Etiket: gebze cezaevi

  • ‘Garibe Gezer dosyasında görüntüler olmasına rağmen takipsizlik verilmesi kabul edilemez’

    ‘Garibe Gezer dosyasında görüntüler olmasına rağmen takipsizlik verilmesi kabul edilemez’

    Kandıra Cezaevi’nde katledilen Garibe Gezer’in soruşturma dosyasına savcılık tarafından “Kovuşturmaya yer yok” kararı verilmesine tepki gösteren Gezer’in avukatları, işkenceye dair görüntüleri paylaşacaklarını söyledi.

    Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde maruz kaldığı sistematik işkence sonrası kendisine tecavüz edildiğini duyuran ve 9 Aralık 2021 tarihinde intihar ettiği iddia edilen Garibe Gezer’in ölümüne ilişkin 22 Kasım Salı günü, Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Garibe Gezer’in ölümünde herhangi bir kimsenin kast veya kusurunun bulunduğuna dair kamu davası açmaya yeter delil elde edilemediği” gerekçesiyle “kovuşturmaya yer yok” kararı verildi.

    Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığının kararına karşı Gezer’in avukatları İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Jiyan Tosun,  Jiyan Kaya ve Elif Taşdöğen ile çok sayıda insan hakları savunucusu, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi.

    Açıklamada ilk söz alan Keskin, Gezer’in cezaevinde gördüğü cinsel işkence nedeniyle suç duyurusunda bulunduklarını hatırlattı. Gezer’in tutukluluk süresi boyunca farklı cezaevlerinde de kendisine yapılan tüm baskılara karşı itiraz eden biri olduğunu hatırlatan Keskin, “Garibe kendisine dayatılanlara karşı hep itiraz eden bir kadındı” dedi.

    Gezer’in cezaevinde maruz kaldığı hak ihlallerini içeren görüntüleri, ailesinin rahatsız olmamasından dolayı basına servis etmediklerini belirten Keskin, İran’da ahlak polisleri tarafından katledilen Jina Emini’yi de hatırlattı.

    Görüntüleri servis edeceklerini belirten Keskin, görüntülerde Garibe Gezer’in işkenceye maruz kaldığının görülmesine karşın soruşturma savcısının görüntüleri dikkate almadığını ve Gezer’in ölümünde kimseyi sorumlu tutmadığını da aktardı.

    Devletin Gezer’in ölümü karşısında sergilediği tavrı da eleştiren Keskin, dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyacaklarını ifade etti.

    Avukat Jiyan Kaya ve Jiyan Tosun ise, sürecin takipçisi olacaklarını dile getirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hasta tutuklu Nurcan Bakır yaşamına son verdi

    Hasta tutuklu Nurcan Bakır yaşamına son verdi

    PİRHA – Açlık grevi eylemlerinin sonlanması ardından Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nden Balıkesir Burhaniye Cezaevi’ne sürgün edilen ve 28 yıldır tutsak olan Nurcan Bakır, baskılara karşı protesto eylemi gerçekleştirerek yaşamına son verdi.

    Tecride karşı Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in 8 Kasım 2018’de başladığı ve cezaevlerindeki tutukluların da 1 Mart itibariyle başladığı açlık grevi eylemleri 26 Mayıs 2019’da sona ermişti.

    “ZULME SESSİZ KALMAYACAĞIM”

    Açlık grevi eyleminin sona ermesiyle beraber Kocaeli Gebze Cezaevi’nden Balıkesir Burhaniye Cezaevi’ne sürgün edilen, tahliyesine 2 yıl kalan ve hasta tutsak olduğu için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurusu bulunan ve 28 yıldır hapishanede olan 47 yaşındaki tutsak Nurcan Bakır, dün ailesi ile haftalık telefon görüşmesi gerçekleştirdikten sonra bu sabah saatlerinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Bakır’ın, “zulme karşı sessiz kalmayacağını ve her gün rüyasında katledilen çocukları gördüğünü” söylediği aktarıldı.

    Ailesi, Nurcan Bakır’ın cenazesini almak için Balıkesir’e doğru yola çıkarken, cenazenin Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Sulakdere Köyü’nde defnedileceğini kaydetti.

    CENAZE AİLEYE TESLİM EDİLMİYOR

    Bursa Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) bekletilen Bakır’ın cenazesi ellerinde cenazeyi almaları için belge olmadığı gerekçesi ile teslim edilmiyor.

