PİRHA-Dersim merkeze bağlı Zağge (Sarıtaş) köyünde 12 yıldır hayvancılık yaparak geçimini sürdüren ancak ekonomik krizden dolayı hayvanlarının yemini ve samanını alamadığını söyleyen Kezban Demir, “Yemin çuvalı 400 TL oldu, samanın tonu 2.500 TL oldu bu şartlarla hayvancılık yapamıyoruz” dedi.
Halkın alım gücünün her geçen gün düştüğü Türkiye’de iktidar, çeşitli ‘müjdeler’ vererek halkın tepkisini azaltmaya çalışsa da halk, ‘’Geçinemiyoruz’ demeyi sürdürüyor. Köyde tarım ve hayvancılık yaparak geçini sağlayan yurttaşlar gelen zam ve ellerindeki ürünleri para etmemesiyle bu sektörü terk etmeye başladı.
Dersim merkeze bağlı Zağge (Sarıtaş) köyünde 12 yıldır hayvancılık yapan Kezban Demir ekonomik krizden dolayı yaşadığı sorunları PİRHA’ya anlattı.
“HAYVANLARIMI SATACAĞIM”
Ekonomik krizden dolayı artık hayvancılık yapamadığını söyleyen Demir, “Eğer böyle giderse ineklerimi kasaba satacağım. Yemin çuvalı 400 TL oldu, samanın tonu 2.500 TL oldu. Bu şartlarla hayvancılık yapamıyoruz. Hayvanlarımızı satmaya çıksak da para etmiyor. Bu işleri bırakıp şehre göç etsem de nasıl geçineceğiz. Hayvancılık yapmak istiyoruz ancak her şey çok pahalı. O yüzden hayvanlarımızı satacağız. 12 yıldır hayvancılık yapıyorum ancak devletten şimdiye kadar hiçbir destek almadım. Her şey kendi cebimizden gidiyor” diyerek, yaşadıkları sorunlara çözüm bulunmasını istedi.
PİRHA-Türkiye’de ekonominin giderek kötüleşmesi halkın belini büküyor. Dersimli yurttaşlara Türkiye’de geçinebilmek için asgari ücretin ne kadar olması gerektiğini sorduk. Dersimliler, “Bugünkü şartlarda geçinmek çok zor o yüzden asgari ücret en az 5-6 bin TL olması gerekiyor” diye belirttiler.
AKP iktidarının politikaları ve döviz kurundaki artış nedeniyle derinleşen ekonomik kriz, halkı yoksullukla karşı karşıya bıraktı. Son günlerde birçok temel tüketim ürününe peş peşe zam yapılırken, alım gücü düşen halk canından bezdi.
Dersimli yurttaşlara Türkiye’de geçinebilmek için asgari ücretin ne kadar olması gerekiyor diye sorduk?
“İNSANLAR GEÇİNEMİYOR”
Ülkenin her geçen gün daha fazla batağa saplandığını ifade eden Hasan Çiçek, “Eve ekmek götüremez hale geldik. Elektrik, su faturaları birikmiş, eve un alamıyoruz. Bir torba un olmuş 400 lira ve daha artacağını söylüyorlar. Geçinemiyoruz, her şey ateş pahası olmuş” dedi.
Yaşanan açlık, yoksulluk ve ekonomik sorunlar nedeniyle ülkede kaos ve krizin hüküm sürdüğünü dile getiren Bülent Yüksel ise, “Ülkede şeffaflık yok, insanlar algı üzerinden yönetiliyor. Gerçeğe baktığınızda, insanların büyük sıkıntı, yokluk ve açlık çektiğini görebiliyoruz. Çöpten ekmek ve gıda toplayan insanlar var” dedi.
Her gün yeni zamlarla uyandıklarını ifade eden Yemoş Dalgıç da, “Markete gittiğimizde artık bir şey alamıyoruz, aldığımız gıda ürünlerini iki kilo alamaz haldeyiz. İnsanlar geçinemiyor ve geçim sıkıntısı yaşıyor. Zenginler daha da zenginleşiyor fakirler ise daha fakir hale geliyor” ifadelerini kullandı.
