleri bir kenarda dursun cihat kavramının öğretileceği, asimilasyonun artık uç noktada sürecini tamamlayacağı bir ülke gündeminden geçiyoruz. Bütün herkesin kendine insanım diyen herkesin bu mitingde yer alması, kendi haklarına sahip çıkması anlamlıdır. Bu anlamda bütün halklara çağrı yapıyoruz.”