    Bursa Mezarlıklar Müdürlüğü’ne giden aile bireyleri cenaze için tabut, kefen ve cenaze nakil aracı ile birlikte ölüm ve defin belgesi almak istedi. Ancak Mezarlıklar Müdürlüğü yetkilileri aileye “Bu isimle ilgili bize talimat geldi ve hiçbir şekilde hizmette bulunamayız. Kefen, tabut ve araç vermiyoruz” cevabını aldı. Ailenin ölüm ve defin belgesi talebi ise yine “yukarıdan talimat var” denilerek verilmiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avukatı, tutuklu Zeynep Yıldırım hakkında konuştu-VİDEO

    Avukatı, tutuklu Zeynep Yıldırım hakkında konuştu-VİDEO

    PİRHA- Bir yıldan uzun bir süredir tutuklu bulunan PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi hala hazır değil. Yıldırım’ın avukatı Yaprak Türkmen, dosyaya sundukları dilekçelere ve savcıyla görüşme taleplerine hiçbir cevap alamadıklarını söyledi. 

    Haberin videosu

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım, 26 Temmuz 2018’den bu yana tutuklu. Hala iddianamesi hazırlanmayan Yıldırım, Silivri Cezaevi’nden Gebze Cezaevi’ne sürgün edilmişti.

    Bu arada, Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş ise bir yıldan uzun bir süredir cemevindeki oturma eylemini sürdürüyor.

    Yıldırım’ın görüşçüsü PSAKD Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, sürgünün ardından Yıldırım’a verilen iletişim yasağının şimdi de görüş yasağına çevrildiği bilgisini aktardı.

    Yıldırım’ın dosyasında gizlilik kararı olduğu için dosyayla ilgili herhangi bir bilgi alamadıklarını söyleyen avukatı Yaprak Türkmen, dosyayla ilgili sundukları dilekçelere ve savcıyla görüşme taleplerine hiçbir cevap alamadıklarını ifade etti.

    “GİZLİ TANIK İFADELERİYLE TUTUKLANANLARIN ÇOĞU SERBEST”    

    Yıldırım’ın itirafçı ve gizli tanık ifadeleriyle tutuklandığını belirten Türkmen, “İtirafçı ve gizli tanık ifadeleriyle 100-200 kişi alındı tutuklandı. Onların yargılamalarında gelinen aşamada neredeyse tamamı tahliye edilmiş durumda. Hal böyleyken bu tanıkların ifadesi üzerine yapılan yargılamalarda sanıkların tahliyesine karar verilmişken Zeynep Yıldırım’ın hala aynı kişilerin ifadesiyle tutulması durumu mesnetsiz kılıyor. Hukuksuz olduğu buradan da çok aşikar” diye konuştu.

    “TUTUKLULARIN HAKLARI YOK SAYILIYOR”

    Yıldırım’ın cezaevinde uğradığı hak ihlallerine değinen Türkmen, şunları kaydetti:

    “Mağduriyet tutuklanmayla başlıyor, diğer mağduriyet de hapishane tarafı. Tutukluların hapishanelerde zaman içerisinde kazanmış oldukları aile ile görüşme, haftada bir telefonla arama, mektup hakları var. Ancak birçok şey bahane edilerek hapishane idaresi tarafından bu haklar yok sayılıyor, engelleniyor. Bunun sonucunda da bir mağduriyet yaşanıyor. Bir hak verilmediği zaman tutsak orada direnç gösteriyor. O dirence karşılık yeni bir hak gaspı uygulanıyor. Örneğin iletişim yasağıyla dışarıyla iletişimi kesiliyor. Dertlerini anlatamıyorlar açıkçası. Biz avukat olarak gidip görüşebiliyoruz. Zeynep Yıldırım’ın kendisi aynı zamanda infaz hakimliğine başvurularını yapıyor. Oradan çıkacak kararı da ağır ceza mahkemesine götürüyor itiraz ediyor. Sonuç olarak derdini anlatmaya çalışırken o iletişim cezası uygulanmış oluyor. Çok da farklı bir karar çıkmıyor, hapishane idaresinin verdiği karar yönünde bir kararla karşı karşıya kalıyor.”