Asgari ücretin 5 bin TL’nin üzerinde olması gerektiğini söyleyen ismini vermek istemeyen bir yurttaş ise, “Çünkü hiçbir şey alamıyoruz kasaba, markete giremiyorsun. Her şey almış başını gitmiş bir torba un 400 TL, tüp 230 TL olmuş yani bu şartlarda yaşamak çok zor” dedi.
“ALDIĞIM MAAŞ BANA VE EŞİME YETMİYOR”
Aldığı maaşla geçinemediğini söyleyen Hıdır Kulu, “İktidar bu maaşla geçinebileceğini söylüyor eğer geçinilebiliyorsa onlar o maaşı alıp geçinsinler. Bir emeklinin geçinebilmesi için en az 4 bin lira maaş alması gerekiyor. Bir çuval un olmuş 400 lira, ekmek olmuş 4 lira. Aldığım maaş eşim ve bana yetmiyor. Peki dört nüfusa sahip asgari ücretliler ne yapacak. Günde 10 ekmek alsa 40 lira. Ülkede üretim yok, ülke kaynakları peşkeş çekilerek, 20 yılda bu hale geldik” diye belirtti.
Oğlunun özel bir hastanede sağlık personeli olarak asgari ücrete çalıştığını ifade eden taksici Selçuk Çığlık da, “Oğlum o parayla geçinemediği için takviye olarak her ay kendisine para göndermek zorunda kalıyorum. Taksiciler olarak da yakıta gelen zamlar nedeniyle sorunlar yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Ali Turhan isimli yurttaş ise, “1 kg peynir 40 TL’den 50 TL’ye çıkmış, emeklinin maaşı da ortada biz nasıl geçineceğiz. Her şey çok pahalı emeklilerin geçinebilmesi içi maaşımıza %25 zam yapılması gerekiyor” dedi.
Geçinebilmek için asgari ücret en azından 5-6 bin TL olması gerektiğini söyleyen Mazlum Arslan, “Şu anki sistemde geçinmek çok zor, o yüzden sistemin değişmesi lazım ama geldiğimiz noktada zor görünüyor. Gençlerin durumu ortada. Okuyorsun işsiz kalıyorsun, çalışınca da bu sistemde hakkını alamıyorsun” diye konuştu.
PİRHA-Türkiye’de ekonominin giderek kötüleşmesi halkın belini büküyor. Dersimli yurttaşlara hayat pahalılığı ve işsizliği sorduk. Dersimliler, “Gençlerimiz işsiz. Dersim halkı artık yarını nasıl çıkartırım hesabı yapıyor. Ülkenin ekonomisi kötüye gidiyor ve dışarıya bağımlı olduğumuz için düzelme şansı yok” diye belirttiler.
Hükümet, “Her şey yolunda” söylemlerini dillendirse de sokaktaki manzara bu söylemlerin tersi yönünde, Türkiye’de ekonomi giderek kötüye gidiyor, halk yoksullaşıyor.
Dersim’de halka mikrofon uzattık ve hayat pahalılığı ve işsizliği sorduk.
“ÜRETİMİN OLMADIĞI YERDE PAHALI HAYAT YAŞAMAYA MECBURSUN”
Satışların berbat olduğunu belirten sokak satıcısı Songül Yıldırım, “Her şeye para harcanıyor ama sokak satıcılarının evine ekmek götürmesine ne hikmetse bir şeyler engel oluyor. Dersim diğer illere göre pahalı çünkü bizde üretim yok tüketim var, üretimin olmadığı yerde her zaman pahalı bir hayat yaşamaya mecbursun. Adaletsiz bir dünyada hiçbir zaman zengine bir şey olmaz, fakire olur” dedi.”
Eve ekmek götürmenin mücadelesini verdiğini söyleyen Hasan Kahraman ise, “Ülkenin ekonomisinin düzelme şansı yok çünkü %80 dışarıya bağımlı olduğu için düzelme şansı yok. Hep siyasetçilerin sattığı hayaller. AKP gitse de bir şey değişmez önemli olan sistemin değişmesi gerekiyor” diye belirtti.