    “TUTUKLU LEHİNE BİR DEĞİŞİKLİK YOK”

    Yeni düzenlenen yargı paketinde tutukluluk süresinin kısalmasının Zeynep Yıldırım’ın bir işine yaramayacağını ifade eden Türkmen, “‘Tutukluluk sürelerini azaltıyoruz’ dediler. Rakamsal olarak azaltıldı evet. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde uzatmayla birlikte 3 yılken 2 yıla indirildi. Ancak pratik yaşamda onun bir karşılığı yok. Kişinin yaşamına yansımıyor. Zaten tutuklu olan kişinin 3 yıl dosyası tamamlanmadan cezaevinde tutulması zaten uzun bir süre. 2 yıl da uzun bir süre. Normal şartlarda birkaç ay içerisinde inceleme yapılıp tamamlanabilir dosyalar. Normalde tutukluluk süresi azami 3 yılken soruşturma aşamasında bir senenin sonunda tamamlanıyordu. Ama şimdi ‘yargı paketi yapıyoruz süreyi kısalttık’ dediler 2 yıl oldu. Öyle olunca savcıların eli rahatlamış oldu açıkçası. Şimdi o zaman bir buçuk senedir Zeynep Yıldırım tutuklu. 2 yıl olan azami süreyi mi bekleyeceğiz bu da hukuksuz. Tutuklu lehine gelen bir değişiklik yok açıkçası” diye konuştu.

    AİHM ‘HAK İHLALİ’ DEMİŞTİ AMA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) geçtiğimiz Eylül ayında tutuklunun ailesinden uzak bir cezaevine nakledilmesinin hak ihlali olduğuna karar verdi. Yıllardır tutukluların ailelerinden uzak yerlerdeki cezaevlerine sürgün edildiğini belirten Türkmen, “Yıllardır biz bunu anlatmaya çalışıyoruz. Diyoruz ki ‘uzağa gidince aile ziyarete gidemiyor, kişinin dışarıdaki yaşantısıyla tamamen bağı koparılıyor.’ Öyle de tecrit ediliyor aslında. AİHM kararı var ancak hala tutsaklar ailelerinden uzakta farklı illerde tutuklular. Pek değişen bir şey yok. Hala devam ediyor tecritleri” dedi.

    “ZEYNEP YILDIRIM’IN TAHLİYE EDİLMESİNİ BEKLİYORUZ”

    Zeynep Yıldırım’ın yıllardır Armutlu’da ailesiyle birlikte yaşadığını ve inançlarını, kültürel değerlerini yaşatmak için mücadele verdiğini hatırlatan Türkmen, “Ne yaptıkları belli, verdikleri mücadele belli. Bir şekilde iktidarın hedefi haline geliyor. İstiyorlar ki bana karşı farklı bir ses çıkmasın. Herkes benim istediğim gibi yaşasın. Benim istediğim inançta yaşasın düşüncesiyle yaklaşıyor mevcut iktidar. Öyle olunca belirli dönemlerde kendine muhalif insanlara karşı bir saldırıya geçiyor. Zeynep Yıldırım da bu saldırı sonucunda tutuklandı. Tahliye olacağına inanıyoruz nihayetinde. Bu saldırılar da devam edecek. Buna karşı insanlar kendi hakkını savunmaya devam edecek. Zeynep Yıldırım’ın da bir an önce tahliye olmasını bekliyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi hala hazır değil

    Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi hala hazır değil

    PİRHA- Bir yıla yakın bir süredir cezaevinde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi bile henüz hazır değil. Yıldırım’ın dosyası ile ilgili bilgi veren Halkın Hukuk Bürosu avukat Nadide Özdemir’in, dosya ile ilgili resmi girişimlerde bulunduğu sırada savcılık katibinin kendisine “Bunlar terör dosyaları. İddianamenin hazırlanmasının bir yıldan fazla sürmesi normal” dediğini aktardı. 

    PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım, 2018 yılının Temmuz ayında polisin PSAKD Sarıyer Şubesi Armutlu Cemevi’ne polis baskını yapmasının ardından olayla ilgili basın açıklaması yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. 24 Temmuz’da gece baskınıyla evinden gözaltına alınan Yıldırım, 26 Temmuz’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    8 ay Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Yıldırım 2 ay önce Gebze Cezaevi’ne sürgün edildi. Halkın Hukuk Bürosu avukatları, Yıldırım ile birlikte Mesude Pehlivan, Nurhan Yılmaz ve Helin Bölek’in de Gebze Cezaevi’ne sürgün edildiği bilgisini verdi.

    “BU İDDİANAMENİN HAZIRLANMASININ UZUN SÜRMESİ NORMAL”

    Toplamda 10 aydır cezaevinde bulunan ve hala neyle suçlandığı belli olmayan Yıldırım’ın iddianamesi de henüz hazır değil. Yıldırım’ın dosyası için bilgi PİRHA’ya bilgi veren Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukat Nadide Özdemir’in, dosya ile ilgili resmi girişimlerde bulunduğu sırada savcılık katibinin kendisine “Bunlar terör dosyaları. İddianamenin hazırlanmasının bir yıldan fazla sürmesi normal” dediğini aktardı.

    Öte yandan Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş kızının serbest bırakılması için Armutlu cemevi’nin bahçesinde başlattığı oturma eylemine 300’güne yakındır devam ediyor. (HABER MERKEZİ)

  • Annelerin eylemlerine yine polis engeli-VİDEO

    Annelerin eylemlerine yine polis engeli-VİDEO

    PİRHA- Tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan açık grevleri ve ölüm oruçları devam ediyor. Açlık grevinde olan yakınlarına destek olmak amacıyla bugün de eylemlerini sürdüren aileler yine polis baskısıyla karşılaştı.

    Yakınları tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevinde olan ailelerin onlara destek olmak için oturma eylemleri devam ediyor. Her gün İstanbul Bakırköy ve Maltepe, Kocaeli Gebze ve Diyarbakır’da oturma eylemi yapan ailelerin eylemlerine polis saldırısı da devam ediyor.

    BAKIRKÖY

    Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi önünde oturma eylemi yapmak isteyen aileler yine polis engeliyle karşılaştı. Polis engeline “Ne yaparsanız yapın yarın yine burada olacağız” diyerek tepki gösteren aileler, Şirinevler Meydanı’na kadar yürüdü.

    Ailelere, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm destek verdi.

    E-5 Otoyolu kenarında toplanan aileler, cezaevi önüne doğru “Bijî berxedana zindanan” sloganı eşliğinde cezaevinin önünde doğru yürüdü. Cezaevine yakın bir yerde ailelerin önleri polis tarafından kesildi. Eylemin yasak olduğunu belirten polisler, avukat ve vekillere eylemin yasaklandığına dair bir karar gösterdi. Kararın usulsüz olduğunu belirten avukatlar, gösterilen kararın bir fotoğrafını çekmek istedi. Ancak polis buna izin vermedi.

    “NE YAPARSANIZ YAPIN BURADAYIZ”

    Yaşanan tartışmalar sırasında aileler bulundukları yerde oturma eylemine geçti. Bir süre oturan ailelere polis müdahale etti. Müdahale sırasında bir tutuklu yakını, “Ne yaparsanız yapın yarın yine burada olacağız” diyerek tepki gösterdi.

    Aileler müdahalenin ardından Şirinevler Meydanı’nda doğru, “Direne direne kazanacağız”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganlarıyla yürüyüşe geçti. Meydana kadar yapılan yürüyüşe çok sayıda kişi alkışlarla destek verdi. Yürüyüş sonrası HDP Bahçelievler İlçe Örgütü binasına geçen aileler bugünkü eylemlerine son verdi.

    MALTEPE

    Maltepe Açık Cezaevi önünde de bir süre oturma eylemi yapan aileler eylemlerinin ardından yakınlarıyla görüşmek için cezaevine girdiler.

    GEBZE

    Gebze Kadın Kapalı Cezaevi önünde oturma eylemi yapmak isteyen anneler yine polis engeliyle karşılaştı. Cezaevi girişinde araçları çevrilen annelerin araçlardan dahi çıkmalarına izin verilmedi. Anneleri itekleyerek araçlara bindiren polis kimlik kontrolü de yaptı. Burada polis basının hiçbir şekilde görüntü almasına izin vermedi. Kimlik kontrolünün ardından cezaevi önünden zorla gönderilen anneler HDP Gebze İlçe Örgütü’nde bir araya gelerek Adalet Bakanlığı’nın Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi yasağının kaldırıldığı açıklaması ile ilgili avukatların bir an önce görüşebilmeleri için çağrı yetkililere çağrı yaptı.