“DERSİM’DE İŞ İMKANI YOK”
Dersim’de iş imkânının olmadığını dile getiren Ercan Karataş, “Gençlerimiz işsiz, Dersim halkı artık yarını nasıl çıkartırım hesabı yapıyor. Çiftçilik, hayvancılık, sanayi yok insanlar gerçekten mağdur durumda, yapacakları tek şey kahveye gelip zaman öldürüp tekrar eve gitmek” dedi.
Ülkenin ekonomisinin kötüye gittiğini vurgulayan Barış isimli yurttaş, “Her şeyin fiyatı 1 liradan 10 liraya fırladı. Tek çözüm seçimin olmasıyla AKP’nin gitmesi olur” diye konuştu.
PİRHA-Türkiye’de ekonominin giderek kötüleşmesine bir de pandeminin eklenmesi halkın belini büküyor. Dersimli yurttaşlara “geçim sıkıntı yaşıyor musunuz?” diye sorduk. Dersimliler, “İnsanlar geçim sıkıntısı yaşıyor her şey pahalı, bir şey alınmıyor. Asgari ücret 5000 TL olacak ki bir vatandaş geçim sıkıntısı yaşamasın” dedi.
Hükümet, “Her şey yolunda” söylemlerini dillendirse de sokaktaki manzara bu söylemlerin tersi yönünde. Türkiye’de ekonominin giderek kötüleşmesine bir de pandeminin eklenmesi halkın belini büküyor.
Dersim’de halka mikrofon uzattık ve geçim sıkıntı yaşıyor musunuz diye sorduk.
“İNSANLARIN ESKİSİ GİBİ EKONOMİK GÜCÜ YOK”
Ekonomik kriz nedeniyle sıkıntı çektiklerini söyleyen Yemoş Gültekin, “Asgari ücret 5000 TL olacak ki bir vatandaş geçim sıkıntısı yaşamasın. Her şey pahalı, bir şey alınmıyor. Domates 10 TL olmuş nasıl geçinsin millet? Memleketimizde iş de yok, bir fabrika yok ki insanlar gidip çalışsın” dedi.
İşlerinin ekonomik kriz nedeniyle zorlaştığını ifade eden Gülbahar Yalçın, “İnsanların alım gücü olmadığı için ürünlerimizi satamıyoruz. Pandemi bizim işimizi çok etkiledi, insanlar hastalıktan dolayı dışarı çıkamıyor ve alışveriş yapmıyor. Dersim’de kiralar çok pahalı, öğrencilere de üzülüyorum ev sahipleri biraz daha merhametli olsunlar”
Sultan isimli yurttaş ise, “Şu anda insanların hayatı durdu, insanlar alışveriş yapamıyor çünkü eskisi gibi ekonomik gücü yok. İşsizlik var, deftere yazıyoruz iki sene sonra borcumuzu alıyoruz. 20 senedir esnaflık yapıyorum ancak kendi yağımda kavruluyorum, zar zor ayakta kalmaya çalışıyorum” diye belirtti.
Ekonomik durumu kötü olan ve son günlerde büyük sıkıntı çektiği belirtilen Ahmet Karakeçi adlı yurttaş intihar etti. Karakeçi’nin bıraktığı notta “Beni sahipsizlik, çaresizlik, umutsuzluk, tükenmişlik öldürdü” ifadeleri yer aldı.
AKP’nin ekonomi politikaları nedeniyle salgın öncesi derinleşen halkın krizi Covid-19’la birlikte daha da katmerlendi.
Salgın önlemlerini patronlara alan iktidar, yurttaşları ise salgın, işsizlik, yoksulluk sarmalına mahkum etti.
İstanbul Aksaray’da 15 Nisan’da kendini üst geçide asarak yaşamına son veren Ahmet Karakeçi isimli yurttaşın, bıraktığı not ortaya çıktı.
Ekonomik durumu kötü olan ve son günlerde büyük sıkıntı çektiği belirtilen Karakeçi’nin bıraktığı notta şu ifadeler yer aldı:
“Koronavirüs öldürmedi beni ama sahipsizlik, çaresizlik, umutsuzluk, tükenmişlik beni öldürdü. Ben kendim intihar ettim”