    DİYARBAKIR

    Diyarbakır’da ise ailelerin oturma eylemlerini sürdürdükleri Koşuyolu Parkı 12 gündür abluka altında. Boş parkın ablukası bugün de devam etti. HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, Koşuyolu Parkı’nın kapalı olmasını meclise taşıdı. Güzel, Koşuyolu Parkı’nın 12 gündür neden kapalı olduğunu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    Koşuyolu Parkı’na girmek isteyen annelerin eylemi yine polisler tarafından engellendi. Parkın karşısında toplanan annelerin önüne şerit çekildi. Ardından polis anneleri ablukaya aldı. Daha sonra bir polis kendilerine talimat geldiğini iddia ederek gazetecileri de annelerin çevresinden uzaklaştırdı ve görüntü alınmasını engelledi. Eyleme HDP miletvekilleri Saliha Aydeniz, Remziye Tosun, Batman Feleknas Uca ve DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan da destek verdi.

    Annelerin bekleyişinin devam etmesi üzerine polis annelere müdahale etti. Müdahale sırasında bir genç darbedilerek gözaltına alınmaya çalışıldı. Annelerin ve vekillerin araya girmesiyle genç bırakıldı. Annelerin bölgedeki bekleyişi sürüyor.

    Öte yandan İmralı F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve vasisi Mazlum Dinç, İmralı’ya gitmek için avukatları aracılığıyla sabah saatlerinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulundu. (HABER MERKEZİ)

           

  • Bakırköy, Gebze ve Diyarbakır’da tutuklu annelerine saldırı

    Bakırköy, Gebze ve Diyarbakır’da tutuklu annelerine saldırı

    PİRHA- Çocukları cezaevinde açlık grevinde olan annelerin yapmak istediği eylemler İstanbul Bakırköy, Kocaeli Gebze ve Diyarbakır’da polis tarafından yine engellendi.

    Çocukları cezaevlerinde tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevinde olan annelerin Diyarbakır, Kocaeli Gebze ve İstanbul Bakırköy’de yapmak istedikleri eylemler polis tarafından engellendi. Annelere, avukatlara ve vekillere biber gazı ve tazyikli suyla saldıran polis çok sayıda anneyi gözaltına aldı.

    BAKIRKÖY

    Tecridin kaldırılması için açlık grevine başlayan tutukluların anneleri, İstanbul Bakırköy Cezaevi önüne yürümek istedi.

    Yürüyüşe engel olan polis anneleri gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında Mezopotamya Haber Ajansı Muhabiri İrfan Tunççelik de bulunuyor.

    HDP Milletvekili Serpil Kemalbay’ın polisle konuşarak engellemenin anayasaya aykırı olduğunu belirtmesi gözaltılara engel olamadı. Polisler tek bir uyarı yaptıktan sonra bütün anneleri gözaltına aldı.

    GEBZE

    Tecride karşı açlık grevinde olan çocuklarına ve yakınlarına destek olmak için ailelerin Kocaeli Gebze Kadın Kapalı Cezaevi önünde başlattığı nöbet eylemi de 32’nci gününde devam etti. Araçlarıyla Gebze M Tipi Kadın Kapalı Cezaevi önüne gelen ailelerin cezaevi önünde inmesine izin verilmedi. Eyleme Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Fatma Kurtulan ve Şevin Coşkun da destek verdi.

    AİLELER ABLUKAYA ALINDI

    Cezaevi çevresi çevik kuvvet polisi, panzer ve TOMA ile kapatıldı. Aileler cezaevinin karşısında bulunan sokağa yönlendirildi. Araçlarından inmek isteyen ailelere polis engel oldu. Milletvekili Fatma Kurtulan polis amiri ile tartışarak yapılanın hukuksuz olduğunu söyledi. Ailelerin eyleminin barışçıl olduğunu, bunun güvenlik tedbiri alınması gerektirecek bir durum olmadığını ifade eden Kurtulan’a polis amiri “Ben emirlere uyuyorum. Cezaevi önünde eylem yapmak, toplanmak yasaktır. Araçtan inmeleri halinde gözaltı yapacağız” yanıtını verdi.

    POLİS: SİZ GAZETECİ DEĞİLSİNİZ

    Bu sırada polis olay yerinde bulunan herkesin GBT’sine baktı. Polis ayrıca haber takibi yapan gazetecilerin de çekim yapmasına engel oldu. Polis gazetecilere, “Siz gazeteci değilsiniz burada çekim yapamazsınız” dedi. Gazeteciler haber takibi yaptıklarını belirterek çekime devam ettiği sırada polis amiri, gazetecilerin çekim yapmasını engelleyerek, “Siz beni teşhir ediyorsunuz. Benim yüzümü çekiyorsunuz. Günlerdir yüzüm çekilerek teşhir ediliyorum” iddiasında bulundu.

    Polis ablukasına alınan aileler, bir süre cezaevi yakınında durduktan sonra alandan ayrıldı. Aileler eylem kararlılıklarını yineleyerek yarın tekrar cezaevi önünde olacaklarını belirtti.

    DİYARBAKIR

    Diyarbakır’da da devam eden tutuklu yakınlarının ve annelerinin eylemine polis yine saldırdı. Onlarca Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA), zırhlı araç, ranger ve çevik kuvvet ekip polisleri ile parkı ablukaya alan polisler, parka giriş çıkışları da engelledi. Annelere destek vermek isteyen yurttaşlara tepki gösteren polisler, gazetecilerin çekim yapmasını da engelleyerek, eylemin gerçekleştiği Batıkent Kavşağı’ndan uzaklaştırdı.

    AVUKATLAR BEYAZ TÜLBENTLERİYLE ANNELERİN YANINDAYDI

    Öte yandan Koşuyolu Caddesi’nde toplanan annelere Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlar ve HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz, Remziye Tosun, Semra Güzel eşlik etti. Avukatlar cübbeleri ve beyaz yazmalar ile annelerin yanında yer aldı.

    Yürüyüş yapmak isteyen anneler polis tarafından abluka altına alındı. Anneler “Direne direne kazanacağız”, “Bijî berxwedana zindana” sloganları ile oturma eylemine geçerek polis engeline tepki gösterdi. Yürüyüşte ısrar edilmesi üzerine tutuklu anneleri, avukatlar ve vekiller Batıkent Kavşağı’nda oturma eyleminde olan annelere doğru yürüyüşe geçti.

    POLİS GAZETECİLERE ŞİDDET UYGULADI

    Sloganlar eşliğinde Batıkent Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen kitleye polis saldırdı. Anneleri yerlerde sürükleyen ve darp eden polisler, coplar ve tazyikli suyla kitleyi dağıtmaya çalıştı. Bu sırada çekim yapan muhabirlerimiz Beritan Canözer ve Medya Üren polislerin şiddetine maruz kaldı. Basın çalışanlarının çekim yapmasına izin verilmiyor. (HABER MERKEZİ)

  • Kocaeli’de Valilik 15 günlük yasak ilan etti

    Kocaeli’de Valilik 15 günlük yasak ilan etti

    Kocaeli Valiliği, 6 Mayıs gece saat 24.00’e kadar her türlü eylem, etkinlik ve basın açıklamasını yasakladı.

    Kocaeli Valiliği, Kocaeli genelinde her türlü eylem, etkinlik ve basın açıklamasını yasakladığını açıkladı. Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, yasak 6 Mayıs gece 24.00’e kadar sürecek. Yapılan açıklamada, özellikle Gebze Cezaevi önünde yapılmak istenen eylemler yasaklama sebebi olarak ileri sürüldü.

    POLİS CEZAEVİ ÖNÜNDE ANNELERE SALDIRMIŞTI

    Geçtiğimiz günlerde açlık grevindeki çocuklarına destek olmak için Gebze Cezaevi önüne giden ve polisin saldırısına maruz kalan annelerin görüntüleri gündem olmuştu. Tecridin kaldırılması talebiyle açlık grevinde olan tutukluların aileleri, Gebze Cezaevi önünde oturma eylemi yapmak istemiş, polis annelere saldırmış ve hakaret etmişti. Yaşanan saldırı gündeme gelmiş, olayla ilgili Kocaeli Valiliği tarafından soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı. Konuyla ilgili soruşturma devam ederken Kocaeli’de her türlü eylem ve etkinliğin yasaklandığı kararı geldi.

    1 MAYIS’I KAPSAMIYOR

    Yasağın 1 Mayıs kutlamasını kapsamadığını söyleyen Türk-İş Kocaeli Temsilcisi Yakup Yıldız, “1 Mayıs kutlaması izinleri alındı, yetkililerle görüşüldü. Herhangi bir engel olacağını düşünmüyorum ama yetkililerle gerekli görüşmeyi yapacağız” dedi.

  • Linç girişimlerine barodan tepki: Saldırılar Sivas, Maraş, Çorum olaylarını hatırlattı

    Linç girişimlerine barodan tepki: Saldırılar Sivas, Maraş, Çorum olaylarını hatırlattı

    PİRHA- Ülkede artan linç girişimlerine dikkat çeken Tunceli Barosu, Diyarbakır, Gebze ve Kızıltepe’de güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı tavrın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziksel saldırı ile zirveye ulaştığını kaydetti. 

    Tunceli Barosu, Türkiye’de son dönemlerde artan linç girişimlerine ilişkin yazılı açıklama yayınlandı.

    Açıklamada, ülkenin son dönemlerde linç ve adaletsizlik kültürü ile karşı karşıya olduğu belirtilerek, “Politik bir argüman olarak kullanılan ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı nefret söylemi;  maalesef olağan bir siyasal tercihe ve söyleme dönüşmüş durumda. Politik aktörlerin, kanaat önderlerinin kurduğu dil, kullandığı cümleler ve kavramların toplumdaki karşılığı doğrudan şiddet eylemlerine dönüşmektedir. Politik çıkarlar uğruna söylenen her kelime ve cümle, toplumun farklı kesimlerini birbirinden daha uzaklaştırmakta, hatta düşmanlaştırmaktadır. Özelikle seçim döneminde siyasetçilerin nefret suçuna varan söylemleri, toplumun farklı politik, etnik ve inançsal kesimlerini birbirine karşı bilemekte, düşmanca tavır almalarına sebep olmaktadır” denildi.

    “SALDIRILAR ZİRVEYE ULAŞTI”

    Dersim Barosu, Gebze Cezaevi önünde çocukları açlık grevinde olan annelere karşı, Diyarbakır’da ve Mardin’in Kızıltepe ilçesinde barışçıl bir protesto eylemi yapmak isteyen insanlara karşı güvenlik güçlerinin takındığı hukuk dışı ve insanlık onuru ile bağdaşmayan tavrının, bugün ana muhalefet partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik fiziksel saldırı ile zirveye ulaştığını kaydetti.

    BİRARADA YAŞAMA 

    Açıklamada, Kılıçdaroğlu’na yönelik gerçekleştirilen saldırının, Türkiye halklarının bir arada yaşama fikrine karşı bir saldırı olduğu belirtilerek, bu saldırının yüzleşilmeyen Maraş, Çorum ve Sivas olaylarını hatırlattığı ifade edildi. (HABER MERKEZİ)

  • Annelere copla müdahale edenlere valilik soruşturma başlattı

    Annelere copla müdahale edenlere valilik soruşturma başlattı

    PİRHA- Kocaeli Valiliği, Gebze Cezaevi’ndeki yakınlarına destek olmak için cezaevi önünde eylem yapan yurttaşlara copla müdahale eden görevlilere soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Kocaeli Valiliği, Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki tutuklu ve hükümlülerin yakınlarına yapılan coplu müdahale sonrası soruşturma başlattığını açıkladı.

    Aileler, açlık grevinde yapan tutuklu ve hükümlü yakınlarına destek olmak için 9 Nisan tarihinden itibaren cezaevi önünde nöbet tutarak eylem yapma kararı almıştı.

    COP İLE MÜDAHALEYE TEPKİ BÜYÜYOR

    Cuma günü Gebze Cezaevi önünde yaşanan olayda bir polis memuru, yurttaşları olay yerinden uzaklaştırdığı sırada cop kullanıyordu. Polisin, tutuklu yakınlarına müdahale şekli sosyal medya kullanıcılarının da tepkisine neden oldu.

    Kocaeli Valiliği tarafından yapılan duyuruda video görüntüleriyle ilgili “19.04.2019 tarihinde yapılan eylemlere müdahale sırasında yetki ve maksadını aşan güvenlik görevlileri hakkında gerekli inceleme ve soruşturma işlemi başlatılmıştır.” ifadeleri kullanıldı. (HABER MERKEZİ)